kanser hastaları için 5 yıllık sağ kalım süresi

armut
Yıllarca neden 5 sene dendiğini anlamadığım süreçtir. Kanserden ölen, orta yaşlı bir yakınımı hastalığının 5.senesinde kaybettiğimizde fark ettim; Babaannem kaybettiğimiz yakınımız için bana "kanser hastaları iyi olmazsa 5 sene yaşar zaten." demişti. Başlığa yazdığım ve tıp derslerinde sıkça bahsi geçen tanım aklıma ilk kez o zaman geldi. Kanser tedavilerinde 5 yıllık sağ kalım süresine göre hastalık başarısından bahsedilirdi hep. Babaannem sadece bir sene okula gitmiş bir kadındır. Açıkçası bu bilgiyi bilmesi beni oldukça şaşırttı. Neden böyle söylediğini sordum. bana "kanserden ölen kim varsa 5 sene yaşadı da öyle öldü hep" dedi. Sonrasında da bana tanıdıklarının ölmeden önceki 5 senesinde nasıl bir hayat sürdürdüğünden bahsetti. Duyduklarım beni üzdü sayın yazarlar. Bahsi geçen kişiler son senelerini sandığım gibi az acılı geçirmemişlerdi. Tıpta vicdan ve üzüntü azalsın diye sanırım, bazı şeylerin üstü kapalı anlatılıyor. 5 yıllık sağ kalım diyerek bu süreci iyileştirmek de bu üstü kapalı olanlardan bence. Kanser tedavisinin zorlu bir süreç olduğunu biliyorum. Mutlaka sancıları ve zorlukları olacak. Ancak yataklara düşüp bakıma muhtaç kalan bir insanın yaşadığı seneleri başarı kriteri olarak değerlendirmek ne kadar doğru bilemiyorum.

Edit: 5 sene sağ kalım olayına tabi olan tanıdıkları muhtemelen 2000'ler öncesinde hastalığa yakalanmış olan hastalar. Çünkü bahsedilen insanları bir kere bile görmedim. Fotoğrafları yok. Kanser hastalığına ait veriler ve sistematik eski zamanda yapılmış olabilir diye düşünüyorum. Artık tedavi ve prognoz 2000'lerdeki gibi karanlık değil. Pek çok alternatif var.

tıpçı-tıpçı ilişkisi sorunsalı

jesse pinkman
öncelikle bu ilişkilerin asıl sebebi tıp fakültelerinin diğer fakültelerden ayrı, izole olmasıdır diye düşünüyorum. görülen yüzler, paylaşılan ortak alan hep aynı maalesef tıpçılarda.. eğitim 6 yıl, bir sürü zorunlu lab,küçük grup dersleri,staj,intörnlük,nöbet derken kısır döngünün sonucu olarak bu ilişkilerin doğması çok doğal sanki. yaşam standartı olarak bakarsak eşit, iki tarafta aynı dertlerden muzdarip olacağından rahat anlar birbirini. tecrübem olduğundan değil de mantıksal düşündüğümde bu sonuçlara varıyorum, ilişki uzmanı olmaya gerek yok:d

rüya görmek

uzumlu kek chen
Bu entryi görünce sürekli gördüğüm bir rüya geldi aklıma.Hemen anlatayım bir bakıyorum kendimi bir arabanın içinde buluyorum o sokak senin bu sokak benim derken en sonunda çıkmaz bir sokağa giriyorum ama nasıl bir çıkmaz sokak? Sokağın sonu denize açılıyor ben de iniyorum oturuyorum o köşeye ama sormayın nasıl huzurluyum ne hayatimda ne bir rüyada bu kadar huzurlu hissetmemişimdir. İşte yıllardır içten içe o sokağa denk geleceğime inanıyorum.

spotify

bea
Her sene heyecanla özetini bekliyorum ne dinlediğimi bilmiyomuş gibi sonra da en çok dinlenenlerde saçma bir şarkıyla karşılaşıyorum.

dr ekrem karakaya

selektor yapan yildiz
Maalesef hayatını kaybetmiş olan hekimdir. Allah'tan rahmet diliyorum.

Bu münferit bir olay değil. Tedbirsizlik ve insanlarda adım adım oluşan(veya oluşturulan) algı sonucu gayet de göz göre göre gelen bir cinayettir. Hekimler özlük haklarını kaybettikten sonra herhalde ki sıra canlarına geldi. Daha ne kadar kötü bir olay yaşanması lazım.

"Doktor bulamıyoruz, para için özele geçiyorlar, yurtdışına gidiyorlar." Diyenleri de sahneye alalım. Bulunca gösterilen muamele ortada. İşyerinde beğenmediği yemek çıkınca şımarıklık yapacak adamlar, doktor düşük ücretten ölme pahasına bana baksın istiyor; sonra da doktor bulamıyoruz, Allah Allah ne kadar ilginç.

Kardiyoloji düşünen beni de derin düşüncelere itti bu olay. Klimalı ofisinde yalandan çalışıp "doktorlar rahatı için bilmem şu bölümleri seçiyorlar." Diyenler vardı bir de. Alın gördünüz işte şimdi.

Bu sorun daha da kronikleştiği gibi çözülecek elle tutulur bir adım da görülmüyor. Allah herkese sabır versin artık.

Tıp için bu kadar emek harcamış bir hekim, yaptığı meslekten dolayı artık hayatta değil. gerçekten çok üzücü ve trajik bir durum. Tekrardan mekanı cennet olsun.

hayatı zorlaştıran şeyler

armut
Anadoluda kadın cinsiyete sahip olmak. Sayın muamma gibi bir Anadolu şehrinde doğdum. Doğduğum günden beri cinsiyetim dolayısıyla ben hep ayıplı ve yanlış biri gibi hissettirilerek büyüdüm. Ailem, akrabalarım, sokaktaki teyzeler, okulda öğretmenler... Henüz ortaokuldayken şehrin sokaklarında tacize uğramaya başladım. Aileme söyleyemedim. Ailemin tacize uğrayan bir kadına karşı "sen naptın adama" benzeri tavır sergileyecek olma ihtimalinden korktum. Çünkü ben bu şehirde bunu diyen anne babalar gördüm. İnsanların büyük şehirlerde var olmadığını sandığı pek çok şeye şahit oldum büyürken: çocuk gelinlere, hem seven hem döven kocalara, ayıp olur diye çocuğunu sevmeyen babalara, kızının kıyafetini beğenmedi diye öldüresiye döven (belki de öldüren) babalara, kızının erkek arkadaşı var diye öldüresiye döven babalara.... hep kapalı kapılar arkasında yaşandı gerçekler. Siz hepsini televizyonda göremediniz. Ama ben duydum. Peki kadına şiddet varken anneler neredeydi? Anneler babalara destek verdiler. Kızlarını aşağılayan bir isim de anneler oldular. Kendi annelerinden gördüklerini hakikat belleyip geleneği ahlak olarak direttiler. Çünkü cahil kaldılar. Cahil bırakıldılar, okumaya layık görülmediler. Okuyanlar da zihniyete yenik düştüler çoğu kez. Bir çocuk olarak saçma bulsam da kabullendiğim her şeye bugün karşı çıksam bile ailem ve sevdiklerim bu şehirdeyken hiçbir zaman buradan vazgeçemeyeceğim. Ve korkarım yine ezilen kadın figürü olarak hayatıma devam edeceğim. Tıpkı kadın olan herkesten beklenen gibi. Çünkü ben bir kadının evin içindeki rolünü hep bu olarak gördüm. Ben bundan başka kaç tane aile gördüm bilemiyorum. Evde hizmetçi gibi çalışan mutsuz ve cahil kadınların kendi çocuklarını büyüttüğü bu şehirde mahkum kaldım ben. Kaçsam bile köklerimin bir kısmı bu şehirde kalacak. Bana da haddimi bildirdiler.
10

yazarların hayat felsefesi

deli dumrul
Ortaokulda şimdi tsunami olsa nereye kaçmamız lazım, el şakaları falan.

Lisede düşünmeyi öğrenme. Sonra dedim bir dakika bu hayat nereye gidiyor (404 found)

İlk felsefem dayı'mı örnek almaktan kaynaklıydı galiba, kendisi serbest meslek. Çalışmaya ne gerek var, eğlenmemize bakalım. Hayat çalışarak geçirilmez modları (haklı)

Bir süre sonra.. abi tembellik de sıkıcı. Şimdi geçmişi düşünüyorum ne hatırlıyorum, nothing. O zaman hatırladıklarım kadar var'ım. E ne hatırlıyorum? Anı. Evet anılar unutulmuyor. Benim anı biriktirmem lazım. (Hadi bakimm)

İkinci kez düşünmeden aklına her geleni yapmalar. utanç duygusu ve kendine saygınlıktan taviz = anı. (Çılgınlık)

Sonra.. abi benim kişisel gelişim kasmam lazım. Anılar havalı da cahil cahil yaşıyoruz. Haluk tatar'lar, ruh içen et'ler, barış özcan, kitap, film dizi.. (wuhuuu uçuyoz)

Abi carpe diem tamam. Ama memento mori var bak gel bu tarafa. Bak diyorum bu süreç uzun. 80 yaşına kadar gider bu, sen yaşarsın. Geleceğini, koltuğunu raad'a almalısın. (Sen de haklısın)

Sonrası ders çalışma ve tıp. (Tabii biraz müzik ve sanat)

Abi ders çalışırken çok kapandın biraz acısını çıkartman lazım. Ne bu disiplin düzen manyak mısın? = üç-dört aydır da gelişine yaşamak.

T: sürekli değişen bir şey

tustime

inthebleakmidwinter
Değişik ve az sayıda fanatiği vardır bu dershanenin. Genelde kitapları övülerek bahsi açılır ve akabinde o şekilde bir tarafgirlik yapılır. Sevmeyeni de harbici sevmez, onlara göre çöptime'dır. Çekilişine katılmasanız bile bir şekilde indirim kazanırsınız öyle de bonkördür. Dikimevinde olmasından mütevellit Ankara tıp'tan oldukça öğrencisi vardır. Gazi tıp'tan ise pek rağbet görmez. Bu da öyle bi dershanedir.

kendini sevmek

kaira
Bugün akşamüstü açılan başlıkların ardından kendimden şüphelenmeye başladım. Çünkü kendimi gerçekten çok seviyorum, ama arada gıcık kapıyorum. Bulsam bir kaşık suda boğasım geliyor ama canım kendim🥰 diyorum ama galiba asıl durumu biliyorum. Ruhumu seviyorum, kabuğundan hoşnutsuzum.
Kafalar karışık...🥴

kbe sınavı

gluteusmaximus
Aklımda kalan tek şey tansiyonunu ölçmeye çalıştığım teyzenin 3 cm çapındaki kolu elli tur attım yine de sıkılmıyo ya bxbfbnxnx yapıyomuş gibi takıldım kafadan salladım sonucu da umarım şuan iyisindir nurdan teyze :)

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol