bak sana kimi veriyorum

poyrazkarayel
ah ulan ah.of ulan of. tam olarak budur sevgili yazarlar.anne veya baba biriyle konuşuyordur telefonda. siz telefondakinin kim olduğunu dahi bilmiyorsunuzdur. bu nokta çok saçma zaten. bak sana kimi veriyorum, verme aga, verme baba yapma..

-alo amca benim poyraz. Ha oyum evet. arayamıyoruz işte iş güç. Takdir aldım. Tamam ihtiyacım olursa ararım.

Ne kazandınız şimdi. niye yaptınız bunu bana.
4

prometheus

ruhsuz
T:2020 girişlilerin her komite not çıkarmış olan not grubu.

Öncelikle şunu belirteyim: not yazan öğrenciler,not yazmayan ve yıllardır not yazmamasına rağmen güncel not okumasıyla övünen diğer dönemdaşlarının gözünde enayidir,kerizdir,kendini düşürmüş insandır. Evet bu pek zeki,büyük resmi görmüş arkadaşlarımızın bir yaradan idrarlarını sakınacak kalitede olduğunu benden iyi biliyorsunuz.

Renkli notu not yazdığın hafta ücretsiz,yazmadığın hafta indirimli alma hakkına sahip olmak için not yazılır mı? Tabii,yazılabilir ama 2. Yarıyıl boyunca babam notları benim için renkli çıkardı. Evet 0 indirimle. Yani arkadaşlar afedersiniz ama allah düşürmesin tabii de kimse o meblağ için o işe sürdürülebilir bir biçimde katlanamaz.

Motivasyon nedir?

Hani okul şöyle,okul böyle diye bikbiklenmeyi biliyoruz ya;elimizi taşın altına ne kadar sokuyoruz? (Okulu aklamıyorum,yanlış anlaşılmasın. Okul bizi mahvediyor,bu cepte.)

Hadi elini taşın altına sokmadın güzel arkadaşım,o zehirli pis sözlerini ne demeye etrafa saçıyorsun?
Biz sizin 20 kişi birleşip,bir not alıp,taratıp tabletten okuduğunuzu bilmiyor muyuz?
Kendisi ortak sınıf grubunda zehrini çok akıttı diye grup kapalıya dönünce kız arkadaşının yazar grubuna katıldığını bilmiyor muyuz? Gelsin. Başımız gözümüz üstünde yeri var. Zaten prometheus öyle bir yer olduğu için ben de oradayım. Bana da 'gel,sen bizim için kıymetlisin.' dendi. o yüzden major problemlerim olmadıkça terk etmedim.

Said abi ilk toplantıda bir şey söylemişti ve hala kulağımdadır. 'Bizim grup notun arkasındaki renkte bile anlaşamıyordu,en son dağıldık.'

Ben yeri geldi textbook okuyup yazdım notu,yeri geldi 12 saatte 1 not yazdım. Benden daha iyi yazanlar var. Hepsinin eline,emeğine,yüreğine sağlık. Geçen seneki sabit denetmenim ses kaydını dinleyerek notu denetlerdi. Bu sene sabit denetmenim değildi ama aynı kişi yine aynı özveriyle notumu denetledi.

Ne hakkım varsa benden yana helâl olsun,bir de huzursuz insanların zehriyle uğraşamam.hem zaten alt dönemler benim yazdığım notu çalışırken bana fotoğraf yolluyorlar ya vatsaptan,yetiyor o bana. :)😇😌 eriyeveriyorum hehe 🤭

house m.d.

ruhsuz
Çok iyi bir hekim dönem 4'ten sonra yeniden izle demişti.
Bence bir ömür dönüp dönüp dönüp izleyeceğim.
Vay anam vay,ne doktorlar var!

Aaa bu arada kekilli de derste bu diziye atıfta bulunmuştuu

bir nefes şiir

schlimazl
Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...

denge

lavinia
İnsanlarla ilişki dengesini iyi ayarlamak, değer sevgi dozunu da iyi ayarlamak lazım. Bazen işin boku çıkabiliyor çünkü
2

04.03.2022 dönem 2 gis teorik sınavı rezaleti

daenerys targaryen
o malum başlık açılmış mı diye parmağınız kırılana kadar gütfsözlükte sürekli sayfayı yenilediğinizi biliyorum. sakin olun f5 tuşunuz kırılmasın :) işte karşınızda o kadim başlık ve sözlüğün danysi

sevgili halkım bu neydi böyle? üst dönemler hani bu komite kardiyo ve nörodan daha kolaydı? hani bunla ortalama yükseliyordu? neden her seferinde kandırılıyorum :(((

sınavda tam olarak aklımdan bu geçti https://www.youtube.com/watch?v=Ia9dPIaJYnw

zaten soru kitapçığını aldığımda gördüğüm anatomi soru sayısıyla bu sınavın pek de iyi geçmeyeceğine dair ilk izlenimler edinmiştim ancakkkk bu ne? biyofizik bile zordu. ortalama yükseltmeyi bırak pek de yüksek olmayan ortalamamın çakılma ihtimali var.
neyse bu komite günü gününe çalışıcam ve 100 alıp sınıfta kalmicam sevgili sözlük zaten başka bir ihtimal kalmadı sınıfı geçebilmem için. dilerim hepinizin sınavı iyi geçmiştir. kıymetli girdilerinizi esirgemeyiniz iyi günler diliyorum tabi bu günün iyi geçmesi mümkünse :/
3

beklentisiz olmak

selektor yapan yildiz
Her ne kadar beklentisiz yaşamanın iyi olduğu söylense de görünen o ki pratikte öyle olmuyor. İnsan, haliyle emek harcadığı yerden bir şeyler bekliyor. Çünkü, madem bir şey beklemeyeceğiz neden emek harcıyoruz; nasıl olsa hiçbir sonuç gelmeyecek; gelse de önemi olmayacak.

Beklentinin karşılanamaması da hayal kırıklığına yol açıyor ki bu konuda da herkes hemfikirdir.

Bence şöyle bir sonuç çıkıyor: hayal kırıklığına uğrayacağız diye hiçbir aksiyon almayabiliriz ama o zaman da elimize bir şey geçmez. Örneğin öylesine ders çalışırdık ne elde edeceğimizi bilmeden ya da birisi, başka birini sevse ve zaten bir şey olmaz diye söylemese o zaman gerçekten bu kişiler arasında bir şey olmazdı. Yani sıfır beklenti devam edebilirdik ama o zaman da bayağı pasifize olurduk.

korkulan şeyler

ileleualatyr
Eve herhangi bir sürüngenin(kaplumbağa,yılan,timsah...fark etmiyor) girmesi ve saklanması, En savunmasız anımda bana saldırması. hikayenin devamını herhangi bir doğa belgeselinden bulabilirsiniz.

mitoloji

muamma
Instagramda dün bir arkadaşımın hikayesinde gördüğüm yazıdan uzun bir alıntı yapacağım.

Mitler ve bir zamanlar bir biçimde yaşanmış, aynı zamanda hep yaşanan olaylardır. Evet insanlar her zaman mitler yaratmıştır. Çünkü insanlar daima anlam arar bir şeyleri bir nedene bağlamak ister. Çünkü insan doğadaki acılarla zorluklarla kaygılarla yüzleşmek ister. Çünkü hayvanlar gibi sadece o anı yaşamaz yada diğer canlılar gibi ölüm bilincinden mahrum değildir. Geçmişten elem, hüzün; gelecekten endişe, korku duyar. Bulunduğu koşulları sorgular, kendi türünün ve diğer canlıların durumlarından etkilenir. Hiçbir fok ise fok balıkları çok yalnız demez :) İşte mitler ve dinler tam bu noktada devreye girer. Hayatı açıklar, içimizi ısındırır. Hayatın sorunlarına çare bulması, insanın doğasına hitap etmesi kafidir. Gerçek ve doğru olması önemli değildir, etkili ve tedavi edici olsa yeterlidir. Tek gereği o zamandaki insanların hayatında yer alabilmesidir. Logosu tamamlar. Logosta akıl, mantık, yarar esas iken mitosta ise kutsal, merhamet, empati sağlar. Logos totalitarizminin görüldüğü ve mitosun eksikliğinde ortaya çıkan modern mitlerin ise 20.yy'da ne kadar büyük tahribata yol açtığını tarihte yazılıdır. Mitlerin basit zevk ve eğlenceden ziyade hayatı anlamlandırdığını ne acı gösterdi. Ayrıca insana 21.yy'da hem akla hem kalbe hitap eden insaniyet-i kübra olan İslamiyet'in ne kadar elzem olduğunu bildiriyor.

grup hepsi

clarice starling
yanlış hatırlamıyorsam "hepsi 1" ismiyle bir dizisi vardı bu grubun. dizinin popüler olduğu zamanlarda ilkokulda sınıftaki birkaç kız teneffüste "hepsicilik" oynuyorlardı. her biri bir karakter oluyor filan. şu an aklıma geldi de ne kadar saçma bir şey ya, o zaman da saçma geliyordu gerçi bana, diziyi de izlemiyordum zaten. ama sınıfın o spesifik kız grubu için bayağı eğlenceli bir aktiviteydi demek ki. her teneffüs oynadıklarına göre...
not: bu spesifik kız grubu bazen de winx oyunu oynuyorlardı, her biri bir peri oluyor vs. ben onu da pek izlemediğim için o konuya da çok uzak kalıyordum...

barış akarsu

gluteusmaximus
En beğendiğim 3 sanatçıdan 1idir kendisine ve yeteneklerine diyecek laf yok. Filmden bahsedersek daha düşük bı beklentim vardı 28 yıl yaşamış birisinin ne kadar malzeme verebileceğini kestiremiyodum. Ama izlerken fark ettim ki eldeki malzeme abartılı sahneler ve yer yer ruhsuz oyunculuklarla harcanmış bir de gereksiz yüksek bi fon müzik var Allah'ım o niye var ki ya. Daha koyu bı temada daha sanat filmi edasıyla yapılsa çok daha hoş olabilirmiş bence. Bir de konser sahneleri güzeldi söylemeden geçmeyeyim barış akarsu konserine gitmiş gibimsi bı his geldi onlar için sinemaya gitmek fena fikir olmayabilir.
4

kobe bryant

richardthelionheart
aramızdan ayrılışının üstünden tam 1 yıl geçti bugün. başlığını keşke doğum gününde açabilseydik, bu yıl şu şu yaşına girdi diye. olmadı.

büyük bir neslin basketbolcusu oldu Kobe. sınıfta çöp atarken, bahçede top oynarken... seven sevmeyen herkes anardı adını. ben basketbolu onun sayesinde sevmiştim. küçükken çok izlemesem, ilgilenmesem de bilirdim ismini; izlemiştim o sarı bol şortu ile basketbol oynarken. aklımda öyle kalmış yani.

bir kez daha analım bu büyük basketbolcuyu, bu sözlükte de bir başlığı bulunsun; ölüm yıldönümünde açılmış bir başlık ama olsun..

fanatizm

elegantmoon
Ankara'nın merkezinde ikamet etmekteyim. son altı sene içerisinde bir sene, (hangi sene olduğunu gerçekten hatırlamıyorum, kusuruma bakmayın) bir yaz akşamı; kulağımda kulaklık, cebimde cüzi miktarda para ile gençlik caddesi'nden başlayıp 7. Cadde'den geçip beşevler üzerinden dönen klasik yürüyüş güzergahımda ilerlemek niyetiyle evden çıkmıştım. cüzi miktarda para ise mado'dan alacağım dondurma içindir, bu notu da düşeyim hahahah:) hep yaptığım bir iş olduğundan herhangi bir aksilik, komplikasyon beklemedim, çıktım evden. çıktığımda gördüğüm manzara afallatıcı ve keyif kaçırıcıydı: tüm gençlik caddesi sarı kırmızıya boyanmış, "şampiyon galatasaray" ve benzeri naralarla huzurlu yürüyüşüm katledilmişti. biraz durup insanları gözlemledim, davranışlarına dikkat ettim. akşam dokuz civarı, giyinip kuşanıp türlü boyalarla kendilerini boyayıp meşaleler yakarak evinden çıkıp arabasına atlayıp ankara'nın ana arterlerinden birini tıkayıp saatlerce avazı çıktığı kadar bağırmayı seçen bu insanları inceledim sayın yazarlar. neresinden tutarsanız elinizde kalır gibiydi ilk başta. ancak sonra fark ettim ki bu insanlar çok düşünen insanlar değildi, içlerindeki o kor tutkuyla körü körüne herhangi bir konsepte ya da insana bağlanabilen insanlardı bu insanlar. skeptik ve yabancı değildiler. mösyö meursault'nun yaşadığını yaşayamaz, bireyselliğin getirdiği düşünce dünyasında kaybolma deneyimini yaşayamazlardı. tutkuları, inanç ve bir tutam bağnazlıkla harmanlanmıştı. ama yalnız değildiler, mutsuz değildiler. ve aksine birliktelikleri korkutucu derecede güçlü ve vahşi bir topluluk yaratmıştı. tekiller için ürkütücüydüler: hem bu kadar basit ve kendi ellerinde olmayan, saçma bir şeye bu kadar mutlu olabildikleri için hem de vandal ve barbar olabildikleri için. bir tarafım imrendi, bir tarafım ürktü. ürken taraf baskın geldi, dondurma falan yemedim. eve döndüm.
8

kar yağışını izlemek

lavinia
Geçen sene çok kötü hissediyordum bir ara ve yatağım pencerenin yanındaydı. Kar yağarken saatlerce yatıp gökyüzünü kar yağışını izlerdim. İyi hissettirdiğini tam söyleyemem ama garip ve huzurluydu. Bilmiyorum.

...it

elegantmoon
Ben noktalı kısımları sansür sanıp başlığı "fuck it" olarak yorumlamıştım ama evet haklısınız tıpçıyız, onu demek istemedik, pardon:)
1

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol