en yakınım dediğim arkadaşımın her mesajlaşmamızda yaptığı şey. değil mesaja geç dönmek cevap bile vermiyor yoğundur işi vardır diye kendimi kandırmayı artık bıraktım. bir arada olduğumuz zamanlarda bile telefonunu bir köşeye koymayıp mesajlaşmaya devam ettiğini gördüğüm zaman gözlerim doluyor. ona bu kadar çok değer verdiğim için de kendime kızıyorum.
kusura bakmayın sayın yazarlar dert yanmış bulundum ;(
çs
tıp fakta sizden beklenen tek şey boş yere önlük giymeniz ve ezber yapmanızdır.
Bi arpa boyu yol alamadığınizi düşündüren komite, sonsuzluğu çalışıyormuş hissi verir
film izlemek hayal gücü içeriği bakımından dışarıdan başkalarının hazırladığı yemek sipariş etmek, kitap okumak ise evde kendi yemeğini hazırlamaktır.
karar sizin :)
karar sizin :)
Rastgele bir pidecinin ıslak mendil kokusu
Her şey netflix in "biraz da onlar" demesiyle başladı...
rez
kulağımı kulak çubuğuyla temizlerken birinin koluma çarpması ve kulak zarımın patlaması
(yazar: rosros94) ile millet kütüphanesine gitmek:') ve aşı için randevu almak 💉
edit: bir saat önce aşımı oldum, mutluluğum ve umudum arttı :')
edit: bir saat önce aşımı oldum, mutluluğum ve umudum arttı :')
Ben daha küçüğüm ablası, daha 8-9 yıl gideri var
Dinlemem ağzıma takılır
zamanında yazılmış bir goethe şaheseri. tek kötü yanı kitabın kısa olmasıdır.
Geldi yine.
ben ilkokul zamanlarındayken cuma geceleri beyaz show vardı.ışığı kapatıp çerezleri alır geçerdik karşısına ailecek. önümüzdeki günler tatil istediğimiz saatte uyuyabiliriz.mutlu eden, bir program izlemek değil bugünden o zamana baktığımda gördüğüm kalabalık.okullar, işler devreye girince yaşlar ve yüzler değişince bir araya gelmek zor oluyor.
Her zaman geçerli olan ise çaydanlığın ocakta olması.bizim evde ne olursa olsun çaydanlık sulh ve mutluluk demekti. her akşam insanın canı çay içmek istemez ama çaydanlığın kaynaması bir anlam ifade ettiğinden devamlı yapılırdı çay.hani pek olmazdı ama tartışma, soğukluk falan olursa evdekiler arasında, ateşin ince sesi beyaz bayrak demekti.
Her zaman geçerli olan ise çaydanlığın ocakta olması.bizim evde ne olursa olsun çaydanlık sulh ve mutluluk demekti. her akşam insanın canı çay içmek istemez ama çaydanlığın kaynaması bir anlam ifade ettiğinden devamlı yapılırdı çay.hani pek olmazdı ama tartışma, soğukluk falan olursa evdekiler arasında, ateşin ince sesi beyaz bayrak demekti.
başrollerinde Ewan McGregor ve Scarlett Johansson olan 2005 yapımı bilimkurgu filmi.
"Gençler ilerde doktor olacaksınız. Komiteden 60 alırsınız geçersiniz ama o 40 puan bir hastanızın hayatına mâl olabilir bunu unutmayın iyi öğrenin bunları"
Hayatım boyunca burs kazanıp özel okullarda okudum. Sonrasında bulunduğum ilin yüksek puanlı fen lisesini kazandım. Fen lisesinden sonra gazi tıp'ta 6 sene eğitim gördüm. Liseden mezun olduğum, memleketim olan şehrin eğitim araştırma hastanesinde çalışırken insanlarla anlaşmak bana yük oldu. Herkese tahammül etmemek gerektiğini böylece anladım. Bir şehri yöneten ve çevredeki büyük şehirlerin ilçelerinden hasta sevki alan (Şereflikoçhisar ve bazı ankara ilçeleri de bize bağlı) hastanenin aciline burnu akıyor diye çocuk getiriyor hasta yakınları. Sağlık okuryazarlığını da geçtim aile hekimine hiç gitmemiş olanlar var.
Ben de yoğun eğitim hayatım nedeniyle çoğunuz gibi sosyal çevremi eğitim aldığım okullardan edindim. Hayatıma giren her insanı sosyoekonomik ve sosyokültürel açıdan ne kadar üst seviyede olduğunu anlamak için maalesef ki toplumun geneline karışmam gerekti. Hiçkimsenin maddi durumuna veya imkanlarına karşı ön yargı beslemedim, hiçbir zaman da beslemem. Dediğim durum bunlarla ilgili değil. Devlet eğitim, Sağlık gibi pek çok şeyi yıllardır herkese ücretsiz olarak tahsis ediyor. Ancak bazı konulardaki bilgisizliği gördükçe kendimi sarayda oturup halktan uzak kalmış Osmanlı padişahı gibi hissediyorum. Çevremdeki insanlardan anlaşamadıklarımın bile gerek anlayış açısından gerekse zeka bakımından çok iyi yerlerde bulunduğuna kanaat getirdim.
Şu an çocuk acilde doktorluk yapıyorum. Çocukların bilgisi ve rızası dahilinde gelişmeyen, ailelerden kaynaklanan bu yetersizliğe tahammül edemiyorum. Hiçbir çocuk bakımveren yetersizliğinden kaynaklanan hayat başarısızlığını hak etmez.
Ben de yoğun eğitim hayatım nedeniyle çoğunuz gibi sosyal çevremi eğitim aldığım okullardan edindim. Hayatıma giren her insanı sosyoekonomik ve sosyokültürel açıdan ne kadar üst seviyede olduğunu anlamak için maalesef ki toplumun geneline karışmam gerekti. Hiçkimsenin maddi durumuna veya imkanlarına karşı ön yargı beslemedim, hiçbir zaman da beslemem. Dediğim durum bunlarla ilgili değil. Devlet eğitim, Sağlık gibi pek çok şeyi yıllardır herkese ücretsiz olarak tahsis ediyor. Ancak bazı konulardaki bilgisizliği gördükçe kendimi sarayda oturup halktan uzak kalmış Osmanlı padişahı gibi hissediyorum. Çevremdeki insanlardan anlaşamadıklarımın bile gerek anlayış açısından gerekse zeka bakımından çok iyi yerlerde bulunduğuna kanaat getirdim.
Şu an çocuk acilde doktorluk yapıyorum. Çocukların bilgisi ve rızası dahilinde gelişmeyen, ailelerden kaynaklanan bu yetersizliğe tahammül edemiyorum. Hiçbir çocuk bakımveren yetersizliğinden kaynaklanan hayat başarısızlığını hak etmez.
kitap okumayı çok seven biri olarak beni hem sevindiren hem de zaman zaman strese sokan,üzen durumdur.şu kısa ömrümüzde en fazla kaç kitap okuyabiliriz ki?bu sorunun cevabı beni üzüyor işte.
okuduğun kitabın arasına ayraç koymak, yarına çıkmayı umut etmektir
Zaman akmıyor sanki, saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda bir tek sen varsın bugün
Ya dön bana artık, duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan, anlıyorsun değil mi??
Sonsuz yalnızlığımda bir tek sen varsın bugün
Ya dön bana artık, duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan, anlıyorsun değil mi??
Yeni nesil gümbür gümbür
bazı şeylerin yaşanıp bitmesi gerekiyormuş. o yarım kalmışlık hissi her türlü senaryodan daha fazla acı çektiriyormuş insana. bu başlığın ilk entrysinde yazmıştım “içimde öyle güzelsin ki onu kirletmeyeceğim seninle” diye. öyle olmamalıymış. gerçekliğin acımasızlığıyla yoğurmalıymış insan o kafasında yaşayan masal kahramanını ve izlemeliymiş gökten düşen 3 elmayı..
Hayatında eksik olduğunu sandığın şey, aslında eksik olan şey değilmiş. Mutlu olmanın başka yolları da varmış ve sen bunu fark edeli henüz bir ay oldu. Bu bir ayda hayatının nasıl güzelleştiğine bak, yanlış şeylerin peşine düşme.
Geçen gün sağlık bakanımız tarafından "hekimlerimiz nasıl bir 14 mart kutlayacaklar beraber göreceğiz" ifadesine takıldığım ancak hekim kazanımları yerine diğer personelin kazanımları daha bir dikkatimi çekti.
Yanlış bilmiyorsam asistan hekimin ek göstergesi 700-1000 civarında. Hemşireye ise 3600 ek göstergeyi resmen ilan ettiler. Bu işte bir gariplik var ama 🤔 3 aydır eylem yapanlar hemşire miydi acaba diyemeden geçemedim. Ayrıca diğer personelin döner sermaye katsayıları arttırıldı yanlış anlamadıysam.
Bu kadar olayı umarım yanlış anlamamışımdır.
Zaten 14 mart sistematik olarak sulandırılmaya çalışıyor belli kesimler tarafından. "Sağlıkçı Bayramı" adı altında. Bu sulandırmaya var gücümüzle fakülte sıralardan ses getirilmesi gerekmektedir.
14 mart TIBBİYELİNİN yani hekimin bayramıdır.
14 mart hekimin vatan için onurlu duruşunun simgesidir. 14 mart kısaca hekimindir.
Yanlış bilmiyorsam asistan hekimin ek göstergesi 700-1000 civarında. Hemşireye ise 3600 ek göstergeyi resmen ilan ettiler. Bu işte bir gariplik var ama 🤔 3 aydır eylem yapanlar hemşire miydi acaba diyemeden geçemedim. Ayrıca diğer personelin döner sermaye katsayıları arttırıldı yanlış anlamadıysam.
Bu kadar olayı umarım yanlış anlamamışımdır.
Zaten 14 mart sistematik olarak sulandırılmaya çalışıyor belli kesimler tarafından. "Sağlıkçı Bayramı" adı altında. Bu sulandırmaya var gücümüzle fakülte sıralardan ses getirilmesi gerekmektedir.
14 mart TIBBİYELİNİN yani hekimin bayramıdır.
14 mart hekimin vatan için onurlu duruşunun simgesidir. 14 mart kısaca hekimindir.
Çok sıcak. Manası yok. Manası yok bu kadar sıcağın
kıymetli bir vaktimi değer bilmeyecek bir insanla harcamak :(
İnişli çıkışlı. İyi başladı gibi. Sonra sebebini bilmediğim bir mutsuzluğun içinde buldum kendimi. Sonra bi anda yükseldi. Şu an da keyifli keyifli entry giriyorum, okuyorum falan...
damar yolu açarken adımları karıştırsam ne olur :(
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
