ego otobüsündeki geniş / bir buçuk kişilik koltuklara 2.kişi olarak sıkışmaya çalışan teyze grubu. hayır teyze iki kişi oraya sığamayız bunun sen de farkındasın bence.
öte yandan genelde o geniş koltuklar yaşlı engelli ve hamile vatandaşlara tahsis edilmiş oluyor, rica ettiği takdirde oturan kişi yer verecektir ona sonuçta onun hakkı. tabi teyze hakkını savunmak yerine oturan kişiyle epey samimi bi yolculuk yapmayı tercih ediyor da olabilir, kim bilir...
öte yandan genelde o geniş koltuklar yaşlı engelli ve hamile vatandaşlara tahsis edilmiş oluyor, rica ettiği takdirde oturan kişi yer verecektir ona sonuçta onun hakkı. tabi teyze hakkını savunmak yerine oturan kişiyle epey samimi bi yolculuk yapmayı tercih ediyor da olabilir, kim bilir...
tüm şarkılar.
başkasının kulaklığından gelen küçük cızırtı gibi sese aşırı sinir olduğum için kendim dinlediğimde de sürekli kontrol ederim dışarı ses veriyor mu diye
başkasının kulaklığından gelen küçük cızırtı gibi sese aşırı sinir olduğum için kendim dinlediğimde de sürekli kontrol ederim dışarı ses veriyor mu diye
Sayın (yazar: ruhsuz)'un sorusunu bu entry ile cevaplayalım. Meraklılar toplansın yamacıma. Bu sistem kütüphane bilgi sistemi proxy erişimi diye geçmektedir. Normalde benzer erişim sistemlerinde vpn ile erişim daha yaygın kullanılırken Gazi bu konuda da farklı davranıp proxy erişimi oluşturmayı tercih etmiş.
https://proxy2.gazi.edu.tr adresinden ilk baş kendimize proxy için şifre oluşturacağız. Daha önceden şifre oluşturmuş ama oluşturduğu şifreyi unutanlar varsa da aynı şekilde işlem yapacaklar sistemde. öğrenci bilgi sisteminde kullandığınız öğrenci numarası, şifresi ve aşağıda yazan güvenlik koduyla sisteme giriş yapın. Sizi şifre oluşturmak için bir ekran karşılayacak. Bu ekranda kendi proxy şifrenizi oluşturun. Buraya kadar geldiyseniz bir yol ayrımı sizi karşılayacak.
Proxy erişimi için 2 tane ana yöntem mevcut. Benim tercih ettiğim ve sürekli anlattığım yöntemi ilk yöntem olarak anlatacağım. Bu yöntemin diğerine göre oldukça kolay olduğuna inanıyorum ve gayet pratik bir işleyişi var.
İlk yöntemi anlatmaya başlamadan önce bu yöntem sadece Windows cihazlarda çalışmaktadır. Macbook kullanıcıları direkt kendini 2.yönteme atsınlar. Bu yöntemde Windows cihazımıza "kütüphane araç çubuğu" uygulamasını kuracağız. https://webftp.gazi.edu.tr/lib/kac linkinde olan uygulamayı indirin ve kurulumunu yapın. Kurulumla ilgili güvenlik ya da başka uyarılar gelebilir bunları da onaylayın. (mesuliyet kabul edilmez 🤪) Masaüstüne "Kütüphane Araç Çubuğu" adı altında bir uygulama gelecek. Bu uygulamayı çalıştırın. Küçük bir pencere sizi karşılayacak. En son kontrol ettiğimde tüm başlıklar düzgün çalışmıyordu ancak bizim şu anki işlem için gerekli yerler çalışıyor 😁. Açılan pencerede en aşağıda "Internet Explorer" seçili halde bulacaksınız. Buraya tıklayın. Kendi kullandığınız İnternet tarayıcı uygulama neyse bunu seçin. ❕Önemli not: bazen buradan tarayıcı seçmeye çalışmak uygulamayı çökertebiliyor. Sorun yaşarsanız tarayıcı seçmeden devam edin.❕Örnek olarak Chrome seçmiş olalım. Chrome'a listeye ekledikten sonra listeden Chrome'un seçili olduğunu kontrol edelim. Şimdi sırada altın vuruş geliyor. "Gazi Kütüphane Araç" çubuğu uygulamasında "Gazi Proxy(aktif yap" seçeneğine basın. Ve gelen pencereden "öğrenci"yi seçin. Size açılan tarayıcıda kullanıcı adı olarak okul numarası ve şifre olarak proxy için oluşturduğunuz şifreyi girin. Artık pubmed gibi veri tabanlarına erişiminiz açılmıştır 🥳🎉🥳
❕❕Önemli not❕❕işiniz bittiğinde proxy'den kendinizi ayırmayı unutmayın. Yine "Kütüphane Araç Çubuğu" içerisinde proxy'den ayrılmak için "Gazi Proxy(Pasif Yap)" seçeneğine basın ve kendinizi proxy'den ayırın.
2. Yöntem ise sürekli uğraştırıcı olacağını düşündüğüm bir yöntem. Bu yöntemi Android üstünde ya da iOS üstünde hiç test etmedim.
Windows üstünde ve macbook üstünde kullanılabilir bir yöntem.
Chrome için -> https://lib.gazi.edu.tr/view/page/151285
Mozilla Firefox için -> https://lib.gazi.edu.tr/view/page/151528
Macbook için -> https://lib.gazi.edu.tr/view/page/153615
Bu sayfalarda olan görsellerdeki adımları kullanabilirsiniz. Ancak tavsiyem gene işiniz bittikten sonra proxy'den kendinizi ayırmanız yönünde olacaktır.
Proxy erişiminin kontrolü için https://whatismyipaddres.com adresine girin. Burada Gazi Üniversitesi ile ilgili bir ibare görüyorsanız bağlantınız başarılıdır.
Ayrıca proxy ile erişebileceğiniz https://depo.gazi.edu.tr adresinde işe yarar bir şeyler bulabilirsiniz kendinize. 🙃
Şimdiden herkese iyi kullanımlar dilerim.
https://proxy2.gazi.edu.tr adresinden ilk baş kendimize proxy için şifre oluşturacağız. Daha önceden şifre oluşturmuş ama oluşturduğu şifreyi unutanlar varsa da aynı şekilde işlem yapacaklar sistemde. öğrenci bilgi sisteminde kullandığınız öğrenci numarası, şifresi ve aşağıda yazan güvenlik koduyla sisteme giriş yapın. Sizi şifre oluşturmak için bir ekran karşılayacak. Bu ekranda kendi proxy şifrenizi oluşturun. Buraya kadar geldiyseniz bir yol ayrımı sizi karşılayacak.
Proxy erişimi için 2 tane ana yöntem mevcut. Benim tercih ettiğim ve sürekli anlattığım yöntemi ilk yöntem olarak anlatacağım. Bu yöntemin diğerine göre oldukça kolay olduğuna inanıyorum ve gayet pratik bir işleyişi var.
İlk yöntemi anlatmaya başlamadan önce bu yöntem sadece Windows cihazlarda çalışmaktadır. Macbook kullanıcıları direkt kendini 2.yönteme atsınlar. Bu yöntemde Windows cihazımıza "kütüphane araç çubuğu" uygulamasını kuracağız. https://webftp.gazi.edu.tr/lib/kac linkinde olan uygulamayı indirin ve kurulumunu yapın. Kurulumla ilgili güvenlik ya da başka uyarılar gelebilir bunları da onaylayın. (mesuliyet kabul edilmez 🤪) Masaüstüne "Kütüphane Araç Çubuğu" adı altında bir uygulama gelecek. Bu uygulamayı çalıştırın. Küçük bir pencere sizi karşılayacak. En son kontrol ettiğimde tüm başlıklar düzgün çalışmıyordu ancak bizim şu anki işlem için gerekli yerler çalışıyor 😁. Açılan pencerede en aşağıda "Internet Explorer" seçili halde bulacaksınız. Buraya tıklayın. Kendi kullandığınız İnternet tarayıcı uygulama neyse bunu seçin. ❕Önemli not: bazen buradan tarayıcı seçmeye çalışmak uygulamayı çökertebiliyor. Sorun yaşarsanız tarayıcı seçmeden devam edin.❕Örnek olarak Chrome seçmiş olalım. Chrome'a listeye ekledikten sonra listeden Chrome'un seçili olduğunu kontrol edelim. Şimdi sırada altın vuruş geliyor. "Gazi Kütüphane Araç" çubuğu uygulamasında "Gazi Proxy(aktif yap" seçeneğine basın. Ve gelen pencereden "öğrenci"yi seçin. Size açılan tarayıcıda kullanıcı adı olarak okul numarası ve şifre olarak proxy için oluşturduğunuz şifreyi girin. Artık pubmed gibi veri tabanlarına erişiminiz açılmıştır 🥳🎉🥳
❕❕Önemli not❕❕işiniz bittiğinde proxy'den kendinizi ayırmayı unutmayın. Yine "Kütüphane Araç Çubuğu" içerisinde proxy'den ayrılmak için "Gazi Proxy(Pasif Yap)" seçeneğine basın ve kendinizi proxy'den ayırın.
2. Yöntem ise sürekli uğraştırıcı olacağını düşündüğüm bir yöntem. Bu yöntemi Android üstünde ya da iOS üstünde hiç test etmedim.
Windows üstünde ve macbook üstünde kullanılabilir bir yöntem.
Chrome için -> https://lib.gazi.edu.tr/view/page/151285
Mozilla Firefox için -> https://lib.gazi.edu.tr/view/page/151528
Macbook için -> https://lib.gazi.edu.tr/view/page/153615
Bu sayfalarda olan görsellerdeki adımları kullanabilirsiniz. Ancak tavsiyem gene işiniz bittikten sonra proxy'den kendinizi ayırmanız yönünde olacaktır.
Proxy erişiminin kontrolü için https://whatismyipaddres.com adresine girin. Burada Gazi Üniversitesi ile ilgili bir ibare görüyorsanız bağlantınız başarılıdır.
Ayrıca proxy ile erişebileceğiniz https://depo.gazi.edu.tr adresinde işe yarar bir şeyler bulabilirsiniz kendinize. 🙃
Şimdiden herkese iyi kullanımlar dilerim.
hermann hesse- demian
michael ende- momo
adam fawer- empati
michael ende- momo
adam fawer- empati
her laba girdiğimde kendimi "hayır, sen histoloji dersini sevmiyorsun uzmanlıkta yazamazsın" diye ikna etmeye çalıştığım ders. bu tabii ki mükemmel abd (hocalar ve asistanlar) sayesindedir.
tanım: gecenin 21.59'unda attığım maile 18 dk içinde dönüş yapan anabilim dalı. mükemmeller🫠
tanım: gecenin 21.59'unda attığım maile 18 dk içinde dönüş yapan anabilim dalı. mükemmeller🫠
Savaş devam ediyor. Kayıp kadın ve çocuklar var. Bu kayıp kadın ve çocukların birçoğunun bae de olduğu tahmin ediliyor. Rus oligarkların rusça bilen hizmetliye ihtiyacı varmis.
Kadınlar seks işçisi olmaya zorlanıyor..
Bu manzara tanıdık. Vakti zamanında 5000 kadın musulda köle pazarlarında satılmıştı.
Kadınlar seks işçisi olmaya zorlanıyor..
Bu manzara tanıdık. Vakti zamanında 5000 kadın musulda köle pazarlarında satılmıştı.
hem kendini hem de karşısındakini yorar.bir anı bir anına uymaz.iki saniye önce evet dediği şeye bir anda hayır diyebilir.beş dakika önce gülerken beş dakika sonra suratını asar.
yoğun ve sıkıntılı dönemlerde kendimin de böylesine dengesizleştiğimi fark ediyorum ve birkaç gün kabuğuma çekiliyorum.iyi de geliyor açıkçası bu kendimle kalma olayı bana..
yoğun ve sıkıntılı dönemlerde kendimin de böylesine dengesizleştiğimi fark ediyorum ve birkaç gün kabuğuma çekiliyorum.iyi de geliyor açıkçası bu kendimle kalma olayı bana..
Nam-ı diğer Jake Peralta. No doubt no doubt no doubt...
ilk kez lise zamanında öğrendim burayı.lisedeyken hamburgerlerine bayıldığım hamburgerci.ankara'da pek çok şubesi de bulunmakta.ama son yediğimde pek güzel gelmemişti.ya farklı şubeden yediğim için oldu ya da her şey ilk başta daha güzel geliyor..
Gryffindorlular bana çok artist geliyor, Ron hariç Ronu severim
Alıcıdan çok ölücünün yada abazanın olduğu 2. El eşya al-sat uygulaması.
Açması için sabırsızlıkla beklediğim çiçeğim..
Genelde sülaleye borç takan kişilerdir.
Yavrum bal mısın, mal mısın???
evet, bir yerde duyduğunuzda "anısı var kardeşim, kapatın şunu" dediğiniz şarkılardır.
üstünüze fil oturmuş gibi hissedersiniz ki oturmuştur da zaten. Sonra düşün dur işin yoksa.
üstünüze fil oturmuş gibi hissedersiniz ki oturmuştur da zaten. Sonra düşün dur işin yoksa.
biraz garip ama gül kokusu.ben küçükken dedemlere çok sık giderdik.ve bahar/yaz ayları geldiğinde sürekli bahçede olurduk.dedem de bahçe işlerini pek severdi.bahçede pek çok meyve ağacı ve çiçekler olurdu.ama en güzeli bahçedeki mis kokulu rengarenk güllerdi.her gül gördüğümde ya da kokladığımda aklıma direkt o zamanlar geliyor. güzel zamanlardı :)
Az önce attığı tweetler ile entryler arasındaki benzerlikten birini istemeden ifşa ettim 🤦🏻♀️
benim ama pek bir faydasını görmedim sevgili sözlük genelde pek sivri zekalı olmadığım çıkarımında bulunuldu sadece
Her metrekareye üç tıpçı falan düşüyor. Yakın arkadaşlarımdan habersiz gidip orada karşılaştığım çok oluyor.
zindan adası olarak çevrilmiş, Martin Scorsese yönetmenliğinde Leonardo DiCaprio, Mark Ruffalo ve Ben Kingsley oyunculuğu gördüğümüz muhteşem film. ''Tedy Daniels ve Chuck Aule adında iki polis memuru bir akıl hastasının hastaneden kaçması üzerine bu olayı soruşturmak amacı ile akıl hastanesine giderler.'' olarak konusu anlatılan bir filmden bu kadar seveceğim bir yapıt çıkmasını beklemiyordum. gerçekten etkileyici sahneleri var, rahatsız edici bir etkileyicilik olduğunu söylemek zorundayım ama film gerçekten çok hoşuma gitti. bugün ne izlesek diye görüyorsanız gerçekten bir artı oy koyun derim. filmi izlerken bile bağırıyordum çok iyi film, çok iyi diye! ne abarttım ama... bence değer.
-başka insanların hayatlarına duyulan fazla ilgi.
-duygu kontrolüne sahip olmamak. öfke, nefret, hatta üzüntü bile. bunu kişisel de düşünebilirsiniz, toplumsal da. medeniyetsizlikten kaynaklı sürekli bir gerginlik durumu söz konusu oluyor. insanlar kavgacı, problem çözmeyi bilmiyorlar, konuşarak anlaşmayı bilmiyorlar vs vs.
-abartı. her türlüsü. mesela üstteki entryde bahsedilen düğünleri ele alalım. insanlar birlikteliklerini resmiyete döküyor, durum bundan ibaret. abartılacak bir şey var mı, yok. ama abartıyorlar. ya da mesela insanlar bebeklerinin cinsiyetini öğrenirken bile anlamsız anlamsız şeyler yapıyorlar, yine abartı. insanlar binlerce yıldır çocuk sahibi oluyor, nedir yani? saçma sapan etkinlikleri, olayları, durumları her şeyi abartıyorlar. bir şeylere gereğinden fazla değer yüklüyorlar.
-değerli olan şeylere hak ettikleri değerin verilmeyişi. en temel örnek olarak "emek" ve "bilgi". emeğe değer veriliyor mu? ne yazık ki hayır. peki ya bilgiye? bilen kişiye? ne yazık ki yine hayır.
-bana çok ilginç gelen bir şeyi yazacağım şimdi. bir konuda ya da alanda uzman olan birinin, o alanda arkasından gelen kişilere yardımcı olmasını ve onları desteklemesini, bilgi birikimini o insanlarla paylaşmasını bekleriz değil mi? öyle olmuyor ama. bu çok büyük bir medeniyetsizlik bence. insanlar bilgilerini, donanımlarını paylaşıp başkalarının kendilerini geliştirmesine destek olmuyorlar, aksine saçma sapan hislere girerek o insanlara köstek oluyorlar.
-alt üst kavramlarının çok yoğun yaşanıyor olması. donanıma ve konudaki uzmanlığa dayanmayan, liyakatsiz alt üst ilişkilerini hiç saymıyorum bile. uzmanlığa, donanıma, bilgiye vs. dayanan sistemli alt üst ilişkilerinde de saçma durumlar yaşanıyor. üstteki kişi alttakini kendi çıkarları için kullanabiliyor mesela, ya da mantıklı mantıksız demeden her konuda üsttekinin sözü geçiyor. hiyerarşinin anası ağlatılıyor kısacası.
-insanlara söz hakkı tanınmaması. medeni bir ortam olsa özgürce konuşabiliyor olmamız gerekir değil mi? istediğimiz ya da istemediğimiz şeyleri söyleyebiliyor olmalıyız mesela. ama öyle mi? değil. medeniyetsiz insanlar dinlemeyi bilmiyor, anlamaya çalışmıyor, saygı duymuyor, en doğruyu hep kendileri biliyorlar çünkü.
-en önemlisi ne biliyor musunuz? insana değer verilmiyor oluşu. insan değerlidir, sırf insan olduğu için bile değerlidir. medeni insanlar ve medeni toplumlar insana değer verir, saygı duyar.
-duygu kontrolüne sahip olmamak. öfke, nefret, hatta üzüntü bile. bunu kişisel de düşünebilirsiniz, toplumsal da. medeniyetsizlikten kaynaklı sürekli bir gerginlik durumu söz konusu oluyor. insanlar kavgacı, problem çözmeyi bilmiyorlar, konuşarak anlaşmayı bilmiyorlar vs vs.
-abartı. her türlüsü. mesela üstteki entryde bahsedilen düğünleri ele alalım. insanlar birlikteliklerini resmiyete döküyor, durum bundan ibaret. abartılacak bir şey var mı, yok. ama abartıyorlar. ya da mesela insanlar bebeklerinin cinsiyetini öğrenirken bile anlamsız anlamsız şeyler yapıyorlar, yine abartı. insanlar binlerce yıldır çocuk sahibi oluyor, nedir yani? saçma sapan etkinlikleri, olayları, durumları her şeyi abartıyorlar. bir şeylere gereğinden fazla değer yüklüyorlar.
-değerli olan şeylere hak ettikleri değerin verilmeyişi. en temel örnek olarak "emek" ve "bilgi". emeğe değer veriliyor mu? ne yazık ki hayır. peki ya bilgiye? bilen kişiye? ne yazık ki yine hayır.
-bana çok ilginç gelen bir şeyi yazacağım şimdi. bir konuda ya da alanda uzman olan birinin, o alanda arkasından gelen kişilere yardımcı olmasını ve onları desteklemesini, bilgi birikimini o insanlarla paylaşmasını bekleriz değil mi? öyle olmuyor ama. bu çok büyük bir medeniyetsizlik bence. insanlar bilgilerini, donanımlarını paylaşıp başkalarının kendilerini geliştirmesine destek olmuyorlar, aksine saçma sapan hislere girerek o insanlara köstek oluyorlar.
-alt üst kavramlarının çok yoğun yaşanıyor olması. donanıma ve konudaki uzmanlığa dayanmayan, liyakatsiz alt üst ilişkilerini hiç saymıyorum bile. uzmanlığa, donanıma, bilgiye vs. dayanan sistemli alt üst ilişkilerinde de saçma durumlar yaşanıyor. üstteki kişi alttakini kendi çıkarları için kullanabiliyor mesela, ya da mantıklı mantıksız demeden her konuda üsttekinin sözü geçiyor. hiyerarşinin anası ağlatılıyor kısacası.
-insanlara söz hakkı tanınmaması. medeni bir ortam olsa özgürce konuşabiliyor olmamız gerekir değil mi? istediğimiz ya da istemediğimiz şeyleri söyleyebiliyor olmalıyız mesela. ama öyle mi? değil. medeniyetsiz insanlar dinlemeyi bilmiyor, anlamaya çalışmıyor, saygı duymuyor, en doğruyu hep kendileri biliyorlar çünkü.
-en önemlisi ne biliyor musunuz? insana değer verilmiyor oluşu. insan değerlidir, sırf insan olduğu için bile değerlidir. medeni insanlar ve medeni toplumlar insana değer verir, saygı duyar.
Evet selamlar yine ben. Birkaç gelişme oldu ki uğradım bu başlığa.
Hatırlarsanız geçen yıl çıkılan ihalenin sonucunu bu başlıkta paylaşmıştım o ihale iptal arkadaşlar unutun yeni baştan..
Şöyle baktığımda ne var ne yok diye sitelere, dekanlıktaki çevre düzenlemesi ve tadilat ihalesi gözüme çarptı onu paylaştım. Bunlara ek olarak da yeni hastane yeniden ihaleye çıkılmış lakin ihaleye acil otoparkı, otopark ve yemekhane diye yapılar eklenilmiş bir şekilde grseller:
İptal:

Yeni:

Alan şirket çelikler holdinge bağlı yse inşaat. Bu şirket binanın ilk kısmını yapan şirket. Bunlar ilk kısmı yarı bırakmış nasıl güveneceğiz diye düşünebilirsiniz. Hiçbir şey diyemem kimsenin avukatı değilim komiteye girip çıkan tıp öğrencisiyim yani haklı olabilirsiniz umarım bitirirler devam..
Eskisinin bütçesininin neredeyse iki katı büyüklükte bir ihale. Lakin otopark ve yemekhane detayları da var. E nereye yapılacak bu yapılar diyorsanız.. hastanenin arkasındaki otopark olarak kullanılan arazinin altına doğru üç kat inin oraya otopark, üstüne de iki kat çıkın o kısma da öğretim görevlisi-personel yemekhaneleri, kafeterya-çiçekçi gibi yerlerin yapılacağı bir yapı dikilecek
Hastanenin beşevler kız kyk'dan bakıldığı kısmı acil girişi olacak. Binanın arka kısmından tarafından ise poliklinik girişi olacak. katlar sırasıyla: acil, genel pol, yoğunbakım, ameliyathane, idare-sosyal tesis, tesisat, anjiyo ve kemoterapi; kalan kulenin on katı ise hasta katı olacak. Daha da akılda kalması için ön ve arka kısım tepeden grseller:
Ön:

Arka:

Tüm bunların en önemlisi ne zaman bitecek sorusu, 2023 türkiye devlet bütçe plan raporunda -2024 raporu bi aya çıkar- Gazi üni için planlanan projelerde 2026 gözüküyordu eski ihale iptali düşünüldüğünde ben 2027 diyorum. Grseldeki diğer projeleri bilmiyorum.
Grsel:

Artık acil veya onko asist yazarsanız bolca vaktinizi bu binada harcayabilrsniz
saygılar.
Hatırlarsanız geçen yıl çıkılan ihalenin sonucunu bu başlıkta paylaşmıştım o ihale iptal arkadaşlar unutun yeni baştan..
Şöyle baktığımda ne var ne yok diye sitelere, dekanlıktaki çevre düzenlemesi ve tadilat ihalesi gözüme çarptı onu paylaştım. Bunlara ek olarak da yeni hastane yeniden ihaleye çıkılmış lakin ihaleye acil otoparkı, otopark ve yemekhane diye yapılar eklenilmiş bir şekilde grseller:
İptal:

Yeni:

Alan şirket çelikler holdinge bağlı yse inşaat. Bu şirket binanın ilk kısmını yapan şirket. Bunlar ilk kısmı yarı bırakmış nasıl güveneceğiz diye düşünebilirsiniz. Hiçbir şey diyemem kimsenin avukatı değilim komiteye girip çıkan tıp öğrencisiyim yani haklı olabilirsiniz umarım bitirirler devam..
Eskisinin bütçesininin neredeyse iki katı büyüklükte bir ihale. Lakin otopark ve yemekhane detayları da var. E nereye yapılacak bu yapılar diyorsanız.. hastanenin arkasındaki otopark olarak kullanılan arazinin altına doğru üç kat inin oraya otopark, üstüne de iki kat çıkın o kısma da öğretim görevlisi-personel yemekhaneleri, kafeterya-çiçekçi gibi yerlerin yapılacağı bir yapı dikilecek
Hastanenin beşevler kız kyk'dan bakıldığı kısmı acil girişi olacak. Binanın arka kısmından tarafından ise poliklinik girişi olacak. katlar sırasıyla: acil, genel pol, yoğunbakım, ameliyathane, idare-sosyal tesis, tesisat, anjiyo ve kemoterapi; kalan kulenin on katı ise hasta katı olacak. Daha da akılda kalması için ön ve arka kısım tepeden grseller:
Ön:

Arka:

Tüm bunların en önemlisi ne zaman bitecek sorusu, 2023 türkiye devlet bütçe plan raporunda -2024 raporu bi aya çıkar- Gazi üni için planlanan projelerde 2026 gözüküyordu eski ihale iptali düşünüldüğünde ben 2027 diyorum. Grseldeki diğer projeleri bilmiyorum.
Grsel:

Artık acil veya onko asist yazarsanız bolca vaktinizi bu binada harcayabilrsniz
saygılar.
ben çok yoruldum. ders çalışmaktan yoruldum çalışmayı düşünmekten yoruldum geçicem mi kalıcam mı diye düşünmekten yoruldum ezber yapmaktan yoruldum tekrar etmekten yoruldum konularımı yetiştirmeye çalışmaktan yoruldum çıkmış çözmekten yoruldum beynimi kullanmaktan yoruldum. yoruldum arkadaşlar. ben çok yoruldum
Okunacak çok daha fazla insan var diyerek kapatacağım konudur. Ne denmiş: “ben bir kitap değilim, insanım. beni yaşarken okumak zorundasın.” Okunacak kitaplar bekler ama okunacak insanlar beklemez. Rehavete gerek yok. Bir yerden başlamak lazım. Tanımak, tanıtmak, anlamak ve paylaşmak lazım. Hayatta yapılabilecek en değerli yatırım insana yapılan yatırımdır. Doğru ve stratejik şekilde yapıldığında size paranın, bilginin ve daha nice metanın kazandıramayağı gücü kazandırır çünkü. Sokrates neden hiç kitap yazmamasına rağmen bu kadar ölümsüz? Hani söz uçar yazı kalırdı? Hayır, çünkü o insana yatırım yaptı, insanı okudu. Bu insanlardan yalnızca bir tanesi bile (platon) onu ölümsüz kılmaya yetti.
'Yapayalnız yaşar yapayalnız ölürüz' demiş Pascal. Toplum içinde yaşamak insanı güvende yalnız olmadığı gibi hissettirebilir ama bilmeliyiz ki ölürken tek başımıza yalnız öleceğiz bu yüzden alacağımız kararların ahlaki temelinde doğrudan toplum ahlakı esas olmamalı bu kararı biz vermeliyiz toplum ahlakına uyuyorsa ne ala ama uymuyorsa bile doğru bildiğimizden şaşmamamız gerek. En azından gelecek nesiller bize bakıp hatırladıklarında lanet okuyup yüzümüze tükürmesinler
Gitar olan bir ortamda bir iki şarkıları mutlaka çalınır, söylenir.
(bkz: belki üstümüzden bir kuş geçer)
(bkz: aşk durdukça)
(bkz: haydi gel içelim)
"Döneceksin diye söz ver" şarkıları mükemmel
(bkz: belki üstümüzden bir kuş geçer)
(bkz: aşk durdukça)
(bkz: haydi gel içelim)
"Döneceksin diye söz ver" şarkıları mükemmel
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
