yazarların kullandığı bitki çayı tarifleri

ansia
sade yasemin yada yasemin-yeşilçay => buna aşık olabilirim o kadar seviyorum
tarçın,hibüsküs, karanfil => kış için ideal
kendi tarifim değil ama hacıbaba'nın istanbul karışımı diye bir çay karışımı var bazı şubelerinde(kuruyemiş-kahve olanlarda) satılıyor içinde yok yok gibi ve özellikle orman meyvesi aromasından dolayı çok seviyorum
elma çayı-tarçın (klasik ama her zaman içilir)
(yazar: prime) lavanta papatya tarçın demiş onu denemedim ama bence papatya tarçın da çok yakışıyor ve uyku garantili :D
şimdilik bu kadar aklıma geldikçe editlerim ama ben daha çok ayrı ayrı alıp o anki moduma göre karıştırıyorum o yüzden bir tarif bir sonrakini tutmuyor

sigarayı bırakmak

jesse pinkman
olmuyorr, olmuyorrr..
ülke bu haldeyken bir de..
gerçekten sosyal içicilik yüzünden bırakamadığını düşünüyorum. yanımda biri içtiğinde ben de yakıyorum istemsiz.. arkadaşlarımı bırakmaya ikna etmeye çalışıyorum ki ben de bırakayım:d tabi bu da biraz kendimi kandırma yolum kabul ediyorum,) bir gün bırakıp edit yapmak umuduyla ..

hatıra olarak saklanan şeyler

lavinia
hatıra olarak bir reçete saklamaktayım çünkü reçetenin yazıldığı gün hayatımın tamamen değiştiği bir gündü.. ayrıca saçma olarak da bir arkadaşımın tarihi geçmiş otobüs kartını saklıyorum çok saçma ama çok hoşuma gidiyor :)))

çok gülen çok ağlar

gri
Ortaokuldaki en yakın arkadaşım buna çok kalpten inanıyordu. Onunla her gün birkaç saat sokaklarda gezer sohbet ederdik, çok güler eğlenirdik. Her günün sonunda bir anda çok ciddileşir ve uzun uzun sesli dua ederdi nolursun ağlatma allahım diye cbdbbsbx
1

içini dök

privileged of medic
Benim bir hocam vardı kimya öğretmenimizdi kursta. Çok naif,kibar kadındı. İyi insanlara,bizi kırmayıp susuyorlar diye yüklenilir ya işte öğrenciler de ona öyle yapardı. Ama o,tüm şımarıklıklarına rağmen yine de kimseye tek kelime etmez kimseyi incitmezdi. Biz iyi anlaşırdık onunla,Farklı bir bağımız vardı birbirimizi sever beraber gülerdik. Çiçekleri çok severdi. Sürekli çiçeklerine isim koyar fotoğraflarını atardı. hatta bir keresinde bana bir çiçek ekip getirmişti en sevdiğinden. Ben okulu kazandım ankaraya geldim ama hiç bağımız kopmadı. Çünkü dedim ya Farklı bir bağımız vardı. Uzun aralarla da olsa konuşurduk. Yazın memlekete gittiğimde beraber buluşup vakit geçirip konuşurduk. Hocam kansere yakalandı sonraları. Saçlarını kestirmişti son gördüğümde ama o haliyle bile çok güzeldi bakakalmıştım güzelliğine. Dedim ya bana hep yazardı halimi hatrımı sorar benden dua isterdi. Hep de ederdim ona dua. Son zamanlarda Ankarada tedavi görüyordu haberim vardı bir kere giderim yanına mutlu olur diye düşünmüştüm,gidemedim bir türlü. Hayata kendimi çok kaptırmıştım çünkü. En korktuğum şeyi yapmış kendim için yaşamaya başlamışım çünkü. Evet herkese ulaşamam biliyorum ama iki aydır yokluğunu bile fark edememişim hocamın. Bir kere yazmamışım bile ona. Ben bugün o narin güzel hocamın vefat haberini aldım bir başka öğrencisinden. Hocam iki ay önce vefat etmiş. İki ay. Ben bunu yeni öğrendim. Ben hayata kendimi kaptırmaktan korkardım. Ben bugün o sürüklendiğim hayat rüzgarından başımı kaldırmadığımı fark ettim. Kendime kırgınım çokça kızgınım. Üstelik bir felaketi derinlerden yaşamışken kendime yeni söz vermişken… sığmıyor işte cümlelerim içime. Buraya döksem de bitmeyecek o cümlelerim. Zihnimde yankılanacak,izleri geçmeyecek. Onu her duamda andıkça da tekrar edecek.

feyyaz yiğit

poyrazkarayel
Ben,sen,o,biz,siz,onlar..bu adam rol falan yapmıyor bence normal yaşıyor ve kamera kayıt alıyor absürt komediden fazlası.

Erdemin atletik olması hasebiyle kokariç dükkanı açmak zorunda kalan,kimsenin onu yılgın bir hoşgürüyle benimsemesine ihtiyacı olmayan,hayatın acı gerçeklerini yaşadığı yetmiyormuş gibi bir de başkalarından dinleyen adamdır kendisi.

geceye bir şiir bırak

moonlight
Sen kokmayan gülü neyleyim,
Neyleyim sensiz baharı?
Sen doğmayan günü neyleyim,
Neyleyim sensiz ben dünyayı?
Senin tenine değmeden gelen yağmuru istemem,
meltemi istemem.
Seni parlayacaksa parlasın yıldızlar,
Sana yanmayan yıldızı semalarda istemem.
Bülbüller söyleyecekse seni söylesin,
Senden okumayan bülbül olsa dinlemem.
Özlemim sen olacaksan yansın yüreğim,
Sılası sen olmayan gurbeti istemem, vatanı istemem.
Bir ateş yakacaksa beni kalbimden,
Senin aşkının ateşi yaksın,
Senden gayrı başka bir aşkla kül olursa kalbim,
Bu kalbi istemem, ateşi istemem, koru istemem.
Seni göremediğim vahalar bedevilerin olsun,
Ben senin çölünü isterim, suyu istemem.
Sana çıkacaksa durmaz yürürüm,
Sonu sen çıkmayan yönü istemem, yolu istemem.
Ben gönüllü bir köleyim, kulağımda küpem.
Kalbini fethedecekse geçerim bin sina'yı birden.
Yoksa neyime?
Bu fethi istemem, Mısır'ı istemem, cihanı istemem.
Ben Sultan Fatihim, önündeyim İstanbul'un.
Yakarım bu şehri yüzünde bir tebessüm için.
Yoksa gül yüzünü güldürmeyen sultanlığı istemem, İstanbul'u istemem.
Ben bir garip yunusum, yazdığım sensin, yandığım sen.
Senden gayrı bir aşka ben kalemi istemem, kağıdı istemem.
Ben senin ümmetinim, sensin benim efendim.
Senden gayrı, senden başka efendi istemem, sevgili istemem, istemem…

insanın ulaşabileceği en yüksek makam

daenerys targaryen
kin tutmamak affedici olmak, henüz ulaşamadım ama arkasında yatan düşünce çok hoşuma gidiyor.
en az bencilce olan davranışlardan birinin sana en büyük faydayı sağlaması.

bir örnek vermek gerekirse sevgiliniz sizi aldattı aradan geçen bir süre sonra onu affediyorsunuz. tekrar barışmıyorsunuz sadece nefret duygusundan arınıp hayatınızın onunla olan kısmını kapatıp yeni bir sayfa açarken sizi bir yere bağlayan prangalarınız olmadan devam ediyorsunuz. yeni bir maceraya yükünüz olmadan başlamak gibi

buna benzer bir şeyi (en azından şu an için) yapamayacağımın farkındayım ama çok yüce bir hareket saygı duyuyorum
1

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol