Sözlükte bir ara bol bol yorumlaşma olurdu noldu o insanlara.
O güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler mi yoksa?
tüm ömrü boyunca batılı ülkelerin yoluna feda olmuş, çok zengin olmasına rağmen stratejik ve fiziki imkanlara yenik düşüp hala açlıkla boğuşan ülkeleri sanırım. tüm psikolojimi kökten değiştirir diye düşündüğüm şeylerden.
Herhangi bir cerrahi. Yaşamaktan o kadar da bıkmadım çünkü.
Nefret edilesi değişmez sekülerimsi takılan bir kemik kadrosu vardır ki evlere şenlik. Bazı hususi başlıkları takip edenler bilecektir. Ülkemizin içinde bulunduğu durumda azımsanmayacak paya sahip olan elitist zümre, bu gibi mecralarda 'normal' fikirlerini çok açık belli ederler. Siz çok yaşayın e mi, aydınlığın meşalesini taşıyan cadı avcıları sizi..
çanta, kalemlik, termos ve haftalık notlarla yapılan yer işgali…
çs doluluk durumu şöyle söyleyeyim abi
çs doluluk durumu bayağı bi yoğun
çs doluluk durumu şöyle söyleyeyim abi
çs doluluk durumu bayağı bi yoğun
benim de kim olduklarını merak ettiğim ve tanışmak istediğim yazarlar var aslında ama tanışırsak işin büyüsü bozulabilir diye de endişeleniyorum. yani nicklerimizi gizli tutsak bile birtakım ipuçlarını bir araya getirerek bazı yazarların kim olduğunu tespit ederim diye düşünüyorum. yanlış tahminlerde de bulunsam o yazarla ilgili bir eşleşme yapmış olurum kafamda. bilmiyorum ya sanki anonimken, birbirimizi sadece yazdıklarımızla tanıyorken her şey daha güzel gibi.
Sarı kafalı hangisiyse oyum ona shshsgahja
bu dönem sınıfta kalmazsam soyadımı sizinle paylaşacağım sayın gütfsözlük söz veriyorum.
Gelecek kaygısı. Bunu takiben Dertten dört köşe olup olası tüm senaryoları gözden geçirmek.
Bugün Rümeysa Berin Şen'i anmak adına Ankara Şehir Hastanesi hekimleri poliklinikleri 08.30'da kapatmış ve konuşma yapılmış.
Bu sırada poliklinikte bekleyen bir hastadan “o doktor öldüyse bize bir başka doktor baksın.”şeklinde inanılmaz mantıklı(!)bir talep gelmiş.
Şimdi bunu duyan hekimler, bu olayı öğrenen tıp fakültesi öğrencileri hâlâ ısrarla değişmeyen çalışma koşullarını da göz önünde bulundurarak bu ülkede bu insanlara neden hizmet etmek istesin? Kendi adıma konuşacak olursam, şu an ne pahasına olursa olsun gitmeye hazırım. Ben insanlığa, insani koşullarda yardım etmek istiyorum. Yoğun çalışma koşullarından dolayı kaza yapıp ölmek istemiyorum, mobbing yüzünden intihar etmek istemiyorum, bir hastanın ya da hasta yakınının beni öldürmesini istemiyorum. Ben emeğimin karşılığını almak istiyorum. Bir gün benim adıma da konuşma yapılmasın, ben de hiçbir arkadaşımın arkasından böyle bir konuşma yapmayayım istiyorum. Zaten zor bir meslek, zaten her aşaması zor evet ama neden üstlerimiz bunu daha çok zorlaştırıyor? Anlamak çok güç.
Bu sırada poliklinikte bekleyen bir hastadan “o doktor öldüyse bize bir başka doktor baksın.”şeklinde inanılmaz mantıklı(!)bir talep gelmiş.
Şimdi bunu duyan hekimler, bu olayı öğrenen tıp fakültesi öğrencileri hâlâ ısrarla değişmeyen çalışma koşullarını da göz önünde bulundurarak bu ülkede bu insanlara neden hizmet etmek istesin? Kendi adıma konuşacak olursam, şu an ne pahasına olursa olsun gitmeye hazırım. Ben insanlığa, insani koşullarda yardım etmek istiyorum. Yoğun çalışma koşullarından dolayı kaza yapıp ölmek istemiyorum, mobbing yüzünden intihar etmek istemiyorum, bir hastanın ya da hasta yakınının beni öldürmesini istemiyorum. Ben emeğimin karşılığını almak istiyorum. Bir gün benim adıma da konuşma yapılmasın, ben de hiçbir arkadaşımın arkasından böyle bir konuşma yapmayayım istiyorum. Zaten zor bir meslek, zaten her aşaması zor evet ama neden üstlerimiz bunu daha çok zorlaştırıyor? Anlamak çok güç.
Instagram'dan gördüğüm kadarıyla ergen muhabbetini fazla abartan futbol programı.
Ankara bağımlılık yapıcı bir maddeyse tunalı bunun overdoseudur
akrabaların bıkmadan usanmadan sorduğu sorudur bu
Tanıdığım bir influencer arkadaşım (youtube'da 100 bin abone yani sahiden de influencer) benle aynı sene üniversite sınavına girdi. Kendisi üniversite sınavıyla ilgili vloglar çekiyordu ve sürekli uçuk derecede yüksek sıralamalar elde edeceğini iddia ediyordu. Sene sonunda 50.000 gibi bir sıralama yaptı. Buraya kadar sorun yok. Ancak sonuçlar açıklandıktan sonra çektiği videoda 20 bin sıralama yaptığını ve istese tıp fakültesine girebileceğini ( :D? ) ancak hedefi en iyi tıplar olduğu için tercih yapmayacağını söyledi. yüz binlerce insana gözünü kırpmadan yalan söyledikten sonra bu sene eşit ağırlıktan tekrar sınava çalışıyor ve videolarında hedefinin ilk 100 olduğunu söylüyor :D. burda demek istediğim sadece tıpçı değil bütün influencerların izlenme için yapmayacağı şey olmadığını bizzat gördüğüm için hayatlarını da gerçekçi bulmuyorum.
Geçen sene bu zamanlar sümük vardı (hepimizin bildiği o kara kedi, sümük gibi küçücük bişi olduğu için ona bu ismi taktım) ama kendisi çok korkuyodu insanlardan ve asla kendini sevdirmiyodu, onun yüzünden gece acile kuduz aşısı olmaya gitmiştik sevgilimle

Şimdi sümük 2 doğmuş 😭 hem ana kuzusu hem çok insan dostu bi de şaşı 😭 çok salak bişi bayıldım puanım 10/10. Resmi 3 piksel çünkü kendi de 3 piksel bundan sonra onun adı bu benim için

Şimdi sümük 2 doğmuş 😭 hem ana kuzusu hem çok insan dostu bi de şaşı 😭 çok salak bişi bayıldım puanım 10/10. Resmi 3 piksel çünkü kendi de 3 piksel bundan sonra onun adı bu benim için
Bırakmayayım, zaten içerisi kalabalık. Gerek yok.
aslında denemeyi çok istediğim ama birtakım hassasiyet ve takıntılarımdan dolayı cesaret edemediğim aktivite. babam ve kardeşlerim ara ara kampa giderler. evde çadırlarımız, uyku tulumlarımız, kamp için gerekli olabilecek her türlü malzememiz var. bana diyorlar sen de gel bizimle diye ama hassasiyetlerim nedeniyle sıkıntı yaşayacağımı düşünerek reddediyorum hep. kendi içimde bunları çözmeyi başarırsam bir gün deneyeceğim inşallah.
trenle isviçre'den italya'ya gidiyorum. youtube sağ olsun :)
9. Sınıfım. Bir çömez geleneği olarak arkadaşlarımla üst sınıfları gizliden arıyoruz...
arama sırası bende. Aradım açtı ve 1 saate yakın konuştuk -hepimiz şok- baya muhabbet ettik ama. 2 gün geçti okulda nöbetçiyim. Neyse oturuyorum bi şeyler okuyorum falan arkadan bi ses:
" Pardon bu kalemin yeşilini gördün mü? "
Doğru bildiniz... 1 saat muhabbet ettiğim üst sınıf çocuk :)) sesimi tanımasın diye hiçbir şey diyemeden öylece çocuğun yüzüne baktım sadece. O da gülüp gitti.
Garipten çok en aptal anımmış...
arama sırası bende. Aradım açtı ve 1 saate yakın konuştuk -hepimiz şok- baya muhabbet ettik ama. 2 gün geçti okulda nöbetçiyim. Neyse oturuyorum bi şeyler okuyorum falan arkadan bi ses:
" Pardon bu kalemin yeşilini gördün mü? "
Doğru bildiniz... 1 saat muhabbet ettiğim üst sınıf çocuk :)) sesimi tanımasın diye hiçbir şey diyemeden öylece çocuğun yüzüne baktım sadece. O da gülüp gitti.
Garipten çok en aptal anımmış...
Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden
Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka...
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden
Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka...
İnen, çıkan, düz giden yollar...
biraz özgürlük. çok değil normal bir insanın sahip olduğu kadarını... biraz enerji. ve belki biraz da geçmişte kaybettiklerimi. bunların hepsini kendime ecel teri döktüren sorular sorarak arıyorum ve bir yere varamıyorum.
O da bir şey mi ben bazen başını getiremiyorum... Entry girmek isteyip girememe hastalığım nüksetti son zamanlarda.
(bkz: yazarların hastalık olmayan hastalıkları)
(bkz: yazarların hastalık olmayan hastalıkları)
bir sorum vaar bununla ilgili. İçinden çıkan o kahverengimsi kızılımsı şeyler ne?
Edit: kan lekesiymiş. Bilmesem iyiydi. Neyse:d
Edit: kan lekesiymiş. Bilmesem iyiydi. Neyse:d
soğuk bir günde evin kapısını açınca yüze vuran sıcak hava dalgası
vardır herhalde herkesin kendine yakın buldukları veya dertleşmek istedikleri:
jean valjean, sefiller
el mustafa, ermiş
raif efendi, kürk mantolu madonna
werther, genç werther'in acıları
jean valjean, sefiller
el mustafa, ermiş
raif efendi, kürk mantolu madonna
werther, genç werther'in acıları
ehliyet için ders alırken hoca sürekli yavaşlamam için uyarırdı, sanırım bende de var birazcık bu tutkudan. çok iyi bir sürücü olmadığım için fazla cesaret edemem hız yapmaya ama sürücü başkasıyken hızlı gitmeyi çok severim. insanı canlı hissettiren bir şey.
"beni bilenler bilir", "sıkı takipçilerim görmüştür.", "Beni zaten tanırlar." ve benzeri, şahsiyetini büyük göstermeyi amaçlayan tüm söylem ve tavırlardır. Elbette kim olduğumuzu bilelim, başımız dik, yüzümüz ak olsun; ancak aslında kimsenin bir öbüründen o denli farklı olmadığını yıllarım geçtikçe daha iyi anlamaktayım. Fazla ve yersiz kibir, hem gereksiz hem yakışıksız hem de mantıksızdır zannımca.
Edit: verdiğim örnekler bu bağlam dışında gayet normal cümleler olarak da kullanılabilir, lütfen yanlış anlaşılmasın:)
Edit: verdiğim örnekler bu bağlam dışında gayet normal cümleler olarak da kullanılabilir, lütfen yanlış anlaşılmasın:)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

