Son günlerin bile kötü geçti, beni hep yordun. Mutluluklarım olsa da ardından daha büyük üzüntülerle geldin. 2022 nin de senden bir farkı olacağını sanmıyorum. Mutlu olmak için illa ölmek mi lazım!
Kederli dalgalarda, şiirlerim kayıktır.
Yılın son sınavında sınav kağıdımı teslim ettiğim anda yaşadığım histir.
Rahatlamayla gelen mutluluk olarak tarif edebilirim sanırım.aynısını yapmam gerekenlerin listesini yapıp oradaki her maddenin üstüne çizik attığımda da hissediyorum.
Rahatlamayla gelen mutluluk olarak tarif edebilirim sanırım.aynısını yapmam gerekenlerin listesini yapıp oradaki her maddenin üstüne çizik attığımda da hissediyorum.
... ... ...
(hocayı bekliyoruz)
(hocayı bekliyoruz)
salatalık, acı biber ve maydanoz (ek olarak kebapçılarda yediğimiz kara lahana turşusu. geçen sene evde yapmayı denedim ama tadını tutturamadım. :( )
sabah yarı uyanık halde etrafa boş gözlerle bakılan an.."noldu?,niye uyandım ki?,geri mi uyusam?.."soruları dönerken kafada bi süre etrafa bomboş bakılır.
Bir tanıdığım kendini sallıyordu?
İnsanların bu saatte dışarıdan yeni gelmesi ama benim hâlâ notun başında oturuyor olmam :( ben de gezmek istiyorum ya, bitsin bu okul.
Kırmızı cabrio bir çakal kasaya. daha iyi neye harcayabilirsin ki
Beni en çok rahatlatan şeydir. 10lu yaşlarımdan beri günlük tutarım. Hem yaşadıklarımı anımsamak hem de düşüncelerimi çözümlemek için birebirdir. Bazen kötü hissedersin ama nedenini bulamazsın ya hah ben o zamanlarda hep günlük yazarım ve yazdıklarım bittiğinde beni neyin üzdüğünü neyin korkuttuğunu neyin yorduğunu anlamış olurum. Bir mucize gibi gelir bazen bana. Yazmadan önce çok sinirliyimdir mesela ama yazdıktan sonra sinirim geçer. Ya da ennn mutlu hissettiğim anları en heycanlandığım günleri yazarım ki daha sonra okuyup şuna bak ne de mutluymuşum diyebileyim. İyi kötü hiçbir şeyi unutmak istemeyişimdendir belki de bu sevdam. Eski yazdıklarımı okuyup eski benden çok da ders çıkarırım;))) Tavsiye edilir....
karambol- sendin
Bir şarkılarıyla alakalı bir şeyler yazmak istiyorum: 23.
Mor ve ötesi'nin 98 çıkışlı ikinci albümlerinin bir parçası. Keşke harun tekin'in demlenmiş sesiyle ve mvö'nün oturmuş müziğiyle yeni bir kaydı gelse diye düşündüğüm şarkılardan biridir ayrıca. Hikayesi hakkında rivayetler vardır ben de merak ederim açıkcası. "Bu 23 ne ola ki??" Diye baya araştırmışlığım var bu yüzden. En çok dönen rivayet alfabenin 23. Harfi "ş" ile alakalı olduğu. Harun tekin'in o zamanlarki sevgilisi Şafak'a ithafen yazdığı yani. Bunun yalanlandığı da söylenir ama hatırlamıyorum nerede okuduğumu bunların her birini.
Sözleri:
Yüzünden başlasam gitmeye uzaklara
Duymasam kimseyi
Sonu olmasa ummadık rüyalarda
Eksilse, yok olsa bile değer
Bir gün kendimi bırakıp
Sana anlatsam ne olduğunu
Neden sözleri yuttuğumu
Gerisi zaten gözlerinde
Lütfen beni hemen uyandır
Ya da hep öyle bak yüzüme
Ne kork benden ne uzaktan dinle
Lütfen beni uyandırma
Sesim kısılsa
Korkmasam karanlıktan
En baştan başlasam
Anlamsız sözlere artık hiç bulaşmadan
Beklesem yanında
Bir gün kendimi bırakıp
Sana anlatsam ne olduğunu
Neden sözleri unuttuğumu
Gerisi zaten gözlerinde
Lütfen beni hemen uyandırma
Ya da hep öyle bak yüzüme
Ne kork benden ne anlatmamı iste
Lütfen beni uyandırma
Edit: mvö sever bir arkadaşım da "öğrensen ne olucak sanki, senin için ne anlam ifade ettiği değişecek böyle kalması daha iyi" demişti. Haklı gibi.
Mor ve ötesi'nin 98 çıkışlı ikinci albümlerinin bir parçası. Keşke harun tekin'in demlenmiş sesiyle ve mvö'nün oturmuş müziğiyle yeni bir kaydı gelse diye düşündüğüm şarkılardan biridir ayrıca. Hikayesi hakkında rivayetler vardır ben de merak ederim açıkcası. "Bu 23 ne ola ki??" Diye baya araştırmışlığım var bu yüzden. En çok dönen rivayet alfabenin 23. Harfi "ş" ile alakalı olduğu. Harun tekin'in o zamanlarki sevgilisi Şafak'a ithafen yazdığı yani. Bunun yalanlandığı da söylenir ama hatırlamıyorum nerede okuduğumu bunların her birini.
Sözleri:
Yüzünden başlasam gitmeye uzaklara
Duymasam kimseyi
Sonu olmasa ummadık rüyalarda
Eksilse, yok olsa bile değer
Bir gün kendimi bırakıp
Sana anlatsam ne olduğunu
Neden sözleri yuttuğumu
Gerisi zaten gözlerinde
Lütfen beni hemen uyandır
Ya da hep öyle bak yüzüme
Ne kork benden ne uzaktan dinle
Lütfen beni uyandırma
Sesim kısılsa
Korkmasam karanlıktan
En baştan başlasam
Anlamsız sözlere artık hiç bulaşmadan
Beklesem yanında
Bir gün kendimi bırakıp
Sana anlatsam ne olduğunu
Neden sözleri unuttuğumu
Gerisi zaten gözlerinde
Lütfen beni hemen uyandırma
Ya da hep öyle bak yüzüme
Ne kork benden ne anlatmamı iste
Lütfen beni uyandırma
Edit: mvö sever bir arkadaşım da "öğrensen ne olucak sanki, senin için ne anlam ifade ettiği değişecek böyle kalması daha iyi" demişti. Haklı gibi.
biraz garip ama gül kokusu.ben küçükken dedemlere çok sık giderdik.ve bahar/yaz ayları geldiğinde sürekli bahçede olurduk.dedem de bahçe işlerini pek severdi.bahçede pek çok meyve ağacı ve çiçekler olurdu.ama en güzeli bahçedeki mis kokulu rengarenk güllerdi.her gül gördüğümde ya da kokladığımda aklıma direkt o zamanlar geliyor. güzel zamanlardı :)
ben perşembeyi çok severim birazcık boynu bükük ezilmiş gelir bana yavrum yazık ya
(bkz: the banshees of inisherin)
Necip Fazıl bir şiirinde
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
diyor, istanbul için şahsi düşüncelerim de yukarının özeti niteliğindedir.
+ trap/alternatif dinlemeyi sevenlere mavi&güneş'in "benim istanbulum sensin" şarkısı önerilir!!!
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
diyor, istanbul için şahsi düşüncelerim de yukarının özeti niteliğindedir.
+ trap/alternatif dinlemeyi sevenlere mavi&güneş'in "benim istanbulum sensin" şarkısı önerilir!!!
bu başlık nasıl açılmamış sayın yazarlar güzel tatlı acı anılarınız varsa buyrunuz efenim
Elon musk'ın şımarık bir çocuk gibi davranarak mahvettiği uygulama.
Çok mutsuzum ama gülüyorum
Sanki seninleyim ve ölüyorum
Sanki seninleyim ve ölüyorum
Belirsizlikler diyarına hoşgeldiniz :)))
fat free mass index (ffmi) body mass index'e (bmi) benzer şekilde hesaplanan bir indextir. bedende yağsız kitlenin (kg) (kas + kemik miktârı) boyun karesine (m^2) oranıdır. kas inşâsına yönelik bir çalışması olmayan normal insanlarda bu oran sıklıkla 15-20 arası seyreder (ort 17). erkeklerde dişilere göre ortalamada daha yüksektir. 20-25 arası, genellikle vücûd geliştirme ve yakın sporlarla en azından birkaç yıl düzenli olarak uğraşmış insanların elde edeceği orandır. 24-25'ten sonrasına erişim, kas gelişimine dâir anabolik ilaçlara girişilmiyorsa, gitgide zorlaşır, imkânsız hâle gelir. natürel kas gelişiminin fiziksel bâzı sınırlamaları vardır. örneğin vücûdda kas miktarı ve bu kasların %100 verimlilik hâlinde uğrayabileceği natürel hipertrofinin genetik sınırı olabilir. yâni ffmi 25'ten belirgin yukarıda, bodybuilding'i meslek olarak icrâ eden, balon gibi şişmiş adamların %99,999'u, profesyonel (kompetitif) amaçlar gereği (fakat sporcu etiğine uygun olmayacak biçimde) anabolizan ilaç (ve berâberinde muhtemel sarms, hgh gibi kimyasalları) almıştır. natürel kalarak o ekstrem hacimlere ulaşmaya çabalamak fiziksel olarak olanaksızı zorlamaktır. ffmi 25'ten yukarısı, bedenin natürel sınırlarının çok üstünde olduğundan, anabolizan kullanımı devâm etmediği müddetçe uzun dönemde sürdürülebilir değildir ve ayrıca yüksek ffmi berâberinde steroid kullanımının devâm etmesi başta kardiyopulmoner hastalıklar olmak üzere pek çok hastalıkla ilişkili olabilir (ani kardiyak ölüm, kardiomyopatiler, aritmi, pulmoner emboli gibi.)
benim natürel olarak çıktığım en yüksek ffmi 21.5 idi. sonra düştüm yeniden toparlamaya çalışıyorum şu sıralar. tekniği mükemmelleştirerek uzun dönemde vücüt mekaniğinin elverdiği ölçüde düzenli natürel ağırlık egzersizleri, anabolik ilacın etkisi altında yapılan kompetitif ağırlık çalışmalarından çok daha faydalı.
benim natürel olarak çıktığım en yüksek ffmi 21.5 idi. sonra düştüm yeniden toparlamaya çalışıyorum şu sıralar. tekniği mükemmelleştirerek uzun dönemde vücüt mekaniğinin elverdiği ölçüde düzenli natürel ağırlık egzersizleri, anabolik ilacın etkisi altında yapılan kompetitif ağırlık çalışmalarından çok daha faydalı.
" güldün güller açıldı penceremin demirlerinde, ağladın avuçlarıma döküldü inciler"
eski fotoğraflara tekrar bakmak
dün gece gelen ve gerçekleştirdiğim eylem. tuhaf olan kısım bu sefer sanki oldu gibi :)
Hazır başlığı açılmışken çok geç keşfettiğim ve bence en underrate olan parçalarını buraya bırakıyorum.
Otobüsteki kişilere, nereye gittiğine ve ne zaman olduğuna bağlı olarak hissettirdiği duyguların çok değiştiği şahsen benim de gayet çok sevdiğim bir şeydir.
kendinizi yeterince iyi ifade ettiğiniz halde sizi anlamayan insanlar, her şeye karışan insanlar, kendi bildiğini en doğru sanan insanlar.. kısacası genel itibariyle "insanlar"
demir eksikliği anemisi, sürekli yorgun ve halsiz hissettirdiği için
obsesif kompulsif bozukluk yani takıntılar ve takıntıların size yaptırdığı tekrarlayıcı davranışlar, sizi sürekli huzursuz ederler
mükemmelliyetçilik, yaptıklarınızın size hiçbir zaman yetmemesi, kendinizi yeterli görememek
düzenli çalışmamak, bunu açıklamaya gerek bile yok notları son günlere bırakmanın nasıl bir zorluk olduğunu herkes biliyordur..
son olarak tıp fakültesi, seviyoruz filan ama sonuç olarak zor yani..
demir eksikliği anemisi, sürekli yorgun ve halsiz hissettirdiği için
obsesif kompulsif bozukluk yani takıntılar ve takıntıların size yaptırdığı tekrarlayıcı davranışlar, sizi sürekli huzursuz ederler
mükemmelliyetçilik, yaptıklarınızın size hiçbir zaman yetmemesi, kendinizi yeterli görememek
düzenli çalışmamak, bunu açıklamaya gerek bile yok notları son günlere bırakmanın nasıl bir zorluk olduğunu herkes biliyordur..
son olarak tıp fakültesi, seviyoruz filan ama sonuç olarak zor yani..
Bomboş bi film açıp onu izlerken uyuyakalmak.
kaira benim çok ilgimi çekti...😏
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
