Havamda isem ufak bir gülümseme Yorgunsam "yeri miydi şimdi" bakışı Ders çalışıyorsam "yuh ya gidin başka yerde kopun" deme hali Üzgünsem de "vay be bu kadar kopacak kadar olaylar yaşanıyor" gibi düşüncelerle tepkim olur.
21 yıldır insanlara verdiğim değeri geri alamamaktan, hissedememekten yoruldum. ama öyle böyle değil, artık gerçekten çok yoruldum. yazın verdiği rehavetle belki bunu hissetmiyordum ama okul başlayıp stres vurunca hissediliyor birşeyler. belki de beklenti içinde olmam yanlıştır, napayım insan kişiliğini değiştiremiyor.
c'mon c'mon. çocuk ve çocukla iletişim üzerine siyah beyaz bir film. genel kitleye hitap etmez muhtemelen. joaquin phoenix'in muhteşemliği üzerine zaten söyleyebileceğim pek bir şey yok ama bence filmin çocuk oyuncusu woody norman kendisini gölgede bırakmış filmde. woody norman'a ve karakteri jesse'ye bayıldım gerçekten. Keşke jesse gibi bir oğlum olsa dedirtti şirinliğiyle :)
Geçen saat 9 gibi uyumuşum. Uykuya aşık biri olarak 12 de uyanıp yüzümdeki makyajımı sildim yüzümü yıkadım kremimi sürüp yattım. Cilt bakımı öyle bi delilik
Zor olarak adlandırılan komitelere bu kadar az süre verilmesini doğru bulmuyorum.
Maksat öğrenmemiz değil de pratisyen hekim yetiştirmekse de uçep'e göre bilgi yüklenmeli bu kadar az sürede.
Hocam kendimize vakit ayıramıyoruz hocalarımızın deneyimlerinden faydalanmak istediğimizde dediğimiz zaman ise biz de öyleydik şeklinde verilen cevabı ise hiç hiç doğru bulmuyorum.
Textbook okuyun denen patoloji dersinde ise öğrenciler için yazılmış robbinste değinilmeyen yerlere değinilmiş olan bir üst solunum yolu patolojisi dersi var.
Ne yapmamızın istendiğini ben hala anlayamadım.
300 kişi içindeki bir isimden ibaretim,tıpkı diğer dönemdaşlarım gibi. Sene sonunda kalmış ya da üst sınıfa geçmiş bir öğrenci olarak adlandırılacağım,tek vasfım ve tek kıymetim bu. Farkındayım. Dr. Hanım filan da değilim,doktor hanım diye adlandırılan kişi günü kurtarmak zorunda bırakılmamalı.
Ben bunu hayat yolu olarak yorumlayıp bu ukdeyi böyle acmak istiyorum. Çoğu zaman bir şeyler ters gittiğinde aslında bunlarin sinyallerini almaktayız. 2 sene önce bir olay yaşadım ve aslında başından beri sonucunun beni çok üzeceğini biliyordum. Belliydi, olması için ben çabalıyordum hep. Bu yoldaki isaretleri görmezden gelmeyi seçtim. Sonunda üzülen tabi ben oldum.
bu herifin çok farklı bir mizah anlayışı var, bayılıyorum. disko kralından beri televizyonlarda feyyaz, orda elektro çalardı, fa verirdi ama do gibi olmazdı hshshsh. hatta kendisinin parçaları dahi var youtube'da. şarkıların isimleri bile muzip. "8-9 yıldır kendimi iyi hissetmiyorum"u öneririm bakabilirsiniz. aynı isimde bir kitabı da varmış. herbokolog mu bu adam cinayet süsü filmindeki serbes karakteriyle ünlendi iyi ki de ünlendi çünkü herkes feyyaz'ın mizah anlayışına sahip olsa diye içimden geçiriyorum :| . gibi dizisinde yeni bölümler çıkıyor kendisi de senaristi zaten. harika bir kafa
Katarlı öğrencilerin sınavsız bir şekilde tıp, diş hekimliği gibi bölümlere girebileceğinin açıklandığı gündür. Bakın arkadaşlar burada siyaset vs serbest mi bilmiyorum fakat siyasi ideolojilerden veya siyasetten uzak yorum yaparsam şöyle derim. Velev ki bunun siyasi mantıklı sebepleri olsun -hiç zannetmiyorum- hadi diyelim olsun. yahu arkadaş yarın YKS var. binlerce kişi tıp hayaliyle/hedefiyle bu sınava girecek. gerçekten bunun açıklanması sınavdan 1 önceki gün mü? Yazık gerçekten. Ülkemiz güzel ekonomisi çok iyi imkanları falan çok iyi gerçekten. Turist veya yabancıysanız eğer...
bazen benimdir. ruh halim sosyalleşmeye uygun olmadığında yani kısacası kendimi "yabani" hissettiğimde, bir de misafirler beni sarmayan tipler olduğunda çıkmıyordum. bazen hala çıkmıyor olabilirim, neyse. çıkmamak bir şey değil de en kötüsü ne biliyor musunuz? selam vermek için yanına gitmediğiniz misafirle evin başka bir yerinde karşılaşmak. yani misafir içeride oturuyor zaten diye düşünüp mutfaktan bir şey almaya gidiyorsun ve bir bakmışsın misafir mutfakta! utana sıkıla selam veriyorsun filan. bana bundan olmuştu 1 2 kez ve gerçekten çok mahcup hissetmiştim. o yüzden canım hiç istemese bile 10 saniyeliğine içeri girip "hoş geldiniz." demek daha mantıklı geliyor. bu arada misafirlere "hoş geldiniz." demek için yanlarına girmenin bazen benim için çok zor olduğunu, kapının önünde birkaç dakika sallanıp zıplayıp kendimi buna hazırlamaya çalıştığımı ve en sonunda annemin durumu fark edip "teyzeleri bakın bu da benim kızım." diyerek içeri girmeme yardımcı olduğunu biliyor muydunuz? odamızdan çıkmıyorsak bir nedenimiz vardı yani. :')
Biri size "napıyosun" dediğinde "iyi, iyiyim" denmez, ne yaptığınız söylenir. "Nasılsın, naber" derse örneklediğim cevaplardan birini verebilirsiniz. Tabi gerçekten iyiyseniz:(
toplam yazar sayısının sabit bir şekilde 206 kalması ile beni üzen okulum sözlüğü. ben bu işlerden anlamadığım için kolaydır, zordur, bu da nasıl yapılmaz falan diye söylenemem ama aklımdaki bazı fikirleri bu platformun geliştirilmesi için paylaşmak isityorum. Olur ya kafalarına yatar, yapacak güçleri olur platformu zenginleştirmek için adım atılır; ne mutlu bize!
1. Sözlüğü GÜTF ile sabit tutmak.
Olay bu mu bilmiyorum, sadece Gazi Tıp Fakültesinde okuyanlar mı yazar yapılıyor bir fikrim yok fakat açık bir sözlük haline getirmek bence işleri çok çok geliştirir. Kural olsun, üniversite öğrencileri kullansın sadece densin o yüzden sadece .edu uzantılı e postalar kabul edilsin falan ama bir şekilde yaygın bir kitle bulursak bence sözlük gelişebilir. Olmadı güzel birkaç renk eklenir, tıp fakültesi mensupları adları yanında steteskop görür, tarih fakülteliler bir roma sütunu görür vb. renklenir site.
2. Yok, sadece TIP olsun
O zaman da tüm tıplara açılır sitemiz, sadece doktor adayları vb. girer girdilerini; bu sefer de isimlerin yanında okul logosu olur belki falan yine bir renk katılmış olur. Bunu yapmak ne kadar kolaydır zordu bilmiyorum ama fikirlerimi yazıyorum, tekrar belirteyim. Kitlenin artması sözlüğün devamlılığı ve büyümesi için bence şart
3. Memnuniyet
Ben sitenin istatistik olayını, puan sistemini, yorum yapma özelliği, bkz'larını, taçlandırmasını falan çok seviyorum. Eleştiri yaparken çok çok memnun olduğum taraflarını da söylemeden geçmeyeyim.
4. Çaylak/Yazar ilişkisi
Bence bir süre için, gerekli şartlardan geçildikten sonra yazar sayısı kısıtlanmadan arttırılmalı. 100 kişi çaylak kalarak sözlükte yazılarının çıkmasını bekliyor şu an. Zaten 206 tane yazar var. Yani 300 üye ile biraz küçük bir sözlüğe sahibiz.
Tamam kimse milyonluk bir ekşi sözlük çıkartalım demiyor zaten ilk zamanlarından ama bugün denk geldiğim bir sözlük var, reklam olmaması adına ismini vermeyeceğim. toplam yazar + çaylak 15.000 kişi falanlar mesela ve instagram'da bir reklamlarına denk gelerek haberdar oldum. Kendi çaplarında bir şeyler yapıyorlar karma, listeler vb. gayet tanıdık geldi bana da. Umarım sözlüğümüz de bir gün istediğim/iz gibi gelişir de aktif bir platform olur. gerçekten hevesli bir şekilde girmiştim fakat beklenildiği gibi gitmiyor sanırım.. aklıma gelen başka bir şey olursa da düzenleme yaparım girdi üzerinde. dediğim gibi yazmamdaki tek amaç platformu aktif ve kullanılabilir bir yere dönüştürerek geliştirecek birkaç fikir sunmak.
Ankara'nın ortasındaki hastanede çekmeyerek size teknoloji detoksu hizmeti verirler. Böylece işinize daha konsantre bir şekilde çalışabilirsiniz. Tek sorun birisi size ulaşmak isterse ulaşamayabiliyor ama olsun hastanede tıp öğrencisi telefonu ne yapacak değil mi?
yapay zekâ teknolojileri kullanarak yeryüzünde hiç yaşamamış, aslında var olmayan gerçekçi insan yüzleri oluşturan web-sitesi. sayfayı her yenilediğinizde, yalnızca sizin sayfanız için üretilmiş unique ve gerçekçi yüzler görüyorsunuz ve kapattığınızda o yüz bir daha var olmamak üzere kayboluyor. yüzlerdeki gerçeklik, o insanın var olmadığını düşündüğünüzde biraz ürkütücü gelebilir.
Beyin ölümü gerçekleşen hastada medulla spinalisteki refleks arkının hala aktif olması dolayısı ile görülen, kolları çapraz şekilde gövdede birleştirip geri bırakma şeklinde ortaya çıkabilen reflekstir. 2024 Ağustos tus'una vaka sorusu ile konu olmuştur. Ayrıca (bkz: lazarus fenomeni)
Bu hissi liseye geçtiğimde yaşamıştım. 6 yıllık sınıf arkadaşlarımdan ayrılınca, onları özlemek ve büyüdüğümün farkına varmak arasında gidip geldiğim duygularla ilkokula-ortaokula giden çocuklara imrenirdim. Hala daha nerde yanındaki çocuğunun çantasını taşıyan ebeveyn&çocuk ikilisi görsem uzun uzun incelerim
Günümüz türkiyesinde hekimler özelinde "çok iş az kazanç" şeklinde olduğu için bizleri ilgilendirmeyen versustur. "Hekimler,halkın ayakları altında paspas olmalıdır ki eğitim seviyesi ortada olan halk kendini değerli hissetsin." Eh tabii onlar da haklı. "biz sizin hizmetkarınızız."diyip içlerini dışlarını yesek bizi daha çok severdiler.
Yanlış anlaşılmasın,iki kitap yüzü görenin kıçının kalkmasını hep eleştirmişimdir ama "biz bugün doktor dövebiliyoruz." Diyen kadının seviyesine inmek için sebep göremiyorum.
T:mezun olduğunda 657 sayılı kanuna tabi olacakları pek de ilgilendirmeyen versus.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır. katkıda bulunmak istemez misin?