Belediye çiçeği
işçi ve emekçiler bayramı.kutlu olsun!
bana "yapamazsın" diyen arkadaşlarım nedense hep kızdı. Sonuna kadar erkeklerin hem kendi aralarında olan hem de kızlara karşı olan arkadaşlığının daha iyi olduğunu savunuyorum. Kızların sinsi ve kıskanç olma ihtimali daha yüksek. Yaşadıklarımdan yaptığım çıkarımlar bu şekilde malesef. Sonuç olarak doğru insana arkadaş dediyseniz çok da güzel olur.
Ara ara hayatımda temizlik yapmam gerektiğini tekrar hatırladım. Kişiliğimizin uyuşmadığı kimseyle vakit geçirmek zorunda olmadığımı, beni yoran hiçbir şeyi sırtımda taşımamam gerektiğini (okul hariç maalesef), istemediğim mekanlara bile bazen sırf alışkanlıktan gittiğimi fark ettiğimde güzel bir temizlik yapıyorum. Canımın istemediği kim, ne varsa yavaş yavaş bazen de bir çırpıda uzaklaşıyorum. Her zaman kolay olmuyor ama alışınca her şey daha iyi oluyor. Bahar temizliğinizi yapmayı unutmamanız dileğiyle ;)
elazığdan dönen arkadaşımın tuğba kuruyemiş ceviz sucuklarına benzeyen yöresel yiyecek olan “orcik” getirmesi.
o kadar güzeldi ki lan tuğbada bize kaç sene plastik yemişiz meğer.
o kadar güzeldi ki lan tuğbada bize kaç sene plastik yemişiz meğer.
Bilemem kardeş, meyveyi soymadan içinden ne çıkacak bilemem !
bir insan benim sahip olduğum imkanlara sahip olamayınca üzülüyorum.yani baya o günüm kötü geçiyor.o yüzden yediğimi içtiğimi fotoğraflamak bana göre değil. ya da birisine yardım edecekken yanlış anlaşılmak en kötü senaryolar benim için.
kısa bilgilendirmeden sonra olaya geçelim. dersaneden çıkıp direkt eve giderdim lise sonda.zaten uykusuzum, yemek yiyip yatmam gerekiyor bu yüzden hep bir telaş hali.ama benim biraz da ters bir huyum var yürürken karşıdan gelen insanlara bakarım böyle dik dik, gözlemlerim, mimiklerini kontrol ederim falan manyaklık yani.
Hallerinden anladığım üzere maalesef durumu pek de iyi olmayan bir anne, 20 metreden gördüğüm kadarıyla yüzünde mahzun bir ifade, ağlamaklı kaşlar, yılların yorgunluğuyla eğilmiş bel bir de pazar poşeti.annenin yanında ağlayan bir kız çocuğu.4-5 yaşlarında o kadar içli ağlıyor ki salya sümük karışmış
Bir yandan da bir şeyler anlatıyor anneye.yaklaşıp yanımdan geçerken onlar şu cümleyi duyabildim.
- onlar hep güzel giyiyor.sen bana hiç giyecek şeysi almıyosun.
Hala daha unutamıyorum ben.sen bana hiç giyecek şeysi almıyosunu.inşallah değişmem,inşallah paraya tapmam ilerde ve hala bu hassasiyette olurum.bana yetecek kadarını aldıktan sonra, o parayla değiştirmek,güzelleştirmek,güldürmek istediğim o kadar yüz ve çocuk var ki..
kısa bilgilendirmeden sonra olaya geçelim. dersaneden çıkıp direkt eve giderdim lise sonda.zaten uykusuzum, yemek yiyip yatmam gerekiyor bu yüzden hep bir telaş hali.ama benim biraz da ters bir huyum var yürürken karşıdan gelen insanlara bakarım böyle dik dik, gözlemlerim, mimiklerini kontrol ederim falan manyaklık yani.
Hallerinden anladığım üzere maalesef durumu pek de iyi olmayan bir anne, 20 metreden gördüğüm kadarıyla yüzünde mahzun bir ifade, ağlamaklı kaşlar, yılların yorgunluğuyla eğilmiş bel bir de pazar poşeti.annenin yanında ağlayan bir kız çocuğu.4-5 yaşlarında o kadar içli ağlıyor ki salya sümük karışmış
Bir yandan da bir şeyler anlatıyor anneye.yaklaşıp yanımdan geçerken onlar şu cümleyi duyabildim.
- onlar hep güzel giyiyor.sen bana hiç giyecek şeysi almıyosun.
Hala daha unutamıyorum ben.sen bana hiç giyecek şeysi almıyosunu.inşallah değişmem,inşallah paraya tapmam ilerde ve hala bu hassasiyette olurum.bana yetecek kadarını aldıktan sonra, o parayla değiştirmek,güzelleştirmek,güldürmek istediğim o kadar yüz ve çocuk var ki..
İnan ki merak etmiyorum.
fetih 1453....
Popomun nereye temas ettiğini asla anlamadığım ancak mütemadiyen bir yerlere degdigini bildigim asansör
Ama bakın popoma temas eden demiyorum,alternatif bir gerçeklik olarak popomun temas ettiği bir yerler diyorum
Esas gerçekliği göz ardı edemezsem o asansöre binemem
Öyle bir asansör
Ama bakın popoma temas eden demiyorum,alternatif bir gerçeklik olarak popomun temas ettiği bir yerler diyorum
Esas gerçekliği göz ardı edemezsem o asansöre binemem
Öyle bir asansör
Bir tane de türkçe bırakayım:
Hazreti fatıma..
Resulullah sevmiş.. sevmiş..
efendimizin kızına olan sevgisini okudukça, dinledikçe gözüm dolar. Kıskanmaktan Allah'a sığınırım ama imrenmek kelimesi az kalıyor bu sevgiye.
Resulullah sevmiş.. sevmiş..
efendimizin kızına olan sevgisini okudukça, dinledikçe gözüm dolar. Kıskanmaktan Allah'a sığınırım ama imrenmek kelimesi az kalıyor bu sevgiye.
Yaşamak
2019 yapımı gizem/komedi türündeki film.
dün izledim.ilk kısımları yavaş akıyordu ve sıkılmıştım açıkçası.ama bir yerden sonra sardı.hızlı akmaya başladı film..ve sonuna kadar da kopmadan izledim.sanırım dizi izlemeye alıştığımdan film bana biraz uzun geldi.başları daha kısa olabilirdi sanki..
film hakkında tahminimin tutması da beni biraz üzdü (nedense ters köşe yapılmasını daha çok seviyorum) ama genel anlamda izlemekten gayet keyif aldım.tavsiyemdir.
dün izledim.ilk kısımları yavaş akıyordu ve sıkılmıştım açıkçası.ama bir yerden sonra sardı.hızlı akmaya başladı film..ve sonuna kadar da kopmadan izledim.sanırım dizi izlemeye alıştığımdan film bana biraz uzun geldi.başları daha kısa olabilirdi sanki..
film hakkında tahminimin tutması da beni biraz üzdü (nedense ters köşe yapılmasını daha çok seviyorum) ama genel anlamda izlemekten gayet keyif aldım.tavsiyemdir.
Arkadaşlar,anatomi görmüş insanlarız. Kabul edelim o kadar da güzel değil. Hele şu bağırsak falan filan 🙊
01.16 ileleualatyr sizi seviyor demekmiş, yayalım.
yağa benzer siyah seyi beni endişelendirse de yurtta kalırken az doyurmadı sağolsun
Bugün birinin konuşmasına denk geldim ve çok hak verdim sevgili yazarlar. Bu konuşmada bahsedilenleri hatırlamaya zaman zaman hepimizin ihtiyacı olduğunu düşündüğüm için sizinle paylaşmaya karar verdim. Bahsini ettiğim konuşma hayatımızdaki zorlukların oldukça olağan olmasıyla ilgiliydi. Kendi cümlelerimle bir şeyler eklemek istiyorum simdi.Hayat dediğimiz bu seruvenin eğlenceli ve kolay olduğunu kimse bize söylemedi. Yani kimse bize kolay olacağı hakkında bir söz vermedi. Zorluklar olacak elbette! Evren zaten zıtlıktaki güzelliklerden beslenmiyor mu? Zorluk olacak ki kolaylık da olsun! Kolaylığın bir anlamı olsun. Hüzün olacak ki mutluluk ne demek bilelim. Hangi güzel şey kolayca oluverir? Kolayca olursa başarmanın lezzeti kalır mı? İnsan denilen karmaşık canlının zorluklarla karsilasmasi çok normal. Bizden çok daha ilkel olan sıradan bir ağacın büyümesi de zorluklarladir en basitinden. Gökkusaginin oluşması için yağmurun yağması gerekir. Su denilen hayati içeceğimizin devamlılığı için yağmur ve kar yine yagmalidir. Toprak eşelenince en verimli bitkilerini verir. Kalem açılınca en güzel yazar. Belki de en başında bu söylediklerimi kabul edebilirsek daha kolay olacak zorlukları benimsemek. Zorlukların da bize bir şeyler katabildigini, kolaylık kadar gerekli olduğunu anlamak gerek. Belki birinizin bunları duymaya ihtiyacı vardır. Çünkü benim zaman zaman ihtiyacım oluyor. Umarım biraz olsun içinizi ferahlatır ve kendi zorluklarinizla baş edebilmenizde size yardımcı olur. :)
İstanbul sözleşmesi'nin sıkıca uygulandığı ilk senelerde kadın cinayetlerinde düşüş yaşanmıştı. Sonra bu sözleşme kaldırıldı, neden? Bir cevap yok, açıklama yok! Kaldırıldı işte. Yerine bir şey getirildi mi? Hayır. Erkek arkadaşlar bunu tam anlamıyla anlayamıyor olabilir, bir kadının arkasında birini hissettiğinde yaşadığı korkuyu, bu ülkede alınıp verilebilen bir “mal” konumuna sokulmanın ne demek olduğunu yaşayan bilir. Ben de bilemem tam anlamıyla mesela bir çocuk gelinin babası yaşındaki biriyle evlendirildikten sonra yaşadıklarını ama şunu biliyorum: Bazı insanlar beni ciddiye almıyor, sırf kadınım diye söylediklerimi dinlemeyen insanlarla karşılaştım ben. Daha sonra aynı kişiler babamı düzgünce dinlemişlerdi ama. Annem boşandığında annemin düştüğü konumu da kendi gözlerimle gördüm, toplumun ona acıyışına da şahit oldum çünkü annem onlara göre iki kız çocuğuyla “kadın” başına ne yapardı ki? Bu konuda çok öfkeliyim ve beni tam anlamıyla anlayabilecek kişilerin kadınlar olduğunu düşünüyorum. Birbirimize destek olmaktan başka da elimizden bir şey gelmiyor. Bu kaçıncı haber sayamadım bile. Daha da kötüsü ne biliyor musunuz? Bu son değil ve olmayacak. Son olmadığı gibi bazı zihniyeti bozuk kişilerce bu kadınların bunu “hak ettiği” düşünülecek.
Kalamardır. fiyatı o kadar sıkıntılı bir boyutta değil ancak levazımatın meblağsı dudak uçuklatan bir seviyede olduğu için ve kalamarı pişirmek de uğraştırdığı için alamıyorum uzun zamandır. en yakın özel günde alacağım zira yazarken fark ediyorum ki neredeyse bir yıl olmuş en son alalı.
bu yaşımda her şeyi yoluna koyacağımı. şimdi de bunu 30 yaşım için düşünmeye başladım umarım o zaman gerçekten bir şeyleri yoluna koymuş olurum :')
Dipsiz kuyularında analarının kahrı
azalmış galata'da iki deli çocuk
bacakları uzamış rıhtımda
enlemlerle boylamların denizleri geçişi
iki deli çocuğun uyuduğu saatlere rastladığı için
onları hiç görmeyecekler işte.
ece ayhan - gül gibi kanto (1957)
azalmış galata'da iki deli çocuk
bacakları uzamış rıhtımda
enlemlerle boylamların denizleri geçişi
iki deli çocuğun uyuduğu saatlere rastladığı için
onları hiç görmeyecekler işte.
ece ayhan - gül gibi kanto (1957)
Radio Days. Bir Woody Allen filmidir. Bizi radyonun medyaya hakim olduğu zamanlara götürür. Biraz geçmişi hatırlar, özlem duyarız. Ama sonra geçmiş zaman kaygılarını da görürüz, telaşlar bile farklıdır. "Nerede o eski günler" tadında durgun ancak huzurlu bir akışa sahiptir.
Gonca güllerim vardı, burcu burcu kokardı.
Rengi soldu sarardı, sevip tutana kadar.
Rengi soldu sarardı, sevip tutana kadar.
E iyi işte ekstradan özellik gelmiş oluyor.
ya ben onu düşünüyorum da asıl soru o beni düşünüyor mu? çünkü önemli olan onun beni düşünmesi sanırım. :(( neyse. ben, onun beni düşünüyor olma ihtimalini sevdim...
"Sizin alınız al, inandım.
Morunuz mor, inandım.
Tanrınız büyük, âmenna.
Şiiriniz adamakıllı şiir,
Dumanı da caba.
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız."
Morunuz mor, inandım.
Tanrınız büyük, âmenna.
Şiiriniz adamakıllı şiir,
Dumanı da caba.
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız."
bence bu ehliyet ilk alındığında çok fazla oluyor.sonra hevesini alınca bi tık azalıyor hız yapma isteği.ya da ben maymun iştahlı olduğumdan böyle oldu yine,bilemedim :d
Varlığınla varlığımı onurlandırdığın için teşekkür ediyorum. İyi ki varsın.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?