kendini yetiştirmek

leavesfromthevine
Aksattığımı düşünüp üzülüyorum son zamanlarda.
Açıkcası çok zeki biri değilim, az çalışarak çok işler başaran tiplerden bahsediyorum tabii zeki derken. O yüzden yks'ye hazırlık dönemi sanki kendimle olan derdimi ikinci plana itmişim gibi, gelecek için çabalarken aslında kendimi çok ihmal etmişim gibi geliyor ve toparlaması zor. Ama düzelicez be şu olaylar bir bitsin

başlıkların ötesinde

leavesfromthevine
Düşündüm de burada sanki anonimken birbirimizi gerçekte yanımızda olan insanlardan daha iyi tanıyoruz. Çünkü hepimiz sevdiğimiz, sevmediğimiz tamamen iç dünyamıza ve bizi biz yapan şeylere ait konularda kendimizi ifade ediyoruz. Genelde insanlar birbirlerini tanımak için bu kadar çaba sarf etmiyor. kimse kimsenin ruhuna dokunmak gibi bir çaba içinde değil. Ama burada sanki az da olsa bunu başarabiliyoruz.

psikiyatri topluluğu tanışma kahvesi

fihtheinfpt
geçtiğimiz perşembe akşamı coffee well'de yapılan, (2 senedir mocaco'da yapılıyordu, oranın ambiyansını da seviyordum eklemeden geçemeyeceğim eheh) favori topluluğumun her eylül dönem 1'lere hoş geldin demek ve kendilerini tanıtmak için düzenlediği tanışma toplantısı. bu topluluktaki 4. seneme girdim (kıdemli üyeyim:d) 1. sınıfın başında uzmanlıkta psikiyatri istediğim için direkt üye olmak yaptığım en güzel şeylerdendi.

bu sene 1. sınıfların, böyle bir toplantıya yüz yüze katılabildikleri için çok şanslı olduklarını düşündüm. ortam, insanlar, insanların sıkılmaması için (güzel başkanımızın deyişiyle) düşünülen oyunlar... her şey harikaydı. oldukça içe dönük bir insan olmama rağmen o akşam kabuğumdan çıktım, her şey hakkında fikir belirttim, karşımda da entelektüellik seviyesi benimkine yakın insanlar vardı dolayısıyla sohbet mükemmel bir şekilde aktı gitti, zamanın nasıl geçtiğini fark etmedim bile.

eleştiri getiremiyorum, duygularımı tam ifade de edemiyorum, bir sonrakini dört gözle bekleyeceğim, umarım mezun olduktan sonra beni tanışma toplantılarına almaya devam ederler, kılık değiştirip damlayabilirim her an.

iyi ki psikiyatri<3
(bu entry iş birliği içermemektedir)

not: aklıma gelen bir ayrıntı olursa yoruma eklerim. özetle çok çok güzel bir akşamdı
3

no land

leavesfromthevine
Bence çok underrated olan bir grup. Müziğin yeterli donanımla bilgisayarın karşısında yaratılabildiği bir dönemde keman, çello, trompet gibi enstrümanları aktif olarak kullanıp bir de çok iyi şarkılar yapmaları tek kelimeyle harika. Kendileri eşine az rastlanır yani şu günlerde.
No land adının hikayesi de şöyle: grubun solisti Azerbaycan türkü (umarım bu doğru bir ifadedir), gitaristleri iranlı. Yanlış hatırlamıyorsam diğer üyeler de türk. Dolayısıyla tek bir yere ait olmadıklarından bu ismi koymuşlar.
Şu performanslarını çok seviyorum:


Yine yanlış hatırlamıyorsam bu şarkı babalarına yazılmış bir şarkıymış. Rahmetli olan babalarına..:(
8

instagram

elegantmoon
Birçok sosyal medya platformunu yapısında toplamıştır: (bkz: snapchat),(bkz: tiktok) ve dm özelliği sayesinde muhtelif mesajları uygulamaları.
Multifonksiyonel olması ve kullanıcıyı uygulamaya daha da bağımlı hale getirecek şekilde bir algoritma kullanması sebebiyle instagram, anneannelerden torunlara, yediden yetmişe herkesin hayatına girmeyi başarmıştır.

sivas katliamı

ileleualatyr
2 temmuz 1993'te, tam yirmi dokuz sene önce madımak oteli'nde gerçekleşmiş katliam.
Cumhuriyet tarihinin en utanç verici olaylarından biridir.
Aydın olarak nitelendirilen İnsanlar sadece mezhepleri farklı olduğu için diri diri yakıldı. Sorumlular ceza almadı, ülkeyi o zaman yönetenler hayatlarına aynı rahatlıkta devam ettiler.
Hiçbir dinde bu davranışın yeri olduğunu düşünmüyorum, neye inanırsak inanalım bir insanın inandığı şey çoğunluktan farklı diye o insanın kılına bile zarar verme hakkımız yok. 29 senedir bu nefret şekil değiştiriyor fakat hâlâ yaşamaya devam ediyor. Umarım bir gün bu ülkede herkes inandığı şeyi zarar görmeden ve kimseye zarar vermeden yaşayabilir.

meksika açmazı

lavinia
Okula gelirken dinlediğim podcasttir. Otobüste gulmemek için halden hale giriyorum. Geçen güldüm sonra öksüreyim kurtarayim derken daha da beter hal aldi ve yol boyu garip bakışlara maruz kaldim malesef :')

seven kişiyi üzmek

armut
Birini ne kadar seversek kişiyle o kadar sık bir arada oluruz ya da olmak isteriz. Bir arada geçen vakit arttıkça gerçek kişiliklerimizi ve düşüncelerimizi sansürlemeden, dosdoğru söylemeye meyilimiz artar. Dolayısıyla sevginin beraberinde getirdiği artan birliktelik süresi seven ve sevilen tarafın daha açık ve dürüst konuşmasına neden olur. Sevmediğimiz alelade birini üzmektense en sevdiğimiz insanlara karşı her zaman daha kırıcı sözler sarf etme potansiyeline sahip olma nedenimiz budur.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol