Every single day
Every word you say
Every game you play
Every night you stay
i'll be watching you
Gazi tıp bana her geçen gün niçin bir soru daha yapıp Ankara Tıp'ı kazanmadığımı veya dönem sonu niye geçmediğimi çokca sorgulatıyor.
Teşekkürler Gazi Tıp, gazi tıp ve ayrıcalıklarıyla kalmanız dileğiyle
Teşekkürler Gazi Tıp, gazi tıp ve ayrıcalıklarıyla kalmanız dileğiyle
Evet demişim ilk cevabımda ama şu anda büyük harflerle yazıyorum:hayır.
Ego durmalıdır,yeri gelince büyümeldir ancak ondan daha büyük bir ideal ve sevgi olabilmelidir ki egoya yer kalamasın.
Yoksa ego olmalıdır,kendi içinde.
Milleti itin mabadına sokup çıkarmadan,kendi kendine,kendi halinde olsun.
Ego körelemez. körelmeli dediğim vakitte bence altta yatan daha büyük bir kibrim vardı.
Klinkçi hocalar insanın hakkından güzel geliyor bu arada :)
Ego durmalıdır,yeri gelince büyümeldir ancak ondan daha büyük bir ideal ve sevgi olabilmelidir ki egoya yer kalamasın.
Yoksa ego olmalıdır,kendi içinde.
Milleti itin mabadına sokup çıkarmadan,kendi kendine,kendi halinde olsun.
Ego körelemez. körelmeli dediğim vakitte bence altta yatan daha büyük bir kibrim vardı.
Klinkçi hocalar insanın hakkından güzel geliyor bu arada :)
Yaralayan şey öğreticidir
Kimlikte yazmayan ve kullanılmayan ama nedense ülkede herkeste bulunan ad.
Arkadaşlarının düğün davetiyesini aldığın an.
Pervasız
Bugün 27. Yıldönümü olan insanlığın kara lekesi. Din, dil, ırk, siyasi görüş gözetmeden sanıyorum herkesin ortak görüşü bir insanı değil öldürmek bunu düşünmek bile aşağılık bir zihniyettir. Hele bir de içlerinde suçsuz günahsız çocuklar, kadınlar, eli silah tutamayan yaşlılar varken. 27 yıl önce bugün binlerce insan ağır silahlarla "etnik temizlik" adı altında vahşi şekilde can verdi tüm dünyanın gözü önünde.
"Yugoslavya'nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna'da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletler'in güvenli bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da bulunmaktaydı.
Savaştan önce nüfusu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebrenitsa 'açlık' ve 'hastalıklar' ile mücadele eden bir 'toplama kampı'na dönüşmüştü. Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.
"Yugoslavya'nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna'da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletler'in güvenli bölge ilan edilen 6 bölge arasında Srebrenitsa da bulunmaktaydı.
Savaştan önce nüfusu 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle 60 bin civarına gelmişti. Artık Srebrenitsa 'açlık' ve 'hastalıklar' ile mücadele eden bir 'toplama kampı'na dönüşmüştü. Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.
Kurabiye yapıyorum
Bünyeme huzur aşılayan şarkıların sahibi grup. Ayrıca “ederlezi” yorumları da müthiştir.
En sevdiğim şarkılarını bırakıyorum, hizmette sınır yok.
En sevdiğim şarkılarını bırakıyorum, hizmette sınır yok.
Nazar boncuklu süsler, Fazıl say, tek tek yazmayayım bir sürü haaarika müzik grubumuz, gerçek çiğ köfte (ayrıca gerçek cacık ve baklava), duygu dayanır hocamız, hakiki adıyaman tütünü (bkz bitter turkish tobacco), karlı kayın ormanları ve ceviz ağaçları, nayık ve abidas spor ayakkabı, köylü pazarları, solotürk uçak takımı, her hafta gratis indirimi, rakı roka kombosu, pamukkale girişinde gezdiren deve, disko topu şahin ve doğanlar, mahalle çeşmeleri, kutlamak için dağıtılan limon sıkılmış lokma :::::)))), abidin dino tabloları, oralet ve okey, nehirlerin üstünde 20 liraya kiralanan yunuslu kayıklar (hani bisiklet gibi pedal çeviriyoruz), her şehirde bulunan sakarya sokağı ve atatürk bulvarı, bayramda kına yakan kadınlar, düğün orgcuları
Resmen sıfır ya. Ne bu herkes herkesi tanımış. Beni tanıyan var mı mesela çıkmaz bence çıkarsa babay
Profilindeki çizim üslubuna cuk oturuyor
İlk izlediğim Lost. Akşama yakın bir saatte bir kanalda yayınlanıyordu, o zamanki aklımla anladığım birkaç şey vardı: Uçak düşmüş, insanların bir kısmı yaşıyor, yaşayanlar hayatta kalmaya çalışıyor.
Kendi irademle izlediğim ve anladığım ilk yabancı diziyse:Sherlock.
Buradan klasik bir sherlock izleyicisi olarak Benedict'e iki çift lafım var:Hani vaktin yoktu Benedict?
Kendi irademle izlediğim ve anladığım ilk yabancı diziyse:Sherlock.
Buradan klasik bir sherlock izleyicisi olarak Benedict'e iki çift lafım var:Hani vaktin yoktu Benedict?
Anadolu öğretmenler eskiden ne güzelmiş ya.. keşke yine nitelikli okullarımız olsa
Aklımı karıştırma.
Gizli kalmak için ekstra çaba göstermediğimden ötürü benim için yakın zamanda olacağını tahmin ettiğim durumdur.
Çakal sütlü çikolata
Yada limonata fresh bi lolita
Pahalı bi tablo sanki Mona Lisa
Start mamacita silah, silah, silah
Gostoso gostoso gostoso
Yumru bi oturdu daha da kalkmıyo. Eser miktarların üzerinde maruziyetten kaçınmak lazım.
Yada limonata fresh bi lolita
Pahalı bi tablo sanki Mona Lisa
Start mamacita silah, silah, silah
Gostoso gostoso gostoso
Yumru bi oturdu daha da kalkmıyo. Eser miktarların üzerinde maruziyetten kaçınmak lazım.
Bazı küçük detayları bile unutmayıp size ona göre davranan birilerinin varlığı olabilir. Bu detaylar hoşlandığınız, hoşlanmadığınız, olumlu, olumsuz pek çok şey olabilir. Bir insanı tamamen anlamak ve tamamen onun istediği gibi davranabilmek imkansız ama kastetmeye çalıştığım şey şu ki en azından karşınızdaki sizi düşünme nezaketini gösteriyor. Çoğu insan için nezaketin sadece bir mefhum olarak kaldığını düşünürsek çok kıymetli bir şey olsa gerek böyle insanların varlığı.
bir kadın olarak çalışmıyorsun mesela. ama kocan zengin ama baban zengin. farketmez. harcadığın parayı kendin kazanmıyorsan benim gözümde özgür değilsin. ve ben bu halimle bile senden daha iyi yaşıyorum. çünkü tüm kısıtlılığıma rağmen bağımsız bir bireyim.
aslında aşırı sessiz bir çocuktum. nadiren yaptığım yaramazlığı bile sessizce yapardım. hatırlıyorum, yeni taşınmıştık. 3.5-4 yaşlarındaydım. yabancı ortamın ve sıkılmanın etkisiyle boruların arkalarına, halıların altını kaldırıp yere bir şeyler çizerdim. annem hiç kızmazdı, babam gelmeden silerdi hep. bir gün perdenin arkasındaki duvara bir şey çizmişim, annem görmemiş ve babamın o gün perdeyi çekeceği tutmuş. görünce aşırı sinirlenmişti. iyi bir tokat yedim. bir daha da yapmadım(yapamadım).
Gençliğimin boşa gittiği.
Fiziksel acı. Ruhtan oluşmadığımı bir bedenim olduğunu hatırlatıyor. Kolumu bacağımı bir yere çarpınca "aa ben yürüyen ruh değilmişim vücudum varmış" diyorum.
İntörnlüğümün son nöbeti. İlk nöbeti de bir cumartesi günüydü..
en çok yeşil kabuklu olan ekşi versiyonunu sevdiğim meyve. çok tatlı, şekerli olanlarını sevmiyorum. bir de alırken ince kabuklu olanlardan almaya dikkat etmek lazım çünkü kabuğu kalın olanlar genellikle yeterince sulu olmuyorlar ve dolayısıyla pek lezzetli olmuyorlar.
Gitar çalmak. Bilmiyorum terapi gibi geliyor bana müzik dinlemenin de ötesi olarak müziğe eşlik edince o anlık streslerimi unutuyorum
Ankara soğuğu çok fena yapıyor, şapka giysem bile. Hem maske hem şapka yüzümde açık tek bölge gözlerim oluyor doğal olarak ama onlar da üşüyor.
Annemin mesleği ama yaşıtım olup da annesi anaokulu öğretmeni olan başka kimseyle tanışmadım çok tuhaf.
tavukgöğsü tatlısının içinde cidden tavuk göğsü varmış (benim ufkum şahsen baya açıldı)
Bence yazar shogun un burcu yengeçtir. ( İns)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?