böyle insanlardan çok etkilenirim çünkü çoğunlukla sana değer verdiğinin göstergesidir. bu yuzden ben de çevremdeki insanların yaşamlarındaki olayları ve onlar hakkında küçük şeyleri hatırlamaya çalışırım.
en çok bilinen kinyas ve kayra kitabının yanı sıra az, daha, zargana, azil, ziyan gibi kitapların yazarı. aynı zamanda çoğumuzun izlediği ve haluk bilginer'e yılın erkek oyuncusu ödülünü kazandıran "şahsiyet" adlı dizinin senaristi.
yeraltı edebiyatında eserler verdiğini iddialarını da şiddetle reddedip 'Ben "yeraltı edebiyatı" diye bir tür bilmiyorum, tanımıyorum' diyor kendileri :)
yeraltı edebiyatında eserler verdiğini iddialarını da şiddetle reddedip 'Ben "yeraltı edebiyatı" diye bir tür bilmiyorum, tanımıyorum' diyor kendileri :)
bırakmadım çünkü çok güzel bir nimet. Asıl sorun mutlu olmayı ve gülmeyi "iyi" olarak nitelendirip; kızmayı, ağlamayı veya üzülmeyi "kötü" olarak nitelendirmemiz.
Yani aslında bizde olmaması gereken, değer düşüren nitelikler olarak bakmamız. Halbuki hissetmek dünyanın en güzel şeyi. Bana yapılan kötü muamele karşısında üzülmem, gördüğüm bir haksızlığa karşı sinirlenmem insan olduğumu ve yaşadığımı hissettiriyor. Düşünsenize birisi bir hayvana eziyet ediyor ama siz sinirlenip küplere binemiyorsunuz, bu çok kötü olurdu.
Kararında olmak kaydıyla, bünyemizde tahribat yaratmayacak ölçüde her duyguyu o an hakkıyla yaşayıp önümüze bakalım. Aksi takdirde bastırılmış duygular yüzünden bir çok insan ruh sağlığından oluyor.
Yani aslında bizde olmaması gereken, değer düşüren nitelikler olarak bakmamız. Halbuki hissetmek dünyanın en güzel şeyi. Bana yapılan kötü muamele karşısında üzülmem, gördüğüm bir haksızlığa karşı sinirlenmem insan olduğumu ve yaşadığımı hissettiriyor. Düşünsenize birisi bir hayvana eziyet ediyor ama siz sinirlenip küplere binemiyorsunuz, bu çok kötü olurdu.
Kararında olmak kaydıyla, bünyemizde tahribat yaratmayacak ölçüde her duyguyu o an hakkıyla yaşayıp önümüze bakalım. Aksi takdirde bastırılmış duygular yüzünden bir çok insan ruh sağlığından oluyor.
ekmeğinin peşinde genç bir zengin
Ben artık inandıklarıma, değerlerime samimiyetimi kaybettim. Çok üzgünüm, kendini böylesine samimiyetsiz gördükçe üzülüyorum. Hissetmek istiyorum yeniden. Yeniden huzurla dolmak belki kaybettiğim bir şeyi bulmuscasina heyecanlı ve aydınlık olmak istiyorum. Mutluluklarımın sadece yüzümde, dilimde kalmamasını istiyorum. Bazı şeyleri sadece yapmış olmak için yapıyorum veya zorunda olduğum için. Yaptıklarımi samimiyetle, huzurla ve sevgiyle yapmek istiyorum yeniden. Ben bulmak istiyorum yitirdiklerimi artık.
daha karpuz kesecedik
jack london-martin eden
Emek .d
güzel havayı güzel yapan o anki ruh halimizdir. mutluysak zaten her şey güzel gelir, kış bir romantik yaz bir heyecanlı gelir ay bir de aşıksak tamammm işte o zaman hava umrunda bile olmazzzz. aşık olasım geldi asdsfdefreadaddsadf
Bilimsel olarak sanmıyorum. İnanç bir iddiadır tutturursan ne alâ tutturamassan ömrüne heba
yaşım 5-6 filan. o zamanlar lojmanda oturuyoruz; alt kat babamın iş yeri, üst kat bizim evimiz. yüksek bir bina filan da değil öyle.
benim renkli, minik minik tokalarım var ama tokaları kullanmıyorum, hatıra olarak saklıyorum. çünkü bebekken annem saçıma takıyormuş o tokaları. bebekliğimden kalma şeyler oldukları için çok değerliler benim için, ( sanki çok büyüğüm ya 5 yaşımda..) öyle herhangi bir yerde de saklamıyorum bu yüzden. bir tane kutum var, kırmızı kadifeden, kalp şeklinde. hani altın yüzükleri filan koyuyor ya kuyumcular, o kutulardan işte. kutuyu da bir o kadar seviyorum yani.
neyse bir gün balkonda oynuyorum, balkonun alt tarafı iş yerinin hemen girişine denk geliyor. nasıl olduysa içinde tokalarım olan muhteşem kutum aşağı düşüyor. aşağıda da iş yerinin girişinde sırada bekleyen amcalar var. amcalardan biri yere düşen kutumu alıyor ve cebine koyuyor. ne açıp kutunun içine bakıyor içinde ne var diye, ne de nerden düştü bu kutu diye kafasını kaldırıp yukarı bakıyor. kafasını azıcık kaldırıp baksa beni görecek ama yok, bakmıyor işte. ben yukarıdan izliyorum ama bağırıp da kutumu geri isteyemiyorum çekindiğim için. kutum ve içindeki tokalarım göz göre göre gidiyor.
amcanın kutumu alıp cebine attığı o anı hiç unutmadım, kutumu ve tokalarımı da öyle. asıl merak ettiğim şey ise amcanın kutuyu açıp içinde sadece toka olduğunu görünce ne tepki verdiği. amca, inşallah tokalarım bi işine yaramıştır :/
benim renkli, minik minik tokalarım var ama tokaları kullanmıyorum, hatıra olarak saklıyorum. çünkü bebekken annem saçıma takıyormuş o tokaları. bebekliğimden kalma şeyler oldukları için çok değerliler benim için, ( sanki çok büyüğüm ya 5 yaşımda..) öyle herhangi bir yerde de saklamıyorum bu yüzden. bir tane kutum var, kırmızı kadifeden, kalp şeklinde. hani altın yüzükleri filan koyuyor ya kuyumcular, o kutulardan işte. kutuyu da bir o kadar seviyorum yani.
neyse bir gün balkonda oynuyorum, balkonun alt tarafı iş yerinin hemen girişine denk geliyor. nasıl olduysa içinde tokalarım olan muhteşem kutum aşağı düşüyor. aşağıda da iş yerinin girişinde sırada bekleyen amcalar var. amcalardan biri yere düşen kutumu alıyor ve cebine koyuyor. ne açıp kutunun içine bakıyor içinde ne var diye, ne de nerden düştü bu kutu diye kafasını kaldırıp yukarı bakıyor. kafasını azıcık kaldırıp baksa beni görecek ama yok, bakmıyor işte. ben yukarıdan izliyorum ama bağırıp da kutumu geri isteyemiyorum çekindiğim için. kutum ve içindeki tokalarım göz göre göre gidiyor.
amcanın kutumu alıp cebine attığı o anı hiç unutmadım, kutumu ve tokalarımı da öyle. asıl merak ettiğim şey ise amcanın kutuyu açıp içinde sadece toka olduğunu görünce ne tepki verdiği. amca, inşallah tokalarım bi işine yaramıştır :/
Howl's moving castle 😍
Bugün çok güzelim, saçım falan da çok güzel ama dışarı çıkmayacağım için, oda arkadaşım da olmadığı için kimse bu güzelliğimi görmeyecek.
ankara'da yürürken yazarlarımıza zevk veren yollardır.
ben akşam kimse yokken bahçeli'de herhangi bir ara sokakta ağaçlardan ışığın yere düşemediği yollarda yürümeyi çok seviyorum.
ben akşam kimse yokken bahçeli'de herhangi bir ara sokakta ağaçlardan ışığın yere düşemediği yollarda yürümeyi çok seviyorum.
spoiler alert vermeyeceğim, kimse arka sokaklardaki elif'in ölümüyle yıkılmaz. (küçükken ben yıkılmıştım, düğününden hemen önce ölmüştü.)
ikinci el satılık. bebek ayakkabıları. hiç giyilmedi.
Ne yaptığımı bilmiyorum. Hayatım nereye gidiyo hiçbir fikrim yok. Çoğu zaman bombok hissediyorum. Ama sorunlarımı çözecek vaktim yok. Değiştiğimi hissediyorum ve bu kötü anlamda. Eski halimi özlüyorum ama değişmek için de çok çabaladım. Ne yapacağımı bilmiyorum.
Her şeyin yanına ayran tercih ederim çünkü coğrafya kaderdir arkadaşlar :)
bunaltıcı yaz sıcaklarının baş göstermesiyle yapacak olduğumdur.tek dezavantajı ne kadar böcek varsa odama doluyor.kulağımda sürekli bir sivrisinek vızıltısı..neyse gülü seven dikenine katlanırmış..
Portakal Çiçeği Karnavalı, Adana'da Nisan ayında gerçekleştirilen sokak karnavalı. Ayrıca Türkiye'nin ilk karnavalı olma özelliğine sahip olduğunu da belirtmeliyim.
Ben her sene çok özensem de ilk defa gitmek için ciddi plan yapıp otel bile ayarlamışken patlak veren pandemiye de burada ayrıyeten dikkat çekmek istiyorum.
"Nisan'da Adana'da!"
Ben her sene çok özensem de ilk defa gitmek için ciddi plan yapıp otel bile ayarlamışken patlak veren pandemiye de burada ayrıyeten dikkat çekmek istiyorum.
"Nisan'da Adana'da!"
Stanley kubrick'in çektikten kısa bir süre sonra öldüğü film.
Kendisi filmde gerçek bir karı kocanın oynamasını istemiş, bunun için de o zamanların gözde çifti tom cruise-nicole kidman ikilisinden daha iyi bir seçenek düşünemeyiz.
Senaryoya tom cruise bey'in fazla yabancılık çektiğini düşünmüyorum, ayin falan aşina olduğu şeyler zaten :)
Kendisi filmde gerçek bir karı kocanın oynamasını istemiş, bunun için de o zamanların gözde çifti tom cruise-nicole kidman ikilisinden daha iyi bir seçenek düşünemeyiz.
Senaryoya tom cruise bey'in fazla yabancılık çektiğini düşünmüyorum, ayin falan aşina olduğu şeyler zaten :)
Her insan bir muamma ve öyle doğup öyle yaşayıp öyle ölecek. Ben bunu bildiğimden ve sizlere de hatırlatmak fark ettirmek istediğimden hesabıma böyle bir ad koydum.
-Yapayalnız yaşar, yapayalnız ölürüz.-Pascal
-Bir muamma olarak yaşar, bir bilmece olarak ölürüz.-İsmet Özel
-Yapayalnız yaşar, yapayalnız ölürüz.-Pascal
-Bir muamma olarak yaşar, bir bilmece olarak ölürüz.-İsmet Özel
Biraz malsın da çözücez.
11. sınıf ekim- nisan arası çok güzeldi :)
Tabakta kalan son 5-6 pirinç tanesini kaşıkla çoban gibi sürmektense çatalla ezip yemek ve geride sıfır artık bırakmak gayet tercih edilebilir bir durum bence :)
Alışırım Gözlerimi Kapamaya- MaNga
(bkz: the banshees of inisherin)
Ya sözlük az önce babaannem aradı, önce korktum biraz bu saatte aradığını görünce, sonra neden aradığını tahmin ettim. Gece nöbet tutacağımı söylemiştim, bu gece değildi aslında ama babaannem o kısmı yanlış anlamış herhalde. Nöbette olduğumu sandığı için aramış. Yalnız olmayacağım belli bir şey ve hastanede neden korkayım ama kendi kendine endişelenmiş ortalıkta fazla insan yoksa ve bu nedenle korkarsam filan diye. Of sözlük, ağlayacağım şimdi, pamuk gibi oldum gece gece. Kıyamam ya🥺🥺
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?