maço vs romantik erkek sorunsalı

clarice starling
maço erkek denilince benim aklımda şöyle bir profil beliriyor: karşısındaki kişinin her şeyine karışma hakkını kendinde bulan, kadınların güçsüz olduğunu ve birçok şey için erkeklere ihtiyaç duyduklarını sanan ve aynı zamanda güçlü kadınlara tahammül edemeyen, birlikte olduğu kadının ona danışmadan tabiri caizse iznini almadan bir şeyler yapmasından rahatsızlık duyan bir erkek. kendilerini birlikte olduğu kadının koruyucusu olarak görürler genelde. zihnimde canlanan bu profilden ötürü kendisine saygısı olan tüm kadınların bu tip kişilerden koşarak uzaklaşması gerektiğini düşünüyorum.
romantiklik de bence çok göreceli bir kavram. belli bir yerden sonra rahatsız edici olabilir. bu yüzden ikisini de seçmiyorum.
benim tercihim şu şekilde: birlikte olduğu kadının kendi kararlarını kendisi verebilen ayrı bir birey olduğunun farkında olan, sevdiği kişinin verdiği kararları destekleyen ve onun yanında olan, birlikte olduğu kadının başarılarıyla gurur duyabilen ve onun mutluluklarıyla mutlu olabilen, son olarak karşısındaki kişiyi koşulsuz sevebilen ve sevgisini göstermekten korkmayan bir insan.

sevilmek

hatayapmakfirsati
Dünyanın en güzel ve özel hislerinden biridir. Kıymetini bilmek gerekir. Allah herkese nasip etsin.
Not: Erich Fromm'un Sevme Sanatı adlı kitabı tavsiyemdir. Okuyun, okutturun efendim. Saygılar

kıskançlığın sevgi göstergesi sanılması

kaira
Kıskançlık dozunda güzeldir. Partnerinin hayatını kısıtlamadan zorlaştırmadan belki tatlı küçük atışmalarla katlanılabilir. Ama başlı başına sevginin göstergesi ya da olmazsa olmazı değildir. Elbette kişilerin bir ilişkide ne aradığı önemli ama sırf "bana sahip çıksın, beni kıskansın" duygusunu taşımak ve aşkın değerini böyle ölçmenin sağlıksız olduğunu düşünüyorum. Böylesine ilkel bir duyguyu taşımamak güç hatta imkansız olabilir ama önemli olan bununla nasıl başa çıkıldığıdır.

dönem gruplarında nasıl davranmalıyız

darkgreen
içten olunmalı, şöyle dersem şu tip insan bundan hoşlanmaz vs. demeden yoruma açık konularda saygıyı bırakmadan fikrini belirtmek istiyorsan belirtmelisin, senin fikirlerine çok ters fikirler olabilir ama hırçın olmaya lüzum yok cidden. bir şekilde fikrini belirtirsin ve anlamamak için çaba harcayanlar hariç diğerleri anlayacaktır. saldırgan tavır gösterenler olabilir sana laf atılabilir kendini düzgün ifade edersin cevabını verirsin ama çok da takmamak en iyisi muhtemelen. içten kısmının üzerini çizdim çünkü yapmacık bir karakter çizilmesi en rahatsız edicisi olur bana göre. fikrini belirtmek istemeyene de şu sebepten belirtmemiştir gibi bir sınıfa koymuyorum gözümde doğrusu. belki vakti yok, belki mükemmel bir gün geçirirken buna kafa yormak istemiyor, belki bir şeyler anlatmanın bir şeyleri değiştireceğine inanmıyor, belki önyargıya uğramaktan korkuyor, bilmiyorum sebebini. ne yapmak istiyorsa kendi bilir.

sitare

ruhsuz
Hint-avrupa dil ailesinin hint koluna mensup farsçada sitâre 'yıldız' demektir. Yine hint koluna mensup kürtçede stêrk 'yıldız' demektir.
Avrupa koluna mensup İngilizcede 'yıldız'ın star olduğunu hepimiz biliyoruz.

Arapçada ise örtü anlamına geliyor diye hatırladım,hatta aynı isimde daha çok tessettürlü hanımlara hitap eden giyim markası da bulunmakta.
Tirikolarını tavsiye edebilirim:)
2

arkadaş seçimi

darkgreen
dürüst olup olmadığına bir de çok bencil olup olmamasına (yani kendisi dışındakileri ne kadar umursuyor) sadece bunlara dikkat edilmesi yeterli bence, bunlar dışında bir seçim yapmaya çok da lüzum yok her çeşit insanla arkadaş olunur. olunur da herkesle dost olunmaz...

ölüm

kimliksizot
bu konuda dead poets society'den alıntı yapmak istiyorum.
"sizlerden pek de farklı değiller, öyle değil mi? sizin şu an kendinizi hissettiğiniz gibi, yenilmezler. dünya onların istiridyesi. kaderlerinde büyük işler başarmak olduğuna inanıyorlar, çoğunuz gibi. umut dolu bakıyorlar, tıpkı sizin gibi. yapmaya güçlerinin yettiği şeylerin bir zerresini bile hayatlarında yapmak için iş işten geçene kadar beklediler mi? çünkü beyler, bu çocuklar şu anda nergis çiçeklerini gübreliyor. yakından dinlerseniz size vasiyetlerini fısıldadıklarını duyabilirsiniz.
'carpe diem.' "

(bkz: unutulmaz replikler)

ne kadar seksist bir dil kullanıyorsunuz

armut
Konuşurken kendimi kontrol edebiliyorsam hiç kullanmam. Kendimi kontrol edemediğim bir iletişimdeysem de seksist ifadeler içeren şeylerden sıkça kaçınırım. Konuşmak ve dil her şeydir. Dilimizi doğru ve güzel kullanarak pek çok şey konusunda bilinçlendirebiliriz. karşı taraf bu bilinci kazandığını bile fark etmez.

kuaför mü berber mi

lagahoo
o samimiyet o muhabbet asla ama asla kuaförde bulunmaz. Senli benli konuşma üslubu, mahallede olan biten her seyden haberdar oluşu ile gönüllere taht kuran berberleri tercih ederim. Satılık araba sorsan bilir, kiralık ev arasan hemen önerir, ülkenin durumu hakkında bizi bilgilendirir daha ne olsun. Bazen istediğin modeli yapmaz kafasına göre takılır "kardeşim bak şimdi bu model sana çok güzel yakışır." diyip saçını başını rezil etse de 1 hafta insan içine çıkamasan da berberler vazgeçilmezdir. eee her nimetin bir külfeti olur.

bunu biliyor muydunuz

elegantmoon
Antares, Akrep Takımyıldızı'nın en parlak yıldızıdır. Kendisi kırmızı bir yıldız olup eski zamanlarda bu özelliği sebebiyle Mars ile mukayese edilmiştir. Benim beyefendinin takımyıldızı akrep'tir. Kırmızıya bayılır. Antares'in orada oturur. Gökyüzünde Antares'i ararım her gece. Baktıkça yanımda hissederim kendisini. Nereye bakarsam onu görmek istedikçe gökler güzel bir çağrışım oyunu oynar bana.
Dipnot: romantik kısma alerjisi olan yazarlar son kısmı boşversin ve gökyüzüne baksın, kaybolup gidiyor insan.
2

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol