Neden olmasın? Tanıyabilen tanıyor.
Hoş geldiniz, aile salonumuz bulunmaktadır.
Bim'in uyduruk keki daha güzel ama a101 sürekli muzlu puding bulunduruyor. Muzlu puding>uyduruk kek. Sonuç: a101>bim
ulan burda 1000 kişi olsa, her biri 160 verse...
şahsım için sınav anı dışında her an
ben de birkaç yazarla kısa konuşmalar içerisinde bulundum.ama dertleşmedim henüz biriyle ya da bir şeyler paylaşmadım maalesef..umarım o günler de gelir..:)
Okula dönmüşsün stajyer olarak hastanedeki tüp geçitte steteskoplu önlüklü foto çekiniyorsun 😬, tüm arkadaşlarınla bir aradasın maske mesafe yok hep beraber yemekhaneye gidiyoruz, pandemi bitmiş, ne günlerdi diye konuşuyoruz. Akşam için sözleşiyoruz,bahçelide oturup kahvelerimizi içiyoruz. Bunları yazarken arkadaşlarıma kucak dolusu sarılmak istedim, Ne hasret kalmışım, bitsin artık ya :(
düşün düşün düşün düşün düşün! bir yere de varılmıyor ki...
Kimsenin yaptığını kabul etmediği fakat kabul etmeyerek çoğu kişinin söz konusu eylemi gerçekleştirdiği davranış.
Yalan söylemiyorum diyerek yalan söylemek bana hep komik gelmiştir.
Yalan söylemiyorum diyerek yalan söylemek bana hep komik gelmiştir.
Nickiyle mi açsam direkt kendi adıyla mı açsam bilemedim ama böyle açmaya karar verdim.
Neyse efendim konumuza dönersek; girdiği entrylerle benim aksime gerçekten insanları bilgilendiren, entryleri ciddi emek kokan, müzik bilgisi konusunda aşmış yazar.
Keşke daha çok entry girse ^^
Neyse efendim konumuza dönersek; girdiği entrylerle benim aksime gerçekten insanları bilgilendiren, entryleri ciddi emek kokan, müzik bilgisi konusunda aşmış yazar.
Keşke daha çok entry girse ^^
Sade sen gibi mi yani?
Hani hep yaşımız 19'du ne güzel şeydik???
İçinde inanılmaz boyutta yalnızlık tanımlı bir tamlama
- indüksiyondan sonra( bkz: hipnosedatif, kas gevşetici ve analjezik ilaçların verilmesi) hastayı 3 dk maske ile havalandırın
-hastanın başını travması vs yoksa ekstansiyona getirin.
-Rahat bir entübasyon için hasta çok yukarıda çok aşağıda kalmamalı bel seviyenizde ya da çok az yukarıda olması yeterli
-Hastanın ağzını sağ elinizle açın dudakları kurtarın sıkışmasın
-Sol elinize laringoskopu alıp dili sağdan toparlayın ve ilerletin
-Epiglotu görüp vallecula epiglottica yani dil kökünden çeneyi yukarı doğru asın burada bileğinizi bükmemeli ve laringoskopu ön dişlere dayamamalısınız
-Zor bir entübasyon değilse ( bkz : dar ağız açıklığı,kısa kalın boyun..) burada vokal cordları görmüş olmanız gerekir
-Pozisyonu bozmadan uygun tüpü sağ elinizle alıp trakeaya yerleştirin laringoskopla işiniz bitti çıkarabilirsiniz
-Hastadan hastaya değişmekle birlikte ortalama tüp seviyesini dudak kenarında 21-22cm de bırabilirsiniz
-Tüpün kafını şişirmeyi unutmayın
-yanınızdaki biri tarafından tespit edilinceye kadar tüpü sabit tutun
-Bir yandan ventilatör ayarlarınızı yapın ( tidal volüm, solunum sayısı vs )
-Doğru entübasyon olduğunu kontrol edin ( bkz : hastanın göğsü kalkıyor mu, tidal volüm yeterince oluşuyor mu, end tidal co2 oluşuyor mu )
-hasta artık entübe elinize sağlık
-hastanın başını travması vs yoksa ekstansiyona getirin.
-Rahat bir entübasyon için hasta çok yukarıda çok aşağıda kalmamalı bel seviyenizde ya da çok az yukarıda olması yeterli
-Hastanın ağzını sağ elinizle açın dudakları kurtarın sıkışmasın
-Sol elinize laringoskopu alıp dili sağdan toparlayın ve ilerletin
-Epiglotu görüp vallecula epiglottica yani dil kökünden çeneyi yukarı doğru asın burada bileğinizi bükmemeli ve laringoskopu ön dişlere dayamamalısınız
-Zor bir entübasyon değilse ( bkz : dar ağız açıklığı,kısa kalın boyun..) burada vokal cordları görmüş olmanız gerekir
-Pozisyonu bozmadan uygun tüpü sağ elinizle alıp trakeaya yerleştirin laringoskopla işiniz bitti çıkarabilirsiniz
-Hastadan hastaya değişmekle birlikte ortalama tüp seviyesini dudak kenarında 21-22cm de bırabilirsiniz
-Tüpün kafını şişirmeyi unutmayın
-yanınızdaki biri tarafından tespit edilinceye kadar tüpü sabit tutun
-Bir yandan ventilatör ayarlarınızı yapın ( tidal volüm, solunum sayısı vs )
-Doğru entübasyon olduğunu kontrol edin ( bkz : hastanın göğsü kalkıyor mu, tidal volüm yeterince oluşuyor mu, end tidal co2 oluşuyor mu )
-hasta artık entübe elinize sağlık
Bir tıp fakültesi öğrencisi veya bir hekimi takip ettiğinizde bir anda anlayamadığınız şekilde anasayfanız drtus'a dönüyor. Şu an anasayfam sadece tıpçı dolu mesela. Allahtan arada bir tane mimar, birkaç tane diş hekimi var da azıcık nefes alıyor anasayfam.
Bir de beni takip eden bazı hocalarımız beni biraz strese sokuyor. Dermatoloji profesörünün önüne Robert pattinson düşürmekten çekiniyorum açıkçası ama yine de huylu huyundan vazgeçmiyor ^^
Bir de beni takip eden bazı hocalarımız beni biraz strese sokuyor. Dermatoloji profesörünün önüne Robert pattinson düşürmekten çekiniyorum açıkçası ama yine de huylu huyundan vazgeçmiyor ^^
Çok güzel bir oluşum fakat çocukları çok seven ben ordaki çocukları görünce gerçekler tokat gibi yüzüme çaptı kendimden utandım kendimi üzdüğüm onca saçma şey için utandım.
tahin pekmez
edit: peynir ceviz (of hele bir de ekmeğin arasına doldurunca)
edit2: simyacı (kitap) + indigo night (şarkı)
edit: peynir ceviz (of hele bir de ekmeğin arasına doldurunca)
edit2: simyacı (kitap) + indigo night (şarkı)
"Ah bu şarkıların gözü kör olsun" şarkısı
Mükemmel buluyorum film gibi adeta
Bir demlik çay
bkz. Bir çaya bir sigaraya
bkz. Bir çaya bir sigaraya
Eğlenceli ve komik ama bir o kadar da yorucu. O kadar çok araba uçurduk ki çağ atlamamıza ramak kaldı :))
Aldatmıştı beni sevgilimle. Çok tuhaf ya bi insan neden aldatır ki.
LQÖXKAMX SONRA DA DEMİŞTİ Kİ kimseye söyleme benim özelim değil mi... hyr güzelim
LQÖXKAMX SONRA DA DEMİŞTİ Kİ kimseye söyleme benim özelim değil mi... hyr güzelim
Çok üzüldüm pizza da vermediler :(
Bu zorunluluğu haklı bulmadığımı önceden söylemiştim ama sebep vermem gerektiğini düşündüm. Sonuçta burası, kimseye hakaret etmeden ya da herhangi bir fikri aşağılamadan kendi fikirlerimizi özgürce paylaşabileceğimiz bir platform, değil mi?
öncelikle, sonucunda oluşabilecek etkilerin hiçbir sorumluluğunun ilacı/aşıyı uygulatan veya üreten kişiler tarafından alınmadığı bir ilacı/aşıyı kimse kimseye zorla yapmamalıdır, yaptırmak zorunda bırakmamalıdır kanaatindeyim.
Burayı sayılara, yüzdelere boğmaya gerek yok fakat yeni üretilen mevzubahis aşıların bilinen ve henüz bilinmeyen pek çok yan etkisi olduğu aşikar. Bunu başta aşıyı üretenler ve cdc söylüyor.
aslında neden zorunlu olmaması gerektiği için bu kadar şey söylemek yeterli bence.
"sonucunda kimin nasıl bir yan etkiyle karşılaşılacağı, diğer ilaçlar için de kesin bir şey değil" diye düşünebilirsiniz. fakat yıllardır üretilen, üzerinde yeteri kadar çalışma yapılmış, güvenilirliği kanıtlanmış ilaçlarla; birkaç senelik bir teknolojiyle yeni üretilmiş bir ilacı/aşıyı kıyaslamak mümkün değil.
birilerinin bu konuda gönüllü olması gerektiği doğru, fakat zaten insanların çoğu riskleri göze alıp bunu kabul etti.
pandeminin ilerleyişi ve aşı ilişkisi de bir başka konu, bunun üzerine de çok şey söylenebilir elbette. ama şu an konu herkesin zorunlu tutulması ve dünya genelinde özellikle tek bir firmanın aşısı üzerinde şiddetle ısrar edilmesi. neden diye sormak ve sorgulamak çok doğal bir hak diye düşünüyorum.
Son olarak şunu belirtmeliyim: covid aşılarının üretilmesine, insanlara yapılmasına ve bunu tercih eden, destekleyen kişilere muhalif olduğumdan ya da tüm bunlara karşı çıktığımdan dolayı yazmadım bunları. Bahsettiğim şeyleri göze almayıp aşı yaptırmamayı tercih eden insanlara, zorla aşı politikaları uygulanmasına karşı çıktığım için yazdım.
Buraya kadar okuduysanız ayırdığınız vakit için teşekkür ederim. Ben kendimi ne kadar iyi ifade edebildim bilmiyorum ama vakit ayırmak isteyenler için, kendi fikrinin antitezini daha detaylı anlamak isteyenler için buraya bir link bırakacağım, tavsiyemdir. dinlediğim en çok yönlü, en anlaşılır söyleşilerden biriydi ve konuşmacı empati kurabilen bir insan olduğundan, her fikirden dinleyiciye hitap edebilen bir konuşmaydı diye düşünüyorum.
Video kapağı ve başlığı söyleşi içeriğini anlatmakta biraz yetersiz kalmış.
Hanımefendi nazik ve yavaşça konuştuğundan 1.5 hızda bile rahatça anlaşılabiliyor.
Kıymetli vaktinizden ayırdığınız için tekrar teşekkür ediyorum.
öncelikle, sonucunda oluşabilecek etkilerin hiçbir sorumluluğunun ilacı/aşıyı uygulatan veya üreten kişiler tarafından alınmadığı bir ilacı/aşıyı kimse kimseye zorla yapmamalıdır, yaptırmak zorunda bırakmamalıdır kanaatindeyim.
Burayı sayılara, yüzdelere boğmaya gerek yok fakat yeni üretilen mevzubahis aşıların bilinen ve henüz bilinmeyen pek çok yan etkisi olduğu aşikar. Bunu başta aşıyı üretenler ve cdc söylüyor.

aslında neden zorunlu olmaması gerektiği için bu kadar şey söylemek yeterli bence.
"sonucunda kimin nasıl bir yan etkiyle karşılaşılacağı, diğer ilaçlar için de kesin bir şey değil" diye düşünebilirsiniz. fakat yıllardır üretilen, üzerinde yeteri kadar çalışma yapılmış, güvenilirliği kanıtlanmış ilaçlarla; birkaç senelik bir teknolojiyle yeni üretilmiş bir ilacı/aşıyı kıyaslamak mümkün değil.
birilerinin bu konuda gönüllü olması gerektiği doğru, fakat zaten insanların çoğu riskleri göze alıp bunu kabul etti.
pandeminin ilerleyişi ve aşı ilişkisi de bir başka konu, bunun üzerine de çok şey söylenebilir elbette. ama şu an konu herkesin zorunlu tutulması ve dünya genelinde özellikle tek bir firmanın aşısı üzerinde şiddetle ısrar edilmesi. neden diye sormak ve sorgulamak çok doğal bir hak diye düşünüyorum.
Son olarak şunu belirtmeliyim: covid aşılarının üretilmesine, insanlara yapılmasına ve bunu tercih eden, destekleyen kişilere muhalif olduğumdan ya da tüm bunlara karşı çıktığımdan dolayı yazmadım bunları. Bahsettiğim şeyleri göze almayıp aşı yaptırmamayı tercih eden insanlara, zorla aşı politikaları uygulanmasına karşı çıktığım için yazdım.
Buraya kadar okuduysanız ayırdığınız vakit için teşekkür ederim. Ben kendimi ne kadar iyi ifade edebildim bilmiyorum ama vakit ayırmak isteyenler için, kendi fikrinin antitezini daha detaylı anlamak isteyenler için buraya bir link bırakacağım, tavsiyemdir. dinlediğim en çok yönlü, en anlaşılır söyleşilerden biriydi ve konuşmacı empati kurabilen bir insan olduğundan, her fikirden dinleyiciye hitap edebilen bir konuşmaydı diye düşünüyorum.
Video kapağı ve başlığı söyleşi içeriğini anlatmakta biraz yetersiz kalmış.
Hanımefendi nazik ve yavaşça konuştuğundan 1.5 hızda bile rahatça anlaşılabiliyor.
Kıymetli vaktinizden ayırdığınız için tekrar teşekkür ediyorum.
Dağ dağa kavuşur da acaba insan da insana kavuşur mu?
ulan jake gyllenhaal seni groomer...
Kendi kontrolümde olan sıcağı çok çok severim. Bu yüzden en sevdiğim mevsim kıştır. Kalın yorgan, sıcacık giysiler, sıcak içecekler, yağmur ve kar...
Yazın da yakıcı olmayan sıcak havayı severim ama genelde yaz diyince aklıma soğuk bir klima, serin içecekler ve ter geliyor :)
Dipnot: evimde pencerenin önüne oturup yağan karı, yağmuru izlemek hep huzur verir ama sonra evsiz insanları hatırlayınca bu güzelliğin de acı veren bir tarafı olduğunu hatırlarım...
Yazın da yakıcı olmayan sıcak havayı severim ama genelde yaz diyince aklıma soğuk bir klima, serin içecekler ve ter geliyor :)
Dipnot: evimde pencerenin önüne oturup yağan karı, yağmuru izlemek hep huzur verir ama sonra evsiz insanları hatırlayınca bu güzelliğin de acı veren bir tarafı olduğunu hatırlarım...
nesli tükenme tehlikesi altında olan, unicef tarafından korumaya alınmış biyolojik türdür. karakteristik özellikleri arasında; adamlık, kalite, yardımseverlik başta gelir. yemek esnasında bardağına suyunu doldurarak bu türün korunmasına katkıda bulunabilirsiniz.
bu yaşıma geldim, hala bazı yemekleri yerken çok zorlanıyorum, ağlayasım geliyor tadını sevmediğim için, midem bulanıyor kokusundan. annem "bir şey olmaz kızım, sağlıklı olduğu için yemeye çalış. doğru düzgün beslenmiyorsun, sonra halim yok, yorgunum diyorsun." diyor. ve ben ağlamaklı bir şekilde, sırf sağlıklı olduğu için o yemeği yiyorum.
bazılarını aşırı sağlıklı da olsa yemiyorum bu arada, yiyemiyorum. üstüne para verseler yiyemem onları. ama işte, tolere edebileceklerimden bir şekilde faydalanmaya çalışıyorum... yine de yemeği sevmiyorum diye ağlayasımın gelmesi çok saçma geliyor düşününce, sanki 15 yıl önce bırakmış olmam gerekirmiş bu hissi gibi.
bazılarını aşırı sağlıklı da olsa yemiyorum bu arada, yiyemiyorum. üstüne para verseler yiyemem onları. ama işte, tolere edebileceklerimden bir şekilde faydalanmaya çalışıyorum... yine de yemeği sevmiyorum diye ağlayasımın gelmesi çok saçma geliyor düşününce, sanki 15 yıl önce bırakmış olmam gerekirmiş bu hissi gibi.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
