kehribar

clarice starling
"amber". yıllar önce arkadaşıma bu renkte bir oje bulmak için saatlerce dolaşmıştık ama bulamamıştık. o arkadaşımla çok uzun zamandır görüşemiyoruz, umuyorum ki sonradan kehribar renginde bir oje bulabilmiştir.

batesmotelpro

now or never zaradan
İçimden istemsiz "evet" dedim xnxndnsjdmsm
YouTubenin en kaliteli reklam yapan kanallarından bence "aynı anda" isimli şarkıyı kaç kere dinlediğimi hatırlamıyorum uyarlama olsa bile hem mizahi hem müzik açısından çok iyi

joker ikili delilik

karedeki kedi
Birincisini çok severek izlemiştim. Her bir sahnesi beni çok etkilemişti. Bu yüzden ikincisinin çıkmasını heyecanla bekledim. Lady Gaga'nın da filmde olacağını düşünerek güzel olacağını umdum. Sınav da bitince gitmeye karar verdim. Etraftan güzel olmadığına dair çok fazla şey duydum. Zaten puanı da pek yüksek değildi ama yine de ümidim kesilmedi. Sonunda bugün gidince söylenenlerin gayet doğru olduğunun farkına vardım. Bu tür için müzikal konsepti pek beğenemedim. Açıkçası filmin türünün ne olduğunu da anlayamadım. Google'da yazdığı gibi gerilim kesinlikle değildi. 2 saat boyunca hiçbir yere varamayan mahkeme sahnelerinden ibaretti. Gitmeyi düşünenler varsa gitmesinler. O parayla ve zamanla çok daha kaliteli vakit geçirilir. Ben ettim siz etmeyin dostlar! :((

bugün

leavesfromthevine
Liseden bir arkadaşımla karşılaştım ve çok mutlu oldum. Bu kadar mutlu olmamı garipsedim sonra. Çok yakın olduğum biri değildi çünkü. Ait olduğum yerden tanıdık bir yüz gördüğüm ve tatlı lise anılarını hatırladığım için sanırım :') çok uzak bir geçmiş olmasa da liseye ve arkadaşlarıma özlem duyduğumu hissettim, bir de değiştiğimi. Büyümek böyle bir şey sanırım

clarice starling

depresyondaplasebo
çok seviyorum ve iyi ki tanımışım. buralarda sessiz sessiz dolaşıyordum ta kii bu başlığı görene kadar. kendisinin hayatımda çok güzel ve özel bi yeri olduğundan dayanamadım yazacağım :) mutluyken gözlerinin içinin gülmesini, hızlı hızlı konuşmasını, komik tweetlerde krize girene kadar gülmesini, çok düşünceli oluşunu, boş denebilecek aktiviteleri bile keyifli hale getirmesini, onunla her türlü konuyu konuşabilmeyi seviyorum. kültür ve ingilizcesine de hastayım ayrıca. çok kalpp
2

the great gatsby film

richardthelionheart
1925 tarihli F. Scott Fitzgerald romanından ((bkz: the great gatsby)) uyarlanmış 2013 yapımı film. baş rollerinde Leonardo DiCaprio, Tobey Maguire, Carey Mulligan gibi isimler görüyoruz.

Tekrar izlerken sıkılacağımı sanmıyorum bu filmi, kesinlikle seyri hoş, akışı güzel bir film. artık 2 saatlik filmlerden bile çekinen biri olarak izlerken sıkılmadığımı söylemeliyim. izlenmediyse güzel bir öneri olabilir. iyi seyirler old sport.

