içimde bağıran deli kişi hariç herkesi ve her şeyi dinlemekte çok yetenekliyim. çok çok az konuşan biri olmamdan dolayı karşı taraf dinleyici olarak beni tercih ediyor galiba. özellikle üzüntünün paylaşılması konusunda. öyle anlarda insan karşındakinin bir şey söylemesini değil de sadece yanında olmasını bekliyor. belki bir kucaklama, belki sessiz bir gülümseyiş. bunları sağlamakta iyiyim ehehem. öyle
Çok sinsi ve tehlikelidir. biri yüzüne iltifat ettiğinde doğruysa bir şey değişmez aksine şımarabilir o işte gerileyebiliriz. yanlışsa daha da tehlikeli çünkü o mültefit kişi ya dalkavuktur ya da bilmeden senin kuyunu kazıyordur
Aksine yüzüme hatalarımın güzel bir üslupla söylenmesini isterim. Doğruysa hatamı söylemiştir kendimi düzeltmeye çalışırım. yanlışsa bana hatalı bir varlık olduğumu hatırlatmıştır, bu da agah olmamı sağlar.
Aksine yüzüme hatalarımın güzel bir üslupla söylenmesini isterim. Doğruysa hatamı söylemiştir kendimi düzeltmeye çalışırım. yanlışsa bana hatalı bir varlık olduğumu hatırlatmıştır, bu da agah olmamı sağlar.
Efendim bu kutlu günde hekimlik ve koltuk sevdası farklarını gösteren olaylar yaşanıyor. Bir gün yönetici koltuğunda bulursanız kendinizi ufak bir ricam olacak. Hekim olduğunuzu unutmayın. Koltuklar/makamlar geçicidir. Aslolan hekim olduğunuzdur.
Şarkının inanılmaz bir aurası var ancak bu işler benden geçti. Bu havada olmayı ve her şeye nedensiz mutlu olmayı isterdim.
hatay sandık içi ((:
Bir adım ileri gitmek için yüzlerce adım atmamın gerekmesi.
Poff sözlük ebene selamlar
siz whatsapp'a girersiniz cenazenize gütfsözlük gelir.
bir de bunların koşuya çıkan versiyonu var ki insanı orta yerinden çatlatır.
Sosyal medyada papaz eriğin kilogram fiyatının 690 tl olmasıyla patlak veren hadisedir. Arkadaşımla yaptığımız münakaşa sonucunda fikrim değişmemiş ve bu fiyatın dikkate edilmeye değer olmadığı hususunda kendimi hala haklı görmekteyim." Erik bu mevsimde zaten olmaz, ne alakası var?" Primer savunma noktam:))) ikincisi ise herhangi bir formda üretimin olmadığı bir ülke olan Türkiye'nin buğdayı bile ithal etmesi sonucu ramazandan sonra ekmeğin 5 tl olacağını da göz önünde bulundurursak mevsiminde olmayan bir meyve pekala 1000tl de olabilir. Bu haber niteliği taşımıyor bence bilmiyorum. Bunun haber yapılmasına gerek olmadığını savunduktan sonra konuyu sözlüğe taşıyarak kontraindike bir iş yapmış olabilirim ehehhehe. Ünlü filozof Ted mosby der ki gece ikiden sonra iyi bir şey olmaz, yatın uyuyun gütfsözlük yazarları.
Acı haber geldi, maalesef doğru arkadaşlar. Dua etmekten başka yapabileceğimiz bir şey yok.
Çocukluğumda çok fazla vardı: futbolcu olmak, oyuncu olmak, fotoğrafçı olmak, kimyager olmak... Lisede fen bilgisine özellikle de biyoloji ve kimyaya çok büyük sevgimden dolayı tıp yapabileceğim en iyi alandı benim için kuşkusuz, bu kararımın şu ana kadar (dönem 1 sonu :)) doğru olduğu görüşündeyim, ileride ne olacağını bilemiyorum. Bu açıdan tıp'a bir hayalden ziyade hedef gözüyle bakıyordum yani ulaşılması mümkündü.
Bu sebeple hayallerimi ulaşılması daha az olası ya da imkansız gibi görünenlerle kısıtladım ve tüm bu hayallerimin içerisinde en çok tutunduğum spesifik bir hayal şuydu:
Video görüntüleri ve ses analizi anlamında çok geniş, detaylı bir bilgiye sahip olup kendi film şirketimi kurup, benim yazdığım senaryolar, benim hazırladığım soundtrackler üzerinden sanatsal filmler yapmak; derin düşüncelere yol açıp, derin analizler alan eserler üretmek isterdim, hatta bu hayalimde oyunculuk yeteneğine sahip olmak da var ve kendim de oynardım bu filmlerde :) Hayalimin belli bir kısmı Nuri Bilge Ceylan, Quentin Tarantino gibi isimleri anımsatıyor bana.
Bu sebeple hayallerimi ulaşılması daha az olası ya da imkansız gibi görünenlerle kısıtladım ve tüm bu hayallerimin içerisinde en çok tutunduğum spesifik bir hayal şuydu:
Video görüntüleri ve ses analizi anlamında çok geniş, detaylı bir bilgiye sahip olup kendi film şirketimi kurup, benim yazdığım senaryolar, benim hazırladığım soundtrackler üzerinden sanatsal filmler yapmak; derin düşüncelere yol açıp, derin analizler alan eserler üretmek isterdim, hatta bu hayalimde oyunculuk yeteneğine sahip olmak da var ve kendim de oynardım bu filmlerde :) Hayalimin belli bir kısmı Nuri Bilge Ceylan, Quentin Tarantino gibi isimleri anımsatıyor bana.
Arkadaslarım ve ben her şeyle dalga geçeriz en ciddi şeylerden bile eğlence çıkarırız.
bu sene de filmleri yetiştiremedik.
otopark yetersizliği, çarpık kentleşme evlerden ziyade şehirleşmenin en canımı sıkan özellikleri. evler iyi aslında ya sadece her evin bir bahçesi kendine ait mangalı çim alanı toprak alanı basket potası kapalı garajı açık garajı deposu spor salonu olsa tam olacak da bir tek bunlar eksik. evlerimiz gayet güzel :')
gelene romayı, gidene kınayı, sana angara'yı yakarım :)
"Gönül han değil,dergahtır.
Öyle paldır küldür girilip çıkılmaz,günahtır."
Öyle paldır küldür girilip çıkılmaz,günahtır."
Esasen bir alışveriş merkezi olmayan, sonradan avm'ye evriltilen binadır. Gidenler bilir, İçerisi daha çok çarşılara benzer. Bununla birlikte merdivenleri de bir gariptir. Bazı yürüyen merdivenler sadece aşağı iner, bazıları sadece yukarı çıkar. Buraya kadar normal ancak bu merdivenler yan yana olmayınca kafa karıştırıyor. Avm'nin artı yönü ise konumudur.
Dozu ayarlamak önemlidir yoksa her an mizah olmaktan çıkıp farklı yerlere gidebilir.
Adabı vardır ofansif mizahın. Önce kiminle yaptığını bileceksin, sonra kime yaptığını...
Adabı vardır ofansif mizahın. Önce kiminle yaptığını bileceksin, sonra kime yaptığını...
Well they say the sky's the limit
And to me that's really true
But my friend you have seen nothin'
Just wait 'til I get through
And to me that's really true
But my friend you have seen nothin'
Just wait 'til I get through
düşüncelerimden ve hislerimden yoruldum.
Gelecek hayaliyle bir an önce büyümek isteyen bir çocuktum.
Peki kimim?
Geçmişin özlemiyle yanıp tutuşan, keşkelere ve hasrete boğulmuş bir kadınım.
Peki kimim?
Geçmişin özlemiyle yanıp tutuşan, keşkelere ve hasrete boğulmuş bir kadınım.
çok soğuk yerlerde yaşamış olanlar bilir. donmuş su birikintilerine basıp çatırdatmak. ileri giderseniz ayağınız ıslanabilir veya fazla donmuşsa kayıp düşebilirsiniz. gülü seven dikenine katlanır hshasas
-olta var mı olta
-geldi
-olta geldi
-füyuupp füüp füp füp füp füp (bu kısmı nasıl yazacağımı bilemedim ama siz anladınız :))
-geldi
-olta geldi
-füyuupp füüp füp füp füp füp (bu kısmı nasıl yazacağımı bilemedim ama siz anladınız :))
Shakira diyince aklima tek gelen şey Waka waka şarkısını her ünlünün adına coverlayan müzisyen abiler djsjskjdjd
Cem abi eh eh waka waka eh ehhh
Cem abi eh eh waka waka eh ehhh
Geçen gün sağlık bakanımız tarafından "hekimlerimiz nasıl bir 14 mart kutlayacaklar beraber göreceğiz" ifadesine takıldığım ancak hekim kazanımları yerine diğer personelin kazanımları daha bir dikkatimi çekti.
Yanlış bilmiyorsam asistan hekimin ek göstergesi 700-1000 civarında. Hemşireye ise 3600 ek göstergeyi resmen ilan ettiler. Bu işte bir gariplik var ama 🤔 3 aydır eylem yapanlar hemşire miydi acaba diyemeden geçemedim. Ayrıca diğer personelin döner sermaye katsayıları arttırıldı yanlış anlamadıysam.
Bu kadar olayı umarım yanlış anlamamışımdır.
Zaten 14 mart sistematik olarak sulandırılmaya çalışıyor belli kesimler tarafından. "Sağlıkçı Bayramı" adı altında. Bu sulandırmaya var gücümüzle fakülte sıralardan ses getirilmesi gerekmektedir.
14 mart TIBBİYELİNİN yani hekimin bayramıdır.
14 mart hekimin vatan için onurlu duruşunun simgesidir. 14 mart kısaca hekimindir.
Yanlış bilmiyorsam asistan hekimin ek göstergesi 700-1000 civarında. Hemşireye ise 3600 ek göstergeyi resmen ilan ettiler. Bu işte bir gariplik var ama 🤔 3 aydır eylem yapanlar hemşire miydi acaba diyemeden geçemedim. Ayrıca diğer personelin döner sermaye katsayıları arttırıldı yanlış anlamadıysam.
Bu kadar olayı umarım yanlış anlamamışımdır.
Zaten 14 mart sistematik olarak sulandırılmaya çalışıyor belli kesimler tarafından. "Sağlıkçı Bayramı" adı altında. Bu sulandırmaya var gücümüzle fakülte sıralardan ses getirilmesi gerekmektedir.
14 mart TIBBİYELİNİN yani hekimin bayramıdır.
14 mart hekimin vatan için onurlu duruşunun simgesidir. 14 mart kısaca hekimindir.
geçen gün bir yakınımızın bebeği oldu, ziyaret etmek için hastaneye gittik. bir baktım, bebeğin eldivenlerini ters giydirmişler. bayramda bize başka bir bebek gelmişti, annesi şapkasını ters giydirdi. nedenini anlamam zor olmadı; giysilerin iç kısmı dikişli oluyor ya, o dikişler bebeği rahatsız etmesin, canını acıtmasın diye öyle yapıyorlar. sonra anneme söyledim, dikişler rahatsız etmesin diye ters giydirmişler diye. "sen küçükken ben de senin atletlerini ters giydirirdim." dedi. üst üste bu duruma şahit olmak bu konuda düşünmeme sebep oldu. evet, gördüğümde neden öyle yaptıklarını anlamam zor olmadı ama böyle bir şeyi düşünüp bunu yapmayı akıl edebilir miyim, hayır. galiba bu denli ince düşünüp, bu kadar küçük bir şey için bile önlem almak istemek için anne olmak gerekiyor. yani anne olmadan böyle bir şeyi kimse akıl edemez diye düşündüm. sonuçta dikişler bebeği ne kadar rahatsız edebilir ki, değil mi? ama annesi o minicik rahatsızlık dahi olmasın istiyor. demek ki anne olmak böyle bir şey. hassas mı hassas bir kalp, yoğun bir ince fikirlilik, ekstrem bir merhamet. allah annelerimize sağlıklı ömür versin ve onları başımızdan eksik etmesin.
ortama kattığı loşluk,dinginlikle huzur veren aynı zamanda göz yormayan ışıktır.benim için tek eksisi sarı ışık varsa bi ortamda fena derecede uyku bastırıyor aniden. :( ileride evim olursa her odasına sarı ışık takarım diye düşünüyordum lakin öyle bi şey yaparsam eve girer girmez uyur kalırım ben :d ama en az 1 odam sarı ışıklı olsun isterim :)) çayımı alayım oturayım orada keyif yapayım..misss.hayali bile güzel :)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
