pizza benim için değerliydi ama kolorektal ca dersi sonrası kendisine karşı soğudum biraz. o yüzden tercihim bol salatalı lahmacundan yana ha bir de yanına ayran :d
Sosyolojide mesleklerin kadınlaşması diye bir kavram var.bu kavram der ki:'bir meslek kadınlaştıkça aldıkları ücret azalır.'
Bizim hocalarımızin ve onların hocalarının zamanında tıp doktorlarının kahir ekseriyeti erkekmiş.
Şu anda yarı yarıya gibi bir oran var.
Emeklerimizin karşılığında hayatımızı idame ettirebilmek için kazandığımız rakamın bu kadar dramatik şekilde düşüşünün tek sebebi 'sağlık politikaları' değil diye düşünüyorum.
Tıbbın kadınlaşmasının da bunda payı var.
Bizim hocalarımızin ve onların hocalarının zamanında tıp doktorlarının kahir ekseriyeti erkekmiş.
Şu anda yarı yarıya gibi bir oran var.
Emeklerimizin karşılığında hayatımızı idame ettirebilmek için kazandığımız rakamın bu kadar dramatik şekilde düşüşünün tek sebebi 'sağlık politikaları' değil diye düşünüyorum.
Tıbbın kadınlaşmasının da bunda payı var.
Ankara- Kızılay AVM önü
Geçenlerde yemekhane için bir instagram sayfası açıldığını gördüm baya güzel bir sayfa. Gitgide fakültenin tüm eksik sayfaları tamamlanıyor.
seçici geçirgen zar.
bazen başkaları aman bir şey demesin diye hayallerimizden vazgeçmektir.yapmamak gerekir.bu hayata bir kez geliyoruz sonuçta.
Sevdiğim bi doktor abi modern insanla ilgili şöyle demişti:
'Şimdi bizlere 24 saatlik bir zihin holteri takılsa, öyle dalgalanmalar görürüz ki bakamayız, ağlarız. Gün içinde bile düşüncelerimizde, söylediklerimizde, yaptıklarımızda öyle değişimler ,çelişkiler var ki.Sürekli gel-gitler yaşıyoruz. Kafamız net değil. Çünkü hayallerimiz net değil...'
'Şimdi bizlere 24 saatlik bir zihin holteri takılsa, öyle dalgalanmalar görürüz ki bakamayız, ağlarız. Gün içinde bile düşüncelerimizde, söylediklerimizde, yaptıklarımızda öyle değişimler ,çelişkiler var ki.Sürekli gel-gitler yaşıyoruz. Kafamız net değil. Çünkü hayallerimiz net değil...'
hmbrgr'de sosları renklerine göre dizip o sırada yiyorum
ben çok gülüyorum ama bazı insanlara iğrenç ve saldırgan gelebiliyor. konuşurken bazı repliklerini bile kullanırım fşvnağo baya komikler bence
yani arkadaşlar ne alaka cidden? sizce mantıklı mı bu hareket? astımı olan var falan demeyeceğim çünkü bir olayın saygısızlık veya düşüncesizlik olarak sınıflandırılması için illaki birinin sağlığına dokunmasına gerek yok. oldukça küçük bir ortak kullanım alanında istersen dünyanın en iyisi kokusunu sık, oldukça yoğun bi koku olacak. üstelik asansör pek iyi havalanan bir yer de değil. yapmayın etmeyin.
E blok asansörlerinin beşinci kata olan bağlılıkları, kimse çağırmasa bile durcak orada
şafak yıldızı'nın yolculuğu'nu izlemiştim. türk lokumundan haberim yoktu, aslan'ı da çeviriden dolayı aslan sanıyordum. güzel bir filmdi :)
“Bu yakışıklı da kim?”
“Aaa, benmişim!”
“Aaa, benmişim!”
love, death & robots dizisi, sezon 1, bölüm 14.
Hepinizin tahmin edebileceği bir şeyi yazacaktım. Yazmışım gibi düşünün...
Yürüyüşe çıkmak konusundaki ısrarlara dayanamadım ve dışarı çıktık. Temiz hava alırsam yüzüme kan gelirmiş, can gelirmiş filan. Sıkılırım ben diye kendimi şartlandırmayacakmışım, bilinçaltıma böyle şeyler yerleştirmeyecekmişim. Niye sıkılayım ki imiş. Neyse, yürüyelim bakalım. Yüzüme kan ve can gelmiş olmazsa büyük sıkıntı çıkacak eve döndüğümüzde. :))
Anlatıyor bir şeyler, seviyorum ben ne diyim Yaz kızımm .d
Ya senden çok uzak olmalıydım
Aramızda aşılmaz engeller olsun istiyordum
Büyük dağlar, derin denizler olsun istiyordum.
Sana gelmeye gücüm yetmemeliydi
Çaresizliğimin bütün hıncını mesafelere yüklemeliydim
Dağda yanan bir çoban ateşi gibi
Gökte bir yıldız gibi
Seni görmeli
Seni yaşamalı ve senden çok uzaklarda olmalıydım
Biliyorum güzelliğin yer altı nehirlerine benzer
Biliyorum bir sır gibi güzelsin
Hani anlatılmaz duygular vardır
Hani şarkılar vardır
Sevip söyleyemediğimiz
Şiirler vardır unuttuğumuz
Aşina çehreler vardır hani
Zaman zaman hatırlayamadığımız
İşte sen o kadar güzelsin
Ve ben o kadar karanlıklar içindeyim ki
Şunlar ellerindir diyorum, tutamıyorum
Şunlar gözlerindir diyorum, bakamıyorum.
Düşün kahrımdan ölmeliyim artık
Ölemiyorum.
İnanmak var olmaktır, bilirsin
İnandığımız şeyler için yaşayalım
Nice sabahlar, nice aydınlıklar
Gelecek nice günler için yaşayalım.
Sarı gülleri seversin
Sarı karanfilleri seversin
Sarı kasımpatılarını
Sarı bir dünyayı seversin
Ben sende olan bütün renkleri seviyorum
İşte tek farkımız bu
Yoksa hiçbir şey önemli değil bu dünyada
Senden başka.
Ne zulümler
Ne kavgalar
Ne günler, ne geceler hiçbiri önemli değil
Sen yaşadıkça.
Ve yaşamak hiçbir zaman
Bunca güzel olmayacak
Sen yaşadıkça.
Bir kalbim var et, kan, sinir
İki gözüm var seni görür
Ayaklarım sana gelir
Ellerim seni arar
Bir dünya ki kocaman
Bir evren ki sonsuz
Sen olmasan neye yarar
Şimdi söyle bana bütün çirkinliğimi
Yalanlarımı
Kötülüklerimi yüzüme vur artık
Utandır beni yaşadığıma
Çaresizliğimi suratıma bir tokat gibi indir
Yanağımda beş parmağının izi kalmalı
Sonra geç karşıma
Olanları unutalım
İki eski dost gibi
Her şeye yeniden başlayalım
Yeniden yaşayalım geçmiş, gelecek bütün yılları
Bütün keder ve sevinçleri paylaşalım
Sana sevinç düşsün, bana keder
Benim ellerimde kanlı diken yaraları
Senin ellerinde kanlı güller.
Bir yere yaklaşıyoruz
Kulağıma sesler geliyor
Bir gemi demir alıyor olmalı
Belki bir adam ölüyor
Ne biliyorsun
Belki de bir sona yaklaşıyoruz
Yum gözlerini her şeyi zamana bırak
Yum gözlerini nasılsa akşam olacak
Korkma yaklaş karanlığa
Orda ben varım
Çaresizliğimize, zavallılığımıza
Gel, beraber ağlayalım.
Aramızda aşılmaz engeller olsun istiyordum
Büyük dağlar, derin denizler olsun istiyordum.
Sana gelmeye gücüm yetmemeliydi
Çaresizliğimin bütün hıncını mesafelere yüklemeliydim
Dağda yanan bir çoban ateşi gibi
Gökte bir yıldız gibi
Seni görmeli
Seni yaşamalı ve senden çok uzaklarda olmalıydım
Biliyorum güzelliğin yer altı nehirlerine benzer
Biliyorum bir sır gibi güzelsin
Hani anlatılmaz duygular vardır
Hani şarkılar vardır
Sevip söyleyemediğimiz
Şiirler vardır unuttuğumuz
Aşina çehreler vardır hani
Zaman zaman hatırlayamadığımız
İşte sen o kadar güzelsin
Ve ben o kadar karanlıklar içindeyim ki
Şunlar ellerindir diyorum, tutamıyorum
Şunlar gözlerindir diyorum, bakamıyorum.
Düşün kahrımdan ölmeliyim artık
Ölemiyorum.
İnanmak var olmaktır, bilirsin
İnandığımız şeyler için yaşayalım
Nice sabahlar, nice aydınlıklar
Gelecek nice günler için yaşayalım.
Sarı gülleri seversin
Sarı karanfilleri seversin
Sarı kasımpatılarını
Sarı bir dünyayı seversin
Ben sende olan bütün renkleri seviyorum
İşte tek farkımız bu
Yoksa hiçbir şey önemli değil bu dünyada
Senden başka.
Ne zulümler
Ne kavgalar
Ne günler, ne geceler hiçbiri önemli değil
Sen yaşadıkça.
Ve yaşamak hiçbir zaman
Bunca güzel olmayacak
Sen yaşadıkça.
Bir kalbim var et, kan, sinir
İki gözüm var seni görür
Ayaklarım sana gelir
Ellerim seni arar
Bir dünya ki kocaman
Bir evren ki sonsuz
Sen olmasan neye yarar
Şimdi söyle bana bütün çirkinliğimi
Yalanlarımı
Kötülüklerimi yüzüme vur artık
Utandır beni yaşadığıma
Çaresizliğimi suratıma bir tokat gibi indir
Yanağımda beş parmağının izi kalmalı
Sonra geç karşıma
Olanları unutalım
İki eski dost gibi
Her şeye yeniden başlayalım
Yeniden yaşayalım geçmiş, gelecek bütün yılları
Bütün keder ve sevinçleri paylaşalım
Sana sevinç düşsün, bana keder
Benim ellerimde kanlı diken yaraları
Senin ellerinde kanlı güller.
Bir yere yaklaşıyoruz
Kulağıma sesler geliyor
Bir gemi demir alıyor olmalı
Belki bir adam ölüyor
Ne biliyorsun
Belki de bir sona yaklaşıyoruz
Yum gözlerini her şeyi zamana bırak
Yum gözlerini nasılsa akşam olacak
Korkma yaklaş karanlığa
Orda ben varım
Çaresizliğimize, zavallılığımıza
Gel, beraber ağlayalım.
8A, soygazlar yani.
(bkz: periyodik tablo)
(bkz: periyodik tablo)
bu uygulamada bağışlanan kanların zaman zaman maddi kaygı güderek bağışlandığını(!) öğrendiğimden beri kan bağışı yapmayı bıraktım. anlık kan bağışı bildirimi görürsem ancak o şekilde bağışa gidiyorum. yine de bu konuyla ilgili öğrendiğim ya da duyduğum her şeyin yalan olmasını temenni ediyorum.
yemekhanede jet kartta para olup olmadığından emin değilken kartı okutuyorsun ve 10000 yıl geçiyor. o arada yatırdığın günden bu yana kaç kere yediğini hesaplıyorsun neyse ki birkaç talihsiz an dışında hep yeşil ışık gördüm :)
tematikten defol!!!
Ülkemiz akdeniz coğrafyasına dahil olduğundan pek hoşuma gider. Bir de türkiye ve italyanın bayrağını taşıdığı voleybol sporu 🤝
Benim aklıma hemen erik ağacı gelir o güzel çiçeklerini açar ve derki... yarım kollu giyebilirsin
Sözlü sınavlardaki gereksiz atraksiyonlarım :)
“Ne gerek var”:Twitter'dan yahut YouTube'daki post42(eski adıyla base42) kanalından tanıyacağınız berkingham(Berk Sevgi) ve gebermen(Tuğcan Sevgi)'in bolca kelime şakası içeren podcasti.herkese hitap etmeyebilir ama bir şans verin derim.
“Anormal Şartlar Altında”:Can öz (can yayınları'nın sahibi)ve harun tekin(müzisyen olan :))'in kaliteli sohbetini içeriyor.
“Modern Sabahlar Retro”:Modern Sabahlar'ın eski programlarından seçmeler.
“Cenk ve Erdem Atasözleri atölyesi”:Konsepti muhteşem, dinleyiniz, gülünüz, eğleniniz.
“Teras Noir”:Benim orta sevdiğim bir podcasttir.Efe Tunçer ve Meriç Aral'ın ünlüleri konuk ettiği, onlarla havadan sudan konuştuğu bir podcast.
“Anormal Şartlar Altında”:Can öz (can yayınları'nın sahibi)ve harun tekin(müzisyen olan :))'in kaliteli sohbetini içeriyor.
“Modern Sabahlar Retro”:Modern Sabahlar'ın eski programlarından seçmeler.
“Cenk ve Erdem Atasözleri atölyesi”:Konsepti muhteşem, dinleyiniz, gülünüz, eğleniniz.
“Teras Noir”:Benim orta sevdiğim bir podcasttir.Efe Tunçer ve Meriç Aral'ın ünlüleri konuk ettiği, onlarla havadan sudan konuştuğu bir podcast.
türkçe olarak "saf mutluluk" gibi tanımlayabileceğim ruh hâli. (bkz: biraz da mut konuşalım) hani arkadaşlarınla takılıyorsundur, genel olarak dert tasa yoktur ama bir anlığına hayatının geri kalanının varlığına kadar her şeyi unutursun. hayat güzeldir, umut ve ışık vardır. işte bu âna lovehappy diyoruz. yani en azından bence böyle.
edit: eylül sani'nin şu videosunda görmüştüm bu kelimeyi ve o zamana kadar tanımlayamadığım hissin adı olduğunu böyle öğrenmiştim:) dakika 6.20'den itibaren bunu anlatıyor
https://youtu.be/eWcUneN_M2Q?si=6hd9MljWqTIirrLr
edit: eylül sani'nin şu videosunda görmüştüm bu kelimeyi ve o zamana kadar tanımlayamadığım hissin adı olduğunu böyle öğrenmiştim:) dakika 6.20'den itibaren bunu anlatıyor
https://youtu.be/eWcUneN_M2Q?si=6hd9MljWqTIirrLr
Özlemek, hiç gelmeyecek birini özlemek.
Aynı zamanda bilim kurulu üyesidir.şu aralar sosyal medyada sıklıkla linç edilmektedir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?