bir sorum vaarr

margauerite gautier
Sevgili yazar dostlarım, 4.sınıfa geçmemle birlikte son 3 yıldır hayatımın önemli parçalarından olan canım avicenna'ya veda etmek durumunda kaldım. İlk defa ders notu bakımından 2 güçlü seçeneğim var. Eskiden 4.sınıfta işler nasıldı bilmiyorum ama tahminimce eski notlar teorik derslerle pratik derslerin hepsini kapsıyordu. Pandemik notu ise, yine tahminimce, geçen seneki ders programı sebebiyle nisana kadarki teorik staj eğitimini içeriyor (Yanlışım varsa düzeltin lütfen, henüz detaylı olarak hiçbirine bakamadım).
Pandemik notu daha güncel, eski notlar gibi ses kaydı değil direkt videolar kaynak edinilerek oluşturulduğu için daha anlaşılır ve detaylıdır diye tahmin ediyorum. Bir de eski notlar gibi el yazısı değil bilgisayar yazısı olması benim için tercih önceliği.
Dönem 5'e geçecek olan dostlarım ve dönem 4'e geçip ders notlarını inceleyerek hangi notları kullanacağına karar vermiş olan dostlarım, bana yardımcı olabilir misiniz? Eski notlar mı, pandemik mi? Ya da atıyorum kadın doğum eski notlarda daha iyi anlatılmış/dahiliye pandemik'te daha iyi anlatılmış vs gibi ders ders bir çalışma metodu izlemiş miydiniz?
Önerilerinize çok ihtiyacım var
8

fakültedeki ilham veren hocalar

sokratesla
ahmet karamercan. biliyorum, kendisinden önce namı yürür stajyerler arasında, vay ahmet hoca şöyle maligndir vay böyle maligndir diye. tanımayan bütün gönüllere bağırarak onu anlatmak istiyorum. ahmet hoca hayatın ta kendisi. sen ona ne verirsen ondan da onu alıyorsun. bilgisi öyle uçsuz bucaksız ki onun ders anlatışı bir okyanusun sabırla bir çeşmeden akması gibi hissettiriyor, bir öğrenciyi 4 saat ayakta tutabiliyor.

evet sen gazli tıplı arkadaşım! ahmet hoca kimilerine acı bir ateş çemberiyken kimilerine gül bahçesidir. sen, sen o gül bahçesi olmaya çalış; çalış ki bu okulda en etkileneceğin ve en donanımlı bir cerrahtan ders dinleyebilme şansını kaybetme.
2

pcr testi zorunluluğu

gozleriniacvebak
"Ya aşı yaptırın ya da haftada 2 defa pcr testi vermek zorundasınız" tarzında olan açıklama, eninde sonunda pes edip aşı yaptıracaksınız alt anlamını içermektedir. Oysaki kısa süre önceki açıklamalarda aşı yaptırmada gönüllülüğün esas olduğu söylenmişti. Kim nereden kime baskı yapıyor bilemiyoruz, fakat şahsi kanaatim şöyle ki: artık aşı meselesi sadece sağlık meselesi olmaktan çıkıp siyasi bir boyut kazandı.
Konuya geri dönecek olursak, böyle bir zorunluluğu haklı bulmuyorum.

gazi tıp 2023 girişliler

schrodingerin kedisi
geleneksel entrymizi girelim o zaman.

okulumuz gazinin sosyal imkanları çok güzeldir. bir kare çarşımız vardır ve öğrenci arkadaşlarınızla şey pardon hasta yakınlarıyla birlikte oturur ve çay içersiniz. okulumuz bence Ankaranın en iyi konumunda bulunmaktadır. hemen yanıbaşınız bahçelievlerdir. çsde ders çalışır canınız sıkılınca bahçelide veya beşevlerde bir kafeye gidip oturursunuz -tabi ekonomik koşullarınızın imkan verdiği sürece-

okulumuzun yemekhanesi de 11. katta bulunmasından ötürü çok hoş bir manzarası ve bitmeyen bir yemek sırasıyla sizi karşılamaktadır.

unutmayın. sizin için eviniz ne anlama geliyorsa gazi tıp için de kare çarşı aynı anlama gelmektedir. kare çarşı hakkında şakalar yapılır fakat her gazi tıplı bilir ki kare çarşı denildiğinde önünüzü iliklemeli şakayı çok ileri götürmemelisiniz. zira kare çarşı her gazilinin kırmızı çizgisidir.

uzun bir eğitim öğretim hayatı sizi beklemekte. Bu zorlu süreci seçen arkadaşlarımıza tek tek hoşgeldiniz diyorum. çıkmış soran hocalarınıza da dua etmeyi unutmayın zira bu zamanlarda bulunması çok ender insanlardır ve çok büyük bir saygıyı hak eden hocalarımızdır :))

dram filmi tavsiyeleri

ileleualatyr
Yine yenilerden bir film, çok uzun bir film:Kefernahum. 2018 yapımı, Lübnanlı yönetmen Nadine Labaki'nin filmi.
Karakterlere gerçekten uyan oyuncular,anlatılan her şeyin gerçek olduğunu bilmek ve hepsinin burnumuzun dibinde yaşanması...çok gerçek ve çok üzücü, psikolojik olarak güçlü hissettiğiniz bir anda izlemenizi tavsiye ederim.

wifi şifresini isteyen komşu

daenerys targaryen
buna yalan söyleye söyleye şekilden şekle girdim kadıncağız kendi için değil şımarık youtube bağımlısı torunu için istiyor. üzgünüm ama biz interneti zaten yeterince yavaş kullanıyoruz bir de senin yavaşlatmana ihtiyacımız yok!(gerildim yine)

edit: bu benim 200. entry olmuş oldu. komşu elif teyzeye selam gönderiyorum o zaman (tablet bağımlısı torununa selam falan yok)

kendine not

armut
Her şey çok güzel olacak demek doğru değil. Güzellikler olsun diye olası sonları erteleme. Bekletilip tadı kaçan güzellikler eziyetten başka şeyler değil. Bazı şeyler kötü olsa daha iyi oluyor.

yörenize ait yaygın söyleyişler bırakın

margauerite gautier
Patatese kartopu, fasulyeye lobya, ahududuya jol diyoruz😀
Orada hiç yaşamadım. Birkaç yılda bir sadece birkaç hafta için ziyaret edebilme şansım oluyor, o yüzden başlarda bu farklı kelimeleri çok garipsiyordum ama ahududu yerine jol demek o kadar pratik ki memleketime gittiğim an direkt bu yöresel söyleyişlere geçiş yapıyorum :)
Ekleme: böğütlene de kara jol diyoruz😄
Son bir ekleme: kartopunun rusça kartoffel kelimesinden bize geçtiği ve kartopu şeklinde türkçeleştiği düşünülüyor çünkü yakın illerde de kartol/kartop/kartof gibi benzer kelimeler kullanılıyor. Ama çevre illerden farklı olarak bizim yörenin patatesi yuvarlak, küçük ve içi neredeyse beyaz kabul edilebilecek kadar açık renkte olduğu için patatesi kartopuna benzeten yöre insanı rusça patates anlamına gelen kelimeyi zamanla kartopuna çevirmişler diye düşünüyorum.

hayatımın dönüm noktası diyebilceğiniz olay

sokratesla
lise sınavından çıkmış, tamamen kafası rahat, hiç çalışmayan bir fen lisesi öğrencisiydim. 9. sınıfım çok kötü ve 80 li ortalamalarla geçti. 10. sınıfa geldiğimde yani açık tarih ile 2016'nın 7 kasımını 8 kasıma bağlayan gece, abd'de malum şahıs başkan seçildiği gece bir rüya gördüm. önce dedem sonra almanca öğretmenim almanyaya taşınıyor ve birer valiz kraker götürüyorlardı. bana bıraktıkları da sadece birer paket krakerdi ve bundan sonra bir anda çöpte yaşayan bir insan oldum. okulda çalışsaydım sınav kazansaydım çöpte yaşamazdım diye ağlarken uyandım. ve o geceden sonra, trump başkan, ben de çalışkan bir öğrenci oldum :)
3

geceye bir şarkı bırak

kaleidoscope
İlk defa bugün duydum bu şarkıyı. Katıldığım deprem ve afet tıbbı sempozyumunda molalarda dinlettiler. Depremin ardından insanların yaşadıklarını düşünerek dinleyince tarif edilemez bi hüzün hissettiriyor. Saatlerdir dinliyorum. Bu gece dinlemeye de devam edeceğim.

aşık olmak

inthebleakmidwinter
Başarılı da olsa başarısız da, bir noktadan sonra hiçbir anlam ifade etmeyen bir kavram. Başınıza böyle bir şey gelmişse ne sevinçten havalara uçun ne de üzüntüden kendinizi heder edin. Bir süre sonra hatırlanmayacak zaten.

ankaraya bir türlü kar yağmaması

armut
bugün arabayla markete gitmem gerekti ve sürücülük deneyimim boyunca ilk kez ayağımın gazda olmaması halinde bu denli kayan bir arabaya şahit oldum. burada kar var. ancak böylesi uzun zamandır yoktu. her yer buz olmuş, ara yollar iyi temizlenememiş. arabayı ısıtmak da benzin masrafı da yoruyor diyenlere toplu taşımada omicron varyant sürprizi var. evler ısınmıyor, ısınsa dahi ısıtanlar doğalgaz faturaları ne olacak derdinde. kar bu sefer yıkıcı etkisini fazlaca göstererek geliyor. herkes dikkat etsin kendine çünkü ankara'ya gelen de bu kardan olacak. ankara önümüzdeki hafta her gün kar yağışlı ve gündüz dahi eksi derecelerde görünüyor. el kremlerinizi eldivenlerinize saklamayı unutmayın.

bkm kitap

red
ellerinde olmayan kitapları bile stokta var gösterip sipariş verdiğinizde paranızı alan, aradan 1-2 hafta geçtikten sonra bilgilendirme dahi yapmadan siparişi iptal eden vasat altı kitap sitesi. böyle davranan birkaç site daha var. parayı ödedikten sonra geri iade edilene kadar geçen sürede para onların hesaplarında duruyor ve bu parayı işletiyorlar. kısaca sizin paranızla sizin izniniz olmadan haksız kazanç elde ediyorlar. uzak durun.

yaptığımız garip davranışlar

gri
hepimiz birilerinin hayatındaki şeytanız

kırdığınız üzdüğünüz ve sizinle bir daha konuşmak istemeyen insanları hatırlayın. sonra bir de yakın arkadaşlarınıza bakın. kötü biri olsaydınız yalnız olurdunuz herhalde?* o zaman niye bir taraf sizi çok seviyor da öbür taraf konuşmak bile istemiyor? çünkü siz birileri için toz pembeyken birileri için siyahtınız ve bunu muhtemelen istemeden yaptınız

*(yalnızlık ve kötülük her zaman ilişik değildir ama kötülük büyük çoğunlukla yalnızlığı getirir.)

anasayfanızı kaplamamak için geri kalanını spoiler içine alacağım. bu konuyla ilgili birkaç fikrim var..

insan karakteri bir renk spektrumu gibidir ve nadiren "hue"muz değişir. yani örneğin bir insanın karakter spektrumu mavide olsun, o insanın turuncu olması çok zordur (hue'su değişmeli), ama lacivertle bebek mavisi arasında sürekli geçiş yapar.

kime ne renk olacağımıza genelde biz karar vermeyiz, oluverir. kendi hayatınızı düşünün: çok sevdiğiniz bir arkadaşınızdan (adı lilit olsun) bazıları ne kadar nefret eder. çünkü ikinizin lilit'le ilgili deneyimi aynı değildir. lilit size denizler kadar mavi iken arkadaşınıza gece kadar koyu olmuş olabilir. sorsak ikiniz de lilit için mavi dersiniz ama lilit ikinize spektrumun farklı yerlerinden yaklaşmıştır. ve spektrumun gece mavisi o kadar kötücüldür ki lilit onların hayatındaki şeytan haline gelir.

çok soyut kalmış olabilir. yeniden kendi hayatınıza bakın: neler yaptığına şaşırdığınız arkadaşlarınız olmadı mı hiç? "bu adam bunu nasıl yapmış?" demediniz mi, veya size demediler mi "nasıl yaptın bunu?" diye? evet, samimi olmadığımız insanlara karşı genelde spektrumun ortalarında takılırız, örneğin genel olarak kırmızısınızdır ama insanlarla samimiyetiniz arttıkça spektrumun bir tarafına kayarsınız: bordoya veya turuncuya doğru.

istemeden kırdığım insanları düşünüyorum bazen. acaba bir şans daha verilse onları yeniden aynı şekilde kırar mıydım? muhtemelen evet. onları sevsem bile mi? muhtemelen yine de evet. sebebi ne bilmiyorum. ahmet arifin dediği gibi:
Bu, ne ayıp ne de yasak,
Öylece bir gerçek, kendi halinde

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol