yaptığınızı reddettiğiniz davranışlar

armut
yalnız kalmayı hiç sevmiyorum. tercihimin bu olduğunu söylesem de... asosyal olmaya ve yalnız zaman geçirmeye meyilliyim. ama yalnızlığım bazen öyle bir hal alıyor ki artık yalnızlık benim tercihim değil rutinim oluyor. yalnız kalma korkum yüzünden beni kırsalar da bir sürü insanı kendi içimde affedip onlarla olan ilişkime her şey normalmiş gibi devam ediyorum. ne onlara küstüğümden haberleri oluyor ne de affettiğimden... ben hep dağlara karşı yaşayan bir tavşan oluyorum.
2

iz bırakan kitap cümleleri

kimliksizot
Ben de Tutunamayanlar'dan bir alıntı bırakayım o hâlde.
“ 'Büyük ve güzel şeyler de var.' demişti bir gün. O sırada ben ne yapıyordum? Hiçbir güzelliğin içime girmesine izin vermiyordum. Öyle miydim? Hatırlamıyorum.”
2

ölüm

lavinia
Sayın yazarlar az daha boğularak ölüyordum. Hem de turşu yerkenn!!! Trajikomik bir ölüm olurdu. Ölümünü böyle hayal etmemiştim açıkçası fjdjdn
4

coğrafya dersi

fahri muzdaribi
6. Sınıfta tr deki bütün yer şekillerini(evet bütün dağ deniz körfez cart curt) ezberlemek zorunda kalmıştım. Hatta sınav(bildiğiniz hoca söylüyodu bi dağ ova vb haritada göster diodu)olmuştuk o gün bu gündür nefret ederim bu dersten.

hayat hileleri

clarice starling
kardeşinizden bir şey istiyorsunuz ve yapmıyor mu? size çok güzel bir fikirle geldim. mesela kardeşiniz dışarıdan gelirken markete uğrayıp sizin için bir şeyler alsın istiyorsunuz. ama kendi telefonunuzdan yazsanız size kolayca hayır diyecek. bu nedenle annenizin ya da babanızın telefonundan onlar gibi davranarak alışveriş listesi gönderiyorsunuz. "oğlum sana zahmet şunları alır mısın gelirken?" yazıyorsunuz ve kardeşiniz istediklerinizi almadan gelmiyor.
ya da mesela "şunu yapar mısın?" şeklinde bir ricanız var. normalde "hayır yapamam." diyecek ama istediğiniz şeyi babanızın yanında isterseniz kardeşiniz "hayır" diyemiyor. hayır dese bile babanız olaya el atıyor ve diyor ki "oğlum ablan senden bir şey rica etti, yaparsan çok güzel olur." ve bakın bu test edilmiş bir yöntem, kardeşiniz o işi yapıyor, itiraz edemiyor.
bazen de şey yapıyorum mesela, bir şey isteyeceğim ya, kardeşime özelden yazmıyorum da aile grubumuzdan yazıyorum. önce itiraz ediyor, sonra babam "ablan o kadar yazmış, yapıver yavrum." diyor ve kardeşim bir anda "tamam yaparım." diyor. hayat kurtarıcı hileler bunlar, aklınızda bulunsun.

prometheus notdaki mors kodu

ruhsuz
Tüm notların altında yazan kişinin ismi yazıyor.
Başta da bizim toplanmamıza vesile olan kişinin ve her şeye rağmen seneyi idare eden kişinin ismi yazıyor.
Zaten Bütün efor o kodlamaya harcandı:) not grubu başkanı kimseye önem vermiyor:) 320(net sayı 318 de olabilir bilmiyorum) kişi yapılan her şeyde her koşul altında mutlu olur ama prometheusun başındaki kişi çok arızalı bir tip olduğu için bunca problem yaşandı:) kimse terbiye sınırını aşmadı:) 20 yaş +-1 ortalamasındaki insanlar kavga çıkarmaya çalışmadı:) yani her şey harikaydı,ilerlememize ket vuran şeyse kodlama yapılmasıydı ;)
Konuşmaya değmeyecek şeyleri büyüte büyüte bu hale geldik.
Bu gidişle aaaa benim notumun arkasındaki renk neden evrendeki en tatlı lila tonu değil tartışması filan da çıkar:)

hayatı kolaylaştıran şeyler

ruhdoc
Bilir misiniz bilmem? bir süredir kullanmaya başladığım bir uygulama var. "Bisu" içerisinde çeşitli firmalara ait damacana su sipariş sistemi bulunmakta ve ayrıca ufak bir market kısmı da mevcut. Adı üstünde asıl odağımız su olduğu için buradan devam edelim. İlk damacana su siparişinize %50 indirim sağlıyor. Ayrıca önden ödemeli 10 alım yaptığınızda da normal adet şişeden daha ucuza geliyor. bunu size tanımlı kampanya alımı olarak tanımlıyor. Önden ödemeli alımların süresi 4 ay ile sınırlı. Bu süreçte Suya zam gelse de siz kendinize tanımladığınız sudan devam ediyorsunuz. Ayrıca uygulama içerisinde kaç alım hakkınız kaldı görebiliyorsunuz.

Ufak bir matematik ile günde 2 lt su içen bir insan 190 lt suyu 95 günde bitirmesi lazım. Bu yönden de 4 ayın güzel hesaplanmış bir detay olduğunu düşünüyorum.

cemre

selektor yapan yildiz
Sürekli havaya, suya düştüğü iddia edilip; baharın gelişine bağlanıyor. Ancak cemre düştü dendikten sonra da hava kötüleşebiliyor. Çok spesifik bir bulgu değil gibi o yüzden. Bir de kime göre düştü onun da bence standardize edilmesi lazım.
2

şehirde yaşamak mı köyde yaşamak mı

lavinia
Belki alakasız gelecek sayın yazarlar ama bazen diyorum ki keşke köyde doğan köyde hayatını sürdüren birisi olsaydım. Dertlerim ineklerim, tarlam olsaydı. Pek bir sey bilmeseydim, sadece köy hayatı hakkinda bilgim olsaydı. Sabah erken de kalksam, az da uyusam, ellerim nasırlaşsa belim ağrısa da kendi yağımda kavrulsam. Köydeki genç kız arkadaşlarımla tatlı sohbetlerim olsa. Köyün delikanlılarıyla alttan alttan bakışsam. Bir hedefim, hayalim asla olmasa. Tek derdim sadece hayatımı yaşamak olsa. İneklerimi sağsam, tarlamı sürsem, evde sobada patetes yapmak lüks olsa ama tadından- keyfinden dört köşe olsam. Küçük mutluluklarım olsa. Az insan tanısam. Pek de zeki olmasam. Hayat daha keyifli, daha kolay olmaz mıydı?
2

evde kahve yapmak

clarice starling
neredeyse her gün yaptığım, bazı günler birden fazla kez yaptığım bir iş. ayrıca çok da güzel yaptığımı düşünüyorum, sadece ben değil kahvemi içenler de böyle düşünüyor :))
gelelim nasıl yaptığıma. öncelikle kahve seçimi önemli, daha önceden bir sürü markanın türk kahvesini denemişliğim var. kimisi çok ağır oluyor, yani bana ağır geliyor, filtre kahveyi sütsüz şekersiz tercih etmeme rağmen türk kahvesinin yumuşak içimli olmasını tercih ediyorum. bu yüzden mirvari kahvesi kullanıyorum. mirvari kahvesinin içinde türk kahvesinin yanı sıra, damla sakızı, salep, keçiboynuzu tozu, krema, mahlep ve safran bulunuyor. kremadan ötürü yumuşak bir tadı ve damla sakızı vsden dolayı çok hoş bir aroması var. damla sakızının aromasını sevdiğim için mirvari kahvesine biraz da damla sakızlı türk kahvesi karıştırıyorum, böylece damla sakızının aroması biraz daha yükselmiş oluyor. karışım oranı da şöyle, her bir fincan için bir tatlı kaşığı mirvari kahvesi+yarım tatlı kaşığı damla sakızlı kahve.
şimdi kahvelerimizi cezveye koyuyoruz, istediğimiz miktarda şeker ekliyoruz (çok fazla eklemenizi önermem,şerbetimsi bir hal alabilir. şekersiz de yapabilirsiniz tabi). suyumuzu da ekleyip karıştırıyoruz. cezveyi ocağa koyup kısık ateşte pişiriyoruz. pişirme esnasında kahveyi karıştırmıyoruz, hatta içinde kaşık bile tutmuyoruz. köpürdüğü zaman köpük kısmını alıp cezveye koyuyoruz, birkaç saniye daha ocakta tutup tamamını cezveye boşaltıyoruz. kahvenin kaynamaması gerek, bu yüzden ocakta fazla tutmuyoruz.
vee afiyet olsunn :))

feminizm hakkında

deli dumrul
Of ne zaman feminist kelimesini duysam aklıma davut güloğlu - katula katula geliyor sjsnbdlfşv

Şimdi feminazi diyen arkadaşlar da var yalan yok (acaba kim)

İşin içinden açıklayarak çıkılmaz (iki paragraf sildim bu yorumu yapmak için)

Biraz ciddilenirsek bu ülkede hiçbi şey kelimenin gerçek anlamıyla kullanılmıyor. Nasıl laiklik mini etek giymekse(!) Feministlik de erkek düşmanlığı(!)

(Aferin Önce güldüm sonra bastım eksiyi)
2

kazanmak vs kaybetmek

armut
Cevap yerine göre değişir. Yarışta kazanç sağlayan kişi hileli ya da hırslı bir yarış sergilediyse kaybeden kişiyi tamamıyla dumura uğratmıştır. Ve kazanan, kazanmanın verdiği heyecanla henüz ilk sevinç nidasını bile atmadan hatasının bedelini görürse sevinci boğazında düğüm olabilir.

ramazan

privileged of medic
Bu gece sahurla başlayıp bir ay devam edecek olan,içimi huzurla kaplayan ay. Kışa,okula denk gelen Ramazan'a bir türlü alışamadım ne yalan söyleyeyim.çünkü Bu zamanlara kadar Ramazan demek gece yürüyüş yaparken dondurma yemek,yaz gününün sıcaklığında oluşan susuzluğu gidermek için iftardan sonra balkonda karpuz yemek,okul falan olmadığı için sahura kadar uyanık kalıp türlü aktiviteler yapmak demekti. Ama artık okul olduğu için sahura kadar uyuyacağız,mevsimi olmadığı için karpuz yiyemeyeceğiz.
Yapabileceklerimizi gözden geçirince dondurmaya kaldık gibi sayın yazarlar :) o zaman bu Ramazan da yanında mutlu hissettiklerimizle gece yürüyüşünü dondurma eşliğinde yapalım da daha az “nerede o eski ramazanlar” diyelim :))
Herkese hayırlı ramazanlar 🌙

gazi iyidir

deli dumrul
Bugün tıp fakülteleri konusu geçerken birinden duyduğum gecenin bir yarısı aklıma düşen söz. Sözü duyduktan sonra bir düşündüm gazi iyi midir, ayrıcaklı olmak esprisi yaptık o söze anlık da şimdi düşünüyorum tekrardan.

Lisede bana ve bizlere söylenen türkiye'de tıp eğitimi iyi diye bir söz vardı, şimdi işin içinde biri olarak düşününce tr'de tıp eğitimi iyi mi?

Bununla ilgilenen birçok kurul var töb koludur çeşitli vedat bulut'umsu akademisyen ve hocalara kadar ama.. bu konudan önce söylemem gerek başka konu var. geçen twitter'da tt'deki meb yazısına, lgs sınavı için yazdılar herhalde diyip atama bekleyen öğretmenlerin ayaklanmasıyla karşılaşmam şaşırması oldu. Doğru bir de atama bekleyen öğretmenler var Dedim. hangi birisiyle uğraşsın herkes her yerden bağırıyor: lgs, atamalar, eğitim sistemi, müfredatlar... hepsi meb'e bağlı nereye elini atsa kalacak belli. Aynı durum bu tıp eğitimi için de geçerli. Daha bugün kontenjanlara bir tepki vardı. Şöyle bir yazalım: kontenjanlar, tus sınavı, dershaneleri, doktor şiddet, doktor maaş, tıp eğitimi, hastane döner sermaye ve borçları... benim 3-5 saniyede aklıma gelenlerden öte çok daha derin konular mevcut. Hepsiyle uğraşanı da sağlık bakanlığı.. hadi tus'un birazını yök'e versek yine kurtarmaz bunların hepsini bu bakanlık. Her sorunun tek bir bağlayanı olması belki de ana sıkıntılardan.

Eğitim konusunda, bir sene sadece acil stajı alınması gerekmesinden pre-klinik dönemi verimsiz bulanına ar-ge ağırlıklı sistemden eğitimin 4 yıla indirilmesi gerekmesine ki bunun 7-8 yıl olması gerekeni de duyduğumu belirteyim çok farklı görüşler mevcut.

Sonuç; hiçbir şeyi dört dörtlük fakülte yok, hep bir yerden eksikliği var. Gazi İyi desem biri çıkar kadavra yok, anatomi kemikleri fosil olmuş der; kötü desem açar yapılan göz ameliyatlarını, hocaların h indekslerini masaya vurur.
1

d3 tavsiyesi

schlimazl
tüm pre-kliniklere aynı şeyi söyleyebilirim : gezin,dolaşın.sürekli ders çalışmak diye bir şey yok. gözünüzü korkutmayın en zor komite bile bir gün biter. anlamadıysan bir kere daha oku yine oku yine oku.bol bol zamanınız var. bırakın komiteler korksun sizden. pozitif olun ders zamanı ders,eğlence zamanı eğlence.
1

ağlayan insana ağlama demek

ruhsuz
Çok nonprofesyonel davranışlar.
Kronik ve profesyonel ağlayan insanların karşısında ağlarsanız asla telaşlanmazlar.
Sümüğünüz dudağınıza,ordan da midenize gitmesin diye peçete uzatırlar.(en iyi ihtimal)
Tepki vermezler ama sizi önemsediklerini de bilirsiniz.

If am not jaruselam,dont cry to me :)

Aga biri ağlarsa çok profesyonel yaklaşırım ama rica ediyorum ki kuytularda ağlasın herkes.
(Okulda ağlanacak yer önerisi isteyen varsa yorumlarda buluşalım🍀🫂)

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol