hayat

privileged of medic
Bazen gerçek bir ruhun hayalden silüetini tam yanınızda hissettirir.bu gölgenin varlığı,huzuru da beraberinde getirir.böyledir işte hayat.bazen hayali bir mutlulukla size teselli verir.
privileged of medic
Bazen çok değişik geliyor bana. Geçen yıl tam bugün Sımsıkı sarılıp gözlerimin içi parlayarak fotoğraf çektiğim insanla bugün yolda karşılaştım. yüzüne bile bakmayıp kafamı başka yöne çevirdim. En tuhafı hiçbir şey hissetmedim,umursamadım bile. Geçen yılki fotoğraf önüme düşünce aklıma geldi. Hayat gerçekten çok değişik sayın yazarlar. Tabi insanların da altta kalır yanı yok.
privileged of medic
Bugün hayatın içinden bir şeyi bir kez daha fark ettim. Bazen bazı kişilerle aranızda bir şeyler rast gitmez,yollarınız ayrılır. Zamanında en yakınız olan gün gelir size en uzak kalır. Onunla beraberken hissettiğiniz duyguları özlersiniz ama o da git gide azalır.
Sanki,insanlarla bağ kurdukça aramızda düğümler oluşturuyoruz. o düğümler arttıkça kuvvetlenen bağımız o düğümlerden herhangi biri çözülürse “hiç var olmamış” gibi oluyor. O his bir kere insanın içine girerse bir daha hiç gitmiyor. Ne kadar zaman geçerse geçsin kaç düğüm atılmaya çalışılırsa çalışılsın çözülen o bir düğüm her şeyi mahvediyor. Hiçbir zaman veyahut duygu o düğümü yerine koymaya yetmiyor. Ayağınız onlara koşmak istese de ruhunuz onlara çelme takıyor. En kötüsü de Düğümler atılırken sessizce izleyen hayat düğümler koparken içinizde fırtınalar koparıyor…
deli dumrul
Benim gözümde iki ayaklıdır. Ölüm bir perdedir. Perdeyi aralayınca ayaktan ayağa geçiş olur. Belki herkesin başına gelmese istemezdim perdeyi aralamak ama dedemin bu dünyadaki tanıdıklarım diğer dünyadaki tanıdıklarımdan az sözünden sonra ben de kabullendim

Filozofun dediği ölümden korkmuyorum çünkü ölüm varsa ben yokum ben varsam ölüm yok demek rahatlatır belki ama ben desteklemiyorum

Ruhlar hayatta sınırı aşmaya çalışır beden izin vermez. Gözler görür diğer gözü, diğer gözün ruhunu hisseder belki dolaylı. Merak eder tanımak ister, erteler. Der nasip değilmiş

Dünya her yaşayana silüet eder. Kişinin masumluğunu elinden alır, kirletir mi denir sanmıyorum daha çok kendisine benzetir

Küçükken büyük görünen şeyler büyüdükçe küçülür kanıksanır. İlkokulda sınıfta sigara içilmişti diye tüm öğrenciler nasıl da bakmıştı, aklıma gelir

Kişinin yokluğu varlığında hissedilmez. alışkanlık işte, dersin özlemişim

Hayat işte bazen yazasım gelir sonra geçer

sokratesla
bir insanın hayatta dönüm noktalarından biri, farsça şarkı dinlemeye başlamasıymış, yeni anladım. dünyada yeni renkler, yeni duygular olduğunu hissettiren bir külliyat olduğunu düşünüyorum - hem farsça'nın hem de musikisinin - sizlere de devrimden sonra yazılan ve beni etkileyen dizelerden paylaşmak istiyorum:

“bah ke dsate ghaza baste paye mara
rooz o shab ze galooyam nalle khizato bass
mizanam faryad… harche bada bad
vay az in tufan, vay az in bidad…

yazıklar olsun ki kader benim kollarımı bağlamış
gece gündüz boğazımda hıçkırıklar düğümlenir
feryad ediyorum… bu fırtınanın elinden
aman bu fırtınadan, aman bu adaletsizlikten…”
1
deli dumrul deli dumrul
Katılıyorum sn. Sokratesla devrimden önce iran fars kültürü hele ki müzikleri derya deniz

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol