bu başlığı bi aktif hale getirebilir miyiz sayın dönem 5 6 ve mezunlarımız
Son zamanlarda podcast dinlemek sanırım. Şu an da emsa gazinin bilimum podcastinden yaşa(t)ma şansımızı dinliyorum. hem fikir hem de içerikler açısından oldukça hoş :)
Bu başlık benim sözlüğe girmekle birlikte konuşmak istediğim ilk konulardan biri olduğu için açtığım başlıktı. Ben doğduğum ilk günden beri hep böyle hissettirildim. Bunu dile getirenleri ayıplayan hiçkimse olmadı. Ancak bana ısrarla kızanlar, çirkinliğin göreceli olduğunu söyleyenler oldu. Bir kere hepimizin ortak estetik kaygılarla sahip olduğunu kabullenelim. Mesela sınıfın en güzel üç kızı kim diye sorarsanız muhtemelen hep aynı isimleri duyacaksınızdır. Çünkü aynı toplumdan çıkan insanlarız; reklamlarda, dizilerde, televizyonlarda ve daha pek çok yerde gördüğümüz başroller hep güzel algısı adı altında bize sunulan insanlardı. Aynısı erkekler için de geçerli tabi ki. Şimdi de size bir kadın nasıl çirkin hissettirilir madde madde bana söylenen bazı şeyleri sıralayacağım:
- Kendimi çok güzel hissettiğim ve kendime çok özendiğim günlerde diğer kızların aldığı gibi şımartıcı güzel iltifatlar alamıyorum. En fazla tatlı olduğum söyleniyor. Zaten büyüdükçe emin olduğum şeylerden birisi de insanlar güzel bulamadıkları kişilere iltifat ederken hep tatlı kelimesini kullanıyor.
- Çok severek aldığım şeyleri giydiğimde bana değil kıyafete övgü geliyor. Mesela etek mi giymişim, ne kadar güzel olduğu söyleniyor ya da rengi çok beğeniliyor mesela. Ancak bana yakıştığını söyleyen kimse olmuyor. Ve bu durum o kadar sık oluyor ki bir yerden sonra neden olduğunu anlıyorsunuz.
- Doğduğum günden beri defalarca kez bizzat suratıma karşı ne kadar çirkin ve şişko olduğum söylendi. Hatta inanmazsınız belki ama çekirdek ailem tarafından bile buna maruz kaldım. Bir insanın en bağlı kalabileceği yer olan annem tarafından bile...
Şimdi kimse bana gelip de "yaratılan her canlı güzeldir", "sadece kendine güven sen çok güzelsindir eminim ki" gibi yeni atanmış influencer sözleriyle beni kandıramaz. Güzel olduğumu hissetmek için artık çok yaşlıyım. Ancak uzun süredir çirkin bir şekilde yaşamak bana bu konuda çok güzel bir tecrübe kazandırdı. Onları da şöyle aktarayım:
1. Güzel insanların var olması gibi çirkin insanların var olması da doğaldır. Olabilir böyle şeyler. Onların varlığının reddedilmesi asıl garip olandır.
2. Çirkin olduğuna defalarca kez inandırılmış birine gidip de " hayır ya öyle deme çok güzelsin" " hayır bir daha böyle deme" gibi komik cümleler kurmanız onun ölü özgüveninin üstüne toprak atmaktan başka bir şey değildir. Her türlü çirkinliğin ya da hangi konu olursa olsun yetersiz hissettiğiniz her şeyin tek çözümü sevilmektir. Birilerinin sizi herhangi bir koşulda sadece olduğunuz insandan ötürü sevdiğine şahit olunca kendi sevmediğiniz her yönünüzün başkaları için ne kadar önemsiz olduğunu görüyorsunuz.
3. Çirkin olmak konusunda çok düşünüp çok kafa yormuş birisi olarak söyleyebilirim ki bir insanın nasıl göründüğü öylesine bir şeydir. Çok da bir önemi yoktur. Seven insanın gözleri zaten her canlıyı güzelleştirir.
Ve hayatım boyunca böyle hissettiğim her an için her ne hikmetse hep yalnız oluşuma rağmen kendime öğütler verip kendimi çok iyi toparlamıştım. Ancak son zamanlarda bu konuda olan özgüvenimi çok derinden sarsan kötü şeyler yaşadım. Bir süre daha bu şekilde çirkinliğimi hissederek yaşayacağım. Geçici bir süreç olduğuna inanıyorum. Beni mazur görün, bana karşı çıkmayın, sadece anlamaya çalışın.
- Kendimi çok güzel hissettiğim ve kendime çok özendiğim günlerde diğer kızların aldığı gibi şımartıcı güzel iltifatlar alamıyorum. En fazla tatlı olduğum söyleniyor. Zaten büyüdükçe emin olduğum şeylerden birisi de insanlar güzel bulamadıkları kişilere iltifat ederken hep tatlı kelimesini kullanıyor.
- Çok severek aldığım şeyleri giydiğimde bana değil kıyafete övgü geliyor. Mesela etek mi giymişim, ne kadar güzel olduğu söyleniyor ya da rengi çok beğeniliyor mesela. Ancak bana yakıştığını söyleyen kimse olmuyor. Ve bu durum o kadar sık oluyor ki bir yerden sonra neden olduğunu anlıyorsunuz.
- Doğduğum günden beri defalarca kez bizzat suratıma karşı ne kadar çirkin ve şişko olduğum söylendi. Hatta inanmazsınız belki ama çekirdek ailem tarafından bile buna maruz kaldım. Bir insanın en bağlı kalabileceği yer olan annem tarafından bile...
Şimdi kimse bana gelip de "yaratılan her canlı güzeldir", "sadece kendine güven sen çok güzelsindir eminim ki" gibi yeni atanmış influencer sözleriyle beni kandıramaz. Güzel olduğumu hissetmek için artık çok yaşlıyım. Ancak uzun süredir çirkin bir şekilde yaşamak bana bu konuda çok güzel bir tecrübe kazandırdı. Onları da şöyle aktarayım:
1. Güzel insanların var olması gibi çirkin insanların var olması da doğaldır. Olabilir böyle şeyler. Onların varlığının reddedilmesi asıl garip olandır.
2. Çirkin olduğuna defalarca kez inandırılmış birine gidip de " hayır ya öyle deme çok güzelsin" " hayır bir daha böyle deme" gibi komik cümleler kurmanız onun ölü özgüveninin üstüne toprak atmaktan başka bir şey değildir. Her türlü çirkinliğin ya da hangi konu olursa olsun yetersiz hissettiğiniz her şeyin tek çözümü sevilmektir. Birilerinin sizi herhangi bir koşulda sadece olduğunuz insandan ötürü sevdiğine şahit olunca kendi sevmediğiniz her yönünüzün başkaları için ne kadar önemsiz olduğunu görüyorsunuz.
3. Çirkin olmak konusunda çok düşünüp çok kafa yormuş birisi olarak söyleyebilirim ki bir insanın nasıl göründüğü öylesine bir şeydir. Çok da bir önemi yoktur. Seven insanın gözleri zaten her canlıyı güzelleştirir.
Ve hayatım boyunca böyle hissettiğim her an için her ne hikmetse hep yalnız oluşuma rağmen kendime öğütler verip kendimi çok iyi toparlamıştım. Ancak son zamanlarda bu konuda olan özgüvenimi çok derinden sarsan kötü şeyler yaşadım. Bir süre daha bu şekilde çirkinliğimi hissederek yaşayacağım. Geçici bir süreç olduğuna inanıyorum. Beni mazur görün, bana karşı çıkmayın, sadece anlamaya çalışın.
Kendisini coooook severim. Nickinden dolayi artik en sevdiğim meyve mandalina🧡🧡 çok seviyorum seni canımcım coookk
Takılarımı her zaman mango sezon fiyatlarından alacak kadar refaha ermiş olarak hayal ediyorum.
Sahurda boşboğazlığım tuttu herhalde. Saçma sapan konuşup gülüyordum. Evdekilerde uykudan yeni uyanmış annem " amma çok konuştun ha, aç değilsin herhalde" falan dedi. Çok üzüldüm lan normal mi bilmiyorum tabi. Kafama öyle sert vur ki uyanayım, uyanmazsam benş buraya göm baba..
gece gökyüzüne bakarken gözüme çarpan en parlak yıldızlardan birisi oluyor kendisi hep. sizin için baktım kyk'de arcturustan sonra en parlak yıldızmış zaten :)) aynı zamanda bayılarak dinlediğim 2000lerde popüler olmus bir grubun da adı. bi konserleri olsa da gitsek keşke diyorum sürekli :/ gerçi çevremde sanırım başka dinleyen yok konser olsa yalnızlıkta gidemezsem çok üzülürüm sevgili sözlük ;(
ben böyle sıkılırım:/
ama yalnızlığı seven için çok güzeldir
ama yalnızlığı seven için çok güzeldir
Bolca yağmur ve sis
Bunu yapmam ama göndermeli enrty atarım eheheheh
Kuş tüyü. Yolda düşenlerden tabii, gidip de kuştan koparmaya kalkmayın.
eskisi gibi düşünemiyorum. eskisi gibi ifade de edemiyorum düşünsem bile. aynılaştım. büyümek böyle bir şey mi? beni 2022'ye geri götürün :(
Sessizlik,serinlik ve karanlık.
sınava 10 dk kala insanlar birbirine spot bilgi püskürtürken bu bilgileri bilmediğini ve hiçbir yerde görmediğini düşündüğün o an
hocalarına can kurban <3
23 yaşında another love'la yıldızı parlamış sanatçı.
özellikle şarkının orijinalinden çok 2019 zorlu psm'deki performansını dinlemeyi hatta izlemeyi seviyorum.
özellikle şarkının orijinalinden çok 2019 zorlu psm'deki performansını dinlemeyi hatta izlemeyi seviyorum.
Niyeyse şarkılarının "cover"ları orijinallerinden hep daha güzel geliyor bana.
reşit olmuş insanlar bile bir eylemi yapmadan önce ya ailem öğrenirse diye düşünüyor. 30 yaşındaki adam babasından sigara içtiğini saklıyor, evleneceği kişiyi seçerken aileme uygun mu ne derler diye düşünüyor. Üniversite seçerken kendinden önce onlar geliyor çoğu zaman. Hele ki alt-orta ekonomik tabakadansa her zaman. Çünkü ailesine bir borcu olduğunu iş sahibi olduğunda onlara ev-araba alacağı hayalini kuruyor.
Ama bu insanların çoğu kendini bulamadan, istediğini yaşayamadan ölüyor. Çocukluk travmalarından, saplantılarından kurtulabilenin yaşı belki 35'i buluyor. 80 milyon nüfus var belki ama yaşanan senaryolar yani hayatlar hep aynı.
Ama bu insanların çoğu kendini bulamadan, istediğini yaşayamadan ölüyor. Çocukluk travmalarından, saplantılarından kurtulabilenin yaşı belki 35'i buluyor. 80 milyon nüfus var belki ama yaşanan senaryolar yani hayatlar hep aynı.
shrek 2'de perianne shrek'i şatoya kapatıp fionayı biriyle evlendirdiği sahne ilk hüngür hüngür ağladığım sahneydi
bir gün hepimiz ona uyanacağız.
Şu stajı da geçeyim rahatım.
İntörnlük hayatımın başlarında hastalar ve hasta yakınları tarafından sürekli olarak çok kibar olduğumla ilgili iltifatlar alıyordum. Hatta 9 aylık gebe bir hastam "çok nahifsin güzelim seni bu hastanede çok üzerler" demişti. Hastamın kendisi hastane personelimizmiş. Gerçekten ince düşünceli biri olduğunuz zaman hastaların öfke anında harcadığı ilk sağlık çalışanı da siz oluyorsunuz :) öte yandan da başka şeyler...
Bazen kendimle veya ailemle ilgili travmatik ve acıklı hikayeler kurup durduk yere ağlarım hatta bazen hıçkıra hıçkıra bile ağlayabilirim.
Umut ve beklenti'nin etkileşmesiyle açığa çıkan kavram.
Memnuniyet genelde Şirkete değil şubeye bağlı. Mesela bir yerde size getirecek aras kargo şubesi o kadar iyi çalışıyor ki “bundan sonra hep sen be aras!” Diyorsunuz ama başka bir yerde öyle bir çalışıyorlar ki sinirden küplere biniyorsunuz.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
