okurken evlenmek

clarice starling
dedemin dün verdiği öğütten bir parçayı sizlerle paylaşıyorum: "öyle hemen evleneceğim filan demeyin. okulunuz bitsin, 3-4 sene de çalışıp düzeninizi kurun, sonra evlenmek isterseniz evlenirsiniz." dedeme katılıyorum, bu güzel öğütten dolayı da teşekkür ediyorum kendisine :)) bence evlenmek yakın arkadaşınızla öğrenci evinde kalmak gibi bir şey değildir, çok daha büyük sorumluluklar gerektirir. öğrenci evinde bireysel takılabilirsiniz, bir şeyler yolunda gitmezse evden ayrılıp gidebilirsiniz mesela, ama evlilik öyle değil. öğrencilik zaten yorucu bir şey, bunun yanında bir evi çekip çevirme sorumluluğunu almak istemem ben kendimce. mesela eve geldiğimde yemek hazır, ev temiz oluyor. şimdi düşünsenize yorgun argın okuldan geliyorsunuz, evde yapacak bir sürü iş var. yani bilemiyorum, tarafların ikisinin de çok sorumluluk sahibi kişiler olduğunu, işlerin güzelce bölüşülüp yapıldığını varsaysak bile zor bir şey yani(aksini düşünmek dahi istemiyorum, yani yükün taraflardan birinin üstüne bindiği versiyonu). ayrıca iki taraf da öğrenciyse mesela bu evin geçimini kim sağlayacak? evlenip bir aile kurduğumda anne babamın parasıyla yaşamaya devam etmek istemem açıkçası, böyle bir beklentiye girmek beni rahatsız eder yani. diğer bir konu da ne acelem var konusu? neden okulumu bitirip, işe başlayıp, birkaç sene kendi paramı kazanıp biriktirip kendime istediğim şekilde bir ev kurup evlenmek yerine öğrenciyken evleneyim? ayrıca okurkenki yaşlarımız da bana küçük geliyor açıkçası evlilik için. kısacası bırakın okurken evlenmeye, okulu bitirir bitirmez evlenmeye dahi sıcak bakmıyorum ben şu an için. bu çok büyük bir karar o yüzden bir anlık hevesle böyle bir karar verilmemeli, her yönüyle iyice düşünülmeli. ayrıca yıllardır ailemle yaşıyorum, hiç tek başıma yaşamadan evlenip başkasıyla yaşayamam ben :)) işe başladıktan sonra birkaç sene tek yaşamam lazım :))

güne bir söz

darklife
Tatlı bir yalan söylersen on kişi seni alkışlar. Acı bir gerçek söylersen sekiz kişi sana saldırır. Ama iki kişi sorgulamaya başlar. O iki kişiye selamlar olsun :)

içini dök

deli dumrul
Söz var ya bir tane: "tıpçıya ilham, ders çalışırken gelir."

Ben de Dalmışım bi şeyler okurken:

İnsanın kendi hayatının başrolünde olma durumu var-dı ya, artık yok benim için.

Evrenin umrunda değil insan. O takılıyor kendi halinde, insan sadece ayak uyduruyor.

Evren, insan olmasa da var olmaya devam edecek: Sen olmasan da o elma yere düşecek, ben olmasam da o güneş doğacak.

Lakin insan; zamana esir, çaresiz. . . Parmaklığın ardında, kaçamayacağını anladıkça da yeni yalanlar üretiyor kendine.

Tek gerçek var o da evrenin dokusu: zaman.

Peeh başrolmüş, gülünç. . .

kobe bryant

richardthelionheart
aramızdan ayrılışının üstünden tam 1 yıl geçti bugün. başlığını keşke doğum gününde açabilseydik, bu yıl şu şu yaşına girdi diye. olmadı.

büyük bir neslin basketbolcusu oldu Kobe. sınıfta çöp atarken, bahçede top oynarken... seven sevmeyen herkes anardı adını. ben basketbolu onun sayesinde sevmiştim. küçükken çok izlemesem, ilgilenmesem de bilirdim ismini; izlemiştim o sarı bol şortu ile basketbol oynarken. aklımda öyle kalmış yani.

bir kez daha analım bu büyük basketbolcuyu, bu sözlükte de bir başlığı bulunsun; ölüm yıldönümünde açılmış bir başlık ama olsun..

dayılar

ileleualatyr
sokak ropörtajlarında olanlar değil de akraba olarak dayı dediklerimizin pek çoğu ailenin en az bir üyesini kendiyle birlikte iflasa sürükler. Gerçek dayılık budur.

sinirlenince dönüşülen kişi

batmanken
Bu zamana kadar 10 defa ağladıysam 11 i sinirdendi. Sinirlenince karşımdakine söylemek istediklerim daha ağzımdan çıkamadan gözlerimden yaş olarak dökülüyor. Yani sulugöz birine dönüşüyorum. Ha normalde sulugöz biri değil miyim? Evet öyleyim. Neyse oraları karıştırmaya gerek yok :d

minnoş

fihtheinfpt
Muhabbet kuşumun ismidir. Şu günlerde twittera girmediğim için içimi izninizle buraya dökmek istiyorum. ilk aldığımız zamanlarda hastalanmıştı. Ölecek diye çok korkmuştum. Bir sonraki sabah veterinere götürmeyi konuşurken mutfağa kaçıp instagramda bir sayfadan bulduğum şifa dualarını suya okuyup çay kaşığıyla içirmiştim. Sonra iyileşti:)) bugün yine hasta, ne olmuş olabileceğini düşünmek beni çok yorduğunda yine gidip suya dua okudum. (O sayfa kapanmış sanırım, başka bildiğim dualardan okudum:")) içine zemzemden de bir damlacık kattım içirdim. inşallah hiçbir şeyi kalmaz.
2

servis şoförü

ileleualatyr
Beni gördüğü hâlde almadan geçendir.

İlkinde beni almadan gözümün önünde gaza basıp gidince kendisini arayıp durumu söylemiştim, gelemem artık geçtim demişti. İkincide cinlerim tepeme çıktı, zaten lise sondum gerilmeye yer arıyordum ve gidip servis şirketine şikayet etmiştim. Şikayet edince de aramızda çözerdik demişti, çözümü okula yürüyerek gitmem olabilir. Neyse ki şikayet işe yaradı ve beni bir daha almadan geçmedi.
2

üstünüze alındığınız en saçma şey

ileleualatyr
Ortaokulda, herkesin kağıda “senden hoşlanıyorum, benimle çıkar mısın” yazıp kalplerle süslediği ve bu kağıtla ilan-ı aşk ettiği dönemlerde sınıftan bir erkek arkadaşım aynen böyle bir kağıdı elime tutuşturup hiçbir şey söylememişti, ben de donup kalmıştım. Kafamı hayır anlamında belli belirsiz iki yana sallamıştım, bunun üzerine bana “irem'e vereceğim, sence nasıl olmuş?” Demişti ve o an yer yarılsa da içine girsem demiştim, tabii içimden. Dışımdan söylediğim şey “çok güzel, bence ver.” Olmuştu.
Not: Kağıdın bana gelmediğine çok eminim çünkü sonra birkaç kıza daha gösterdi.

gece çorapla uyumak

clarice starling
benim gibi çok üşüyen, özellikle elleri ve ayakları çok zor ısınan insanlar için normal bir olaydır. bazen çok sıcak olur ve çoraplar sizi rahatsız etmeye başlar. işte o zamanlarda yapmanız gereken, ayaklarınızı birbirine sürterek çoraplarınızı çıkarmak ve uyumaya devam etmektir :))

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol