Meclisimizin kuruluşunun 102.yılı kutlu olsun!
Eskiden yurt dışından bir sürü çocuk gelirdi, malumunuz bu bayram, sadece ulusal egemenlik değil aynı zamanda çocuk bayramı da. Onlara bayılırdım gerçekten, şimdi yoklar sanırım. Keşke yine bayramlarımız o coşkuyla kutlansa.
Edit:Matematiksel hata.
cümle içerisindeki yılı türkçe okuyup ingilizceye devam etmek
örneğin ... that happened in bin dokuz yüz seksen dört...
peki bu ne zaman mı oldu? yaklaşık 50 çift meraklı göz bana bakarken. :/
örneğin ... that happened in bin dokuz yüz seksen dört...
peki bu ne zaman mı oldu? yaklaşık 50 çift meraklı göz bana bakarken. :/
Kızların çantasında saflardan hiçbir zaman eksik olmayan, erkeklerin ise genellikle kullanmadığı ancak kullananın da “neutrogena” markasından başkasını kullanmam ideolojisinin temsilcisi olduğu duruma sebebiyet veren genellikle beyaz ve karakteristik bir kokuya sahip ürün.
Hayatımda şu an sevdiğim herhangi bir insan. önce Hepsine uyuz oldum, sonra hepsini sevdim.
açık havaya çıkarım. genelde gece saatleri ya da sabahın çok erken saatleri olduğu için sokağa çıkamadığımdan ötürü balkona çıkmak tercihim oluyor. müzik dinlerim, bazen ben de eşlik ederim şarkıya. bazen dans da ederim. dışarısı karanlık olduğu için rahat hissediyorum kendimi çünkü. komşular görüyorsa deli olduğumu düşünmeleri kaçınılmaz ama who cares? bazen kahve ya da çay içerim. bazen sadece oturup gökyüzüne bakarım, ay'ı izlerim, o da beni izler. yağmur yağıyorsa ıslanırım. gün doğumuna denk gelir bazen, onu seyrederim. o saatlerde kuş cıvıltıları duyuluyor, kuşları dinlerim. sokağımızı izlerim, ortalıklarda kimsecikler yokken daha bir güzel. bir bakmışım üstüme bi sakinlik çökmüş, stresim azalmış. öyle işte...
The Stoning of Soraya M.
Birkaç gün önce izledim ve üstümdeki etkisi hâlâ devam ediyor, insanın ne kadar vahşileşebileceğinin bir belgesi bu film.
En kötüsü, hâlâ yanı başımızda Soraya gibi katledilen pek çok kadın var; iyinin anlaşılması için kötülük gerekli de bu kadarı fazla olmuyor mu acaba?
Birkaç gün önce izledim ve üstümdeki etkisi hâlâ devam ediyor, insanın ne kadar vahşileşebileceğinin bir belgesi bu film.
En kötüsü, hâlâ yanı başımızda Soraya gibi katledilen pek çok kadın var; iyinin anlaşılması için kötülük gerekli de bu kadarı fazla olmuyor mu acaba?
şehrin rahatlığı köyün ferahlığı... sonuç: şehrin az ötesinde bahçeli müstakil ev.
Lütfen hayatımdan çık git. Git ya da benimle konuşma sadece selamlaşalım.
Başkalarının geldiği seviyeye asla ulaşamayacığını bilen, kaybetmiş, kıskanç insandır. Başarıdan dönüp kendine yaklaşanı görünce kendi yalnızlığından sıyrılır. Artık tek kaybeden kendi olmadığı için mutlu olur.
Komite çıkışı her şeyi öyle bir unutuyorum ki neyi sürekli unuttuğumu yazacak kadar hatırlayamadım :')
Akşam yemeği saatlerinde tercih ettiğim yemek yeme düzeni. Akşama doğru enerjim iyice tükeniyor. Normalde konuşmayı sevsem de o saatlerde bir başkası ile iletişim halinde olmak beni yoruyor. Yemek yerken bir şeyler izlersem dışarıya meşgul bir görüntü çizdiğimi düşünüyorum.
Her şeye bir şey söyleme
1990'lar aradı, tasarımlarını geri istiyorlarmış.
Pilav salata cacık
ortaokul yıllarımın kraliçesi. criminal, if u seek amy (anlamını seneler sonra öğrendim 😂) en çok dinlediklerimdi sanırım. #freebritney hareketini görünce bayağı üzülmüştüm. son durum ne bilmiyorum umarım kendi parasını ve hayatını yönetebiliyordur...
son zamanlardaki en büyük stres kaynağım. nasıl geçeceği şans işi çünkü nerden ne sorarlar hiçbir fikrin olmuyor. çok iyi çalıştığın bir yerden de soru gelebilir, önemsiz görüp bıraktığın ya da yetiştiremediğin konudan da. bir standardı yok, a jürisinden girdiğinde kalacağın bilgiyle b jürisinden geçebilirsin. diğer bir sinir bozucu tarafı da geçip kalmanın hocalara aşırı bağlı olması. yani hocanın o gün moralinin bozuk olması ya da hocanın keyfinin öyle istemesi gibi durumlar kalmana sebep olabilir. kısacası birçok yönden adaletsiz ve sinir bozucu bir şey. insanı çok yoruyor ve yıpratıyor.
oda içi düzen konusunda çok güzel fikirlerimin olması fakat tembellik yüzünden hiçbirini uygulamaya geçirmemem... tembelliğin bir doz fazlası insanın hayata 1-0 geri başlamasına sebep oluyor, bence insanlarda depresyonun genel sebeplerinden birisi de bu tembelliktir, çünkü aktif ve canlı bir hayatın varsa dolap, masa düzenlerken de yürüyüş yaparken de mutlu olabilirsin. (bkz: olmuş varsay)
zariflik zaaflık gibi ya artık bir süre sonra o kadar ince düşünüyorsun ki karşındaki hödük seni anlamıyor sen kaba durumuna düşüyorsun. zeki olmak ise daha ayrı ilgilendiğin alanlarda zeki olmak veya zekanı ilgilendiğin alanlara yansıtabilmek çok haz verici bir şey. oyum zekadan yana :(
Cuma.
Edit: Malum cümleyi söylememek için kendimi zor tutuyorum.
Edit: Malum cümleyi söylememek için kendimi zor tutuyorum.
Melankoli ve obezite perileri soldan soldan göründüğünde.
Ders çalışmaktan son derece sıkılmış. Pek de sevmediği bölümü okumak için şu an ders çalışıyor. "Dini kaygılarım olmasa intihar etmeyi düşünür müydüm?" diye düşünüyor.
Falım sakız elli kuruş olmuş, buna dayanarak hiçbir şeyin ucuz olduğunu düşünmüyorum.
Tabii üstte yazılan insan hayatı, emek vs.yi dışta tutarak, sadece maddi açından değerlendirdiğimde bu sonuca varıyorum.
Tabii üstte yazılan insan hayatı, emek vs.yi dışta tutarak, sadece maddi açından değerlendirdiğimde bu sonuca varıyorum.
gül alırken param yetmemişti ve çiçekçi amca sonra ödersin demişti sağolsun sonra sen gittin ve ben borcumu 14 şubatta o çiçekçi amcaya ödedim.(bkz: ölüm)
Zengin olmak. Nerede yaşadığınız pek de fark etmiyor böyle bir durumda. Uganda'da bile yaşayabilirsiniz.
tıp fakültesi
henüz hesabı yeni açtığım için deneyimlemediğim ama muhtemelen başıma gelecek durumdur
Sinemada izlemiştim sonlara doğru bir hangar sahnesi var bağırışmalı çağırışmalı midem bulanmıştı hafif. eh işte (7.4/10)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

