rutin dergi

water
yerli ve milli gazi tıp ürünü olan aylık genel kültür dergisi. dergide herkesin beğeneceği bir şeyler bulabileceğini düşünüyorumm

umursanmamana rağmen birine hl değer vermek

clarice starling
insanın kendine yaptığı bir haksızlık hatta saygısızlıktır. değer verdiğiniz kişi sizi umursamıyorsa verdiğiniz değeri hak etmiyordur, net. ve verdiğiniz değeri hak etmeyen kişilerin hayatınızda bulunmasına gerek yoktur, hayatınızda yer almaya hakları da yoktur. hayatınız değerli, zamanınız değerli, siz değerlisiniz. hayatınız için gerekli olan tek insan sizsiniz, siz olmazsanız hayatınız olmaz. ama anne babanız dahil olmak üzere diğer insanların hiçbiri yaşamanız için şart değil, onlar olmadan da hayatınız olur yani, tam olarak ifade edebildim mi bilmiyorum. bu sebepten ötürü birisi hayatınızda olmayı hak etmiyorsa onu hayatınızda tutmayın.
birisine değer veriyorsanız o kişi de size değer veriyor olmalı. sizden gördüğü değerin karşılığı olarak sizi umursamaması gibi bir durum söz konusu olmamalı. o kişiyi hayatınızda tutmaya devam etmeniz üzülmenize sebep olmaktan ve öz saygınızı zedelemekten başka işe yaramayacaktır. sizi umursamayan biri için üzülmenize değer mi, değmez. o yüzden yol verin gitsinler efendim. :)
edit: bazı şeylerin yanlış anlaşılabileceğini düşünerek açıklama yapmak istiyorum. bir insanın hayatınızda olmayı hak etmediğini anlamak öyle bir iki seferlik olaylar sayesinde olmaz. birisi sizi kronik bir şekilde umursamayıp sizi değersiz hissettirdiğinde bu duruma müdahale etmelisiniz. yani öyle bir iki kere beni umursamadı diye insanları silemeyiz, silmemeliyiz. iletişim güzeldir, öncelikle doğru bir iletişimle karşımızdakine onun tavırlarının bize ne hissettirdiğini açıklamalıyız, kendisini ifade etmesine ve hatasını düzeltmesine izin vermeliyiz. baktık ki hala bizi umursamıyor, o zaman yapacak bir şey yok, bu durumda mesafemizi koyup kendimizi korumamız gerekir. o kişiye insan olduğundan ötürü hak ettiği değeri yine vermeliyiz ama bunun haricinde hayatımızda önemli bir yere sahip olmasına müsaade etmemeliyiz.
4

sevilmek

hemdem
Sevmeye ve sevilmeye kendinle başlamak, bir referans noktası oluşturmak gerek. Sanat gibi bakmak sevmeye... Karşılık beklemeden,
Gerisi boş bir rüyayken...

en çok yapılan yazım yanlışları

fihtheinfpt
edit: tam bana uygun bir başlık açılmış, aklıma geldikçe kırk yıl editler dururum ben bunu şimdi yeni kurallarla jdfjvdfv

hoş geldiniz, sağ olun kelimeleri çok karıştırılıyor. gerçi hâlâ bağlaç yanlışlarını aşamamışken, hatta yazım yanlışını düzeltirken "mo soro oko oyro yozolor (mi soru eki ayrı yazılır)" denmesini aşamamışken -mi, soru edatı olduğu için ayrı yazılmalıdır. soru eki olsa kelimeye bitişik yazardık.- nerede kalmış sağ ol falan...

yanlış hatırlamıyorsam birkaç yıl öncesine kadar "baya" sözcüğü tdk'de vardı. anlamı da bayağı'nın oldukça, epey anlamlarıyla aynıydı fakat şu an öyle bir kelime yok sözlükte, o yüzden "baya" değil "bayağı" doğrudur.

bir de, "falan" ve "filan" diyebilirsiniz arkadaşlar ama n'olur felan yazmayın ya. felan nedir ya.

edit2: "namıdeğer" kullanımını da çok görüyorum arkadaşlar. doğrusu "namıdiğer"dir. nam-ı diğer yani. "diğer bir deyişle" demek.
5

matematik

comolokko
son lys'ye girmiştim 50 matematik 28 geometri ( geometrinin son 2 sorusu iptal edildi) 78 soru var. çözmeye başladım tabi çok da kötü değildim ama sınav stresi falan 45 dakika kaldı baktım 30 soru boş. dedim yapacak bir şey yok 30 boşla çıkamam bu sınavdan o kadar çalıştık bari sallayım. en kötü artıya geçerim 2 3 net gelir kafasındayım. optiğe baktım burada bu şıktan az çıkmış şurada şu şıktan fazla çıkmış diyerekten 25 soru salladım kalanı da boş bıraktım. neyse mutluyum tabi insan optiği doldurduğunda mutlu oluyor psikolojik olarak. 1 ay sonra sınav bi açıklandı 25 soruda 24 yanlış 1 doğru :D dedim bir insan bu kadar sallayamaz o yaşadığım şoku anlatamam. totalde kaybım -5 net oldu, eğer sallamayıp boş bıraksaydım o 5 net gitmeseydi muhtemelen şu an bir diş fakültesi okuyor olacaktım. 1 senelik mezun serüveninden sonra buraya yerleştim. o günden sonra her şeyde bir hayır vardır gözüyle bakıyorum :D
2

oppenheimer

deli dumrul
Şimdi ben bu filmi bayağıdır bekliyordum. Filmi de izledim. Ulan dedim bu filmi öven adamlar neyi övdü bir yorumlara bakayım dedim. Adam anlatmış anlatmış en sonuna da yazmış filmde biraz diyalog vardı o yüzden sıkabilir. Biraz diyalog denilen yer filmin üçte biri arkadaş. Kitap okur gibi sadece altyazı okuyorsun bir yerden sonra. Twelve angry man izliyorum sandım siyah beyaz da koymuş. Sanırsın universal bütçe kısmış da nolana hiç cgi kullanmayacaksın hiçbir ek bütçe yaratacak senaryo girişiminde bulunmayacaksın, atom bombasının kullanılmaması gerektiğini anlatan (ama amerika atmak zorunda kaldığını da vurgalayacaksın) bir film çekeceksin gibi kriterlere maruz bırakmış. Mesela filmin fragmanına bakıyorsun sanki aksiyon filmi böyle bombalı, alan kapatan sürekli atom deneyleri yapılan kompleks bir film, üç saatlik filmde fragmandaki yerler dışında olay (nolan tarzı olay) yok. Dram filmi tamam ama propaganda izliyorum düşüncesinden dr. openheimerın bilinç karmaşasısını yansıtan 3-5 yer dışında o duyguyu geçirme gibi hissiyatta başarı da olmadı. Nolan'ın keskin sahne geçişleri de zaten bir yerden sonra o kadar fazlalaştı ki yalandan film az daha karmaşıklaşsın diye (abi beynim yandı yaa desinler diye) yapılmış düşüncesine itti. Filmin sonunda da Nolan dram çekerse böyle olurmuş dedim. Kendisine fabelmans öneriyorum speilberg öğretir abime nasıl çekiliyormuş dram biyografi. Elinde mükemmel konu senaryo var, bilimin belki de magazinsel anlamda dünya tarihinde en önde olduğu dönemler, yönetmen de yaşayan en iyilerden ama çıkan bu mu yani dedim. Fragmanıyla beklentisiyle adam kandırıyorlar abe 7-7.5/10

He bu zamana kadar hiç amerika'nın gözünden kendi attıkları atom bombasının olayını bu kadar pr (barbieyle yarışılacak koşun salonlara) ve büyük prodüksiyonla tüm dünyaya anlatılmadı da neden bu zamanda çekildi bu film sorusu da dank ediyor bir yerden sonra. Büyük resmi görmüş dumrulun gözlemiyle şöyle ki arkdaşlar bu amerika baktı herkesin elinde atom bombası (herkes=rus iran çin kim yong un) var, zamanında kyoto'ya atmayalım yeaa orasının tarihsel yapıları çok iyi şımarıklığının üstünü "öyle gerekti, biz pişmanız, intikam falan almayın bizden veya biz kullandık siz de şimdi bize kullanmayın valla yanarız" duyarıyla örterek; karma'yı yok etmeyi amaçladığına yordum. Peki duyar tutar mı bana kalırsa tutmaz ytd

müslüm gürses

prime
küçükken biraz da dinleyen kitle garip garip triplere girdiği için kendi içimde farklı etiketlere boğup hiç dinlemezdim. sonra gel zaman git zaman aştık bir şekilde. filmini izlediğimdeyse ön yargımdan dolayı kendimden utandım. onlarca eserin yanında ondan öğrendiğim en güzel şey de bu oldu aslında. ben baba'dan ön yargımı bir kenara bırakmayı öğrendim. buradan da aramızda eski ben gibiler varsa naçizane tavsiyemdir. herhangi bir konuda yargılarınıza bilmeden, tanımadan varmayın. sevgiler, saygılar...

yorulmak

schrodingerin kedisi
ben çok yoruldum. ders çalışmaktan yoruldum çalışmayı düşünmekten yoruldum geçicem mi kalıcam mı diye düşünmekten yoruldum ezber yapmaktan yoruldum tekrar etmekten yoruldum konularımı yetiştirmeye çalışmaktan yoruldum çıkmış çözmekten yoruldum beynimi kullanmaktan yoruldum. yoruldum arkadaşlar. ben çok yoruldum
1

bahçe

selektor yapan yildiz
Amcalarımızın ve teyzelerimizin "şöyle bir bahçeli evin olacak. Domates biber ekeceksin." Demesine konu olan yerlerdir.

Almanya'da yaşayan amcamdan öğrenmiştim, orada bir bina yapıyorsanız ona uygun alan da bırakmanız gerekir. Kendileri de zaten yeşil alanı geniş büyük bir sitede oturuyorlardı. Otoparkları da yeşil alanın altındaydı.

Nüfusumuzun 90 milyona merdiven dayadığı ülkemizde yatay mimari ile müstakil evler yapmak zor iş (amcalar ve teyzeler domates ekemeyeceği için üzgün.) Üstteki sistem bana da mantıklı gelmişti. Bence şöyle olsun 4-5 bina birlikte olsun, ortası da bahçe olsun, altına da otopark çekilsin. Böylelikle belki amca ve teyzeleri biraz daha neşelendirebiliriz.

Edit: ilk entry gittiği için başlık bana kaldı.
1

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol