Bu genital organlar ne kadar zor ya, keşke üreme diye bir şey olmasaydı.
Herhangi bir yasak olmasa dahi sıcak havalar nedeniyle kendimizi eve kapatmamıza neden olabilecek mevsim.
Beni çoğu zaman yoklayan histir. Özellikle fiziksel özelliklerimden çoğu zaman hoşlanmam. Bu aralar da çokça yaşadığım şey kendimi sevmemek değil de kendimi yetersiz bulmak. Her şey için. Dersler, fiziksel olarak, güzellik açısından, ilgi alanlarımda... İnsanların beni sevmediğini hissediyorum çoğu zaman. Bu da beni kendimi sevmemeye ittiği cok oluyor. Kişiliğimi gerçekten severim birkac özelliğim hariç tabi. Ancak yetersizlik hissi o kadar büyük ki içimde giderek kendini sevmemeye dönüşüyor. Ve ben bundan çok rahatsızım. Herkes bana fiziksel açıdan cok güzel gelir. İnanın bana göre her insanın onu cok guzel ve farkli yapan güzelliklri vardır benim gözümde. Ancak kendimde bu güzelliği bulamıyorum. Yetersiz ve eksik hissediyorum.
erkek kardeşimin günün en alakasız zamanlarında çok önemli bir şey söyleyecekmiş gibi yanıma gelip "yok mu bi pes'imiz" demesi
en çok yeşil kabuklu olan ekşi versiyonunu sevdiğim meyve. çok tatlı, şekerli olanlarını sevmiyorum. bir de alırken ince kabuklu olanlardan almaya dikkat etmek lazım çünkü kabuğu kalın olanlar genellikle yeterince sulu olmuyorlar ve dolayısıyla pek lezzetli olmuyorlar.
Hazreti fatıma..
Resulullah sevmiş.. sevmiş..
efendimizin kızına olan sevgisini okudukça, dinledikçe gözüm dolar. Kıskanmaktan Allah'a sığınırım ama imrenmek kelimesi az kalıyor bu sevgiye.
Resulullah sevmiş.. sevmiş..
efendimizin kızına olan sevgisini okudukça, dinledikçe gözüm dolar. Kıskanmaktan Allah'a sığınırım ama imrenmek kelimesi az kalıyor bu sevgiye.
Yazarın üslubuna ve fikirlerine göre zaman zaman yaptığım şeydir. Muhtemel siyasi görüş, büyüdüğü şehir, aile ortamı, dini düşüncesi, cinsiyeti, tuttuğu takım, güneş burcu... Pek çok şey hakkında tahminler yapabiliyorum. Ne kadarı tutuyor asla bilemeyeceğim.
O'nu düşünmek
Komiteye çalışırken, şimdi bıraksam hangi bölüm daha erken biter sorusu
Komiteden sonra hallederizz ile cevabını bulur
sözleri belki de en güzel istekleri barındıran bir necdet tokatlıoğlu türküsü:
“kader hep gülsün sana, mutluluk gölgen olsun
lâyıksın övülmeye, lâyıksın sevilmeye
seni üzüp ağlatan hasret kalsın gülmeye”
“kader hep gülsün sana, mutluluk gölgen olsun
lâyıksın övülmeye, lâyıksın sevilmeye
seni üzüp ağlatan hasret kalsın gülmeye”
ben perşembeyi çok severim birazcık boynu bükük ezilmiş gelir bana yavrum yazık ya
Şu aralar buna çok ihtiyacım var. Bazı konularda insanlara gösterdiğim saygı bana da gösterilseydi belki ihtiyacım olmazdı.
Meditasyon,çakra bakla takla ,yoga,enerji daha fazla devam edemeyeceğim.bunlar gibi bilimum doğu ibadetleri çok sakil duruyor.
Merhaba anksiyete bozukluğu.
benim naçiz vücudum bir gün toprak olacak, fakat türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. bu söylediklerim hakikât olduğu gün, türk milleti'nden ve tüm medeni beşeriyyetten tek bir dileğim vardır:
beni hatırlayınız.
büyük gazi'ye en derin saygılarla...
beni hatırlayınız.
büyük gazi'ye en derin saygılarla...
eşini seven gece, işini seven sabah duş alır diyip tartışmayı bitirmek isterim :d
Çok uzun yıllar önce, iki kır çiçeği birbirlerine aşık olmuşlar. Bu çiçeklerden biri sevgilisini o kadar çok seviyormuş ki, baharda açtıklarında, her yeri donatan diğer çiçeklerden onu kıskanıyormuş. Bu kıskançlığa daha fazla dayanamayan çiçek, baharda açıp kalabalığın içinde kaybolmak yerine, kışın dondurucu soğuğunda açarak canından çok sevdiği sevgilisini daha çok görmeyi hayal etmiş. Sevgilisine, “Biz, diğer çiçekler gibi bu bahar açmayalım. Kışın ortasında, herkesin soğuktan kaçtığı karlı günlerde açalım ki, bütün doğa bize ait olsun, bir ömür birlikte olalım,” demiş.
Diğer çiçek de sevgilisinin bu fikrini çok beğenmiş ve bir dahaki sefere hiç kimsenin açmaya cesaret edemediği dondurucu soğukta açmaya karar vermişler. Çiçeklerden biri açmak için kışın gelmesini ve karın yağmasını beklerken, diğeri dayanamamış ve o yaz açmış. Bekleyen çiçek, sabırsızlık ve özlemle, karın bir yorgan gibi kapladığı toprağı delerek açmış gözlerini dünyaya ve her yerde o güzel sevgilisini aramış. Kışın ortasında, hiçbir çiçeğin açmaya cesaret edemeyeceği bir ortamda, aşkı ile baş başa kalabilmek ve ona sevgisini gösterebilmek için beklemiş, beklemiş, beklemiş…
Bir süre sonra ümidini yitiren çiçek, yaşadığı hayal kırıklığından dolayı boynunu eğmiş ve soğuğa daha fazla dayanamayarak ölmüş. O gün bugündür, karda açan ve sevgilisini bekleyen çiçeğe "Kardelen", sevgilisine sadık kalmayıp onu yarı yolda bırakan çiçeğe ise "Hercai" denmiş.
Diğer çiçek de sevgilisinin bu fikrini çok beğenmiş ve bir dahaki sefere hiç kimsenin açmaya cesaret edemediği dondurucu soğukta açmaya karar vermişler. Çiçeklerden biri açmak için kışın gelmesini ve karın yağmasını beklerken, diğeri dayanamamış ve o yaz açmış. Bekleyen çiçek, sabırsızlık ve özlemle, karın bir yorgan gibi kapladığı toprağı delerek açmış gözlerini dünyaya ve her yerde o güzel sevgilisini aramış. Kışın ortasında, hiçbir çiçeğin açmaya cesaret edemeyeceği bir ortamda, aşkı ile baş başa kalabilmek ve ona sevgisini gösterebilmek için beklemiş, beklemiş, beklemiş…
Bir süre sonra ümidini yitiren çiçek, yaşadığı hayal kırıklığından dolayı boynunu eğmiş ve soğuğa daha fazla dayanamayarak ölmüş. O gün bugündür, karda açan ve sevgilisini bekleyen çiçeğe "Kardelen", sevgilisine sadık kalmayıp onu yarı yolda bırakan çiçeğe ise "Hercai" denmiş.
23 nisan'dan önce dondurma yememek. Ailemle olduğum sürece, küçük kardeşlerim 23 nisan'dan önce dondurma yiyemedikleri için 21 yaşımda hala daha uymak zorunda kaldığım kuraldır.
Muhtemelen küçükken 23 nisan'ı daha çok sevmemiz hatta gelmesini iple çekmemiz için maddi bir sebep de eklemek istedi annem ve babam. Yani bir bakıma dini bayramlar için baklava neyse, 23 nisan için de dondurma oydu bizim evimizde:)
Muhtemelen küçükken 23 nisan'ı daha çok sevmemiz hatta gelmesini iple çekmemiz için maddi bir sebep de eklemek istedi annem ve babam. Yani bir bakıma dini bayramlar için baklava neyse, 23 nisan için de dondurma oydu bizim evimizde:)
ön izlenim ile sık karışır. biri sizi harekete geçmekten alıkoyarken diğeri hareket halinde olmanıza laf etmez. ön yargınız yüzünden biriyle hiç tanışmayabilirsiniz oysa ön izlenim biriyle tanışırken oluşur. ön yargı genelde kötü bir davranış olarak nitelendirilir çünkü denemeden, hakkında bilgi sahibi olmadan aksiyona geçirir. sizi belli düşüncelere, fikirlere karşı kapatır. ön izlenim ise bir şey hakkında zihninizde canlanan iz düşümlerdir, duyumlardır. bu zamanla karşınızdaki şeye beslediğiniz duygu ve düşüncelerinin temeline evrilir oysa ön yargı kırılması ve değişmesi zor bir duvar oluşturur.
istisnalar tabii ki olur, her şey gibi bunda da genelleme yapmak zor ama kısaca böyle ayırırdım sanırım
istisnalar tabii ki olur, her şey gibi bunda da genelleme yapmak zor ama kısaca böyle ayırırdım sanırım
Muhtemelen zamanında çözmeyi reddedip kaçtığımız sorunların birikmişliğinin sebep olduğu durum.
Çözümünü biliyorum bu durumun ama yapabilsem zaten aynı durumda olmam her seferinde. Böyle olunca da beceriksiz ve aptal biri gibi hissediyorum. Neyse, öyle işte.
Çözümünü biliyorum bu durumun ama yapabilsem zaten aynı durumda olmam her seferinde. Böyle olunca da beceriksiz ve aptal biri gibi hissediyorum. Neyse, öyle işte.
Ülke olarak yapması gerekeni yapanları tebrik ediyoruz, hak etmeden bir şeyi kazanmayı marifet zannediyoruz. Araya tanıdık sokmak içimize işlemiş. Birilerini aldatanı kurnaz, saf ve güzel düşüncelere sahip kişileri ahmak görüyoruz. Biz ve yakın çevremiz düzgün insanlarız. o zaman kim bu kişiler?
0. Ve eminim ki beni tanıyan yazar sayısı da 0. Umarım ifşalanmam sonradan.
Kahve falında "Lütfen tekrar deneyiniz" çıkma şoku geçirdim o ne.d
Uzun bir süre sonra temizlik yapacağım, sonra annem eve gelecek ve bunu görünce tüm mirası bana bırakacak. Mutlu son.
Ben ne anladım bu işten, içimde bir yan eksik
Sen ne anlarsın ki halden, beraber ölmeyeceğiz
Sen ne anlarsın ki halden, beraber ölmeyeceğiz
Hiçbir zaman tam tanınamaz ama karşınızdakine bir kötülük yapmadan onun kötü yüzünüzü göremezsiniz siz iyi olduğunuz sürece herkes iyidir, ayrılırken iyi kalabilmek önemli olan
Zamanında burada klinikle daha korele şeyler öğrenseydik şu an her şey çok farklı olabilirdi diye düşündürten ders. Gazi tıp'ın preklinik kısmının ciddi bir düzenlemeye ihtiyacı var ve bu ihtiyaç bir hocamızın söylediğinden yola çıkarak en az bir 15 senelik gibi duruyor.
Not:Fizyoloji bence en azından bazı hocalarımız sayesinde o kadar da uç bir kötülükte değil ama farma için aynı şeyi söyleyemiyorum maalesef.
Not:Fizyoloji bence en azından bazı hocalarımız sayesinde o kadar da uç bir kötülükte değil ama farma için aynı şeyi söyleyemiyorum maalesef.
Anthony Hopkins 29 yıl sonra hak ettiği bir oscar'ı daha alıyor, well done :)
Birini ne kadar seversek kişiyle o kadar sık bir arada oluruz ya da olmak isteriz. Bir arada geçen vakit arttıkça gerçek kişiliklerimizi ve düşüncelerimizi sansürlemeden, dosdoğru söylemeye meyilimiz artar. Dolayısıyla sevginin beraberinde getirdiği artan birliktelik süresi seven ve sevilen tarafın daha açık ve dürüst konuşmasına neden olur. Sevmediğimiz alelade birini üzmektense en sevdiğimiz insanlara karşı her zaman daha kırıcı sözler sarf etme potansiyeline sahip olma nedenimiz budur.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?