keşke gerçek olsa dediğiniz icatlar

clarice starling
"stop". bazen yetişemiyorum hayata, ben tekrar başlatana kadar her şey öylece dursa. Canım ne zaman isterse o zaman devam etsem.
Bir de hızlandırma tuşu istiyorum. YouTube videolarını 1.25-1.5 hızda izliyorum bazen. Gerçek hayatta da bazı şeyleri hızlandırabilmek iyi olurdu.
"save" butonu olmadan olmaz tabi. Tekrar tekrar görmek, hissetmek isteyeceğim birkaç şey var. Gerçi o zaman gerçek hayattan kopardım herhalde, 7/24 bu anları izleyeceğim diye.

spider-man no way home

ruhdoc
Filmi izledikten uzun bir süre sonra yazıyor olsam da yazmak istedim 😁 filmin beklentileri büyük oranda karşıladığını görmek güzeldi. Gerçi ne bekliyorduk ki 😁 diğer izleyicilerle beraber sahnelere tepkiler vermemiş olmamız daha güzel bir seyir keyfi vermesi de cabası. Şimdilerde aklımda dolanan bir soru var. (spoiler içeriği de mevcuttur.)
bu filmden sonra yeni tobey'li spider-man 4 ve/veya the amazing spider-man 3 filmleri gelir mi? Ya da 2'li 3'lü daha başka spiderman serisi filmler gelir mi?

botanik parkı

kaira
Ankara'da bu isme sahip o kadar çok park var ki isim kıtlığı mı yaşanıyordu yoksa eltisini kıskanıp çocuğuna eşinin kardeşinin çocuğunun adını sonuna can/han/su vs ekleyerek aynı adı koyan kadının kafasını mı yaşıyorlardı emin olamadım. Neticede parktır, ağaçtır, yeşildir, iyidir. Severim.

güzel hava

schlimazl
Benim için 15-20 derece arasıdır. Yakıcı bir güneş yoktur, terlemezsiniz, akşamı hafif serin olabilir ama üşütmez. 20'den fazlasına gerek duymuyorum. Terlediğim hiçbir sıcağı sevmem. Yaşasın kış :)

bir şeyleri uzatarak anlatan insan

clarice starling
yaptığı uzun uzun anlatımların sizde nasıl bir etki oluşturacağı, kim olduğuna bağlı olan insandır. sevdiğim biriyse uzun uzun anlatmasının hiçbir sakıncası yoktur, o anlatır ben dinlerim. ama haz etmediğim biriyse, bir de anlattığı şey ilgimi çekmiyorsa dinlemek ölüm gibi gelir. bu tür durumlarda, ortam kabalık etmeden terk etmeye uygun bir ortamsa yavaştan kaçarım. ortam kaçmaya uygun değilse istemeye istemeye oturur dinlerim. hele bir de hoşlanmadığım kişi laf arasında kendini övüyorsa ya da kendiyle ilgili "niye anlatıyo ki bana bunu?" dedirtecek şeyler filan anlatıyorsa içimden söylene söylene, "benim burda ne işim var?" diyerek hayatı sorgulaya sorgulaya dinlerim.
tabi burda dinleyicinin ruh hali de önemli. bazen modum yüksek olduğu zamanlarda, sevmediğim kişilerin anlattığı ve ilgimi hiç çekmeyen şeyleri de normal bir şekilde dinleyebilirim. ya da modum çok düşükse normalde ilgiyle dinleyeceğim şeyleri dinlerken sıkılabilirim ya da normalde rahatsızlık duymayacağım uzun anlatımlardan rahatsız olabilirim.

ali ural

hemdem
Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? Acaba ''insan'' denince hatırlanıyor muyuz?
- Posta Kutusundaki Mızıka

dedikodu

ruhsuz
şimdi şöyle:
'personal is political'
diye bir söz var. bunu 'kişisel olan politiktir' ya da 'özel olan politiktir' şeklinde tercüme edebiliriz.

benim çokça yaptığım ve arkadaşlarımın da çokça maruz kaldığı dedikodu biçimim hayatımdaki herhangi bir pozisyondaki erkeğin herhangi bir davranışını değerlendirmektir.

ilk paragrafla ne alaka diyebilirsiniz,yani ben olsam derdim. bir kadın olarak deneyimlediklerimiz sadece bize özgü olmayabiliyor.efendim cinsel/psikolojik şiddet görmüş ama emin olamıyor,mansplaining yemiş emin olamıyor,tacize uğramış emin olamıyor,sadece cinsiyetinden dolayı seni koruyan kanunlara sığınman engelleniyor ama meseleyi çözemiyorsan fiskoslar mevzuyu idrak etmede bayağı bir etkili oluyor. tamamen şahsi olduğunu sandığımız cinsiyet temelli olumsuz deneyimlerimizin sosyal ve politik düzenlenimle doğrudan ilişkili olduğunu anlamak için yüreğini sevdiğiniz ve sizin yüreğinizi sevdiğine emin olduğunuz yakın kız arkadaşın sosyal destek açısından varlığı belki de kaşıkçı elmas'ı ile eşdeğerdir.

hani bir kahve ve bir yürüyüş eşliğinde yaptığınız eril düzen eleştiri temalı ilişki analizleri var ya,ben onu en güzel kahve deneyimi olarak değerlendiririm.

kafa açan dedikoduya can kurban.dedikodu yapın,yaptırın ve deneyimleriniz kamusallaşsın aşkolarım.<3

bu hafta aldığınız sizi mutlu eden mesajlar

clarice starling
babaannemden gelen mesajlardır. yarasa gibi yaşayan torununu normale döndürmek için bıkıp usanmadan çabalamaya devam ediyor. daha uzunca olan ilk mesajda gecenin dinlenmek, gündüzün de çalışmak için olduğunu açıklamış güzelce. düzenli uyku olmadan sıhhatli olunmazmış, düzenli olarak uyursam moralim iyi olurmuş. ikinci mesaj da şu şekilde:

kim bilir kaç dakikasını aldı bunları yazmak, o kadar uğraşmış :)
bu arada babaannemin "pamuk kızı" olduğumu biliyor muydunuz? :))

unutulmaz replikler

girlofmoira
+ this is your heart and you should
never let it rule your head. you could have
chosen any random number and
walked out of here today with
everything you've worked for but you just
couldn't resist it, could you? i've always assumed that
love is a dangerous disadvantage ... thank you for the final proof.
- everything i said, it's not real. i was just playing the game.
+ i know, and this is just losing.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol