kitaplar aptal, salak olduğumuzu bize hatırlatmak için var. onlar gösteri alayı caddeden gürültüyle geçerken sezar'a "fani olduğunu hatırla sezar" diyen muhafız kıtası gibiler.
fahrenheit 451, ray bradbury
hayatım alelacele çizilmiş ama vakit yetmediği için ayrıntıları doldurulamamış bir resme benziyor.
şibumi, trevanian
Arkadaşlar ben ayrımcı bir insan değilim,tabii ki öyle bir amacım yoktu.akşama doğru hesabımı kapatacağım böylece bu başlık da silinmiş olacak.yanlış anlamış herkesten yine de özür dilerim.güle güle gütfsözlük
Şu mereti halledebilsem bi aşabilsem her şey bir nebze daha güzel olabilirdi belki ama böylesi hiç olmuyo böyle yaşanmaz yani
sizin için önemli şeylerin başkaları tarafından önemsenmemesi. özellikle bir şeyler anlatırken istenen tepki falan verilmez aksine başka bir yöne çekilir ya konu. sekme ihtimali yok.
Hava inanılmaz güzeldi, arkadaşımla millet'ten metroya kadar yürüdük ve kendimi buraya ait hissettim.
Bir şey daha oldu ama nasıl ifade etsem bilemiyorum, kelimelere dökemedim. Dönüşte de azıcık kedi sevmiş olabilirim :)
Bir şey daha oldu ama nasıl ifade etsem bilemiyorum, kelimelere dökemedim. Dönüşte de azıcık kedi sevmiş olabilirim :)
beden zamana karşı koyamaz ve yaş alır. bunu yaşlanmakla bir tutmuyorum ben. ne kadar değil nasıl yaşadığındır önemli olan. çünkü seni var eden bedenin değil yaşadıklarındır. kimi küçük bir bedene yirmi yılda koca bir hayat sığdırır kimi de yetmiş yıl sadece zamanının bitmesini bekler. ve insan bedeni yok olduğunda değil unutulduğunda ölür.
Virüsü ciddiye alanlarla dalga geçilmesinin türevidir. Kendince önlem olması bakımından gerekli olmadıkça dışarı çıkmayanlar da birçok eleştiri almıştı hatırlarsanız. Asosyal falan denmişti. Bu önlem de ayrıca "grip gibiymiş" argümanını bilmem kaçıncı kez yıkmıştır.
Edit:imla
Edit:imla
genel ruh halim bu şekilde. nefret ediyorum böyle hissetmekten. aynı zamanda genel olarak kendimi çok yorgun ve bitkin de hissediyorum (bu sadece psikolojik değil, fiziksel olarak da böyle. biraz sağlıksız bir insanım maalesef), depresifim, mutsuzum, hiçbir şeyden zevk almıyorum. bir şeyler yapmayı istememi sağlayacak hiçbir şeyim yok gibi geliyor. ne bileyim böyle yaşama tutunmamı sağlayacak bir şey, geceleri erken uyuyup sabahları erken uyanmak için bir sebep vs. günlerim birbirinin aynısı zaten, yapmak zorunda olduğum işlerin bir kısmını gücüm yettiğince yapıyorum, bir kısmını yapmayıp erteliyorum. yaptığım işleri de böyle geçiştirmelik gibi yapıyorum, olması gerektiği gibi değil. hayatımı düzene sokmak istiyorum aslında, bir şeyler için çabalamak, kendimi geliştirmek istiyorum ama sürekli erteliyorum bunları. önümüzdeki günler için kendime çeki düzen vermek üzerine birtakım planlar yaptım, inşallah uygulayabilirim. çünkü böyle olmaktan sıkıldım artık, bu halimle kendimi çok boş ve vasıfsız hissediyorum :((
Ben herkese sıcak yaklaşan, biriyle arkadaş oldum mu onu sonuna kadar sahiplenip savunan, ona her şeyimi anlatabilen bir çocuktum küçükken. Ama büyüdükçe o kadar bıçaklandım ki sırtımdan şu anda asla kimseye bir şey söylemem , yakın çok az arkadaşım vardır onlar bile bilmez hiçbir şeyimi. Ben sırlarımı sadece kendimle paylaşmam gerektiğini, insanların aslında göründükleri gibi samimi olmadığını , arkadaş dediklerimin bile çıkarcı olduklarını fark ettiğim gün büyüdüm.Bir daha hiç çocukkenki gibi olamadım...
Popomun nereye temas ettiğini asla anlamadığım ancak mütemadiyen bir yerlere degdigini bildigim asansör
Ama bakın popoma temas eden demiyorum,alternatif bir gerçeklik olarak popomun temas ettiği bir yerler diyorum
Esas gerçekliği göz ardı edemezsem o asansöre binemem
Öyle bir asansör
Ama bakın popoma temas eden demiyorum,alternatif bir gerçeklik olarak popomun temas ettiği bir yerler diyorum
Esas gerçekliği göz ardı edemezsem o asansöre binemem
Öyle bir asansör
Gecenin en karanlık vakti şafaktan öncedir. Hayata ve insanlığa karşı umudunu kaybetme
Eskiden çok başarılı bulduğum ancak artık bana rahatsız edici gelen Youtuber. Neden Amerika'da? Eşi neden video çekmeyi bırakmıştı? Bunlar merak edilen popüler sorulardı, cevapladı mı bilmiyorum. Ancak eskiden hikaye anlatıcısı gibi gelirken izlediğim son videolarına doğru daha çok hikaye anlattırıcısı gibi gelmeye başlamıştı. İzlemeyi bıraktım. Bir seneyi geçmiştir.
hmmm; beni son günlerde öfkeden delirten bazı şeyler: Arap düşmanlığından gözü dönmüş, yaşananlar hakkında hiçbir üzüntü duymadığını rahatça, gülerek söyleyebilen onlarca insan, (sayıca en az onlar kadar) şu durumda bile Filistin/Kudüs mevzusunu akıl almaz bir romantiklikle ele almaya devam eden ve bundan öteye gidemeyenler ve nihayetinde kahrolası siyaseti ve medyasıyla batı
sokağa çıkmaya korktuğumuz akşam 9da balkona çıkıp doktorları alkışladığımız her akşam haberlerde fahrettin kocanın açıklamalarına kulak kesildiğimiz dönem. şöyle bi bakınca şu anki dönem bahsettiğimden daha kötü ama kısmen açıldığımız artık virüs haberlerini sallamamaya başladığım da oh be bitti ne saçma zamanlardı demiştim. bitmedi :d
"Hiç tanımaz tenim ellerini
Bilmez yüreğim bilmez yüreğini
Ah bu koku, bu ten, bu dokunuş
Ah bu delilik sarsar bedenimi
Yok olmak anıdır şimdi"
Bilmez yüreğim bilmez yüreğini
Ah bu koku, bu ten, bu dokunuş
Ah bu delilik sarsar bedenimi
Yok olmak anıdır şimdi"
Bizim lisedeki gitmeme sebebim düzenleyenlerin artistlikleriydi hiç sevemedim o tayfayı. Tamam krşm en çok sizsiniz her şey.
Pişman olma garantisi olan durum.
Tabi sonrasında da geçmişiniz varsa tüm geçmişin tek kalemde silinip gitme ihtimali her zaman olacaktır...
Tabi sonrasında da geçmişiniz varsa tüm geçmişin tek kalemde silinip gitme ihtimali her zaman olacaktır...
İlkokul 2 de birgün sabah kahvaltıda yediğim zeytinin çekirdeği ağzımda okula gidip 4 ders dinleyip tenefüslerde koşturup öğle yemeği için eve gelince ağzımdan çıkarmıştım.
“Bazen rüzgarın saçımı dağıtmasına, yağmurun yüzümü ıslatmasına, birilerinin kalbimi kırmasına izin veririm. Sonra; saçımı toplarım, şemsiyemi açarım, kalbimi kapatırım. Hepsi bu.”
değildir. insanların verdiği sözleri tutması etik bir davranış olsa da herkesin etik değerlere aynı önemi vermediğini hatırlamak gerekir. ayrıca daha soyut konularda (bkz: sevgi) insanın fikirleri değişebilir. geleceğe yönelik sevgi ilanlarının (bkz: seni hep seveceğim) bir karşılığı yoktur, olsa olsa seni hep sevmek istiyorum olabilir ki bu da gayet vazgeçilebilir bir düşüncedir
Bilgi doğru arkadaşlar, ben kaybolan jelibonum.
"sen aklına koyduğun her şeyi başarırsın çünkü senin inanılmaz bir gücün var ve sevgin de var."
Sözlüden çıkıp herkese geçtim ya diyip kalmıştım
Çok ama çok ani bir kararla eve gitmeye karar verdim.
"...Yeniden başlasam, bu sefer korkmadan
Koklayıp birbirimizi, çöpe atmadan
Satırlar uçar gider aklımdan
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından..."
Koklayıp birbirimizi, çöpe atmadan
Satırlar uçar gider aklımdan
Sana sarı laleler aldım, çiçek pazarından..."
"Hedef belirlemenin amacı oyunu kazanmaktır. Sistem inşa etmenin amacı ise oyunu oynamaya devam etmektir. Gerçek uzun vadeli düşünme tarzı, hedefsiz düşünmektir. Mesele tek bir başarıdan ibaret değildir. Sonsuz iyileştirme ve sürekli ilerleme döngüsüdür.
Nihayetinde ilerlemenizi belirleyecek olan, sürece bağlılığınızdır."
Nihayetinde ilerlemenizi belirleyecek olan, sürece bağlılığınızdır."
bundan sonra en sevdiğim (yazar: batmanken)
Kardeşine veda ediyor usulca. Birlikte masal dinliyorlar.
Ben hırs yerine azmin olması gerektiğini düşünüyorum. Hırs bana sürekli başkalarıyla kendini karşılaştırıp en iyi seviyeye gelmek için gözü başka bir şey görmemek gibi gelir. kişiye de zarar vereceğini düşünüyorum oysa azim kişinin kendi içinde ilerlemesi kendini bir ileriye götürmek için çabalaması elinden geleni yapması sonuca da nasip diyebilmesidir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?