arkadaşlar bu slaytları geçiyorum, geçen sene anlatmıştım. biliyorsunuz zaten, bi okuyup geçersiniz.
Burnunu çeken demek istemiyorum, zira yapılan bu değildir, burnunun içini 0.2 saniyede bir bin beygir gücüyle vakumlayandır. O sümük belki de durmak istemiyor burnunuzda, düşündük mü bunu hiç? Dile gelse bungee jumping yaptığını söyleyecek olan o mucosaya da bana da bir rahat vermesi gereken tiplemedir kısacası.
hünkarbeğendi...
Birinin papağanı kaybolmuş, ilan asmışlar. Utanmasam oturup ağlayacaktım.
Ama buna bile üşenmek…
tüm günümü odamı temizleyip toplayarak geçirmeme sebep olan temizlik :)))
diksiyon eğitimi almamış olsan bile senden tek isteğim var sayın tiki kardeş ağzını yaya yaya konuşma yeter
İkindi güneşinin şu anda bana yapmakta olduğu şey. Teşekkürler ikindi güneşi, o senin güzelliğin.
Orta Çağ'a yakışan bir davranış.
şimdi gidiyorum sözlük. biraz uyumak bana iyi gelecek ve yaralarımı saracak. tabi uyumayı becerebilirsem. hepinize iyi geceler.
Başıma bela olan o bölüm. Maaşı düşük çalışma saati fazla. Mesleki tatmini mükemmel. Bir de küçücük insanları muayene edip onları iyileştirmenin hazzı bambaşka.
gelinle damadın ilk dansında ne konuştuğunu merak ediyodum çocukken shhshdf
Ne konu bakımından
Dönem 1-2-3 ken hava hoştu 4 ken biraz yılgınlık geldi 5 olunca okuldan tiksindim intörnlüğü hayal etmek istemiyorum iliklerime kadar tiksinirim herhalde çoğu branşta yaralı parmağınıza işemezler acili zaten berbat olan tıpımsı fakülte
Muhtemelen yarın gireceğim entry.
Zirvede mi bıraksam napsam?
Zirvede mi bıraksam napsam?
sevdiklerimin içinde olduğu yerdir. Nereyi seversem evim oradır.
saygim sonsuz da ort sorup bizi de darlamayin abi
bugün, yeni kitap çıkaracağını instagram hesabından duyuran yazar. son kitabını 2017'de çıkarmıştı. umarım bu kadar beklemeye değer.
Tanrı olsaydım eğer, bir gece haykırırdım tüm meleklere
Güneş sikkesini karanlığın körüne atsınlar diye
Dünya bahçesinin hizmetçilerine öfkeyle söylerdim
Sarı ay yaprağını gecenin dalından koparsınlar diye
Yarı gece ulu katımda
Öfkeyle gürleyen pençelerim dünyayı altüst ederdi
Yorgun ellerim, suskun binlerce yıl sonra
Dağları, denizlerin açık ağzına dökerdi
Çözerdim prangaları hummalı binlerce yıldızın ayaklarından
Akıtırdım ateş kanını ormanların sönük damarında
Duman perdelerini yırtardım, rüzgarın haykırışıyla
Ateş kızı estikçe dans etsin diye ormanların bağrında
Gece rüzgarın büyülü kavalına üflerdim,
Susamış yılanlar gibi yataklarından kalksınlar
Bir ömür ıslak göğüsleri üzerinde sürünmekten yorgun ırmaklar
Gecenin karanlık yatağına aksınlar
Rüzgarlara usulca söylerdim, hummalı gecenin deltasına
Kızıl güllerin esrik kokulu sandalını salsınlar
Açardım mezarları, binlerce avare ruh
Bir daha, tenlerin kalesinde saklansınlar
Tanrı olsaydım eğer haykırırdım bir gece tüm meleklere
Kevser suyunu cehennemin kazanında kaynatsınlar
Yakıcı meşale ellerinde, sakınanların sürüsünü
Cennetin yeşil taze otlağında atsınlar
Tanrısal sakınımdan yorgun, gece yarısı İblis'in yatağında
Yeni hatanın uçurumunda sığınak arardım
Tanrısal altın tacıma karşılık
Bir günahın kucağındaki karanlık acıyı tadardım
Güneş sikkesini karanlığın körüne atsınlar diye
Dünya bahçesinin hizmetçilerine öfkeyle söylerdim
Sarı ay yaprağını gecenin dalından koparsınlar diye
Yarı gece ulu katımda
Öfkeyle gürleyen pençelerim dünyayı altüst ederdi
Yorgun ellerim, suskun binlerce yıl sonra
Dağları, denizlerin açık ağzına dökerdi
Çözerdim prangaları hummalı binlerce yıldızın ayaklarından
Akıtırdım ateş kanını ormanların sönük damarında
Duman perdelerini yırtardım, rüzgarın haykırışıyla
Ateş kızı estikçe dans etsin diye ormanların bağrında
Gece rüzgarın büyülü kavalına üflerdim,
Susamış yılanlar gibi yataklarından kalksınlar
Bir ömür ıslak göğüsleri üzerinde sürünmekten yorgun ırmaklar
Gecenin karanlık yatağına aksınlar
Rüzgarlara usulca söylerdim, hummalı gecenin deltasına
Kızıl güllerin esrik kokulu sandalını salsınlar
Açardım mezarları, binlerce avare ruh
Bir daha, tenlerin kalesinde saklansınlar
Tanrı olsaydım eğer haykırırdım bir gece tüm meleklere
Kevser suyunu cehennemin kazanında kaynatsınlar
Yakıcı meşale ellerinde, sakınanların sürüsünü
Cennetin yeşil taze otlağında atsınlar
Tanrısal sakınımdan yorgun, gece yarısı İblis'in yatağında
Yeni hatanın uçurumunda sığınak arardım
Tanrısal altın tacıma karşılık
Bir günahın kucağındaki karanlık acıyı tadardım
Latife Kafe. Arkadaşlarımla geçen dönemin sonuna doğru keşfettiğimiz yer. Instagram'da karşıma çıkmıştı ve Instagram'da karşıma çıkan her yere yaptığım gibi hiç gitmeyeceğimi düşünerek kaydetmiştim ama beni yanılttı ve gittim. Sonrasında devamlı olmayacağını düşündüm ama devamlı da oldu. Kafeyi çok sevmemde en büyük etkenlerden birisi kahverenginin hakim olması. Kafede çalan şarkılar da oldukça dinlendirici. Diğer kafelere nazaran daha sakin. Şehrazat en gösterişli tatlısı olsa da tiramisusu favorim. Ayrıca çayı da çok iyi. Yolunuz düşerse ki okula yakın olduğunu düşünürsek düşer gidin derim. :)
telif haklarının korunması insan hakları evrensel beyannamesi ve Fikir ve sanat eserleri kanunu uyarınca temel insan haklarından birisidir. internet ortamında üretilen içeriklerin mali ve yayma haklarında yönetimle anlaşılamadığı için telif kapsamında olan entrylere ulaşım yazar tarafından geçici veya kalıcı olarak durdurulmuştur. bu profilin sahibi telif haklarının tescile tabii olmadığını beyan eder.
Ara ara sardığım karizmatik şarkıcı.
yumurta soymak. hiç abartmıyorum ama haşlanmış yumurta soyarken bir noktadan sonra bağıra bağıra kavga edebiliyorum kendi kendime. özellikle yumurta tazeyse, o kabuk yumurtaya yapışır. çıkarken beyazından koparır, yumurtayı yarar, iki saat uğraştırır gram gram soyulmaz asla, aradaki elastik tabaka çıkmaz onu soyayım derken beyazından koparırsın falan... bağıra bağıra soyuyorum yumurtayı sanki "sen kimsin de benim beyazımdan parça koparıyosun ulaann!" dercesine. bu da bana dert oldu. vegan olucam bi gün biticek bu iş.
beni bir şeyin germesine de gerek yokmuş galiba anladığımız üzere.
beni bir şeyin germesine de gerek yokmuş galiba anladığımız üzere.
KUAN - Al Cenneti Çal Başına
"bilmem kimim neyim benden ne kalır yarına, cennet mi düşer yoksa cehennem mi payıma"
"bilmem kimim neyim benden ne kalır yarına, cennet mi düşer yoksa cehennem mi payıma"
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?


