Verdiğimiz emekler
aaaaa bana ah çektirme aşk aaaaa eline düştüm elimle aaaaa nasıl güzelsin öyle aaaaa asılı kaldın bende
ayrılık sebebi.
Baş döndüren çılgın saçlar ...
ben mi çok çocuksuyum bilmiyorum ama "iyi bir dinozor" bayağı ağlatmıştı
Yapmayın dostlar sonu kötü bitiyor. Mutfağa daldım birkaç espri falan yapıp tezgaha oturayım dedim. Hayalimde planladığım elma falan yiyecektim tezgahın üstünde. Tezgaha oturdum sonrasını hatırlamıyorum. Komple alçıya almışlar.
Genç osman şeyhülislâm in kızı olan eşini oldukça sevmekte ve düşüncelerini dertlerini onunla paylaşmaktaydı. Bilirsiniz genç osman çok genç yaşta tahta çıkmış, ve genç yaşına rağmen reformlar yapmış ve yapmayı hedefleyen bir padişahtır. Yeniçeri ocağı o zaman eski düzeninde ve gorev bilincinde olmadığından kaldırmayı planlar ve bu planını sadece çok sevdiği eşine söyler. Malesef ki eşi de bunu babası şeyhülislâm a söyler ve bu planı yeniçeri ocağında ve sarayda yayılır. Zaten reformlarindan rahatsiz olan insanlar, kendisini bir şekilde tahttan indirip, çok kötü bir şekilde aşağılanarak halkın önünden geçirilerek Yedikule'ye getirir ve burada boğdurulmak suretiyle öldürülür. Öldürüldüğünde 18 yaşındaydı. Kendisi benim en sevdiğim padişah olup, Osmanlı'nın ilk reformcu padişahı sayılmaktadır.
Kaldırımın ortasındaki köpek dışkısı, hava durumunu yalanlayan yağmur, zam geleceği için ürün satmayıp istifçilik yapan esnaf, özgürlüğü başkasının hakkına tecavüz edebilme hakkı olarak gören beyin yoksunları… ama bunları görünce o an hiçbirine sinirlenemedim çünkü yanımda kahkahamı bitirmeme bile izin vermeyen harika biri vardı. Şu an günümü düşününce bi sinirlendim o kadar.
özgürlük derken tam kastettiğimiz şeyin düşüncelerimizi olduğu gibi korkmadan, çekinmeden ifade etmekten mi bahsediyoruz?
düşündüğümüzde ahlak, aldığımız eğitim, inandığımız değerler gibi şeyler bu durumlar altında özgürlüğümüzün bir kısıtlayıcısı değil midir?
benim inandığım değerlere göre mutlak bir özgürlük teması zaten yok. yani özgürlük dediğimiz bir anlamda subjektif bir kavrama dönüşüyor. benim için özgürlük inandığım, sesli bir şekilde ifade etmek isteyince edebildiğim bir ortamın olması durumudur. yanlış nickname seçimi sebebiyle (yine de bu nickname için değerdi :) ) çoktan ifşa olmuş bir yazar olarak fikirlerimi paylaşırken çekinmiyorum. eksi almaktan da çekinmiyorum. bir anlamda da hoşuma gidiyor burada eksi durumu. insanız sonuçta yanlış düşünebilir, yanlış davranabiliriz. fark edeceğiniz üzere bir çok konuda eleştiri yapıyorum sözlükte. benim için sözlük aynı zamanda kültürel değerlerimin bir regülatörü işlevi görüyor. çevremizdeki olayları durup inceleyerek gün içinde belirli yargılara varıyorum ve gelip burada bir başlık açıp eleştirimi dile getiriyorum. haksız da olabilirim. bu durumda diğer insanların konuya yaptığı katkılar, benim için çok değerli olan eksiler yanlış düşündüğüm bir şeyi, bütünüyle göremediğim bir resmi tekrardan inceleme konusunda benim için çok değerli bir etki yaratıyor.
bir deyiş vardır özgürlüğümüz başkalarının haklarının başladığı yerde biter diye. yani özgürlük tanımında olduğu gibi bir kavram değildir. bu paydada inceleyince ben özgürlüğün tanımının başıboşluğu daha güzel tanımladığını düşünüyorum. kelime anlamı olarak baktığımızda evet özgür değiliz ama biraz da kendi yorumumuzu katmamız gerek değil mi?
özgürlük kavramı aynı zamanda biraz da abartılıyor. özgürlük kavramını incelersek eğer sorumluluk, hak, doğru eylem bunların hepsiyle çelişiyor. bu yüzden kelime olarak özgürlük yerine ideal özgürlük kavramını tartışmalıyız.
sözlükteki özgürlükten bahsetmek gerekirse de bence özgürüz. eksi almaktan çekiniyorsak bu bizim kendimize koyduğumuz bir kısıtlamadır. her şeyi yazamıyorsak, her üslubu kullanamıyorsak bu da diğer yazarlara duyduğumuz saygının bir sonucudur.
en son olarak da sözlüğün kapanmasına yol açacak durumlarda özgür olmamanın sebebiyse diğer yazarların düşüncelerini bu platformda ifade etme özgürlüğününü zedeleyeceği içindir.
düşündüğümüzde ahlak, aldığımız eğitim, inandığımız değerler gibi şeyler bu durumlar altında özgürlüğümüzün bir kısıtlayıcısı değil midir?
benim inandığım değerlere göre mutlak bir özgürlük teması zaten yok. yani özgürlük dediğimiz bir anlamda subjektif bir kavrama dönüşüyor. benim için özgürlük inandığım, sesli bir şekilde ifade etmek isteyince edebildiğim bir ortamın olması durumudur. yanlış nickname seçimi sebebiyle (yine de bu nickname için değerdi :) ) çoktan ifşa olmuş bir yazar olarak fikirlerimi paylaşırken çekinmiyorum. eksi almaktan da çekinmiyorum. bir anlamda da hoşuma gidiyor burada eksi durumu. insanız sonuçta yanlış düşünebilir, yanlış davranabiliriz. fark edeceğiniz üzere bir çok konuda eleştiri yapıyorum sözlükte. benim için sözlük aynı zamanda kültürel değerlerimin bir regülatörü işlevi görüyor. çevremizdeki olayları durup inceleyerek gün içinde belirli yargılara varıyorum ve gelip burada bir başlık açıp eleştirimi dile getiriyorum. haksız da olabilirim. bu durumda diğer insanların konuya yaptığı katkılar, benim için çok değerli olan eksiler yanlış düşündüğüm bir şeyi, bütünüyle göremediğim bir resmi tekrardan inceleme konusunda benim için çok değerli bir etki yaratıyor.
bir deyiş vardır özgürlüğümüz başkalarının haklarının başladığı yerde biter diye. yani özgürlük tanımında olduğu gibi bir kavram değildir. bu paydada inceleyince ben özgürlüğün tanımının başıboşluğu daha güzel tanımladığını düşünüyorum. kelime anlamı olarak baktığımızda evet özgür değiliz ama biraz da kendi yorumumuzu katmamız gerek değil mi?
özgürlük kavramı aynı zamanda biraz da abartılıyor. özgürlük kavramını incelersek eğer sorumluluk, hak, doğru eylem bunların hepsiyle çelişiyor. bu yüzden kelime olarak özgürlük yerine ideal özgürlük kavramını tartışmalıyız.
sözlükteki özgürlükten bahsetmek gerekirse de bence özgürüz. eksi almaktan çekiniyorsak bu bizim kendimize koyduğumuz bir kısıtlamadır. her şeyi yazamıyorsak, her üslubu kullanamıyorsak bu da diğer yazarlara duyduğumuz saygının bir sonucudur.
en son olarak da sözlüğün kapanmasına yol açacak durumlarda özgür olmamanın sebebiyse diğer yazarların düşüncelerini bu platformda ifade etme özgürlüğününü zedeleyeceği içindir.
bazen iyi olsa da eskiye dalıp gittiğinde özlemden için yanarken keşke hep aynı kalsaydı dediğin her şeyin de katilidir.
İçerisinde kuru yemişten baklagile çeşitli besinler bulunduran karışık bir tatlı. En sevdiğim tatlılardan biridir. Öğrencilik dönemim boyunca maalesef ki nadiren yiyebildim. Yediklerim de minik tabaklar ile sınırlıydı. Geçen sene aşure döneminde evdeyim diye kendime kazanla aşure yaptım. Herkese dağıttıktan sonra kalanı bitene kadar neredeyse her öğünümde aşure yedim. Bu başlığı görünce o dönemi hatırladım, canım çekti. Bir kazan daha aşure pişirmenin zamanı gelmiş sanırım.
Bazen üstüme siniyor eve gelince hastane kokuyorsun dediklerinde çok mutlu oluyorum.
insan kelimesinin etimolojisine baktigimizda 'ins' kokunden gelir ve unutan varlik demektir. hayatta boyle degil midir zaten en uc yasadigimiz duygular ve anilar bile zamanla unutulur. unutmanın varligi kanitlanmamistir derler ama sizce de insan olmanin bir parcasi demek degil midir unutkan olmak??
çok hafif spoiler var ama fragmandan gördüklerimizden başka bir şey yazmıyor aslında
benim bu filme puanım 6/10
benim bu filme puanım 6/10
Söylemesi hiçbir şeye fayda etmeyen bir kelime.
Medyanın bize bir aralar sürekli bahsettiği öğrettiği bir söz vardı: metal yorgunluğu. 60'lık ninesinden 70'lik dedesine bu kavramı herkesin öğrenebilmesi sağlandığında istenildiğinde oluyormuş fikrinin tezahürü olmuştu 5-6 yıl önce
Metal yorgunluğu: metallere yapılan bası sonucu işlevini yitirmesi, halk arasında yalama olmak diye de geçer
Ben de öyle masa başında otururken ara ara yalama yapıyoruz necdet diye söylenirim. Galk az tur at da gel, vidaların açılsın. Bi yalama oldu mu daha işlemez o saatten sonra Allah muhafaza. Tüm suçun temelinde bu metal yorgunluğu yatıyor: çok çalışmayın yalama oluyor
Metal yorgunluğu: metallere yapılan bası sonucu işlevini yitirmesi, halk arasında yalama olmak diye de geçer
Ben de öyle masa başında otururken ara ara yalama yapıyoruz necdet diye söylenirim. Galk az tur at da gel, vidaların açılsın. Bi yalama oldu mu daha işlemez o saatten sonra Allah muhafaza. Tüm suçun temelinde bu metal yorgunluğu yatıyor: çok çalışmayın yalama oluyor
keşke olabilsem..hiç sevmiyorum bu özelliğimi gerçekten.aslında hayatta yeni şeyler deneyimlemeyi seven biriyim ama söz konusu yemek olunca bildiğim şeyden vazgeçemiyorum asla..
"Bir söz insanın neresinden doğar dersiniz? Dilinden mi, yüreğinden mi, aklından mı? Düşlerinden mi yoksa gerçeğinden mi? Ve kaç kapıdan geçip yerini bulur bir başka insanda? Yerini bulur mu gerçekten? Sözü yasaklamalı Ömür hanım yasaklamalı...Kimsenin kimseyi
anlamadığı bir dünyada söz boşluğu dövmekten başka ne işe yarıyor ki? Olanağı olsa da insanların yürekleri konuşabilseydi dilleri yerine, her şey daha yalansız, daha içten olurdu."
anlamadığı bir dünyada söz boşluğu dövmekten başka ne işe yarıyor ki? Olanağı olsa da insanların yürekleri konuşabilseydi dilleri yerine, her şey daha yalansız, daha içten olurdu."
Hemşirelerin 'intern arkadaşlar' hitabı.
Belirli kadın hemşirelere doktor oluşumuzu sindiremiyor.
'İntern doktor'um ve arkadaşınız değilim.
Beraber nöbet tutuyoruz,o kadar.
Belirli kadın hemşirelere doktor oluşumuzu sindiremiyor.
'İntern doktor'um ve arkadaşınız değilim.
Beraber nöbet tutuyoruz,o kadar.
Aksilik üstüne aksilik yaşadığın, hayatının aşırı kötü gittiği bir dönemde karşına cenaze namazının nasıl kılınacağıyla ilgili bir flood çıkması.
Bugün yaşandı.
Bugün yaşandı.
Kapıya köpek diye bağlamayacağım adamı sakın koluna koca diye takıp getirmeye çalışma.
Geçmişte yaşadığım her kötü olayda sırtımı asıl kişilere değil kendime döndüğüm ve kendimi suçlayıp kendimden nefret ettiğim için canım kendimden özür dilerim.
Ya bence çok iyi bir şeeyy. Bir de eğer tadı kokusu güzelse mükemmel!!
Yahu nedir senin derdin?
Bu eylemin muhattabı ben olurdum eskiden ama artık thank you next diyorum 😎
Benim gibi olmak isteyen yazarlar kişisel gelişim kitabımın zortuncu bölümüne bakabilir.
Benim gibi olmak isteyen yazarlar kişisel gelişim kitabımın zortuncu bölümüne bakabilir.
Çok sinsi ve tehlikelidir. biri yüzüne iltifat ettiğinde doğruysa bir şey değişmez aksine şımarabilir o işte gerileyebiliriz. yanlışsa daha da tehlikeli çünkü o mültefit kişi ya dalkavuktur ya da bilmeden senin kuyunu kazıyordur
Aksine yüzüme hatalarımın güzel bir üslupla söylenmesini isterim. Doğruysa hatamı söylemiştir kendimi düzeltmeye çalışırım. yanlışsa bana hatalı bir varlık olduğumu hatırlatmıştır, bu da agah olmamı sağlar.
Aksine yüzüme hatalarımın güzel bir üslupla söylenmesini isterim. Doğruysa hatamı söylemiştir kendimi düzeltmeye çalışırım. yanlışsa bana hatalı bir varlık olduğumu hatırlatmıştır, bu da agah olmamı sağlar.
Pinhani- dünyadan uzak
Hep imrendiğim bir şeydi,kısmet değilmiş
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?