Başaramadık abi
Herkes uyurken etraf çok sessiz oluyor. Kafamın içinde çok konuşmaya başlıyorum ve gürültülü oluyor tüm bu düşünceler. En iyisi uyumak.
Burada otuz yaşını tamamlayanlar ve otuz yaşını tamamlamasa bile çoluk çocuğa karışanlar kadınlar kulubü'ne mecburi hizmete yollanıyor.
Orası daha zor çünkü.
Orası daha zor çünkü.
Özdeşleştirmenin aşık olmaktan daha sağlıklı ve etkili olduğuna inandığım kitap okuma alışkanlığıdır. Birden fazla karaktere gerçek anlamda aşık olamazsınız (bana kalırsa birine de olamayız da, başka entrynin konusu) ancak birden fazla karakterle özdeşebilirsiniz.
Kitapta ruh eşimi bulmaktansa kendimi bulmak bana hep daha cezbedici gelmiştir. Okumanın amacı evvela kendini tanıyabilmek olmalı zira. Boşuna dememiş Yunus Emre;
“İlim, kendin(i) bilmektir;
sen kendin(i) bilmezsen,
bu nice okumaktır.”
Kitapta ruh eşimi bulmaktansa kendimi bulmak bana hep daha cezbedici gelmiştir. Okumanın amacı evvela kendini tanıyabilmek olmalı zira. Boşuna dememiş Yunus Emre;
“İlim, kendin(i) bilmektir;
sen kendin(i) bilmezsen,
bu nice okumaktır.”
Yoksunluğunu hissettiğim duygu. Kıskanmak eksilirken beraberinde hırsı ve azmi de götürüyor.
Edit ihtiyacı: eskiden okuduğum bir okulda (aileme göre) maddi durumumumuzun öğrencilerin önemli bir kısmının üstünde kalması nedeniyle ailem tarafından mütevazı olmaya itildim. Fakat bu durum benim, hayatımdaki diğer alanlarda da bu duyguya kapılmama sebep oldu ve kıskanç olma yetimi büyük ölçüde kaybettim. Bizi dengelemesi için olumsuz duygulardan da beslenmeliyiz. Ancak ben nazardan sakınmak için mümkünse kapalı kapalı arkasında gizlenerek büyümeye alıştım. Nazara inanıyorum. Fakat ortalama bir ailede büyüyen birisi olarak elimdeki maddi ve manevi imkanların ailemin sandığı gibi göze battığını düşünmüyorum. Bence asıl nazara fazla inanmak nazarı çağırmak oluyor bence. Nazarı çağırmamaya dikkat edelim.
Edit ihtiyacı: eskiden okuduğum bir okulda (aileme göre) maddi durumumumuzun öğrencilerin önemli bir kısmının üstünde kalması nedeniyle ailem tarafından mütevazı olmaya itildim. Fakat bu durum benim, hayatımdaki diğer alanlarda da bu duyguya kapılmama sebep oldu ve kıskanç olma yetimi büyük ölçüde kaybettim. Bizi dengelemesi için olumsuz duygulardan da beslenmeliyiz. Ancak ben nazardan sakınmak için mümkünse kapalı kapalı arkasında gizlenerek büyümeye alıştım. Nazara inanıyorum. Fakat ortalama bir ailede büyüyen birisi olarak elimdeki maddi ve manevi imkanların ailemin sandığı gibi göze battığını düşünmüyorum. Bence asıl nazara fazla inanmak nazarı çağırmak oluyor bence. Nazarı çağırmamaya dikkat edelim.
Her insan bir haberdir. Her doğan çocuk bir haber getirir. Hafızasını kaybetmiş, bir köşeye büzülerek zavallı zavallı oturan bir kişinin yüzünde bile tuhaf bir haber vardır...
Benim için çok anlamlı bir alıntı, aslında milyonlarca insanın hayatını anlatıyor son cümleler. Kötü yaşarız diye hiç yaşamıyoruz, ne mutlu bunu erken fark edebilenlere...
"Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım..."
Oğuz Atay
"Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım..."
Oğuz Atay
biraz kötü bir başlangıç olmuştu. uçaktan indim taksiye bindim gidiyoz. taksici sordu öğrenci misin nerden geldin falan. nereli olduğumu söyledikten sonra “bi şey olmaz bu ülkenin her yeri bizim” demişti.
sempatik gelen,kimseye zararı dokunmayacakmış hissi veren,enerjisi güzel olan insanlardır."şeytan tüyü var sende" deriz hatta bazılarına.sebepsizce sevilir bu insanlar.bazen sevmek için bi sebep gerekmediğinin kanıtlarındandır :)
Asla tasvip etmediğim davranışlardandır. :)
Ben yemek seçmediğimi sanırdım ama gayet güzel seçiyormuşum. Annem ege otları yapacak olursa ağzıma sürmüyorum. Beyaz oluyor ege yemekleri ve ben kırmızı yemek severim.
Et severim. Kuru fasulye hariç bakliyat severim.
Annemin zorla yedirdiği sebzeleri severim rudhdhdr
Bilemiyorum sevgili sözlük ege'ye dair her şey bana çok yabancı ve değişik geliyor. Yemekleri ise daha da ilginç
Ben yemek seçmediğimi sanırdım ama gayet güzel seçiyormuşum. Annem ege otları yapacak olursa ağzıma sürmüyorum. Beyaz oluyor ege yemekleri ve ben kırmızı yemek severim.
Et severim. Kuru fasulye hariç bakliyat severim.
Annemin zorla yedirdiği sebzeleri severim rudhdhdr
Bilemiyorum sevgili sözlük ege'ye dair her şey bana çok yabancı ve değişik geliyor. Yemekleri ise daha da ilginç
bu çiçeğin karınca ürettiğine yemin edebilirim ama kanıtlayamam
istemsizce bir kutuda tuttuğum nesnelerdir.birkaç konser bileti,2-3 taş,uç kutusu,ayakkabı bağcığı,su şişesi kapağı...gibi birbirinden alakasız şeyler içerir.her oda toplayışımda "bunları da atsam mı artık?"diye kendimi yoklarım.her seferinde de tekrar kutuya yerleştiririm.bilemiyorum bir gün atmaya kıyabilecek miyim..
Başıma bela olan o bölüm. Maaşı düşük çalışma saati fazla. Mesleki tatmini mükemmel. Bir de küçücük insanları muayene edip onları iyileştirmenin hazzı bambaşka.
bu hastalığa bir kere yakalandıysanız kurtulmanız çok zordur. ertelediğiniz şeyler iyice gözünüzde büyür, ilk etapta gayet kolay bir iş dahi olsa siz erteledikçe o iş dünyanın en zor işiymiş gibi gelmeye başlar. bu yüzden o işi yapmaktan iyice kaçınırsınız, tekrar tekrar ertelemeye başlarsınız. yapılması gereken işin yanına bir de ertelemenin vermiş olduğu suçluluk duygusu eklenir. "işin sorumluluğu+ertelemenin verdiği suçluluk duygusu+bu ikisinden kaynaklanan stres" kombinasyonu insanı yiyip bitirir. ama bu kısır bir döngü olduğu için öyle kolay kolay kurtulamazsınız bundan. ertelemeyi bırakıp yapmanız gereken işi yapsanız her şey yoluna girecektir aslında ama işler öyle yürümüyor işte. tabi bu iş yapmaya mecbur olduğunuz bir işse gün gelir, bıçak kemiğe dayanır. sonra siz ağlaya ağlaya ya da birtakım sinir krizleri geçire geçire o işi yaparsınız :((
Biraz abartıldığını düşündüğüm dizi. Bir iki sahne dışında duygu yoğunluğu yaşattırmadı ya da "vay be" denilecek sahne yoktu. Kısacası beni beklediğim kadar etkilemedi ama yine de güzel bi dizi.
valorant indirdikten sonra keyif vermediğinden sildiğim oyundur. silme sebebim asla ruslardan, hilelerden çok sıkıldığım ve rankedlarda takımlardan atıldığım için değil ,)
Savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye,
zaman ki sana hasta oldu
incelikli haytasın
nüksederken mahallenin maşallahı eyvallahı
güzelleş be oğlum.
şimdilik ölümüne kadar hayattasın
şimdilik, ölümüne kadar hayattasın.
-küçük iskender
zaman ki sana hasta oldu
incelikli haytasın
nüksederken mahallenin maşallahı eyvallahı
güzelleş be oğlum.
şimdilik ölümüne kadar hayattasın
şimdilik, ölümüne kadar hayattasın.
-küçük iskender
Yaşamak çok zahmetli ve günün sonunda bu zahmete de değmiyor çoğu zaman.
Ölümden sonra başıma ne geleceğini bilsem sanırım bu işlemi çoktan gerçekleştirirdim fakat bunu bilmiyorum,bilinmezlik ve belirsizlik her insanı korkutur.Beni de korkutuyor,sözün özü ölümden korkuyorum çünkü sonrasında ne olacağını bilmiyorum;ya yaşamaktan daha kötüyse sonrası?tam da bu soru sebebiyle yaşamayı seviyorum çünkü elimde bir tek yaşamak var,yaşamanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum. üstte sayın ruhsuz'un da belirttiği gibi,elimde olsa bu dünya'ya kazık çakardım.
Ölümden sonra başıma ne geleceğini bilsem sanırım bu işlemi çoktan gerçekleştirirdim fakat bunu bilmiyorum,bilinmezlik ve belirsizlik her insanı korkutur.Beni de korkutuyor,sözün özü ölümden korkuyorum çünkü sonrasında ne olacağını bilmiyorum;ya yaşamaktan daha kötüyse sonrası?tam da bu soru sebebiyle yaşamayı seviyorum çünkü elimde bir tek yaşamak var,yaşamanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum. üstte sayın ruhsuz'un da belirttiği gibi,elimde olsa bu dünya'ya kazık çakardım.
Beyaz atlı prensimi? Atla geldiği için uzun sürüyor herhalde 🤷♀️
Boş vakit, refah ve vizyon
Sonunda ben de b a l k o n d a y ı m 🥳🥳
-büyük harflerle-
Bebek ağlaması eşlik ediyor ama olsundu
-büyük harflerle-
Bebek ağlaması eşlik ediyor ama olsundu
Staj içerisinde tanıştığım birkaç yeni arkadaşımla eski yıllarımız hakkında konuşurken fark ettik de bu başlık aktif olursa yer yerinden oynar. Oynamasa bile çatırdamalar olur.
Da Poet - Poetika (lirikalitesi üst seviyedir, featleri ceza fuat saian karaçalı patron haykidir)
Hidra-Holigan (ayrı severim)
Ceg-Trapanasyon (depresyon ve anksiyete atakları geçiriyorsanız tavsiye ederim)
No. 1-Cehennemin Dibi (lirikaliteli iyi, tribal)
Hidra-Holigan (ayrı severim)
Ceg-Trapanasyon (depresyon ve anksiyete atakları geçiriyorsanız tavsiye ederim)
No. 1-Cehennemin Dibi (lirikaliteli iyi, tribal)
kardeşim dışarıdan gelirken bana çikolata almış, kapıdan girer girmez "sana bi hediye aldım" diye tutuşturdu elime. düşünsenize, dışardayken aklına gelmişim ve sırf ben mutlu olurum diye almış. nasıl mutlu olmam? :))
Uludağ'da Cennet ile Cehennem arasında kayak yapmak... gerçi oraların profesyonellerin alanı olduğunu bilseydim muhtemelen girmezdim. Ölüme 1 metre ile kafa tuttuğum yerdir Uludağ.
1-) İş buluncak
2-) Evlenilecek
3-) Saygınlık
2-) Evlenilecek
3-) Saygınlık
Klasik şeyler dışında cidden spor hekimliğini istiyorum bilgisi olan varsa aydınlatabilir mi?
son 1,5 aydır her pazar akşamı twitter bu dizinin tivitlerinden geçilmiyor. çok iyi bir dizi değil çerezlik izleyebilirsiniz şarkıları güzel. tabi güzel olacak labrinth yapıyor:)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?