Bana hiçbir zaman büyük mutluluklar vadedilmedi . Hissettirilmedi.Her zaman yaşanılanların ucundan kıyısından bir şeyler koparmaya çalıştım.hiçbir zaman karşıma geçip beni mutlu edecek cümleler söylenmedi. Hep kendim için,konuşulanların içinden kısa da olsa bir kelime bulmak için uğraştım.
Ama ne olursa olsun her seferinde mutlu olmak için çabaladım,küçük şeylerle yetinmem gerektiğini bildim,ya da karşımdakilerin mutluluklarıyla mutlu olabilmeyi öğrendim.çünkü yola devam etmem gerekiyordu.çünkü yürüdüğüm yolu takip edenler vardı.
Ve bir de En önemlisi tüm bunlar için çabalarken vadedilmeyenlerin olma ihtimali uğruna kendimden,inandıklarımdan,içimdekilerden bir an olsun vazgeçmedim. Bekledim. Sabrettim.
Hâlâ vazgeçmiyorum.bekliyorum.sabrediyorum…küçük mutluluklara sığınmaya,cümleler içinden sözcükler bulmaya çalışıyorum…
Öyle birden içimden geldi. İyi geceler sevgili sözlük. İçindekilere kulak verip,onlara inanmayı tercih eden benim gibilere gelsin.
Klişe olacak belki ama "bak oradan terlik geliyor şimdi"
Latife Kafe. Arkadaşlarımla geçen dönemin sonuna doğru keşfettiğimiz yer. Instagram'da karşıma çıkmıştı ve Instagram'da karşıma çıkan her yere yaptığım gibi hiç gitmeyeceğimi düşünerek kaydetmiştim ama beni yanılttı ve gittim. Sonrasında devamlı olmayacağını düşündüm ama devamlı da oldu. Kafeyi çok sevmemde en büyük etkenlerden birisi kahverenginin hakim olması. Kafede çalan şarkılar da oldukça dinlendirici. Diğer kafelere nazaran daha sakin. Şehrazat en gösterişli tatlısı olsa da tiramisusu favorim. Ayrıca çayı da çok iyi. Yolunuz düşerse ki okula yakın olduğunu düşünürsek düşer gidin derim. :)
305'te şüpheli bir cıgara
ucunda tel tel dökülen bir çocuk
ne yanına dönse simsiyah
yağmurun kederli camları
camları
birini bekliyor ama kimi
elleri ter içinde teri soğuk
kapıyı dinler arasıra
akşamları
militan akşamları
yukardaki odalar bütün boş
fakat merdivenlerde fısıltılar
belli belirsiz ayak sesleri
birileri mi var
o mu çok sarhoş
siyasi polis olmasın
yoksa serüven bitti mi
anlaşılmaz telefonlar çalıyor
karanlık anlamları
anlamları
Attila İlhan - Serüvenin Sonu
ucunda tel tel dökülen bir çocuk
ne yanına dönse simsiyah
yağmurun kederli camları
camları
birini bekliyor ama kimi
elleri ter içinde teri soğuk
kapıyı dinler arasıra
akşamları
militan akşamları
yukardaki odalar bütün boş
fakat merdivenlerde fısıltılar
belli belirsiz ayak sesleri
birileri mi var
o mu çok sarhoş
siyasi polis olmasın
yoksa serüven bitti mi
anlaşılmaz telefonlar çalıyor
karanlık anlamları
anlamları
Attila İlhan - Serüvenin Sonu
en sevdiğim ve en az kullandığım renk. sevdiğim şeyler bana yakın olursa bir zaman sonra sevgim azalır diye korkuyorum, hem zaten uzaktan gökyüzünü izlemeyi mavi giyinmeye yeğlerim
bu güzellik bir daha olur mu acaba sn organizatörler?
2 ay olmuş bu seferkine ben de gelmek isterim olursa.
2 ay olmuş bu seferkine ben de gelmek isterim olursa.
Fermante eden bira mayasının hatrına tematikten çıkardığım biradır.
'Ya kal ya da al beni de yanına
Sevdan dar eder dünyayı canıma..'
Sevdan dar eder dünyayı canıma..'
Kötü bir son, sonsuz bir umutsuzluktan iyidir
~elly hakkında
~elly hakkında
şu muhteşem videoya özel internete para ödediğimize değen videolar diye entry (ya da giri :)) açasım var ama tutuyorum kendimi :p
Zıt kutuplar sadece fizikte birbirini çeker. İnsan kendi gibi olanı sever. sizi birbirinize çeken de ortak yönleriniz ve farklılıklarınıza duyduğunuz saygıdır.
Zafirlukast mı montelukast mı karar veremiyorum. İkisi de çok ilginç.
ya ben burada okumak için mi o kadar cok çalıştım diyip ağladığım ve şu an orada olmak için can attığım şehir
bir yerde okumuştum : "ey şair! bana gösterme, bana yaşat."
şair dediğin yalnızca göstermez, yaşatır.
şair dediğin yalnızca göstermez, yaşatır.
"it has been said, 'time heals all wounds.' i do not agree. The wounds remain. İn time, the mind, protecting its sanity, covers them with scar tissue and the pain lessens, but it is never gone."
-rose kennedy
-rose kennedy
tahin pekmez
edit: peynir ceviz (of hele bir de ekmeğin arasına doldurunca)
edit2: simyacı (kitap) + indigo night (şarkı)
edit: peynir ceviz (of hele bir de ekmeğin arasına doldurunca)
edit2: simyacı (kitap) + indigo night (şarkı)
gariban tesellisi bu nerde görsem tanırım.
Adı üstünde, tıbbiyeliler ve tabiplerin bayramıdır. Kutlu olsun💙
Not: Sayın sağlık bakanımız bir gün önce diğer sağlık çalışanlarının da tıp bayramını kutlarken 2 gündür yalnızca olması gerektiği gibi kutluyor. Bunu, hekimlerin birlik olmasının son zamanlardaki en büyük başarısıymış gibi görüyorum.
14 mart'ımızı bir daha kaybetmememiz dileğiyle
Not: Sayın sağlık bakanımız bir gün önce diğer sağlık çalışanlarının da tıp bayramını kutlarken 2 gündür yalnızca olması gerektiği gibi kutluyor. Bunu, hekimlerin birlik olmasının son zamanlardaki en büyük başarısıymış gibi görüyorum.
14 mart'ımızı bir daha kaybetmememiz dileğiyle
Seni düşünmek güzel şey,
Ümitli şey,
Dünya'nın en güzel sesinden,
En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum...
Nazım Hikmet Ran
Ümitli şey,
Dünya'nın en güzel sesinden,
En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum...
Nazım Hikmet Ran
O halde bir kez daha (yazar: gutfsozluk)
az önce instagramda gezinirken en güzel arkadaşlarımdan birinin yüklediği fotoğrafıyla karşılaştım. takdir edersiniz ki gerçek hayatta sürekli gördüğünüz birisi yüz şeklinde photoshop ile en ufak bir oynama bile yapsa bunu fark etmek çok kolay. Bu fotoğraf photoshop'un artık günümüzde ne kadar yaygın bir durum haline geldiğini anlamamı ve insanları photoshop yapmaya iten nedenler üzerine bir sorgulama yapmamı sağladı. insanlar artık doğal hallerini kabul etmek istemedikleri için photoshop yaptıkları ve photoshoplu fotoğrafları göre göre doğal vücutlarını kabul etmek istemedikleri bir döngüye girmiş bulunmakta. Bu öyle bir döngü ki insanların yüzlerindeki en ufak sivilceye veya atkuyruklarından çıkan en ufak bir saç teline dahi tahammülleri yok. bu konu hakkında yazarlarımızın neler düşündüğünü merak ediyorum. sizce photoshop'un sosyal medyadaki yeri veya insanları onu yapmaya iten nedenler nedir?
Yarın bununla ilgili film vizyona girecek, some bergens problemss. Spoiler: He, ne, o'üç ./
efendim?
Tüm arayışlar tek bir varışa çıkar: aslını bulmak. Lâkin bu asıl belki birindedir, belki bir yerdedir ya da tüm mekânların ötesindedir; bilinmez… bilinen tek şey insanın aslını bulmadan hiçbir yere tam olarak varamayacağıdır.
komiteden kaç alsa finalden kaç alarak geçebileceğini hesaplıyor
Serolojik testler konusuna lanet eyliyorum. Bir soru bir sorudur deme eşiğini aştım. Bu konudan soru çıkarsa yapmayıveririm. (Tek sorun bunu çoğu konuya diyip salmam.)
Yılın son sınavında sınav kağıdımı teslim ettiğim anda yaşadığım histir.
Rahatlamayla gelen mutluluk olarak tarif edebilirim sanırım.aynısını yapmam gerekenlerin listesini yapıp oradaki her maddenin üstüne çizik attığımda da hissediyorum.
Rahatlamayla gelen mutluluk olarak tarif edebilirim sanırım.aynısını yapmam gerekenlerin listesini yapıp oradaki her maddenin üstüne çizik attığımda da hissediyorum.
şu zamanlar için "online eğitimden bu kadar oluyor maalesef bilmiyorum" da fena sayılmaz
Takılarımı her zaman mango sezon fiyatlarından alacak kadar refaha ermiş olarak hayal ediyorum.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?