agatha christie'nin mary westmacott takma adıyla yazdığı altı adet aşk romanından biri olan sevginin bağladıkları'nı (the burden) öneriyorum bu konuyla alakalı.
erkeklerin sahnelerini ezbere bildikleri benim daha izleyemediğim bir film
bizi yerimizden kaldırdı geçen gün..kırgınım kendisine.
tarihten biraz ders alsak her kutuplaşmanın sonunda halkın çok ağır bedeller ödediğinin farkına varacağız ancak nedense her 10-15 yılda bir toplumun iki kutba ayrılması sürekli yaşanıyor. döngüye girdik artık :(
başlığı görünce aklıma ilk gelen kendim de gördüğüm için olsa gerek diyabetik ayak ileri evreleri oldu. yalnızca bakamamakla kalınmaz, hastanın bulunduğu ortama gangren ve nekroze olmuş ayağın yaydığı çürük koku nedeniyle girmekte dâhi zorlanabilirsiniz. hekim için zorlayıcı hekimlik koşullarından biri...
“Felan”
Felan değil canım, “falan”. Lütfen ya lütfen.
Felan değil canım, “falan”. Lütfen ya lütfen.
fetih 1453....
yeni gelen güncellemelerle öyle bi "sana özel" sekmesi var ki insanın psikolojisini 2 dakikada mahvediyor, Sırf bu yüzden 40a yakın kelimeyi sessize almak zorunda kaldım
gütf etkisi sebebiyle artık bana sadece sühan hocamızı çağrıştıran yarışmadır.
Fineas ve Förb, doktor doofenshmirtz
bu ne azimdir ya, çok kıskanıyorum sizi.
Her zamanki gibi yine kendime
Dilek hakkı sayımı.
Belirsizlikler. Sonu görmek lakin o sonda bir bitiş değil de yeni bir başlangıç görmek. Sonra yarım kalan başlangıçları birleştirip bir sona ulaşma isteği...
çoğu zaman En az 5 dk bekleme garantili mekan.
Ardından boş vermek de geliyorsa tadından yenmeyen eylemdir.
anılar köşesinden bir yenisiyle devam ediyoruz. Taze yaşandı. Bugünün sözlüsünü asistan abiyle hoca yaptı. Hocamız malign değildi. Lakin hocayı bizim açımızdan malign kılan tümör konusunu anlatmış olmasıydı. 4 kişiydik ve hiçbirimiz tümör bilmiyoruz. Neyse girdik içeri. Asistan abi sözlüye başladı yavaştan. İlk kişi benim. Pratiği bitirmeye yakın hoca kısa süreli dışarı çıktı. O sırada Abiye yalvarıyoruz. Abi hoca ne sorar, nolur tümör sorma bilmiyoruz dedik. İyi bir abiydi kimse kalmasın diye uğraştığını söylemişti derste. Ona güvendik. Sağ olsun hiçbirimize tümör sormadı. Abi sorularını bitirirken hocaya dönüp "hocam siz de tümör sorun isterseniz" demesin mi....Ben şok. Yaktın bizi abi yaktın :/ hoca da fena. Diyor ki bu tümör kliniğe ağrıyla gelir dimi, evet hocam. Hayır yanlış... Ağrıyla gelmez. Hoca ne söylerse evet hocam, haklısınız falan dedim baştan sona yanlış :)) insaflı bir hocaydı. Eksiksiniz çalışın dedi. Puanları da asistan abi vermişti zaten. Hoca kısa kısa bilmemiz gerekenleri anlatıp sınavı bitirdi. Bu yıl benim için 14. Sözlüye böyle kapandı.
The end.
The end.
Hacettepeden Kafkas tıpa kadar her yerde okuma ihtimalime sıcak olmama rağmen bir yanlış anlaşılmadan dolayı gazi tıp asla yazmam derken şu an kendi isteğimle bu okulda okumam...
Enginar dolması. Her gün olsa her gün yerim.
'Bi şeyler yapabilirsem güzel gözlerin için
Başından geçeni anlat, masaldır benim için'
Başından geçeni anlat, masaldır benim için'
Bu sefer olacak galiba yaa
Sözlüden çıkıp herkese geçtim ya diyip kalmıştım
Where is my mind??
Sana göre kekoyum ama Tanrı'ya göre aşkını bıçaklayan bir ninja.
ekmek elden su göldenken bile kalkıp ders çalışmaya üşenen,sınav haftalarında zombi gibi gezen,zaman yönetimi çoook kötü olan ben için hayal gibi bir şeydir :d şu ana kadar aklımın ucundan bile geçmedi.çoook büyük bir sorumluluk bu yaşlarımda böyle bir sorumluluk almak istemem açıkçası..
Karedeki kedilerin çoğu kendini sevdirmiyor. Bir tane siyah, sarı, beyaz renkli kedi var o da gelince gitmiyor. Bu kedilerin bir ortası yok mu?
muhteşem nick önerim geliyor. hemen havada kapın bu nicki
3
2
1
3
2
1
Enfeksiyon kapmasın diye kedi tuvaleti yıkayıp -anti allerjenik şampuanla bir de- kuruladım. Bu kadar erken yaşta baba olmak bünyeme ağır geldi açıkçası sürekli kaka temizliyorum. Ama bi yandan da o balıklı çöp suyu gibi ağız kokusu yok mu işte buna değer.
Bağımlı olduğum kokulardan biri, keşke parfümünü yapsalar da köprüaltı tinercileri gibi koksam.
dün annem tarafından bana yöneltilen soru. "seni" diyorum, şaşırıyor bir de. babamı daha çok sevdiğimi sanıyormuş. belli bir yaşıma kadar gerçekten de öyleydi, babamı daha çok seviyordum. büyüdükçe annemi daha çok sevmeye başladım, çünkü "annem" yani.
bu arada bence bu sorunun herkes için net bir cevabı var. hani kimseyi üzmemek için "ikisini" de diyoruz ya küçükken biri bize bu soruyu sorduğunda, bence aslında herkeste bir taraf biraz daha ağır basıyor.
bu arada bence bu sorunun herkes için net bir cevabı var. hani kimseyi üzmemek için "ikisini" de diyoruz ya küçükken biri bize bu soruyu sorduğunda, bence aslında herkeste bir taraf biraz daha ağır basıyor.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?