hedefe mi sürece mi odaklanılmalı sorunsalı

moonlight
Karıncaya sormuşlar nereye gidersin böyle hiç durmadan diye, karınca demiş hacca gidiyorum, gülmüşler, demişler senin ömrün yeter mi o kadar yol gitmeye, karınca demiş gidemesem de onun yolunda ölürüm.

Yani bence hedefi içselleştirdikten sonra sürece odaklanmalı; ulaşamasak da hedefe, o yolda yürümek iyi gelecek bize.

ebeveyn olmak

ileleualatyr
Bu yaşta bu konuda ahkam kesemem ama zor ve büyük risk bence. Çıkacak ürünün ne olacağı belli değil, neye benzeyecek bilmiyorsun. Sağlıklı olacak mı o bile belli değil. Ölene kadar sorumlu olduğun bir birey.
Timsah olsan hadi neyse, kanguru bile olabilirsin o bile daha iyi bence. Ebeveynliklerinin bir sonu var, insanınkinde yok. Annem başı sıkışınca annesine koşuyor, annem kırk yaşını geçti yani düşünün. Kırk senedir sorunlarının çözümü genelde anneannemde. Zor yani, çekilecek dert değil.

hayır diyememek

daenerys targaryen
daha kötüsü ne hayır ne de evet diyemeyip karşınızdaki şerefsiz insanlık yoksunu biçısın söylediğiniz evet-hayır arası kaytarma cümlesini işine geldiği gibi eğip bükerek sizi toplum önünde yalancı durumunda düşürmesidir.
yaşandı +
ağlandı (tabi ki de yalnızca sinirden)+
hayattan çıkarılacaklar listesine eklendi +
herhangi bir eylemde bulunulmadı -

2024

ileleualatyr
2023'ü düşünüyorum. Güzel başlayıp kötü ilerleyip kötü bitmişti. 2024'ü düşünüyorum. Kötü başladı ve kötü bitiyor.
2025'i düşünmek işime gelmedi elimdeki verilerle.

yazarların burçlara bakış açısı

pilsuyu
Ben inanıyorum, genel olarak insanların kendi burçlarının özelliklerini taşıdığını da düşünüyorum. Burçlara inanmayan arkadaşımın burcunu tek seferde bilmiştim, yüz yüze hiç görüşmememize, sadece birkaç kez mesajlaşmamıza rağmen. Şaşırdı ve bence inanmaya başladı. Tipik bir .. burcu :)

yalnızlığı sevmek

privileged of medic
Bayağı severim ben yalnızlığı. Tek başıma kafam estiğince gezmeyi,bir parkta oturup içimi yazıya dökmeyi,bir ağacın altında kitap okumayı,sinemaya gidip tek başıma film izlemeyi,en sevdiğim yemeği kendime ısmarlamayı,istediğim zaman şarkı dinleyerek yürüyüş yapmayı,sevdiğim kitabı almak için tek başıma dükkan dükkan gezmeyi,canım sıkıldığında tek başıma lunaparka gidip istediğim oyuncağa binmeyi ve daha birçok şeyi kendi kendime yapmayı severim. Kalabalığın da yeri ayrıdır.onlarla da çok şey yapmayı severim. Ama tek başıma yaptıklarım beni kendime bir adım daha yaklaştırıp benliğimi tanımamı sağladığı için çok daha başka anlamlar ifade eder benim için.
Ama sayın yazarlar son zamanlarda anladım ki benim dilime doladığım,çok sevdiğim yalnızlığım bazen katlanılmaz oluyor.bazen bir nefese ihtiyaç duyuyor insan.yeri geldiğinde hüznünü anlatacak yeri geldiğinde mutluluğunu paylaşacak bazense umutlarını kurtaracak bir dosta ihtiyaç duyuyormuş insan. Benim kadar yalnızlığa düşkün birinin bile birilerine ihtiyaç duyması bana bir kez daha hayatın paylaşınca güzel olduğunu hatırlattı.
Dost dediğimiz birileri varsa sonuna kadar onlara sahip çıkalım sayın yazarlar.onlar olmadan biz de tamamlanamıyoruz çünkü…

arkadaş seçimi

ileleualatyr
Bence bunu ilk etapta düzgün yapamıyorum. Yani her yeni ortamda kendimle uyuşmayan insanlarla birlikte oluyorum(kötü anlamda değil, yıldızımız barışmadı anlamında :)) sonra düzeliyor ama bilemiyorum. Hayatımın her evresinde böyle oldu.

trendyol

ewinter
tek kelimeyle batak,bir düştün mü bi daha çıkamıyorsun resmen; elim otomatikmen artık gidiyor...hele bide o sahte indirim günleri şeysinde...
bi yandan yeni şeyler bakınıyorum,bi yandan faworilediklerim indirime girmiş mi diye bakıyorum,bi yandan da aldığım ürünler daha uyguna gelmiş mi diye bakıyorum(en korktuğum şey) eğer indirime girmişse kazıklanmış olmanın verdiği hisle uygulamayı terk ediyorum...
tafsiye:/hiç bulaşmayın derim tabi hala bulaşmayan varsa
2

ay çekirdeği

nickalengelo
düşünsenize pikniktesiniz, mangal yapılmış bitmiş üzerine çay içiliyor. hava kararmış, hafif esiyor ve maaile oturup koca bir paket çekirdeği bitiriyorsunuz. şunun gibi terapi çok azdır eminim

her kadın anne olmak ster mi

lavinia
Her kadını bilmiyorum. Ancak bu soru bana eskiden sorulsa tabiki anne olmak istiyorum derdim. Ancak su an böylesine zalim ve kötü bir dünyada çocuk büyütmek ve dünyaya sağlıklı bir birey vermek çok mantıklı gelmiyor. Annelik duygusu çok farkli bir şey anne olunca daha da güçlenen bir şey tabiki ama Her kadının içinde vardır bence bir annelik duygusu. Ancak bunu bazılarımız sevdiğimiz beye yansıtırız, bazılarımiz evcil hayvanlarımıza, bazılarımiz gerçekten çocuklara. Böylesine kutsal bir şeyi gerçekleştirebilir miyim bilmiyorum.

şanssız olmak

ansia
Şansızlığımız başkalarına şans getiriyor olabilir. Biriyle flört etmem demek onun ya eski sevgilisine dönmesi yada hayatının aşkıyla tanışmasına sebep olur, hiç şaşmaz

sefiller

ruhsuz
1862 senesinde Victor Hugo tarafından yayımlanan roman.
Bugünse 3107 kişilik kapasiteli ato congresium'da kapalı gişe oynanan ve uyarlanan oyun.

2022'de prömiyerini yapmış.
O zamanın aksine akustik tek kelimeyle kusursuzdu.
Dekor,kostümler tam da olması gerektiği gibiydi.
Ve ayrıca bunların yanında babamla gittik. :)
Tiyatroya gittiğimde yanımda kıymet verdiğim biri olmadıkça story falan atmam ama hem yanımdaki kişi hem de oyun paha biçilemez olunca etiket atıp storilemek farz olmuştu,gerekeni yaptık. :)

Şahsi ve genel teknik detaylardan sonra esas kısma geçelim:

•9 sene önce okuduğumda manasız gelmişti
•bugün 22 yaşımda baktığımda nefesim kesildi,büyülendim
Yıllardır neden okunduğunu,okutulduğunu anlıyorum
•kendinize solcu diyorsanız politik bağlamda,sağcı diyorsanız daha politik bir bağlamda,insan diyorsanız tamamen varoluşsal bağlamda algılayacağınız bir eser
•camiler aslında birer aşevi,yuva,sığınak olmalı;geceleri insanlar sığınabilmeli derken aslında bunu kast ediyorduk
•din dediğin olgu ceberrut bir silah değil,sevgi aracı olmalı derken de bunu kast ediyorduk
•kanunları herkese eşit şekilde uygulamak adaleti getirmez.
Adalet eşit değildir eşitlik.
Yani anlayacağımız şu ki:
'Kavramları kendi yaşamımız içinde anlamlandırabilmek için sanatın her koluna muhtacız,yadsımak tek kelimeyle cahilliktir.'

yazarların en sevdiği şiir

flow
uzaktan seviyorum seni!
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan.
yüzüne dokunamadan.
sadece seviyorum!

öyle uzaktan seviyorum seni!
elini tutmadan.
yüreğine dokunmadan.
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
şu üç günlük sevdalara inat,
serserice değil adam gibi seviyorum.

öyle uzaktan seviyorum seni,
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.

öyle uzaktan seviyorum seni!
kırmadan,
dökmeden,
parçalamadan,
üzmeden,
ağlatmadan uzaktan seviyorum.

öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi,
dilimde parçalayarak seviyorum.
damla damla dökülürken kelimelerim,
masum beyaz bir kağıtta seviyorum.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol