kurak günler

mandalinasoydumbasucumakoydum
En sevdiğim sahnesi boğulma metaforunun vurgulandığı sahne oldu. Hem susuzluğun, hem insanların cahilliğinin savcıyı boğduğuna gönderme yapıldığını düşündüm. Pekmez bir yandan, gazeteci bir yandan, banyoda kapı arkasından uzanan el, savcının boğazındaki boğulma izleri. Tabii susuzluğun boğmasının da su altında boğulmayla tasvir edilmesi ironikti bence. Bu sahne epey etkilemişti yani. Bir de evine fare zehri yerleştirmeye gelen çocukla savcı arasında geçen mini diyalogda çocuğun bir fikri savunurken kullandığı “herkes öyle diyor” cümlesi, acının tatlı tebessümünü oluşturdu bende. Filmin sonlarında avam halkın yüzündeki nefret ve en çok da gözlerinden akan alıklık, bir yandan beni sinirden kudurtmuş olsa da öte yandan son zamanlarda insanlara karşı hissettiklerimi çok iyi yansıtmış olmasıyla duygu (ve düşünce) özdeşliği sebebiyle tatmin etti. Sonuç olarak ben beğenmiştim filmi. Çıktıktan sonra bi süre düşündürmüştü.

16personalities

ileleualatyr
intj olmaktan kurtulmuşumdur belki diye beş yüzüncüye çözüp yine intj çıktım ama bu sonucu kabullenmek intj'liğe aykırı olduğundan bu testi en az bi beş yüz kez daha çözeceğimden emin olabilirsiniz.

sevin

batmanken
herhangi bir karşılık veya çıkar beklemeden sevin. sevgi göstermeyi sevin. aksi takdirde hayal kırıklığına uğrama ihtimaliniz oldukça yüksek.

2020'nin kattıkları

kendiyle kavgali
Hayatın yetişemediğimiz hızından kurtulup, bir kenara çekilip kafamı toplamama yardımcı oldu. Geçmişin küçük bir analizi yapıldı dersler çıkarıldı ve gelecek yeni döneme bomba gibi dönme sözü verildi. Sergen Yalçının deyimiyle "artık sıkmaya başladı" ise de iyi yönleri yok değil.

hayat kalitesini yükselten şeyler

necdetersoz
basitçe,

beslenme ve vital gereksinimler konusunda;

- damak tadına uygun ve sağlıklı karbonhidrat, protein, yağ ve mikro kaynaklarına dengeli ve yeterli beslenme açısından erişiminin olması.
- istediğin zaman istediğin kadar temiz su içebilmek. bu da mı hayat kalitesini yükseltiyor diye soracak olursanız, yeryüzünde milyonlarca insanın temiz içme suyu sıkıntısı yaşadığını ve her yıl hâlâ yüz binlerce insanın kontamine sudan bulaşan kolera, tifo, dizanteri gibi hastalıklardan hayâtını kaybettiğini hatırlamak gerekir. temiz suya sâhip olmak bu yeryüzündeki en basit ve en önemli hayat gereksinimidir.
- temiz hava. evet, bunun önemini ankara'da geçen yıl ocak şubat aylarında biraz hava alayım diye evin penceresini açtığımda her yerin kapkara kömür dumanıyla dolup evden kokusu gitmediğinde anladım. türkiye'nin havası çok kötü. özellikle sanayi kentlerinde. ara ara ormana, yaylaya vs kaçmak gerek yoksa ömründe 1 dal sigara bile içmemiş olan ben ciğerleri elime alacağım buralarda kalırsam.
- kaliteli uyku ya da uyku hijyeni. uykunun önemini sınavlar nedeniyle sabahlamak zorunda kaldığınızda, nöbet/yorucu iş/aktivite sonrasında, stres nedeniyle uyuyamadığınızda çok daha iyi anlarsınız. kendi güvenli ortamında kendine yetebilecek kadar bir kaliteli uyku, beslenme ve su kadar önemli. (bkz: kaliteli uyku ve uyku hijyeni önerileri)

fiziksel aktivite konusunda;

- düzenli egzersiz yapma alışkanlığına sâhip olmak. hem kısa hem uzun vâdede bireyin kendi hayâtına yapabileceği en güzel yatırımlardan biridir. ne kadar erken başlanırsa o kadar faydalıdır. bu natural vücût geliştirme, ağırlık kaldırma olur, crossfit olur, trekking yoga olur ya da basketbol, tenis, yüzme vb. sporlar olur fakat bir insanın kendine uygun, fiziksel açıdan meşgûl olduğu bir fiziksel aktivite olması gerektiği kanaatindeyim.

seks, ilişkiler ve sosyal ortam konusunda;

- fizikî açıdan beğendiğin ve duygusal açıdan bağlılık hissettiğin insanla romantik ve cinsel açıdan vakit geçirebilmek. kısaca sevdiğin insanın seni de sevmesi. hem özel hem arkadaşlık, komşuluk, akranlık, akrabalık, âile ilişkileri hususunda. sosyal adaptasyon...
- mobbingsiz, fizikomental açıdan yıpratmayan ya da toparlanmaya imkân sağlayabilen bir akademik/meslekî ortam. çevrende, yaptığı işi profesyonel olarak yapan ve kendi görevini başkasına kitlemeye çalışmayan dürüst, yetkin, kendini gerçekleştirebilmiş insanların olması.

diğer:
- belli konularda düzenli olarak kısa ve uzun dönemli bir şeyler hedeflemek ve onları başarabilmek. insan bedeninde sentetik ve kimyasal bağımlılık ajanlarının verdiği hazzı doğal ve sağlıklı olarak verebildiği ispatlanan az sayıdaki şeylerden biri fiziksel aktivite, diğeri ise emek verilmiş bir işin sonucunda elde edilen başarıdır. ortak yanları vücutta dopamin, serotonin, opioid ailesi/endorfin/enkefalin salgılatmasıdır. başarı hissi bağımlılık yaratır. bir şeyler başarabilen insan daha fazlasını ister ve motive olur. bu nedenle başarı başarıyı doğurur genelde. düzenli egzersiz ve birlikteliğinde kendi hayatında sosyal ortamında başarılı olan insanların depresyon gibi psikiyatrik hastalıklara daha az sahip olduğu, beslenmede daha az şeker ve bağımlılık yapan madde tüketme gereksinimi hissettiği (bunların sağladığını fiziksel aktivite ve başarı kazanmak sağlıyor) ve daha az metabolik problemler yaşadığı da bilinir. başarı da maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine göre yukarıda saydığım seks, su, hava, yiyecek gibi alt basamaktaki temel ihtiyaçların üstünde, kişinin hayat tatminini sağlayan üst mertebe bir ihtiyaçtır.

aslında önce sağlık. neye sâhip olursan ol geceleyin bir dişin ağrısa başka şeyi düşünemez kimse. sağlığı koruma amaçlı her şey, yaşam kalitesini doğrudan ya da dolaylı olarak artırır. bu yukarıda saydıklarım da dikkat edilirse aslında fiziksel ve psikolojik sağlığı preserve eden ihtiyaçlar...
2

kolpaçino

squidward
ama bir de mesela hapşırdığın zaman bütün organların dururmuş. kalbin dahi duruyor yani o esnada. mesela dikkat et abi gözleri açık hiçbir delikanlı görmemişsindir hapşırırken. hapşırık metabolizmayı bozduğu için. o yüzden söyledim abi. yoksa tabi sizin lafın derinliğine gelince de yarabbi şükür demek daha mantıklı oluyor.

bkz. tıbbi bilgi desen var

ne zaman evleneceksin terörü

armut
en erken 24 yaşımda mezun olacağım bir fakülteye girip 4 sene de uzmanlık yapacağımı ve en az 5 sene daha evlilik düşünmediğimi tüm teyzelere açıklamak zorunda kaldığım sorudur.

Ailemizde benden büyük olan kadınların hepsi üniversite mezunu. Ülkemizin kadını her şeye sahip olup erkeğine minnet etmeyince tercih edilmiyor. Erkeklerimiz çok özgüvensiz. İstiyorlar ki kadın maddi boyundurukları altında bulunsun. Hal böyle olunca benim ailemin kadınları çok geç evlendiler. Akrabalarımız bizim ailenin kadınlarını bu konuda oldukça darladı. Fakat bir şekilde hepsi evlendiler. (30 yaşından sonra evlendiler). Sorunun tek muhatabı olarak kaldım.

magnum

belladonatropa
magnum diyince aklınıza dondurma değil de foremen geliyorsa sakince nefes alıp verin ve bunun sebebini düşünün..anatomiye olan sevginiz mi yoksa ekonomik nedenlerden ötürü max 5 dakika sürecek bir tadım için 7-8₺ verememiş olmanın hasreti mi?

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol