Gerek var mıydı buna :(
Kaşar ksndnsm
aştiden söğütözüne bağlanan metro... yahu keşke ya.
maalesef pek isteyip de yapamadığımdır. Herkes her şeyi yapacak diye bir kural yok sonuçta örneğin benim dışımda sözlükte ejderha sürmeyi bilen kimse yok sanırım.
son zamanlarda haklı olarak popülarite kazanmış bir kelimedir. lebaleb alanlardan uzak duralım :))
“Seni ararken kendimi, kaybetmekten yoruldum
Bulduğumu zannettiğimde, kendimden ayrı düştüm…”
Bulduğumu zannettiğimde, kendimden ayrı düştüm…”
Geçenlerde izlediğim ve etkisinden çıkamadığım film. İlk defa bir suç filmini sonunda beni şaşırtabilecek mi kaygısıyla değil de “izlerken” keyif alarak izledim. Karakterlerin derinlemesine incelenmesi çok hoşuma gitti. Dava sahnelerindeki çatışmayı izlerken her seferinde fikrim değişti ve olay kendini güzel sorgulattı diyebilirim. Çocuk karakter ve karşı avukat karakterleri çok başarılıydı.
birinin geldiğini gördüğün halde"geldin mi?" diye sormak..özellikle annem çok yapıyor bunu.ben de artık otomatik olarak "evet,geldim" diyorum.alıştık :d
Tercihlerimizin Sonuçları çoğu zaman ağır oluyor.
bu başlık kapatılsın artık :(
Off utanç verici selami üstüme alıp bı bakıyorum arkamdakineymiss 🥲
Bence "we could be the same"den daha iyi olan Eurovision şarkımızdır.
Polemik yaratmalı entry girildi gelsin ilk eksiler:D
Polemik yaratmalı entry girildi gelsin ilk eksiler:D
bir de bunu bırakalım :)
TDK'ye göre kelimenin ilk anlamı şu; Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak. ikinci anlamı ise şu şekilde; Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, hasetlenmek, haset etmek.
benim kıskançlığım, sevgimde ya da benimle ilişkili "bir şeyde" başkasının ortaklığına dayanamamak şeklindeydi. o bir şey de babamdı ahahahah. babamı başkalarından kıskanıyordum ben küçükken. babamın tek kızıyım, kardeşlerimden kıskanmıyordum açıkçası. kız kuzenlerimden filan kıskanıyordum. kuzenlerim yazın bize kalmaya geliyorlardı, babam da dayıları olarak ilgileniyordu tabi onlarla doğal olarak ama bu durum benim hiç hoşuma gitmiyordu. ufacık şeylere bile bozuluyordum ben. büyüdükçe bıraktım tabi bunu büyük ölçüde.
babamın çocuklarla arası çok iyi tamam mı? kimseye yüz vermeyen çocuklar bile babamı seviyor bir şekilde. çocuklarla güzel iletişim kuruyor çünkü babam. küçük kızlar da saftirik oluyorlar biraz ahhahah, birkaç iltifata tav oluyorlar hemen. bize misafirliğe gelen küçük hanımlara mesela, yok efendim tokan çok güzelmiş, yok işte tişörtünün üstünde kedi mi var bi bakayım, saçların ne kadar güzel senin bilmem ne gibi birkaç şey söylüyor babam. bi bakıyorum küçük hanım babamın kucağına çıkmış oturmuş. babam gelene kadar somurtup oturan çocuklara bile bir şeyler oluyor. neyse, içimden diyorum ki "kızım sen hayırdır? benim babamın kucağında ne işin var senin? noluyo ya noluyooo? git kendi babanın kucağında otur." bir gün bir tanesinin saçını çekicem aslında ibretialem için de, neyse.
tamam tamam, şakasına söyledim bunları ya. kimsenin saçını filan çekmeyeceğim tabi ki. abla oldum artık, ne kıskançlığı? babam yine benim babam sonuçta. kıskanılacak bir şey yok burda. evet. ühü. ahahahahah.
benim kıskançlığım, sevgimde ya da benimle ilişkili "bir şeyde" başkasının ortaklığına dayanamamak şeklindeydi. o bir şey de babamdı ahahahah. babamı başkalarından kıskanıyordum ben küçükken. babamın tek kızıyım, kardeşlerimden kıskanmıyordum açıkçası. kız kuzenlerimden filan kıskanıyordum. kuzenlerim yazın bize kalmaya geliyorlardı, babam da dayıları olarak ilgileniyordu tabi onlarla doğal olarak ama bu durum benim hiç hoşuma gitmiyordu. ufacık şeylere bile bozuluyordum ben. büyüdükçe bıraktım tabi bunu büyük ölçüde.
babamın çocuklarla arası çok iyi tamam mı? kimseye yüz vermeyen çocuklar bile babamı seviyor bir şekilde. çocuklarla güzel iletişim kuruyor çünkü babam. küçük kızlar da saftirik oluyorlar biraz ahhahah, birkaç iltifata tav oluyorlar hemen. bize misafirliğe gelen küçük hanımlara mesela, yok efendim tokan çok güzelmiş, yok işte tişörtünün üstünde kedi mi var bi bakayım, saçların ne kadar güzel senin bilmem ne gibi birkaç şey söylüyor babam. bi bakıyorum küçük hanım babamın kucağına çıkmış oturmuş. babam gelene kadar somurtup oturan çocuklara bile bir şeyler oluyor. neyse, içimden diyorum ki "kızım sen hayırdır? benim babamın kucağında ne işin var senin? noluyo ya noluyooo? git kendi babanın kucağında otur." bir gün bir tanesinin saçını çekicem aslında ibretialem için de, neyse.
tamam tamam, şakasına söyledim bunları ya. kimsenin saçını filan çekmeyeceğim tabi ki. abla oldum artık, ne kıskançlığı? babam yine benim babam sonuçta. kıskanılacak bir şey yok burda. evet. ühü. ahahahahah.
insanlar olarak sürekli yaptığımızdır. istememek mümkün mü? istemek, çok istemek, olmazsa ölecekmişiz kadar çok istemek, tek ihtiyacımız oymuşçasına istemek.
bazen insan bir şeyi çok istiyor ve istediği o şeyi elde ettiğinde her şey güzelleşecek zannediyor. istediği şeyi elde ettiğinde bazen bir bakıyor ki aslında o kadar da çok istemiyormuş onu. ya da elde ettiği şey nedeniyle kısa süreliğine bir tatmin duygusu yaşıyor ama bir süre sonra elindeki yetersiz gelmeye başlıyor, daha fazlasını istemeye başlıyor. insanın doğasında hep daha fazlasını istemek mi var?
insan bazen de hiç elde edemeyeceği şeyleri istiyor. hiç sahip olamayacağını bile bile arzuluyor. insan istemeyi mi seviyor? önemli olan şey elde etmek, sahip olmak değil de istemenin ta kendisi mi?
şeye ne demeli? istiyorsun, ama istediğin şey tam o anda olsun istiyorsun. daha sonra olduğunda isteğin kaçmış olacak belki, o anda ihtiyacın var ona. sonradan olması bir anlam ifade etmeyecek, anında olsun o nedenle.
insan istiyor işte. istemeden yaşanmıyor ki.
bazen insan bir şeyi çok istiyor ve istediği o şeyi elde ettiğinde her şey güzelleşecek zannediyor. istediği şeyi elde ettiğinde bazen bir bakıyor ki aslında o kadar da çok istemiyormuş onu. ya da elde ettiği şey nedeniyle kısa süreliğine bir tatmin duygusu yaşıyor ama bir süre sonra elindeki yetersiz gelmeye başlıyor, daha fazlasını istemeye başlıyor. insanın doğasında hep daha fazlasını istemek mi var?
insan bazen de hiç elde edemeyeceği şeyleri istiyor. hiç sahip olamayacağını bile bile arzuluyor. insan istemeyi mi seviyor? önemli olan şey elde etmek, sahip olmak değil de istemenin ta kendisi mi?
şeye ne demeli? istiyorsun, ama istediğin şey tam o anda olsun istiyorsun. daha sonra olduğunda isteğin kaçmış olacak belki, o anda ihtiyacın var ona. sonradan olması bir anlam ifade etmeyecek, anında olsun o nedenle.
insan istiyor işte. istemeden yaşanmıyor ki.
Az önce aklıma geldi, bugünden bir haber.
Bir kadın erkek arkadaşına böbreğini veriyor, sonra erkek arkadaşı bu kadını aldatıp terk ediyor. Yani kimseye güvenip böbreğinizi vermeyiniz.
Bir kadın erkek arkadaşına böbreğini veriyor, sonra erkek arkadaşı bu kadını aldatıp terk ediyor. Yani kimseye güvenip böbreğinizi vermeyiniz.
sağlık tabi, aşı olmak ilk beklentim, Ankara'da ki evime kavuşmak, sonrasında şu online dönemde kopyalı geçtiğim sınavların yüz yüzesini de(olursa tabi) geçebilmek :d ,psikolojimin bozulmaması...........
fark ettim de ne kadar buruk bir tamlama. gereksiz bir şekilde dramatize edesim geldi sanırım. ama sanki içinde büyük bir hüzün barındırdığı hissediliyor gibi. altında belki sadece iki kişinin bildiği yürek parçalayıcı hikayeler var gibi. niye bir anda duygusala bağladım ben de bilmiyorum ama bir an düşününce öyle geldi işte.
Hayvanın gözü
Ruhdoc sen bir pizza değilsin ve herkesi mutlu edemezsin.
Hayır, seçmezdim.
Buna duygusuzluk olarak yaklaşmayın. Aileniz kim olursa olsun sevmek zorunda kalıyorsunuz zaten.
Edit 2: sizin abes bulduğunuz bir düşünce bir açıklamaya sahip değilse olabilecek en kötü şeyi düşünüp empati yapmaya çalışın lütfen. Herkes rahat bir hayat yaşamıyor. Kardeşlerimle bile aynı evin farklı maddi ve düşünsel süreçlerinde büyüdük biz.
Buna duygusuzluk olarak yaklaşmayın. Aileniz kim olursa olsun sevmek zorunda kalıyorsunuz zaten.
Edit 2: sizin abes bulduğunuz bir düşünce bir açıklamaya sahip değilse olabilecek en kötü şeyi düşünüp empati yapmaya çalışın lütfen. Herkes rahat bir hayat yaşamıyor. Kardeşlerimle bile aynı evin farklı maddi ve düşünsel süreçlerinde büyüdük biz.
siyah olanı en cool olanıdır
Başıma gelen bir şeyden bahsedeyim. Schlimazl'ın bitmeyen anı köşesi :) Bir ara 50tl'lik kitap almıştım. Kitaplardan Birinin arasından 50 TL çıkmıştı. Efsaneye göre bazı iyi insanlar bilerek kitaplara para koyuyormuş ki öğrenciler sevinsin. Bana çıkan para Ayraç olarak mı kullanıldı, kötü günler için mi saklandı yoksa bilerek mi orda bırakıldı bilinmez..
*merak edenler için kitap : gün olur asra bedel.
*merak edenler için kitap : gün olur asra bedel.
Ağlatmasa da hüzünlendiren bi film: İnside Out. Yazılmış ama desteklemek istedim. İzlemediyseniz mutlaka bi şans vermelisiniz. Bir bakıma gerçekle de bağlantısı kurulabilir, derin bi düşünmeyle. Tekrar tekrar izlenebilecek bi film.
geldi malesf ve beni çok gerdi :((( bu gece uyku yok gibi her şey de birbirine karıştı geçen hafta daha çok şey biliyordum sanki…
Şimdi ne uyunur be.
edip cansever için bir başkadır
ankara'da kendimi huzurlu hissettiğim ve gözyaşlarıma tanık olan nadir yerlerden. 3. cadde yerine 2. cadde'den yürümeyi tercih ederim genelde 3 kalabalık ve hareketli oluyor.her mevsimi ayrı güzel, sessiz, sakin. canın mı sıkıldı tak kulaklığı cadde üzerinden değil de ara sokaklardan anıtpark'a git gecesi de gündüzü de güzel, otur banklarda sonra kediler gelsin yanına sev onları filan insan rahatlıyor valla. seviyorum ve özlüyorum bu semti.
Heteroseksüel, müslüman, sünni bir erkek dışındaki herhangi bir şeyi olmak kolay değil; hatta imkansız.
Peşin not: Herhangi bir şekilde yukarıda yazdığım gruplara ya da sıfatlara herhangi bir sözüm yahut eleştirim yok, bunların yanında tüm farklılıkları da kabul edebilsek keşke.
Peşin not: Herhangi bir şekilde yukarıda yazdığım gruplara ya da sıfatlara herhangi bir sözüm yahut eleştirim yok, bunların yanında tüm farklılıkları da kabul edebilsek keşke.
bazı anlar oluyor gerçekten kontrolü kaybedebiliyorum ama genel anlamda kontrol altında tutmaya çalışıyorum öfkemi çünkü beni yıpratmaktan başka bi işe yaramıyor kendileri..
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?