elindeki kalemi baget sanıp şarkının ritmine uygun bateri çalmaya başlamak.
psikiyatri. nokta.
Çok eşya olması.
Dördü de sorunsuz çıkanları bulup ödüllendirilmeleri gerektiğini düşünüyorum.
"Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpâre, geniş bir ânın
Parçalanmaz akışında."
Dizelerini aklıma getiren başlık. Dönmek istediğim bir zaman yok, keşke olsaydı geçmişte mutluluktan delirdiğim ve tekrar tekrar yaşamak istediğim anlar. Yarını merak ediyorum sadece büyük bir heyecanla ve umutla.
Ne de büsbütün dışında;
Yekpâre, geniş bir ânın
Parçalanmaz akışında."
Dizelerini aklıma getiren başlık. Dönmek istediğim bir zaman yok, keşke olsaydı geçmişte mutluluktan delirdiğim ve tekrar tekrar yaşamak istediğim anlar. Yarını merak ediyorum sadece büyük bir heyecanla ve umutla.
"gününü değerlendirmeye bakacaksın.. günün nasıl değerlenir, bak anlatayım: şimdi ömrünü bitmiş say, ömrün bitmiş de sen yalvarmış, yakarmışsın, sana gözyaşların için cabadan bir gün daha vermişler.. işte şu anda da o bir tek son günün içinde bulunuyorsun.. işte o son günde ne yapacaksan, her gün onu yapacaksın.
o zaman bu bahçede gezinmem ki, der çocuk.
ne yaparsın ya?
ağlarım.
evet, diyor çocuğa, bu senin dediğini anlamak için bütün bir ömür harcamak gerekir. ağlamak.. yalnız gözyaşı dökebilen insan anlayabilir bazı şeylerin hikmetini."
o zaman bu bahçede gezinmem ki, der çocuk.
ne yaparsın ya?
ağlarım.
evet, diyor çocuğa, bu senin dediğini anlamak için bütün bir ömür harcamak gerekir. ağlamak.. yalnız gözyaşı dökebilen insan anlayabilir bazı şeylerin hikmetini."
bu benim ağlamak istediğim bir başlık çünkü şarkı söylemeyi benim kadar seven birinin her şarkı söylediğinde etrafındaki herkes tarafından linç yemesi ve susturulması çok acı...
en pahalı abur cubur aktivitelerinden sayılabilir ama dayanılmaz bir cazibesi var.
Kadavralı sorulardan birinde sordukları yeri şahin gözüyle bile göremezdim sanırım. Hocalar şekli büyütme gibi bir imkanımızın olmadığını unutmuşlar.
fosforlu kalem :( öyle her yeri de çizmiyorum aslında ama yine de beni yarı yolda bıraktı
gözümün önüne spordaki antrenörüm geliyor plank yaparken başıma dikilip ne oldu zaman geçmiyor demi diyip gülüyordu :( geçmiyor arkadaşlar planktayken zaman geçmiyor :(
Evde çalışmayı daha çok sevsem de üniversite sınavına çalışırken o zamanki kız arkadaşımla beraber koca bir yazımı kızılay şubesinde geçirdiğim kütüphane. Sabah 11 de girip akşam 17'de çıkar ardından Kızılayda baya eğlenirdik. Dolayısıyla bende anısı var. Bir daha gideceğimi sanmıyorum. O yazdan sonra da hiç gitmedim zaten :')
Daha önce seriyi bitirmiştim ve lapa lapa kar yağdığı bir gün ilk filmini izleme isteği geldi birden
Ben de oturdum izledim
Özlemişim ya
Ben de oturdum izledim
Özlemişim ya
(bkz: projektif identifikasyon)
bir kaza sonucu boynundan aşağısı felç kalan bir adam ile hapisten yeni çıkmış birinin ona yardımcı olmasını konu alan bir fransız filmi. komedi dram konulu sanıyorum. güzel bir arkadaşlık öyküsü izlemek isteyenlere önerimdir. empati yeteneğinizi de arttıracağını düşünüyorum.
ülke tarihinin en çok seyirci sayısına ulaşan 2. filmi imiş ve sayılarla karar verenler için imdb puanı: 8.5, top 250'de 44. sırada yer alıyor.
ülke tarihinin en çok seyirci sayısına ulaşan 2. filmi imiş ve sayılarla karar verenler için imdb puanı: 8.5, top 250'de 44. sırada yer alıyor.
sanırım hiç. o yüzden kimseye sürpriz de yapamam mesela, içimde tutamıyorum.
Utanınca renk değiştiren ve duygularının fiziksel görüntüsünden kaçamayan zavallı insanlar için kırmızı renkli duygudur.
iki ekmek aldım, eve gidiyorum.
biri büyük biri küçük, iki ekmek aldım.
niyeyse bi anda kafamda çalmaya başlıyor bu şarkı djkfyıdhskldjkld
biri büyük biri küçük, iki ekmek aldım.
niyeyse bi anda kafamda çalmaya başlıyor bu şarkı djkfyıdhskldjkld
Sürekli yapılan eylem karşısında kullanılan deyim.
Hikayesi şöyle olsa gerek:
Eskiden bir şeyleri saklamak için kabak kullanıyorlarmış fakat bu kabak tatlısı yemeği yapılanlardan değil; İçi bomboş olup Ses çıkaranlardan, sanırım bunlara su kabağı deniliyor. Neyse efendim, saklanacak şeyi bunların içine koyuyorlarmış. Zamanla kabağın tadı da kokusu da saklanan şeye geçiyormuş. Yani uzun süre sonra “kabak tadı” veriyormuş.
Böyle bir alakayı kuran atamıza teşekkürlerimi sunup entry'i burada bitiriyorum.
Hikayesi şöyle olsa gerek:
Eskiden bir şeyleri saklamak için kabak kullanıyorlarmış fakat bu kabak tatlısı yemeği yapılanlardan değil; İçi bomboş olup Ses çıkaranlardan, sanırım bunlara su kabağı deniliyor. Neyse efendim, saklanacak şeyi bunların içine koyuyorlarmış. Zamanla kabağın tadı da kokusu da saklanan şeye geçiyormuş. Yani uzun süre sonra “kabak tadı” veriyormuş.
Böyle bir alakayı kuran atamıza teşekkürlerimi sunup entry'i burada bitiriyorum.
sözlü sınav deneyimimin çok çok az olmasına rağmen "sözlü sınav" diye cevaplandırabileceğim başlık. cevabını bilmediğin bir soru soruluyor ve karşındaki hoca bir şeyler söylemeni bekliyor. "bilmiyorum hocam, bunu geçsek olmaz mı?" diyemiyorsun. yazılı sınavdaki gibi boş bırakıp veya herhangi bir şıkkı işaretleyip geçemiyorsun. ya da mesela yazılı sınavı iyi yapamadığında sadece düşük not alıyorsun ama sözlüde azar işitme riskin de var.
bir sürü şey çalışmışsın mesela ama hoca gidiyor, senin iyi çalışmadığın yerden soruyor. "hocam ben şunlara iyi çalışmıştım, ordan sorsanız.." diyesin gelse de diyemiyorsun. yazılı sınavda neredeyse her konudan soru geliyor soru sayısı fazla olduğu için ama sözlüde sadece iki üç soru soruluyor. şansına ne çıkarsa artık. yani bilmediklerini bildiklerinle telafi etme şansın çok düşük.
cevabını bildiğin bir şey soruluyor, sen cevap verdikçe hoca daha da detaya inip başka şeyler soruyor. doğru mu cevaplıyorsun, yanlış mı cevaplıyorsun ondan bile emin olamıyorsun çünkü hoca ona da bir tepki vermeyebiliyor. zaten streslisin, hocaların karşısında iyice geriliyorsun, koşarak uzaklaşasın geliyor ama yapacak bir şeyin yok. kısacası elinden hiçbir şey gelmiyor. söz konusu çaresizlikse daha ne olsun...
bir sürü şey çalışmışsın mesela ama hoca gidiyor, senin iyi çalışmadığın yerden soruyor. "hocam ben şunlara iyi çalışmıştım, ordan sorsanız.." diyesin gelse de diyemiyorsun. yazılı sınavda neredeyse her konudan soru geliyor soru sayısı fazla olduğu için ama sözlüde sadece iki üç soru soruluyor. şansına ne çıkarsa artık. yani bilmediklerini bildiklerinle telafi etme şansın çok düşük.
cevabını bildiğin bir şey soruluyor, sen cevap verdikçe hoca daha da detaya inip başka şeyler soruyor. doğru mu cevaplıyorsun, yanlış mı cevaplıyorsun ondan bile emin olamıyorsun çünkü hoca ona da bir tepki vermeyebiliyor. zaten streslisin, hocaların karşısında iyice geriliyorsun, koşarak uzaklaşasın geliyor ama yapacak bir şeyin yok. kısacası elinden hiçbir şey gelmiyor. söz konusu çaresizlikse daha ne olsun...
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum
Şiddet oldu susturdular, maaşlar azaldı yine sustular. Ülkenin en Zeki en çalışkan kitlesi olarak artık örgütlenmemizin vakti gelmedi mi sizce de ? Daha ne kadar susacağız ?her gün tıp öğrencilerinin intihar haberlerini alır olduk. Her açıdan yeterince zor bir bölümdeyiz zaten her okulun sistemi farklı hocaları farklı. Bir de farklı olan düzen için mi hayatımızdan ödün verip daha da mental sağlığımızı kaybedelim? Yeter artık bir olmamızın zamanı geldi geçiyor. Sayın yazarlar artık susmayalım susturulmayalım.zaten susmadıysak artık daha yüksek haykıralım sesimizi duyuralım.
Yatış olan ama tıbbi girişimleri ve ilaç uygulamalarını kabul etmeyen, sorun çıkaran hastalar.
Abi siz niye yattınız o zaman hastaneye. Yatarken bunları kabul ediyorsunuz zaten. Hastaneye yattıktan sonra ne olmasını bekliyordunuz tam olarak?
Abi siz niye yattınız o zaman hastaneye. Yatarken bunları kabul ediyorsunuz zaten. Hastaneye yattıktan sonra ne olmasını bekliyordunuz tam olarak?
Lisede en arka sırada şöyle bir yarım ders uyuyup teneffüste arka dörtlüyle biraz makara çevirmek hiç de fena olmaz
Gökyüzünü izlerken gözünüze ilişen ağacın dallarındaki tomurcukların patladığını gördüğünüz andır. Bu andan sonra bırakınız bahar gelsindir, gönül yayları gevşesindir:)
Günlük hayatta replay modu keşke olsa..bazı insanlar iğneleme,alttan alttan laf sokma,mış gibi yapma konularında master yapmışlar ben o an anlayamıyorum,ne yazık ki dümdüz biriyim skdn.keşke tekrar izleyebilsek o anı, hoca da durur mu yapıştırmış cevabı olsam.
Aksine eksi aldığım için seviniyorum. Hatta eksi alacağını bilerek yazdığım bazı entrylere gelen eksiler günümü güzelleştiriyor. Herkesle iyi anlaşan insan olmak gibi herkesle aynı düşünen insan olmak benim için rahatsız edici olurdu.
Bir de bayıl istersen feriha!
sanırım lise arkadaşlarımdan özür dilerdim. herhangi bir küslük yok ancak doğal olarak iletişimimiz azaldı ve hep bir arada olacağımıza söz vermiştik. küçükken aptalmışız ya da fazla safmışız. ortaokul arkadaşlarımızla konuşmadığımızı bile bile böyle boyumuzdan büyük laflar etmişiz.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