çocukluk travmaları

ileleualatyr
İnek.
Henüz üç yaşları civarındaydım, Giresun'da yaşıyorduk o zamanlar ama yaşadığımız yer Giresun'un merkezi değil, Şebinkarahisar diye bir ilçesi. Haliyle hayvanlar, dağ, tepe çoktu yaşadığımız bölgede. Her akşamüstü inekleri otlatmaya çıkarırlardı, ben de peşlerine takılırdım çünkü süt bağımlısı bir çocuk olarak inekleri çok seviyordum. Hatta babaannemlerin yaşadığı yerde bir akrabamız vardı, onun da inekleri vardı ve ben onlardan bir an bile ayrılmıyormuşum. Neyse, Bir gün yine peşlerine takıldım ineklerin ve ineklerin başındaki kadın bir anda bana “böyle gezme, şimdi seni kaçıracağım” diye muhtemelen şakasal bir şeyler söyledi fakat o zamanlar gerçek ve şakayı ayırt edebilecek bilişsel kapasitem olmadığından korkarak uzaklaştım oradan. Sonra bir süre inek fobim oldu, şu an herhangi bir fobim yok fakat aramız hâlâ limoni.
2

doktor olmak

armut
çocuk hastalıkları servisinde klinik doktor olarak çalışan bir doktor olarak geçtiğimiz ayda yaşadığım servis anılarımdan bazıları şu şekildeydi

1.anımda 18 yaşında bir annenin ilk gebeliğinden doğan 3.5 aylık bebeği çok uzak bir akrabasına emanet ederek servisten 4-5 saat uzaklaştığını fark ettim. Bebeğin servise yatışının ilk 4-5 saati üstelik de bebeğe ait ne bir bez ne bir mama ne de yedek tek bir kıyafet bırakmış.
Pediatri asistanı sayısının zaten yetersiz olduğu ülkemizde sorumluluğum artmışken servisteki ayak işlerini yetiştirip hastalarla ilgilenmeye çalışırken bir de bu durumu fark ettim. ilk başta bebeğe mama ayarladım. Sonrasında da sürekli odasına girdim çıktım, annesi hiçbirinde yanında değildi. üstüne bezinden sıvı taştığını gördüm. Bebeğe bez ayarlamaya çalıştım ama maalesef bulamadım. O gün işlerim bitmedi ve geç çıktım. Sonraki gün annesinin bebeğine meyveli yoğurt yedirdiğini gördük. Bebek 3.5 aylık üstelik de mama mutfağından maması geliyor. O bebeğe serviste kaldığı süre boyunca kendi kardeşimmiş gibi baktım. Hep çok sevdim. Ama taburcu olup uzak bir şehrin uzak bir ilçesine gittiğinde de çok üzüldüm. Aklımın bir köşesinde hep olacak bebişim.

2.anımda kronik hastalığı, arrest öyküleri olan ancak bilinç kaybı olmayan küçük bir kızımdan kan gazı almaya gittiğimde bebeğim bana yastığının altından çıkardığı bilekliği hediye etti. 10.kat çocuk servisinde tek başıma nöbetçiydim ve istifa düşündüren o nöbetlerden birini 0 uyku ile tutarken beni motive eden tek şey kolumdaki bilekliğimdi.

3.anımda küçük kız kardeşimi çok özlemiştim ve ona benzeyen bir hastam o gün servise yattı. Ona sarıldım kucağıma aldım sohbet ettim... sonra birbirimize oje sürdük.

4.anımda eylül ayında 2 hafta servisimizde yatan çok güçlü küçük bir kızım eylülün son gününde beni ortopedi polikliniği önünde beklerken gördü. Yanıma gelip geçmiş olsun dedi ve onun geçmiş olsun dileği bana iyi geldi.

5.anımda kemik iliği nakli olmuş küçük bir oğlumun hastalığının nüksettiğini ve tedaviye yanıtsız olarak görülüp eve gönderildiğini öğrendim.

6.anımda ise tüm bunları yaşadığım serviste farklı farklı zamanlarda uzun yatışları olan bir bebeğimin vefat ettiğini öğrendim.

İyisiyle kötüsüyle doktor olarak hayatına dokunduğumuz her hastamız hayatımız boyunca anılarımızda yer edinecek. İyi şeyler, iyileşen hastaların ismi çoğunlukla uçup gidiyorsa dahi kötü hastalar bir ömür isim soyisimleriyle aklımıza kazınmaya devam edecekler.

Ölen çocuklar, çarşafa sarılıp morga indirilen bebekler, kanser tanısı alan bebişler, tavuk yemesine izin vermediğim için ağlayan lösemili çocuklar, ihmal edilen bebekler, benimle tartışıp üzerime yürüyen hasta yakınları, beni ağlatan aileler...

Sıradan bir insanın ömründe yaşayamayacağı dramı 1 senelik hekimlik hayatımda çoktan edinmiş oldum. Adını unutamadığım tüm çocuklarıma rağmen iyi ki bu işi yapmaya devam ediyorum. Tüm çocukların hayatına dokunmam hiçbir zaman mümkün olmayacak ancak hayatına dokunduğum, dokunamadığım tüm çocuklarımı çok seviyorum.


1

spotify

limon
Boşu boşuna ödeme yaptığım uygulama. Çevre baskısı ile zorla kullandırılmaya çalışılıyor, hâlâ direniyorumm.
YouTube premium aynı işlevi görmüyor mu??
5

dr. duygu dayanır

sokratesla
gazi mezunu olması ve bu özelliğiyle övünmesiyle ilk olarak kalbimizi çalan, sonrasında gerek kibarlığı gerek ise derslerdeki mesleğine saygısı ile birlikte gelen başarısı ile okulumuzun dikkate değer bir histoloji hocası. inşallah bu amfilerden de sizler gibi öğretim üyeleri çıkacak hocam ^_^

anlatmak istediğiniz bir şey

clarice starling
Geçen gün yeni ütülenmiş şallarımdan birini örtecektim sözlük. Güzelce ütülenmiş bir şey, çok kolay şekil alması ve düzgün durması lazım değil mi? Öyle olmadı. Bir türlü istediğim şekli veremedim önüne, uğraştırdı beni. Neyse bir şekilde hallettim. Eve dönünce şalı çıkardım, öylesine katladım ve dolaba koydum. Kırışmıştı doğal olarak. Birkaç gün sonra yine aynı şalı kullanmak istedim. Ütülemeye gerek duymadım. O kırışık şal öyle kolayca şekil aldı ve o kadar istediğim gibi durdu ki anlatamam. Şimdi bunu bize neden anlattın ki diyebilirsiniz, haklısınız. Yaşadığım bu sıradan olayı düşündüm ve dedim ki hayat da böyle biraz, insanlar da böyle. Bir şeyleri bazen kendi haline bırakmak lazım, çok düzgün olsun diye çabaladığımız şeyler her zaman çok düzgün olamıyor. Ya da üstüne titriyoruz insanların, karşılığında çok saçma şeylerle karşılaşıyoruz. Öyle işte, ütüsüzken daha güzel bazen. Bırakalım dağınık kalsın bazı şeyler.

ağlayan insana ağlama demek

highwaytohell
bir de "ağla ağla açılırsın" diyenler vardır.bence bu noktada yanımızdaki insanın yanında olmak,ona sımsıkı sarılmak,desteğimizi görmesini sağlamak en güzelidir.biz ağla rahatlarsın desek de ağlama desek de o içinde biriktiği kadar ağlayacaktır zaten.

kitap satın alma hastalığı

leavesfromthevine
Benim kardeşimde var bundan. Hayatımın çok kısa bir dönemimde bende de vardı. Elinize geçen üç kuruşu buna yatırırsınız, madde bağımlılığından farksız yani bu konuda. Tabii onunla kıyaslanamaz ama benzetme yönümü anladınız siz. Gerçi uyuşturucu bir tarafı da yok değil hani, insanı dünyadan soyutlar kitaplar. Okudukça bambaşka biri olduğumuz da doğrudur bence. Kendini yoğurmak diyebiliriz herhalde.

aşk

cardash
belki de çok cheesy bir tanımlama olacak ama ekmek arası biber turşusu yemek gibi, yerken de fark etmeden yanıyorsun ama esas sonrası kötü

hadi

daenerys targaryen
2018 yazında saat 12 ve 20'de türkiye geneli bilgi yarışması oluyordu. iki kez 12/12 yapmıştım ama hesaptaki para 20liradan fazla olmadığı için alamamıştım. akşam olan yarışmada ailecek telefonları çıkartır emin olmadığımız sorularda farklı seçenekleri seçerdik :d

hadi senden 7,5 tl alacağım var. yarına kalsa da yanına kalmaz. [dmete akalnı :)]

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol