cermodern

dbb
Ankara'daki popüler sergilere ev sahipliği yapan sanat galerisidir. Son zamanlarda sosyal medyadan ve arkadaşlarımdan sıkça duymaktayımdır. Önyargılı baktığım dijital sergi temasını en azından bana sevdirmeyi başarmıştır. Geçmişte tren bakım atölyesi olarak kullanıldığından adı aslında cerhaneden geliyormuş dolayısıyla ingilizce gibi düşünüp 'sermodern' şeklinde okumak yanlış oluyormuş bu da böyle random bir bilgidir.
3

sevdiğinin kişinin yüzünün yanması

ileleualatyr
Benim için sorun teşkil etmez diyen insanların yüzde doksan dokuzu, bu olayın gerçek olması halinde bir süre sonra ortalıktan kaybolacaktır.

Fiziksel özelliklerin hemen hemen hiç değişmediği hastalıklarda, zorluklarda bile insanlar birbirini terk ediyor. Böyle bir durumda ilişkiyi korumak zor. Benim başıma böyle bir şey gelse-umarım gelmez- karşımdakinden benimle olan ilişkisini devam ettirmesini beklemem, bir kere beni artık beğenmeyip bana sadece acıdığı ya da merhamet göstereceği için ilişkimizi devam ettirse benim için çok daha kötü.

Tabii buradan ahkam kesmek kolay, yaşamadan bilemeyiz.

Edit: Ayrıca ileride kanser falan olmam halinde de bunu karşımdakinden istemem.

kolay görünen ama aslında çok zor olan şeyler

armut
Sevilmek. Sevmek bedava ve sınırsız gibi görünse de sizin sevginizi tükettikçe kendini değerli kılan özgüvensiz insanlar, size kendi sevgisinden bir şeyler katmaktan korkar. Çünkü sevgiyle güzelleştiğini düşünür. Güzelliğinde eksilen bir parça olmasını istemez. Dolayısıyla kimseye kendi sevgisinden veremez.

mango

daenerys targaryen
2 kere yediğim meyvemsidir. ya benim fakir bilinç altım ve damak zevkim böyle tatlara yabancı olduğundan dolayı sevemedim ya da cidden tadı kötü. ama mango aromalı soğuk çay kötü değil galiba ben yanlış bir şekilde yedim :D

behind her eyes

water
çerezlik dizi arayanlara ilaç
ilk 3-4 bölüm yavaş ama sıkmadan ilerliyor ve merakınız gitgide artıyor. finalde isetatmin olacağınız bir son sizi bekliyor.
olan da yavrucağız adam'a oldu :(

taksicilerin bir garip olması

kimliksizot
çoğu yazarın aksine şimdiye kadar hep iyilerine denk geldim, hatta geçenlerde gece kütüphaneden dönerken belirttiğim konuma varmadan bir anda ineceğimi söyleyince 'eğer paranız yoksa hiç sorun değil, götüreyim nereye isterseniz' demişti birisi.
tabi o uykusuzlukla hastane ismini yakın olduğu için söylediğimi, çok bilindiği için orayı söylediğimi aslında evimin daha yakın olduğunu söyleyemeden 'haa şey yok ... cidden... aa... inmem lazım' falan demiştim.

usmle

wenatrordet
Amerikada uzmanlık düşünenler, bunun sadece sınavla bitmediğini bilmeliler. Sizden her alanda gelişmiş olmanız bekleniyor ki dünya çapında yarıştığınız insanlardan bir farkınız olsun. Başvurunuzu yaparken yanılmıyorsam min 3 maks 4 LOR (letter of recommendation) yani tavsiye mektubu istiyorlar. Bunların türk doktorlardan olmasındansa tahmin edileceği üzere amerikan doktorlardan olmasını tercih ederler. Önerilen de 3 amerikan + 1 türk (dekanınız veya kendini kanıtlamış sizi iyi tanıyan bir hocanız). E tabi bu mektupları almak için de amerikaya staja gitmeniz gerekiyor. Hands-on ve hands-off türleri var bu stajların. Hands-off'ların cv'nize pek bi katkısı olmasa bile LOR almak zaten bütün amacınız. Daha sonra da yanılmıyorsam en az 2 hands-on experience istiyorlar ve siz tabi yine mektup almak için kapışacaksınız milletle. Bütün bu stajlar için yine ciddi bir miktar para gerekiyor. Bu toplam süreç minimum 15k$ olarak hesaplansa ben 20k'dan azı yetmez diye düşünüyorum. Staj süresince barınmanız ve ihtiyaçlarınız, uçak biletiniz vs hariç bir de staj yapacağınız kurum sizden ek ücret talep edebiliyor. Örneğin harvard sizi kabul etti ama gidebilmeniz için 5k$ civarında bir ücret daha istiyor. 1 ay için.

Başvuru süreci yaklaşık 1 yıl alıyor. Başvurunuzu yaptıktan sonra sizi kabul eden yerler var ise, mülakat tarihlerini ayarlayıp gidiyorsunuz. Mülakatlardan sonra hastaneler kendi içlerinde bir sıralama yapıyorlar ve tuhaf bir algoritma ile yeriniz belirleniyor. Match sistemi bu. Mart ayı match ayıdır, mart ayında sonucunuzu öğreniyorsunuz ve temmuz 1 iş başı. Tebrikler. Başvuru hakkında da, araştırırsanız competitive branşlar var ve onlara girmeniz oldukça zor. İmkansız diyip moral bozmak istemem ama daha da zorlaştırıcaklar önümüzdeki yıllarda. Step 1 pass/fail olacak 2022'de, önceden step1 puanı çoook önemliydi bütün yük step 2 ck'e yüklenicek. Ayrıca branşlara öğrenci seçerlerken de ırkçılık had safhada.

Başlangıçtan son ana kadar hatta belki çalışırken bile sürekli rekabet halinde oluyorsunuz. Hasta mı geldi, üstüne atlıyor herkes ben bakıcam diye. Sınavlar zaten asla bitmiyor. (Hoş, Türkiye'de bitiyor mu sanki de burayla karşılaştırmıyoruz şu an) USMLE sınavları TUS'a göre çok daha mantıklı sorulara sahip en azından o içinizi rahatlatabilir.

Uzmanlığınızı yaparken yıllık 55-65k$ ücret alıyorsunuz. Bitince zaten çok ciddi miktarlardan bahsediyoruz. Çok yüksek kazanan branşlar zaten competitive olanlar. Ama şöyle ki yıllık 200k ile 1 milyon $ arasında değişebiliyor maaş. Tabi bundan bi %25 vergi kesintisi oluyor yanılmıyorsam. Bu arada dünyanın parasını kazanacaksınız ama yıllık 2 3 hafta anca izniniz olacak. Genel cerrahlar 2 hafta yapıyormuş genelde.
Bu yola girecekseniz tusu musu unutun ve hayatınızı buna adayın ckskxks idealist olmanız lazım. Eğer becerirseniz sonucu çok kazançlı, girdiğiniz borcu 2 ayda kapatırsınız. Ayrıca amerikada tıp okuyanlar gibi premed ve med schoola 400k$ bayılmamış olursunuz, onlarda çoğu insan uzman olunca hayata net -400 bin $ borç ile başlıyor.
E tabi amerikanın başka yönleri de var, kapitalistliği var. Bi sosyal devlet değil çocuğunuzun kreşine bile bir ton para vereceksiniz ki ünileri hiç anlatmayayım. Uçlar ülkesidir amerika. İyice araştırın. Türkiyeden giden insanlar var ama ben pek competitive branşa girmiş birini görmedim o yüzden onları da pek ciddiye alamadım doğrusu. Adam patolojiye girmiş ben beyin cerrahisi (uzmanlık 8 yıl bu arada) için öneri arıyorum, o tecrübe etmemiş ki.. ama bi dolu kaynak var doğrusu. Cidden isteyen yapar.
Çok yazdım kusura bakmayınız.

zülfü livaneli

margauerite gautier
Soyadını Artvin'in eski adı olan livane'den alan büyük edebiyatçı, şarkıcı, senarist, yönetmen... El attığı her işte belli bir çıtayı aşmış, şaşırtacak düzeyde çok yönlü ve başarılı sanatçı.

bahçelievler

yasyasyasyasgiley
ankara'da kendimi huzurlu hissettiğim ve gözyaşlarıma tanık olan nadir yerlerden. 3. cadde yerine 2. cadde'den yürümeyi tercih ederim genelde 3 kalabalık ve hareketli oluyor.her mevsimi ayrı güzel, sessiz, sakin. canın mı sıkıldı tak kulaklığı cadde üzerinden değil de ara sokaklardan anıtpark'a git gecesi de gündüzü de güzel, otur banklarda sonra kediler gelsin yanına sev onları filan insan rahatlıyor valla. seviyorum ve özlüyorum bu semti.
5

aydın dalgıç

schlimazl
Kıyafet ve tavır konusunda nasıl başlarsanız öyle gider demişti. Kendisini hep takım elbiseyle gördüm. Stajyerdim hatırlıyorum koridorda görse nasılsınız der hal hatır sorardı. Derste anlamsız bakışlarla karşılaştığında ki tepkisi “ben mi anlatamadım” olmuştu bir kez. Kariyeriyle, duruşuyla,hastaya ve öğrenciyle yaklaşımıyla idoldür bizim için.

bir şey itiraf et

emnecbaba
gazi tıp'taki ilk günlerimden birinde karede çsye çıkan merdivenin başında asılı olan "yukarısı sadece gazi tıp öğrencileri içindir" gibi bir yazı yazan tabelaya bakakalıp, içinden "nasıl asılmış acaba bu" diye düşünüp oynarken düşürdüm. uğraştım uğraştım geri de takamadım. acelem vardı mecburen sedyenin yanına bırakıp gittim. sonraki gördüğümde takılmıştı.

2020'nin kattıkları

kendiyle kavgali
Hayatın yetişemediğimiz hızından kurtulup, bir kenara çekilip kafamı toplamama yardımcı oldu. Geçmişin küçük bir analizi yapıldı dersler çıkarıldı ve gelecek yeni döneme bomba gibi dönme sözü verildi. Sergen Yalçının deyimiyle "artık sıkmaya başladı" ise de iyi yönleri yok değil.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol