Bakkal, market gibi oluşumlara giderken girilen kaçaklık tripleri.. Sanki tüm emniyet güçleri seni yakalamak için fazladan mesai harcıyormuş gibi.
Andrew garfield ile aşkı memnu bülent'i (tam bülent olduğu yaşları ama) çok benzetiyorum.
Ders çalışmam lazım sonra cevaplarım. Bence siz de çalışın lazım oluyo
Bi hayır yapacak iki saat sorguya çekiyor…
-Arif Işık (G.O.R.A.)
Şaka maka tek mal varlığımızın acılarımız olmasını istiyorlar.
Bir de vakıf etkinliklerine katılma sorumluluğu gibi bir yükleme var ki tövbeler olsun.
-Arif Işık (G.O.R.A.)
Şaka maka tek mal varlığımızın acılarımız olmasını istiyorlar.
Bir de vakıf etkinliklerine katılma sorumluluğu gibi bir yükleme var ki tövbeler olsun.
erkeklerin bazı şeyleri bilmiyor oluşu. ama gerçekten bilmiyorlar yani. ya da bazı şeyleri ayırt edemiyorlar, o yetenek birçoğunda yok yani. örnek verirsem daha iyi anlatacağım. mesela babama diyorum ki "ne yedin bugün?" bana diyor ki "kirpi pastaydı galiba." kirpi pasta ne baba? kirpi pasta ne? köstebek pastaya kirpi pasta diyor, aklında öyle kalmış demek ki. mesela bir kere lisedeyken kurabiye yapıp sınıfa götürmüştüm, arkadaşıma ikram ettim, bana demişti ki "ben almayayım, şekli tırtıla benziyor." tırtıla mı benziyor? adı "tırtıl kurabiye". tırtıla benzesin diye özel bir kalıpla şekil veriyoruz, tırtıla benzesin diye uğraştım ben zaten. ya da mesela hepsi değil ama erkeklerin çoğu mavinin tüm tonlarına mavi deyip geçiyor, renk skalası bilgileri yok. çok mu önemli, kesinlikle değil hatta hayatı daha az komplike yaşıyor olmaları çok güzel ama bu tarz şeyler bana çok komik geliyor. yani bazı şeyleri bilmemeleri çok sevimli bence. :))
-9 ve 10da derslere mümkün olduğunca girme her şeyi son sene dershanede öğrenirsin.
-seni satan veya üzen arklarınla barış hayat böyle işliyormuş tamamen normal
-he is not the one.d
-kendini sevdiğin bir şeyde geliştir, lütfen daha fazla dizi izleme, insanları stalklama. Vaktini sevdiğin şeylerle öldür
-hiçbir konseri kaçırma, bol bol turnuvalara git.
-seni satan veya üzen arklarınla barış hayat böyle işliyormuş tamamen normal
-he is not the one.d
-kendini sevdiğin bir şeyde geliştir, lütfen daha fazla dizi izleme, insanları stalklama. Vaktini sevdiğin şeylerle öldür
-hiçbir konseri kaçırma, bol bol turnuvalara git.
sakız
Bir gün ben de herhangi bir “en” olur muyum ki..
kuruluş tarihi 1990 olup fakülte profesörlerinden birkaçının kurulmasında emeği geçen topluluk
bazen aynanın karşısında yanağımı falan sıkıyorum.
Balkonda 101 oynamak :(
Kendinden/kendiliğinden uzaklaşıp başka sıfatları, farklı kültürleri özenerek yaşantıya dahil etmek. Zorla diğer insanlara kabul ettirmek. Asıl medeniyetin bu olduğunu savına inanmak.
Ay eve girerken alışkanlıktan selam veriyorum eve her seferinde de bir cin çıkarda esselamu aleyküm der diye korkuyorum
Breaking bad ten
2021 yılının uluslararası kola gurmesi olarak söyleyebilirim ki Dünya'nın en güzel kolasıdır. Kolanın içine lime eklemek, gastronomide çağ açmaktır. Üstelik bunu 2 kcal olarak satmak gastronomiyi uzaya çıkarmaktır.
Dünya'nın en güzel ikinci kolası için (bkz: pepsi max)
Dünya'nın en güzel ikinci kolası için (bkz: pepsi max)
Eve gelen kargoyu hemen balkona bırakıp iyice dezenfektanlayarak açmak, açtıktan sonra tekrar dezenfektanlamak. Kargo paketini hiçbir yere değdirmemeye çalışarak çöp kutusuna atmak. Elin ıslak çimentoya batmış da kurumadan yıkaman gerekiyormuşçasına lavaboya koşup elini yıkamak.
Psikolojide bir şey var. Eksi almak seninle değil karşındakiyle ilgiliymiş. O, onun problemiymiş. Bunu anlayınca zaten aydınlanıyorsun.
Mutsuz ve sıkıntılı. Her şeyden uzaklaşmak, gitmek istiyorum. Sorumluluklardan dolayı hiçbir yere gidemiyorum ama. Kafese kapatılmış ve böyle kalmaya mecbur bırakılmış gibiyim.
Yarın nasıl yapıcam ya? Ders çalışmalıyım. Trabzonspor da iyi yendi he. Üşüyorum. Yarın ne giysem ki? Tatile gitmeyelim kesin kazıklanıcaz. Neden bu kadar heyecanlanıyorum? Özledim. Görmek istiyorum seni. Kahvaltıda ne yicez acaba ya? Of yalnız o gün cok havalıydı. Kilo mu aldım acaba yok kız zayıfladım sanki. Off o kıyafeti almak istiyorum. Acaba halledebildiler mi o işi ya mesaj atayım. Ders çalışmalıyım.
benim favorim “adı bende saklı”
Tavşanlarım vardı, öpüp öpüp dururdum. Bir de babam bana 6.yas doğum günümde oluyoe ya haşlanmış yumurta tutacakları onlardan almıştı çok sevinmiştim. Normalde hep annem secer çünkü hediyeleri. Bunu babam kendisi gidip almıştı. Can, can!
Sempatik sistem aktif olduğunda neden renin-angiotensin-aldosteron sistemi(raas) aktif olur?
Sempatik sistem aktif olunca a. Renalis vakonstriksiyona uğrar. Gelen kan miktarı azalır,gfr azalır.biliyoruz ki jukstaglomerüler hücreler ultrafitrattaki az miktarda bulunan sodyuma duyarlıdır. Az miktarda sodyum gelince de jukstaglomerüler hücrelerden renin salgılanır. (Yanlış hatırladığım yer olabilir ama mantık böyle)
Sempatik sistem aktif olunca a. Renalis vakonstriksiyona uğrar. Gelen kan miktarı azalır,gfr azalır.biliyoruz ki jukstaglomerüler hücreler ultrafitrattaki az miktarda bulunan sodyuma duyarlıdır. Az miktarda sodyum gelince de jukstaglomerüler hücrelerden renin salgılanır. (Yanlış hatırladığım yer olabilir ama mantık böyle)
göklerden gelen bir karar vardır.
keşke arkadaşım hak ettiği hayatı yaşayabilseydi.
Gamzedeyim deva bulmam
Garibim bir yuva kurmam
Kaderimdir hep çektiğim
İnlerim hiç reha bulmam
Garibim bir yuva kurmam
Kaderimdir hep çektiğim
İnlerim hiç reha bulmam
evden biri markete gidip geldiğinde gidip poşetlere bir göz atıyorum.benlik bir şey varsa mutlu olup tekrar odama dönüyorum :d
her şey bana sormadan üzerime 3 kuma getirilebilmesiyle başladı
1) Anıtkabir: herkes biliyor ama yazmadan geçmek olmazdı.
2) ulus tarafı:
A) kale: manzarayı görebiliyorsunuz ama dikkat edin düşmeyin ben hep korkarım oradan.
B) Anadolu medeniyetler müzesi: eski uygarlıklara ait eser, eşya...vs şeyler sergileniyor bence oldukça güzel.
C) rahmi Koç müzesi: araba ve makine merakı olanlar için önerebilirim, öyle bir durum yoksa sıkıcı gelebilir.
D) Ulucanlar cezaevi müzesi: bu biraz uzak kalıyor ulus'a
E) Hamamönü: (bkz: Hamamönü) burası aslında ulus'ta değil ama buraya ekleyeyim.
F) eski meclis
Bu bölgede daralan sokaklara girmenizi çok önermem. Aslında bir şey olmaz biz giriyorduk hiç bir sıkıntı olmadı zaten kalabalık bir yer ama yazayım yine de.
3) atakule: en son yukarısı kapalıydı. neye göre açıp kapatıyorlar anlamadım. gitmeden önce araştırmakta fayda var. Şehri izlemek için en iyi yer burası.
4) Beypazarı: yaklaşık 2 saat falan ama evler güzel, birkaç müze de var diye hatırlıyorum içinde. Ego gidiyor, astiden de otobüs var galiba ama bunu arabayla gidilecek yerler kategorisinde değerlendirebiliriz bence.
5) mogan gölü: çok sık giderim ama bence eh işte. Yürüyüş için iyi, piknik için de iyi ama kalabalık oluyor genelde. Oturulacak kafeler var kenarlarında. Gazi'nin Gölbaşı kampüsünün yanında seyir tepesi diye bir kafe var orada göl manzaralı olarak da oturabilirsiniz. Gölbaşı biraz uzak öyle bir sıkıntı var.
6) Eymir gölü: direkt doğal ortam. Arabayla çok rahat gidiliyor şehire aslında oldukça yakın, ego da gidiyor ama saatlik geçiyor. Burada bisiklet kiralanabiliyor, yürüyüş yapılıyor.
7) altınköy: hiç gitmedim, güzel diyorlar. biraz uzak kalıyor. İçinde açık hava müzesi falan varmış.
8) cermodern: sergiler oluyor ama hiç gitmedim bir şey demeyeyim.
9) Karagöl: arabasız ulaşımın mümkün olmadığı bir yer. dağın başında, Şaka değil gerçekten dağın başında çünkü burası bir krater gölü. Çok uzak fakat doğal ortamı çok güzel bilumum hayvan, börtü böcek görülebiliyor.
10) MTA müzesi: Çukurambar'da içinde dinozor falan var.
11) kuğulu park: çok bilinen bir yer. Kuğular var, yanında büyük bir d&r var. zaten şehrin ortası bir yerde.
12) devlet tiyatroları: herkes biliyor.
Aklıma gelenler bunlar. Ben biraz tanınmış yerleri yazdım. Bilen arkadaşlar ekleyebilir benim gitmediğim bir sürü yer var. Bana göre bu şekilde güzel bir rehber oluşturabiliriz.
bunu yazmak istemiyordum ama artık içime oturmaya başladı. Bana kızarsınız kızmazsınız, olabilir herkesin kendi düşüncesi. arkadaşlar yani 5 küsur milyonluk şehir tamam deniz yok, sonradan kurulan bir şehir çok çok tarihi bölgesi yok (aslında var ama nispeten az ve pek bilinmiyor) ama "Ankara'da hiçbir şey yok" denmesi üzüyor, ben bunun bir algı olduğunu düşünüyorum yani öyle yerleşip kalmış bir düşünce. Hiç olmazsa 12 numara var o bile çok büyük bir şey.
2) ulus tarafı:
A) kale: manzarayı görebiliyorsunuz ama dikkat edin düşmeyin ben hep korkarım oradan.
B) Anadolu medeniyetler müzesi: eski uygarlıklara ait eser, eşya...vs şeyler sergileniyor bence oldukça güzel.
C) rahmi Koç müzesi: araba ve makine merakı olanlar için önerebilirim, öyle bir durum yoksa sıkıcı gelebilir.
D) Ulucanlar cezaevi müzesi: bu biraz uzak kalıyor ulus'a
E) Hamamönü: (bkz: Hamamönü) burası aslında ulus'ta değil ama buraya ekleyeyim.
F) eski meclis
Bu bölgede daralan sokaklara girmenizi çok önermem. Aslında bir şey olmaz biz giriyorduk hiç bir sıkıntı olmadı zaten kalabalık bir yer ama yazayım yine de.
3) atakule: en son yukarısı kapalıydı. neye göre açıp kapatıyorlar anlamadım. gitmeden önce araştırmakta fayda var. Şehri izlemek için en iyi yer burası.
4) Beypazarı: yaklaşık 2 saat falan ama evler güzel, birkaç müze de var diye hatırlıyorum içinde. Ego gidiyor, astiden de otobüs var galiba ama bunu arabayla gidilecek yerler kategorisinde değerlendirebiliriz bence.
5) mogan gölü: çok sık giderim ama bence eh işte. Yürüyüş için iyi, piknik için de iyi ama kalabalık oluyor genelde. Oturulacak kafeler var kenarlarında. Gazi'nin Gölbaşı kampüsünün yanında seyir tepesi diye bir kafe var orada göl manzaralı olarak da oturabilirsiniz. Gölbaşı biraz uzak öyle bir sıkıntı var.
6) Eymir gölü: direkt doğal ortam. Arabayla çok rahat gidiliyor şehire aslında oldukça yakın, ego da gidiyor ama saatlik geçiyor. Burada bisiklet kiralanabiliyor, yürüyüş yapılıyor.
7) altınköy: hiç gitmedim, güzel diyorlar. biraz uzak kalıyor. İçinde açık hava müzesi falan varmış.
8) cermodern: sergiler oluyor ama hiç gitmedim bir şey demeyeyim.
9) Karagöl: arabasız ulaşımın mümkün olmadığı bir yer. dağın başında, Şaka değil gerçekten dağın başında çünkü burası bir krater gölü. Çok uzak fakat doğal ortamı çok güzel bilumum hayvan, börtü böcek görülebiliyor.
10) MTA müzesi: Çukurambar'da içinde dinozor falan var.
11) kuğulu park: çok bilinen bir yer. Kuğular var, yanında büyük bir d&r var. zaten şehrin ortası bir yerde.
12) devlet tiyatroları: herkes biliyor.
Aklıma gelenler bunlar. Ben biraz tanınmış yerleri yazdım. Bilen arkadaşlar ekleyebilir benim gitmediğim bir sürü yer var. Bana göre bu şekilde güzel bir rehber oluşturabiliriz.
bunu yazmak istemiyordum ama artık içime oturmaya başladı. Bana kızarsınız kızmazsınız, olabilir herkesin kendi düşüncesi. arkadaşlar yani 5 küsur milyonluk şehir tamam deniz yok, sonradan kurulan bir şehir çok çok tarihi bölgesi yok (aslında var ama nispeten az ve pek bilinmiyor) ama "Ankara'da hiçbir şey yok" denmesi üzüyor, ben bunun bir algı olduğunu düşünüyorum yani öyle yerleşip kalmış bir düşünce. Hiç olmazsa 12 numara var o bile çok büyük bir şey.
Saçımı kulağımın arkasına almak ?!! Yani heyecanlandigina göre belli ki önemli bi durum var. Saçının sırası mi simdi...
Ben hırs yerine azmin olması gerektiğini düşünüyorum. Hırs bana sürekli başkalarıyla kendini karşılaştırıp en iyi seviyeye gelmek için gözü başka bir şey görmemek gibi gelir. kişiye de zarar vereceğini düşünüyorum oysa azim kişinin kendi içinde ilerlemesi kendini bir ileriye götürmek için çabalaması elinden geleni yapması sonuca da nasip diyebilmesidir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
