metin2

muamma
Eve alınan ilk bilgisayarla delice oynadığım ve ilk kez bilgisayarımın çökmesine sebep olan oyun. Pişman değilim yine o günlerde olsam yine oynarım :)

Not:Demircinin Allah belasını versin ona hakkımı helal etmiyorum bir nesli onun yüzünden asabi küfürbaz oldu :)
1

kadınlarfiller ve saireler

deli dumrul
Başıma bir şey gelmeyecekse beğenmediğim oyundur. salt uzun diyaloglarla bayan* ve konu olarak aynı çemberde dönüp duran bir oyundu. Cinsiyetim tutmadı belki de. kısaca küçükken altın gününde, annemin kankileriyle sohbetini dinleyen küçük dumrul gibi hissettim fazla da no comment

Ekst. oyunun ismindeki fillerin alaka? Vesaireler?Apartmanda curcuna veya filler tepişirken daha iyi
Ekst.2 Bir yerde kamu spotu verdiler bi o akılda kalıcı
1

iltifat almak

muamma
Çok sinsi ve tehlikelidir. biri yüzüne iltifat ettiğinde doğruysa bir şey değişmez aksine şımarabilir o işte gerileyebiliriz. yanlışsa daha da tehlikeli çünkü o mültefit kişi ya dalkavuktur ya da bilmeden senin kuyunu kazıyordur

Aksine yüzüme hatalarımın güzel bir üslupla söylenmesini isterim. Doğruysa hatamı söylemiştir kendimi düzeltmeye çalışırım. yanlışsa bana hatalı bir varlık olduğumu hatırlatmıştır, bu da agah olmamı sağlar.

yalnızlığı sevmek

leavesfromthevine
Yalnızlık tercih edilen bir şeyse sevilebilir ancak. Bazen insan kendini dinlemek isteyebiliyor, kalabalıktan sıkılabiliyor ya da insanları anlamak çok yorucu olmaya başlayabiliyor. O zamanlar huzurlu olabilir ama öbür türlüsü zor.

garip yetenekleriniz

ileleualatyr
Kimin kimden hoşlandığını çok net anlayabiliyorum, geçen gün bir kere yanıldım onun dışında tüm tahminlerim tuttu şimdiye kadar.
Aşık olmuş insanları da anlayabiliyorum, bunun hayatında biri var diyorum ve gerçekten oluyor.
2

para yutmak

ileleualatyr
belki ben kafamda kurmuşumdur ama herkesin para yuttuğu bir dönem vardı, ben de yutmuştum. o zamanlar paraya miktar olarak hakim olamadığımdan ekmek parası yuttun demişlerdi. ekmek elli kuruştu, hatta yeni kuruştu. öleceğim diye ağlamıştım.

babanın unutulmayan sözleri

clarice starling
bu aslında babama ait bir söz değil ama ilk defa ondan duyduğum için sayılabilir diye düşünüyorum. ne zaman ne için söylediğini tam olarak hatırlayamıyorum, sanırım bir olaya ya da birilerine çok sinirlenip insanları eleştiriyordum. çok yerli yerinde olacak şekilde bu cümleyi söylemişti, o yüzden beynime kazınmış.
"küçük insanlar kişileri, normal insanlar olayları, büyük insanlar fikirleri tartışırlar."
ay durun, bir tane de babamın %100 kendisine ait bir cümle söyleyeyim, bunu da unutmuyorum. saçma sapan bir şeyi kafama takmıştım, ama nasıl bir takıntı yani. önce durumu çözmek için bana yardım etti, mantıklı bir şekilde halletmeye çalıştık. ama yetkinin bizde olmadığı bir konuydu, o nedenle düzelmedi durumlar. ben deli gibi ağlayıp zırlamaya devam ettim. en son oturma odasında durup dururken ağlamaya başladım. bana şey demişti, "clarice ağlayacaksan gidip odanda ağla." çok bozulmuştum hatta küsmüştüm galiba. ama haksız da sayılmazdı, normal ve sağlıklı davranmıyordum çünkü... yine de ağlayan birine denecek şey mi bu ya?


4

şu anda neredesiniz

prime
masanın altındaki prizin dibinde yazarın biriyle yazışıyorum, sözlük yazarları bana tıp öğrencilerinden ümidi kesmemem gerektiğini her gün bir daha hatırlatıyor. seviliyorsunuz arkadaşlar...

sabah ezanı

clarice starling
balkona çıkmışım. havada o saatlerin serinliğinden var. her yer sessiz, her yer sakin. huzur dolu, hem dışarısı, hem içerisi, hem de en içerisi. ezanı dinliyorum, bir yandan da içimdeki bir şeyleri. bir şeyler güvenli hissettiriyor, dolu dolu bir his bu. o serinlik, o karanlık, değişik bir cazibe var bir şeylerde, tam olarak neyde bilmiyorum.
geçen seneki ramazanda böyleydi. düşündüm de bu ramazanda balkona çıkıp dinlemedim sabah ezanını hiç. kaçırmışım bir şeyleri. bu gece dinleyeyim bari, bu sabah daha doğrusu. :)

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol