Bu başlık beni 8-10 yaşlarıma ışınladı. Ödevlerimi ihmal eder buralarda oyun oynardım:) hatırladığım bazı oyunları aşağı bırakayım:
1. Avatar Kale savaşı: oyun avatar temalı. Mancınıkla bir şeyler fırlatıp karşı elementi büken tarafın kalesine hasar verip yıkmaya çalışıyorsunuz. O da size fırlatıyor.
2. Garson penguen: iglo gibi bir yerde lokantanız oluyor, müşteri penguenlerin istediğini falan getiriyorsunuz, kazandığınız parayla da lokantaya yeni şeyler alıyorsunuz.
3. Büyüteçle adam yakmaca: düşününce bayağı manyakça bir oyunmuş aslında. Allah'ım neler oynamışız biz :d yüksek bir yerden büyüteç vasıtası ile milleti yandırıyorsunuz. Sıkılırsanız yoldan geçen petrol tankerlerinden biri ile final yapma imkanı oluyor.
4. Elektrik adam: kuzenimle "sen yönlendir ben hareketleri yapacam" diyerekten oynadığımız dövüş oyunu. Aklıma gelmişken bari oynayıp mazi yapayım:)
Kendime iki kitap hediye aldım. Derslerden,düşüncelerden,koşuşturmacadan ruhuma iyi gelen dostlarıma pek zaman ayıramamıştım.yine çok zamanım yok ama olan zamanımı onlarla geçirmeye kararlıyım.arada nefes alabilmek için onlara sığınmak çok güzel.
biri instagramda bir arkadaşının doğum gününü kutlamak için hikaye paylaşıyor.sonrasında doğum günü çocuğu da bunu ve bunun gibileri kendi hikayesinde paylaşıyor.sonra sonsuz bir story zinciri oluşuyor.....ben de bunu pek anlayamıyorum :(
Seneden seneye et yiyebilen insanlar için zor olandır. Böyle düşününce herkesin kaba ve radikal düşüncelerini ve davranışlarını anlıyorum. Artık kızamıyorum. Bu tür insani erdemler insanca yaşayabilen ülkeler içindir.
bir türlü yerinde duramayan sürekli dışarı çıkıp geri gelen kısacası bir yerlerinde kurt kaynayan tipler. çantasını koyup gidenlere şükrediyorum böyle arkadaşları görünce
''Bir böceği iğneyle tutturup mikroskop altında inceleme fırsatını kaçırmayan doğa bilimcilerin bile ilgisini çekmeyen bir insan evladı bu dünyadan böyle geçip gitti.'' cümlesindeki insan evladı.
Friends'i sevemedim:( defalarca kez başlamaya çalıştım ama beni yakalayamıyor, 5.-6. bölümlerden sonra seyretmeyi bırakıyorum. Komik bulmuyorum hatta yüzümde tebessüm bile oluşturmuyor. Bilmiyorum, belki çok eski olduğu için sahip olduğu havayı sevemedim veya belki de Friends'in bu kadar sevilmesine sebep olan olaylar daha ilerideki sezonlarda başlıyordur ve ilerlemeyi başaramadığım için friends'in komik ve güzel yüzünü görme şansını henüz yakalayamamışımdır. Himym ise seyrettiğim en güzel komedi dizilerinden biri. Final sezonu, benim de 9 sezon boyunca vaktimi boşa harcamışım gibi hissetmeme yol açtı ama friends'in aksine himym beni daha ilk bölümünden itibaren güldürüyordu. Tabii hala daha, bir dizi bu kadar çok seviliyorsa ve adeta efsane haline geldiyse mutlaka çok güzel bir dizi olmalı diye düşünüyor ve gelecekte Friends'e birkaç şans daha vermeyi planlıyorum. Bu yüzden Belki gelecekte fikrim değişebilir ama şu anki Marguerite gautier'in tercihi himym olacak :)