kendinizle çok çeliştiğiniz anlar

edgep
ortaokul yıllarımda çoğunluğu kız olmak üzere birçok arkadaşım one direction dinlerdi, ben de tabii sözde çok olgunum ya onlardan zamanında biraz farklı gözükmek için hiç dinlememiştim. geçen gün youtube ana sayfamda çıkan "one way or another" şarkısını dinlememle içimde çok ilginç ve güzel bir his uyandı. evet, galiba yıllar sonra bir directioner oldum. teşekkürler one direction, lütfen geri gelin.

sözlük yazarları şu anda ne yapıyor

privileged of medic
Tanımadığım bir Bahçeli sokağındayım. Oturdum yine saçma bir yere.kulağımda şarkılarım bana eşlik ediyor. Normalde bu havada içime doğması gerekenleri yakalamaya çalışıyorum. Nereye kayboldu içimdekiler bulmaya çalışıyorum. Yüreğimin diplerine gitmiş olamazlar çünkü bu havalarda en dipten özenle çıkarırdım onları. E zihnime gömülmüş de olamazlar çünkü ben onları hep zihnimin sınırlarından, mantığımdan uzak tuttum. Derin nefesler aldım belki gökten yakalıyorumdur her seferinde diye yine gelmediler. Yol boyunca tüm çiçeklere ağaçlara dokundum onlardan gelirler umuduyla ama oradan da gelmediler.
Peki o zaman Nereye gitti benim herkesten saklayıp güzel havalarda ben fark etmeden ortaya çıkan duygularım? Kim çaldı onları?
Umarım kendi ellerimle soğuk ve karanlık günlere gömmemişimdir. Umarım benden biraz uzaklaşmak için gitmişlerdir ve geri döneceklerdir. Umarım güzel havalarda beni göğe bakıp tebessüm ettirmeye zorlayanları kendi ellerimle mahvetmemişimdir.umarım benliğimdeki sandıktan çıkarıp yaşamaya kıyamadıklarımı yüreğimden habersiz karanlıklara hapsetmemişimdir…

birini hayatından çıkarma

armut
1 kere yaptığım şeydir. İnsanlar beni kıracak bir hamle yaptığında "ya bilmeden yaptıysa" diye beni kırdıklarını onlara söyleyemem. Fakat onu hayatımdan çıkardığım gün çok huzurlu hissediyordum. Kendisi onu tamamen hayatımdan çıkardığımı fark edememiş, yanıma gelip benimle konuşmak istediğini söylemişti. Ben de ona "ama ben seninle konuşmak istemiyorum" deyip suratına bakmadan okuduğum kitaba geri dönmüştüm. O gün, kız ara ara ağlamıştı. Birkaç kişi yanıma gelip bana ağladığını söyledi. içim sızlasa da yanına gidip azıcık teselli etmek bile içimden gelmedi.

sabah ezanı

elegantmoon
Şu an okunmakta olan ezandır. Önümde final çıkmışı var. Zerre uykum yok. Bir istisna zaman hariç ne zaman sabah ezanını duysam hep bir durgun hissederim kendimi. Sessiz sokakların, karanlık gökyüzünün altında tüm ihtişamıyla okunan ezan dini inanç fark etmeksizin bu kültürde yaşadıysanız mutlaka anılara ya da düşüncelere sürüklüyor sizi.
O istisna anımda da şu gerçekleşmişti: mışıl mışıl uyuyorum, tıpfak daha hayatımın bir gerçeği değil:))) rüyamda rahmetli babaannemi görmemin üstüne tam ezan okunurken açmıştım gözlerimi. Dindar bir kadındı Muazzez Hanım, kalkardı her sabah namaza. Bir durgunlukla karışık hüzün kaplamıştı beni. Babaannem öleli 6-7 yıl oluyor. Başörtüsü hep çekmecemde. Güzel kadındı merhum.

liman kitap-cafe

highwaytohell
sınav eğitim kurumlarının kurucusu tarafından kurulmuş,çukurambar'da yer alan mekandır.cafe bölümündeki yiyecekler ve içecekler gayet lezzetlidir.kitapların olduğu bölümü ise biraz gezecek olursanız oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunu fark edebilirsiniz.üst katında ise tek çalışabileceğiniz ya da grupça çalışabileceğiniz alanlar vardır.grup çalışma salonları için rezervasyon yaptırmanız gerekiyor diye biliyorum.açıldığı günden beri ücretsizdi çalışma alanları.gitmeyeli baya oldu son durum nedir bilemiyorum.genelde kalabalık oluyordu,erken gitmek gerek o yüzden.
bu başlığı açma fikri de sayın (yazar: inthebleakmidwinter) ın dost kitabevi başlığındaki entrysi sayesinde aklıma geldi.ona da teşekkürler :)

gazi tıp yemekhanesi

daenerys targaryen
Çorbasının olmamasıyla üzüyor bir bahaneden dolayı çarşambaya kadar çorba yok. Ana yemekten bile daha doyurucu olan öğünün olmaması oldukça üzüyor. Keşke salata olarak önümüze konan buruşmuş sebze kesileri mutfaktaki olumsuzluktan etkilenseydi de çorbaya hasret kalmasaydık

türkiyede kadın olmak

ileleualatyr
Sırf “güçsüzsünüz” diye, kanunlar da sizi korumadığından öylesine öldürülme riskinizin olması demektir.
Sokakta yalnız yürürken sürekli tetikte beklemek demektir, evde yalnızsanız ve kapı çaldıysa kapıyı korka korka açmak hatta bir yerlerde kendinizi savunmak için bir cisim tutmak demektir, belli bir saatten sonra dışarı adım atamamaktır, taksiye korka korka binmektir, minibüste tek başınıza kalmamak için normalde ineceğiniz yerden önce inmektir, trafikte yaptığınız her hatanın cinsiyetiniz yüzünden olduğunun düşünülmesidir, ne giyeceğinize nasıl giyineceğinize erkekler tarafından karar verilmesidir, kendi bedeninizle ilgili kararları-kürtaj gibi-yine bir erkeğin vermesidir, nasıl oturacağınız nasıl konuşacağınız ve hangi mesleği yapacağınızın toplum tarafından kontrol edilmesi demektir, ileride anne olduğunuzda evdeki her sorumluluğu almanız üstüne çocuklarınızla 7/24 ilgilenmenizin beklenmesidir ve bunu eksik yaptığınızda “sen ne biçim kadınsın, annesin” şeklinde ithamlara maruz kalmaktır, belli bir yaşa gelmiş ve evlenmediyseniz arkanızdan “evde kaldı” denmesidir, evlenip boşandıysanız arkanızdan size acımalarıdır-sağ olsunlar-bazen de boşanmak ya da sevgilinizden ayrılmak istediğiniz için öldürülmektir, birinin onun sözde sevgisine karşılık vermediğiniz için sizi öldürmeyi kendisine hak görmesidir, hatta bir yabancının sizi güçsüz gördüğü için öldürmesidir, en sonunda mahkemede takım elbiseyle hakimin karşısına çıktı diye iyi hal indirimi alması ve sizin ölümü hak ettiğinizi düşünen bir sürü insanın olmasıdır.
Sözün özü, bu ülkede hangi kesimden olursa olsun kadın olarak yaşamak zordur. Tüm kadınlara akıl sağlıklarını koruyabilmelerini diliyorum.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol