en sevdiğim yazarlardan birisi. farklı ve çok sempatik bir üslubu var. olayları anlatış tarzını seviyorum, yazdıklarını okurken keyif alıyorum. aynı zamanda eğlenceli ve komik birisi. genç ve dinamik bir vibe alıyorum kendisinden. daha çok yazmasını talep ediyorum. :)
içinde derin duyguları olan şarkılar şimdiki şarkılarda sırf hareket ritim olsun diye sözler birbirine eklenmiş
söylemesi "anne"den kolay olan kelime.
dolayısıyla bir bebeğin önce "baba" demesi şaşılmayacak bir durum ve sizi daha çok sevdiği anlamına gelmiyor sevgili babalar.
dolayısıyla bir bebeğin önce "baba" demesi şaşılmayacak bir durum ve sizi daha çok sevdiği anlamına gelmiyor sevgili babalar.
müziğin sanat olmasının dışında aslında bir sektör olduğunu, bundan para kazanan insanlar olduğunu düşünürsek bence normal bir şey.
arkadaşlarımla beşevler arabicada hem ders çalışıp hem muhabbetimizi yaptıktan sonra bahçeli 3ten emek metroya yürüyüp oradan dolmuşa binmek :')
Bir süredir favori yönetmenim olan kadın yönetmen.
Ölene kadar bir şeyler üretmiş desem abartmış olmam ki bu durum ona olan hayranlığımı beşe katlıyor.
Ölene kadar bir şeyler üretmiş desem abartmış olmam ki bu durum ona olan hayranlığımı beşe katlıyor.
my happy place
Fa sol la fa, fa sol la fa sol sol fa sol mi fa sol la
7-8 sene oldu. Bunu melodik şekilde ezberledik. Sayısal ağırlıklı bir sınıftık müzik hocası da her ders gelip bunları da öğrenmeniz lazım falan derdi. Al hocam ezberledik de ben bunu hangi alette nasıl çalacağımı bilmiyorum ki. Ağzımla fa sol la fa diye diye geziyorum ortalıkta.
7-8 sene oldu. Bunu melodik şekilde ezberledik. Sayısal ağırlıklı bir sınıftık müzik hocası da her ders gelip bunları da öğrenmeniz lazım falan derdi. Al hocam ezberledik de ben bunu hangi alette nasıl çalacağımı bilmiyorum ki. Ağzımla fa sol la fa diye diye geziyorum ortalıkta.
sayın yazarlar, photoshop'un günümüz dünyasındaki sosyolojik ve psikolojik etkilerine çok yerinde değinmişsiniz. elde edilemeyecek bedenler, hayatın primer odağı haline gelmiş pozlar ve vücut ölçüleri, sokaktaki herkesin burnunun birbirine benzemeye başlaması gibi durumlar sosyal medyanın olmazsa olması photoshop'un augmentesiyle olmuştur. yalnız buna küçücük bir not eklemek istiyorum: photoshop denildiğinde akla sadece beden üzerinde yapılan oynamalar gelmemelidir. bir fotoğrafın üzerinde yapılan tüm oynamalar photoshop yardımıyla yapılabilir. o görülen güzelim günbatımları, makinede veya telefonda aslında çok da güzel gözükmez; fotoğrafın aydınlığı, doygunluğu, keskinliği gibi değerleriyle oynanır ve bunlar da photoshop ile yapılabilir. doğru kullanıldığında iş yapar yani:)
edit: işbu entry, sözlükteki 200. entryimdir. tüm sözlük ahalisine teşekkür ederim:)
edit: işbu entry, sözlükteki 200. entryimdir. tüm sözlük ahalisine teşekkür ederim:)
Farkında olmayan çoktur diye düşünüyorum.
Kurlara bir şey oldu 👀 bir bakın bakalım neler oldu. Sürprizi bozmayalım. İnşaallah bu sürpriz devam eder bu saatte gördüğüm gibi diyeyim. İleriki saatler ne olur bilemem... Tam tersi olursa kızmayın ileri saatlerde 🙄🙄🙄
Kurlara bir şey oldu 👀 bir bakın bakalım neler oldu. Sürprizi bozmayalım. İnşaallah bu sürpriz devam eder bu saatte gördüğüm gibi diyeyim. İleriki saatler ne olur bilemem... Tam tersi olursa kızmayın ileri saatlerde 🙄🙄🙄
Bekle dedi gitti
Ben beklemedim, o da gelmedi
Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi
Ben beklemedim, o da gelmedi
Ölüm gibi bir şey oldu
Ama kimse ölmedi
Denecek hiçbir şey yok bi önceki entrymde bu ülkede doktorluk yapacağıma yurtdışında sürünürüm dediğimde yarı yarıya eksi oy almıştı...Böyle üzücü bir olayda kendimi haklı çıkarmak istemezdim keşke ben haksız olsam.
sanırım çocuksu kişiliğime rağmen ben biraz büyüyüp olgunlaşmışım, kendi işlerimi halleder olmuşum. sorumluluk falan... sanırım yaşlandım :)
dostlarla zoomdaydım. bir sene sonraki kendime mektup yazacağım. onun dışında kutu oyunu falan işte...
Konser, esinti, kahkaha
ikinci ergenlik dönemi olarak da adlandırılan hayatın kırılma noktalarından biri. daha önce burda da bahsettiğimi hatırlıyorum. 25 yaşının ilk günlerini yaşayan, belki de bu krizin tam ortasında olan biri olarak konuşmak istedim. bana ne olduğunu, olduğunu sandığımı, anlatırsam küçük bir farkındalık oluşturabilirim belki.
ilk önce çok büyük bir değişimin ortasında olduğumu söylemeliyim. bu dönemde altında ezildiğiniz sorunlarla yaşamayı öğrenmek zorunda kalıyorsunuz. basit gördüğünüz problemlerin aslında büyük sorumluluklar olduğunu anlıyorsunuz. önünüze hayatınızı büyük ölçüde değiştirecek birkaç seçenek çıkıyor. attığınız her adımın sonucunu yaşayarak tecrübe kazanıyorsunuz. büyümekten ziyade olgunlaşıyorsunuz. asıl hayatınızı kuruyorsunuz. bu yaşa kadar aileniz birçok şeyi arka planda sizin için düşünüp hallediyordu zaten. artık tam bağımsız bir birey oluyorsunuz. her detay önemli hale geliyor. mesleğe adım atmak başlı başına stresli. evini belki ilk kez belki ikinci kez terketmek zor gelebiliyor. nasıl yaşayacağınızın kararını veriyorsunuz. öyle ortada kalmışlık bir zaman dilimi.
bazen bazı şeylere geç kaldığınızı düşünüyorsunuz. zaman varken yapmadıklarınız bir film şeridi gibi akıyor gözünüzün önünden. herkes kendi zamanında yaşar geç kalmak diye bir şey söz konusu değil biliyorum. yine de böyle hissetmeyi engelleyemiyorum.
tüm bu yazdıklarımı düşününce farkında olmak bunu atlatmanın bir yolu sayılmaz mı.. sanırım özgüveni kaybetmemek gerekiyor. kendine inanıp yola devam etmeli. zaman her şeyin ilacı. ayaklarınızın yere sapasağlam bastığı günler yaşamanızı diliyorum efenim.
ilk önce çok büyük bir değişimin ortasında olduğumu söylemeliyim. bu dönemde altında ezildiğiniz sorunlarla yaşamayı öğrenmek zorunda kalıyorsunuz. basit gördüğünüz problemlerin aslında büyük sorumluluklar olduğunu anlıyorsunuz. önünüze hayatınızı büyük ölçüde değiştirecek birkaç seçenek çıkıyor. attığınız her adımın sonucunu yaşayarak tecrübe kazanıyorsunuz. büyümekten ziyade olgunlaşıyorsunuz. asıl hayatınızı kuruyorsunuz. bu yaşa kadar aileniz birçok şeyi arka planda sizin için düşünüp hallediyordu zaten. artık tam bağımsız bir birey oluyorsunuz. her detay önemli hale geliyor. mesleğe adım atmak başlı başına stresli. evini belki ilk kez belki ikinci kez terketmek zor gelebiliyor. nasıl yaşayacağınızın kararını veriyorsunuz. öyle ortada kalmışlık bir zaman dilimi.
bazen bazı şeylere geç kaldığınızı düşünüyorsunuz. zaman varken yapmadıklarınız bir film şeridi gibi akıyor gözünüzün önünden. herkes kendi zamanında yaşar geç kalmak diye bir şey söz konusu değil biliyorum. yine de böyle hissetmeyi engelleyemiyorum.
tüm bu yazdıklarımı düşününce farkında olmak bunu atlatmanın bir yolu sayılmaz mı.. sanırım özgüveni kaybetmemek gerekiyor. kendine inanıp yola devam etmeli. zaman her şeyin ilacı. ayaklarınızın yere sapasağlam bastığı günler yaşamanızı diliyorum efenim.
Liman kitap-cafe ile kıyaslanamayacak olan ve tek işlevi ankara'ya detaylı hakim olmayan insanlarca buluşma yeri olarak kullanılan kızılay-karanfil sokaktaki kitapçı.
Yine bir no.1 alıntısı yapalım...
'Bir taraf zengin, bir taraf fakir
Aslına bakarsan başka taraf yok'
'Bir taraf zengin, bir taraf fakir
Aslına bakarsan başka taraf yok'
bundan sonra herhangi bir sınav olduğunda bu başlıkta genel bir başarılar mesaj atma planı yaptım umarım uyabilirim.
yarın sınava girecek dönem 2lere başarılar dileklerimi iletiyorum.
yarın sınava girecek dönem 2lere başarılar dileklerimi iletiyorum.
en sessiz ortamda çıkan seslerdir
ne bu dört teker ya diyenlerin tercihi. yok gelmiş (bkz: gece yapılan otobüs yolculuğu) başlıkları falan bunlar zenginlerin fakirlerin hallerinden şikayet etmemesi için uydurukları şeyler arkadaşlar. basacan parayı, kaptanınız konuşuyor: ...'da hava durumu bulutlu, güzel bir hava var sıcaklık 13 derece.. uçuşumuz bir saat otuz üç dakika sürecek.
gözünü seveyim, okunurdu pilotaj daa neyse :)
gözünü seveyim, okunurdu pilotaj daa neyse :)
bi arkadaşım bana prison break'i vermişti flashla, ilk göz ağrım odur. çok iyi bir başlangıçtı benim için, zaten bir daha hiçbir diziden o kadar zevk alamadım. özellikle ilk sezonu efsanedir.
Çok yiyen gazlı bir bebek djsndnd
Bu konuyla ilgili bir derdim var benim.
Bazen aydınların, ünlülerin söylediği çok basit şeylere fazla anlam yüklüyoruz bence.
Albert camus'nün ağzından çıkan “ben acıktım, yemek yiyelim.” Lafı bile bir aforizmaya dönüşüp bol bol paylaşılabiliyor. Oysaki adam sadece fizyolojik olarak açlığını ifade etmiş.
Yani başlıkla pek alakası yok ama içimde kalmasın dedim. Öyle.
Bazen aydınların, ünlülerin söylediği çok basit şeylere fazla anlam yüklüyoruz bence.
Albert camus'nün ağzından çıkan “ben acıktım, yemek yiyelim.” Lafı bile bir aforizmaya dönüşüp bol bol paylaşılabiliyor. Oysaki adam sadece fizyolojik olarak açlığını ifade etmiş.
Yani başlıkla pek alakası yok ama içimde kalmasın dedim. Öyle.
düşmanımın başına gelmesini istemem.
çok bunaldığım zaman tuvalete gidip oturuyorum bi 10-15 dk kafamı dinleyip sabır toplayıp geri dönüyorum
ama bitiyor arkadaşlar 1 ay sonra bitiyor :))
çok bunaldığım zaman tuvalete gidip oturuyorum bi 10-15 dk kafamı dinleyip sabır toplayıp geri dönüyorum
ama bitiyor arkadaşlar 1 ay sonra bitiyor :))
Bana da öğretirseniz burayı boyama kitabına çeviririm, böyle bir vaadim var, evet.
Zeki Müren - Elbet Bir Gün Buluşacağız
Kapitalist anlayışın evrimin anlamını kendince yorumlayıp insanların birarada yaşaması gerekirken insanları bireyselliğe, kimsesizliğe, garipliğe sevk etmesi. Şu 2 asırda görülen 2 dünya savaşı ve daha nice şeyler bunları tasdik etti. 'NEME LAZIM'
"Pişmanlık asla kaçamayacağın bir canavar."
kimse bişey yazmamış fkdkdjdj yani hiçbir şey
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?