hrant dink

zazabey
öldürülmesinden kısa süre önce yazdığı yazı:
“evet, Kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce...”

kıydılar güvercinlerimize hem de kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarının ortasında..

sevdiğiniz birinin yüzünü unutmak

poyrazkarayel
bu kişi sevdiginiz herhangi biri olabilir bu durumu animsayabilmeniz için.anılar elbet unutulur.hayat hızla akıp gider ve her gün yaşamak zorunda olduğunuz bir düzine senaryo vardır.herkes kendi rutinine devam eder.fakat bir an, bir an bir sokak,bir şiir,bir film alakasız bir vakitte hatırlatır size filmizindeki bir konuk oyuncuyu.

beklenmedik ve hesapta olmayan bir zamanda sarsıcı olur hatırlamak.genel olarak bir silüet hatırlarsınız, belki zihninizin oyunuyla sesini bile hatırlarsınız ama yüzü pusludur hayalinizde eğer aradan zaman gecmişse.yüzünü hatırlayamadığınızda anlarsınız ki bu fotoğraf , anı dediğimiz zaman makineleri bu anlarda yerine getirirler asıl görevlerini.

okulda öğle yemeği sırasında su doldurmaya giden arkadaş

margauerite gautier
Lise yemekhanemizde "su bardakları kullanıldıktan sonra yıkanmadan tekrar kullanıma sunuluyor" şeklindeki dedikodular sebebiyle lise süresince hiç yemekhaneden su içmemiştim. Tabii böyle bir dedikoduyla lisede karşılaşınca üniversitede de bu konuda bir önyargım oldu ve üniversite yemekhanesinde de hiç su içemedim, bundan sonra içebileceğimi de zannetmiyorum .
Galiba bu yüzden asla olamayacağım arkadaş tipi.

en garip anın

cardash
merkez kütüphanede arkadaşlarla ara vermişiz otomat kahvesi eşliğinde goygoy yapıyoruz. kuşlar tabii her yerde dolanıyorlar. ben de derslerden bunalmış olacağım ki "ay keşke kuş olsaydık" deyiverdim. bunu dememle yanımızda duran bir kuş pencereye doğru uçarak kafa attı. ve tüm arkadaşlarım bir kuşa bir bana bakıp kahkahayı bastılar. o gün bugündür keşke şu olsaydık falan demekten kaçınırım.
3

kaymak birası

aoe
Bir arkadaş tavsiyesi üzerine gidip 7. Caddede denediğimiz biradır, ama bira demeye bin hacet, tarçınlı elma suyundan hallice bir şeydir. Aşırı şekeri ve kocaman buzlarıyla Nasrettin Hoca fıkrasında bal yerken yandım yandım diyen adamı anlamanızı sağlayacak harika anlar yaşayabilirsiniz. Gitmeyin, gittiyseniz denemeyin derim ben. Ayrıca okulda çok güzel kızlar var bugün onlardan biriyle gittim ben ve alkolsüz bira için migrostaki 'birra' çok güzel bir seçenek.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol