destek olmak hakkında bir soru

muamma
Ben 2 sini de yapardım. Öncelikle atalarımızın dediği gibi dost acı söyler. Ben bir dost isem hayatı arkadaşıma toz pembe imiş gibi göstermem gösteremem çünkü hayat öyle değil yalan söyleyemem onun yerine ona hayata karşı zorluklarında her türlü musibet ve sıkıntıda her zaman yanında olduğumu hissettiririm bunu boynuma borç bilirim. İkinci olarak hayat böyle diye dostumu karamsar ümitsiz bir hale sürüklenmesine razı olamam. Çünkü bilirim ki kainatta her şey zıddıyla vardır ve bilinir. Karanlık varsa aydınlık da vardır kötülük varsa iyilik de vardır acımasızlık varsa merhamet de vardır bu dünyada. Ve insan varsa her daim umut da vardır...

iç güzellik

lavinia
Önce dış güzellik gelir her zaman. İç güzellik çok derinlerde gerçekten. Çok güzelsin iltifati hep bana yapmacık gelir. Çok güzelsin duydukça kendimi daha da zorlarim güzel olmak için. Bana bunu diyen kişi için hep daha güzel görünmek isterim. O yüzden pek de sevmem bana çok güzelsin denmesini. İç güzellik diyoruz. Bana enerjin çok güzel, ne güzel düşüncelerin var dense çok daha mutlu olur gerçekçi hissederim. Çünkü iç güzellik gerçekten önemli olan. Ancak iç güzelliğimi de ne kadar bilebilirler ki? Benim sizlere yansıttığım kadarını. İki yüzlü hissediyorum çoğu zaman. Bilmiyorum işte bilmiyorum kafam karışık.Bilmiyorum sayın yazarcımlar. Biraz dış görünüşüne kafayı takmış ve kendini asla beğenmeyen birisinin yorumu da böyle işte.

alla illyinichna levushkina

necdetersoz
ölene dek aktif olarak mesleğine devâm eden, dünyânın en yaşlı cerrahlarından. geçtiğimiz yıl 93 yaşında hayâtını kaybetmiş ve ölümüne dek 10000'in üzerinde başarılı operasyon yapmış.

"it's not a profession, it's a way of life... why else would the surgeon live, if not to work."

diyerek kendisi için cerrahlığın ne olduğunu özetlemiş ve ömrü boyunca ona uygun şekilde yaşamış.






ankara

hayaxi
birçok şarkıya da ismini veren, türkiyenin başkenti olmasından ötürü resmi kurum ve kuruluşlarca zengin kentimizdir. ayrıca sözlükteki herkesin buluş noktasıdır.

roman okumanın bize birden fazla hayat imkanı sunması

poyrazkarayel
elimde kuyrukluyıldız altında izdivaç.. Hüseyin Rahmiyi hayal ediyorum bu romanı yazarken onlarca yıllık gözlem, mahalle ağzından bize aktardığı çeşit çeşit insan profili ve toplumsal perspektifi görüyorum. Hüseyin Rahmi kim bilir hangi yaşadığı tatsızlıklardan ne sevinçlerden sentez yapmış da gerçeğe bu denli yakın bir 'hayat projeksiyonu' yansıtmış okura.

Misal chuck palahinuk'u düşünüyorum. Yeraltı edebiyatı deyince akla ilk gelen ismi. Görünmezlerin feneri, belki de beyaz zencilerin kalemi olmuş bu yazar sıradan insana çok uzak hayatları baştan sona orijinal ve yaşayış tarzıyla hayranlık uyandıran bir Tyler durden ya da bir misyoner hayatını işleyen laf arasında binbir türlü hayat tavsiyesi ve adab-ı muaşeret kırıntıları sunan Tender Branson karakterini hayranlıkla okuyorum.

Roman okumasam hem bu yazarların hem de bu karakterlerin yaşamlarından kendime pay çıkarmak olanaksız olacaktı yahut ders bir yana böyle lezzetli bir hayat deneyimine sahip olamamanın bir nebze de olsa ağza bir parmak bal çalan güzelliklerini göremeyecektim. Roman okumak bu yüzden bana birden fazla yaşamın tecrübesi, keyfi ve farklılığını ilk elden yaşatıyor..

penceremden manzaralar

privileged of medic
Dışarıya bakarken uzun zamandır kulaklıkla şarkı dinlemediğimi fark ettim.hemen kulaklarımı aşina olduğu melodilere teslim ettim.Derken yüreğimin derinliğinde bir sızı hissettim.bizi de ihmal ettin dercesine sızlattılar içimi.yakıcı acımı yokladığımda fark ettim ki hüzünlerimi ve gözyaşlarımı paylaştığım,gün boyu yabancı olan her şeyden kaçmak için taktığım o kalın zırhım olmadan içimden geldiği gibi her şeyimi anlattığım,beni huzura kavuşturan yeri geldiğinde huzuru bana getiren kelimelerim,cümlelerim,şiirlerim yakmış içimi.yazmamışım,dökmemişim hislerimi uzun zamandır.yazdığımda,yazdıklarımla özgür kalanları en derinliklerime hapsetmişim.görmezden gelmek değil bu esaretlerinin sebebi.bazılarıyla yüzleşmeye cesaretim yok bazılarını kendime bile anlatmak zor geliyor bazılarınıysa sonsuza kadar orada hapsetmek istiyorum.oradan çıkarlarsa geri gelmezler diye korkuyorum çünkü… ne garip değil mi ? Beni içimdekilere hapsetmekten kurtarıp özgürlüğüme kavuşturanlara şimdi ben zincir vuruyorum.bana mutluluğu getiren,beni tam hissettiren kelimeleri şimdi eksik ve hüzünlü bırakıyorum.beni gülümseten cümlelerimi yaşlara boğuyorum.benim yolumu aydınlatan şiirlerimi karanlığa boğuyorum… nisyandan gelişimi kendime bir kez daha kanıtlıyorum,beni kaldıranları ardımda bırakıp onları unutarak…

sözlük formatı

qwerty
çok fazla hata görüyorum. diğer sözlüklerde yaptığım derin araştırmalar sonucu ulaştığım 10-15 yıllık bilgi hazinesini aşağıdaki sizlerle paylaştım.

1. bkz :
sözlük içerisinde bir başka konu başlığına bağlantı yapmaya yarar. cümle ortasına konulursa (bkz: okuma zorluğu) yapar. tek başına kullanılabilir.
minik tavsiye: hiçbir zaman başlık olmayacak bir söz öbeğini bkz içinde kullanmak son derece zararlıdır. verilen bir bkz'ın başlık formatına uygun olması gereklidir. çünkü, her bkz bir başlık demektir. başlık formatına uymayan bkz'lar konsepte de uygun değildir. genellikle yapılan en büyük hata veya kaçış, entry formatına uymayan bir sözü bkz içine alarak işi kotarmaya çalışmaktır. tekrar belirtileceği gibi, verilen bkz'ların mutlaka ama mutlaka başlık açma formatına uyması gerekmektedir.

örnek: (bkz: örnek)

2. gbkz :
cümle ortasında gecen bir tümceye yönlendirme yapmak için kullanılır. bir entry tek başına gbkz olamaz. bu gibi durumlarda bkz yapılması gerekir.

örnek: bu bir örnek cümledir.

3. abkz :
mini yorumların, notların, açıklamaların yapıldığı bkz türü. bir entry tek başına abkz olamaz.

örnek:

4.ebkz :
hashtag koyuyor. ne işe yaradığını bilmiyorum, halen çözmeye çalışıyorum.

örnek: (bkz: #örnek)

çok fazla şu yanlışı görüyorum:
[bkz][/bkz]yazılmakistenenşey
iki bkz arasına yazmanız lazım sevgili arkadaşlar bu kullanımda

ve sözlüğümüzdeki youtube butonunu kullanırken yapılan yanlışlar
[youtube][/youtube] youtubecom/ornekvideo
[youtube](boşluk)youtubecom/ornekvideo(boşluk)[/youtube]
[youtube](boşluk)youtubecom/ornekvideo[/youtube]

doğrusu:
[youtube]youtubecom/ornekvideo[/youtube]

aklıma geldikçe ve gördükçe ekleme/düzenleme yapmaya çalışırım.

6 şubat

gri
Bu düzeni değiştiremediğimiz, size yardım etmeyi bile başaramadığımız için çok üzgünüm.

müsebbipleri yargılamıyoruz bile, halbuki en azından bunu başarmalıydık.

her erkek baba olmak ister mi

sokratesla
baba olmak, sanki bana kil sanatıyla uğraşmak gibi geliyor. baba olduğunda ortaya çıkardığın şey, tamamen senin ellerinde ve şekillenmeyi bekliyor. zaman zaman onu kırarsan, dikkatli ve özenli davrnamazsan, en önemlisi ne yapacağını da bilmezsen bu sanatta başarılı olamazsınız.

mobbing

herakls
gutfblog'da artık entelektüel yönü zayıf hekimler yetiştiğine dair bir yazı vardı.Bahsedilen entel ve saygı duymamız gereken hocalar kişisel gelişimini tamamlayamamış,mobbing yaparak asistanlarına zulmeden,seksist ve mizojinist hekimler galiba?Zira bu son olaya ses çıkaran gördüğüm kadarıyla yalnızca asistan hekimler ve öğrenciler.

leyladan sonra

sokratesla
arkadaşlar, arkadaşlar görüyor musunuz? görüyor musunuz? yaşayan birileri var. tıbbiyeyi kalın kalın kitaplar, yüksek notlar ve sabahlanan dersler olarak görmeyen birileri var. ve böyle meslektaşlarımızı görünce sizin de içinizi bir umut kaplamıyor mu?

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol