"stutz"
Ünlü psikiyatrist phil stutz ve oyuncu Jonah hill arasında geçen sohbeti izliyoruz aslında. Phil stutz terapilerinde kullandığı yöntemlerden bahsediyor. Bunların hayata bakışı nasıl değiştirdiğini ise Jonah hill tarafından dinliyoruz. Bana iyi gelen bir tarafı var. Ben bir şans verilmeli diye düşünüyorum.
Ben de the greatest showman 'den birkaç şarkı bırakıyorum...
https://open.spotify.com/track/65fpYBrI8o2cfrwf2US4gq?si=0gd2lnZ8S_erutlizF-nyg&utm_source=copy-link
https://open.spotify.com/track/0Gl5s8IhMmQE5YQwM8Qx1J?si=muULQ0L9QdmcQMD5kzEqXw&utm_source=copy-link
https://open.spotify.com/track/45aBsnKRWUzhwbcqOJLwfe?si=ZbcgZEXQRFiazOpmZasntA&utm_source=copy-link
https://open.spotify.com/track/65fpYBrI8o2cfrwf2US4gq?si=0gd2lnZ8S_erutlizF-nyg&utm_source=copy-link
https://open.spotify.com/track/0Gl5s8IhMmQE5YQwM8Qx1J?si=muULQ0L9QdmcQMD5kzEqXw&utm_source=copy-link
https://open.spotify.com/track/45aBsnKRWUzhwbcqOJLwfe?si=ZbcgZEXQRFiazOpmZasntA&utm_source=copy-link
Ece hoca hazırlamıştı bizim yılımızda, yapılabilir soruyordu ece hoca:( geçmiş olsun sayın yazarlar.
sen çıldırmışsın
Ölü civciv veya potansiyel civciv adayı (ex) Çıktığı yeri düşünmessek güzel besin Her sabah yerim
Onların istediği güzergahtan götürmezseniz trip atıyorlar. Öbür taraftan gelsek daha iyiydi öhm, hıhh, hımmm gibi cümleler, sesler falan. Napayım abicim ben de öğrenciyim. Senin güzergahın en az on lira fazlası var. Hıh.
lys'nin türkçe oturumuna girecektim, ama tamamen keyfi olarak yapacağım bir şeydi. sayısal oturumlar bitmişti zaten, kafam rahattı. tm'den tercih yapma gibi bir durumum da olmadığı için öylesine takılacaktım işte sınavda. babamla birlikte sınavın olduğu liseye gittik. bir anda aklıma esti, dedim ki bu sınav zaten önemli değil, babam buralarda saatlerce beklemesin gereksiz yere. bir de ramazan ayındayız, tekrar beni almaya gelmekle de uğraşmasın. evet, çok hayırlı(!) bir evlat olduğum için babama kıyamamışım demek ki. neyse babama dedim ki, sen beni bekleme, eve dön. e peki ben eve nasıl geri döneceğim? dolmuşa, otobüse binerek eve rahatlıkla dönebilirim ama paraya ihtiyacım olacak. sınav salonuna parayla giremiyorum tabi. şöyle bir çözüm bulduk, okulun bahçesinde saksılar vardı, o saksılardan birinde toprağı hafifçe eşeleyip oraya bozuk para koyduk, üstünü de toprakla örttük yine. neyse işte sınav bitti, gittim paraları almak için. insanlar saksıların üst tarafındaki duvara oturup ayaklarını saksının kenarına doğru sarkıtmışlar. dedim ki "müsaade eder misiniz?", ayaklarını çektiler, sıra dışı hiçbir şey yokmuş gibi ordan paraları aldım ve eve döndüm.
o kadar etkilendim ki dün gece finali bitirdikten sonra 1 saat boyunca boş duvarı izledim. özellikle son 3 bölümde geçmişe dönük o kadar detay var ki tüm bb ve bcs evreni tamamen gözünüzde canlanıyor. bilmeyenler için 6. sezonu d-smart go'ya abone olarak ilk ay ücretsiz şekilde izleyebilirsiniz. sonrasında iptal edilebiliyor.
Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem çocuk hem de kadın
12'sinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın Ünzile
Yağmuru kim döküyor?
Ünzile kaç koyun ediyor?
Dayaktan uslanalı
Hiçbir şey sormuyor
Ergin oldu Ünzile
Hem çocuk hem de kadın
12'sinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın Ünzile
Yağmuru kim döküyor?
Ünzile kaç koyun ediyor?
Dayaktan uslanalı
Hiçbir şey sormuyor
bu başlık sanki biraz gölgede kalmış da şunu düşünüyorum arkadaşlar aslında istenilse çok da güzel alan oluşturulabilir tıp öğrencileri için. birçok öğrencinin farkında bile olmadığı bir yangın çıkışı var okulumuzun. orada çok değerli bir alan var aslında. oranın peyzajı yapılsa orayı öğrencilere ve doktor öğretim üyelerine ait bir alana dönüştürebilirler. sadece bu da değil çs diye andığımız yerin ne kadar pis olduğu ortada ve çalışmak tıp öğrencisinin temel ihtiyacıdır. orada masa değişikliğine gidilse, adam gibi oturabileceğimiz sandalyeler gelse çok güzel olur. hani diğer senaryolardan bahsetmiyorum bile. labların olduğu katlara bizim için masa koymuşlardı en son. o koridordaki ışığa ışık diyemeyiz. oranın ışığıyla ilgilenilebilir. zaten hepimiz elimizdekiyle yetinmeyi öğrendik, okula gelip çs'nin haline isyan eden insanlar 1 ay sonra mecburen çs'de alıyor soluğu. tek derdi ders çalışmak olan öğrencilere biraz iyilik yapılabilir bence ya.
Edit: arkadaşlar başlıktan dolayı biraz agresif gözüküyor ama öyle bi amaç yok. Kendimce bulduğum birkaç çözümü sadece dile getirmek istedim.
Edit: arkadaşlar başlıktan dolayı biraz agresif gözüküyor ama öyle bi amaç yok. Kendimce bulduğum birkaç çözümü sadece dile getirmek istedim.
içine şeker atınca şerbet oluyor zaten o, çay olmuyor.
Kozmos-redd
https://youtu.be/f1OY0DRZ3-0 si=3tWHN6qz6NDvvX1w
https://youtu.be/f1OY0DRZ3-0 si=3tWHN6qz6NDvvX1w
eğer hepimiz kendi işimizi yapan yetişkinler olsak belki "çok emek harcadı paylaşmak istiyor olabilir." diyebileceğim kişidir. Ancak hepimizin üniversite öğrencisi olduğu, çoğumuzun bir işte çalışmadığı düşünülürse; ailesinin çabasıyla ona sağlanan ve kazanılmasında kendi payı bulunmayan maddi imkanları kullanırken bunu ekstra çabayla hissettiren kişidir.
Sayın yazarlar az daha boğularak ölüyordum. Hem de turşu yerkenn!!! Trajikomik bir ölüm olurdu. Ölümünü böyle hayal etmemiştim açıkçası fjdjdn
ilkokulda bu insan bendim, hassas olduğum konulardandı :d. özellikle ş'lere takıntım vardı düz yazıdaki gibi yazarlardı ama onun özel tipi vardı, dikkat ederdim hep buna. güzel yazı defterim yıldızlarla doluydu :dd. Teneffüslerde teker teker sayar karşılaştırırdık genelde birinciliği bırakmazdım :p. performans ödevlerim örgü desenli kenarlıklarla adeta bir sanat eseriydi shsjjd. tabi zaman ilerledikçe güzel yazı filan kalmadı, derdimi anlayabileyim yeter.
birini aramayı ya da birinin beni aramasını pek sevmiyorum.geriliyorum ve biraz yapay geliyor(mesajlaşmayı da pek sevmem ;()illa bir yan yana olucaz.görmem lazım en azından karşımdakini.bu şekilde iletişim hep biraz eksik geliyor.gülüyor mesela ama güldüğünü göremiyorum.ya da ağlıyor o an sımsıkı sarılmak istiyorum.sarılamıyorum.her şey biraz eksik böyle :(
içinden karikatürlü kağıtlar çıkan sakızları olan sakız markası
Hocamızın ninni gibi gelen sesi ile uykuya dalmak, teneffüs zili ile uyanmak, ders boyunca üzerine uyuduğunuz kolunuzu hissetmiyor olmak, muhteşem baş ağrısı, hiçbir şey bilmeden girilen sınavdan düşük not almak, istiklal marşı ve kapanış
Bundan herkes zevk alıyor eminim:
Çorbayı, pudingi falan saat yönünde karıştırırken ani bir kararla saat yönünün tersine doğru karıştırmaya başlamak, böylece karıştırılan maddeyi şaşırtmak.
Çorbayı, pudingi falan saat yönünde karıştırırken ani bir kararla saat yönünün tersine doğru karıştırmaya başlamak, böylece karıştırılan maddeyi şaşırtmak.
Gece gece bundanlı çiğköfte yemeyin uyunmuyor mide yanmasından:(
Ders çalışmamak için elinden geleni yapıyor :)
battı balık yan gider
(komite açıklanmış)
(komite açıklanmış)
İmkanım olsa bu aralığı geçmişimden silerdim, klozete atar üstüne sifonu çekerdim, çocuğum olsa eldivenle severdim yani düşünün durumun fenalığını.
Aslında içindeyken yaptığım şeyler hiç saçma gelmiyordu fakat sonra düşününce gerçekten saçma olduğunu anladım. Gerçi bu her yılım için geçerli fakat bu dönemde gerçekten insan çekilmez oluyor, daha çok saçmalıyorsun.
Tabii bu durumun iyi yanları da var, mesela kendindeki değişimi görüp arada kendine “kötü iş çıkarmadık yahu” diyebiliyorsun; eskiden yazdığın melankolik şeyleri okuyunca bazı şeyleri nasıl da gözünde büyüttüğünü, durumun aslında o kadar da dramatik olmadığını, sadece olayların olduğu anda duygularının yoğunluğundan-bu yoğunlukta ergenlik döneminin etkisi de büyük-kaynaklı dünya'nın başına yıkılmış gibi hissettiğini anlıyorsun ve bence en önemlisi değişimin, yeniliğin süper bir şey olduğunu görüyorsun. Benim için böyle en azından.
Aslında içindeyken yaptığım şeyler hiç saçma gelmiyordu fakat sonra düşününce gerçekten saçma olduğunu anladım. Gerçi bu her yılım için geçerli fakat bu dönemde gerçekten insan çekilmez oluyor, daha çok saçmalıyorsun.
Tabii bu durumun iyi yanları da var, mesela kendindeki değişimi görüp arada kendine “kötü iş çıkarmadık yahu” diyebiliyorsun; eskiden yazdığın melankolik şeyleri okuyunca bazı şeyleri nasıl da gözünde büyüttüğünü, durumun aslında o kadar da dramatik olmadığını, sadece olayların olduğu anda duygularının yoğunluğundan-bu yoğunlukta ergenlik döneminin etkisi de büyük-kaynaklı dünya'nın başına yıkılmış gibi hissettiğini anlıyorsun ve bence en önemlisi değişimin, yeniliğin süper bir şey olduğunu görüyorsun. Benim için böyle en azından.
Keçi gibi koktuğu doğru olan ve (bkz: cermodern)i ankara'ya bağlayan metrodur.
(Hayır amk,ulus ya da sihhiyede inip cermoderne yürüyemem)
(Hayır amk,ulus ya da sihhiyede inip cermoderne yürüyemem)
Aynada saatlerce kendimi izlemek
(Yazar notu: güzel değilim)
(Yazar notu: güzel değilim)
"rakı şöyle içilir, amuda kalkmadan içilmez. kanye west dinlemeden içen rakı içmesin." tarzı tivitlerin arşa çıktığı dönem. ki bu dönemde hatırlarsanız "sen benim on yedi yaşımsın. ben seni çok sevdim, bana neden bele yaptın?" tivitleri de oldukça fazlaydı. azalarak bitti, şükür.
Bir video vardı hafızamı kelimelere dökersem: insan on yaşındayken diyelim bir yıl hayatının onda birine denk gelirken 0-30 arasında bir yıl otuzda birine denk geliyor. Yani yedi yaş onda bir oranında zihindeyken yirmi yedi yaş otuzda bir oranında zihinde diyebiliriz. Veyaa her yıl yaşandıkça yıllara bağışıklık kazanıyorsun ve hiçbir yıl hayatının ilk yılları kadar etkili gelmiyor. Tabii bencesii :)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
