çok güzel bir şey.
muhallebinin içine pirinç koyma fikri kimden çıktıysa tebriklerimi sunuyorum, önünde saygıyla eğiliyorum.
Hele ki şu günlerde battaniyeye sarılıp pencereden usul usul yağan kar veya yağmur yağışını izlerken içilen salepin keyfi bambaşkadır
Arkadaş relankolik olmuş. En yakın acile gittik bugün. kaldırımda yağmurun altına yatmış sarhoş dayı, Allah aşkına ne içtin be dayı..
Dayı bize kilitleniyor kalktığımızda takip edemiyordu, aman diyim dayı bizde kal gitme...
Dayı relankoliye bira birebir gelir dedi hakkını vermek lazımmış...
Dayı bize kilitleniyor kalktığımızda takip edemiyordu, aman diyim dayı bizde kal gitme...
Dayı relankoliye bira birebir gelir dedi hakkını vermek lazımmış...
Sevgili kader arkadaşlarım içinde bulunduğumuz bu umutsuzluk ortamında başımızı öne eğmemiz isteniyor bizden.
Bir konuda bakanlığımızın yaptığı çalışma neticesinde yayınlanan talimatlar aşağıdaki gibidir; Her insan umut içinde doğar fakat sonra hayat insanları umutsuzluğa sürükler.
Dünyanın bu kötü gidişi sebebiyle ne yazık ki stoklarımızdaki umudun tükenmekte olduğunu fark eden bakanlığımız gerekli tedbirleri almış ve Kanadadan çocuklarımız için yirmi bin ton umut ithal etmiştir fakat yine ne yazık ki umut tacirleri bu umutları çalmayı başarıp Afrika ülkelerine satmış bulunmaktadır. Şu durumda elinde fazla umut bulunduranların döviz bürolarına koşturmamaları mümkünse en yakınları ve komşularıyla paylaşmaları ve stoklarımızda az miktarda kalmış umutları çar çur etmemeleri bakanlığımızca hazırlanan geleceğe güvenle bakış adlı rehberi edinmeleri, safları sıklaştırmaları, birlik ve beraberlik içinde hareket etmeleri, çömmek olarak tabir edilen ve genellikle otogarlarda gözlemlenen oturma şeklinden uzak durmaları, dertli dertli 'ooof' çekmemeleri, başlarına ödül konmuş aramızdaki umutsuzları ihbar etmek suretiyle toplumumuza huzur, refah ve mutluluk getirmeleri önemle rica olunur.
Sevgili kader ortaklarim içinizdeki umut ışığını söndürmeyin. Unutmayın ki gecenin en karanlık ânı güneşin doğmasına en yakın ândır...
Bir konuda bakanlığımızın yaptığı çalışma neticesinde yayınlanan talimatlar aşağıdaki gibidir; Her insan umut içinde doğar fakat sonra hayat insanları umutsuzluğa sürükler.
Dünyanın bu kötü gidişi sebebiyle ne yazık ki stoklarımızdaki umudun tükenmekte olduğunu fark eden bakanlığımız gerekli tedbirleri almış ve Kanadadan çocuklarımız için yirmi bin ton umut ithal etmiştir fakat yine ne yazık ki umut tacirleri bu umutları çalmayı başarıp Afrika ülkelerine satmış bulunmaktadır. Şu durumda elinde fazla umut bulunduranların döviz bürolarına koşturmamaları mümkünse en yakınları ve komşularıyla paylaşmaları ve stoklarımızda az miktarda kalmış umutları çar çur etmemeleri bakanlığımızca hazırlanan geleceğe güvenle bakış adlı rehberi edinmeleri, safları sıklaştırmaları, birlik ve beraberlik içinde hareket etmeleri, çömmek olarak tabir edilen ve genellikle otogarlarda gözlemlenen oturma şeklinden uzak durmaları, dertli dertli 'ooof' çekmemeleri, başlarına ödül konmuş aramızdaki umutsuzları ihbar etmek suretiyle toplumumuza huzur, refah ve mutluluk getirmeleri önemle rica olunur.
Sevgili kader ortaklarim içinizdeki umut ışığını söndürmeyin. Unutmayın ki gecenin en karanlık ânı güneşin doğmasına en yakın ândır...
Ortaya çıkış amacı iyi düşünülmüş olsa da zamanımıza yansıması hiç hoş değil.Koskoca bir yılımızı çalıyorlar aslında. İntörnlük adı altında sekreterlik, hemşirelik, personel görevleri yapıyoruz. Pratik olarak bir şeyler katmış olabilir kabul. Ama bunları yapabilmek için bir yıla ihtiyacımız yok. Şahsen ben ne öğrendiysem 2 hafta içerisinde öğrendim. Doktorluğun d'sinden bir haberiz kimse kendini kandırmasın.
“her sonbahar gelişinde,
sarı sarı yapraklarla
kuru dallar arasında
sen gelirsin aklıma.”
yıldırım gürses üstada buradan tekrar selamlar.
sarı sarı yapraklarla
kuru dallar arasında
sen gelirsin aklıma.”
yıldırım gürses üstada buradan tekrar selamlar.
müziğin paralı olmasına şaşırılmasına şaşırdığım başlıktır. müzik sektöründe çalışan insanlar ne ile geçinecekler? eğer müzik icra eden insanlar müziği normal mesleklerinin yanında sadece hobi olarak icra edip herkesle ücretsiz paylaşsalardı müzik ücretsiz olabilirdi ancak yaklaşık 100 yıldır çıkan birçok müziği dinleyemezdik. tüm hayatını müziğe vermiş olanlar, bu sayede o mükemmel parçaları çıkartabiliyorlar.
tüm zamanların en iyi gitaristi jimi hendrix bir röportajında, tam sözlerini hatırlamasam da aşağı yukarı şöyle demiş: ''ben hayatımda gitarımla geçirdiğim kadar hiçbir şeyle vakit geçirmedim.'' şimdi bu adam 8-5 çalışan bir muhasebeci olsaydı ve sadece boş zamanlarında müzik yapıp ücretsiz olarak paylaşsaydı biz are you experienced albümünü dinleyebilir miydik sizce?
tüm zamanların en iyi gitaristi jimi hendrix bir röportajında, tam sözlerini hatırlamasam da aşağı yukarı şöyle demiş: ''ben hayatımda gitarımla geçirdiğim kadar hiçbir şeyle vakit geçirmedim.'' şimdi bu adam 8-5 çalışan bir muhasebeci olsaydı ve sadece boş zamanlarında müzik yapıp ücretsiz olarak paylaşsaydı biz are you experienced albümünü dinleyebilir miydik sizce?
Kafamı da yakan başlıktır. E, o zaman hiç açılmaması gerekmiyor mu daha iyiyse açılmamış olan. (bkz: A1 Türkçe)
Not: ironidir. Yoksa başlık açacağımdan değil.
Not: ironidir. Yoksa başlık açacağımdan değil.
“eğer kalbinde birisi bile çiçek açtırabildiyse, onun hatrına kalbini talan ettirme ve hayatta değilsen, umarım toprağına güller getirecek vefalı insanların vardır.”
ikisine de güvenmiyorum mümkünse ve dünyayı değiştirecek bir konuysa normal mesaj olur ki mesaj alacak kimsem de yok zaten :(
Son zamanlarda çokça ihtiyacım varmış gibi geliyor buna. Sanki hayatımda bir boşluk varmış gibi...
Çok küçük bir ihtimal de olsa sevdiğin tarafından sevilmek..
topuk kanı denilince aklıma direkt bu geliyor.
online sınavdayken bağlantının kopması, evden garip sesler gelmesi vs. gerçekten 1 aylık bütün aksilik hakkımı sınav günü kullanıyorum
Oldukça başarısız olduğum bir konudur. Arkadaşım sandığım kişilerin bana yaptıklarını başkaları duysa kendime acı çektirmekten hoşlandığım sanılır.
2018 senesi itibariyle inancımın kalmadığı olaydır. Eski ben bu yazımı görse "bu ne saçma başlık isteyen istediğiyle yakın arkadaş olur" der geçerdi. Ama gördüğüm bazı şeyler sonucunda en fazla arkadaş olabileceklerini anladım. Bu ilişki bulduğu ilk fırsatta fire veriyor. Ateş ve barut, yan yana duramıyorlar sevgili yazarlar. Klişe ama gerçek.
4.sınıftayken ablam veli toplantisinda bu çocuk nasıl bu kadar iyi yapıyor diye öğretmenime imalarda bulunuyordu ben de ablam eve dondugunde tartıştıklarını anladım anlattıklarından ama olayın tam olarak ne olduğunu pek anlamadım.daha sonra hocam mat sınavından 100 aldığımda bana bak sana hiç yardım ettim mi ablana şöyle demişti olayı o zaman az çok anladım neyse olsun en azından 100 aldım ne kadar aptal olsam da
Çıkarın olduğu yerde olmayan, olmayacak, olamayacak şeydir. Çoğu insan artık bütün eylemlerini kendi çıkarı için yapıyor desek çok da yanlış bir genelleme olmaz bence. Böyle olunca da gerçek hisler ortaya çıkmıyor, sürekli maskelerin ardından sürüyor ilişkiler. Üzücü ama böyle.
Geldiğim yerde kent tiyatrosu çok gelişmişti ve ülke çapında yeniliklere adım atan tiyatrolar vardı. Gerçekten mükemmeldiler. Ayrıca tüm tiyatrocularla instagramdan takiplesiyoruz ve resmen arkadaşımız veya bir yakinimiz gibi onların hayatları hakkında arkadaşlarla konuşuyorduk. Gerçekten çok kaliteliydi ve eşsizdi ayrıca öğrencilere askıda bilet vardı:(
ve biletlere çoğu zaman ulasabiliyordun. Ankara'da belki pandemiden ben denk gelemedim hem böylesine ilginç ve güzel bir oyuna hem de ucuz bir oyuna :( ayrıca biletler de hızlıca bitiyor :(
ve biletlere çoğu zaman ulasabiliyordun. Ankara'da belki pandemiden ben denk gelemedim hem böylesine ilginç ve güzel bir oyuna hem de ucuz bir oyuna :( ayrıca biletler de hızlıca bitiyor :(
Kahvaltıda öğle ne yiyecegimi öğle ise aksam ne yiyecegimi düşünürüm. Akşam çayı meşhurdur bizim ailede. Hep aksam cayinda ne yesem diye düşünür mutlu olurum. Ama her türlü yemeği severim tatlısını da tuzlusunu da ekşisini de acısını da
İftarlık gazoz filminin sonu
Ben kahveyle ilgili olan yazıyı bana "hangi kahveyi alayım sence?" Diye soran herkese atıyorum. Ellerine sağlık sayın yazarın, beni çok dertten kurtardı:))
İçimizde var olan her his dışarıya çıkmayı hak etmez. Bazı hislerin dışarıda doğru kişiler tarafından sahiplenilmeye ihtiyacı vardır.
Bir gün intihar etmeye karar verirsem, eylemi gerçekleştirmeden hemen önce dinleyeceğim grup.
Malumunuz sözlükte o'lar çok. E bir şarkı da bırakırsınız artık :)
serin bir rüyanın hatırınadır çektiğim dünya ağrısı.
Medeniyetsizliğin göstergesidir, hayal kırıklığıdır, insanlardan nefret ediyor olmamın en büyük nedenlerinden biridir, huzursuz edicidir, benim için kanayan bir yaradır, içimden de olsa çizgimi bozmama sebep olan şeylerden biridir. Üzülerek söylüyorum ki ülkemizdeki İnsanların çoğuna saygılı ve kibar davrandığınızda karşılığında size saygısızlık yaparlar. Ülkemizin insanları kendilerine nazik davranan, kolaylık sağlamaya çalışan, anlayışlı, çözüm odaklı insanlara saygı duymazlar. Alttan almayı, sakin olmayı, dinlemeyi, kırmamayı eziklik olarak görürler. Anlayışlı, kibar, sabırlı davrandıkça tepenize çıkarlar. Ama tabiri caizse kendilerine "köpek çeken", bağıran çağıran, anlayışsız, sabırsız, saygısız, kaba insanlara saygıda kusur etmezler. Çok yazık. Saygı görmek için saygısız, kaba, anlayışsız olmak gerekiyor herhalde. Birçoğunun anladığı dil bu ne yazık ki. Peki bu dilden anlıyorlar diye bu dilde mi konuşacağız? Hayır. Öyle yaparsak ne farkımız kalır? İnadına nazik olmak lazım. Tabi sınırlarımızı, mesafemizi korumayı bilerek. Yani herkese karşı kibar olmak ama insanların bizi ezik olarak görüp saygısızlık yapmalarına müsaade de etmemek lazım. Yani nazik olacağız diye Medeniyetsiz sürüsüne kendimizi ezdirecek de değiliz. :(
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
