uyumlu olmak

armut
Uyumlu olmak olumlu bir tutum gibi gelse de uyumlu olan insanın ve o insanın fikir yapısının toplulukça geri plana atılmasına sebep olan olumsuz bir durumdur. Uyumlu kişi çoğunlukla uyumlu olmayı kabul ettiğinden farklı bir duruş sergilemek istediği tüm olaylarda kendisinden uyumlu olması istenir. bir yerden sonra ise fikirlerinin yeterince değer görmediğini düşünüp fikir beyan etmekten kaçınır. Oysa sinir bozucu şekilde olsa bile kendi fikrini ısrarla benimsetip çevresindekilere yediren kişiler karıştıkları tüm olaylarda ana düzenleyici, yönetici olurlar.

japonya

ileleualatyr
Bir uzakdoğu ülkesi. Çalışkanlığıyla, depremiyle, tsunamisiyle, sushisiyle meşhurdur. Gidip görmek istediğim yerlerden biri.
Ayrıca giden birinden bizzat duyduğum şey burada yediği dönerin hayatında yediği en iyi döner olduğuydu. Buraya gidince ilk yapacağım şey, bunu söyleyen abinin döner yediği yerden döner yemek olacak.

aşk

hatayapmakfirsati
aşk ipek bir karanlıktır
kollayamadığım
gecenin bir vaktinde gelen çiçekler için
tenhâsında kuşlar uçan
sulara karışıp akmak isterim
kan çölünün ıssız vâhalarından
saâdet burcuna çıkmak isterim
gitmeliyim buralardan seninle
kalırsam, surları yıkmak isterim

bkz. Nurullah Genç-Aşk Cefâ Ülkesinde Umudun Rüyasıdır

karşılaşılan enteresan sürprizler

elegantmoon
3-4 ay önce sarf ettiğim "uzun süre kimseyle duygusal bir münasebetim olsun istemiyorum, kendime odaklanayım istiyorum. Zaten tonla işim gücüm var, yapmak istediğim onlarca şey var, azıcık kafa dinleyeyim" sözlerinin ardından gerçekleşen; görünce kalp ritmimin arttığı, görmediğimde hatta yanımdayken dahi özlediğim bir beyefendinin hayatıma girmesi şoku.
Edit: yaklaşık bir buçuk senedir birlikteyiz, başarılı bir iş yapmışım eheheh:)
5

budur ....

darklife
Bir sabah esenliğinde rüzgara savurduğumuz nice kırgınlıklar, ayrılıklar ve yaralar var. Mavi düşlerimiz ve buruk tebessümlerimiz var. Aklımız sırra kadem basmış. Yüreğimiz prangalara mahkum edilmiş. Bu göğün altında pare pare döktüğümüz ömür sermayemizdir.

Ey benim kanıma ayrılıklar karıştıran hayat. Nicedir parmaklarına kına olmuşum senin. Vurulsak da tâ ki yüreğimizin zembereğinden, sana karşı aşk türküleri söylemek gibi bir borcumuz var.

Vursun yağmurlar düşlerimizden. Çağın hoyrat ve de çirkin yüzüne haykıracağız "bela tahsebennallahe ğafilen amma yemelluz zalimin.." diyerek. Budur yaşam, budur kavga, budur bir mum olmak ve uğruna erimek ideallerin...

mayısın son günü

clarice starling
çok şükür gerçekten. mayıs ayı 3 ay sürdü resmen, bitmiyor. annem de aynı şeyi söylüyor, bir bitmedi diye dertleniyorduk akşam akşam. bitiyor, az kaldı, son 2 saat. (bu arada mayıs bitmedi ama ben bittim, tükendim. ühü.)

tıpçı vs. mühendis öğrencisi

inthebleakmidwinter
Söyleyeceklerim kesinlikle spesifik hiçbir öğrenciyi kast etmemekle beraber, gördüğüm, dinlediğim, izlediğim ve yaşadıklarım kadarıyla genel olarak mühendis adaylarının tıp öğrencilerinden fersah fersah ötede olduğu acı gerçeğidir. Neden?

Bu ataletin en birincil sebebi mühendis adaylarının kesin bir iş garantisinin olmamasına karşılık her diplomalı tıp öğrencisinin kesin olarak iş bulacağı hakikatidir ki, mühendis öğrencileri özellikle bu sebepten ötürü kendilerini her alanda geliştiriyor ve mesleki gündemlerini sıkı sıkıya takip ediyorlar. Hemen hemen hepsi linkedin hesaplarına sahip ve faal kullanıyorlar, mutlaka staj kovalıyor ve para almasalar bile sırf tecrübe için ellerine geçen her fırsatı değerlendiriyorlar. Bununla beraber gerek Udemy gibi online eğitim platformları gerekse teknofest gibi yarışmalar olsun her bir yerde kendilerini gösteriyor ve yeterli CV adına gerekli olan hiçbir şeyi kaçırmıyorlar.

Bir diğer sebebini görece daha az etkili olsa da öğrenci toplulukları arasındaki farka bağlıyorum ki bizde öğrenci toplulukları genel olarak kendi kendini tatmin etmeye ve ortada gözükmeye yararken, ieee başta olmak üzere pek çok mühendis Topluluğu kariyer ve kişisel gelişim adına özellikle özel sektör işbirliği ile imkanlarının sınırlanırını zorluyorlar. Bunun da ötesinde kovalayan için teknokentler biçilmiş kaftan.

Üçüncül olarak bunu analitik düşünmeye sadık kalmalarına bağlıyorum. Matematik doğayı ve teknolojiyi anlamanın su götürmez bir temeli ve yaptıkları her işi, eğer doğru düzgün yaparlarsa anlayarak öğreniyor ve yapıyorlar. Bizde her ne kadar parçalar arasında ilişki kurmak elzem olsa da kabul edelim ki çoğunlukla hatta neredeyse ezber üstüne ezberle gidiyoruz. Tus bile kısa süreli hafızaya atarak çalışılan ve hazırlanılan bir sınav ne yazık ki. Anlamak bizde neredeyse lüks sayılan bir iş.

Bütün Bunlar bir tıp öğrencisi olarak beni çok üzüyor. Henüz öğrenciyken uygulama geliştiren, büyük şirketlerin ceo'larıyla oturup kalkan, yarışmalarda roket uçuran ve teknokentlerde start-uplar inşa eden yaşıtlarımı görünce kendim ve bölümüm adına çok üzülüyorum. Bizim en önemli görevimiz teşhis koymak veya cerrahlık olmamalı. Teknoloji gelişiyor ve kim olursak olalım bu dünya doğal seçilimin olduğu bir dünya. Kendimizi her alanda güncellemediğimiz sürece er ya da geç bu sistemden silineceğiz. Yurtdışındaki meslektaşlarımıza nazaran pek çok açıdan gerideyiz ve başarılı bir kalp ya da beyin ameliyatının akabinde kendini tanrı sananların bulunduğu bir akademideyiz. Bunlar benim açımdan tam bir hüsran ve kesinlikle çözülemeyecek meseleler değil. Tabi öğrenciye ne kadar düşüyorsa hocalarımıza en az bir o kadar görev düşmekte. Online derste ekran paylaşmayı beceremeyen hocaların okulumuzda hiç de az olmadıklarını düşünürsek durum biraz vahim ne yazık ki.

Söylemiş olduğum her şey yıkıcı bir eleştiriden uzak olmakla birlikte bizatihi içinde olduğum bir akademinin ulusal bir özeleştirisi hükmündedir. Amacım kimseyi kırmak ve incitmek değil, yalnızca bu gerçeğin perdesini şahsım ve okuyan herkes için bir nebze de olsa aralayabilmektir.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol