gazi tıp itiraf

concretusincorde
Bazen durup etrafımdaki insanlara baktığımda bazılarının doktor olacak olması yalnızca bu fikir bile beni çok korkutuyor. İnsanları anlamaktan aciz, doktor olmayı yalnızca teorik bilgilerden ibaret gören, egoist, bencil, empati ve iletişim yoksunu, sorumluluk almaktan kaçan, her yanlışında başkalarını suçlayan, toplu görev bilincinden uzak, başka fikirlere saygı duymayı bu yaşta bile hâlâ öğrenememiş, hastaların mahremiyetine dahi saygısı olmayan hekim adayı tiplerinin fakültemizde var olduğu gerçeğinden de çok utanıyorum. Ve hepsinin ait olmadıkları bu bölümü bırakmalarını ya da en azından insanlarla en az muhatap olunacak temel bilimler gibi dalları seçmelerini temenni ediyorum.

hiçbir şey yapası olmamak

rosros94
İnsan bazen her şeyin farkındadır. Hiçbi şey yapmadığının, neler yapması gerektiğinin, neyin kendisine iyi geleceginin vs ama yine de yapamaz. İşte buna depresyon diyoruz tabi anlık şeylerden bahsetmiyorum daha uzun süreçleri kastediyorum. Bu yüzden çevrenizde böyle insanlar varsa onlara ne yapması gerektiği konusunda sürekli öğütler vermek yerine daha destekleyici ve sorunlarını anlamaya çalışın,profesyonel yardım alması için destekleyin. Her insan hayatının belli bir bölümünde bunları yaşıyor normal bir süreç oldugunu bilmeliyiz. Kamu spotu gibi yazmışım ama çeken bilir:( dediklerimin aksi davranışlar karşı tarafta sadece nefret ve can sıkkınlığından başka bir şey yapmıyor

bir daha onu sevdiğim gibi kimseyi sevemem hissi

highwaytohell
bir zamanlar ben de bu şekilde hissediyordum.çünkü o sıralar duygularım o kadar yoğundu ki o kişiye karşı.sanki başkasını sevemeyecektim bir daha.bu düşünce beni epeyce yormuştu.ama zaman her şeyin ilacı.o kadar üzüldüğüm günler şimdi dönüp baktığımda yüzümde sadece bir tebessüm oluşturan günler oluverdi.

nasıl bir öğrensiniz-öğrenciydiniz

inthebleakmidwinter
Hayatımın hiçbir döneminde yozlaşmış okul konseptinin içinde öğrenmedim. Hayatıma değer katan hiçbir bilgiye okullar vasıtasıyla ulaşmadım ki buna yükseköğrenim kurumum da dahil. Ünlü İrlandalı tiyatro yazarı Bernard shaw'ın bu konuda çok veciz bir ifadesi vardı: “eğitimime okul yüzünden uzun bir ara vermek zorunda kaldım.”

Bugünün adem-i merkeziyetçi eğitim anlayışı ne yazık ki bırakınız ortaöğretim kurumlarına, henüz yükseköğrenim kurumlarına bile sirayet edemedi. “İhtiyaç halinde bilgi” olarak da tanımlayabileceğimiz bu yeni çağın epistemolojisi belki etik olarak sorgulanabilir ancak şu an bir realite. Bunu kabul etmek gerekiyor. Tıp mı okuyorsunuz? Hayır siz tıp bilginizle ancak diplomalı işçiler olabilirsiniz. Sonra da nöbetti, şiddetti, döner maaştı sorgular durursunuz.

Doktorsanız bugün ilaç sektörünü yalayıp yutacaksınız, medikal sektörünü anlayacaksınız, home office çalışma düzeni üzerine fikir yürüteceksiniz, yapay zekayı bırakın kullanmayı yazmasını bile öğreneceksiniz. Bunlar bu okulda öğretilmez. Bunu takip edip öğrenmek gerek. En önemlisi pratiğe döküp hayata geçirmek gerek. İnternet bu yüzden var. Bugün birkaç öğrencinin startup olarak başlattığı Udemy, bizimki de dahil pekçok üniversitenin uzaktan eğitim altyapısını toplar, türevini alır.

Ben ne öğrendiysem kendim öğrendim, hatırlarım 6. Sınıftayken logaritma ve türev öğrenirdim, resim derslerinde sınıfı geçmeye çalışırken evde kendim karakalem çizimler yapardım. İnsanlar fen dersinde slayt izlerken ben evde iki kez kendi robotumu yapıp bir tane de prototip çamaşır makinesi üretmiştim. Teknoloji tasarım dersinde hiç unutmam 7. Sınıftaydım henüz iwatch çıkmadan iwatch isimli bir akıllı saat projesi geliştirmiş ve sunmuştum. Tabi ki onu evde üretemezdim bu yüzden sunumum yalnızca teoriden ibaretti. Mukavvadan çiçek yapanlar benden yüksek puan aldılar. İwatch bugün EKG ölçüyor. Bizimkiler mukavvayla uğraşıyor. İngilizce notlarım yerdeydi ama ben kendi kişisel gelişimim için yeter seviyede İngilizce biliyor ve takip ediyordum. Nereden yeter diyorum çünkü anlayabiliyordum. Hep piyano çalmak istemiştim ancak babam beni bağlama çalmaya, okul ise melodika çalmaya zorladı. Bugün hiçbir alet çalamıyorum. Bunun sorumlusu ben miyim? Coğrafyadan neredeyse kalacaktım ama Türkiye'de gidilmedik coğrafya bırakmadım, eksik bölgeleri de önümüzdeki yıllarda tamamlayacağım. Bana ne dağların paralelliğinden, 26-42'den. Bunlar için artık navigasyon cihazı var.

Genel olarak vasat bir öğrenci olmakla birlikte yer yer parladığım pekçok zaman dilimi oldu. Bunların hepsi benim çabam sayesinde oldu. Bir erkeğe neden yemek yapmayı öğretmezsiniz; lise hayatım boyunca kendi yemeğimi kendim yaptım (ve hala). Ehliyetimi aldığımda 6 yıldır araba kullanıyordum. O kadar tatminsizdim ki berbere gitmemek için traş makinesi alıp lise hayatımın iki yılında kendi saçımı kendim kestim. Bunların hangisini okulda öğrenebilirsiniz? Sorarım buradaki arkadaşlarıma..

Bugün de durum bundan farksız. Bana ne hangi hastalığa hangi etken maddeli ilacın kullanılacağından? Çok yakında bunu yapay zeka bizden binlerce kat iyi yapacak. Bize düşen bu yarının gereksiz datasını öğrenmek mi yoksa bu bigdatayı faydalı bilgiye dönüştürmeyi öğrenmek mi? Okul neden yapay zeka öğretmiyor bizlere? Çünkü istese de öğretemez.

Hadi okul bunları yapamadı diyelim, mesleki tecrübelerin aktarılması konusundaki yetersizlik had safhada. İlişki ağı kurmak için Twitter kullanmak zorunda mıyız? Bir hocanın tecrübesine ulaşabilmek için onun tweetlerinden seçmece mi yapmalıyız? Ne kadar acizce... utanılası...

Okul fiziki bir şey olmadı hiçbir zaman bende. O, yalnızca kafamın içindeki bir dürtüden ibaret. Bunu anladığımız ve hayata geçirdiğimiz gün o çok büyük kale misali üniversitelerin burnu havada akademik tiranlıkları yerle bir olacak ayağımızın altında. Bu platformu üniversite mi inşa etti, bunu yapmaları için onların sözümona çok değerli yüksek fikirlerinin alakasını mı beklemeliyiz? Dünün yoz akademileri yarının doktorlarını, mühendislerini, iş adamlarını ve politikacılarını yetiştiremeyecek.

Ben yeni neslin içinden biri olarak bu sistemle kavgalıyım, hem de çok fena kavgalıyım. Ya bu sistemin çarkları altında unufak olacağız ya da hep birlikte farkındalığımızı yakalayıp yeni bir sistemin meşalesini yakacağız.

soğuk havada açık hava sineması

karedeki kedi
İkinci açık hava sineması deneyimimizde de maalesef hava ile ilgili sorunlar yaşadık. Neyseki bu kez geçen seferki kadar soğuk değildi. ODTÜ Vişnelik'te Kült Kavaklıdere işbirliği ile gerçekleşen bu etkinlikte bizim gitmeyi tercih ettiğimiz film La La Land oldu. Müzikal film izlemeyi zaten severim ve bu filmi de çok beğendim. Filmin sıcak etkisinden olsa gerek caz müziğine olan ilgim arttı. Filmin mevsimlerle ilişkilendirilmiş teması, şarkılar ve en çok da başrol çiftin uyumu harikaydı! Filmin sonunda arkadaşlarımla fikir ayrılığı yaşadığımız bazı kısımlar olsa da filmi beğenme konusunda herkes aynı fikirdeydi. Bugüne kadar izlememem hata olmuş zaten diyorum ve size de izlemediyseniz bu filmi öneriyorum sevgili yazarlar! :)

kare çarşı

jesse pinkman
+abi bir çay alabilir miyim?
-karton mu, cam mı?
+karton abi,öğrenci.

+kanka bozuk var mı?
-var kanka.
+1 el langırt atalım, sonra çs.
(10 el langırt oynandı)

+bu koku ne ya?
-çs'ye kedi..........

(havaların güzel olduğu bir gündür)
+sen kareye git yer tut.
-alo! baktım da full dolu.. yer kalmamış, otoparkın kenarı bile dolu..

(akşam karesi vardır bir de. en güzeli... sadece öğrenciler olur, gütf'nin okul olduğunu hissedersin o zaman işte.d)

//kareye oturduğunda arabaları görmek istemeyen, karenin öğrencilere ait olmasını isteyen tüm gütf'lilere selam olsun.....

efsane -gibi- replikleri

poyrazkarayel
yılmaz: dayak yemiş ya. dayak..

ilkkan: abi ben de güldüm ama yani çok sinir bozucu bişey değil mi abi mustafa abi dövüyormuş çocuğu.

yılmaz: mustafa abi beni dövdü dese anlarım. hani bi kere dövdü ben de çektim kapıyı çıktım olur. dövüyodu ne demek lan bu bi süreç yani. bi süre dayak yedin demek ki sen.

ilkkan: kim bilir ne zamandır devam ediyodu ya.

yılmaz: bunu demek ki yani biz.. biz de dövsek. bi süre dövebiliriz yani bunu.
7

beyin yakan sorular

elegantmoon
D3 finalinden 80 alınır mı? Alınabilmesi mantıklı mı? Böyle bir şey olabiliyor mu?
Edit: 62 aldım. Aslında komitelerin hepsini bazal seviyede iyi biliyorsanız 70 rahat alınır. 80 alınmaz kasmayın boşuna.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol