O kadar türkçe konuşamamıştım ki sn. hocam sen yabancı öğrenci misin demişti
Bu bölümde telefon hala icat edilmemiştir. Haber verilmek istenen bölüme ya da birime ulaşmak için haberci intörn uçururlar.
the lumineers - sleep on the floor
https://youtu.be/v4pi1LxuDHc
https://youtu.be/v4pi1LxuDHc
it's just that the things you've been through, that are making you cold
misafirlikte masa kalabalıktı ve şeker taa öbür uçtaydı. istemeye utandığım için sessizce şekersiz çayımı içtim ondan sonra da atmadım. pek gerekli bir şey değilmiş zaten. utangaçlığım bazen böyle işe yarıyor.
Sanat oyundur
inkılapların en güzeli 🤍
Olanda hayır vardır...
Basmakalıp bir laf olarak söylenmesine rağmen içinde rahatlatan bir mana ihtiva eder.
Velhasıl hayır bilinen şer, şer bilinen hayır olabiliyor...
Evet usta kader her zaman elimizde değildir lakin sen sen ol kadere isyan etme yoksa ağzını burnunu haaa :)
Basmakalıp bir laf olarak söylenmesine rağmen içinde rahatlatan bir mana ihtiva eder.
Velhasıl hayır bilinen şer, şer bilinen hayır olabiliyor...
Evet usta kader her zaman elimizde değildir lakin sen sen ol kadere isyan etme yoksa ağzını burnunu haaa :)
katılımsız bir cenaze, üstelik ölüsü yeryüzünde…
“Benim adım Ebruli, biraz gerçek biraz rüya
Yalanımı sevsinler, aşksız dönmüyor dünya”
Yalanımı sevsinler, aşksız dönmüyor dünya”
Bir sövesim var sözlük bir sövesim öyle böyle değil neyzen tevfik misali sebepsiz gelene geçene
birinin dokunurken derime değmeyip derideki ince tüylere değmesi... yine bi tuhaf oldum.
Benim dışımda birinin-üstelik bu kişi çok da muhabbetimin olmadığı biriyse-ben istemediğim halde benim hayatım hakkında konuşması, yorum yapması, tavsiye vermesi, ne yapacağımı söylemesi kısacası benim kümemle onun kümesinin kesiştiği alan dışındaki kısmına iznim olmadan girmeye ve müdahale etmeye çalışmasıdır had bilmemek.
Aslında bir bakıma karşındakinin birey olduğunu göz ardı edip onu nesneleştirmektir.
Aslında bir bakıma karşındakinin birey olduğunu göz ardı edip onu nesneleştirmektir.
(bkz: #17186)
...ve birden ayağa fırlıyor, hançerini kapıyor ve sokağa koşuyor… dosdoğru koşuyor, hep dosdoğru… nereye olduğunu bilmeden..
zaman kaybı.
telif haklarının korunması insan hakları evrensel beyannamesi ve Fikir ve sanat eserleri kanunu uyarınca temel insan haklarından birisidir. internet ortamında üretilen içeriklerin mali ve yayma haklarında yönetimle anlaşılamadığı için telif kapsamında olan entrylere ulaşım yazar tarafından geçici veya kalıcı olarak durdurulmuştur. bu profilin sahibi telif haklarının tescile tabii olmadığını beyan eder.
benim kelime hazinem çok geniştir, derdim.
Senin bir kelimene yetemedim;
git, ne demekti sevgilim ?
-Nazım Hikmet Ran
Senin bir kelimene yetemedim;
git, ne demekti sevgilim ?
-Nazım Hikmet Ran
ön izlenim ile sık karışır. biri sizi harekete geçmekten alıkoyarken diğeri hareket halinde olmanıza laf etmez. ön yargınız yüzünden biriyle hiç tanışmayabilirsiniz oysa ön izlenim biriyle tanışırken oluşur. ön yargı genelde kötü bir davranış olarak nitelendirilir çünkü denemeden, hakkında bilgi sahibi olmadan aksiyona geçirir. sizi belli düşüncelere, fikirlere karşı kapatır. ön izlenim ise bir şey hakkında zihninizde canlanan iz düşümlerdir, duyumlardır. bu zamanla karşınızdaki şeye beslediğiniz duygu ve düşüncelerinin temeline evrilir oysa ön yargı kırılması ve değişmesi zor bir duvar oluşturur.
istisnalar tabii ki olur, her şey gibi bunda da genelleme yapmak zor ama kısaca böyle ayırırdım sanırım
istisnalar tabii ki olur, her şey gibi bunda da genelleme yapmak zor ama kısaca böyle ayırırdım sanırım
Enoh'un birinci kitabında ilk insanları uzaktan izleyip, rapor vermekle görevli olan"Gözcü baş melek Semyaza'nın önderliğinde dünyaya gönderilmiş "Gözcü Melek"lerin, zaaflarına yenik düşüp, insan ırkının kadınlarıyla birlikte olmaları sonucu "Nefil"lerin türediği yazılıdır. Nefiller, melek babalarının aksine, doğaüstü yanları aza indirgenmiş, kanatları doğaüstü güçlerden ziyade, nefes almaya yarayan organlara dönüşmüştür. Ezekiel'in kitabında, onlardan "Devler" diye bahsedilmektedir. Tevrat'ın diğer bölümlerinde onlardan; "Emim" (korku verenler), "Refaim" (Ölüler), "Anakim" (uzun boylular), "Giborim" (kahramanlar) diye söz edilmektedir. Nefilim'den, Tevrat'ta tam 150 kez "Giborim" olarak bahsedilir. Şelomo'nun kitaplarından "Atasözleri Mişle"de 'Aslanlar', Yaratılış Kitabı'nda 'Avcılar', Yeremya'nın Kitabı'nda 'Askerler', Daniel Kitabı'nda da 'Liderler' olarak bahisleri geçmektedir.




Denecek hiçbir şey yok bi önceki entrymde bu ülkede doktorluk yapacağıma yurtdışında sürünürüm dediğimde yarı yarıya eksi oy almıştı...Böyle üzücü bir olayda kendimi haklı çıkarmak istemezdim keşke ben haksız olsam.
son saatlerde bir gol yedik tüm donem 3 olarak. Online sınavdan düşersek sınava geri gelemiyormuşuz. Ve bunu sinava saatler kala ögrendik. Bu girdi burda dursun da gelecek dönemlere yasayacakları için bir uyarı olsun. Söylenecek o kadar şey var ki ama sadece şunu söylemek istiyorum "yakarsa bu dünyayı gazililer yakar"
İthal başlık getirdim. Bir zamanlar bunu da üstlenen sayın (yazar: ileleualatyr) topuğuma mı sıktırır, ne yapar bilmiyorum? ;)
Kötü ilişki neden kötü onu düşünmek lazım bence. Aradaki sorunlar çözülebiliyorsa kötü ilişki de çözülmüş olur diye düşünüyorum. Ancak çıkmaza girmiş toksik bir ilişki yerine benim tercihim yalnızlık olurdu. Yalnız olan kişi ilişkiyi özler ama en azından huzuru olur.
Kötü ilişki neden kötü onu düşünmek lazım bence. Aradaki sorunlar çözülebiliyorsa kötü ilişki de çözülmüş olur diye düşünüyorum. Ancak çıkmaza girmiş toksik bir ilişki yerine benim tercihim yalnızlık olurdu. Yalnız olan kişi ilişkiyi özler ama en azından huzuru olur.
sınava 10 dk kala insanlar birbirine spot bilgi püskürtürken bu bilgileri bilmediğini ve hiçbir yerde görmediğini düşündüğün o an
Teyzemler bize gelirdi yazları, küçük bir balkonumuz vardı geldikleri gün kuzenimle hemen balkona halı kilim ne varsa serer, oyuncakları paylaşır, sabahtan akşama kadar evcilik oynardık, öyle kendimizi kaptırırdık ki yemek yemeyi unuturduk :)
Apartmanımızın arkasında etrafı demirlerle çevrili küçük bir alan vardı baharın gelmesiyle orada oynamaya başlardık, aynı zamanda sanki orası dükkânımızmış gibi evdeki boncukları toplayıp kolye bileklik gibi şeyler yapıp satmaya çalışırdık mahalledeki diğer çocuklara, bir keresinde 25 kr kazanmıştık nasıl seviniyoruz ama :)) sonra akşam geldi parasını geri istemişti alan çocuk :')
Apartmanımızın arkasında etrafı demirlerle çevrili küçük bir alan vardı baharın gelmesiyle orada oynamaya başlardık, aynı zamanda sanki orası dükkânımızmış gibi evdeki boncukları toplayıp kolye bileklik gibi şeyler yapıp satmaya çalışırdık mahalledeki diğer çocuklara, bir keresinde 25 kr kazanmıştık nasıl seviniyoruz ama :)) sonra akşam geldi parasını geri istemişti alan çocuk :')
Bazı şeyleri fazla büyütüp felaket tellallığı yapıyorum.
Bu, kısa vadede çevreme uzun vadede bana zararı dokunan bir durum; ayrıca bir insan benimle iletişimini keserse yüksek ihtimalle bu karamsarlığımdan, bardağın boş tarafını seviciliğimden keser.
Bu, kısa vadede çevreme uzun vadede bana zararı dokunan bir durum; ayrıca bir insan benimle iletişimini keserse yüksek ihtimalle bu karamsarlığımdan, bardağın boş tarafını seviciliğimden keser.
Küçükken teoman'ın şarkısını "bir kar tanesi ol kombinin bir ucuna" şeklinde zannediyordum. Kombi ne alaka herhalde kış olduğu için kar tanesi kombiye geliyor diye düşünürdüm. Kon dilimin ucunaymış meğer.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
