şu sıralar imax'te tekrardan yayınlanmaktadır.
Havuç heykeli
yerli ve milli gazi tıp ürünü olan aylık genel kültür dergisi. dergide herkesin beğeneceği bir şeyler bulabileceğini düşünüyorumm
insanın kendine yaptığı bir haksızlık hatta saygısızlıktır. değer verdiğiniz kişi sizi umursamıyorsa verdiğiniz değeri hak etmiyordur, net. ve verdiğiniz değeri hak etmeyen kişilerin hayatınızda bulunmasına gerek yoktur, hayatınızda yer almaya hakları da yoktur. hayatınız değerli, zamanınız değerli, siz değerlisiniz. hayatınız için gerekli olan tek insan sizsiniz, siz olmazsanız hayatınız olmaz. ama anne babanız dahil olmak üzere diğer insanların hiçbiri yaşamanız için şart değil, onlar olmadan da hayatınız olur yani, tam olarak ifade edebildim mi bilmiyorum. bu sebepten ötürü birisi hayatınızda olmayı hak etmiyorsa onu hayatınızda tutmayın.
birisine değer veriyorsanız o kişi de size değer veriyor olmalı. sizden gördüğü değerin karşılığı olarak sizi umursamaması gibi bir durum söz konusu olmamalı. o kişiyi hayatınızda tutmaya devam etmeniz üzülmenize sebep olmaktan ve öz saygınızı zedelemekten başka işe yaramayacaktır. sizi umursamayan biri için üzülmenize değer mi, değmez. o yüzden yol verin gitsinler efendim. :)
edit: bazı şeylerin yanlış anlaşılabileceğini düşünerek açıklama yapmak istiyorum. bir insanın hayatınızda olmayı hak etmediğini anlamak öyle bir iki seferlik olaylar sayesinde olmaz. birisi sizi kronik bir şekilde umursamayıp sizi değersiz hissettirdiğinde bu duruma müdahale etmelisiniz. yani öyle bir iki kere beni umursamadı diye insanları silemeyiz, silmemeliyiz. iletişim güzeldir, öncelikle doğru bir iletişimle karşımızdakine onun tavırlarının bize ne hissettirdiğini açıklamalıyız, kendisini ifade etmesine ve hatasını düzeltmesine izin vermeliyiz. baktık ki hala bizi umursamıyor, o zaman yapacak bir şey yok, bu durumda mesafemizi koyup kendimizi korumamız gerekir. o kişiye insan olduğundan ötürü hak ettiği değeri yine vermeliyiz ama bunun haricinde hayatımızda önemli bir yere sahip olmasına müsaade etmemeliyiz.
birisine değer veriyorsanız o kişi de size değer veriyor olmalı. sizden gördüğü değerin karşılığı olarak sizi umursamaması gibi bir durum söz konusu olmamalı. o kişiyi hayatınızda tutmaya devam etmeniz üzülmenize sebep olmaktan ve öz saygınızı zedelemekten başka işe yaramayacaktır. sizi umursamayan biri için üzülmenize değer mi, değmez. o yüzden yol verin gitsinler efendim. :)
edit: bazı şeylerin yanlış anlaşılabileceğini düşünerek açıklama yapmak istiyorum. bir insanın hayatınızda olmayı hak etmediğini anlamak öyle bir iki seferlik olaylar sayesinde olmaz. birisi sizi kronik bir şekilde umursamayıp sizi değersiz hissettirdiğinde bu duruma müdahale etmelisiniz. yani öyle bir iki kere beni umursamadı diye insanları silemeyiz, silmemeliyiz. iletişim güzeldir, öncelikle doğru bir iletişimle karşımızdakine onun tavırlarının bize ne hissettirdiğini açıklamalıyız, kendisini ifade etmesine ve hatasını düzeltmesine izin vermeliyiz. baktık ki hala bizi umursamıyor, o zaman yapacak bir şey yok, bu durumda mesafemizi koyup kendimizi korumamız gerekir. o kişiye insan olduğundan ötürü hak ettiği değeri yine vermeliyiz ama bunun haricinde hayatımızda önemli bir yere sahip olmasına müsaade etmemeliyiz.
Sevmeye ve sevilmeye kendinle başlamak, bir referans noktası oluşturmak gerek. Sanat gibi bakmak sevmeye... Karşılık beklemeden,
Gerisi boş bir rüyayken...
Gerisi boş bir rüyayken...
Salıya denk geldiği için iğrenç bir gündü.
Komite sonrası bir kez bile bakmayacağını bildiğin halde çektiğin ders notlarının fotolarını silmek.
yerine göre değişir arkadaşlar hepsi benim bebeklerim
Ya aşırı mutlu oluyorum sözlüğe giremiyorum ya aşırı üzgün oluyorum sözlüğe giremiyorum. Orta hali bulur bulmaz burdayım.
Gayen nedir senin gudurgan
zuhurata tabii olmak
çevremdeki herkes çok güzel sarıldığımı söylüyor, iyi hissettiriyormuş. bunu hatırlamak hep hoşuma gider
Bunu daha önce de yazmıştım sanırım, eskiz çiziyorum. Ne çizersem çizeyim konuşmadan çok sonra baktığımda yaptığım telefon konuşmasının detaylarını hatırlamama yardımcı oluyor. Tuhaf mı? Belki...
hığğğk pü
"İçecekleri hazırla, sana pasta aldım." canıııım babam💕
çekinilmemesi gereken eylem. isteyin ne olacak? isteyenin bir yüzü vermeyenin iki yüzü karaymış.
(bkz: bazı atalarımızın biraz şey olması)
(bkz: bazı atalarımızın biraz şey olması)
Bana lütfen. Böylece çok entry giriyorsunuz??
uygarlıkların batışı - amin maalouf
sömürülen atatürk ve atatürkçülük - asım arslan
sömürülen atatürk ve atatürkçülük - asım arslan
Abartmıyorum 5 yıl almanca gördüm ama hatırladığım şeyler das das demlendim die die derlendim diye hocanın uydurduğu tekerleme bi de basit günlük cümleler sayılar ve renkler
Tadıma sık sık sormak istediğim soru.
Çaresizliğin son çıkış kapısı
Şu ara hiç olmayan bir sıcaktır
edit: tam bana uygun bir başlık açılmış, aklıma geldikçe kırk yıl editler dururum ben bunu şimdi yeni kurallarla jdfjvdfv
hoş geldiniz, sağ olun kelimeleri çok karıştırılıyor. gerçi hâlâ bağlaç yanlışlarını aşamamışken, hatta yazım yanlışını düzeltirken "mo soro oko oyro yozolor (mi soru eki ayrı yazılır)" denmesini aşamamışken -mi, soru edatı olduğu için ayrı yazılmalıdır. soru eki olsa kelimeye bitişik yazardık.- nerede kalmış sağ ol falan...
yanlış hatırlamıyorsam birkaç yıl öncesine kadar "baya" sözcüğü tdk'de vardı. anlamı da bayağı'nın oldukça, epey anlamlarıyla aynıydı fakat şu an öyle bir kelime yok sözlükte, o yüzden "baya" değil "bayağı" doğrudur.
bir de, "falan" ve "filan" diyebilirsiniz arkadaşlar ama n'olur felan yazmayın ya. felan nedir ya.
edit2: "namıdeğer" kullanımını da çok görüyorum arkadaşlar. doğrusu "namıdiğer"dir. nam-ı diğer yani. "diğer bir deyişle" demek.
hoş geldiniz, sağ olun kelimeleri çok karıştırılıyor. gerçi hâlâ bağlaç yanlışlarını aşamamışken, hatta yazım yanlışını düzeltirken "mo soro oko oyro yozolor (mi soru eki ayrı yazılır)" denmesini aşamamışken -mi, soru edatı olduğu için ayrı yazılmalıdır. soru eki olsa kelimeye bitişik yazardık.- nerede kalmış sağ ol falan...
yanlış hatırlamıyorsam birkaç yıl öncesine kadar "baya" sözcüğü tdk'de vardı. anlamı da bayağı'nın oldukça, epey anlamlarıyla aynıydı fakat şu an öyle bir kelime yok sözlükte, o yüzden "baya" değil "bayağı" doğrudur.
bir de, "falan" ve "filan" diyebilirsiniz arkadaşlar ama n'olur felan yazmayın ya. felan nedir ya.
edit2: "namıdeğer" kullanımını da çok görüyorum arkadaşlar. doğrusu "namıdiğer"dir. nam-ı diğer yani. "diğer bir deyişle" demek.
son lys'ye girmiştim 50 matematik 28 geometri ( geometrinin son 2 sorusu iptal edildi) 78 soru var. çözmeye başladım tabi çok da kötü değildim ama sınav stresi falan 45 dakika kaldı baktım 30 soru boş. dedim yapacak bir şey yok 30 boşla çıkamam bu sınavdan o kadar çalıştık bari sallayım. en kötü artıya geçerim 2 3 net gelir kafasındayım. optiğe baktım burada bu şıktan az çıkmış şurada şu şıktan fazla çıkmış diyerekten 25 soru salladım kalanı da boş bıraktım. neyse mutluyum tabi insan optiği doldurduğunda mutlu oluyor psikolojik olarak. 1 ay sonra sınav bi açıklandı 25 soruda 24 yanlış 1 doğru :D dedim bir insan bu kadar sallayamaz o yaşadığım şoku anlatamam. totalde kaybım -5 net oldu, eğer sallamayıp boş bıraksaydım o 5 net gitmeseydi muhtemelen şu an bir diş fakültesi okuyor olacaktım. 1 senelik mezun serüveninden sonra buraya yerleştim. o günden sonra her şeyde bir hayır vardır gözüyle bakıyorum :D
Lise 3 e kadar idrarın testislerde depolandığını zannediyordum. Beni böyle düşünmeye iten şeyin cremaster refleksi olduğunu üniversitede öğrenerek gerçekle yüzleştim maalesef.
He bu zamana kadar hiç amerika'nın gözünden kendi attıkları atom bombasının olayını bu kadar pr (barbieyle yarışılacak koşun salonlara) ve büyük prodüksiyonla tüm dünyaya anlatılmadı da neden bu zamanda çekildi bu film sorusu da dank ediyor bir yerden sonra. Büyük resmi görmüş dumrulun gözlemiyle şöyle ki arkdaşlar bu amerika baktı herkesin elinde atom bombası (herkes=rus iran çin kim yong un) var, zamanında kyoto'ya atmayalım yeaa orasının tarihsel yapıları çok iyi şımarıklığının üstünü "öyle gerekti, biz pişmanız, intikam falan almayın bizden veya biz kullandık siz de şimdi bize kullanmayın valla yanarız" duyarıyla örterek; karma'yı yok etmeyi amaçladığına yordum. Peki duyar tutar mı bana kalırsa tutmaz ytd
küçükken biraz da dinleyen kitle garip garip triplere girdiği için kendi içimde farklı etiketlere boğup hiç dinlemezdim. sonra gel zaman git zaman aştık bir şekilde. filmini izlediğimdeyse ön yargımdan dolayı kendimden utandım. onlarca eserin yanında ondan öğrendiğim en güzel şey de bu oldu aslında. ben baba'dan ön yargımı bir kenara bırakmayı öğrendim. buradan da aramızda eski ben gibiler varsa naçizane tavsiyemdir. herhangi bir konuda yargılarınıza bilmeden, tanımadan varmayın. sevgiler, saygılar...
ben çok yoruldum. ders çalışmaktan yoruldum çalışmayı düşünmekten yoruldum geçicem mi kalıcam mı diye düşünmekten yoruldum ezber yapmaktan yoruldum tekrar etmekten yoruldum konularımı yetiştirmeye çalışmaktan yoruldum çıkmış çözmekten yoruldum beynimi kullanmaktan yoruldum. yoruldum arkadaşlar. ben çok yoruldum
Amcalarımızın ve teyzelerimizin "şöyle bir bahçeli evin olacak. Domates biber ekeceksin." Demesine konu olan yerlerdir.
Almanya'da yaşayan amcamdan öğrenmiştim, orada bir bina yapıyorsanız ona uygun alan da bırakmanız gerekir. Kendileri de zaten yeşil alanı geniş büyük bir sitede oturuyorlardı. Otoparkları da yeşil alanın altındaydı.
Nüfusumuzun 90 milyona merdiven dayadığı ülkemizde yatay mimari ile müstakil evler yapmak zor iş (amcalar ve teyzeler domates ekemeyeceği için üzgün.) Üstteki sistem bana da mantıklı gelmişti. Bence şöyle olsun 4-5 bina birlikte olsun, ortası da bahçe olsun, altına da otopark çekilsin. Böylelikle belki amca ve teyzeleri biraz daha neşelendirebiliriz.
Edit: ilk entry gittiği için başlık bana kaldı.
Almanya'da yaşayan amcamdan öğrenmiştim, orada bir bina yapıyorsanız ona uygun alan da bırakmanız gerekir. Kendileri de zaten yeşil alanı geniş büyük bir sitede oturuyorlardı. Otoparkları da yeşil alanın altındaydı.
Nüfusumuzun 90 milyona merdiven dayadığı ülkemizde yatay mimari ile müstakil evler yapmak zor iş (amcalar ve teyzeler domates ekemeyeceği için üzgün.) Üstteki sistem bana da mantıklı gelmişti. Bence şöyle olsun 4-5 bina birlikte olsun, ortası da bahçe olsun, altına da otopark çekilsin. Böylelikle belki amca ve teyzeleri biraz daha neşelendirebiliriz.
Edit: ilk entry gittiği için başlık bana kaldı.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
