patates

ileleualatyr
Her şeyi yapılır, keki bile var. Baskıda falan da kullanılır, sanatsal yönü de mevcut. Hakaret de olabiliyor yeri geldiğinde. Daha ne yapsın yani, bir benim yerime tıp okumadığı kalmış!
3

zamanın ötesinde...

sokratesla
...bir yer bulmalı insan kendine. hiçbir vakit kimsenin onu üzemeyeceğini fark edene dek. göçmeli mesela, her yeni doğan günde. ne bulanmamak ne de donmamak için. dünün dünle beraber gittiğini anlayana kadar aramalı, yeni şeyler söyleyecek kadar cesur olmalı. eski zaman hançerlerine yazılan aşk şiirlerini okumalı belki de. kays gibi aşkından delirip yüce makamlara erişene dek...
3

nöroloji

gri
Komitesinden -1 almıştım, stajını geçmek için anamın ruhunu ortaya koyuyorum anlık

SSS (santral sinir sistemi değil sık sorulan sorular):
Evet, gerçekten sisteme -1 giriliyor
Hayır salmamıştım, 2 hafta çalışmıştım
Evet, o sene sınıfta kaldım belki istesem kalmayabilirdim

izlemeyen eksik kalır dediğiniz filmler

red
one flew over the cuckoo's nest

1975 yapımı milos forman filmidir. film akıl hastası numarası yaparak güvenlik önlemleri daha az olan bir akıl hastanesine sevkedilen bir mahkumun (Jack Nicholson) akıl hastanesinde geçirdiği zamanı konu alıyor. mahkum, bu süre içerisinde hem kaçma planları yapıyor, hem de akıl hastanesindeki diğer hastalarla farklı bir diyalog kuruyor. bir yandan da terapilerdeki kendi başına buyruk hareketleri ve özgürlüğe olan düşkünlüğü nedeniyle diğer hastalara kötü örnek olduğunu düşünen baş hemşire (Louise Fletcher) ile büyük sorunlar yaşıyor.

tüm zamanların en iyi filmlerinden biridir, bu filmi hafızamdan silip tekrar tekrar izlemek isterdim.
1

havanın gereksiz soğuk olması

ruhsuz
Beni de hasta eden havadır.
Karaciğerde ıtrah edilen başka bir ilaç kullandığım için parasetamol almaktan 2 gün kaçındım,yatak döşek serildim haliyle.
Sonra akıl edip drug interactions anahtar kelimesini arama motorunda aradım ilaçların ismiyle,bi de doktor arkadaşıma sordum ki ne ögreneyim:bilinen bir etkileşim yokmuş. Neyse aldım kafeinimi,aldim parasetamolümü. Dikildim ayağa.

prof. dr. nadir gülekon

clarice starling
en sevdiğim anatomi hocasıdır. eskiden anatomi pratikleri zilli sınav şeklinde olurdu ve anatomi labının önünde upuzun bir sıra halinde beklerdik. ahiret kapısından geçip de sınava girmek için beklemekte olan öğrenciler olarak ister istemez gürültü yapıyorduk biraz. nadir hoca önce sessiz olun diye kızmıştı sonra da ortamı yumuşatmak için komik bir şeyler anlatmıştı bize. ne kadar tatlı ve merhametli diye düşünmüştüm. nadir hoca denildiğinde aklıma gelen ilk anı bu galiba :)
yanlış hatırlamıyorsam ( böyle bir şeyi uyduruyor olamam herhalde, doğru hatırlıyorumdur), babasının da doktor olduğunu söylemişti bize bir dersimizde. bu nedenle tıp fakültesi 3.sınıf öğrencisiyken bile babasıyla birlikte ameliyatlara girermiş hocamız. bunu anlattığında "vay be, ne kadar havalı" diye düşünmüştüm.
bu arada kendisi aynı zamanda radyoloji uzmanı diye biliyorum.
son anatomi pratik dersinde hocamızla birlikte fotoğraf çekilmiştik. arkadaşlarımla birlikte özellikle nadir hoca ile fotoğrafımız olsun istemiştik. galiba genel olarak herkesin favori anatomi hocası nadir hoca :))


neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol