insanın ulaşabileceği en yüksek makam

leavesfromthevine
İyi bir insan olabilmektir bence. Düşününce çok zor bunu başarmak. Eylemlerimiz altında yatan nedenler içsel kaynaklı olmuyor çoğu zaman çünkü. Kin tutmamayı öğrenmek, kendimize yapılanları affedebilmek zor. İyi insan olmanın tanımı da bahsettiklerim değil aslında ama demek istediğim şu ki kötülüğün karşılığını vermek dahi olsa kötülüğe dair herhangi bir şey yapmamayı başarmaktır.

lisedeki almanca dersi

siriusyildizi
Hocamız iri yarı, heybetli bir adamdı, dersini takan pek az insan vardı, derse 4-5 kişi katılır ama hoca herkesin katılmasını istediği için kendisi seçerek metin okutturur, tahtaya kaldırırdı. Sınavda sözlük serbest derdi ama sözlükte bulamayacağımız kelimelerin olduğu sınav yapardı 😅 bir gün başka bir dersin yazılısı vardı serbest bıraktı, tabii sınıfta acaip uğultu var hoca bir uyardı iki uyardı kimsenin umrunda değil en son ciddi sinirlenmiş olmalı ki masaya yumruğunu bir vurdu, lamba gitti geldi. Ben durumdan çok etkilendiğim için mi halüsinasyon görüyorum sanmıştım jfjdjdjdj sordum arkadaşlara herkes farketmiş, nasıl oldu hâlâ anlamış değilim :)

queen

elegantmoon
En sevdiğim şarkılarını bıraktım:
Freddy Mercury hakkında yazılabilecek methiyeler haklı olarak sonsuzdur ancak queen'in ikinci adamı Brian May gölgede kalmamalıdır zira kendisi mükemmeliyetin ta kendisidir. Kendisi, olağanüstü bir gitarist olmasının yanında astrofizikçidir. Eklediğim şarkının yazarı ve söyleyenidir. Şarkının içinde gizlenen zaman yolculuğu emarelerinden ayrıca tat almak mümkündür.
2

amy winehouse

highwaytohell
"we only said goodbye with words
i died a hundred times.."
çok özel bir ses..lisede şarkılarıyla tanışmıştım.her şarkısının yoğun duygular barındırdığını hissederdim o zamanlar.hala da her dinlediğimde tüylerim diken diken olur.

milli kütüphane

darkgreen
fakülte sweatleriyle etrafta koşuşturan minnoş tıpçılarla doludur. günün hangi saati gidersen git tanıdık birini görürsün. zaman zaman uzun kuyrukları olur, müdavimleri sabırlı insanlardır o sırayı sabırla beklerler. rahat koltuklarıyla uyumak için de idealdir. sabahlamadan ruhunu tam alamazsın. ders verimi kadar arkadaşlık bağlarını kuvvetlendirmesiyle de markadır. çöken tuvalet tavanlarına rağmen uzun yıllar daha varlığını sürdürmesini dilerim ki bu gelenek bitmesin

machinarium

fihtheinfpt
küçükken kardeşimle oynamayı çok sevdiğimiz ama adına dilimiz dönmediği için robot macerası dediğimiz oyun. seneler sonra tekrar bulup indirdim çünkü aklımız kalmıştı bitiremediğimiz ve sonra uygulamayı kaybettiğimiz için... biraz hileyle de olsa bitirdik, mutlu son:))

bir insan ömrünü neye vermeli

limon
Yaşamaya vermeli... bir idea, bir olay, bir kişi ya da herhangi bir şey uğruna değil hepsine vermeli. Bizler insanız birden fazla şeyi aynı anda yapabilecek ve birçoğunda başarılı olabilecek beceriye sahibiz.

Çoğu zaman nasıl geçtiğini bile anlamadığım bu ömre birçok güzel şey sığdırabilirim sadece seçmem ve emek vermem yeterli

sefiller

ruhsuz
1862 senesinde Victor Hugo tarafından yayımlanan roman.
Bugünse 3107 kişilik kapasiteli ato congresium'da kapalı gişe oynanan ve uyarlanan oyun.

2022'de prömiyerini yapmış.
O zamanın aksine akustik tek kelimeyle kusursuzdu.
Dekor,kostümler tam da olması gerektiği gibiydi.
Ve ayrıca bunların yanında babamla gittik. :)
Tiyatroya gittiğimde yanımda kıymet verdiğim biri olmadıkça story falan atmam ama hem yanımdaki kişi hem de oyun paha biçilemez olunca etiket atıp storilemek farz olmuştu,gerekeni yaptık. :)

Şahsi ve genel teknik detaylardan sonra esas kısma geçelim:

•9 sene önce okuduğumda manasız gelmişti
•bugün 22 yaşımda baktığımda nefesim kesildi,büyülendim
Yıllardır neden okunduğunu,okutulduğunu anlıyorum
•kendinize solcu diyorsanız politik bağlamda,sağcı diyorsanız daha politik bir bağlamda,insan diyorsanız tamamen varoluşsal bağlamda algılayacağınız bir eser
•camiler aslında birer aşevi,yuva,sığınak olmalı;geceleri insanlar sığınabilmeli derken aslında bunu kast ediyorduk
•din dediğin olgu ceberrut bir silah değil,sevgi aracı olmalı derken de bunu kast ediyorduk
•kanunları herkese eşit şekilde uygulamak adaleti getirmez.
Adalet eşit değildir eşitlik.
Yani anlayacağımız şu ki:
'Kavramları kendi yaşamımız içinde anlamlandırabilmek için sanatın her koluna muhtacız,yadsımak tek kelimeyle cahilliktir.'

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol