sağlık çalışanlarına yönelik şiddet

gri
Toplumumuzun sağlık okuryazarlığı gerçekten vasatın altında. O yüzden ilaç firmalarıyla anlaşmalıyız zannedenler, gribine antibiyotik bekleyenler, doktorun verdiği ilacı "ağız kuruluğu" yapıyor diye içmeyenler, hasta başına 5 dk düşen bir düzende kendisine 15 dk ilgi bekleyen ama başka hastaya 15 dk ilgi verilince çıldıranlar vs gibi tonla sterotip var ve maalesef bakanlık da hâlâ bir adım atmıyor. Şahsen ben hastayla aramızda olası bir iletişimsizlik halinde -ki bu oldukça mümkün çünkü sağlık okuryazarlığımız gerçekten berbat bir halde- başıma bir şey gelirse diye derin bir endişe içerisindeyim

Her neyse, tüm bu hukukî ve ahlakî kısmın çözümleri hepimizin malumu şimdilik geçiyorum. Bu iletişimsizlik sorununu çözmek amaçlı ben kendim için doktorken beyaz bi tahta almayı planlıyorum abi. Her şeyi çizerek anlatıcam: "Bak süleyman amca bu 🦠 mikrop. Bu senin burnunun👃yanlarına yerleşmiş. Burası beyne 🧠 çok yakın. Verdiğim ilacı 💊 kullanmazsan mikrop oraya da gidebilir 🏃🏻‍♀️🏃🏻‍♀️. Kızının düğününü görmek istemez misin? Gel garanti olsun, zaten 5️⃣ güncük. Anlaştık mı? Süpersin🦸"
2

neden kaçar

lavinia
bazen uğraşmak istemez, kendini bulunduğu yerde kapana kısılmış gibi hisseder belki, mutsuzdur huzur bulmak ister. eskilerle uğraşmak asırlardır çözülmeyi bekleyen düğüm olmuş ip yumağını bırakıp yeni bir ip alır. temiz bir sayfa açmak ister gerçekten. kaçmak çözüm değildir derler ama çözümün başlangıcıdır.

şu an uçağa atlayıp gidilmek istenen ülke

elegantmoon
gece gece gelen, popülasyonun endişe verici düzeyde yüksek bir kısmı açlık veya yoksulluk sınırında yaşarken faniliğim, gençliğim/toyluğum ve yararlı bencilliğim sebebiyle şu an okuduğum not da dahil olmak üzere her şeyi bir kenara bırakıp esenboğa'ya gitme isteğimi tetikleyen ülkedir.
isterim ki yaklaşık yirmi dört saat süren yolculuğun sonunda küba'ya ayak basayım, eşsiz kumsallarında gezeyim, rengarenk sokaklarında altmışların arabalarını konu alan kompozisyonları yakalamaya çalışırken makinanın hafızasını doldurayım. fizibilitesi yüksek, ucuz hayallerimiz var tabi ki. Kübalı doktorlar kansere çare bulmuşmuş hem, gitmişken onu da öğreniriz belki. olmaz mı?
4

ön yargı

keeker
genelde beni yanıltmaz . genelleme yapmak ne kadar kötü olsa da tanıdığım konuştuğum gördüğüm insan sayısının fazla olması tahminlerimin tutma olasılığını artırır . bi şey dedikten sonra geçen süre zarfında sen bu kişiye böyle demiştin ya da ben böyle demiştim cümlelerini duyma sıklığım tezimi doğrular nitelikte

en son neye sinirlendiniz

prime
ben her zamanki gibi okula sinirlendim. pratik sınavda soru dağılımının açıklanmaması çok saçma değil mi? hocalara söylediğimizde de gelen cevap bugüne kadar hiç açıklanmadı oluyor. pardon da pandemideyiz. bugüne kadar yapılmayan milyonlarca şey yapılmadı mı zaten?

mor ve ötesi

leavesfromthevine
En sevdiğim gruplardan biridir. Bütün albümlerini hatta bütün amatörlüğüne, harun tekinin oturmamış sesine rağmen bırak zaman aksın albümünü bile severek dinlerim. Umarım yeni albümleri de yoldadır. Kendi adıma son çıkan iki tekliyi çok beğendim. (bkz: forsa)
(bkz: dünyaya bedel)

Biraz da favorim olan şarkılarından bahsedeyim. Son zamanlarda bazen'e takmış durumdayım. (çok sevgili dostum sbg'ye selamlar.<3) Bi de yalnız şarkı olabilir ama o tüm zamanların favorisi zaten:d. 23, uyan, balıklar, 2012, güneşi beklerken, daha mutlu olamam... Hangi birini sayayım ya yine alevlendi mvö aşkım:')

kendinize itiraf edin

deli dumrul
Virgülsüz noktasız itiraf mı denir ehh denmez gibiii Uzun zaman sonra youtube'a girdim şöyle bir baktım takip ettiğim kanallara çook güzel video çekmişler sonra sürelerine baktım hep ikişer basamaklı yok hocam zaman yok kim oturup izleyecek dedim kapattım youtube'u daha ne zaman girerim bilmiyorum izlemeye mi üşendim uzunluğu mu bahane ediyorum takipçisi olduğum kanalların takip et butonlarına basan ben'le aramdaki fark mı açıldı deli sorular ve de düşünmek için gözümü kapattığımda gözümün önüne gelen m. brachioradialis kadavrası

yurtta kalacaklara tavsiyeler

ruhdoc
Özelinden, vakfına, devlet yurduna çeşit çeşit yurtlarda kalmış biri olarak şöyle diyebilirim.

Vakıf yurtları sizden bir şeyler bekliyorlar. Ama genellikle bu beklentileri karşılayamayan grup bizim tıp camiasındaki öğrenciler oluyor. Tabi bazı istisna arkadaşlar her türlü işe yetişebildiği için çok genellememek gerek. Küçümsemek istemeseniz de idarecilerin kendi eğitim hayatlarını sizle karşılaştırmaları sonucu sanki küçümsüyorsunuz algısını oynayıp kafayı sıyırmanıza sebep verebilir. Tabi zamanla derdinizi anlatamadığınız içinde bu sefer gerçekten bu küçümsemeye başlıyorsunuz. İnsanın dengesini şaşırtıyorlar. Sizin kendi doğrularınızla mücadele edildiği zamanlarda yaşıyorsunuz. Kendi çizginizi korumak için bir mücadeleye giriyorsunuz. Zaman zaman yıpratıcı, zaman zaman güzel dostluklar kazansanız da eninde sonunda kendinizi oradan kurtarmaya çalışıyorsunuz.

Özel yurtlarda kalmak görece daha iyi olmakla beraber maddi imkanların kısıtlamaları devreye giriyor maalesef. Yurdun yemeğini, suyunu iyice araştırmanız sizin için uygun olacaktır.

Devlet yurtları ise tam bir kumar. İlk kaldığım yurt ise ciddi olarak uzaktaydı. Aslında mesafe problemi olmasa gayet iyi bir yurttu. Daha sonrasında merkezdeki yurtlara nakil için uğraşıyorsunuz zaman kıymete bindikçe. En azından size karışan yok. Oda arkadaşlarınızla da aranızda bir denge kurduğunuzda gayet yaşanılabilir.


Sırada gelelim Ankara özelinde konuşmaya.
Özellikle sahil tarafından gelen arkadaşlar sıkı giyinmeniz lazım. Ayaz, Ankarası ile ünlü bir şehirdir. Ya da bunun gibi bir ince espri vardı 🤪. Sonbahar diye düşünmeyin. Sabahları (özellikle sabah 9 öncesi) şu aralar ince mont ya da kalın ceket giymeyi gerektiriyor. Kışını siz düşünün ona göre hazırlıklı gelin.

Edit: bunu yazdıktan sonraki gün üstünden ceketini çıkaramadı...

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol