Teoman- sevgi anlaşmak değildir
tahammül ve saygı arasındaki farka dair bir yazı okumuştum.
hani hep deriz ya başkasının fikirlerine katılmayabilirsin ama saygı duymak zorundasın diye, aslında saygı duymak değil de tahammül etmek zorundasın demek lazımmış. bir fikre saygı duymak bir noktada onu kabul etmek anlamına gelebilirmiş.
bunu okuduktan sonra hep şöyle düşünmüşümdür, her fikre saygı duyamam belki ama her fikre tahammül etmek durumundayım. yoksa aynı fikirde olmadığım insana tahammül etmeyip de ne yapacağım?
not: ilk entry'mi böylelikle girmiş oldum hadi bismillah :)
hani hep deriz ya başkasının fikirlerine katılmayabilirsin ama saygı duymak zorundasın diye, aslında saygı duymak değil de tahammül etmek zorundasın demek lazımmış. bir fikre saygı duymak bir noktada onu kabul etmek anlamına gelebilirmiş.
bunu okuduktan sonra hep şöyle düşünmüşümdür, her fikre saygı duyamam belki ama her fikre tahammül etmek durumundayım. yoksa aynı fikirde olmadığım insana tahammül etmeyip de ne yapacağım?
not: ilk entry'mi böylelikle girmiş oldum hadi bismillah :)
'Dersine bir kere bile girmediğim çıkmış soran hoca' kişisi
Hiç aşık olmadım, aşkın varlığına da inanmıyorum ama olsa bile bence bu ilk görüşte yaşanabilen bir deneyim olmazdı. Birini her haliyle sevmek insanların “aşığım” deme eşiklerinden biri. Birinin her halini göremesen de çoğu halini görmek için epey bir zaman geçirmen gerekiyor. Tam da bu yüzden aşk varsa bile ilk görüşte olabilecek bir şey değildir.
İyi ya da kötü fark etmez, yaptığınız her şeyi karşılıksız yapın. En sık gördüğümüz kişiler olan ebeveynlerimiz bile hala tavırlarıyla bizi şaşırtabiliyorlar. Beklentiler karşı tarafı tanıdığınıza inandığınız için sahip olduğunuz önyargılardır. Oysa her insan değişmeye mahkumdur. Kimse tanıdığımız gibi kalmaz.
İyi bir insan olmak için çabalamak zorunda değilsin. Çünkü gereksiz iyilik aptallıktır.
Bu gece de vatan haini ilan edildik
neden yapıldığını asla anlayamadığım hareket..sinyal de vermezler asla bunu yaparken.nerden bileyim ben senin önüme çat diye geçeceğini :( ayrıca ne acelen var?
Boş yapanı dinlemek çok zevklidir ama boş konuşan çekilmez olur. arada ince bi çizgi var, bilen bilir
Sevgiyi bilmiyorlar bilmiyorlar!!!
dermada herkes azar yedigini soylemis ama ben 1 sene once her ay dermaya gidiyordum (pole degil de anabilim dalina gidin) orada adini hatirlayamadigim sanirim yabanci olan hacettepe mezunu gozluklu cok mulayim bi abi vardi hic geri cevirmiyordu o <33
Üç dört sene önceki bi anı getirdi aklıma bu başlık:d
Otobüste yanımda yaşlı bir amca oturuyordu ve teomanın duş şarkısını dinlerken sesi dışarı veriyor mu acaba ya diye düşünmüştüm ahajanak
Otobüste yanımda yaşlı bir amca oturuyordu ve teomanın duş şarkısını dinlerken sesi dışarı veriyor mu acaba ya diye düşünmüştüm ahajanak
o zaman bir de ingilizce öğrencisinden yorum gelsin. türkçe eğitimle sayın margauerite gautier'in bahsettiği terimler konusunda benzerlik gösterse de sadece bu açıdan bakmamız doğru olmaz. ingilizce eğitim tam veriliyor mu tartışılır ama verildiği kadarıyla değerlendirecek olursak ana dilde öğrenmekten daha zordur. yabancı dilde eğitime tam anlamıyla ulaşabilmek için yabancı dili iyi bir şekilde anlıyor olmak gerekir. bunun yanında ingilizce düşünebilmek de önemlidir. bahsettiğim şey şu aslında bir bilgiyi öğrenmeye çalışırken önce türkçe'ye çevirip sonra anlamaya çalışıyoruz genelde bu işi daha da zorlaştırıyor. ama aynı zamanda gelecek için az önce sıraladığım yetileri kazanmak konusunda pratik kazandırıyor. ana dilde öğrenmek daha verimli, daha faydalı ve daha pratik haklısınız ama bilimin dili ingilizce olduğu için kendini bir nokta daha ileriye taşımak isteyen insanlar için yabancı dilde eğitim almayı bilmek gereklidir.
Otobüsteki kişilere, nereye gittiğine ve ne zaman olduğuna bağlı olarak hissettirdiği duyguların çok değiştiği şahsen benim de gayet çok sevdiğim bir şeydir.
nefret ediyorum benim çocukluk korkularımdan biridir hatta ya birisi havaya ateş açar da ben balkondayken bana gelirse böyle birkaç haber duymuştum. çok korkunç
ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya, şahlanıp koşmak içimde var.
sakin bir hayat neymiş öğrenmiş olduk. toplumun sosyokültürel yapısı hakkında fikirler verdi bize. başlarda işten yeni atılan bir kişi gibi kaldık. yeri geldi ev hanımı olduk yeri geldi market müfettişi herkesin gözünden bakma şansımız oldu.
9 kere leyla filminin aslında ana karakteri olan kızıl saçlarıyla ünlü kişilik
HER entryim böyledir. yani beğeni sayıları da fena değil yav jfsahjshaf
Cızlak (krep) kokusu, annem ben seviyorum diye bol bol yapardı, ben de bol bol yer sonra kusardım cbsbxb
Mutluluklar da hüzünler de,attığımız kahkalar da döktüğümüz gözyaşları da,bitmeyecek gibi gelen geceler de sonsuzmuş gibi görünen gündüzler de,hayatımıza anlam katan heyecanlarımız da her şeyi mahveden korkularımız da her şey geçicidir şu fani dünyada. Bana göre kalıcı olan tek şey “sevgi”dir bu hayatta. Tanıdığınız ya da tanımadığınız her bedene ektiğiniz sevgi tohumu o yürekte filizlenir.sularsanız çiçek açar belki sulamasanız bile o yürekte tutunmanın bir yolunu bulur inanın ki. Sevginin olduğu,sevginin değdiği hiçbir his,düş yA da olay geçici değildir.Geç kalmayalım yeter ki. Sevgi her yolu bulacaktır yüreğin kilitlerini açmak için.
Gözünün önündekini görememek deyim kendi adıma
çünkü finale az kaldı biraz daha kendimi tutayım sınavdan çıkınca ağlarım vakit kaybetmeyelim :d
gütf kulüp tanışma yemeği mekanı. başlarda Ankara hakkında 0 bilgiyken okey oynamaya hep buraya giderdik.. garsonlar öğrencilerden o kadar bıkmış ve o kadar asık suratlıydıki sonra başka mekanlar keşfettik.. mutlu son
Dışarıdan gelen her türlü etken ile bozulma tehlikesi yaşadığı için temelinin hiç sağlam olmadığını düşündüğüm yapı.
Para biriktirmek eğer ihtiyacımdan fazla ya da kullanmadığım fazla kalan paraları bir kenarda toplamak ise böyle bir durumum maalesef şimdilik yok (ki olacağını da düşünemiyorum), yapabileceğim ya da yapmak istediğim şeylerden kısıp bir kenara toplamak ise bunu da ben yapmak istemiyorumm. Sonuca bakarsak sanırım hiç bir zaman birikmiş param olmayacak :')
Anlam veremiyorum efendim. Çağın hastalığı dedikleri bu olsa gerek. Sevgiliden, aileden, eşten dostan gelene eyvallah da sen neymişsin be arkadaş.. iki aydır ne ilgi gösteririm ne bi şey. Bıraktığım yerde durur bu, boyutların dördüncüsü, sanki ceza paspasına koymuşum da orada unutmuşum gibi öyle bekler.
Ne zaman ki bir farklılık olur, sıradanlığı yırtar atarım o vakit eli kolu rahat durmaz. Günlerdir biriktirdiği enerjisi yayılıverir her zerresine; uçsan da koşsan da tutamazsın. Bağırıversen de arkasından.. lütfen yavaşla.. duyuramazsın.
Ne zaman ki bir farklılık olur, sıradanlığı yırtar atarım o vakit eli kolu rahat durmaz. Günlerdir biriktirdiği enerjisi yayılıverir her zerresine; uçsan da koşsan da tutamazsın. Bağırıversen de arkasından.. lütfen yavaşla.. duyuramazsın.
bilmem o ne
(bkz: #7138)
(bkz: #7138)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

