tam 2 yıl önce bugün...
o günden sonra hiçbir şey aynı olmadı...
dramatik girişi yaptığıma göre direkt konuya gireyim, o gün ne yapıyordunuz ne hissetmiştiniz?
ben akşam haberleri izleyince en geç temmuzda ilaç falan çıkar, ve maskeyi eldiveni falan sadece sağlık çalışanlarının takacağını düşünmüştüm :d
trans-4,5-epoxy-(e)-2-decenal.
insan ve diğer memelilerde kanın karakteristik metalik kokusunu veren kimyasal. 3-[(2r,3r)-3-pentyloxiranyl]-2e-propenal; epoxy-2-decenal şeklinde bir adlandırması da var.
o "kan kokusu" dediğimiz, metalik, kendine has kokunun esas sebebi kanda bunun yoğun olarak bulunması.
özellikle karnivor ve avcı türler, bu kimyasalın kokusuna karşı son derece hassaslar. kilometrelerce öteden kan kokusunu alabilen yırtıcı hayvanlar bu kimyasalın geldiği yeri algılayarak avlarının yerlerini belirleyebiliyorlar. insanlar da bu kokuyu yırtıcı hayvanlara benzer şekilde hissedebiliyorlar. yapılan bâzı çalışmalara göre yırtıcı ve karnivor türlerde bu kokunun alınması atraktif, yâni o canlıyı kanın bulunduğu bölgeye çeken bir tabiatta iken, herbivor ve av olan türlerde bu kokunun algılanması bölgeden uzaklaşma davranışını tetiklemiş (bölgede av olmuş bir canlının ve yine potansiyel tehdit olan yırtıcı türün civarda varlığına yönelik evrimsel bir koruma mekanizması olabilir).
insanlar da bu metalik kokuya farklı ölçülerde tepkiler gösterebiliyor. kimileri severken (ben severim) kimileri gerçekten tiksinebiliyor. bu da insan türü olarak omnivor canlılar olmamıza rağmen, bana kalırsa birey düzeyinde karnivor ya da herbivor tarafımızın hangisinin daha baskın olabileceğine dâir bir miktar fikir de verebilir. :)
molekül gösterimi:

ilginç bir bilgi; bu kimyasal bir çeşit aldehit ve omega-6 içeren yağların yüksek derecelerde ısıtılmasıyla ya da yakılmasıyla meydâna gelen reaksiyonlarda da bir basamakta oluşuyor. dikkat ettiniz mi bilmem ama bitkisel yağlar yüksek derecelerde ısıtılıp yakıldığında da ağır bir yağ yanığı kokusuna eşlik eden hafif metalik bir koku duyarsınız. örneğin bâzı otobüsler böyle yağ yakarlardı yakıt olarak. aklıma hemen o geldi, o kokuyu hatırlarsanız bünyesinde değişik, farklı bir metalik koku da barındırdığını hissetmişsinizdir. ya da tavada yağlı bir yiyecek kızartırken tavayı ocağın üstünde çevirip alevlerin yağa ulaşmasına neden olursanız tavanın içindeki yağ alev alıp yanınca da aynı koku çıkar. işte o yağda oluşan kimyasalla kana metalik kokusunu veren kimyasal, aynı.
daha da ilginç bir bilgi; bu kimyasal nârenciyelerin kabuğunun altındaki beyaz acımsı tabakada ve yeşil çaylarda da yoğun olmasa da bulunuyormuş ve bu aromaları yakalayabilmek için diğer kimyasallarla birlikte yıllarca aroma verici olarak kullanılmış; ancak kullanım dozlarında hücresel toksisiteye neden olabileceği nedeniyle kullanımı yasaklanmış...
insan kanıyla, nârenciye, çay ve bitkisel yağın böyle bir ortak noktasının olabileceği kırk yıl düşünsem aklıma gelmez. insan bâzen doğaya hayret ediyor...
insan ve diğer memelilerde kanın karakteristik metalik kokusunu veren kimyasal. 3-[(2r,3r)-3-pentyloxiranyl]-2e-propenal; epoxy-2-decenal şeklinde bir adlandırması da var.
o "kan kokusu" dediğimiz, metalik, kendine has kokunun esas sebebi kanda bunun yoğun olarak bulunması.
özellikle karnivor ve avcı türler, bu kimyasalın kokusuna karşı son derece hassaslar. kilometrelerce öteden kan kokusunu alabilen yırtıcı hayvanlar bu kimyasalın geldiği yeri algılayarak avlarının yerlerini belirleyebiliyorlar. insanlar da bu kokuyu yırtıcı hayvanlara benzer şekilde hissedebiliyorlar. yapılan bâzı çalışmalara göre yırtıcı ve karnivor türlerde bu kokunun alınması atraktif, yâni o canlıyı kanın bulunduğu bölgeye çeken bir tabiatta iken, herbivor ve av olan türlerde bu kokunun algılanması bölgeden uzaklaşma davranışını tetiklemiş (bölgede av olmuş bir canlının ve yine potansiyel tehdit olan yırtıcı türün civarda varlığına yönelik evrimsel bir koruma mekanizması olabilir).
insanlar da bu metalik kokuya farklı ölçülerde tepkiler gösterebiliyor. kimileri severken (ben severim) kimileri gerçekten tiksinebiliyor. bu da insan türü olarak omnivor canlılar olmamıza rağmen, bana kalırsa birey düzeyinde karnivor ya da herbivor tarafımızın hangisinin daha baskın olabileceğine dâir bir miktar fikir de verebilir. :)
molekül gösterimi:

ilginç bir bilgi; bu kimyasal bir çeşit aldehit ve omega-6 içeren yağların yüksek derecelerde ısıtılmasıyla ya da yakılmasıyla meydâna gelen reaksiyonlarda da bir basamakta oluşuyor. dikkat ettiniz mi bilmem ama bitkisel yağlar yüksek derecelerde ısıtılıp yakıldığında da ağır bir yağ yanığı kokusuna eşlik eden hafif metalik bir koku duyarsınız. örneğin bâzı otobüsler böyle yağ yakarlardı yakıt olarak. aklıma hemen o geldi, o kokuyu hatırlarsanız bünyesinde değişik, farklı bir metalik koku da barındırdığını hissetmişsinizdir. ya da tavada yağlı bir yiyecek kızartırken tavayı ocağın üstünde çevirip alevlerin yağa ulaşmasına neden olursanız tavanın içindeki yağ alev alıp yanınca da aynı koku çıkar. işte o yağda oluşan kimyasalla kana metalik kokusunu veren kimyasal, aynı.
daha da ilginç bir bilgi; bu kimyasal nârenciyelerin kabuğunun altındaki beyaz acımsı tabakada ve yeşil çaylarda da yoğun olmasa da bulunuyormuş ve bu aromaları yakalayabilmek için diğer kimyasallarla birlikte yıllarca aroma verici olarak kullanılmış; ancak kullanım dozlarında hücresel toksisiteye neden olabileceği nedeniyle kullanımı yasaklanmış...
insan kanıyla, nârenciye, çay ve bitkisel yağın böyle bir ortak noktasının olabileceği kırk yıl düşünsem aklıma gelmez. insan bâzen doğaya hayret ediyor...
Kurucusunu ilk gördüğümde şoka uğradığım fal uygulaması.
Storybox'a mı ne çıkmıştı. Cidden Disney bir filminde bu kişiye Aladdin'i oynatsa ne güzel olurdu demiştim içimden.
Storybox'a mı ne çıkmıştı. Cidden Disney bir filminde bu kişiye Aladdin'i oynatsa ne güzel olurdu demiştim içimden.
Annemi arayıp ağlıyorum, bir de volta atıyorum odada.
ayağını sürekli sallayan arkadaşımın bacağına dokunup onu durdurmak, pinterestten dekor-sanat fikirlerine bakınmak, ajandada yapılacaklara yazdığım şeyi yapınca tik atmak...
Benim gözümde iki ayaklıdır. Ölüm bir perdedir. Perdeyi aralayınca ayaktan ayağa geçiş olur. Belki herkesin başına gelmese istemezdim perdeyi aralamak ama dedemin bu dünyadaki tanıdıklarım diğer dünyadaki tanıdıklarımdan az sözünden sonra ben de kabullendim
Filozofun dediği ölümden korkmuyorum çünkü ölüm varsa ben yokum ben varsam ölüm yok demek rahatlatır belki ama ben desteklemiyorum
Ruhlar hayatta sınırı aşmaya çalışır beden izin vermez. Gözler görür diğer gözü, diğer gözün ruhunu hisseder belki dolaylı. Merak eder tanımak ister, erteler. Der nasip değilmiş
Dünya her yaşayana silüet eder. Kişinin masumluğunu elinden alır, kirletir mi denir sanmıyorum daha çok kendisine benzetir
Küçükken büyük görünen şeyler büyüdükçe küçülür kanıksanır. İlkokulda sınıfta sigara içilmişti diye tüm öğrenciler nasıl da bakmıştı, aklıma gelir
Kişinin yokluğu varlığında hissedilmez. alışkanlık işte, dersin özlemişim
Hayat işte bazen yazasım gelir sonra geçer
Filozofun dediği ölümden korkmuyorum çünkü ölüm varsa ben yokum ben varsam ölüm yok demek rahatlatır belki ama ben desteklemiyorum
Ruhlar hayatta sınırı aşmaya çalışır beden izin vermez. Gözler görür diğer gözü, diğer gözün ruhunu hisseder belki dolaylı. Merak eder tanımak ister, erteler. Der nasip değilmiş
Dünya her yaşayana silüet eder. Kişinin masumluğunu elinden alır, kirletir mi denir sanmıyorum daha çok kendisine benzetir
Küçükken büyük görünen şeyler büyüdükçe küçülür kanıksanır. İlkokulda sınıfta sigara içilmişti diye tüm öğrenciler nasıl da bakmıştı, aklıma gelir
Kişinin yokluğu varlığında hissedilmez. alışkanlık işte, dersin özlemişim
Hayat işte bazen yazasım gelir sonra geçer
Memlekete gidiyorum ama içimde sevgilimden ayrılıyormuşum gibi bir his var
(bkz: #17220)
(bkz: #17220)
banyo günlerimi annemin belirlediği, banyodan sonra da havluya hızlıca sarıp koştur koştur önceden ısıttığı odaya götürdüğü zaman her şey çok daha güzeldi.
normalde yediğinizin 2 katı porsiyon protein içeriği yüksek bir yemeyi yemek. biraz rahatsız hissedebilirsiniz bir de bol su ihtiyacınız olabilir ama işe yarar
Korkmamalıyım. Korku katilidir aklın. Korku, mutlak yıkım getiren küçük ölümdür. Korkumla yüzleşeceğim. Onun etrafımdan ve içimden geçip gitmesine izin vereceğim. Ve geçip gittiğinde, onun izlediği yolu görmek için iç gözümü kullanacağım. Korkunun geçtiği yerde hiçbir şey olmayacak. Yalnızca ben kalacağım.
-Dune
-Dune
Yüzüne söylemediklerinizi arkasından söylemek çok da doğru değil
bi yere gidemiyoruz ki bütün gün evdeyiz :((
katılımsız bir cenaze, üstelik ölüsü yeryüzünde…
Bunu bir kere yaptım. Böyle sordu sessiz kaldım tekrar sordu iyi değilim dedim. Sonra da "aaa neden" yapmacıklığı sezdim aynı kişide. Döndüm derin nefes alıp "heh anlatıyom ne yapabilceksin, çok merak ediyorsun madem al" üslubumla anlatmıştım derdimi
-asla pes etme.
-sakın hayallerinden vazgeçme.
-başarmak için uyumayın, çok çalışın.
Bunlar ve türevleri motivasyon sözleri bence biraz klişe. Yanlıştırlar demiyorum ancak elle tutulur bir çözüm önerisi sunduklarını da düşünmüyorum.
-sakın hayallerinden vazgeçme.
-başarmak için uyumayın, çok çalışın.
Bunlar ve türevleri motivasyon sözleri bence biraz klişe. Yanlıştırlar demiyorum ancak elle tutulur bir çözüm önerisi sunduklarını da düşünmüyorum.
yat, sabah erken kalkarsın
T:endokrin bir organ
Hipotiroidide neden karpal tünel sendromu olur?
hipotiroidi ödem ve sıvı birikimi yapıyor.dolayısıyla nöropatinin kabaca sebebi bu ödematöz müsinöz materyalin median sinire basısı
Hipertiroidi neden ekzoftalmus yapar? Olay bağ doku artışı, o da fgf reseptörlerine stimülan anti-tsh reseptör antikorlarının bağlanması
Not:bana tabii ki başkası anlattı,merak ettim anlattılar sağolsunlar:)
Hipotiroidide neden karpal tünel sendromu olur?
hipotiroidi ödem ve sıvı birikimi yapıyor.dolayısıyla nöropatinin kabaca sebebi bu ödematöz müsinöz materyalin median sinire basısı
Hipertiroidi neden ekzoftalmus yapar? Olay bağ doku artışı, o da fgf reseptörlerine stimülan anti-tsh reseptör antikorlarının bağlanması
Not:bana tabii ki başkası anlattı,merak ettim anlattılar sağolsunlar:)
ben benim, asıl sen kimsin?
Şu aralar üzerime musallat olmuş durumdur.
Yok mu yetkili biri, beni bir düzeltsin bir güncellesin bir şey yapsın ya.
Yok mu yetkili biri, beni bir düzeltsin bir güncellesin bir şey yapsın ya.
Acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yalnızlıklarımız
...
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrahim
güneşi evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrahim
gönlümü put sanıp kıran kim
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrahim
güneşi evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrahim
gönlümü put sanıp kıran kim
Sadece bir insana değil etrafımızdaki her canlıya hatta cansıza, her varlığa hissedebildiğimiz bir şey bence.
İnsan bu, mesleğine de aşık olur gökyüzüne de aşık olur uykuya da aşık olur dondurmaya da aşık olur…
İnsan bu, mesleğine de aşık olur gökyüzüne de aşık olur uykuya da aşık olur dondurmaya da aşık olur…
Ege'de yer alan, İzmir'den daha az Uşak'tan daha fazla Egeli olan şehrimiz.
Her yerde farklı boyutlarda horoz heykeli görebilir, Hacı Şerif'ten irmik helvası yiyebilir, Pamukkale'de Asyalı turistlere el sallayabilirsiniz. Bekleriz.
Her yerde farklı boyutlarda horoz heykeli görebilir, Hacı Şerif'ten irmik helvası yiyebilir, Pamukkale'de Asyalı turistlere el sallayabilirsiniz. Bekleriz.
Lisedeyken Uzun bir süre meb'in İnternet sınırlaması nedeniyle sınıfın akıllı tahtasıyla youtube gibi müzik dinleyebileceğimiz platformları kullanabilme şansımız olmamıştı, okul saatleri içinde telefonlarımız da sınıfın telefon dolabında kilitli olduğu için dinleyebildiğimiz yegane müzikler bizden öncekilerin sınıfımızın akıllı tahtasında bıraktığı şarkılardı. Boshret kheir de tıpkı (bkz: rasputin) gibi onlardan biri. Tabii biz hareketli ve eğlenceli bir şarkı olduğu için dinliyorduk ama meğer 2014 mısır seçimleri için halkta oy kullanmaya yönelik farkındalık yaratmak amacıyla yapılmış bir şarkıymış:)
pişmaniye
Kıskançlık negatif bir duygudur. Sevmek ise tamamen pozitif duygu yükünden kaynaklanır. Böylesine pozitif, olumlu duyguların içinde kıskançlık yer alamaz. Eğer yer alırsa da sevginin pozitif duygusal yüküne zarar verir. Çünkü kıskançlık aynı zamanda sevginin de temelini oluşturan duygulardan birisinin bozulmuş halidir: güven duygusunun. Üstelik de güvenin en önce gelen adımı olan özgüven ile ilgili bir bozulmadır. Kıskanan kişinin kendine karşı güveni ve inancı kalmadığı için çıkacak tüm savaşlarda kaybedeceğini bilir. Bunu bildiği için olası savaşları, kıyaslamaları, yarışları hissettiği an çirkinleşir. Kötü kötüyü çeker. Kıskanan kişi de kavgayı, şiddeti, kalp kırmayı çeker kendisine. Oysa ki ortada hiçbir kıyas yoktur. Kıskanan kişi kafasında olmayan savaşlar başlatmıştır. Kaybedeceğini bildiği hayali savaşlarda düşmanlarına yenilmeden onları yok etmek istemiştir. Ama yok olan ve eksilen sadece düşmanlar değildir. Sevgidir.
Bizler hayatı sıkıştırılmış tarzda yaşarız. Öyle çok boş vaktimiz yoktur. Kaybettiğimiz zamanı yakalamaya çalışırız hep. Sürekli bir koşuşturmaca içinde geçer ömrümüz. Bir boşluk bulduk mu gezmeyi tercih etmek yerine uyumayı, dinlenmeyi seçtiğimiz çok olur. Çok çalışırız çok öğreniriz. Bakmayın şimdi okul ders sınav dertleniyoruz. Okulsuz yapamayız biz. Bilgiye aç insanlarız. Mezuniyet öğrenciliğin Bitişi değildir. Sadece seviye atlarız. Meslek hayatımız boyunca birer öğrenciyizdir. Genç yaşlarımızdan başlarız fedakarlıklar yapmaya. Derslerimiz ilk önceliğimiz olmak zorunda olur çoğu zaman. Tabi bunlar kolay süreçler değil. Haliyle de çok yoruluyoruz. Biraz saygı görmek istiyoruz biraz anlayış. İnanın çok şey istemiyoruz.
Uzmanlığını yapan tabipler gözümde cinayet mahalline hızlı ve seri bir şekilde kimlik göstererek havalı havalı giriş yapıyor gibi canlanıyor.
sevginizi göstermediğinizde, seviyor gibi davranmadığınızda bir anlam ifade etmeyendir. söylemekle olmuyor, göstermek lazım. ona göre davranmak lazım.
sürekli yaptığım bir şey değil, pek benlik değil çünkü sanırım, bilemiyorum. yani gerçekten hissederek söylemekten bahsediyorum. ama anlık olarak içimden geldiğinde birilerine söylemişliğim vardır. anlık olarak gelen şey dışa vurma isteği, sevgim değil. babamın dayısına bile söylemiştim bir kere sizi seviyorum diye. neyse, allah'tan o da beni seviyormuş ahahahha.
sürekli yaptığım bir şey değil, pek benlik değil çünkü sanırım, bilemiyorum. yani gerçekten hissederek söylemekten bahsediyorum. ama anlık olarak içimden geldiğinde birilerine söylemişliğim vardır. anlık olarak gelen şey dışa vurma isteği, sevgim değil. babamın dayısına bile söylemiştim bir kere sizi seviyorum diye. neyse, allah'tan o da beni seviyormuş ahahahha.
"bak, hep yeni bir umut doğuyor. tam 'düştüm artık, bitti' diyorsun, yeni bir el uzatıyor rabbin... her seferinde sanki fısıldıyor yüreğine: 'allah, yeniden başlayanların yardımcısıdır.'
bunu hiç unutma. ve hayatın hep ayakta durmakla değil, her düşüşünde tekrar kalkmaya çabalamakla anlamlı olduğunu hatırla.
vesselam."
bunu hiç unutma. ve hayatın hep ayakta durmakla değil, her düşüşünde tekrar kalkmaya çabalamakla anlamlı olduğunu hatırla.
vesselam."
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?