sevdiğimiz şehirdir. kucaklar, bağrına basar. çabuk alıştırır, zor vazgeçtirir. yazları sıcak ve kurak, güzleri soğuk ve hasret doludur.
bir dostluk kurulur, bir kız sevilir, bir gençlik tüketilir. bunların hepsi başka şehirlerde de yapılabilir, doğru. ama... ellerin cebinde yürürken dostunu, sevdiğini, geçip giden günlerini düşünmek bir ankara akşamında... bu tadı kaç şehir verebilir?
tamam doktorluk okuyorsun ama hangi doktorluk cerrah mı, diş mi ?
ilkokul sıra arkadaşımdır kendisi.o kadar güzel yazardı ki..sınıfımızda el yazısı alfabesi ya da el yazısıyla yazılmış cümlelerin olduğu afişlerdeki gibi yazıyordu :d bana ailem ilkokula başlamadan önce düz yazıyı öğretmişti o yüzden sürekli yarı el yazısı yarı düz yazı karman çorman bir şeyler yazmaya çalışıyordum başlarda hahahs.o da sağ olsun bana yardım etmeye çalışırdı.başarılı da oldu yardımlarında :) ama yıllardır kullanmıyorum el yazısı,unuttum muhtemelen..
Offf
gözün kör kalması ile başlayan ve gözün görmesi haline kadar yoğun şekilde devam eden karışık duygular bütünü.
"Neden kaira sürücü olarak trafikte yer almıyor?" başlıklı on yüz bin milyon maddelik listenin güzide bir maddesi olur kendileri. İdiopatiktir. Tedavisi yoktur. Böyle davranış sergileyen bireyler derhal trafikten uzaklaştırılmalıdır.
Tek başımıza kaldık erkin baba...
Aksattığımı düşünüp üzülüyorum son zamanlarda.
Açıkcası çok zeki biri değilim, az çalışarak çok işler başaran tiplerden bahsediyorum tabii zeki derken. O yüzden yks'ye hazırlık dönemi sanki kendimle olan derdimi ikinci plana itmişim gibi, gelecek için çabalarken aslında kendimi çok ihmal etmişim gibi geliyor ve toparlaması zor. Ama düzelicez be şu olaylar bir bitsin
Açıkcası çok zeki biri değilim, az çalışarak çok işler başaran tiplerden bahsediyorum tabii zeki derken. O yüzden yks'ye hazırlık dönemi sanki kendimle olan derdimi ikinci plana itmişim gibi, gelecek için çabalarken aslında kendimi çok ihmal etmişim gibi geliyor ve toparlaması zor. Ama düzelicez be şu olaylar bir bitsin
Genelde telefonda akrabalarımla konuşurken o saçma sapan sessizlik bitsin diye kullandığım cümle. Sonrasında 30 saniye daha konuşma, istiklal marşı ve kapanış.
Şimdik bir amcamcım var camdan şööylecene kafasını uzatıvermiş.
"Elveda" ...
Veda arapça kökenli bir kelimedir. " el " takısı arapçada belirli bir şeyi temsil eder ingilizcedeki "the" gibi.( 'tüm dünyada tek olan şeylerden bahsederken “the” kullanılır.' gibi bir kullanım mevcut biliyosunuz ) dolayısıyla "Elveda" tek ve en son vedadır. Artık geri dönüşü yoksa "Elveda" dır.
Veda arapça kökenli bir kelimedir. " el " takısı arapçada belirli bir şeyi temsil eder ingilizcedeki "the" gibi.( 'tüm dünyada tek olan şeylerden bahsederken “the” kullanılır.' gibi bir kullanım mevcut biliyosunuz ) dolayısıyla "Elveda" tek ve en son vedadır. Artık geri dönüşü yoksa "Elveda" dır.
şahsım için sınav anı dışında her an
Aldırma
Deli gönlüm
Giden gitsin sen şarkılar söyle içinden
Boş ver..
Deli gönlüm
Giden gitsin sen şarkılar söyle içinden
Boş ver..
gayet sevdiğim bir uygulama kendisi ama son günlerde anlamadığım şekilde masaüstü uygulaması sürekli çevrim dışısınız diye hata veriyor :( değilim çevrim dışı..
O kadar soğuk ki elimi cebimden çıkarıp müziği bile değiştiremiyorum. Bu sabah aynı şarkıyı dinledim yol boyu. Allah başka dert vermesin.
Allahım …'yı yok et.
O üç nokta yerine sevmediğim her şey gelebilir, mesela süt fiyatları mesela immünoloji mesela ben.
O üç nokta yerine sevmediğim her şey gelebilir, mesela süt fiyatları mesela immünoloji mesela ben.
Hastanede oluşan aşk üçgenleri hatta bazen dörtgenleri.
Terazidir.
Terazi erkekleri hakkında pek iyi şeyler söylemiyorlar.
Terazi erkekleri hakkında pek iyi şeyler söylemiyorlar.
59
Havamda isem ufak bir gülümseme
Yorgunsam "yeri miydi şimdi" bakışı
Ders çalışıyorsam "yuh ya gidin başka yerde kopun" deme hali
Üzgünsem de "vay be bu kadar kopacak kadar olaylar yaşanıyor" gibi düşüncelerle tepkim olur.
Yalnız o kadar kopabildiğimi hiç anımsamıyorum.
Önceden 50 di ama artık 100 lira için geçerli eğer bozdurursanız maks 2 güne o para biter
okula dönüp sabah 8.30 zorunlu dersine koşturarak geç kalmak istiyorum, sınav öncesi daha önce okuduğum yerleri ilk defa görmüşüm gibi hissedip kendi hafızama saydırmak istiyorum, son gün niye daha önce düzgün çalışmadım çalışsam yapardım diye kızmak istiyorum, arkadaşlarla oturup birkaç kahve içmek istiyorum, ankara ayazında cildimin kurum kurum kurumasına bakıp ulan sıcak memlekette ne zaman yaşayacağım demek istiyorum, sevdiğim herkese sıkı sıkı panda gibi sarılıp yapışmak istiyorum. kısacası önceden yapabildiğim hatta belki önceden beğenmediğim ne varsa hepsini tekrar yapabilmek istiyorum. ha yine normale dönersek beklentilerimi arttırabilirim o ayrı ;) kendimden beklediklerim ayrı bir konu onu geçiyorum
Yurttaki kantin görevlisine abla dedikten sonra “lan! ya abla değilse” diye düşündüğüm an. Evet olay az önce vuku buldu.
Edit: vuku buldu ne ya nine miyim ben?
Edit: vuku buldu ne ya nine miyim ben?
Şöyle bir soru sormak lazim
Dünyanın en güzel kızını öpüp 700 dolar almak mı beni öpüp 10 dolar almak mı?
Dünyanın en güzel kızını öpüp 700 dolar almak mı beni öpüp 10 dolar almak mı?
Kronik eksileyiciler ile ilgili bir şeyler yazacağım ama ondan önce söylemek istediğim bir şey var.
Neden bu kadar kızıldığına çok anlam veremediğim kişilerdir (birazdan belirteceğim durum hariç). Sözlük formatlarında eksi verme bulunuyor, bu sadece burada olan bir özellik değil. Sözlük insanların fikirlerini yazdığı bir yer, beğenileceği gibi beğenilmeme durumu da olabilir. her düşünceyi beğenmek zorunda değiliz takdir edersiniz ki. insanların bir sebepten hoşuna gitmeyen şeyler olabilir ve bunu ifade edebilir. Buna kızmaya kalkarsak da bence sonu gelmez çünkü dediğim gibi herkese her şeyi beğendiremiyoruz. "Bana hiçbir eleştiri getiremezsiniz." Mantığı da yanlış bir yaklaşım olur diye düşünüyorum. Eksi verme format dışı bir şey değil aslında, belki eksi oy vermenin olup olmamasını tartışabiliriz (bu sanırım konuşulmuştu) ama o da başka başlıkta olur herhalde.
Şimdi gelelim asıl konuya. Kronik denmiş, yukarıda da bir şeyler yazılmış, anladığım kadarıyla okumadan eksileme gibi bir olay olmuş. Eğer öyle yapan varsa bence art niyetli bir davranış sergiliyor. "Bu kişinin başka sıkıntıları mı var acaba?" diye sorardım şahsen ben. Çünkü düşünüyorum bir insan bunu neden yapar diye aklıma mantıklı bir sebep gelmiyor.
Bu başlığa uygun değil ama söylemeden de geçmek istemem. Bir entrynin değerini bence ne kadar artı oy aldığı göstermez, bununla birlikte eksi oy alması da onu kötü yapmaz. Örneğin: Sağlı sollu, haklı eleştiriler içeren bir entrynin eksi oylanması gayet doğal olurdu; ama şimdi eksi oy aldı diye kötü mü diyeceğiz. çok hoşuma giden, bilgi içeren entryler vardı ama çok artı almadılar diye iyi olmayacaklar mı. Benim kendi entrylerimin içinde de mesela en sevdiklerim en çok artılananlar değil. Yani, bu kısımda demeye çalıştığım ,benim şahsi görüşüm, sayıya çok takılmamak lazım. Başkalarının ne düşündüğüne de çok takılmamak lazım.
Neden bu kadar kızıldığına çok anlam veremediğim kişilerdir (birazdan belirteceğim durum hariç). Sözlük formatlarında eksi verme bulunuyor, bu sadece burada olan bir özellik değil. Sözlük insanların fikirlerini yazdığı bir yer, beğenileceği gibi beğenilmeme durumu da olabilir. her düşünceyi beğenmek zorunda değiliz takdir edersiniz ki. insanların bir sebepten hoşuna gitmeyen şeyler olabilir ve bunu ifade edebilir. Buna kızmaya kalkarsak da bence sonu gelmez çünkü dediğim gibi herkese her şeyi beğendiremiyoruz. "Bana hiçbir eleştiri getiremezsiniz." Mantığı da yanlış bir yaklaşım olur diye düşünüyorum. Eksi verme format dışı bir şey değil aslında, belki eksi oy vermenin olup olmamasını tartışabiliriz (bu sanırım konuşulmuştu) ama o da başka başlıkta olur herhalde.
Şimdi gelelim asıl konuya. Kronik denmiş, yukarıda da bir şeyler yazılmış, anladığım kadarıyla okumadan eksileme gibi bir olay olmuş. Eğer öyle yapan varsa bence art niyetli bir davranış sergiliyor. "Bu kişinin başka sıkıntıları mı var acaba?" diye sorardım şahsen ben. Çünkü düşünüyorum bir insan bunu neden yapar diye aklıma mantıklı bir sebep gelmiyor.
Bu başlığa uygun değil ama söylemeden de geçmek istemem. Bir entrynin değerini bence ne kadar artı oy aldığı göstermez, bununla birlikte eksi oy alması da onu kötü yapmaz. Örneğin: Sağlı sollu, haklı eleştiriler içeren bir entrynin eksi oylanması gayet doğal olurdu; ama şimdi eksi oy aldı diye kötü mü diyeceğiz. çok hoşuma giden, bilgi içeren entryler vardı ama çok artı almadılar diye iyi olmayacaklar mı. Benim kendi entrylerimin içinde de mesela en sevdiklerim en çok artılananlar değil. Yani, bu kısımda demeye çalıştığım ,benim şahsi görüşüm, sayıya çok takılmamak lazım. Başkalarının ne düşündüğüne de çok takılmamak lazım.
bu güzellik bir daha olur mu acaba sn organizatörler?
2 ay olmuş bu seferkine ben de gelmek isterim olursa.
2 ay olmuş bu seferkine ben de gelmek isterim olursa.
''En büyük tehlike, yani insanın kendi benliğini kaybetmesi, önemsiz bir şeymiş gibi sessizce meydana gelebilir; diğer tüm kayıplar, bir kolun, bacağın, beş doların, bir eşin vs. kaybı mutlaka fark edilir.''
kadransız saat - carson mccullers
kadransız saat - carson mccullers
uluslararası karşılaştırmalarda listenin üst kısımlarında bir yerlerde türk bayrağını görmek. en basit bir şeyde olsa bile bi içim gıynaşıyo.
Bazı insanlar bir noktadan sonra çekilmiyor, bu yüzden en iyisini yapıp konuyu kapatan insandır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?