(bkz: yazarların tanıştığı ünlüler) başlığından daha çok olaya sahip olacağını düşündüğüm başlık.
sadece konserlerde ve kitap fuarlarında görmüş olan beni üzen başlıktır..
ulan burda 1000 kişi olsa, her biri 160 verse...
Hafif yağmur, yürüyüş, kahve
Yani tam şu an :)
Yani tam şu an :)
herkes baklavasını falan övse de onu boşverin ve katmer yiyerek kaliteli bir seçim yapın. katmer başka şehirlerde de çeşit çeşit var antepte yapılan katmer kadar güzel olmuyor bence.
şu sıralar çoğu şeye tepkim bu şekilde. hem bu zamanlarda sağlığın ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anladığımdan hem de dileklerin en güzellerinden olduğundan galiba.
Bütün hayatım bu şekilde boğazıma tıkılan heveslerle dolu.
"aaaaaaahh wiree"
Mesaj atmak.
Diğer komite günü gününe
biz de yaşamış, sevmiş ve gülmüştük. bizi unutun, bunu unutmayın.
Güneşli ve çok sıcak olmayan bir havada, daha önce pek çok kez yürüdüğün bir yoldan yeni versiyonunla aynı yolu bir daha aynı kişi olarak yürümeyeceğinden emin olarak yürümek.
Ortak bulunulan sosyal ortamlar gereği belirli bir medeni seviyenin korunulması gerekli olan eski sevgili/dost/arkadaş kişisinin nihai kaderidir. Daha geniş bağlamda düşünülür ise takipçi ve beğeni sayısının, biz sosyal medya kullanıcılarının önemli bir odağı olması nedeniyle geri takibi yapılmış ancak internet paketi harcamaya değer görülmeyen tüm kişileri içerir.
ne bu dört teker ya diyenlerin tercihi. yok gelmiş (bkz: gece yapılan otobüs yolculuğu) başlıkları falan bunlar zenginlerin fakirlerin hallerinden şikayet etmemesi için uydurukları şeyler arkadaşlar. basacan parayı, kaptanınız konuşuyor: ...'da hava durumu bulutlu, güzel bir hava var sıcaklık 13 derece.. uçuşumuz bir saat otuz üç dakika sürecek.
gözünü seveyim, okunurdu pilotaj daa neyse :)
gözünü seveyim, okunurdu pilotaj daa neyse :)
Efenim bu maaşa ancak modern köle olunur herhalde 🙄🙄
Ben ana karakter gibi gece vakti yüksek bir yerden şehri izler sonra da ağır ağır ordan uzaklaşırım (sanki sad edit içinde yaşıyorum da xjxjj) diye düşünüp triplere giriyordum, hiç öyle olmadı. Son dakika valizi hazırladım şimdi de uyumaya çalışıyorum. Bunun böyle olmaması lazımdı sanki.
böyle şeyler çok yaşıyorum genel olarak rutin bir duygu benim için. aklıma gelmiyor spesifik bir örnek, genel olarak hayatımın her anı diyebiliriz
saat 18.00 den beri yemek yiyim derse oturacağım diyorum annemlere.zaten notlarım düşük adadan yollamak için an kolluyor evdekiler.sabahtan beri bir tencere yemek yedim dövecek beni en son.son bi tabak yiyeyim vallahi oturacağım.
İstediği şeyi tam olarak bilmeyen biriyse neden olmasın?
Kaynak:Kendim.
Kaynak:Kendim.
benim için o kişiyle samimi olduğumun göstergelerinden biridir.konuşma ihtiyacı hissetmem o sırada,sessizliği bozmam yanımdaki insan da bozmaz..zaten bu nedenle susmak değildir de sessizliği paylaşmaktır.anın tadını çıkarırım.güzeldir :)
"istanbul'da sonbahar" teması kapsamında 2. Komiteden sonra beyefendimle birlikte keşfetmeyi planladığım güzide mekanlardan birisidir. Cılkını çıkarana kadar long exposure da dahil olmak üzere trilyon fotoğrafını çekmeye and içtim. Sizlerle de paylaşırım sayın yazarlar:)
mor ve ötesi-son sabah
başka bir karanlık istemem ki artık 🥀
başka bir karanlık istemem ki artık 🥀
Bademciklerimi yutmaktan korkuyordum. Anneannem korkutmuştu.
ıslanmış kahve filtresi kokusu. kahveyi koymadan önce filtreyi sıcak suyla ıslatıyoruz ya, yani ben öyle yapıyorum, o ıslak filtre kağıdının kokusuna ölüyorum bitiyorum. daha güzel bir koku olamaz.
'vardığı gezegende bir sarhoş oturuyordu. orada az kaldı ama büyük bir kedere kapıldı. dizi dizi boş ve dolu şişeler arasında ses etmeden duran sarhoşa sordu:
- ne yapıyorsun
- içiyorum
diye karşılık verdi sarhoş. sesi hüzünlüydü.
- niçin içiyorsun?
- unutmak için
onun durumuna üzülmeye başlayan küçük prens:
- neyi unutmak için?
diye sordu. sarhoş başını öne eğerek içini döktü:
- utancımı unutmak için
- neden utanıyorsun?
küçük prens ona yardım etmek istiyordu. Ama sarhoş kesin bir sessizliğe gömülerek konuyu kapadı:
- içmekten utanıyorum
küçük prens iyice şaşırmıştı, oradan uzaklaştı. büyükler gerçekten çok, çok tuhaf oluyor diye düşündü yol boyunca.'
- ne yapıyorsun
- içiyorum
diye karşılık verdi sarhoş. sesi hüzünlüydü.
- niçin içiyorsun?
- unutmak için
onun durumuna üzülmeye başlayan küçük prens:
- neyi unutmak için?
diye sordu. sarhoş başını öne eğerek içini döktü:
- utancımı unutmak için
- neden utanıyorsun?
küçük prens ona yardım etmek istiyordu. Ama sarhoş kesin bir sessizliğe gömülerek konuyu kapadı:
- içmekten utanıyorum
küçük prens iyice şaşırmıştı, oradan uzaklaştı. büyükler gerçekten çok, çok tuhaf oluyor diye düşündü yol boyunca.'
vardır herhalde herkesin kendine yakın buldukları veya dertleşmek istedikleri:
jean valjean, sefiller
el mustafa, ermiş
raif efendi, kürk mantolu madonna
werther, genç werther'in acıları
jean valjean, sefiller
el mustafa, ermiş
raif efendi, kürk mantolu madonna
werther, genç werther'in acıları
Aşko kuşko denmesi. İnsan haklarına saygım olmasa atlayacağım milletin üstüne. Bizim dönemden 1-2 insan var duyduğum zaman uzaklaşıyorum saniyesinde.
doktor olmayı çok isteyen, tıp kazanmak için çok çabalayan, "doktorluk benim için en uygun meslek, başka bir iş yapmak istemem" diyen beni bile son zamanlarda yoklayan düşünce. istemeden tıp yazanların peşini hiç bırakmıyordur herhalde.
eskiden arkadaşlarım okulu bırakmakla ilgili bir şey dediğinde kızardım, saçmalamayın diye. bu fikri hiçbir zaman gerçeğe dönüştüreceğimi sanmıyorum, inşallah dönüştürmem, zaten gerçeğe dönüşmesini de gerçekten istemiyorum. çok stresli olduğum için aklıma geliyor bu fikir biliyorum. doktor olmayı hala çok istiyorum sadece hedefe ulaşmak için geçilmesi gereken yol çok uzun ve stresli. eskiden de annemlere "okulu bırakacağım ben ya" gibi şeyler söylerdim özellikle sınav haftaları gibi çok yoğun zamanlarda ama şaka olduğu belliydi o zamanlar. dün annemle otururken yine böyle bi şey söyledim ama bu sefer gözlerim doldu bir anda, kendimi tutmasam ağlayacaktım. annem dedi ki "yarısını okudun zaten. hem şimdi bıraksan ne yapacaksın?" doğru, bıraksam ne yapacağım? başka bir bölüm okusam ne okuyacağım? okuduğum o bölüm bana iş imkanı sunacak mı? ayrıca verdiğim emeklere yazık değil mi? hem üzülmez miyim bundan 10 yıl sonra şimdi doktor olurdum okulu bırakmasaydım gibi şeyler düşünüp ya da sınıf arkadaşlarımın doktor olduğunu görüp demez miyim ben neden olamadım diye? neyse işte böyle şeyler düşünerek kafamızdan atmaya çalışıyoruz bu tarz fikirleri :))
bu arada annem bıraksan ne yapacaksın dediğinde "bana pastane ya da kahveci açarsınız" demiştim ama bunlar opsiyon değil galiba :))
eskiden arkadaşlarım okulu bırakmakla ilgili bir şey dediğinde kızardım, saçmalamayın diye. bu fikri hiçbir zaman gerçeğe dönüştüreceğimi sanmıyorum, inşallah dönüştürmem, zaten gerçeğe dönüşmesini de gerçekten istemiyorum. çok stresli olduğum için aklıma geliyor bu fikir biliyorum. doktor olmayı hala çok istiyorum sadece hedefe ulaşmak için geçilmesi gereken yol çok uzun ve stresli. eskiden de annemlere "okulu bırakacağım ben ya" gibi şeyler söylerdim özellikle sınav haftaları gibi çok yoğun zamanlarda ama şaka olduğu belliydi o zamanlar. dün annemle otururken yine böyle bi şey söyledim ama bu sefer gözlerim doldu bir anda, kendimi tutmasam ağlayacaktım. annem dedi ki "yarısını okudun zaten. hem şimdi bıraksan ne yapacaksın?" doğru, bıraksam ne yapacağım? başka bir bölüm okusam ne okuyacağım? okuduğum o bölüm bana iş imkanı sunacak mı? ayrıca verdiğim emeklere yazık değil mi? hem üzülmez miyim bundan 10 yıl sonra şimdi doktor olurdum okulu bırakmasaydım gibi şeyler düşünüp ya da sınıf arkadaşlarımın doktor olduğunu görüp demez miyim ben neden olamadım diye? neyse işte böyle şeyler düşünerek kafamızdan atmaya çalışıyoruz bu tarz fikirleri :))
bu arada annem bıraksan ne yapacaksın dediğinde "bana pastane ya da kahveci açarsınız" demiştim ama bunlar opsiyon değil galiba :))
2015 yılındaki komik şeyleri ifade etmek amacıyla türetilen sözcük
Gerçekten neden böyle yav?
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?