amerikada almanyada yaşayıp türkiyeye turist gelmek vardı. siyasiler için hem en değerli varlık kategorisindesin hem de amerikada haftada harcadığın para ile burada 1-2 ay yaşayabilirsin. ve en güzel ney biliyor musunuz?
Bir hayal...
Her şeyden soğumaya ve nefret etmeye başlıyorum sanki.
Sizi yoran insanları hayatınızdan çıkarmak.
"Denemediği bir şey kalmayan insan, acaba bir gün insan olmayı deneyecek mi?"
-Makyaj Yapan Ölüler
-Makyaj Yapan Ölüler
Açıkçası benim çok da ilgimi çekmiyor. Biz öldükten sonra ne kadar yaşarsa yaşasın farkı yok bizim için. Ama tabiki bu durum bizden sonra gelen nesillere güzel bir dünya bırakmamız gerçeğini bunun önemini asla azaltmıyor
Ben de bir iyi geceler gelsin o halde. Daha sağlıklı, daha mutlu bir yarına uyanmamız dileğiyle. Diliyorum ki hepimizin gönlümüzdeki hayatımızda olsun. Hep mutlu, umutlu, huzurlu olalım. Hayatı hep sevelim. Yaşamak yanımız hep ağır bassın. Nerede olursa olsun kendimizle mutlu olalım gurur duyalım. İyi geceler diliyorum ama her gecemiz için. Her gecemiz, her günaydınımız, her akşamımız için iyilikler olsun!✨
Şimdi size acemi cadı karakter analizi yapıyorum.
Öncelikle Karakterlerimizin hepsi özel bir okulda okuyorlardı.
Selim muhtemelen spor bursuyla gelen, memur bir ailenin en büyük çocuğuydu. Ahlak kurallarına son derece uygun yaşıyordu. Fazla düzgündü. Fazla düzgün ve iyi insanlar izlerken bize keyifli gelse aslında gerçek hayatta bu insanları yanımızda bulundurmaktan hoşlanmayız. Çünkü hepimiz hayatımızda bir kere dahi olsa yalan söyleriz ya da dedikodu yaparız. O iyi insan bu durumda yaptığımız ahlak dışı şeyleri bize mutlaka hatırlatır.
Ayşegül ebeveynlerinden değil dedelerinden zengin olarak büyümüş, istediği insan olmaktan korkmayan, hiçbir zaman maddi kaygı yaşamadığı için hırsları olmayan bir kızdı. Dolayısıyla sevmekten korkmuyordu. Hırs, özellikle de parayı kapsıyorsa sevgiyi daima geriye atarak büyür. Ancak Ayşegül'ün herkesi sevebilecek kadar hırssızdı.
Toygar muhtemelen okula bağış yapan, zengin ailenin hiç sevilmemiş çocuğuydu. Ailesi o etkinlikten bu organizasyona koşarken bakıcıların inisiyatifine kalmış fakat her türlü maddi imkana sahip biriydi. Hayattaki en büyük isteklerinden birisi muhtemelen sevgi görmekti. Hırslarına yenik düşen insanlarla geçirdiği bir ömürden sonra Ayşegül gibi insanların varlığına şahit oldu. Toygar sevmeyi ve sevilmeyi bilmeyen biriydi. Sevgisini maddi şeylerle kazanmaya çalıştı. Kendi bildiği tek yolla... Fakat asla başarılı olamadı. Sevilmemeye devam etti.
Öncelikle Karakterlerimizin hepsi özel bir okulda okuyorlardı.
Selim muhtemelen spor bursuyla gelen, memur bir ailenin en büyük çocuğuydu. Ahlak kurallarına son derece uygun yaşıyordu. Fazla düzgündü. Fazla düzgün ve iyi insanlar izlerken bize keyifli gelse aslında gerçek hayatta bu insanları yanımızda bulundurmaktan hoşlanmayız. Çünkü hepimiz hayatımızda bir kere dahi olsa yalan söyleriz ya da dedikodu yaparız. O iyi insan bu durumda yaptığımız ahlak dışı şeyleri bize mutlaka hatırlatır.
Ayşegül ebeveynlerinden değil dedelerinden zengin olarak büyümüş, istediği insan olmaktan korkmayan, hiçbir zaman maddi kaygı yaşamadığı için hırsları olmayan bir kızdı. Dolayısıyla sevmekten korkmuyordu. Hırs, özellikle de parayı kapsıyorsa sevgiyi daima geriye atarak büyür. Ancak Ayşegül'ün herkesi sevebilecek kadar hırssızdı.
Toygar muhtemelen okula bağış yapan, zengin ailenin hiç sevilmemiş çocuğuydu. Ailesi o etkinlikten bu organizasyona koşarken bakıcıların inisiyatifine kalmış fakat her türlü maddi imkana sahip biriydi. Hayattaki en büyük isteklerinden birisi muhtemelen sevgi görmekti. Hırslarına yenik düşen insanlarla geçirdiği bir ömürden sonra Ayşegül gibi insanların varlığına şahit oldu. Toygar sevmeyi ve sevilmeyi bilmeyen biriydi. Sevgisini maddi şeylerle kazanmaya çalıştı. Kendi bildiği tek yolla... Fakat asla başarılı olamadı. Sevilmemeye devam etti.
Kaloriferin önünde uyumak. Sırtını dayayıp ayaklar peteklerin arasına sıkıştırılırsa tadından yenmez :)
(Soba kalmadı şimdi şömineli ev de lüks işte bir takım orta sınıf halleri naparsın)
(Soba kalmadı şimdi şömineli ev de lüks işte bir takım orta sınıf halleri naparsın)
Benim ev 😉
nörodejeneretif hastalıkların hepsi. yavaş seyri dolayısıyla olduğum insanı kaybettiğimi kendim de göreceğim için ayrı bir korkutucu geliyor bu hastalıklar.
'Bu kız beni beni görmeli Bana kazak örmeli...'
:))
Allah'ın dini esprileri kaldıramayan müslümanların toplamından daha fazla hoşgörüye sahip olduğu
Konuşurken "ben ne konuşuyorum, ne demeye çalışıyorum ya ??" dedirten sorunsal.
dünya tiyatro günü :) kutlu olsun!
dengeyi kuramamak
Dil dile değmeden dil öğrenilmez.
Yani gidin İngiltere de bir kelle paça için
Yani gidin İngiltere de bir kelle paça için
56 çok hoş geliyor gözüme sanki böyle yanyana birbirlerini tamamlıyorlar gibi. Şahanee
fikirlerin birbiri içinde çözünüp ayrışmaya karşı çıkmaları. asıl düşünmeniz gereken şeyi fikirleriniz arasından seçmenizi engeller.
Ankara Kalesi'nde ruhumu teslim ettiğim gün. Cidden orayı yaya olarak kat etmek çok zormuş, bir daha asla çıkmam. Gerçi çıktığıma değdi gibi ama olsun.
Bir de Rahmi Koç Müzesi'nde mavi gözlü bir kız çocuğuyla eczacılık oynadım, güzel bir gün bu yüzden.
Bir de Rahmi Koç Müzesi'nde mavi gözlü bir kız çocuğuyla eczacılık oynadım, güzel bir gün bu yüzden.
al kendini dedi git dedi nerde kalırsan kal dedi bana
Gütf'e giriş biletim ve gütfsözlük'e taze yazarlar kazandıracak olan sınav :)
Fotoğraf ve video paylaşımı üzerine kurulu sosyal medya platformudur. Bu platformda hesap yönetimi tamamen bireye bağlıdır. Dileyen dilediği paylaşımları yapabilir. Bir de bu uygulamada keşfet kısmı vardır. Son zamanlarda sıklığı artan güncellemeler ile gelen, yepyeni ve de oldukça sağlam algoritmalar sayesinde keşfet kısmı tamamıyla size hitap eder. Bir içeriği sıklıkla izlerseniz ya da arkadaşlarınızla paylaşırsanız o sizin gözünüze sokulmaya çalışılır. Bu uygulamada, tamamıyla bilinçli olarak ve kendi isteğimiz ile takip ettiğimiz insanlar dışında gördüklerimiz yine kendi algoritmamıza takılan seçimlerimizdir. Dolayısıyla uygulamanın kişiden kişiye değişen bir istatistiği, bu istatistiğe bağlı olarak değişen kullanım amacı vardır. Neyi seçerseniz gözünüze sokulmaya çalışılan odur.
Bazen çok değişik geliyor bana. Geçen yıl tam bugün Sımsıkı sarılıp gözlerimin içi parlayarak fotoğraf çektiğim insanla bugün yolda karşılaştım. yüzüne bile bakmayıp kafamı başka yöne çevirdim. En tuhafı hiçbir şey hissetmedim,umursamadım bile. Geçen yılki fotoğraf önüme düşünce aklıma geldi. Hayat gerçekten çok değişik sayın yazarlar. Tabi insanların da altta kalır yanı yok.
ne kadar bozuk olunulabiliyorsa o kadar bozuk. Azaltmak için uğraşıyorum fakat sanki bazı küfürler noktalama işareti olmuş gibi virgül yerine veya nokta yerine kullanıyorum genellikle.
Bu kelimeyle tanışmam kardeşimin doğmasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. Aynı şekilde, 5 yaşıma kadar tek çocuk olmam sebebiyle "paylaşmak" kelimesini de çok uzun bir zaman bilmiyordum ve bir gün apartmanın bahçesindeyken komşumuzun kızı çikolatalı kekimi paylaşmayı önerdiğinde anlamını bilmememe rağmen "tamam" demiş, kekimin yarısına veda etmiştim ki gerçekten çok sinirlendiğimi bir daha asla herhangi bir paylaşım teklifine evet dememeye karar verdiğimi hatırlıyorum.
Kıskançlık kelimesiyle tanışmam da yine apartmanın bahçesinde gerçekleşti :)
Kardeşim doğduğunda, bahçede beraber oyun oynadığım tüm arkadaşlarım bana kardeşimi kıskanıp kıskanmadığımı soruyorlardı. Nedenini anlamıyorum ama o yaşlarda bir kelimenin anlamını bilmediğimi söylemiyordum, sanki anlamını biliyor gibi cevap veriyordum :d
Ben de "kıskanmak" kelimesinin "sevmek" anlamına geldiğini düşündüm ve bahçede kardeşimi kıskanıp kıskanmadığımı soran herkese "evet" dedim. Tabii bir şekilde annemlere kardeşimi kıskandığım yönünde söylentiler ulaştı ve ailemin benimle konuşmasıyla beraber kıskançlığın ne demek olduğunu öğrenmiş oldum :)
Çocuk cehaletinin önemli örneklerinden biriyim galiba😄
Kıskançlık kelimesiyle tanışmam da yine apartmanın bahçesinde gerçekleşti :)
Kardeşim doğduğunda, bahçede beraber oyun oynadığım tüm arkadaşlarım bana kardeşimi kıskanıp kıskanmadığımı soruyorlardı. Nedenini anlamıyorum ama o yaşlarda bir kelimenin anlamını bilmediğimi söylemiyordum, sanki anlamını biliyor gibi cevap veriyordum :d
Ben de "kıskanmak" kelimesinin "sevmek" anlamına geldiğini düşündüm ve bahçede kardeşimi kıskanıp kıskanmadığımı soran herkese "evet" dedim. Tabii bir şekilde annemlere kardeşimi kıskandığım yönünde söylentiler ulaştı ve ailemin benimle konuşmasıyla beraber kıskançlığın ne demek olduğunu öğrenmiş oldum :)
Çocuk cehaletinin önemli örneklerinden biriyim galiba😄
insanların hepsinin karşı taraftan ölümüne beklediği, kendisine gösterilmediğinde ortalığı birbirine kattığı ancak iş başkalarına göstermeye geldiğinde tanımazlıktan geldiği duygu. bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, "hürmet" diyor tdk. ne güzel bir tanım. herkes karşındakinden hürmet bekliyor, beklediğimiz hürmeti karşımızdaki insanlara gösteriyor muyuz acaba?
Çok yiyen gazlı bir bebek djsndnd
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
