Eskiden elimde olamayacak bazı durumlarda bile hissederdim ama zamanla salmayı öğrenmişim galiba ya da sadece büyüdüm
Schlimazl'ın rekorlar köşesine hoşgeldiniz :) bu ayın rekoru 26 saat tren yolculuğu :) 4 saati devirdim bile. Her şey güzel gidiyor. Vaktiniz varsa, yalnız kalmak ve uzunca düşünmek istiyorsanız tren yolculuğunu bir düşünün. Arkadaşlarınızla eğlenmek de bir seçenek. Yeni insanlarla tanışmak da mümkün. Benim için Tek dezavantajı biraz yavaş olması. Bir sonraki hedefim kuşetliyle uzun yolculuk yapmak :)
Edit : rekorların kaydedilmesi.
3 saat otobüs +29 saat tren+3 saat otobüs olmak üzere toplam 35 saat yolculuk ile rekorlardayım. Evde denemeyiniz :)
Edit : rekorların kaydedilmesi.
3 saat otobüs +29 saat tren+3 saat otobüs olmak üzere toplam 35 saat yolculuk ile rekorlardayım. Evde denemeyiniz :)
“İkimize bir mutlu son yazdım sonra. O evde seninle birlikte oturduk.. Sustuk.. Yanımda durdun sessizce. Burası sondu. Başka bir yaşamdı. Sadece biz vardık. Bana baktın.. Mavi ve telaşsız. Sustuk. Başka bir yaşamda başka bir mutlu son.Biz bunu haketmiştik..Hikayemiz orada bir yerde.Hep benimle duracak.Dayanabilmemin tek yolu bu çünkü.”
-ıssız adam
-ıssız adam
Bu sefer olacak galiba yaa
Acilen birisi bana sarılsın çok acil!
Bölüm geçmek için tüm tuşlara basıyorum.
kedimi. yine çatıya çıkmış deli hayvan.
Yemek sipariş etmek. Sonra yemek gelene kadar oyalanarak zaten yemek gelicek şimdi odaklanamam diyip oyalanmak, yemek gelince oyalana oyalana yemek, yedikten sonra ay bana bir uyku çöktü demek, uykum açılsın bi kahve içem demek, oyalana oyalana kahve yapmak, kahve de sohbetsiz olmaz diyip oda arkadaşlarıyla sohbet eşliğinde aheste aheste kahveni yudumlamak, aman ya zaten giden gitti yarın çalışırım demek, kapanış.
Ertesi gün: uyanış, pişmanlık :)
Ertesi gün: uyanış, pişmanlık :)
çayı çok güzel olan mekan
Tiktok gibi platformlarda kadınların sadece belirli bölgelerinin görüntüsüyle iğrenç cümleler kuranları da gördükten sonra bunun olmadığına inanan var mıdır acaba?
Ciddi bir uyum problemleri var, geldiğin yere uyum gösteremiyorsan gidersin. Bu kadar basit.
Zaten sıkıntılı insanımız son zamanlarda artmaya başladı, bir de dışarıdan ithal ettik. Tam oldu.
Not: Öncelikle derdim ülkemize herhangi bir şekilde değer kazandıran insanlarla değil. Bir insanın, kendi ülkesinde can güvenliği yoksa ülkesine iade edilmemesi konusunda da bunu savunan herkesle hemfikirim. Birini bile bile ölüme gönderemeyiz, bu durum başka bir şey ancak şu anki durum çok başka. Türkiye resmen Avrupa'nın mülteci çöplüğü oldu. Resmen kendilerine gelecek bu kadar mülteciyi bizde tutuyorlar bir şekilde.
İnsan önce kendi vatandaşını düşünmeli, kim vergi veriyorsa önce onlara hizmet etmeli.
Ciddi bir uyum problemleri var, geldiğin yere uyum gösteremiyorsan gidersin. Bu kadar basit.
Zaten sıkıntılı insanımız son zamanlarda artmaya başladı, bir de dışarıdan ithal ettik. Tam oldu.
Not: Öncelikle derdim ülkemize herhangi bir şekilde değer kazandıran insanlarla değil. Bir insanın, kendi ülkesinde can güvenliği yoksa ülkesine iade edilmemesi konusunda da bunu savunan herkesle hemfikirim. Birini bile bile ölüme gönderemeyiz, bu durum başka bir şey ancak şu anki durum çok başka. Türkiye resmen Avrupa'nın mülteci çöplüğü oldu. Resmen kendilerine gelecek bu kadar mülteciyi bizde tutuyorlar bir şekilde.
İnsan önce kendi vatandaşını düşünmeli, kim vergi veriyorsa önce onlara hizmet etmeli.
Gecenin en karanlık vakti şafaktan öncedir. Hayata ve insanlığa karşı umudunu kaybetme
İnsanların sanki sadece kendileri çok meşgulmuş gibi davranmalarindan nefret ediyordum. Kardeşim inan senden çok daha fazla mesguliyetim var ve senin 1-2 işini de bana yükleyip sonrasinda beni yok sayman. Tüm başarıyı da kendine alman yok mu beni sinirden kudurtuyor. Bir gün tüm işlerdem elimi çekicem umuyorum ki bocalar az da olsa işin büyük bölümünü benim yaptığımı görürsün. Senden bazen öylesine nefret ediyorum ki! bağırmak istiyorum her şeyi ben yapıyorum a.k ,her şeyi ben yapmama rağmen sonunda neden beni gormezden geliyorsun sanki tüm başarı senin veya sizinmis gibi davranıyorsun. Yeter a.k yeter bırakıcam her şeyi çok yakında mal gibi kalıcaksınız. Yemin ediyorum sayın yazarcımlar derslerim, notlarım b.k gibi derslerimden ozel hayatımdan fedakarlık yapıyorum çoğu zaman
Allahim benim aptal kafam salak ben
Allahim benim aptal kafam salak ben
diyete falan başlayabildiğin yok, geç bu işleri
sözlü sınav deneyimimin çok çok az olmasına rağmen "sözlü sınav" diye cevaplandırabileceğim başlık. cevabını bilmediğin bir soru soruluyor ve karşındaki hoca bir şeyler söylemeni bekliyor. "bilmiyorum hocam, bunu geçsek olmaz mı?" diyemiyorsun. yazılı sınavdaki gibi boş bırakıp veya herhangi bir şıkkı işaretleyip geçemiyorsun. ya da mesela yazılı sınavı iyi yapamadığında sadece düşük not alıyorsun ama sözlüde azar işitme riskin de var.
bir sürü şey çalışmışsın mesela ama hoca gidiyor, senin iyi çalışmadığın yerden soruyor. "hocam ben şunlara iyi çalışmıştım, ordan sorsanız.." diyesin gelse de diyemiyorsun. yazılı sınavda neredeyse her konudan soru geliyor soru sayısı fazla olduğu için ama sözlüde sadece iki üç soru soruluyor. şansına ne çıkarsa artık. yani bilmediklerini bildiklerinle telafi etme şansın çok düşük.
cevabını bildiğin bir şey soruluyor, sen cevap verdikçe hoca daha da detaya inip başka şeyler soruyor. doğru mu cevaplıyorsun, yanlış mı cevaplıyorsun ondan bile emin olamıyorsun çünkü hoca ona da bir tepki vermeyebiliyor. zaten streslisin, hocaların karşısında iyice geriliyorsun, koşarak uzaklaşasın geliyor ama yapacak bir şeyin yok. kısacası elinden hiçbir şey gelmiyor. söz konusu çaresizlikse daha ne olsun...
bir sürü şey çalışmışsın mesela ama hoca gidiyor, senin iyi çalışmadığın yerden soruyor. "hocam ben şunlara iyi çalışmıştım, ordan sorsanız.." diyesin gelse de diyemiyorsun. yazılı sınavda neredeyse her konudan soru geliyor soru sayısı fazla olduğu için ama sözlüde sadece iki üç soru soruluyor. şansına ne çıkarsa artık. yani bilmediklerini bildiklerinle telafi etme şansın çok düşük.
cevabını bildiğin bir şey soruluyor, sen cevap verdikçe hoca daha da detaya inip başka şeyler soruyor. doğru mu cevaplıyorsun, yanlış mı cevaplıyorsun ondan bile emin olamıyorsun çünkü hoca ona da bir tepki vermeyebiliyor. zaten streslisin, hocaların karşısında iyice geriliyorsun, koşarak uzaklaşasın geliyor ama yapacak bir şeyin yok. kısacası elinden hiçbir şey gelmiyor. söz konusu çaresizlikse daha ne olsun...
aile evinin kapılarının açılışı, büte selamlar, duygusal kucaklaşmalar
dekanlık sarmaşığının kesilmesi :7
Son zamanlarda kaderci bir bakış açısına kaydığım için hayır diyeceğim sorunsal. Biz her ne kadar verdiğimiz kararlarla geleceğimizi şekillendiriyormuş gibi olsak da sonuçta olacak olan neyse o oluyor. Madem ki geleceği bilmiyor ve aslında değiştiremiyoruz, o zaman biz zaten yaşanacak olan olasılık neyse onun içinde yaşıyoruz. Bu yüzden tam olarak özgür olduğumuzu düşünmüyorum.
İnsanlara aileme çevreme yardım etmek beni mutlu eden nadir şeylerden olsa da genelde bunu o kişiler için "endişe" hissetmeden sadece içimde üzüntü veya huzur hisserek yapıyordum. Ama o zor durumda kaldığında elim ayağıma dolaştığını nasıl yardım etmem gerektiğine dair çok stres olduğumu fark ettiğimde beynimde o kişiyi koyduğum yerin diğerlerinden farklı olduğunu anladım.
yazarların mezûnîyet sonrası uzmanlık yapmayı hedeflediği ya da istediği tıp alanlarıdır.
hastâne koşullarını tâkip etmiş, ilgilendiği hastalıkları araştırmış ve hakkında seçmek için yeterli düzeyde bilgi sâhibi olduğuma inanan biri olarak kendim adına nöroşirürji diyorum.
hastâne koşullarını tâkip etmiş, ilgilendiği hastalıkları araştırmış ve hakkında seçmek için yeterli düzeyde bilgi sâhibi olduğuma inanan biri olarak kendim adına nöroşirürji diyorum.
"Herkes seni sen zanneder.
Senin sen olmadığını bile bilmeden,
Sen bile..
Seni ben geçerken,
Derim ki,
Saati sorduklarında;
Onu ”O” geçiyordur.
Kimse anlam veremez.
Tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
Ettirmek istiyor musun demezler.
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
Zamanı durdururum yüreğimde,
Sensiz geçtiği için,
Akrep yelkovana küskündür.
Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
Bil ki akrep yelkovanı geçerse,
Atan bu yüreğim durur.
Bırak bozuk kalsın, hiç değilse;
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur."
Gibi harika bir şiirin muhattabı olan yazarın adıdır aynı zamanda. "Tomris gibi sevilmek" çok güzel bir şey olsa gerek.
Senin sen olmadığını bile bilmeden,
Sen bile..
Seni ben geçerken,
Derim ki,
Saati sorduklarında;
Onu ”O” geçiyordur.
Kimse anlam veremez.
Tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
Ettirmek istiyor musun demezler.
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
Zamanı durdururum yüreğimde,
Sensiz geçtiği için,
Akrep yelkovana küskündür.
Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
Bil ki akrep yelkovanı geçerse,
Atan bu yüreğim durur.
Bırak bozuk kalsın, hiç değilse;
Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur."
Gibi harika bir şiirin muhattabı olan yazarın adıdır aynı zamanda. "Tomris gibi sevilmek" çok güzel bir şey olsa gerek.
“proleterlerin zincirlerinden başka yitirecekleri bir şey yoktur. oysa kazanacakları koskoca bir dünya vardır” der karl marx komünist manifesto'da. kutlu olsun 1 mayıs!
50 yıl önce yaşasaydık belki evet diyebilirdim ancak bu zamanda ne kadar kibirli, egoist olursanız o kadar kıymetiniz artıyor maalesef. iyi insanların zamanı değil bu zaman..
soğuk bir günde evin kapısını açınca yüze vuran sıcak hava dalgası
İmdaaaattt
Hepsi
Tekerlek
Bkz :
Bkz :
Çıkmış bak geçersin kanka
Dışarıdan gelen her türlü etken ile bozulma tehlikesi yaşadığı için temelinin hiç sağlam olmadığını düşündüğüm yapı.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
