Stanley kubrick'in çektikten kısa bir süre sonra öldüğü film.
Kendisi filmde gerçek bir karı kocanın oynamasını istemiş, bunun için de o zamanların gözde çifti tom cruise-nicole kidman ikilisinden daha iyi bir seçenek düşünemeyiz.
Senaryoya tom cruise bey'in fazla yabancılık çektiğini düşünmüyorum, ayin falan aşina olduğu şeyler zaten :)
Gece kulaklık takılı müzik açık ışık kapalıyken etrafında bir şeyin hareket ettiğini sezinleyen leavesfromthevine'ın maceraları.
tıp fakültesini tercih etmek :( bu kadar yorulacağımı bildiğim halde nasıl cesaret ettim/neden cesaret ettim ara ara düşünmüyor değilim..
Evet genelde akraba terörüyle kombinedir bu durum.
Benim bazı davranışlarıma binaen bunu yapan bir kuzenim vardı. Kendince terbiye(?) Veriyordu sjsjjjs
Akrabalarımı severim ben genel olarak. Nihayetinde kan bağımız var. Ama hayatıma karışabilecekleri,hadlerini aşabilecekleri anlamına gelmez verdiğim değer. Engelledim kuzenimi.
Ytd diyemicem gayet de yatırım tavsiyesidir. Bunlara maruz kalmak zorunda değiliz.
Benim bazı davranışlarıma binaen bunu yapan bir kuzenim vardı. Kendince terbiye(?) Veriyordu sjsjjjs
Akrabalarımı severim ben genel olarak. Nihayetinde kan bağımız var. Ama hayatıma karışabilecekleri,hadlerini aşabilecekleri anlamına gelmez verdiğim değer. Engelledim kuzenimi.
Ytd diyemicem gayet de yatırım tavsiyesidir. Bunlara maruz kalmak zorunda değiliz.
Otoparktaki arabaların çok fazla oluşunu bahane edip eve gitmiştim.....
"ona kötü bir şey olsun istedim.
bana aşık olsun istedim."
Bazen insan boş ver diyemiyor, imkansız aşklar için yaratıldığını bilse bile.
bana aşık olsun istedim."
Bazen insan boş ver diyemiyor, imkansız aşklar için yaratıldığını bilse bile.
bazı geceler içimde bir çığlıkla uyur, bazı sabahlar içimde bir çığlıkla uyanırım.
o çığlık hiç susmaz aslında. her zaman bağırırım ben. bazen diğerlerinin gürültüsü o çığlığı bastırır, yok olmuş gibi hissederim bazen ama o ses her zaman ordadır, sadece ben daha az duyuyorumdur ya da daha az dinliyorumdur. shhh!
o çığlık hiç susmaz aslında. her zaman bağırırım ben. bazen diğerlerinin gürültüsü o çığlığı bastırır, yok olmuş gibi hissederim bazen ama o ses her zaman ordadır, sadece ben daha az duyuyorumdur ya da daha az dinliyorumdur. shhh!
parmağına yüzük denediğinde ve o yüzüğün parmağından çıkmadığını farkettiğinde hissedilen çaresizliğin ve korkunun diğer bir versiyonu
O günkü şartlarda suçlu sayılıp aslında yaptığı bir suç teşkil etmeyen bir sürü insan var geçmişte hatta günümüzde bile. Suçlu 'ilan edilmiş' birinin gerçekten suçlu olup olmadığını bilemeyiz diye düşünüyorum.
komiteye 1 hafta kala
Böyle başlıklarda aklıma yazabileceğim hiçbir şey gelmiyor. İşte o zaman hayatımda kimseyi o anlamda sevmediğimi anlıyorum, sevseydim mutlaka aklıma gelirdi.
bu başlık bana düşüncelerine değer verdiğim bir arkadaşımın yıllığıma yazdığı ve hayattaki rolümü özetlediği satırları hatırlattı. Ona göre rolüm 'Bir şeyde hataları arıyorsanız o açıkları bulur ve o hataları düzeltir.'
Geçmiş olsun yakın zamanda geçer umarım
Uyumaya çalışırım daha çok uyuyamam daha çok denerim daha daha çok uyuyamam sonra sabah olur kalkarım işime gücüme bakarım :)
Başlangıcını hatırlamıyorum ama bende öfke zinciri falan var sanırım bir şeye sinirlenince aniden her şeye sinirleniyorum. Hatırladım odada dönüp duran sineğe sinirlendim...
Berk öyle biri olabilir ama taylan öyle biri değil.
Geldi yine muson mevsimi :)
hatıra olarak bir reçete saklamaktayım çünkü reçetenin yazıldığı gün hayatımın tamamen değiştiği bir gündü.. ayrıca saçma olarak da bir arkadaşımın tarihi geçmiş otobüs kartını saklıyorum çok saçma ama çok hoşuma gidiyor :)))
Şimdi dünya herkesten yapılmış bir gönül yorgunluğu. Şimdi dünya soğuk. İnsan büyüdükçe bir bir ayrılıyormuş sevdiklerinden.
Entrylerimin az artılanması:(
Heteroseksüel, müslüman, sünni bir erkek dışındaki herhangi bir şeyi olmak kolay değil; hatta imkansız.
Peşin not: Herhangi bir şekilde yukarıda yazdığım gruplara ya da sıfatlara herhangi bir sözüm yahut eleştirim yok, bunların yanında tüm farklılıkları da kabul edebilsek keşke.
Peşin not: Herhangi bir şekilde yukarıda yazdığım gruplara ya da sıfatlara herhangi bir sözüm yahut eleştirim yok, bunların yanında tüm farklılıkları da kabul edebilsek keşke.
hayat bana pop-up reklammışım gibi davranıyor.
okuldan eve dönüyorumdur, binanın asansörüne binerim ve aynaya bakarım. ve derim ki "ay ne tatlıyım ya, ne kadar güzel olmuşum bugün." bunu diyebilmek harika bir şey çünkü o aynaya baktığımda dediğim şey genellikle şu oluyor: "nolmuş bana ya, bütün gün böyle mi gezdim ben? resmen yıkılmışım." çünkü çoğu zaman, sabah minnoş minnoş çıktığım eve akşam maddi ve manevi olarak çökmüş ve yıpranmış olarak dönüyorum.
Bu değildir.
Sana yağ gelir aklıma ilk başta sonra da danone 😋😋
Zaman zaman kendi evime çıkmak istesem de ne mutlu bana ki ben aile evinin kanserojen olduğunu düşünmüyorum ve bu hayatımı çok kolaylaştırıyor. Yine de pek çok arkadaşımın bundan dert yandığına şahit oldum. Yazarların da bu konu hakkındaki düşüncelerini çok merak ediyorum.
Bazı hisler.
Arkadaşımsa pek umursamam, beni sevdiğini ve bir şekilde devam edeceğimizi bilirim ama flörtümse beni çok üzüyor. Madem geç cevap verecektin hiç girişmeseydin bu işe.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
