yıldızların altında

lavinia
Benim gönlüm sarhoştur yıldızların altında der şarkıda. Ne çok isterdim şimdi yıldızlı bir gece de, çim dolu yer yer selvilerin olduğu bir bahçede, havanın hafifce estiği bir yaz akşamında, karnım tok oldukça mesut bir şekilde çimlere uzanıp anın güzelliğiyle sarhoş olmak!

koku duyusunun zamanda yolculuk yaptırması

sokratesla
babaannemin kemalpaşa tatlısının kokusunu hala unutamam. gurbette yaşayıp yılda birkaç kez ziyaret ettiğimizden, biz giderken hep yapardı. tüm sokak nefis bir kemalpaşa tatlısı kokusuna bürünürdü. çok eskiden vefat eden ve aynı zamanda adaşım olan amcam çok severmiş, öyle derdi hep hikayelerini anlatırken bana. şimdi aynı hikayeleri, viran kalmış evinin bahçesinde yıllardır duran taştan oyuncak ev anlatır her gece. ikisinin de mekanı cennet…
2

zona hastalığı

armut
Çok sevdiğim bir kız arkadaşımın 18 yaşında sınav stresinden dolayı geçirdiği hastalık. Yüzündeki izler hala geçmedi. Erkekler için ne kadar önemli olsa da kızlar ve özellikle kız çocukları yüzdeki lekelere çok daha fazla kafa yorabiliyorlar maalesef ki. Arkadaşım ne kadar takmadığını söylese de sık sık alnında kalan iz ile ilgili bir şeyler dile getiriyor.
3

seven kişiyi üzmek

armut
Birini ne kadar seversek kişiyle o kadar sık bir arada oluruz ya da olmak isteriz. Bir arada geçen vakit arttıkça gerçek kişiliklerimizi ve düşüncelerimizi sansürlemeden, dosdoğru söylemeye meyilimiz artar. Dolayısıyla sevginin beraberinde getirdiği artan birliktelik süresi seven ve sevilen tarafın daha açık ve dürüst konuşmasına neden olur. Sevmediğimiz alelade birini üzmektense en sevdiğimiz insanlara karşı her zaman daha kırıcı sözler sarf etme potansiyeline sahip olma nedenimiz budur.

istenmediğini hissetmek

leavesfromthevine
Eskiden, baya bir eskiden, böyle hissettiğim çok olmuştu. Bu yüzden insanların içinde olmak istemiyordum. Olduğum her yere fazlalıkmışım gibi geliyordu. Zamanla değişti. Bir de ne demişler: tebdil-i mekânda ferahlık vardır. Aynen öyle.

hiçbir şeyin gerçek gelmemesi

inthebleakmidwinter
hiçbir şeyin gerçek gelmemesi durumu, bana kalırsa tek bir hipotezle açıklanır ki o da içinde bulunulan zamanda yaşamamaktır. geçmişte ya da gelecekteki bir ana kilitlenmişseniz eğer bu sizi psikoza sürükler. geçmişte yaşarsınız zira halledilemeyen enfusi (içedönük) bir probleminiz vardır. bu bir başkasıyla değil, sizin kendi kendinize halledebileceğiniz bir problemdir ve aşmanız elzemdir. bu konuda pişmanlık ve yeniden doğuş üzerine adlı kitabı (https://1000kitap.com/kitap/pismanlik-ve-yeniden-dogus--238887) tavsiye ederim. gelecekte yaşarsınız çünkü şu an ve geçmişte yapmış olduğunuz her şey amaç olmaktan çıkıp araçlaşmıştır. yaparsınız ama hep bir noktaya ulaşabilmek için. mezun olayım, mesleğim olsun, yurtdışına çıkayım veyahut da ay sonunu getireyim, kredi borçlarımı ödeyeyim, evleneyim ve daha binbir türlüsü. okuduğumuz okul başta yaptığımız her şey amaç olmaktan çıkıp gelecekteki huzurlu ve tatmin olmuş halimize, “bir şeylerin gerçek olduğu gelecekteki halimize” ulaşmak için amaç olmuştur. geçmişte yaşamaktan bana kalırsa daha tehlikeli çünkü hem gerçek bir amacınız kalmamıştır hem de devam etmek için itkiniz. geçmiş ve gelecek mevcut değildir, farazidir. gerçek olan tek an şimdidir. şimdide yaşamak gerek. son olarak steve jobs'ın bir sözü ile entry'ye son vereyim:

“dünü düşün, yarının hayalini kur ama bugünü yaşa!”
1

uzaya dair

fihtheinfpt
...düşünmeye başlayınca astronot kelimesi zihnimde döner durur. bana bugün deseler "seni uzaya fırlatacağız" diye hemen olur derim. bizimki de böyle bir hayalperestlik işte:))

kendinizi arıyorken olmaktan korktuğunuz yer

armut
Eski mesajlar. Hiçkimseyle olan mesajlarımı silmem. Aniden hayatımdan çıkıp giden ama aslında benim kalmasını istediğim kişilerin içimde bıraktıkları o buruk hissi yenmek istediğim anlarda mesajlarımızı, konuşmalarımızı, güldüğümüz sosyal medya paylaşımlarını irdelerim. Konuşmaları alıntılayıp yeni konular açmak isterim sonra. Ama yapamam. Sözlerim içimde kalır.

ağlamak

rakuncu
Bazı dışa vurumlar insanı insan yapan özelliklerdendir. Ağlamak da bunlardan biridir. Sevgi, merhamet, üzüntü, hüzün, özlem, çaresizlik, öfke, mutluluk, arzu, utanç, korku, bağlılık... Hepsinin belki de en güzel ifadesi ağlamaktır. Aynı zamanda içini de boşaltır, rahatlatır. Üzücü bir şeye ağlamak insanı daha iyi hale getirir, içe atmaksa daha kötü.
"Anlamlı" şeyler için ağlamaksa en güzelidir.
Ne mutlu ağlayabilenlere, daha mutlu anlamlı şeylere ağlayabilenlere.

aşık olunası insan

armut
Az önce bir arkadaşıma bir beyefendiden bahsettim. Arkadaşım, beyefendi için bana "aşık olunası biri mi?" Diye bir soru yöneltti. Bu soru beni afallattı. Kime, neye göre aşık olmalıyım hiç düşünmemişim. Sizce aşık olunası insan kimdir? Neye göre aşık oluruz?

amfilerdeki koku

lygt
kendine has spesifik bir kokusu var, birisi her sabah özellikle gelip lahana pişiriyormuş ya da yumurta yiyormuş gibi adeta. İnsan sayısından bağımsız, amfiye ait bir koku. Travma oluşturmaya müsait.

sözlük puanı

prime
Kalite kontrol gibi düşünülebilir sözlüğe daha çok zaman ve emek harcayan yazarların veya beğenilen yazarların ünvanlarıyla ayrışması olayı bana göre

güneş kremi

gri
Spf (sun protecting factor) en az 30 olmalıdır, ne kadar yüksek olursa o kadar iyi. Ayrıca genelde sivilce ve akne yaparlar o yüzden 1 kere paraya kıyıp en azından yüzünüz için solante acnes kullanmanızı öneririm.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol