finale ne zaman çalışılmalı sorunsalı

clarice starling
dönem 1 ve dönem 2 için tavsiye verebilirim. 3.sınıf finaline pandemi döneminde girdiğim için ve son 3 komite sınavlarıyla aralarında çok zaman olmadan final sınavı yapıldığı için dönem 3 finaliyle ilgili konuşmak pek de haddim değil diye düşünüyorum.
final notu diye notlar vardı kırtasiyelerde. ilk 2 sene için de bu notları alıp okumuştum. yani bir şeyleri hatırlamak için iyiler tabi ama bazı konuları sıfırdan öğrenmeye çalışmak için yeterli olmayacaklardır doğal olarak. sene içinde özet şeklinde çıkardığınız kendi notlarınız varsa zaten onları okursunuz, onlar da faydalı olacaktır.
ne zaman çalışılmalı? son komite sınavının ertesi günü başlayın hemen diyemem, hatırlamıyorum ama %98 ihtimalle ben ertesi günü başlamamışımdır, öyle biri değilim çünkü kjskjdkjf. 2 3 gün dinlenmek kendinizi iyi hissettirip sonradan daha iyi odaklanmanıza ve daha verimli çalışmanızı sağlayacaksa mutlaka dinlenin. sonra güzelce çalışmaya başlarsınız.
stresli bir süreç olduğunu biliyorum, korkutucu da elbette ama kendinizi ekstra strese sokmayın. gereğinden fazla stres verim düşürücü bir şey çünkü.
aslında önemli olan şey akıllıca çalışmak. çıkmışlara bir bakın önce, bazı derslerde belli konulara çok daha fazla önem verilmiş olduğunu göreceksiniz. örneğin dönem 1 için, hocalar "eklem" sormayı çok seviyorlardı. "art. bla bla hangi tip eklemdir?" vb. birçok soru vardı. yanlış hatırlamıyorsam komite sınavında da çok sorulan bir konuydu zaten bu. neyse işte, bu konudan çok soru çıktığını gördüğüm için hasan ozan anatomi kitabından uzun ve detaylıca çalışmıştım eklemleri. eğer bir konuyu bilmek sorulan soru sayısından ötürü size çok puan kazandıracaksa o konuya biraz fazla zaman ayırmak bir kayıp olmayacaktır. sürekli sorusu sorulan konuları iyi hatırlamıyorsanız özetten çalışmak yerine biraz daha detaylıca bakabilirsiniz o konulara. kar zarar hesabı diyelim.
diğer konular için de, çıkmışlarda o konu temel olarak mı sorulmuş yoksa detaylı bir şekilde mi ona bakarak özetin yeterli olup olmayacağına karar verirsiniz. çıkmış çözerken de konu öğreniliyor zaten aslında, hatırlamadığınız bir şeyi açıp bakıyorsunuz, araştırıyorsunuz vs. yani sonuçta cevap ezberleyip geçmiyoruz. yani anahtar kelime "çıkmış çözmek". güzelce çözmek, gerekli şeyleri öğrenip tekrar ederek çözmek. :)
hepinize başarılar diliyorum. tüm sözlük ahalisine güvenim tam, siz yaparsınız :))

çirkin olmak

armut
Bu başlık benim sözlüğe girmekle birlikte konuşmak istediğim ilk konulardan biri olduğu için açtığım başlıktı. Ben doğduğum ilk günden beri hep böyle hissettirildim. Bunu dile getirenleri ayıplayan hiçkimse olmadı. Ancak bana ısrarla kızanlar, çirkinliğin göreceli olduğunu söyleyenler oldu. Bir kere hepimizin ortak estetik kaygılarla sahip olduğunu kabullenelim. Mesela sınıfın en güzel üç kızı kim diye sorarsanız muhtemelen hep aynı isimleri duyacaksınızdır. Çünkü aynı toplumdan çıkan insanlarız; reklamlarda, dizilerde, televizyonlarda ve daha pek çok yerde gördüğümüz başroller hep güzel algısı adı altında bize sunulan insanlardı. Aynısı erkekler için de geçerli tabi ki. Şimdi de size bir kadın nasıl çirkin hissettirilir madde madde bana söylenen bazı şeyleri sıralayacağım:
- Kendimi çok güzel hissettiğim ve kendime çok özendiğim günlerde diğer kızların aldığı gibi şımartıcı güzel iltifatlar alamıyorum. En fazla tatlı olduğum söyleniyor. Zaten büyüdükçe emin olduğum şeylerden birisi de insanlar güzel bulamadıkları kişilere iltifat ederken hep tatlı kelimesini kullanıyor.
- Çok severek aldığım şeyleri giydiğimde bana değil kıyafete övgü geliyor. Mesela etek mi giymişim, ne kadar güzel olduğu söyleniyor ya da rengi çok beğeniliyor mesela. Ancak bana yakıştığını söyleyen kimse olmuyor. Ve bu durum o kadar sık oluyor ki bir yerden sonra neden olduğunu anlıyorsunuz.
- Doğduğum günden beri defalarca kez bizzat suratıma karşı ne kadar çirkin ve şişko olduğum söylendi. Hatta inanmazsınız belki ama çekirdek ailem tarafından bile buna maruz kaldım. Bir insanın en bağlı kalabileceği yer olan annem tarafından bile...

Şimdi kimse bana gelip de "yaratılan her canlı güzeldir", "sadece kendine güven sen çok güzelsindir eminim ki" gibi yeni atanmış influencer sözleriyle beni kandıramaz. Güzel olduğumu hissetmek için artık çok yaşlıyım. Ancak uzun süredir çirkin bir şekilde yaşamak bana bu konuda çok güzel bir tecrübe kazandırdı. Onları da şöyle aktarayım:
1. Güzel insanların var olması gibi çirkin insanların var olması da doğaldır. Olabilir böyle şeyler. Onların varlığının reddedilmesi asıl garip olandır.
2. Çirkin olduğuna defalarca kez inandırılmış birine gidip de " hayır ya öyle deme çok güzelsin" " hayır bir daha böyle deme" gibi komik cümleler kurmanız onun ölü özgüveninin üstüne toprak atmaktan başka bir şey değildir. Her türlü çirkinliğin ya da hangi konu olursa olsun yetersiz hissettiğiniz her şeyin tek çözümü sevilmektir. Birilerinin sizi herhangi bir koşulda sadece olduğunuz insandan ötürü sevdiğine şahit olunca kendi sevmediğiniz her yönünüzün başkaları için ne kadar önemsiz olduğunu görüyorsunuz.
3. Çirkin olmak konusunda çok düşünüp çok kafa yormuş birisi olarak söyleyebilirim ki bir insanın nasıl göründüğü öylesine bir şeydir. Çok da bir önemi yoktur. Seven insanın gözleri zaten her canlıyı güzelleştirir.

Ve hayatım boyunca böyle hissettiğim her an için her ne hikmetse hep yalnız oluşuma rağmen kendime öğütler verip kendimi çok iyi toparlamıştım. Ancak son zamanlarda bu konuda olan özgüvenimi çok derinden sarsan kötü şeyler yaşadım. Bir süre daha bu şekilde çirkinliğimi hissederek yaşayacağım. Geçici bir süreç olduğuna inanıyorum. Beni mazur görün, bana karşı çıkmayın, sadece anlamaya çalışın.
4

yazılı olmayan kurallar

lospolloshermanos
Durakta beklerken gelmekte olan otobüs eğer bineceğimiz olan değilse otobüse paralel zıt yönde uzaklara doğru 6 numaralı bakış atılır…
Aksi takdirde şoför durup durmamak arasında kalır ve ardımızdan hoş olmayan tümceler sarf edebilir :)

karabasan

selektor yapan yildiz
Tıpta da uyku felci ya da sleep paralysis olarak yer bulan durum. Yaptığım küçük araştırma sonucu uykunun rem evresindeki bozukluk kaynaklı olduğunu öğrendim. Uyku hijyenindeki bozulma ve yetersiz uyku buna sebep olabiliyormuş.

Neyse efendim, geçen gün basmış olandır. Rüyamda öldüğümü ve yüzünü göremediğim bir kişinin beni sedye ile taşıdığını gördüm. Sonrasında bu karabasan ile uyandım. Hareket etmeye çalışıp edememek bayağı berbat bir his.

Edit: başlığı varmış zaten (bkz: uyku paralizisi) keşke aramaya inansaydım.

sakin insan

ileleualatyr
Her ortamda en az bir adet olması gerekendir. pireyi deve yapmazlar ve çözüm odaklı olduklarından aslında biraz ortalığı toplayan kişi pozisyonundadırlar, pek tabii bazılarının sakinliği kaostan beslenenleri çileden çıkarsa da-bu gruba bazen ben de dahil oluyorum-kendilerine özendiğim insanlardır.

hepsiburada

leavesfromthevine
3-4 sene önce Harry Potter kitaplarının resimli özel baskıları çıkmaya başlamıştı. Büyük bi hevesle sipariş etmiştim Felsefe Taşı ve Sırlar Odası'nı. Tedarik edemedikleri için siparişim iptal olmuştu. Zaten sonra kur mur baya bi zamlandı ve alamadım. Düşününce büyük bi eksiklik değil ama bu site hep bende bu anıyla kötü şekilde yad ediliyor:D bu da böyle boş beleş bi anı işte sevgili sözlük

karpuz seçmek

lavinia
Bir değerlimin rivayetine göre karpuza şak şuk şaplamakla iyi mi kötü mu anlaşılmaz. Yüz yıllık teoriyi çürüttü kendisi. E nasıl anlayacağız diye sorunca da anlayamazsın dedi. Kendilerine karpuz seçmede başarılar diliyor, benim ise şaplaklarıma devam edeceğimi belirtiyorum.
1

yazarların en sevdiği grup

ileleualatyr
Her gün değişiyor. Dün the smiths'ti mesela ama en uzun süreli radiohead olabilir. Türk bir grup seçecek olursam Yedinci Ev ve Vera kapışır. Bir şarkısında Ezginin Günlüğü'ne atıfta bulunduğu için ve ben de Ezginin Günlüğü'nün 50 yaş altı 2 dinleyicisinden biri olduğum için Vera alır.
Vera ve Radiohead finale kalır.
Radiohead her anlamda kaybetmelerin grubu olduğu için bunu da kaybeder, bir albüm daha yapar ve nice gencimizin hayatıyla oynar.

elma şekeri

highwaytohell
sevmediğim nadir şekerli şeylerden.neden sevmediğime gelecek olursak ilk yediğim elma şekeri bi tuhaftı.ve bi şey hakkındaki ilk deneyimim beni gereğinden fazla etkiliyor..bunun sonucunda tekrar deneyesim gelmemişti.öyle kaldı gitti :(

the island film

richardthelionheart
başrollerinde Ewan McGregor ve Scarlett Johansson olan 2005 yapımı bilimkurgu filmi.

Lincoln Six-Echo (McGregor) ve Jordan Two-Delta (Johansson), 21. yüzyılın ortalarında, dışarıya kapalı yer altında bir tesiste yaşayan yüzlerce kişiden ikisidir. Dikkatle kontrol edilen bu tesisin tüm sakinleri gibi, günlük hayatlarındaki her şey, sözde kendi iyilikleri için, kontrol edilmektedir. Buradan çıkmanın tek yolu, ve herkesin ortak umudu; çekilişle “Ada”ya gitmek için seçilmektir. Orası, raporlara göre, dünyada meydana gelen ve tesis sakinleri hariç gezegendeki herkesin canını alan ekolojik felaketten geriye kalan tek temiz ve yaşanılabilir karaparçasıdır (ada).

Son zamanlarda açıklanamayan rüyalar gören Lincoln huzursuzdur ve hayatındaki kısıtlamaları gün geçtikçe daha çok sorgulamaya başlamıştır. Ama büyüyen merakının onu sürükleyeceği korkunç gerçeğe hiç hazırlıklı değildir. Genç adam varlığıyla ilgili her şeyin bir yalan, Ada'nın acımasız bir aldatmaca, ve kendi ve Jordan'ınki de dahil olmak üzere herkesin ölüsünün aslında dirisinden daha değerli olduğunu öğrenir. Zamanları daralmakta olduğu için, Lincoln ve Jordan bildikleri tek dünyadan (120 milyar $'lık klon tesisden) cesurca kaçarlar. Yeryüzüne çıkıp, tesisin kontrolünden kaçınca, aralarındaki çocuksu ilişki yerini yetişkin ilişkisine bırakır. Fakat peşlerinde kendilerini amansızca takip eden tesisin taşeron güvenlik güçlerinden kaçmak, Lincoln ve Jordan'ın öncelikli hedefidir. Amaçları ise: Yaşamak ve yaşatmaktır!
https://tr.wikipedia.org/wiki/Ada_(film,_2005)


kayseri

ileleualatyr
Nedense kayısısı meşhurmuş gibi düşündüğüm il. Öyle değil tabii ki, öğrendim bunu hayat bilgisi dersinde fakat bana öyle geliyor.
Ayrıca halkımızda “Kayserililer biraz cimridir.” Şeklinde yerleşmiş bir düşünce var, gerçekten öyle mi bilmiyorum. Kayserili tanıdığı olan varsa yanıtlayabilir.

hayata dair aforizmalar

leavesfromthevine
"İnsanlar zenginlik elde etmek için, zihinsel donanım elde etmek için uğraştıklarından bin kat daha çok uğraşırlar; oysa insanın mutluluğu üzerinde ne olduğunun, neye sahip olduğundan kesinlikle daha çok katkısı vardır."
Yaşam bilgeliği üzerine aforizmalar, schopenhauer

gazi iyidir

deli dumrul
Bugün tıp fakülteleri konusu geçerken birinden duyduğum gecenin bir yarısı aklıma düşen söz. Sözü duyduktan sonra bir düşündüm gazi iyi midir, ayrıcaklı olmak esprisi yaptık o söze anlık da şimdi düşünüyorum tekrardan.

Lisede bana ve bizlere söylenen türkiye'de tıp eğitimi iyi diye bir söz vardı, şimdi işin içinde biri olarak düşününce tr'de tıp eğitimi iyi mi?

Bununla ilgilenen birçok kurul var töb koludur çeşitli vedat bulut'umsu akademisyen ve hocalara kadar ama.. bu konudan önce söylemem gerek başka konu var. geçen twitter'da tt'deki meb yazısına, lgs sınavı için yazdılar herhalde diyip atama bekleyen öğretmenlerin ayaklanmasıyla karşılaşmam şaşırması oldu. Doğru bir de atama bekleyen öğretmenler var Dedim. hangi birisiyle uğraşsın herkes her yerden bağırıyor: lgs, atamalar, eğitim sistemi, müfredatlar... hepsi meb'e bağlı nereye elini atsa kalacak belli. Aynı durum bu tıp eğitimi için de geçerli. Daha bugün kontenjanlara bir tepki vardı. Şöyle bir yazalım: kontenjanlar, tus sınavı, dershaneleri, doktor şiddet, doktor maaş, tıp eğitimi, hastane döner sermaye ve borçları... benim 3-5 saniyede aklıma gelenlerden öte çok daha derin konular mevcut. Hepsiyle uğraşanı da sağlık bakanlığı.. hadi tus'un birazını yök'e versek yine kurtarmaz bunların hepsini bu bakanlık. Her sorunun tek bir bağlayanı olması belki de ana sıkıntılardan.

Eğitim konusunda, bir sene sadece acil stajı alınması gerekmesinden pre-klinik dönemi verimsiz bulanına ar-ge ağırlıklı sistemden eğitimin 4 yıla indirilmesi gerekmesine ki bunun 7-8 yıl olması gerekeni de duyduğumu belirteyim çok farklı görüşler mevcut.

Sonuç; hiçbir şeyi dört dörtlük fakülte yok, hep bir yerden eksikliği var. Gazi İyi desem biri çıkar kadavra yok, anatomi kemikleri fosil olmuş der; kötü desem açar yapılan göz ameliyatlarını, hocaların h indekslerini masaya vurur.
1

stajyer doktor kartı

doctore
Herhangi bir vatandaşın kendi imkanları ile yapacağı sahte kart bile bizim kartlardan daha profesyonel duracaktır. Hadi her şey tamam da en tepedeki göz kanatan eşşek kadar "stajyer dr." ibaresine ne demeli peki?? Umarım Okulumuz, kartın tasarımcısına para ödemeştir...

alınmış en güzel iltifat

armut
2013'te kuzenimin düğününde uçuş uçuş pembe bir elbise giyinmiştim. Oldum olası kilo problemi yaşadığım için çocuk reyonundan bulamayıp kadın reyonundan almıştım elbisemi. Hiç sormadığım halde bazı büyük insanlar bana kıyafetimin anne elbisesi olduğunu söylemişlerdi. Bunu gören erkek kuzenim yanıma gelip "ne kadar güzel prenses gibi olmuşsun" demişti. O lafını hiç unutmuyorum. 7 sene geçti ama hala o günü hatırlayınca prenses gibi hissediyorum
1

yazmak

schlimazl
bazen anlatamazsın.içine içine batar kederin. böyle günlerde yazmak iyi gelir derler. bende bir kağıt parçasına yazar yakardım. kağıt yanardı,yakardı da aynı zamanda. geçmezdi belki.en azından hafiflerdi. rahatlardım.
şimdilerde dakikalarca bakıyorum bir cümle bile kuramıyorum.eziliyorum ağırlığında kelimelerin.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol