İmdb puanı oldukça düşük olmasına rağmen 23 numara adlı filmine bayıldığım aktör.
babam markette görüp org almıştı eve.çalmayı bilmediğimizden ablamla muavin gibi anons geçtik durduk mikrofonundan.bir kaç ay yattı evde alet.sonra anne hanım kesti cezasını.
Çok ayıp.
Yetmez mi artık o akan yaşlar
Kalksın artık yere bakan başlar
Karanlık örttüyse umudu çoktan
Geceden sonra gün yeniden doğar
(bkz: ben dün gece öldüm)
8 mart dünya emekçi kadınlar günü kutlu olsun!!🖤
Kalksın artık yere bakan başlar
Karanlık örttüyse umudu çoktan
Geceden sonra gün yeniden doğar
(bkz: ben dün gece öldüm)
8 mart dünya emekçi kadınlar günü kutlu olsun!!🖤
Kendimi düşüncelerimi anlatmayı bırakalı çok oldu. İnsanlar ne anlamak istiyorsa onu anlıyor
Her gün e9'a gidip teorik ders dinlemekten sıkıldım.
Bir şarkı mı?? Çalma listeleri bırakmak isterim ben ona...
Okula ilk geldiğimde hiç beğenmediğim çayın tadı her geçen gün daha da lezzetli gelmeye başladı. Akşam 5-6 gibi içeceksin, yanında da sevdiğin birkaç kişi olacak. Çayın tadı lezzetine alıştığımdan mi güzel gelir yoksa yaşanmışlıklar biriktikce mi güzelleşir bilinmez. Çayı güzel yapan şey belki de birlikte içtiğin kişilerdir. Daha lezzetli çaylar içmeniz dileğiyle, çayla kalın sevgili yazarlar! :)
zariflik zaaflık gibi ya artık bir süre sonra o kadar ince düşünüyorsun ki karşındaki hödük seni anlamıyor sen kaba durumuna düşüyorsun. zeki olmak ise daha ayrı ilgilendiğin alanlarda zeki olmak veya zekanı ilgilendiğin alanlara yansıtabilmek çok haz verici bir şey. oyum zekadan yana :(
Birisi kapıya çaldığında sen kim o dediğinde kapıyı çalanın benim demesi ismini söylememesi
Teyzemler bize gelirdi yazları, küçük bir balkonumuz vardı geldikleri gün kuzenimle hemen balkona halı kilim ne varsa serer, oyuncakları paylaşır, sabahtan akşama kadar evcilik oynardık, öyle kendimizi kaptırırdık ki yemek yemeyi unuturduk :)
Apartmanımızın arkasında etrafı demirlerle çevrili küçük bir alan vardı baharın gelmesiyle orada oynamaya başlardık, aynı zamanda sanki orası dükkânımızmış gibi evdeki boncukları toplayıp kolye bileklik gibi şeyler yapıp satmaya çalışırdık mahalledeki diğer çocuklara, bir keresinde 25 kr kazanmıştık nasıl seviniyoruz ama :)) sonra akşam geldi parasını geri istemişti alan çocuk :')
Apartmanımızın arkasında etrafı demirlerle çevrili küçük bir alan vardı baharın gelmesiyle orada oynamaya başlardık, aynı zamanda sanki orası dükkânımızmış gibi evdeki boncukları toplayıp kolye bileklik gibi şeyler yapıp satmaya çalışırdık mahalledeki diğer çocuklara, bir keresinde 25 kr kazanmıştık nasıl seviniyoruz ama :)) sonra akşam geldi parasını geri istemişti alan çocuk :')
puding tenceresinin dibini sıyırmak
tek yaşıyormuşcasına sürekli evde tek kaldığım dönemlerde anladım sanırım. büyüdüğümü ve yalnızlaştığımı
Telaffuzunu hep howlö olarak algılıyorum, japoncanın cilvesi işte.
Yoruldum
Ben metroda bile giydim dönem 1 iken. sizlere tavsiyem ben yaptım siz yapmayın 😅
tarkan-karma
Ben bir garip keloğlanım
Eşşeğimi yoppalarım...
Eşşeğimi yoppalarım...
çok faydalı olduğu söyleniyor hem de birçok alanda ama kokusu çok kötü :(
göğüs grafisinde tahta pabuç ya da "bot" görünümü. tetralogy of fallot'ta tanısaldır. pulmonary stenosis nedeniyle pulmonary conus çökük görünür ve akciğerde vaskülerite azalmıştır. right ventricular hypertrophy nedeniyle apex yukarı kalkmıştır. kalp büyüklüğü normaldir ya da cardiomegaly olabilir. bu görüntüyle karşılaşılırsa echo yapılarak tanı doğrulanır.
Doğum yeri:Türkiye.
uygarlıkların batışı - amin maalouf
sömürülen atatürk ve atatürkçülük - asım arslan
sömürülen atatürk ve atatürkçülük - asım arslan
Her ortamda en az bir adet olması gerekendir. pireyi deve yapmazlar ve çözüm odaklı olduklarından aslında biraz ortalığı toplayan kişi pozisyonundadırlar, pek tabii bazılarının sakinliği kaostan beslenenleri çileden çıkarsa da-bu gruba bazen ben de dahil oluyorum-kendilerine özendiğim insanlardır.
Kafadan karıştırılan içecekler...
Şu saçma karışımları içmeyin artık
Şu saçma karışımları içmeyin artık
Hatırladığım kadarıyla bilgi vermeye çalışayım.
Şimdi, biyokimya uzun ve yer kaplıyor ama gözümüzü korkutmuyoruz çünkü siz de fark edeceksiniz ki çıkmış soruların oranı fazla. Bunun dışında biyokimyada bu yolaklar artık size uzun uzun anlatılacak. Oralarda hangi enzim nerede etki ediyor, ne şekilde aktivasyonu artıyor ya da inhibe oluyor bunlara dikkat edilebilir. Bu dediklerim tabii biraz detay çalışmaya giriyor. O kadar detaya inmeyecekseniz bu yolakların hız kısıtlayıcı basamakları vardır. Onları mutlaka bilin, bence onlar soru potansiyeli de taşır. Konuları bölüp (karbonhidrat metabolizması, lipid metabolizması...vs) onlar üzerinden gidilebilir. Düzenli bir çalışmayla halledilir diye düşünüyorum. Buradan fire vermemeniz bence önemli. Burayı neden özellikle söyledim çünkü bu ders çok soru sayısına sahip ve bu soruların çoğunu iyi bir çalışmayla yapabilirsiniz. Örneğin fizyolojide 30 soruda 2 yanlış acayip zor bir şey ancak biyokimyada bunun yapmanız çok daha olabilirliği yüksek bir durum. Özellikle yüksek almak isteyen arkadaşlar bence biyokimyada hata payını oldukça düşürmeli.
Fizyoloji için ayrıca çalışma taktiği verilebilir bunun başlığı vardı sanırım. Ben hakim olsam ben verirdim ama ne desem yanlış olur:). Fizyolojide bizde çok değişik sorular geldiğini hatırlıyorum. Hipoksiyle ilgili bir soru vardı mesela "ne alaka?" Demiştim ama sorulmuştu artık.
(bkz: fizyoloji)
Anatomi nasıl çalışılması gerektiğini hâlâ çözemedim diğer ders. Omentum majus gibi, periton gibi, fascialar gibi zar yapılar var; onları hayal etmesi, kafada canlandırması biraz zor Allah yardımcınız olsun yani ne diyeyim:). Abdomen anatomisinde atlasa ağırlık verebilirsiniz. Detay soru gelebiliyor bizim pratik sınavımızda Vena prepylorica sorulmuştu. atlasa bakarsanız eğer çok küçük bir damar ancak soru olarak geldi. Genel cerrahi stajını bitirmiş bir d4 olarak, Anatomi hakkında diğer söyleyebileceğim şey genel cerrahide buralara atıfta bulunuluyor, ilgisi olan arkadaşlar ona göre dikkat edebilirler. Örneğin aortun dalları karşımıza çıkıyordu ama çok küçük dalların (işte bu ramus bilmemneus gibi upuzun, ismini telaffuz bile edemediğimiz damarlar) ilerisi için o kadar önemli olduğunu düşünmüyorum. Temel şeyler ileride gelir ama.
Histolojide pratiği ihmal etmeyin eğer imkan varsa. Ben "en azından karaciğeri tanırız be oğlum!" deyip pratik sınavdan sıfır çekmiştim, üstelik karaciğer de gösterilmişti:(
Bu entryi biraz hani önden nasıl bir şey çıkacağını aklınızda canlandırmak, farklı alternatif fikirleri göstermek için yazayım dedim. Bunların hepsi subjektiftir. Ders çalışma olayı da bence kişiden kişiye değişir. bir ders için böyle çalışılır diye bir genel kural olmaz kanaatimce. "Ben böyle yaptım, böyle olmalı." Gibi bir iddiam yok. Kendi çalışma tarzınızla en yüksek notları alırsınız diye düşünüyorum. Şimdiden kolay gelsin. Umarım komite sonrası burada pozitif duygulu sınav entrylerini okumak nasip olur;)
Edit: bkz eklendi
Edit 2: imla. Diyip nedir yav deyip olacak o.
Şimdi, biyokimya uzun ve yer kaplıyor ama gözümüzü korkutmuyoruz çünkü siz de fark edeceksiniz ki çıkmış soruların oranı fazla. Bunun dışında biyokimyada bu yolaklar artık size uzun uzun anlatılacak. Oralarda hangi enzim nerede etki ediyor, ne şekilde aktivasyonu artıyor ya da inhibe oluyor bunlara dikkat edilebilir. Bu dediklerim tabii biraz detay çalışmaya giriyor. O kadar detaya inmeyecekseniz bu yolakların hız kısıtlayıcı basamakları vardır. Onları mutlaka bilin, bence onlar soru potansiyeli de taşır. Konuları bölüp (karbonhidrat metabolizması, lipid metabolizması...vs) onlar üzerinden gidilebilir. Düzenli bir çalışmayla halledilir diye düşünüyorum. Buradan fire vermemeniz bence önemli. Burayı neden özellikle söyledim çünkü bu ders çok soru sayısına sahip ve bu soruların çoğunu iyi bir çalışmayla yapabilirsiniz. Örneğin fizyolojide 30 soruda 2 yanlış acayip zor bir şey ancak biyokimyada bunun yapmanız çok daha olabilirliği yüksek bir durum. Özellikle yüksek almak isteyen arkadaşlar bence biyokimyada hata payını oldukça düşürmeli.
Fizyoloji için ayrıca çalışma taktiği verilebilir bunun başlığı vardı sanırım. Ben hakim olsam ben verirdim ama ne desem yanlış olur:). Fizyolojide bizde çok değişik sorular geldiğini hatırlıyorum. Hipoksiyle ilgili bir soru vardı mesela "ne alaka?" Demiştim ama sorulmuştu artık.
(bkz: fizyoloji)
Anatomi nasıl çalışılması gerektiğini hâlâ çözemedim diğer ders. Omentum majus gibi, periton gibi, fascialar gibi zar yapılar var; onları hayal etmesi, kafada canlandırması biraz zor Allah yardımcınız olsun yani ne diyeyim:). Abdomen anatomisinde atlasa ağırlık verebilirsiniz. Detay soru gelebiliyor bizim pratik sınavımızda Vena prepylorica sorulmuştu. atlasa bakarsanız eğer çok küçük bir damar ancak soru olarak geldi. Genel cerrahi stajını bitirmiş bir d4 olarak, Anatomi hakkında diğer söyleyebileceğim şey genel cerrahide buralara atıfta bulunuluyor, ilgisi olan arkadaşlar ona göre dikkat edebilirler. Örneğin aortun dalları karşımıza çıkıyordu ama çok küçük dalların (işte bu ramus bilmemneus gibi upuzun, ismini telaffuz bile edemediğimiz damarlar) ilerisi için o kadar önemli olduğunu düşünmüyorum. Temel şeyler ileride gelir ama.
Histolojide pratiği ihmal etmeyin eğer imkan varsa. Ben "en azından karaciğeri tanırız be oğlum!" deyip pratik sınavdan sıfır çekmiştim, üstelik karaciğer de gösterilmişti:(
Bu entryi biraz hani önden nasıl bir şey çıkacağını aklınızda canlandırmak, farklı alternatif fikirleri göstermek için yazayım dedim. Bunların hepsi subjektiftir. Ders çalışma olayı da bence kişiden kişiye değişir. bir ders için böyle çalışılır diye bir genel kural olmaz kanaatimce. "Ben böyle yaptım, böyle olmalı." Gibi bir iddiam yok. Kendi çalışma tarzınızla en yüksek notları alırsınız diye düşünüyorum. Şimdiden kolay gelsin. Umarım komite sonrası burada pozitif duygulu sınav entrylerini okumak nasip olur;)
Edit: bkz eklendi
Edit 2: imla. Diyip nedir yav deyip olacak o.
Kim bir şairi kırsa
Şair gider uzun bir dizeyi kırar mesela
Bilirim kim dokunsa şiire
Eline bir kıymık saplanacak.
Bilirim kırılmış dizeleri tamir etmez zaman
Bir vakitler çok sevip ezberlemiştim bu mısralarını, acıların kadını gibi biri
Artık bana hitap etmese de bir vakitler bana kattıkları adına saygı duyuyorum
Şair gider uzun bir dizeyi kırar mesela
Bilirim kim dokunsa şiire
Eline bir kıymık saplanacak.
Bilirim kırılmış dizeleri tamir etmez zaman
Bir vakitler çok sevip ezberlemiştim bu mısralarını, acıların kadını gibi biri
Artık bana hitap etmese de bir vakitler bana kattıkları adına saygı duyuyorum
geceleri bazen uyutmaz bile. yav unut gitsin düşünme! olmuyor işte illa düşünüp duracaksın bir sonuca da varamıyorsun ki
Saba tümer'in yıllardır ekranda gerçekleştirdiği eylem.
bahse varım ki böyle bir kasap var, nerede bilmem ama var.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?