kyk yurdu

schlimazl
Mezun olduğumda yaptığım ilk şeylerden biri bana yurdu hatırlatan her şeyden kurtulmak olmuştu. Yeşil bir eşofman üstüm vardı hep yurtta giydiğim. Hatta bir ara dalga konusu olmuştu seni hep bununla hatırlıcaz diye :) İlk işim paramparça edip çöpe atmak oldu. Öyle bir bıkmışlık öyle bir nefret.
ayrıca yalaka kyk müdürlerinden de Allah'a sığınırım.

insanlar ikiye ayrılır

lavinia
Çok saçma bir laf duymuştum espri mi onu da anlamadım anlayan varsa bana da anlatrsa cok sevinirim şey diyordu
" İnsanlar ikiye ayrılır. İnsanlar ikiye ayrılır diyenler ve demeyenler"
Sıkıntı bende mi ya her seferinde düşünüyorum ama bir sey anlamıyorum.
2

kalp kırıklığı

kimliksizot
Öyle kolay kolay geçmiyor kalp kırıklığının acısı. Bir yandan kırıldığın kişiyi düşünürsün; hâlâ bir şekilde onun için elinden geleni yapmaya çalışırsın çünkü insan değer verdiği, gözünden sakındığı insana kırılır. karşımdaki insan benim için bir anlam ifade etmiyorsa zaten kırılacak kadar önemsemem yaptıklarını.
Bir yandan hiç affetmeyecekmişsin gibi gelir; yaptıklarını ona yakıştıramazsın daha doğrusu aklın almaz. Yine de bu korkunç acının merhemi zannımca kıran insanın hatasını anlayıp samimice dilediği bir özür veyahut özür maiyetinde bir bakışı, bir gülümsemesi, sarılması, karşı tarafı düşündüğünü gösteren bir mesaj belki, ses tonunda bulunan hatasını anlamış tavır...
çabuk kırılan kalbin sahibi insan da sanırım ince düşünceli insanlar oluyor. genelde kırıldıkları kadar da çabuk affeder o insanlar. sevgi çoğu şeyi aşacak kadar büyük bir duygu :)
2

geceye bir şarkı bırak

fihtheinfpt
arabadasınız, gece geç bir vakit. hava karanlık; yol ışık etkisiyle sarı, geri kalan yerler siyah görünüyor. belki bir düğünden çıkmışsınız da haydi bir çorba içelim denmiş, çorbacıya gidiyorsunuz. arka planda insanlar gülüp konuşuyor. siz başınızı koltuğun omuz kısmına yaslamış dışarıyı seyrediyorsunuz. belki kulaklıkta, belki radyoda bu çalıyor. tam o ortamın şarkısı. (bkz: lovehappy)



not: aslında bu da öyle. https://youtu.be/iRYvuS9OxdA

bir sorum vaarr

margauerite gautier
Sevgili yazar dostlarım, 4.sınıfa geçmemle birlikte son 3 yıldır hayatımın önemli parçalarından olan canım avicenna'ya veda etmek durumunda kaldım. İlk defa ders notu bakımından 2 güçlü seçeneğim var. Eskiden 4.sınıfta işler nasıldı bilmiyorum ama tahminimce eski notlar teorik derslerle pratik derslerin hepsini kapsıyordu. Pandemik notu ise, yine tahminimce, geçen seneki ders programı sebebiyle nisana kadarki teorik staj eğitimini içeriyor (Yanlışım varsa düzeltin lütfen, henüz detaylı olarak hiçbirine bakamadım).
Pandemik notu daha güncel, eski notlar gibi ses kaydı değil direkt videolar kaynak edinilerek oluşturulduğu için daha anlaşılır ve detaylıdır diye tahmin ediyorum. Bir de eski notlar gibi el yazısı değil bilgisayar yazısı olması benim için tercih önceliği.
Dönem 5'e geçecek olan dostlarım ve dönem 4'e geçip ders notlarını inceleyerek hangi notları kullanacağına karar vermiş olan dostlarım, bana yardımcı olabilir misiniz? Eski notlar mı, pandemik mi? Ya da atıyorum kadın doğum eski notlarda daha iyi anlatılmış/dahiliye pandemik'te daha iyi anlatılmış vs gibi ders ders bir çalışma metodu izlemiş miydiniz?
Önerilerinize çok ihtiyacım var
8

srebrenitsa katliamı

poyrazkarayel
Bugün 27. Yıldönümü olan insanlığın kara lekesi. Din, dil, ırk, siyasi görüş gözetmeden sanıyorum herkesin ortak görüşü bir insanı değil öldürmek bunu düşünmek bile aşağılık bir zihniyettir. Hele bir de içlerinde suçsuz günahsız çocuklar, kadınlar, eli silah tutamayan yaşlılar varken. 27 yıl önce bugün binlerce insan ağır silahlarla "etnik temizlik" adı altında vahşi şekilde can verdi tüm dünyanın gözü önünde.

"Yugoslavya'nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna'da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletler'in güvenli bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da bulunmaktaydı.

Savaştan önce nüfusu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebrenitsa 'açlık' ve 'hastalıklar' ile mücadele eden bir 'toplama kampı'na dönüşmüştü. Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.



Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa'ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında müslümanların toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru, sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi. BM yalnızca iki F16'yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.

Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna'daki BM Barış Gücü komutanı Hollandalı generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar. Savaş sırasında şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollandalı Komutan Thom Karremans kendisine sığınan 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim etti.

Daha sonra orataya çıkan bir video kasedinde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri çekilecekti. Bir hafta süren katliam II. Dünya Savaşı'ından sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak arşivlerde yer aldı."

bir insan ömrünü neye vermeli

prime
bence hiçbir şeye verecek kadar uzun bir ömrümüz yok. bu nedenle insan ömrünü her şeyi yaşamaya, içinde ukde kalmayana kadar her şeyi yaşamaya adamalı. sonunda keşke demeyeceğimiz bir ömrümüz olması dileğiyle sevgili yazarlar :)

wifi şifresini isteyen komşu

daenerys targaryen
buna yalan söyleye söyleye şekilden şekle girdim kadıncağız kendi için değil şımarık youtube bağımlısı torunu için istiyor. üzgünüm ama biz interneti zaten yeterince yavaş kullanıyoruz bir de senin yavaşlatmana ihtiyacımız yok!(gerildim yine)

edit: bu benim 200. entry olmuş oldu. komşu elif teyzeye selam gönderiyorum o zaman (tablet bağımlısı torununa selam falan yok)

uzak mesafe ilişkisi

selektor yapan yildiz
Telefon üzerinden ilerleyen ilişkidir. Mesajla konuşmak o anki duyguları tam ifade edemiyor bu da iletişimde sıkıntıya sebep oluyor, telefonla konuşma da bence öyle. İlişki, Kişilerin tolere etmesine bağlı ilerler diye düşünüyorum; gayet de götüren var sonuçta. Ek olarak; özledim diye faturayı karşı tarafa kesme durumu olabiliyor, aman diyeyim.

gütfsözlük

richardthelionheart
toplam yazar sayısının sabit bir şekilde 206 kalması ile beni üzen okulum sözlüğü. ben bu işlerden anlamadığım için kolaydır, zordur, bu da nasıl yapılmaz falan diye söylenemem ama aklımdaki bazı fikirleri bu platformun geliştirilmesi için paylaşmak isityorum. Olur ya kafalarına yatar, yapacak güçleri olur platformu zenginleştirmek için adım atılır; ne mutlu bize!

1. Sözlüğü GÜTF ile sabit tutmak.

Olay bu mu bilmiyorum, sadece Gazi Tıp Fakültesinde okuyanlar mı yazar yapılıyor bir fikrim yok fakat açık bir sözlük haline getirmek bence işleri çok çok geliştirir. Kural olsun, üniversite öğrencileri kullansın sadece densin o yüzden sadece .edu uzantılı e postalar kabul edilsin falan ama bir şekilde yaygın bir kitle bulursak bence sözlük gelişebilir. Olmadı güzel birkaç renk eklenir, tıp fakültesi mensupları adları yanında steteskop görür, tarih fakülteliler bir roma sütunu görür vb. renklenir site.

2. Yok, sadece TIP olsun

O zaman da tüm tıplara açılır sitemiz, sadece doktor adayları vb. girer girdilerini; bu sefer de isimlerin yanında okul logosu olur belki falan yine bir renk katılmış olur. Bunu yapmak ne kadar kolaydır zordu bilmiyorum ama fikirlerimi yazıyorum, tekrar belirteyim. Kitlenin artması sözlüğün devamlılığı ve büyümesi için bence şart

3. Memnuniyet

Ben sitenin istatistik olayını, puan sistemini, yorum yapma özelliği, bkz'larını, taçlandırmasını falan çok seviyorum. Eleştiri yaparken çok çok memnun olduğum taraflarını da söylemeden geçmeyeyim.

4. Çaylak/Yazar ilişkisi

Bence bir süre için, gerekli şartlardan geçildikten sonra yazar sayısı kısıtlanmadan arttırılmalı. 100 kişi çaylak kalarak sözlükte yazılarının çıkmasını bekliyor şu an. Zaten 206 tane yazar var. Yani 300 üye ile biraz küçük bir sözlüğe sahibiz.

Tamam kimse milyonluk bir ekşi sözlük çıkartalım demiyor zaten ilk zamanlarından ama bugün denk geldiğim bir sözlük var, reklam olmaması adına ismini vermeyeceğim. toplam yazar + çaylak 15.000 kişi falanlar mesela ve instagram'da bir reklamlarına denk gelerek haberdar oldum. Kendi çaplarında bir şeyler yapıyorlar karma, listeler vb. gayet tanıdık geldi bana da. Umarım sözlüğümüz de bir gün istediğim/iz gibi gelişir de aktif bir platform olur. gerçekten hevesli bir şekilde girmiştim fakat beklenildiği gibi gitmiyor sanırım.. aklıma gelen başka bir şey olursa da düzenleme yaparım girdi üzerinde. dediğim gibi yazmamdaki tek amaç platformu aktif ve kullanılabilir bir yere dönüştürerek geliştirecek birkaç fikir sunmak.
5

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol