geç kalmışlık hissi

clarice starling
insanı üzen ve heves kıran hislerden biridir. aynı zamanda benim sık sık yaşadığım bir histir. 5 sene önce de yaşıyordum ben bu hissi, bugün de yaşıyorum. kısa süreli olaylar için de yaşıyorum, uzun bir zaman aralığını kapsayan olaylar için de. mesela sınava iki hafta kala çok geç kaldım, yetiştiremeyeceğim diye düşünmeye başlardım. sonra zaman geçerdi ve 3 gün kalırdı sınava, o zaman da derdim ki 2 hafta hiç de kısa bir süre değilmiş. yani artık daha geç kalmıştım. bu kısa süreli geç kalmışlıklar bana şunu öğretti: içinde bulunduğumuz anları geç olarak değerlendirmemeliyiz, zaman sürekli akıp gidiyor, gittikçe daha çok geç kalmış olacağız. bu yüzden o an yapabildiğimizin en iyisini yapmalıyız. böylece kısa süreli olaylar için olan bu hissi biraz azaltmış oluyordum.
birkaç gün önce ise yıl olarak bazı şeylere geç kaldığımı fark ettim. dönem 1'de, dönem 2'de vaktim yok diye ertelediğim şeyler için geç kalmış olduğumu düşünmeye başladım. aslında o zamanlar vaktim varmış, şimdi vaktim yok. belki birkaç sene sonra da şu anki zamanlarımda da vaktimin olduğunu düşüneceğim. içinde olduğumuz zaman bize en zor ve en yoğun olduğumuz zaman olarak geliyor, fıtrat gereği böyle galiba bu. bir şeyleri erteledikçe bu his kaçınılmaz olacak galiba. her geçen sene hayatımız daha yoğun bir hal alıyor çünkü.. o yüzden ertelememek lazım yapmak istediğimiz şeyleri.
2

toplumsal cinsiyet eşitsizliği

ruhsuz
Sosyolojide mesleklerin kadınlaşması diye bir kavram var.bu kavram der ki:'bir meslek kadınlaştıkça aldıkları ücret azalır.'

Bizim hocalarımızin ve onların hocalarının zamanında tıp doktorlarının kahir ekseriyeti erkekmiş.
Şu anda yarı yarıya gibi bir oran var.
Emeklerimizin karşılığında hayatımızı idame ettirebilmek için kazandığımız rakamın bu kadar dramatik şekilde düşüşünün tek sebebi 'sağlık politikaları' değil diye düşünüyorum.
Tıbbın kadınlaşmasının da bunda payı var.

feyyaz yiğit

water
bu herifin çok farklı bir mizah anlayışı var, bayılıyorum.
disko kralından beri televizyonlarda feyyaz, orda elektro çalardı, fa verirdi ama do gibi olmazdı hshshsh. hatta kendisinin parçaları dahi var youtube'da. şarkıların isimleri bile muzip. "8-9 yıldır kendimi iyi hissetmiyorum"u öneririm bakabilirsiniz. aynı isimde bir kitabı da varmış. herbokolog mu bu adam
cinayet süsü filmindeki serbes karakteriyle ünlendi iyi ki de ünlendi çünkü herkes feyyaz'ın mizah anlayışına sahip olsa diye içimden geçiriyorum :| . gibi dizisinde yeni bölümler çıkıyor kendisi de senaristi zaten. harika bir kafa

unutulmayan garip arkadaş

armut
Ortaokulda zihinsel engelli gibi davranan bir erkek arkadaşımız vardı. Sürekli zorbalığa maruz kalıyordu. O zamanlar aşırı sosyal bir çocuktum ve kendisini topluma karıştırma işini misyon edindiğim için ailesi onu a şubesinden alıp benim olduğum b şubesine vermişti. Sonrasında tek arkadaşı olan benimle kavga etmişti ve çocuğu biraz hırpalamıştım. (Küçük cılız bir şeydi) ailesi onu tekrar öbür şubeye aldırıp benimle iletişim kurmasını yasaklatmışlardı.

"Zihinsel engelli gibi davranan" dedim çünkü kendisini ailesiyle birlikte tanıyan arkadaşlarımız vardı. Çocuk okuldayken bu şekilde farklı birisi gibi davranıyormuş.

bu hafta aldığınız sizi mutlu eden mesajlar

ansia
Mesaj değil ama bir arkadaşım bonnyfood göndermiş :) geçen hafta bazı işlerim vardı doğumgünüm de olsa şimdi müsait olamazsın evde olmazsın diye yaklaşık 2 hafta sonra göndermiş ama en azından beni düşünerek bunu yapmış, zaten takılmam hiç doğumgünümü kutladılar mı kutlamadılar mı diye ama bu acayip mutlu etti sözlük 1 haftadır yiyorum hala bitiremedim :p

bentz

daenerys targaryen
günlük karını hesaplamaktan uykularım kaçıyor.... bentz allah için gidin bir klima alın içerisi yazın sımsıcak mevsim farketmeksizin de havasız. bir günlük karını orada çalışan insanların iyiliğine harcayabilirsin

erkek ve kadının yakın arkadaş olması

armut
2018 senesi itibariyle inancımın kalmadığı olaydır. Eski ben bu yazımı görse "bu ne saçma başlık isteyen istediğiyle yakın arkadaş olur" der geçerdi. Ama gördüğüm bazı şeyler sonucunda en fazla arkadaş olabileceklerini anladım. Bu ilişki bulduğu ilk fırsatta fire veriyor. Ateş ve barut, yan yana duramıyorlar sevgili yazarlar. Klişe ama gerçek.
1

içini dök

privileged of medic
Değer verdiğim herkese çok fazla anlam yüklüyorum.istiyorum ki kimseler onlara dokunmasın,onları bir an bile üzmesin,onlara zarar vermesin.bazen bu düşüncelerimin şiddeti karşısında hayrete düşüyorum sayın yazarlar.onları inciten,kıran herkese o kadar sinirleniyorum ki normalde en nefret ettiklerime,bana zarar veren hiç kimseye karşı kin ya da kötülük beslemek gibi bir huyum yokken onları kıranlara aynılarının bin katını yapmak hatta bazen onları dünyadan bir şekilde yok etmek istiyorum.biliyorum her duygunun zirvesi tehlikelidir. Biliyorum duyguları ne olursa olsun kontrol edebilmek gerekir. Biliyorum evet ama söz konusu sevdiklerim olunca sanki hiçbir şey düşünemiyorum.doğru olanı değil hissettiğimi yapmak istiyorum.sadece onları düşünüp kendimi umursamadan hareket ediyorum. Bu huyumu sevip sevmediğimi de bilmiyorum.ama bunu törpülemem ya da aşmam gerektiğini biliyorum.çünkü onlara bir şey olduğunda onları düşünüp onlardan daha çok üzülmeme engel olamıyorum…

albert camus

ileleualatyr
Normal olmak için -muhtemelen- insanüstü bir çaba göstermiş müthiş insan.
Hayatta tanışmak için ömrümün birazcık kısalmasına razı geleceğim altı kişiden birisi.
İyi ki yazmışsın da senin satırlarında seni biraz da olsa tanıyabiliyorum.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol