bir de bunu bırakalım :)
ünlü futbolcu hakan ünal
jet sosyete ajda hanım
iş insanı ali bey
hepsi burda, merit royalde vip üyeler. peki ya siz nerd- (tam bu noktada reklamı geç butonu çıkıyor)
jet sosyete ajda hanım
iş insanı ali bey
hepsi burda, merit royalde vip üyeler. peki ya siz nerd- (tam bu noktada reklamı geç butonu çıkıyor)
Ölüye yara bandı takmak
Boş yere aldandım, boşuna kandım
Rengi gözümde solan dünyada
Rengi gözümde solan dünyada
- uzun zaman alan bir ödev bitirildiğinde tüm sekmeleri kapatırken hissedilen huzur
- komite sınavı bitirildiğinde "gönder" tuşuna basma ve devamında görülen "teşekkürler" yazısı
- uzun süredir görüşülemeyen ve uzakta olan arkadaş ile yapılan ve on dakika gibi hissettiren telefon konuşmasının yetmiş dakika sınırını aşması sonucu otomatik kapanması
- sabah yediden beri aralıksız olarak yağan ve tüm ankara'yı beyaza boyayan karın hala devam etmesi
- bir el belde, öbür el scapulada olma kaydıyla sizi sevgiyle saran bir insanın kollarında olmak
- ders dinlerken kucağınıza atlayıp orada uyuyakalan bir kedi kişisi
her küçük eylemde bulunabilir mutluluk insan istedikten sonra.
- komite sınavı bitirildiğinde "gönder" tuşuna basma ve devamında görülen "teşekkürler" yazısı
- uzun süredir görüşülemeyen ve uzakta olan arkadaş ile yapılan ve on dakika gibi hissettiren telefon konuşmasının yetmiş dakika sınırını aşması sonucu otomatik kapanması
- sabah yediden beri aralıksız olarak yağan ve tüm ankara'yı beyaza boyayan karın hala devam etmesi
- bir el belde, öbür el scapulada olma kaydıyla sizi sevgiyle saran bir insanın kollarında olmak
- ders dinlerken kucağınıza atlayıp orada uyuyakalan bir kedi kişisi
her küçük eylemde bulunabilir mutluluk insan istedikten sonra.
Öğle bir sıcak basıyor akşam bi üşüyorsun napsam bilemedim
Bir adam varmış, çok kırgınmış.
Öyle de ölmüş.
Öyle de ölmüş.
Seni buldum ya başka ne isterim
Dursun dünya, tozu ben temizlerim
Dursun dünya, tozu ben temizlerim
Teyzemler bize gelirdi yazları, küçük bir balkonumuz vardı geldikleri gün kuzenimle hemen balkona halı kilim ne varsa serer, oyuncakları paylaşır, sabahtan akşama kadar evcilik oynardık, öyle kendimizi kaptırırdık ki yemek yemeyi unuturduk :)
Apartmanımızın arkasında etrafı demirlerle çevrili küçük bir alan vardı baharın gelmesiyle orada oynamaya başlardık, aynı zamanda sanki orası dükkânımızmış gibi evdeki boncukları toplayıp kolye bileklik gibi şeyler yapıp satmaya çalışırdık mahalledeki diğer çocuklara, bir keresinde 25 kr kazanmıştık nasıl seviniyoruz ama :)) sonra akşam geldi parasını geri istemişti alan çocuk :')
Apartmanımızın arkasında etrafı demirlerle çevrili küçük bir alan vardı baharın gelmesiyle orada oynamaya başlardık, aynı zamanda sanki orası dükkânımızmış gibi evdeki boncukları toplayıp kolye bileklik gibi şeyler yapıp satmaya çalışırdık mahalledeki diğer çocuklara, bir keresinde 25 kr kazanmıştık nasıl seviniyoruz ama :)) sonra akşam geldi parasını geri istemişti alan çocuk :')
Sözlükte o kadar çok vakit geçiriyorum ki artık rastgelede de daha önce okuduğum ve artıladığım entryler çıkıyor karşıma.
mikser,fritöz,katı meyve sıkacağı,ütü gibi aletler.
nedense küçük ev aletleri satılan mağazaları gezmek aletlere bakıp incelemek inanılmaz şekilde hoşuma gidiyor.özellikle katı meyve sıkacakları kısmını gezmeden çıkamıyorum :D
nedense küçük ev aletleri satılan mağazaları gezmek aletlere bakıp incelemek inanılmaz şekilde hoşuma gidiyor.özellikle katı meyve sıkacakları kısmını gezmeden çıkamıyorum :D
Ben 2 sini de yapardım. Öncelikle atalarımızın dediği gibi dost acı söyler. Ben bir dost isem hayatı arkadaşıma toz pembe imiş gibi göstermem gösteremem çünkü hayat öyle değil yalan söyleyemem onun yerine ona hayata karşı zorluklarında her türlü musibet ve sıkıntıda her zaman yanında olduğumu hissettiririm bunu boynuma borç bilirim. İkinci olarak hayat böyle diye dostumu karamsar ümitsiz bir hale sürüklenmesine razı olamam. Çünkü bilirim ki kainatta her şey zıddıyla vardır ve bilinir. Karanlık varsa aydınlık da vardır kötülük varsa iyilik de vardır acımasızlık varsa merhamet de vardır bu dünyada. Ve insan varsa her daim umut da vardır...
Kime yazsam samimi konuşurum. Ama yazacağım üç beş kişi vardır.
"Çırpınmayana gökyüzü verilmiyor.."
Youtubedan en komik bulduğum videoları açıp hunharca ağız dolusu gülmek. Bkz. Kolpaçino, gora, arog, kardeş payı, deep humor, deep Turkish web vs.
ders çalışırken annenin yanına gelip bir ihtiyacın var mı diye sorması, yiyecek içecek bir şeyler getirmesi.
çoğu zaman alışkanlıktan kıymetli gelmiyor belki, ama arada öyle anlar oluyor ki bir farkındalık geliyor insana, annem yanımda, yaşıyor, benimle ilgileniyor diyorsun ve ardından gelen huzur, şükür ve güven hissi...
çoğu zaman alışkanlıktan kıymetli gelmiyor belki, ama arada öyle anlar oluyor ki bir farkındalık geliyor insana, annem yanımda, yaşıyor, benimle ilgileniyor diyorsun ve ardından gelen huzur, şükür ve güven hissi...
Sevdiklerinle normal bir aktivite yaparken (birlikte sakin ve huzurlu bir şekilde daha doğrusu) bu huzurun, sakinliğin o an farkına varmak. En büyük nimet ve en güzel duygu!! Bu aralar alakasız şeyleri örneğin ceviz ayiklamamizin veya kitap okumamizin videosunu çekiyorum çünkü bu küçük anlar aslında en huzurlu belki en kıymetli vakitlerimiz cok üzülüyorum :(. (buraya nasıl geldi konu anlamadim fhsjsk)
1. Adım: aynanın karşısına geçin.
2. Adım: tişörtünüzü yavaşça kaldırın.
3. Adım: aynada hoşunuza gitmeyen bir topluluk mu var ? - hayır, göbek değil topluluk :) -
Sağlıklı beslenme is loading...
2. Adım: tişörtünüzü yavaşça kaldırın.
3. Adım: aynada hoşunuza gitmeyen bir topluluk mu var ? - hayır, göbek değil topluluk :) -
Sağlıklı beslenme is loading...
mükemmel bir şey hemen elime geçmesi için anında bağışta bulundum. sınırlı sayıda çünküüü. amaç olarak da içerik olarak da harikaaa!
Diğer entry'ime (bkz: #21357) edit yapmayayım şimdi, buradan devam edeyim.
Milkshake makinesi alacağım bir de. Bir de şu pasta yaparken kullanılan kendi karıştıran makinelerden.
Bir de bardak koleksiyonu yapacağım. Paşabahçe'de bir beyaz şarap kadehine 90 lira istiyorlardı geçen, bu biraz zor olacak.
Bir de katana alıp salona koyacağım, kill bill 2'de evin ortasındaki cam bir kutuda duran katanadan. Kutusu da öyle olacak.
Milkshake makinesi alacağım bir de. Bir de şu pasta yaparken kullanılan kendi karıştıran makinelerden.
Bir de bardak koleksiyonu yapacağım. Paşabahçe'de bir beyaz şarap kadehine 90 lira istiyorlardı geçen, bu biraz zor olacak.
Bir de katana alıp salona koyacağım, kill bill 2'de evin ortasındaki cam bir kutuda duran katanadan. Kutusu da öyle olacak.
bu başlığı açmasam olmazdı :d efendim kendisi instagram'da rastladığım bir hesap ve aynı isimli youtube kanalı var. reklam yapmak veya canınızı çektirmek gibi olmasın ama onun tarifleriyle evdekilere parmaklarını yediriyorum. bugüne kadar denediğim tarifleri:
ben sadece hamburger ekmeğini buna göre yapıyorum. yediğim bütün hamburger ekmeklerinden lezzetli.
pörsümüş, lavaşı hamura dönmüş beytilerden sonra ilaç gibi geldi.
n'olur uzun falan demeyip bir deneyin, tarifi en ince ayrıntısına kadar açıkladığı için anlamama gibi bir şansınız da olmuyor, siz de benim gibi tarif terimlerinden anlamıyorsanız djfdkjnd bana sonra teşekkür edersiniz ;)
ben sadece hamburger ekmeğini buna göre yapıyorum. yediğim bütün hamburger ekmeklerinden lezzetli.
pörsümüş, lavaşı hamura dönmüş beytilerden sonra ilaç gibi geldi.
n'olur uzun falan demeyip bir deneyin, tarifi en ince ayrıntısına kadar açıkladığı için anlamama gibi bir şansınız da olmuyor, siz de benim gibi tarif terimlerinden anlamıyorsanız djfdkjnd bana sonra teşekkür edersiniz ;)
hiçbir derse katılmayan(ingilizce hariç) hocaların tanımadığı tembel sandığı ama sınavlardan sonra oha bu kız nasıl yaptı denilen kişiydim, sadece sınav zamanları çalışırdım. sonra 12de bi inekleştim bu sefer 'oha bu kız nasıl tıp kazandı' oldu herkes. yani kısacası sürprizlerle dolu bi öğrenciydim:)
Birini; Sağlıklı bir birey değilken, sağlıklı koşullarda onu büyütemeyeceğini bildiğin halde, üstelik bunun için üstünde herhangi bir baskı yokken dünya'ya getirmek.
Sadece o insana değil, insanlığa da çoğu zaman büyük bir kötülük çünkü toplumdaki sorunların büyük çoğunluğunun kaynağı kötü ebeveynler.
Sadece o insana değil, insanlığa da çoğu zaman büyük bir kötülük çünkü toplumdaki sorunların büyük çoğunluğunun kaynağı kötü ebeveynler.
Bir eylüldü başlayan içimde,
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını,
Çimenler sararmıştı,
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin.
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı,
Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara,
Deli deli esiyordu rüzgar,
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa,
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar..
Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim?
O heyheyler, o delişmenlikler neydi?
Ne bu kadere boyun eğmişliğim,
Ne bu acıdan korlaşan yürek,
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım.
Önümdeki dizboyu karanlıklar da ne,
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım..
Beni kötü yakaladın Haziran,
Gamlı, yıkık Eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin,
Masmavi göğünle,
Cana can katan guneşinle.
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime,
Çiçekler açtı dokunduğun,
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde..
Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi,
Öldürdüğün yemişlerin ağirlığından
Dallarım yere değiyor,
Güneşi batmadan saçlarının,
Bir dolunay doğuyor bakışlarından.
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma,
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık,
Başım dönüyor, off başım dönüyor yaşamaktan,
Ölebilirim artık..
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse,
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma.
Baksana; parmak uçlarım ateş,
Lavlar fışkırıyor gözbebeklerimden,
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe,
Benimle uyu, benimle uyan,
Birlikte varalım onüçüncü aylara,
Ben bir Eylül, sen Haziran...
Ağaçlar dökmüştü yapraklarını,
Çimenler sararmıştı,
Rengi solmuştu tüm çiçeklerin.
Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı,
Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara,
Deli deli esiyordu rüzgar,
Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa,
Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar..
Neydi o bir zamanlar
Sevmişliğim, sevilmişliğim?
O heyheyler, o delişmenlikler neydi?
Ne bu kadere boyun eğmişliğim,
Ne bu acıdan korlaşan yürek,
Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım.
Önümdeki dizboyu karanlıklar da ne,
Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım..
Beni kötü yakaladın Haziran,
Gamlı, yıkık Eylül sonuma
Bir ilk yaz tazeliği getirdin,
Masmavi göğünle,
Cana can katan guneşinle.
Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime,
Çiçekler açtı dokunduğun,
Çimler büyüdü yürüdüğün
Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde..
Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi,
Öldürdüğün yemişlerin ağirlığından
Dallarım yere değiyor,
Güneşi batmadan saçlarının,
Bir dolunay doğuyor bakışlarından.
Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma,
Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık,
Başım dönüyor, off başım dönüyor yaşamaktan,
Ölebilirim artık..
Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse,
Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma.
Baksana; parmak uçlarım ateş,
Lavlar fışkırıyor gözbebeklerimden,
Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan
Benimle meydan oku her çaresizliğe,
Benimle uyu, benimle uyan,
Birlikte varalım onüçüncü aylara,
Ben bir Eylül, sen Haziran...
"dangalak bir adam olmayayım derken fazla efendi oldum."
-cem gelinoğlu
-cem gelinoğlu
ellerinde olmayan kitapları bile stokta var gösterip sipariş verdiğinizde paranızı alan, aradan 1-2 hafta geçtikten sonra bilgilendirme dahi yapmadan siparişi iptal eden vasat altı kitap sitesi. böyle davranan birkaç site daha var. parayı ödedikten sonra geri iade edilene kadar geçen sürede para onların hesaplarında duruyor ve bu parayı işletiyorlar. kısaca sizin paranızla sizin izniniz olmadan haksız kazanç elde ediyorlar. uzak durun.
Dua lipa'nın ismi
Herkesi kendi koşullarıyla özel ve değerli kabul eden düşünme yapısı. Başkasının yaşadığı tek bir günü bilmeden tüm hayatı hakkında ön yargı oluşturacak fikirlerimizi empati süzgecinden geçirmemiz gerekiyor. Kimsenin şartları en az bizimki kadar kolay olmayabilirdi.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

