dr ekrem karakaya

lavinia
Çok üzgünüm. Kaç gündür saatlerce büte çalışıyorum. Bugün de yine çalışırken twitter'a girdim ve bu haberle karşılaştım. Çok çok üzgünüm. İyi bir insan, iki çocuk babası, iyi bi hekim kaybettik. Doktor olmak çok zor, tıp okumak çok zor. Maaş,statü iyi bir yaşam için yapılacak bir iş değil işte. Başkalarının hayatına kendi hayatından katıyorsun. Başkaları yaşasın diye sen ölüyorsun. Başkaları çocuksuz, annesiz kalmasın diye bizim annelerimiz çocuksuz çocuklarımız annesiz kalıyor. Yine de halk çıkıp nankör diyebiliyor, devlet hiçbir şekilde arkamızda durmayıp giderlerse gitsinler diyebiliyor. Ben daha yolun başında olan bir tıbbiyeli olarak bitkin ve kırgın hissediyorum. Ve korkuyorum. Hepimiz bu yollardan geçiyoruz ve yine doktor olmak için saatlerce çalıştığım bugün bu olay sonrasında sadece kendine şunu sordum. Ölmek için mi çalışıyorum?

sezen aksu

leavesfromthevine
Kavaklar şarkısını çok severim. Metin altıok şiirinden onno tunç bestesidir. Zaten minik serçeyle alakalı herhangi bir yorum yapmama gerek yok sevgili sözlük, seviyoruz delicesine:')

yeni biriyle tanışmak

yasyasyasyasgiley
bunu başlatan taraf olamıyorum. aslında tanışmak istemediğimden değil ilk önce karşı taraftan bekliyorum. tanışmak istese o başlatırdı zaten demekki istemiyo deyip suskunluğumu koruyorum. sanırım bu durumlarda dışardan soğuk görünüyorum o yüzden yeni arkadaşlıklar kurmam zorlaşıyor ama kurduklarımla da uzun süreli oluyor çok şükür. bu huyumu değiştirmeye çalışıyorum bir süredir yavaş yavaş oluyor gibi. bana başarılar.
2

deprem

deli dumrul
Eli kanlı olan müteahhattin de elini vicdanına koyup hatalıyım diyemeyen siyasetçisinin de istifa etmeyi düşünmeyen tüm bürokratların da sorunları göstermekten çekinip üstünü örten tüm medyanın da.. hepinize yazıklar olsun

Gölcük, düzce, van, elazığ, izmir, maraş.. bu halk çok şükür ki her seferinde yardımlarıyla tüm felaketlerin üstünden geldi. Bu felaketlere ülkesini hazırlayamayan halkına rehber olamayan yöneticiler utansın

Şeyma'nın vasiyeti var.


erkeklerin berber sadakati

ileleualatyr
Size ithal başlık getirdim.
T: Babamda bizzat gözlemlediğim durum.
Kendisi İzmir'de yaşıyor fakat hâlâ üşenmeyip Denizli'deki berberine gidiyor. Hayır napıyorsunuz, berbere ilk gidişinizde sözleşme falan mı imzalıyorsunuz anlamıyorum.

kötü ilişki vs yalnızlık

ruhsuz
Mastürbatif başlıklarda bugün.
İnsanın burnu b.ka batmadan tabii ki yalnızlık diyor.

Sonra ebesininkini tersten görünce yine yalnızlık diyor ama ilk yalnızlık diyişiyle son yalnızlık diyişi arasında birkaç deccal oluyor.

aftersun

ileleualatyr
2022 yapımı Charlotte Wells filmi.
Film bir baba ve kızının Türkiye'de yaptıkları tatili konu alıyor gibi görünse de bir babanın kızına tatlı bir veda etme çabası aslında.
Buradan sonrası spoiler, izlemeyenler için dikkat!
ilk olarak filmdeki baba karakteri yani Calum'un anksiyete ve depresyonla ilgili sorunları olduğunu söyleyebiliriz. Televizyonun yanındaki kitaplardan bu çıkarımı yapıyoruz. Calum, dalış sırasında otuz yaşına gelmesinin onu şaşırttığını ve kendini kırklarda hayal edemediğini söylüyor. Ayrıca filmin başından sonuna kadar ara ara gösterilen dans pistindeki yetişkin Sophie ve Calum, filmin sonundaki Under Pressure eşliğindeki dans sahnesine senkronize bir şekilde birbirlerine yaklaşıyor. yetişkin sophie babasını tutmaya çalışırken Calum'un acı çekişini yüzünden okuyabiliyoruz. En sonunda sıkıca sarılıyorlar, tıpkı son danslarında yaptıkları gibi fakat sonra Calum, yetişkin Sophie'yi itiyor. Hayata veda ediyor. Yetişkin Sophie gözünden bu tatile ve babasının ölümüne-kuvvetle muhtemel intiharına- baktığımızda, bunların güneş sonrası(aftersun) yaşandığını söyleyebiliriz. Filmin bir sahnesinde Calum İskoçya'da yeterince güneş olmadığı için oraya dönmeyeceğini söylüyor. Kızıyla son tatillerini ve kızına vedasını da her günü güneşli olan Fethiye'de yapıyor. İskoçya'ya yani güneşin olmadığı yere dönen sophie, güneş sonrası bunları yaşamış oluyor aslında. Babasını güneşten sonra kaybediyor. Ayrıca parası olmamasına rağmen Calum'un o halıyı almasıyla da kızına bir tür miras bıraktığını söyleyebiliriz. Benim gerçekten psikolojik çöküş yaşamamı sağlayan sahne sonlara doğru olan dans sahnesiydi. Sophie o dansta babasını son gördüğü kıyafetle hatırlıyor yani çizgili tişörtüyle; fakat aslında Calum o sahnede beyaz tişörtlü. Ayrıca o sarılma sahnesi…Gerçekten aralıksız iki gündür çok kötüyüm bu sahne yüzünden. Filmi ilk izlediğimde tam anlayamadığım yerler olduğu için bu kadar etkilenmemiştim fakat ikinci ve üçüncü izleyişlerimde fark ettiğim her ayrıntı beni boğdu resmen.

Son olarak filmin otobiyografik bir film olduğunu söyleyenler var. Ben de biraz katıldım buna çünkü yönetmen ve babasının Türkiye tatilinden şöyle bir fotoğrafı var:

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol