evlilik

tuzlukaju
Daha doğru düzgün bir insanla tanışmak bile büyük bir olayken evliliği düşünemiyorum bile. Kadın cinayetlerinin ne kadar arttığı ve aile içinde kadının ne kadar pasif görüldüğü ortada. Bu durum içler acısı. Evlilik gibi ciddi bir işe başkoyma sırasında bile kafamın bir kenarında böyle şeyleri düşünmekten kendimi alamayacağımı hissediyorum malesef. Bu demek değil ki her insan aynı.Elbette düzgün, saygılı, anlayışlı insanlar var ve iyiki de varlar. Ama bu da benim evlilik konusunda korkularımın başında geliyor. Keşke çiftler evlenirken birbirini gerçekten seviyor olsa da zarar vermeyi aklından bile geçirmese. Bu uzun zamandan beri aklımı kurcalayan bir düşüncemdi bu entrye yazmak nasip oldu:)

sanat sanat için midirsanat toplum için midir

prime
İki grup var bence. Sanatını sanatı sevenler için yapanlar ve sanatını kendi için yapanlar. Örneklerle biraz daha açıklayalım. Fernando Pessoa'nın birçok eseri ölümünden sonra yayınlanmıştır. Ki bunda kendi rızası da yoktur bildiğim kadarıyla. Vasiyetinde kitaplarının yazılı olduğu bir sandığın yakılması istenirken yakın arkadaşlarından biri kıyamaz ve zamanla yayınlamaya başlar. Bu örnekte Pessoa bu eserleri kendi için icra etmiştir. Diğer tezim içinse vurgulamak istediğim nokta şudur. Bir sanatçı bir eseri yazdıktan sonra toplumun beğenisine değil bakın önüne sunuyorsa burada sanatsever ile bir etkileşime girme isteği mevcuttur. Bu noktada da şunu vurgulamak gerekir sanatçının kendi iradesiyle paylaştığı eserlerinde sanatçı ne ne düşünürse düşünsün bir toplum için bir çalışma vardır. Lakin bu çalışma toplumun tamamına değil sanatı seven kısmına yönelik bir çalışmadır.

insan kaybolmayı ister mi

sokratesla
eskiden hep atatürk'ün sahip olduğu endişeye sahiptim. herkes bir sokratesla geçti bu dünyadan demeli, yeni nesiller beni hatırlamalı, unutulmamalıyım... kaygısındaydım. fakat geldiğimiz şu noktada, pandemiler, savaşlar, ekonomik krizler, darbeler ve okunan kitaplar bana en huzurlu yaşamın, yaşanırken hatırlanma ve sonrasında derin bir sessizlik, tarihin yaprakları arasından kayıp gitme hissinin olduğunu düşündürüyor.

japonya

ileleualatyr
Bir uzakdoğu ülkesi. Çalışkanlığıyla, depremiyle, tsunamisiyle, sushisiyle meşhurdur. Gidip görmek istediğim yerlerden biri.
Ayrıca giden birinden bizzat duyduğum şey burada yediği dönerin hayatında yediği en iyi döner olduğuydu. Buraya gidince ilk yapacağım şey, bunu söyleyen abinin döner yediği yerden döner yemek olacak.

barbie

ruhsuz
'woke culture' dedikleri tam da bu olsa gerek.

bacım sen yüzünü de değiştirsen,yüzen kaburganı aldırıp esasında hiç de 'normal' olmayan standartlara da erişsen barbie değilsin.afedersiniz ama neredeyse beşikteki bebeğin beden algısını bozacak bir karakter nasıl oluyor da 'yiaaaa aslında şişman barbie de var,doktor barbie de var.' falan fıstık nidalarıyla aklanıyor gerçekten anlamıyorum. barbie world işte,fani world değil.

barbie'li woke culture'ı aklamanın bir adım öncesi kim kardashian'ı da 'kız kardeş' kategorisinde değerlendirmek.

en iyi oyun müzikleri

cakal kasa
NFS Underground 2 - Riders On The Storm

Çocukken oynadığımda introdaki ablamıza aşık olduktan sonra başlayan sanki bacak kadar boyu olan bir insan evladı değil de 40 yıldır asfaltın tozunu yutmuş, illegal denince ilk akla gelen sokak yarışçısı gibi hissettiren müzik. Keşke tek derdimin kaybettiğim drag yarışları -drag yarışının mantığını anlayamazdım- olduğu günlere geri dönüp akşama kadar underground 2 oynasam.

Dipnot: Geçenlerde yükleyip tekrar oynadım. araba sesleri konusunda çok üst düzeyde bir oyunmuş eskiden anlayamamışım.

Link:https://youtu.be/ubWL8VAPoYw?si=f49QXmr5--r0Xf6I

gamze

elegantmoon
Yüz kaslarının farklı konumlanması veya yapılanması sonucu oluşan, bozukluk olmayan anatomik bozukluklardır.
Dipnot: omuzda ve belde de görülebilir. Şahsımda üçü de bulunur, çok da matah bir şey değildir.

2022 eurovision şarkı yarışması

ileleualatyr
Yorumlamayı bu entry'e almak istedim.
Aslında geçen sene beni çokça şaşırtan bir şey oldu, uzun bir süre sonra bir rock parçası birinci oldu. Bu gurur hepimizin.
Bu sene daha çok rock bekliyorum açıkçası ben, zaten poptan sıkıldık artık bence ülkeler de bunun farkında. Değilse bile olmalı.

Almanya hakkında:

Arnavutluk hakkında:
Şarkı Arnavutça. Şarkının adı Sekret, anlamını tahmin etmesi zor değil. İngilizcedeki secret işte :) Bir balkan ülkesi olarak beni şaşırtmadılar açıkçası, şarkı bizim düğünlerde çalınan playlistlere koymalık tam. Gerçekten beğenmedim, umarım uzun soluklu olmaz serüvenleri.

Avusturya hakkında:
Şarkının tamamını dinlemedim, dinleyemedim. Umarım hemen elenirsiniz de kafam şişmez 14 Mayıs'ta.

Belçika hakkında:
Miss You'yu Orta derecede beğendim, umarım finale kalmaz ama bence kalacak.

Birleşik Krallık:
Bu şarkı Heart Radio'da günde yüz kez falan çalınıyor sanırım, güzel zaten finalde ama dereceye girecek kadar da güzel değil sadece bence bu şarkının sahnelenme kısmı çok iyi olacak. Buna müsait çünkü.

Bulgaristan hakkında:
Şarkımızın ismi intention. Geçen seneki şarkılarından çok daha iyi, o da fena değildi ama bu şarkı güzel olmuş. Gideri var gibi.

Çekya hakkında:
Lights Off ile aramıza teşrif ettiler. Açıkçası ben bunu da beğenmedim.

Estonya hakkında:
Genel olarak eurovision şarkılarını beğendiğim ülkeydi zaten, bu senekini de-Hope- çok beğendim. Umarım finale kalır.

Finlandiya hakkında:
Şarkı Jezebel... Tevratta adı geçen en günahkar kadınlardanmış.
Rock ve metal severlerin yüzü hep Kuzey Avrupa sayesinde gülüyor :) Favorilerim arasına yazdım bile, umarım finale çıkarsınız da pop şarkıların gazabından kurtuluruz.

Fransa hakkında:
Bu şarkıda başım ağrıdı benim ya, ne yazık ki finaldeler.

Hırvatistan hakkında:
Fena değil, finale aday gibi.

Hollanda hakkında:
Hollanda'nın finale kalmadığı bir sene hatırlamamakla beraber bu şarkı "arcade" gibi güzel ve finali hak ediyor. S10 ablaya teşekkürlerimi sunuyorum.

İspanya hakkında:
Şarkı SloMo. Yine ve yine değişik bir şey yok ya bıktık şu tür şarkılardan. Ne yazık ki eurovision'dan hemen elenmezler, finalistler çünkü direkt :( Yine de Arnavutluk kadar kötü değil.

İrlanda hakkında:
That's rich ile katılıyorlar. Bu şarkıyı birazcık Kesha'nın tik tok'una benzettim. orijinal bir şey yok, balkan ülkeleri hakkındaki olumsuz düşüncelerim burada geçerli değil. pop ama o kadar da berbat değil.

İsrail hakkında:
i.m. şarkının adı. Pop şarkılar içinde irlanda'dan sonra şu ana kadar en beğendiğim şarkı oldu en azından ilk yarısı, birazcık garip bir şarkı. bence hemen elenmez.

İsviçre hakkında:
Boys Do Cry'mış şarkıları. Genel çizgilerini bozmamışlar, geçen sene Fransızcaydı ve yanılmıyorsam üçüncü olmuşlardı. Ben şarkı hakkında ne kötü ne de iyi diyebiliyorum, normal bir şey. Gideri var.

İtalya hakkında:
Brividi, Bu şarkı olmuş, zaten finaldeler.

Karadağ hakkında:
Finale kalamayacak ama ben kötü bulmadım hatta beni şaşırttı çünkü diğer Balkan ülkelerindeki gibi aşure gibi bir şey bekliyordum. Beklentim düşüktü belki de o yüzden beğendim.

Litvanya hakkında:
Sentimentai olmuş diyorum, kendisini pek umudum olmasa da finale bekliyorum.

Moldova hakkında:
Şarkı Trenulețul. Tren demekmiş. Neşeli bence bu şarkı, ben birazcık da Athena'nın for real'ına benzettim ama fazlası yok, hemen elenmesin ama favorilerim arasına da giremedi maalesef.

Norveç hakkında:
Genelde İngilizce yapıyorsunuz alıştık ama bu şarkı olmamış, neden bunu yaptınız? Biraz soydaşınız Finlandiya'dan bir şeyler kapsaydınız ya :(

San Marino hakkında:
Bu yarışma olmasa bu ülkeyi unutacağım ya :) Neyse, siz buna Achille demişsiniz ama bu bildiğin Maneskin. Yine de ben beğendim şarkıyı, keşke sesi daha iyi biri söyleseydi ama umarım finalde görürüz. Çok isterim.

Sırbistan hakkında:
Garip bir şarkı, o yüzden beğendim. Finale kalacaklarına pek ihtimal vermesem de umut ediyorum.

Ukrayna hakkında:
Canım Ukrayna, geçen seneki gibi etnik unsurlarla donatılmış bir şarkı çıkarmışlar. Geçen seneki daha hareketliydi ama.
Derkeeen şarkıları değişti, güncel şarkıları için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

Yunanistan:
Komşumuz bu sefer finallik gibi duruyor, şu şarkıya da güzel şov yapılır. Güzel olmuş, beğendim.
İki sene üst üste rock galibiyeti konusunda kötümser olsam da oyum şu anlık Bulgaristan'dan yana.
İtalya'dan sonra gelen edit: Bulgaristan finale kalmazsa oyum şu anlık italya'ya.

Edit :Ukrayna, Estonya, Litvanya, İtalya, Bulgaristan…Sizi seviyorum ve hepinizi finalde görmeyi umuyorum.

Edit 2: Rusya yarışmadan çekildi savaş dolayısıyla, bence bu sene Ukrayna'yı sıralamada çok üstte göreceğiz. Onun da şarkısı değişti ve eskisi daha güzeldi ama yine de bu savaş durumundan dolayı ülkelerden bayağı puan toplar gibi. Favorilerime Hollanda'yı, Finlandiya'yı da ekledim. Umarım finale kalırsınız.

Not: Entry güncellenecek.

gütfsözlüğü bırakmama nedenleri

privileged of medic
Yazmayı seviyorum neresi olursa olsun yazabildiğim her yere daha çok ait hissediyorum. Burayı da o yüzden çok seviyorum. Uzun zamandır yazmadım,girmedim sözlüğe ama bu bırakmama sebep olmadı çünkü gidince eksikliğini hissettiğim bir yer sözlük.Tertemiz sayfa açıyorum bugün her şeye sözlüğe de açmak istedim. Uzun zamandır Hedefim olan 200 entrye de kısa sürede ulaşabileceğimi umuyorum :))

sen kimsin

zazabey
Bazen Prometheus oldum çarmıha gerilircesine
Bazen Spartaküs oldum aslanlara yem olurcasına
Bazen Cem Sultan, ilmiği boynunda Pir Sultan oldum, yâr
Bazen Şems'ini arayan Mevlana
Bazen Mevlana'yı arayan Şems
Dinginlerde Yunus, yokluğa kanat geren bir garip
Mutlu bir yusufçuk gibi sana özgürlüğüne koşarcasına geldim yâr

düşünmemeye çalışmak

inthebleakmidwinter
Çok ucu açık bir ifade. Düşünmemeye çalışmak diye bir eylem olamaz. “Bazı şeyleri düşünmekten kaçınmak” mümkün olabilir. Ve bilincinizden itelediğiniz her düşünce nihayetine bilinçdışında yer bulur kendine. Patlamaya mahkum olan yalnızca bastırılmış duygular değildir. Bastırılmış düşünceler de eninde sonunda ya patlar ya da sizi yozlaştırır. Yozlaşma diyorum zira üzerinde düşünmediğiniz veya kaçındığınız her düşünce sizin hayatta da bazı eylemlerden ya da karakteristik yönlerinizden alıkonmakla sonuçlanır. Kendin kalabilmenin yegane yolu acıtsa da uykusuz da bıraksa depresyona da soksa kafanızın içindeki düşünceleri Sıraya koyarak muntazaman düşünmek ve bir sonuca varmaktır. Bunun da adı varoluş sancısı değil, var”olamayış” sancısıdır. Sizi rahatsız eden, vicdan azabı çektiren, üzen ya da pişman eden her düşünceyi sistematik olarak düşünüp de bir sonuca varmak yalnızca başlangıç olur. Bir şeylerde, bir yerlerde, bir zamanda ya da birinde var olmanın başlangıcı. Bu noktaya ulaştıktan sonra ancak bir ihtimal varoluşu sorgulama cüretini gösterebilirsiniz. Bu da başka bir entrynin konusu olsun. Gerçek özgürlük her şeyi konuşabilmek değil, rahatsız bile etse her şeyi düşünebilme kudretine ve cesaretine sahip olmaktır. Hiçbir şeyi düşünmekten korkmayın veyahut da kaçmayın. İnsan kendisinden; kendi özbilincinden ve bilinçdışından kaçamaz. Özgür olun!
2

fakültedeki ilham veren hocalar

sokratesla
ahmet karamercan. biliyorum, kendisinden önce namı yürür stajyerler arasında, vay ahmet hoca şöyle maligndir vay böyle maligndir diye. tanımayan bütün gönüllere bağırarak onu anlatmak istiyorum. ahmet hoca hayatın ta kendisi. sen ona ne verirsen ondan da onu alıyorsun. bilgisi öyle uçsuz bucaksız ki onun ders anlatışı bir okyanusun sabırla bir çeşmeden akması gibi hissettiriyor, bir öğrenciyi 4 saat ayakta tutabiliyor.

evet sen gazli tıplı arkadaşım! ahmet hoca kimilerine acı bir ateş çemberiyken kimilerine gül bahçesidir. sen, sen o gül bahçesi olmaya çalış; çalış ki bu okulda en etkileneceğin ve en donanımlı bir cerrahtan ders dinleyebilme şansını kaybetme.
2

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol