Sonda söylemem gerekeni başta söylemek istiyorum.
Nickini ve kim olduğunu bildiğim ancak yakından tanımadığım,psikiyatri istediğini buraya da yazan meslektaş(lar)ıma herhangi bir taş atmıyorum.Yazacaklarım Tamamen kendi yakınımdaki insanlarda gördüklerimden edindiğim izlenimler.
Çalışma koşulları haricinde bir sebeple psikiyatri ihtisası yapmak isteyen kişilerin hayatla derin problemler yaşadığını düşünüyorum.
Hatta birçoğunun tıbbın daha materyalist alanlarında tutunamayacak kadar kırılgan olduğu kanaatindeyim ve bu bana çok üzücü geliyor.
Kendilerinin 'normal'in dışında olduklarını düşündükleri için 'kendi normal' lerini yaratırken güçlü olabilmek adına psikiyatri alanını kendileri için 3. Bir mekan haline getirmek istediklerini düşünüyorum.
Yani aslında rezilyant olmayan insanların kendilerini zihnen 'normal'leştirmeye çalıştıkları bir alan gibi lanse edilen psikiyatriye olan güvenim gün geçtikçe azalıyor.
Ve itiraf etmek gerekirse bunları fark etmiş bulunmak hiç işime gelmiyor.
Bunu okuyan herhangi bir kişinin kırılmasını istemem.
Emin olun ki bu entriyi gerçekten herhangi akranım bir meslektaşıma ithafen yazmadım.
Gütf harici uzman doktorların ve hatta profesör titrine sahip hocaların birtakım 'an'larına şahit olarak bu kanaate vardım.
Hayırlı cum'alar cemaat-i müslimin
Yoruldum, enerjim bitti. Uykum var, şöyle bir yirmi sene uyusam ve uyandığımda bu yaşımla aynı yaşta kalsam, zamanı durdursak ne güzel olurdu.
Tıp profesörlerinin öğrenmemek ve kullanmamak adına 1,5 aylık periyotlarla bedava köle kiraladığı (intern karnesine imza+asgari ücret kadar bir bedel,yani bedava) hastane bilgi işlem sistemi.
Gri'nin listesine ve en çok dinlenenlere baktım aşırı objektifim (israili bile dinleyecek kadar < finlandiyanın sonunu getirecek kadar) o kadar şarkıyı üst üste dinleyip aklımda kalanlar en iyileridir diye düşünerek dinlediklerime baktım şöyle bir liste: Holanda, Hırvatistan, italya, Ermeniler
Lobi kimi seçer bilemiyorum da Holanda elenmeseydi favorimdi Hırvatistana kaldı ondan sekerse Italya. irlanda veya finlandiya lobisi iş yaparsa şaşırmam
Lobi kimi seçer bilemiyorum da Holanda elenmeseydi favorimdi Hırvatistana kaldı ondan sekerse Italya. irlanda veya finlandiya lobisi iş yaparsa şaşırmam
Ve o insanları görünce gelen benim bu halim ne olacak düşüncesi...
Karadağ hadi ya, sabahtan beri senin şarkıyı bekliyoruz burada!
Edit: Neyse ben yatıyorum, kesin şarkınız çirkin zaten.
Edit 2:25 ocak'ta açıklanacakmış galiba, şarkınız çirkin dedikten sonra karadağ cinlerini yollayıp kafama lamba düşürdü. Teşekkürler karadağ.
Edit: Neyse ben yatıyorum, kesin şarkınız çirkin zaten.
Edit 2:25 ocak'ta açıklanacakmış galiba, şarkınız çirkin dedikten sonra karadağ cinlerini yollayıp kafama lamba düşürdü. Teşekkürler karadağ.
ben kesinlikle doktorluk olduğunu düşünüyorum. evet kutsal bi meslek, anneler babalar çocukları hep doktor olsun isterler falan. tam olarak burası abartılıyor işte. doktorlar diğer mesleklere, diğer insanlara göre hayatı çok az yaşayabiliyor. insanlar genelde bu işin finansal boyutunu görüp, istihdam avantajını görüp doktorluğun dünyanın en avantajlı mesleği olduğunu düşünüyor. ama kaçımızın 2. bi hobiye vakti var?
sonuç olarak 6 yıllık eğitim hayatı, 5 yıla kadar çıkabilen uzmanlık eğitimi, öğrencilik yıllarında ve mesleki hayatta mobbing, tedavi etmeye çalıştığınız hasta ve hasta yakınları tarafından öldürülme riski, nöbetler, tedavi etmeye çalıştığınız hasta tarafından dava açılması gibi durumları göz önünde bulundurunca doktorluk en abartılmış meslektir.
dipnot: eğer daha da yükselmeyi planlıyorsanız bir de meslektaşlarınızdan çekmeye başlıyorsunuz :)
sonuç olarak 6 yıllık eğitim hayatı, 5 yıla kadar çıkabilen uzmanlık eğitimi, öğrencilik yıllarında ve mesleki hayatta mobbing, tedavi etmeye çalıştığınız hasta ve hasta yakınları tarafından öldürülme riski, nöbetler, tedavi etmeye çalıştığınız hasta tarafından dava açılması gibi durumları göz önünde bulundurunca doktorluk en abartılmış meslektir.
dipnot: eğer daha da yükselmeyi planlıyorsanız bir de meslektaşlarınızdan çekmeye başlıyorsunuz :)
izlemekte ve okumakta çok geç kaldığım seri.
iddia: harry potter'dan daha güzeldir.
iddia: harry potter'dan daha güzeldir.
Hepimiz bazen istemesek de farklı ruh hallerine gireriz,içinde bulunduğumuz durumu anlayamadığımız dönemlerden geçeriz ..hayatın bu inişli çıkışlı temposunda kaybolmuşluk hissine kapılırız,kendimizi tekrar bulmakta zorluk çekeriz..işte bu zamanlarda ne olursa olsun sana yol gösterecek,kendini tekrar bulmanı sağlayacak,sen de farklı pencereler açacak birinin varlığı… bu en büyük iyi ki bence
benim için en basit ifadeyle iki insanın hayatını resmiyete dökerek birleştirmesi durumu. ben yıllardır hatta kendimi bildim bileli "evlenmeyeceğim ben ya" kafasındayım. ama düşünüyorum da sanırım böyle düşünmemin sebebi kriterlerime, kafa yapıma uygun bir insan bulabileceğime olan inancımın çok düşük olması. kafama uygun birini bulsam evlenebilirim aslında yani, neden olmasın? ayrıca toplumumuzda "evlilik" konusunun algılanış şekli çok ilginç geliyor bana. düğün, çeyiz, takı gibi şeylerle çok abartılı bir hal alıyor bu konu, zaten insanlarda genel itibariyle her şeyi abartma eğilimi var :/ mesela günlerce alışverişlere çıkılıyor cümbür cemaat, en basit şeyler bile bir seremoni haline getirilerek alınıyor, ne yazık ki bazı şeyler kız tarafına ya da erkek tarafına mecbur tutuluyor. sırf bu alışveriş mevzularından vs ne tartışmalar çıkıyor.. ya da mesela evliliği bir başarı olarak gören, değerli biri olabilmek için evlenmesi gerektiğini zanneden bir kesim var toplumumuzda. (bu kesimi yargılamıyorum, hatta üzücü buluyorum.) böyle şeyler aşırı saçma geliyor bana, ama toplumda öyle yer etmiş ki kaç insan bu saçmalıklardan sıyrılmayı başarabiliyordur bilemiyorum.
diğer bir konu şu; özellikle bizim toplumumuzda evliliğe aileler çok karışıyor, her şeye müdahale ediyorlar. evlilik öncesinde de evlendikten sonra da böyle bu. ve gençlerin bir kısmı da buna müsaade ediyor, hatta olan biten her şeyi ailesine rapor eden insanlar bile var. sanırım tam olarak olgunlaşamadıklarından kaynaklı bir durum bu.
bir diğer problem insanların hayatı paylaşmak amacıyla evlenip hayatı paylaşmamaları. ne yazık ki birtakım görevler erkeğe ya da kadına yıkılıyor. iki taraf da buna razıysa diyecek bir şey yok ama aksi takdirde sorumluluğun çoğunu üstüne almış olan taraf çok yıpranıyor ve mutsuz oluyor.
diğer bir konumuz: sınırlar. iki insan evlendiklerinde tek bir bütün haline gelmemeli bence. bir bütünü oluşturan iki ayrı parça olarak kalabilmeli yani. kendilerine özgü hobileri, arkadaş çevreleri vs olabilmeli. her şeyi birlikte yapmak zorunda değiller mesela, birlikte yaptıkları şeylerden zevk almalılar ama ara ara kendi kendilerine de takılmalılar. yani herkesin kendi kişisel sınırları olmalı.
en önemli konu galiba iki tarafın da kendini evliliğe hazır hissetmesi ve bunu gerçekten istemesi. insanlar bir hevese kapılıp evleniyor mesela, hiç düşünmüyorlar ben bunu becerebilir miyim diye. çünkü bence beceri gerektiren bir iş evlilik. taraflar maddi ve manevi yönden olgunlaşmış olmalılar öncelikle. kendi kararlarını verebilmeliler, karşısındakinin ayrı bir birey olduğunun farkında olmalılar, saygı duymayı bilmeliler. yeri geldiğinde çabalayabilmeliler çünkü tüm insan ilişkileri gibi evlilik de çabalama gerektirir. büyüklerimizin deyimiyle "geçim etmeye" niyetleri olmalı. birbirlerine tahammül edebilmeliler, birbirlerini anlamalılar, tartışmaları çözmeyi bilmeliler vs. eğer bu koşulları sağlıyorlarsa, birbirlerine gerçekten değer veriyorlarsa, birbirlerini seviyorlarsa, birlikte olmaktan ve birlikte vakit geçirmekten keyif alıyorlarsa artık bir engel kalmadı evlenmeleri için. genç çifte mutluluklar dilerim :))
diğer bir konu şu; özellikle bizim toplumumuzda evliliğe aileler çok karışıyor, her şeye müdahale ediyorlar. evlilik öncesinde de evlendikten sonra da böyle bu. ve gençlerin bir kısmı da buna müsaade ediyor, hatta olan biten her şeyi ailesine rapor eden insanlar bile var. sanırım tam olarak olgunlaşamadıklarından kaynaklı bir durum bu.
bir diğer problem insanların hayatı paylaşmak amacıyla evlenip hayatı paylaşmamaları. ne yazık ki birtakım görevler erkeğe ya da kadına yıkılıyor. iki taraf da buna razıysa diyecek bir şey yok ama aksi takdirde sorumluluğun çoğunu üstüne almış olan taraf çok yıpranıyor ve mutsuz oluyor.
diğer bir konumuz: sınırlar. iki insan evlendiklerinde tek bir bütün haline gelmemeli bence. bir bütünü oluşturan iki ayrı parça olarak kalabilmeli yani. kendilerine özgü hobileri, arkadaş çevreleri vs olabilmeli. her şeyi birlikte yapmak zorunda değiller mesela, birlikte yaptıkları şeylerden zevk almalılar ama ara ara kendi kendilerine de takılmalılar. yani herkesin kendi kişisel sınırları olmalı.
en önemli konu galiba iki tarafın da kendini evliliğe hazır hissetmesi ve bunu gerçekten istemesi. insanlar bir hevese kapılıp evleniyor mesela, hiç düşünmüyorlar ben bunu becerebilir miyim diye. çünkü bence beceri gerektiren bir iş evlilik. taraflar maddi ve manevi yönden olgunlaşmış olmalılar öncelikle. kendi kararlarını verebilmeliler, karşısındakinin ayrı bir birey olduğunun farkında olmalılar, saygı duymayı bilmeliler. yeri geldiğinde çabalayabilmeliler çünkü tüm insan ilişkileri gibi evlilik de çabalama gerektirir. büyüklerimizin deyimiyle "geçim etmeye" niyetleri olmalı. birbirlerine tahammül edebilmeliler, birbirlerini anlamalılar, tartışmaları çözmeyi bilmeliler vs. eğer bu koşulları sağlıyorlarsa, birbirlerine gerçekten değer veriyorlarsa, birbirlerini seviyorlarsa, birlikte olmaktan ve birlikte vakit geçirmekten keyif alıyorlarsa artık bir engel kalmadı evlenmeleri için. genç çifte mutluluklar dilerim :))
Bırakmak. Bu dersi çıkardım da henüz uygulamaya koyamadım.
ben de birkaç yazarla kısa konuşmalar içerisinde bulundum.ama dertleşmedim henüz biriyle ya da bir şeyler paylaşmadım maalesef..umarım o günler de gelir..:)
Ben belli bir planlama doğrultusunda sn laviniayı tavlamak için giriş yapmıştım sözlüğe. Onun beğeneceği türden kendi içimde ayrıştırılmış damıtma sonucu 3-4 entry yazmıştım. Bazı kadınlar vardır aşık usandırır, bazıları aşık uyandırıyor demek ki.
protez.
Bim'in uyduruk keki daha güzel ama a101 sürekli muzlu puding bulunduruyor. Muzlu puding>uyduruk kek. Sonuç: a101>bim
Kolum fena ağrıyor :( bugün oldum ben dee
Önceden bazı videolar izleyip şöyle bir not almışım, biraz üstünkörü ve aceleyle yazmıştım ama olduğu gibi atıyorum belki işine yarayan olur.
• 12k IMGs apply every year.
• Before USMLE, you need an ECFMG identification number, requires transcript
• Average time to prepare for
1. Step1: 6-12 months (results in 3-4 weeks)
2. Step2 CK: 3-6 months (results in 3-4 weeks)
3. Step2 CS: (results in 2-4 months)
4. Step3: ..
• USCE
1. Hands on:
- Clerkships
- Externships
- Sub-internships
2. Hands off:
- Observerships
- Research
• You can not do clerkships or externships after you graduate!!
• Research isn't really required for residency but it is for fellowships.
• An IMG should aim for 3-6 months of USCE
• At least 3 LORs. Try to obtain them from US rotations.
• Match - NRMP
1. September- Application submission (Make sure you have everything including your ECFMG certification.)
2. ERAD (the place you submit)
3. The dedicated interviews are conducted from october to starting of february
4. End of feb. you give your rank order list. (The hospitals you interviewed)
5. 3. week of march, MATCH.
6. July, residency.
11 MOST IMPORTANT FACTORS FOR MATCH
1. Scores. 4.2
2. LORs 4.1 (don't hesitate to ask for lors but don't ask too early. Submit the application in sept, you can start requesting it mid july. Stay in touch with them)
3. MSPE. 4. Med Student Performance Evaluation, 26% of programs wait for the release of MSPE to offer interviews, they are more likely competitive) / Dean's Letter!!
4. Personal statement. 3.8 (search for it!)
5. Interviews / Interpersonal Skills. Don't be humble, don't undersell yourself but also don't be narsissistic. --FREIDA
6. Year of Graduation, under 3 years is ideal
7. Clinical Rotations. (LORs, meet higher doctors and research opportunities, networking) Contacts!
8. Location??
9. CV. (Work, volunteer, research experience)(research has a lot more value for university programs but clinical rotations have more value for community hospitals.)
10. Visa Status.
11. Networking!!!
• 12k IMGs apply every year.
• Before USMLE, you need an ECFMG identification number, requires transcript
• Average time to prepare for
1. Step1: 6-12 months (results in 3-4 weeks)
2. Step2 CK: 3-6 months (results in 3-4 weeks)
3. Step2 CS: (results in 2-4 months)
4. Step3: ..
• USCE
1. Hands on:
- Clerkships
- Externships
- Sub-internships
2. Hands off:
- Observerships
- Research
• You can not do clerkships or externships after you graduate!!
• Research isn't really required for residency but it is for fellowships.
• An IMG should aim for 3-6 months of USCE
• At least 3 LORs. Try to obtain them from US rotations.
• Match - NRMP
1. September- Application submission (Make sure you have everything including your ECFMG certification.)
2. ERAD (the place you submit)
3. The dedicated interviews are conducted from october to starting of february
4. End of feb. you give your rank order list. (The hospitals you interviewed)
5. 3. week of march, MATCH.
6. July, residency.
11 MOST IMPORTANT FACTORS FOR MATCH
1. Scores. 4.2
2. LORs 4.1 (don't hesitate to ask for lors but don't ask too early. Submit the application in sept, you can start requesting it mid july. Stay in touch with them)
3. MSPE. 4. Med Student Performance Evaluation, 26% of programs wait for the release of MSPE to offer interviews, they are more likely competitive) / Dean's Letter!!
4. Personal statement. 3.8 (search for it!)
5. Interviews / Interpersonal Skills. Don't be humble, don't undersell yourself but also don't be narsissistic. --FREIDA
6. Year of Graduation, under 3 years is ideal
7. Clinical Rotations. (LORs, meet higher doctors and research opportunities, networking) Contacts!
8. Location??
9. CV. (Work, volunteer, research experience)(research has a lot more value for university programs but clinical rotations have more value for community hospitals.)
10. Visa Status.
11. Networking!!!
biz size döneriz.
şu online dönemde, daha birbirini hiç yüz yüze görmeyen gönüllü dönem 1lerin oluşturduğu güzelim not grubu. sürekli "nasıl daha iyi oluruz?" arayışı içindeler. diğer üniversitelerin dönem 1leriyle kıyaslandığında bariz biçimde etkili bir sistem yürütülüyor. instagram hesaplarında finale hazırlık gönderileri paylaşıyorlar, komite sınavlarından önce tekrar hikayeleri paylaşıyorlar. gözlemlerime göre gayet iyi gidiyorlar ve büyük bir özveriyle devam ediyorlar. neredeyse hiç tanımadıkları dönem arkadaşları için hiçbir şey talep etmeden böyle bir şey yapmaları gerçekten gazi tıp ruhuna yaraşır bir hareket bence. umarım bu grup diğer birkaç not grubu gibi yok olmaya mahkum olmaz, umarım çok daha iyi işlere imza atarlar.
Evime gelen tüm oje sürmek isteyen çocuklara elimdeki renklerden 10 tane seçtirip sürerim. Cok zevkli bi aktivitedir. Cocuklarla bir anda hayali bir dünyada kuaförculuk oynamaya başlarsın. Ayrıca bazen gördüğüm erkeklere oje sürme istediği çok canımdan gelir. Kimse sürdürtmez ama 🥲
lise yıllarında çok severek dinlediğim, şarkılarında her zaman kendimi bulabildiğim müzik grubu.chester'ın ölümünden sonra şarkılarını dinlerken tüylerim diken diken oluyor istemsizce.huzur içinde uyu chester bennington :'(
(çok sevdiğim şarkılarından bir parçayı da şuraya eklemek isterim :))
"Sometimes solutions aren't so simple
Sometimes goodbye's the only way"
(çok sevdiğim şarkılarından bir parçayı da şuraya eklemek isterim :))
"Sometimes solutions aren't so simple
Sometimes goodbye's the only way"
az önce instagramda gezinirken en güzel arkadaşlarımdan birinin yüklediği fotoğrafıyla karşılaştım. takdir edersiniz ki gerçek hayatta sürekli gördüğünüz birisi yüz şeklinde photoshop ile en ufak bir oynama bile yapsa bunu fark etmek çok kolay. Bu fotoğraf photoshop'un artık günümüzde ne kadar yaygın bir durum haline geldiğini anlamamı ve insanları photoshop yapmaya iten nedenler üzerine bir sorgulama yapmamı sağladı. insanlar artık doğal hallerini kabul etmek istemedikleri için photoshop yaptıkları ve photoshoplu fotoğrafları göre göre doğal vücutlarını kabul etmek istemedikleri bir döngüye girmiş bulunmakta. Bu öyle bir döngü ki insanların yüzlerindeki en ufak sivilceye veya atkuyruklarından çıkan en ufak bir saç teline dahi tahammülleri yok. bu konu hakkında yazarlarımızın neler düşündüğünü merak ediyorum. sizce photoshop'un sosyal medyadaki yeri veya insanları onu yapmaya iten nedenler nedir?
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
… Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu
(Aslında en etkileyici bulduğum kısmı şurası:
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu)
Bana mısın demedi bu kadar yüke
… Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu
(Aslında en etkileyici bulduğum kısmı şurası:
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu)
"bahtsız" olurdum.
Prozac- bırakma kendini.
Ben kullanıyorum valla hala. Çok da zevkli
Eski şarkılar, gece yarısı, tavan
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
