baykuş

acciperedare
Garip bir hayvan. Mazlum anlamında değil tuhaf anlamında garip. Kağızmanlı Hıfzının sefil baykuşu var, bazen ölüm anlamına geliyor, bilgelik anlamına geldiği toplumlar var. Gamlı baykuşlar da var. Tasavvufi altyapısı var mı bilmiyorum. İnşallah bütleri verince araştırıp yazıcamm. Bu burada kalsınko

uyku

acciperedare
Stresinin olmadığı zamanda; sevdiklerinin yanında, mutlu bir şekilde yorulmuşsan cennet gibi bir aktivite. Pek uzun bir süredir özlemini çekiyorum. Allahım en hayırlısıyla nasip et.

eşek

acciperedare
pek mazlum pek gariban bir hayvan. İnekler, kuzular mutlu mutlu mööleyip meelerken bu boynu bükükler acı çekercesine anırıyor. Bin yıllardır insanoğlunun kahrını çeken bu hayvanın ismini utanmadan hakaret olarak kullanıyoruz. Modern çağlarda bile en kuvvetli orduların bazı yerlerde muhtaç olduğu bir canlıdan bahsediyoruz. İnsanın adım adım zor yürüdüğü patikalarda sırtında 250 kilo yükle yolunu buluyor, yorulmadan menziline varıyor. Yine de yaranamıyor. Belki at gibi boynu dik olsa, anırmasa da kükrese değerlerini bilirdik. Bu hayatta her şey görünüşle kendini nasıl sattığınla ilgili. Her neyse. Tüm bunlara ek olarak çok da güzel gözleri var bu canların. Eşekler güzel hayvanlar.
dipnot: Bu entry'yi kesinlikle 3 büyük stajdan kalıp kendimi eşek hissettiğim için yazmadım. Kesinlike.

uyku

dbb
evvvet, bi süredir martin eden' dan ilham alarak günde 3-4 saat uyusak ya da haftada 2 gün hiç uyumasak ne değişir başlıklı bi deneysel araştırma yürütüyordum. araştırmayı merakla e ciddiyetle sürdürdüm çünkü uyuduğumuz saatlerin biraz boşa gittiğini düşünüyorum. sistemi, motoru kapatıp 6-8 saat kütük gibi uzanıyorsun falan çok garip. veeee sonuçlara gelecek olursak gayet yaşanıyormuş, aşırı major değişimler gözlemlemedim sanıyordum ama bütten sonra kafayı devirip on saat uyumuşum bi uyandım zihnim falan acayip berrak, baş ağrısı yok. Hayat buymuş. Artı olarak çok hiperaktif bir kişilik oluyordum ben uyumayınca, çevreme verdiğim rahatsızlık miktarını da azaltmışımdır diye düşünüyorum. Neticede hala martin eden'a katılmakla beraber 6-8 saat diyen sn doktorlar bu işi biliyormuş, teşekkürler sn doktorlar.

doktor olmak

ruhsuz
Ortalama bir doktor olmak için saatler boyu masanın başında durmak gerekiyor.
İyi bir doktor olmak icin ne gerektiğini düşünmek dahi istemiyorum.
Ancak şu da bir gerçek:
Bu zehri tattıktan sonra ne başka bir iş yapabilirim ne de alternatif bir hayat yaşayabilirim.
Tanım:her gün mikro düzeyde düzenli biçimde travmatize olmak.

unpopular opinion

ruhsuz
Avukatın ucuzuna kaçılmaz.

'Bu baronun en orospu çocuğu avukatı kim?' diye sordurulur ve kendi alacağından çoğunu ona yedirirsin.10 senede sonuçlanacak dava 2 senede sonuçlanır ve siktir olur gidersin. Hem de 10 senede edeceğinden daha fazla kar ile..

Örnek de vereyim: 10x alınacaksa 8x senin kardeş dersin ve mevzu kapanır.

unpopular opinion

ruhsuz
1 ya da 1,5 milyon tl'yi azımsayan ya da küçümseyen insanların aslında 1 milyon tl'ye tek seferde sahip olmadığını ve onunla herhangi bir işlem yapmadığını düşünüyorum.
Elbette eriyen bir para birimimiz var ancak belli bir miktardan ve önceden sahip olunuşlardan sonra sanıldığı kadar karşılıksız değil.

Bunun birkaç karşılığını örneklendireyim:
-ufak bir krediyle güzel bir 0 km araba alabilirsiniz.
-temiz bir ikinci el araba alabilirsiniz.
-doğru zamanda doğru insanlarla karşılaştıysanız ve uygun bir ortam varsa çok ciddi kar marjı elde edebilecek bir işin nakit sağlayıcılarından olup pasif gelir elde edebilirsiniz.
-ben düz bir adamım diyorsanız faize yatırabilirsiniz.

unpopular opinion

gri
bu başlıkta, normalde insanlara kendimi yarım saat açıklamamı gerektirecek, çoğunlukla "rage bait" bulunacak fikirlerimi paylaşacağım

Önden belirteyim: herkesin hayatına kimse karışamaz, kimsenin bedenine kimse müdahale edemez, herkes kendi hayatını dilediği gibi yaşayıp değerlendirmekte özgürdür. Paylaşacağım tüm fikirlerim kendi yaşantım ve bedenimle ilgilidir

psikiyatri

ruhsuz
Sonda söylemem gerekeni başta söylemek istiyorum.
Nickini ve kim olduğunu bildiğim ancak yakından tanımadığım,psikiyatri istediğini buraya da yazan meslektaş(lar)ıma herhangi bir taş atmıyorum.Yazacaklarım Tamamen kendi yakınımdaki insanlarda gördüklerimden edindiğim izlenimler.

Çalışma koşulları haricinde bir sebeple psikiyatri ihtisası yapmak isteyen kişilerin hayatla derin problemler yaşadığını düşünüyorum.
Hatta birçoğunun tıbbın daha materyalist alanlarında tutunamayacak kadar kırılgan olduğu kanaatindeyim ve bu bana çok üzücü geliyor.
Kendilerinin 'normal'in dışında olduklarını düşündükleri için 'kendi normal' lerini yaratırken güçlü olabilmek adına psikiyatri alanını kendileri için 3. Bir mekan haline getirmek istediklerini düşünüyorum.
Yani aslında rezilyant olmayan insanların kendilerini zihnen 'normal'leştirmeye çalıştıkları bir alan gibi lanse edilen psikiyatriye olan güvenim gün geçtikçe azalıyor.

Ve itiraf etmek gerekirse bunları fark etmiş bulunmak hiç işime gelmiyor.

Bunu okuyan herhangi bir kişinin kırılmasını istemem.
Emin olun ki bu entriyi gerçekten herhangi akranım bir meslektaşıma ithafen yazmadım.
Gütf harici uzman doktorların ve hatta profesör titrine sahip hocaların birtakım 'an'larına şahit olarak bu kanaate vardım.

bir şey itiraf et

lygt
hayatım boyunca insanları dinleyen, onlar anlayan ve zor dönemlerinde onlara destek olmayı başaran (en azından özveriyle deneyen) birisi oldum, insanları anlamak konusunda ilginç bir yetiye sahiptim hep, onları kendilerinden bile daha net görürdüm, kendilerinin bile farkında olmadığı bilinçaltlarındaki duyguların ve düşüncelerin farkında olurdum yani. (medyum olduğumu ya da zihin okuduğumu filan iddia etmiyorum, sadece insanları okuma konusunda iyiyim)

yakın zamanda kendi hayatımda böyle birisinin olmadığını farkettim. ben birisiyle konuşurken onun tepkilerinden bile modunun nasıl olduğunu sezebiliyorken kimse benim ne hissettiğimi ben söylemeden anlamıyor sanki. ben derdimi anlattığımda kimse bana seni anlıyorum demekten fazlasını söyleyemiyor, kimse bana duygularım hakkındaki yorum ve içgörülerini paylaşamıyor. bana sen aslında şu yüzden bu haldesin, sen aslında şundan korkuyorsun diyemiyor kimse. üzgünken bile kendi psikologluğumu (!) bir sekilde benim yapmam gerekiyor adeta. kendi hayatımda bir ben yokum ve bu beni çok yoruyor. belki de sorun çevremdeki bana benzeyen insan eksikliği değildir, kendi hayatımdaki ben eksikliğidir, özsevgi, özsaygı vs eksikliğidir. bilemiyorum...

şehri tanımak

dbb
Random yerlerde otobüsten inip beğendiğim sokaklardan ilerlemek, aklımdan haritalarını çıkarmak gibi bi hobim vardır. Amaç: yavaş yavaş tüm ara sokaklara ve şehire hakim bi komiser nevzat karakterine dönüşmek.

yazarların en sevdiği grup

dbb
lisenin başlarından beri chase atlantic. o dönemler yakın arkadaşlarımdan biri çok severdi beni de tanıştırmıs bulundu. test kitaplarımın orasına burasına şarkı sözlerini yazardım, graffitisini bile yapmışlığım var. akıl başa sonradan geldi maalesef. yine aynı dönemlerde hoşlandığım çocuğun efendim- rıza tamer ithafına phases- chase atlantic cevabını vermiştim şeklinde hatırlıyorum, durum grubu özümseme seviyemi açıklıyor galiba. şimdi bakınca popüler şarkılarının sözleri biraz ergen geliyor mu? evet. beatleri, sözleriyle muhteşem isleri var mi? yine evet. yeni albüm yakında geliyor da seviyorum sayın yargıç.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol