Dublörüm ben en tehlikeli en zor sahneleri ben yaparım ancak asıl adamin ben olduğum asla anlaşılmaz. Gerekirse ölürüm ama yine de önemsizdir hayat devam eder.
"Be the supernova in the darkness of the cosmos." Kendileri motto edinildi.
Sakın tek bir kelime daha edeyim deme! Neden biliyor musun? Çünkü inanırım...
uzun süredir telegram kullanıyorum ve cidden başarılı olduğunu düşünüyorum. güvenliği pek umrumda değil. bir arkadaş grubumuz var orada, gruba bot ekleyip oyun oynayabiliyoruz mesela. şarkı ismi yazınca sözlerini atan bir bot var. hiç telegramdan çıkmadan gruba müzik atıp dinleyebiliyorsunuz, atılan linklere de videolara da önizlemeden bakabiliyorsunuz ve telegramdan çıkmanıza gerek kalmıyor. ses kaydı atmak gibi görüntü atabiliyorsunuz böyle yuvarlak videolar halinde. güzel ya öneririm.
Tüm islam aleminin 14 subat sevgililer gününü enişten dileklerimle mübarek eyliyorum inşallah
sanat yalnızca sanatçının kendisi içindir. sanatçı sanatını sanat için ya da toplum için yapmayı tercih edebilir ancak ne düşünürse düşünsün her seçimi kendi zevklerinin bir sonucu olacaktır.
aman bu dünya benim zarifliğimi hak ediyo mu sanki. zeka diyorum ben.
3.nesil kahvecilere benzettiğim müzik gruplarından biri
2020 bana kendimi kattı. Hayatımdaki sorunları fark etmek ve bunları çözmek için çok fazla vaktim oldu. Kendimi daha yakından tanıdım, daha iyi anladım, daha çok sevdim
Nev- Es
https://www.youtube.com/watch?v=IoY_lWtoH7o
boyum bir metre iken de dinliyordum, hala da dinliyorum (Nev'in kendisi için de geçerli olan durumdur). Kendisinin konserine gitmek bir nasip olmadı, verdiği ilk konsere gitmeye and içtim. Niye gizli derseniz bilmiyorum, o kadar uzun süredir dinliyorum ki herhalde paylaşmak garip geliyor.
https://www.youtube.com/watch?v=IoY_lWtoH7o
boyum bir metre iken de dinliyordum, hala da dinliyorum (Nev'in kendisi için de geçerli olan durumdur). Kendisinin konserine gitmek bir nasip olmadı, verdiği ilk konsere gitmeye and içtim. Niye gizli derseniz bilmiyorum, o kadar uzun süredir dinliyorum ki herhalde paylaşmak garip geliyor.
bu ara sık sık yaşadığım durum.. bir anda tüm hesaplarımı silicem,şimdiden hissedebiliyorum :d
Varlığıyla kaderi değiştirebildiği iddia edilen ancak aslında sadece kişiye güç veren bir olma halinin eylem adı.
Kendisi için dahi çabalamayan insanlar,ve/veya onunla/onlarlarlayken edindiğiniz 'biz' kavramı uğruna çabalamak kalbinize yük olacaktır.
Yapmayınız.
Vakti geldiğinde bırakabiliniz.
Size ve aynadakine kısacık hatırlatmamdır🍀
Kendisi için dahi çabalamayan insanlar,ve/veya onunla/onlarlarlayken edindiğiniz 'biz' kavramı uğruna çabalamak kalbinize yük olacaktır.
Yapmayınız.
Vakti geldiğinde bırakabiliniz.
Size ve aynadakine kısacık hatırlatmamdır🍀
Hafiflemek;
bazen içsel yüklerden kurtulmak
Ve bazense kilo vermek:)
Çok öfkelisin ona karşı. Nefret edesin var. Dilinde de olabilecek en hoyrat sözler.
Tabi,seçebilirsin bu yolu,sen bilirsin ama tavsiye etmem. Katekolamin demek,erkenden yaşlanmak demek. Sana yazık be güzelim:)
İyi biri ama
Bana iyi gelmiyor.
Hayatımda mı tutsam yoksa kıra döke kapı dışarı mı etsem? Bence ikisi de değil. İkisini de yapmış ve ikisi kendine de yapılmış biri olarak derim ki;
Üzmeden hayatının ortalarında olan o kişiyi birazcık kenarlara çek.
Hafiflemek,esasında ruhunu besleyebilecek kadar huzura sahip olabilmek.
Hafifleyebilmek ise,bu lükse sahip olmak. Yoksa kolaydır,oturduğun yerden anlatmak.
Biliyorum,bizim buralarda zarif insanı
Akılsız görürler.
Lakin,vazgeçersen? Örnek alınacak bir kişi daha azalmaz mı?
Ve hafiflemek bir noktada,onların kabalığıni görmene rağmen kendini koruyabilmek. Çünkü sen,öyle olabilecekken olmamayı seçtin. Bunun adı,huzur ile Hafifleyebilmek..
bazen içsel yüklerden kurtulmak
Ve bazense kilo vermek:)
Çok öfkelisin ona karşı. Nefret edesin var. Dilinde de olabilecek en hoyrat sözler.
Tabi,seçebilirsin bu yolu,sen bilirsin ama tavsiye etmem. Katekolamin demek,erkenden yaşlanmak demek. Sana yazık be güzelim:)
İyi biri ama
Bana iyi gelmiyor.
Hayatımda mı tutsam yoksa kıra döke kapı dışarı mı etsem? Bence ikisi de değil. İkisini de yapmış ve ikisi kendine de yapılmış biri olarak derim ki;
Üzmeden hayatının ortalarında olan o kişiyi birazcık kenarlara çek.
Hafiflemek,esasında ruhunu besleyebilecek kadar huzura sahip olabilmek.
Hafifleyebilmek ise,bu lükse sahip olmak. Yoksa kolaydır,oturduğun yerden anlatmak.
Biliyorum,bizim buralarda zarif insanı
Akılsız görürler.
Lakin,vazgeçersen? Örnek alınacak bir kişi daha azalmaz mı?
Ve hafiflemek bir noktada,onların kabalığıni görmene rağmen kendini koruyabilmek. Çünkü sen,öyle olabilecekken olmamayı seçtin. Bunun adı,huzur ile Hafifleyebilmek..
olsam güzel olur he :) elden ele stajyer yapalım beni
we'd hurt each other with the things we want to say
Lise ikide müthiş iyi çözebildiğim, yks döneminde de çöze çöze pisagor seviyesine eriştiğim ders-ti. Artık iki ile üçü bile zor topluyorum.
bir ara ulaşamadığımız için bize karanlık dönemler yaşatan internet ansiklopedisi.
Her an ilgiye aç olan, ufak bir ilgi düşüklüğünde triplere giren aşko kuşko sevgili olurdu… :)
Kini,nefreti neredeyse hiç anmayıp onlardan,onları ananlardan uzak durarak. Konu ne olursa olsun sevginin hangi türü gerekiyorsa onu ruhuma işleyip konuya içimden yaklaşarak. Elimin uzandığı yapraklara,ağaçlara,dallara,çiçeklere dokuna dokuna yürüyerek. Gökyüzüne sık sık bakıp önce mavisine dalıp sonra gözlerimi kapatıp derin bir iç çekerek. Yolda karşılaştığım hayvanlara selam verip onlarla konuşarak bazısınınsa tüylerini okşayarak. İnsanların ne dediğini düşünmeden sadece kendi içimi dinleyecek şekilde hareket ederek. Kendime,yalnızlığıma zaman ayırıp onun dediklerini kağıtlara dökerek…
Ama En çok da şükrederek. Olana,olmayana;gidene,kalana. Her şeye şükrederek.
Ama En çok da şükrederek. Olana,olmayana;gidene,kalana. Her şeye şükrederek.
kütüphanede çalışırken bazen bir anda bağırmak geliyor içimden. "neden, ne için çalışıyoruz bu kadar? manyak mıyız gençler?" filan diyerek bir isyan başlatasım geliyor. ya da bazen nispeten geç saatlerde gitmiş oluyorum, bakıyorum her yer dolu. o zaman da şöyle diyesim geliyor, "oğlum başka işiniz yok mu sizin ya, bu saatte gelmişsiniz, derdiniz ne sizin acaba?" bazen de üniversite sınavına çalışan gençleri görüyorum, onlara da "kaçın gençleeeer, bulaşmayın bu işlere." diyesim geliyor. bulaşmayıp ne yapacaklarsa sanki ahahahha. öyle bir anlık saçma şeyler geliyor işte aklıma, böyle bağırsam ne olur acaba diye geçiyor içimden. daha hiç bağırmadım ama bakalım, çalışmaktan çıldırdığım bir gün bir anda kendimi tutamayıp bağırabilirim.
Once said olsa çok eğlenceli olur
Başlıyorum
“Salak mısın cemile?!”
Başlıyorum
“Salak mısın cemile?!”
Temassız teslimat seçeneğini seçtiğin siparişte kuryenin ısrarla zili çalıp sen açmadan siparişi kapıya bırakmaması.
En yakın dostum, liseden bir arkadaşım. Onun da ankara'da eğitim görüyor olmasının iletişimimizin kopmamasının en önemli sebebi olduğunu düşünüyorum.
Diğerleriyle pek sık görüşmüyoruz ama görüştüğümüz nadir zamanlarda da eski samimiyetimizi koruyabilmemizi, aradan sanki hiç zaman geçmemiş gibi hissetmeyi çok seviyorum.
Diğerleriyle pek sık görüşmüyoruz ama görüştüğümüz nadir zamanlarda da eski samimiyetimizi koruyabilmemizi, aradan sanki hiç zaman geçmemiş gibi hissetmeyi çok seviyorum.
fitness trendlerine bağlı olarak şu sıralar popülerliğinin arttığını düşündüğüm bir yiyecek. her yerde reklamını görüyorum. belki benim ilgi alanlarıma göre düzenlenmiş ve bana daha çok görünen reklamlar da olabilir. eskiden piyasada sürekli şekerli olanları bulunurken artık pek çok gıda markası şekersizlerini ya da farklı çeşitlerini (ballı, hurmalı, chia tohumlu vb) üretmeye başladı. ezme yerine yıllardır doğrudan fıstığın kendisini tüketen biri olarak uzun bir süre ilgimi çekmese de evde bir anda ezme yapasımın gelmesiyle berâber hârika bir lezzet de keşfetmiş oldum.
bunun üzerinden biraz gastronomi konuşalım. yiyeceğiniz kadar çiğ yer fıstığını kabuklarından soyarak ve iyice ayıklayarak bir tavaya alıp başka hiçbir malzeme eklemeden 5-10 dk kısık orta ateşte kavuruyorsunuz ve hafif kızarıp esmerleşmesini sağlıyorsunuz. yer fıstıklarını henüz çok sıcakken bir blender/rondoya hızlıca alıp 5 dk kadar krema ve ezme kıvâmına gelene kadar çekiyorsunuz. kavururken yağını hafifçe salacağı için çekmeye başladığınızda o kendi yağı yer fıstığına esas ezme kıvâmını sağlayacak ekstra yağ koymadan çünkü kendisi zâten çok yağlı. bu kadar.
ve evet fıstık ezmesi, içine başka hiçbir şey koymasanız dâhi normal fıstıktan kat kat daha lezzetli. peki içinde başka hiçbir ek malzeme olmadan yer fıstığı ezmesi, yer fıstığının kendisinden çok daha lezzetli olabiliyor? temelde iki sebebi var.
kavurma işleminde, fıstıktaki protein ve karbonhidratta yüksek sıcaklıkta meydâna gelen maillard reaction adı verilen olay. bizim esmerleşti, kavruldu, kızardı dediğimiz şey. yaklaşık 180 derece sıcaklık gereksinen bu reaksiyon, yiyecek moleküllerinin tat ve aromasını insan damak zevkine göre artırıyor ve değiştiriyor. o yüzden aslında hemen her besinin kavrulmuş, kızartılmış hâlleri, 100 santigrad derecedeki haşlama ve çiğ tüketimlere göre insanlara daha çok zevk veriyor. örneğin hammaddesi aynı olmasına rağmen kahvelerin farklı kavrulma derecelerine göre farklı tatlar vermesinde de aynı sebep yatıyor.
ikincisi ise tat tomurcuklarıyla temas ve yüzey alanının artması. fıstığı bütün hâliyle tükettiğimizde ağzımızda en fazla birkaç kez çiğner ve akabinde parçacıklar hâlinde hemen yutarız. dolayısıyla fıstık içindeki tat molekülleri yeterince dilimizle temas sağlayamadığı için fıstığın tadı olduğundan daha az algılanır. ezme hâline getirdiğimizde ise bu moleküllerin tomurcuklarla teması ciddi şekilde artar ve fıstığın tadı çok daha yoğun şekilde bizim tarafımızdan algılanır. o yüzden içine ekstradan hiçbir malzeme koymasanız dâhi tek başına bunlar lezzetini katlar.
yine de tatlandırmak isterseniz miktarca 1:10 oranında bal; veganlar de için hurma suyu ya da özütü, birlikteliğinde bir fiske tuz çok güzel sonuç verir. tadı artırmak için ekstra tatlı malzeme kullanılan târiflerde genel olarak berâberinde çok düşük miktarlarda tuz kullanılması tatlı tadın algılanmasını kolaylaştırıyor. bunun altındaki bilimsel mekanizma da çok mantıklı. dilde tat tomurcuklarında bulunan ve glukoz taşıyan SGLT1 reseptörlerinin çalışması ve şekerli tadı algılayıp beyne iletecek hücrelere taşınması, ortamda sodyum varlığında indükleniyor. sglt de zâten sodium-glucose linked transporter demek. işte bu yüzden bizim kullandığımız bir fiske tuz, gastronominin bilimle ilişkisini ortaya koyan ufak detaylardan sâdece biri...
bunun üzerinden biraz gastronomi konuşalım. yiyeceğiniz kadar çiğ yer fıstığını kabuklarından soyarak ve iyice ayıklayarak bir tavaya alıp başka hiçbir malzeme eklemeden 5-10 dk kısık orta ateşte kavuruyorsunuz ve hafif kızarıp esmerleşmesini sağlıyorsunuz. yer fıstıklarını henüz çok sıcakken bir blender/rondoya hızlıca alıp 5 dk kadar krema ve ezme kıvâmına gelene kadar çekiyorsunuz. kavururken yağını hafifçe salacağı için çekmeye başladığınızda o kendi yağı yer fıstığına esas ezme kıvâmını sağlayacak ekstra yağ koymadan çünkü kendisi zâten çok yağlı. bu kadar.
ve evet fıstık ezmesi, içine başka hiçbir şey koymasanız dâhi normal fıstıktan kat kat daha lezzetli. peki içinde başka hiçbir ek malzeme olmadan yer fıstığı ezmesi, yer fıstığının kendisinden çok daha lezzetli olabiliyor? temelde iki sebebi var.
kavurma işleminde, fıstıktaki protein ve karbonhidratta yüksek sıcaklıkta meydâna gelen maillard reaction adı verilen olay. bizim esmerleşti, kavruldu, kızardı dediğimiz şey. yaklaşık 180 derece sıcaklık gereksinen bu reaksiyon, yiyecek moleküllerinin tat ve aromasını insan damak zevkine göre artırıyor ve değiştiriyor. o yüzden aslında hemen her besinin kavrulmuş, kızartılmış hâlleri, 100 santigrad derecedeki haşlama ve çiğ tüketimlere göre insanlara daha çok zevk veriyor. örneğin hammaddesi aynı olmasına rağmen kahvelerin farklı kavrulma derecelerine göre farklı tatlar vermesinde de aynı sebep yatıyor.
ikincisi ise tat tomurcuklarıyla temas ve yüzey alanının artması. fıstığı bütün hâliyle tükettiğimizde ağzımızda en fazla birkaç kez çiğner ve akabinde parçacıklar hâlinde hemen yutarız. dolayısıyla fıstık içindeki tat molekülleri yeterince dilimizle temas sağlayamadığı için fıstığın tadı olduğundan daha az algılanır. ezme hâline getirdiğimizde ise bu moleküllerin tomurcuklarla teması ciddi şekilde artar ve fıstığın tadı çok daha yoğun şekilde bizim tarafımızdan algılanır. o yüzden içine ekstradan hiçbir malzeme koymasanız dâhi tek başına bunlar lezzetini katlar.
yine de tatlandırmak isterseniz miktarca 1:10 oranında bal; veganlar de için hurma suyu ya da özütü, birlikteliğinde bir fiske tuz çok güzel sonuç verir. tadı artırmak için ekstra tatlı malzeme kullanılan târiflerde genel olarak berâberinde çok düşük miktarlarda tuz kullanılması tatlı tadın algılanmasını kolaylaştırıyor. bunun altındaki bilimsel mekanizma da çok mantıklı. dilde tat tomurcuklarında bulunan ve glukoz taşıyan SGLT1 reseptörlerinin çalışması ve şekerli tadı algılayıp beyne iletecek hücrelere taşınması, ortamda sodyum varlığında indükleniyor. sglt de zâten sodium-glucose linked transporter demek. işte bu yüzden bizim kullandığımız bir fiske tuz, gastronominin bilimle ilişkisini ortaya koyan ufak detaylardan sâdece biri...
Elinin körüne gider safiye
Son filmi Fransız Postası dahil olmak üzere 5 adet filmiyle Disney Plus'te yerini almış olan yönetmen.
bu akşam sözlüğümüzde bi trafik var çok güzel bence :))
aklıma bu güzel replik geldi o yüzden bu boş başlığı açmak istedim
https://www.youtube.com/watch?v=Su7A_daraYg
aklıma bu güzel replik geldi o yüzden bu boş başlığı açmak istedim
https://www.youtube.com/watch?v=Su7A_daraYg
Susarsan sevinirim.
biliyorsunuzdur ki bazı okullar ilk komiteden beri anatomi görüyor, bazıları ilk sınıftan itibaren farmakoloji parazitoloji vs. dersleri alıyor. sizce bizim okulumuz doğru bir yol izliyor mu?
dipnot: tabii ki hocalarımız yılların birikimiyle en iyi sistemi bulmuşlardır ama daha iyisi bulunana kadar iyi, en iyi gibi gözükebilir.
dipnot: tabii ki hocalarımız yılların birikimiyle en iyi sistemi bulmuşlardır ama daha iyisi bulunana kadar iyi, en iyi gibi gözükebilir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
