güne bir söz

sokratesla
“cahildim dünyanın rengine kandım.”

renk sözcüğünün farsça'daki yan anlamlarından biri de hîle, düzen, oyun demektir. neşet ertaş'ın bu sözü, bu bilgiden sonra bir kez daha anlam kazanıyor sanırım. kandığımız şey, dünyadaki hîle, hurdaymış meğer.

before sunrise film

richardthelionheart
Filmleri 9 yıl ara ile çıkan ''before'' serisinin ilk filmi. Yakın zamanda tavsiye üzerine izledim ve bayadır böyle bir film izlemediğimi fark ettim. Diyaloglar üzerine kurulu filmde bazı konular hakkında ilgi çekici düşünceler buldum ve düşünmeyi, düşündüren uğraşlar edinmeyi seven biri olarak filmi beğendim. fakat bir nokta var ki filmlerdeki samimi oyunculuğu gerçekten sevip sevmediğim hakkında beni ikileme düşürdü. Rol olduğunu bildiğim bir doğallık fikrine bir süre daha yabancıyım sanırım.
1

yulaf ezmesi

necdetersoz
yaklaşık 5-6 yıldır mutfağımda bulunur. geçtiğimiz yıl tam 12 kg temiz kilo almama yardımcı olan, kas kütlesi koyduğum kilo aldığım yüksek kalorili dönemde yaptığım kahvaltıların en önemli öğelerinden biriydi. lezzetine garanti veremem; ancak gerek makro dağılımı gerek nitelikli protein ve lif kaynaklarıyla çabuk sıkılmadan kullanabileceğiniz kolay hazırlanan, bulk dostu kahvaltı kombinasyonumun olmazsa olmazı idi. bu vesîleyle ağırlık sporlarına ilgi duyanlar, kas hipertrofisi ya da total güç artırımı hedefleyenler, ağırlık egzersizi berâberinde kilo almak isteyenler için spora uygun dağılmış yüksek proteinli bulk kahvaltımı da paylaşmış olayım.

- 3-5 arası haşlanmış large ya da orta boy tam yumurta
- 50-75 gr yulaf ezmesi
- 200 ml yarım yağlı süt (yulaf haşlamak için)
- 1 tk kakao (yulafa)
- 1 çk tarçın (yulafa)
- 10 zeytin
- 50-75 gr az yağlı lor (yumurtanın yanında, baharat eklenerek)
- 3-4 ceviz (yulafa)

temelinde haşlanmış tam yumurta, lor, zeytinin yanında bir kâse yulaf. böyle uzun süre devâm ettim.

yaklaşık 1000-1250 kcal

makrolar:

karb: 60-70 gr
protein: 50-70 gr
yağ: 50-60 gr

ceviz sevmeyen fındık, bâdem koyabilir. yer fıstığı eklenebilir... miktarlar bünyeye ve kişinin günlük kalori gereksinimine ve hedeflerine göre değişiklik gösterebilir... süt duruma göre çıkarılabilir -ki pastörize market sütleri uzun dönem tüketimde pek iyi sayılmaz. yulafı haşlamak için süt kullanmak yerine su kullanıp tatlandırmak üzere tarçın ve kakao miktârı artırılıp bir miktar muz kullanılabilir bu sâyede karb değerleri artırılabilir. yulafa 1 ölçek protein tozu eklenebilir ve shake olarak tüketilebilir. powerlifting tarzı çalışanlar hemen her dönemde karb miktarlarını daha fazla artırabilir. keçiboynuzu tozu kullanılabilir. gram hesâbıyla tahin eklenebilir. (alternatifler)

yağ yüksekliği gözünüze çarpmıştır. popüler diyet ortamlarındaki yağ karşıtı düşüncelere rağmen; yağsız öğünler, özellikle genç ve fertil dönemde oldukça kötü. fiziksel açıdan aktif sağlıklı bir erkek bedenine günlük 1-1,5 g/kg kaliteli yağ kaynağı girmeli, riski olmayan sağlıklı popülasyon kolesterolden de kaçmamalı. doymuş yağ alımı da risk faktörleri olmayan aktif genç sağlıklı erkeklerde testosteron ve natural erkek sağlığı için mâkûl düzeylerde tüketiminde önemli görünüyor. anabolik steroid ve türevleri kullanmadığımız için beslenmemizde hormonal sağlığı yalnızca genel sağlık için değil fiziksel fitness ve ağırlık sporlarında başarı için de önemsememiz gerekiyor. tüm bunlar için yumurta, kuruyemişler, zeytinyağı, hindistancevizi yağı, avokado, çörek otu, tâhin, hayvansal ürünlerden epa-dha vb. kaynaklar tercih edilebilir...

abi

deli dumrul
ben, şahsım dumrul'un manevi bir abisi vardı. ben, şahsım dumrul'u bizimkiler öyle bir aralıkta dünyaya getirmeye karar vermiş ki.. bir tane yaşıtım yoktu çevremde. eğer küçük dumrul'un oyun arkadaşı yoksa hayat gerçekten zor. bukelemun gibi ya bebeklerle bebek olur veya büyüklerle büyük gibi oturdum zamanemde.

bir tane abim vardı semih diye. soyadı da erden. semih erden.. sekiz-dokuz yaşıtlarındaki ben semih erdeni huh hah dev adam zamanınında büyüyen (2010 dünya kupası ikincisi) kültürlü bir çocuk olarak basketçi biliyordu. dedim öyle bir basketçi de var. dedi "evethdjagkh"

bisikleti vardı bisan marka modifiyelemiştii patlamış tekere yama yapılmış kornalı falan. freni tutmayınca (arada freni patlar) derdi pabuçları tutan tel atıyo diye. işte o zaman ayakkabısının altını arka tekere sıkıştırır manuel abs sistemini devreye sokardı. tekere ayağını sıkıştırır öyle dururdu bisiklet. zaten hikayemizin olayı da burası*

bu bisan marka vitessiz Allaha emanet fren pabucu patlayan bisikletli abime dedim: semi abi beni önüne alsanaaa. tamam ama ayağını sakın ön tekere dokundurma tamam mı.. tamam. bir tepe var böyle yol beton ama yolun sonu çakıl. (hikaye köyde geçiyor) işte biz koptuk geliyoz, benim ayaklar düz saat 10 yönüne bakıyor. ön tekere dokundurursa biliyor ki dumrul tahtalı köye gidecek. rüzgarı yüzümde hissediyorum ama derdim ayağımın ön tekere dokunmaması. e dokunmadı ama dumrul tahtalı köye gidiyordu az kalsın. çünkü fren sistemi...

yolun sonuna doğru fren teli yine attı pabuç bağımsız tutmuyor fren. semih abim aldı manuel abs'yi. ama sen gel tam çakılda abs aç. tekeri bir çekti çakıl. benim ön tekere dokunmasın diye dümdüz tuttuğum diz bacak ne varsa çakılda süründü. aynı moto gp'de virajı alamamış motosikletçi gibi kaydık. diz kanıyor pert.. anneeeeeee..!1! hemen tentürdiyot pamuk bası canım anam bi yandan pansuman bir yandan semih abime kızıyor. o ara semih abim de bisikletine bakıyor hasar var mı diye.. semi abim işte cano..
6

sevilmemiş olma hissi

armut
Farklı insanların farklı zamanlarda içime işleyerek derinleştirdikleri his. Bazen beni tamamen sarıyor, işte o zaman çok çaresiz hissedip kendime iyi gelmek için merhamet etmek konusunda kendime sınırsız taviz veriyorum. Her şey bitse bile bana kalan yine ben olacağım. Taviz verme hakkım olmalı diye düşünüyorum. Beni bu hisse iten herkese karşı kırgınım

dışarıdan çok güçlü görünen insan

zazabey
güçsüzlere ne olduğunu görmüş insandır. hayat onu bu hale getirmiştir. zaaf gösterince insanların o zaafını nasıl kullandığını görmüştür ve şunu öğrenmiştir: en kötü gününde en güzel giyineceksin. her şey üstüne üstüne geldiği gün o gün en şık sen olacaksın, düğüne gider gibi giyineceksin. hep güleceksin. ben burdayım, yel kayadan toz alır diyeceksin. sana bakanlar vay be ne adammış diyecekler.
1

bir gün ölecek olmak

inthebleakmidwinter
Ölüm öyle bir hakikat ki hem kendi başına bir gerçek; hem de bu yalan hayatın yanında, bu yalanı gerçek kılabilen de bir gerçek. Öleceğimi biliyorum benim sorum ne zaman olacağı Değil, ben ölürken bu dünyadan huzur ile mi yoksa ızdırap ile mi öleceğimdir. Yaptığım ve yapacağım her şey ölümüm karşısında bir anlam kazanacak zira.

Derler ki başlamak bitirmenin yarısıdır. Doğru, zira son vermek de bitirmenin diğer yarısıdır. Arada kalan mı? Hayır onun bu anlama pek bir katkısı yok. Doğum ve ölüm, birbirine aşık iki sevgili.. ancak kavuşmayı bekleyen.. hepimiz bir gün bu ayrılığa son vererek bağlamlarımızı anlam haline getireceğiz.

sevin

batmanken
herhangi bir karşılık veya çıkar beklemeden sevin. sevgi göstermeyi sevin. aksi takdirde hayal kırıklığına uğrama ihtimaliniz oldukça yüksek.

insanı ne soğutur

mandalinasoydumbasucumakoydum
Şöyle bir görsel atıp “evet yhiaaa bu görseldeki gül ben oluyorum işteeeğ” gibi açıklamalar yazan arkadaş. Arkadaşlar siz iyi misiniz? Çok ciddi soruyorum bu soruyu. Böyle bir durumda olduğunuzu düşünüyorsanız bunu dillendirmezsiniz bunu sizi iyi tanıyan arkadaşınız dillendirir “evet ya sen de hep buradaki gül oluyorsun” gibi gibi. Çok gevezelik ettim velhasıl kendini öven insan kendinden soğutur. Hatta bunun bir level üstü ben mütevaziyim diyen insandır. Aman allah korusundur. Lisede arkadaşlarımla “ben çok mütevaziyimdir” esprisini yapardık. Bilin bakalım ne oldu. Üniversiteye geldim ve normal olarak lisedekinden daha olgun insanlarla karşılaşacağımı düşünürken gerçekten “ben çok mütevaziyimdir zaten” diyeni gördüm. Hayat sürprizlerle dolu (sürprizin iyisi kötüsü olmaz*)
Edit: ben de nasıl soğumuşsam artık

2

feminizm hakkında

deli dumrul
Of ne zaman feminist kelimesini duysam aklıma davut güloğlu - katula katula geliyor sjsnbdlfşv

Şimdi feminazi diyen arkadaşlar da var yalan yok (acaba kim)

İşin içinden açıklayarak çıkılmaz (iki paragraf sildim bu yorumu yapmak için)

Biraz ciddilenirsek bu ülkede hiçbi şey kelimenin gerçek anlamıyla kullanılmıyor. Nasıl laiklik mini etek giymekse(!) Feministlik de erkek düşmanlığı(!)

(Aferin Önce güldüm sonra bastım eksiyi)
2

season of the witch

richardthelionheart
Nicolas Cage oynadığı ve ortaçağda geçtiği için, haçlı seferlerinden, kara veba'dan bahsetmesi sebebiyle ilgimi çeken bu film ne yazık ki önermeyeceğim filmler listesine gidiyor. konu güzel, yorulmuş şövalyeler kara vebaya sebep olduğu düşünülen cadıyı bir şehre götürmekle görevlendirilirler. evet ilgi çekici ama sonunun böyle olacağını bilmeden önceydi..

şimdi düşününce fazla mı yargılayıcı davranıyorum diye düşünüyorum ama sonu böyle olmasa gerçekten sevebilirdim. sonuna kadar belki 6/10 vereceğim puan sonu ile birlikte 4/10'a düşüyor. ortaçağ hakkında izlenecek başka filminiz varsa buna bir eksi oy verin derim ama başka kalmadı diyorsanız belki o sisli havası, bulutlu gökyüzü, vebanın insanları kırması falan için belki izlenebilir. belki...

kitap alıntıları

highwaytohell
"şu anda,sana güzel bir söz söyleyebilmek için,on bin kitap okumuş olmayı isterdim,"dedi:"gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek:seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda."
oğuz atay-tutunamayanlar
2

d2 kardiyo komitesinin hiç bitmemesi

daenerys targaryen
arkadaşlar kesinlikle ezber yok sadece mantığını kavramamız gerek zaten konularda oldukça basit sakin olun. şimdi size özetlicem konuları
fizyo:
kalp vücudumuza kanı pompalar
ormanlar dünyamızın akciğerleridir yani akciğerler de bizim ormanımız oluyor

anatomiden de burun yüzün ortasında ve 2 deliği var bunu bilseniz yeter

biyofizik zaten gözünüz kapalı 8/8 yaparsınız yazmıyorum

immünolojiyi henüz ben de anlamadım satmayı düşünüyorum.
bu taktikler sözlükte kalırsa sevinirim yalnız bütün sınıf +90 alırsak hocalar şüphelenebilir.
6

içini dök

poyrazkarayel
Tartışmak ve kavga etmek benim eski iki dostum. İki zıt görüşü savunan insan, birbirlerine kırgın iki insan, dargın iki insan konuşurken yaralıyorlarsa birbirlerini benim bu eski dostlarım devreye giriyor. Ama ben tartışıp kavga edersem 2-3 gün kendime gelemiyorum. Başımın tam arkasına kan şıçrıyor sanki, sonra karıncalanıyor yüksek tansiyondan ,o ağrı öyle bir sersemletiyor ki o 2-3 gün ruh gibi geziyorum.

O yüzden kızmak ve üzülmek yok, dostlarım ömrümü kısaltıyor gibi hissediyorum.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol