hatıra olarak saklanan şeyler

ruhsuz
Bir zamanlar aptal olduğum için o insanlarla yolum ayrilsa bile her şeylerini hatıra kutumda taşırdım.

Şimdi hatıraları(mısır'dan getirilen koku,kum,beraber gidilen her yerden alinmis bir seyler,klinikte hediye ettiği eldiven..yani her türlü boku püsürü saklardım)direkt çöpe atiyorum.
Her yerdeki tüm fotoğrafları siliyorum.
Numarasını siliyorum.
Her yerden çıkartıyorum.

Ve o kişi her şeyiyle yok oluyor.
Hatıralardaki persona da o olmuyor.
Adaptasyon mekanizmasıdır,öneririm.

erkeklere çiçek almak

parcalibulutlu
Bu başlığı görene kadar konunun üzerine hiç düşünmemiştim ama bir gün sevdiğim kadın elinde çiçekle yanıma gelse bunu komik bulmakla beraber hoşuma da giderdi galiba. Ama hoşuma gitmesinin sebebi olayın romantizmi değil de karşımdakinin mizah yeteneği, yaratıcılığı ve bunları beni mutlu etmek için kullanmış olması olurdu :D

en nefret edilen davranış

kirke
insanın sürekli kendini övmesi. ben şöyleyim, böyleyim, farklıyım siz anlamazsınız. benim elit zevklerim var sizin gibi basit değilim. bırakın buna biz karar verelim, diğer türlü komik ve itici bir duruma düşüyorsunuz.

yeni hastane binası

ulker cikolatali gofret sevmeyen birey
arkasındaki gazi sağlık bilimleri binaları yıkılmış çok büyük bir boş alan oluşmuş,dekan da boş alanı yeşil alan olarak değerlendirebiliriz demiş açıkcası yapılırsa her ne kadar hastalara açık olsa da büyük bir bahçe olursa öğrenciler için de faydalı olabileceği kanaatindeyim,ayrıca yeni binalar,ana bina ve e blok arasında kalan bir alan olduğu için gazi tıpa ait çakma central park ımız bile olabilir,bu konu hakkında heycanlıyım açıkcası sözlük umarım sözler tutulur.

anne with an e

fihtheinfpt
hakkında ne söylesem az kalacağı için açmaktan çekindiğim bir başlıktır. bana göre gelmiş geçmiş en iyi dizidir. kişilik testlerinin birinde anne'le aynı kişilik tipinde çıkmıştım :") (netflix ve cbc ortak yapımı olan dizi kanada'da geçmektedir.)

ana karakteri anne adında kızıl örgüleri, çilleri, kocaman gülümsemesi ve sınır tanımayan hayal gücüyle bir yetim kızdır. (amybeth mcnulty gerçekten harika bir iş çıkarmış. kendisine ayrıca bayılıyorum.) hikâyemiz, 10-11 yaşlarındaki bu kimsesiz çocuğun yanlışlıkla green gables adında büyüleyici bir çiftlikte yaşayan marilla ve matthew cuthbert kardeşlere verilmesiyle başlar. sadece utangaç, sessiz matthew ve ilk başta bu çocuğu istemiyor görünen marilla değil; bütün avonlea anne'le birlikte değişecek, unutulmaz maceralar yaşayacaktır.

dizide feminizm, ırkçılık, güzellik standartları, lgbt gibi birçok konu, hikayeye yedirilerek, göze sokulmadan işlenmiştir. maalesef yeterli reyting sağlayamadığı öne sürülerek 3 sezonun sonunda bitirildi.

not: anne of green gables uyarlamasıdır. bu kitap serisinden geçmişte de bir sürü uyarlama yapılmıştır.
1. sezon fragmanı: https://www.youtube.com/watch?v=BMuJ95LibeE

türkiye'de kibarlığın eziklik olarak görülmesi

poyrazkarayel
Adım başı aşağılık kompleksine sahip bireyimsi barındıran ülkemde maalesef görülen durum. bu tip insanlarla hemen hemen her yerde karşılaşabilirsiniz. Mesela markette bir ürünün olup olmadığını sordunuz.

- pardon, krep tavası kaldı mı elinizde acaba ?
+ Yoook.

Ama gidip şöyle derseniz :

- ya bugün tava mı ne gelmiş bulamadım nerde bu?
+ Efendim şu bakliyat reyonun hemen arkasında.

Her an ya her an karşılaşabilirsiniz. Mağazaya gittiniz baktı siz çok kibarsınız hemen senli benli yılışık konuşurlar ama biraz odun olsanız aman efendim aman paşam. Yahu seni insan yerine koyup sanki Avrupada yaşıyormuşsun gibi muamele gösteriyoruz tepemize binmeye çalışıyorsun. Bu gibi medeniyetsizliğin beşiği ülkelerde, yerine göre hayvan gibi davranacaksınız ki neticede üzülen siz olmayın.

Edit: sadece çalışanlar üzerinden değil genel insan skalası kastedilmiştir. Örnekler kendi yaşadıklarımdır. Saygılar.

hatıra olarak saklanan şeyler

papagan
Küçük bir peçete parçası :)) insan küçücük şeylerden de mutlu olabilmeli canlar. Her şey her zaman yolunda gitmeyecek belki de çoğunlukla ama her seferinde geri toparlanmak zorunda kalıcaz. Bunu da ufacık umutlara tutunarak yapıcaz inanın, inanmaya devam edin. Tüm güzellikler sizinle olsun canlar :))

fanatizm

elegantmoon
Ankara'nın merkezinde ikamet etmekteyim. son altı sene içerisinde bir sene, (hangi sene olduğunu gerçekten hatırlamıyorum, kusuruma bakmayın) bir yaz akşamı; kulağımda kulaklık, cebimde cüzi miktarda para ile gençlik caddesi'nden başlayıp 7. Cadde'den geçip beşevler üzerinden dönen klasik yürüyüş güzergahımda ilerlemek niyetiyle evden çıkmıştım. cüzi miktarda para ise mado'dan alacağım dondurma içindir, bu notu da düşeyim hahahah:) hep yaptığım bir iş olduğundan herhangi bir aksilik, komplikasyon beklemedim, çıktım evden. çıktığımda gördüğüm manzara afallatıcı ve keyif kaçırıcıydı: tüm gençlik caddesi sarı kırmızıya boyanmış, "şampiyon galatasaray" ve benzeri naralarla huzurlu yürüyüşüm katledilmişti. biraz durup insanları gözlemledim, davranışlarına dikkat ettim. akşam dokuz civarı, giyinip kuşanıp türlü boyalarla kendilerini boyayıp meşaleler yakarak evinden çıkıp arabasına atlayıp ankara'nın ana arterlerinden birini tıkayıp saatlerce avazı çıktığı kadar bağırmayı seçen bu insanları inceledim sayın yazarlar. neresinden tutarsanız elinizde kalır gibiydi ilk başta. ancak sonra fark ettim ki bu insanlar çok düşünen insanlar değildi, içlerindeki o kor tutkuyla körü körüne herhangi bir konsepte ya da insana bağlanabilen insanlardı bu insanlar. skeptik ve yabancı değildiler. mösyö meursault'nun yaşadığını yaşayamaz, bireyselliğin getirdiği düşünce dünyasında kaybolma deneyimini yaşayamazlardı. tutkuları, inanç ve bir tutam bağnazlıkla harmanlanmıştı. ama yalnız değildiler, mutsuz değildiler. ve aksine birliktelikleri korkutucu derecede güçlü ve vahşi bir topluluk yaratmıştı. tekiller için ürkütücüydüler: hem bu kadar basit ve kendi ellerinde olmayan, saçma bir şeye bu kadar mutlu olabildikleri için hem de vandal ve barbar olabildikleri için. bir tarafım imrendi, bir tarafım ürktü. ürken taraf baskın geldi, dondurma falan yemedim. eve döndüm.
8

carmex

gri
Katty perrynin "i kissed a girl and liked it the taste of her cherry chapstick" dediği balm bu arkadaşlar. Çileklisi çilekli max gibi kokuyor, çok da iyi nemlendiriyor.




Şiddetle önerimdir

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol