"Gözümüzün önünde büyük hazineler olduğu zaman asla göremeyiz onları. Peki, neden bilir misin? Çünkü insanlar hazineye inanmazlar." Paulo Coelho
eğitim sistemi demeye bin şahit ister
İmkanım olsa bu aralığı geçmişimden silerdim, klozete atar üstüne sifonu çekerdim, çocuğum olsa eldivenle severdim yani düşünün durumun fenalığını.
Aslında içindeyken yaptığım şeyler hiç saçma gelmiyordu fakat sonra düşününce gerçekten saçma olduğunu anladım. Gerçi bu her yılım için geçerli fakat bu dönemde gerçekten insan çekilmez oluyor, daha çok saçmalıyorsun.
Tabii bu durumun iyi yanları da var, mesela kendindeki değişimi görüp arada kendine “kötü iş çıkarmadık yahu” diyebiliyorsun; eskiden yazdığın melankolik şeyleri okuyunca bazı şeyleri nasıl da gözünde büyüttüğünü, durumun aslında o kadar da dramatik olmadığını, sadece olayların olduğu anda duygularının yoğunluğundan-bu yoğunlukta ergenlik döneminin etkisi de büyük-kaynaklı dünya'nın başına yıkılmış gibi hissettiğini anlıyorsun ve bence en önemlisi değişimin, yeniliğin süper bir şey olduğunu görüyorsun. Benim için böyle en azından.
Aslında içindeyken yaptığım şeyler hiç saçma gelmiyordu fakat sonra düşününce gerçekten saçma olduğunu anladım. Gerçi bu her yılım için geçerli fakat bu dönemde gerçekten insan çekilmez oluyor, daha çok saçmalıyorsun.
Tabii bu durumun iyi yanları da var, mesela kendindeki değişimi görüp arada kendine “kötü iş çıkarmadık yahu” diyebiliyorsun; eskiden yazdığın melankolik şeyleri okuyunca bazı şeyleri nasıl da gözünde büyüttüğünü, durumun aslında o kadar da dramatik olmadığını, sadece olayların olduğu anda duygularının yoğunluğundan-bu yoğunlukta ergenlik döneminin etkisi de büyük-kaynaklı dünya'nın başına yıkılmış gibi hissettiğini anlıyorsun ve bence en önemlisi değişimin, yeniliğin süper bir şey olduğunu görüyorsun. Benim için böyle en azından.
Pazartesi günü ilk defa gittim. Çok hoşuma giden bi yer oldu. Bi ramazan akşamında orada olmak geçti içimden :)) bu kadar çok keyif almamın esas sebebi de beraber gittiğimiz arkadaşlarım ihihihihi :)))
Esnafına gelecek olursak çok komik geldi böyle milyon dene kelimeyi durdurak bilmeden sıralamaları sşsöslxls
Esnafına gelecek olursak çok komik geldi böyle milyon dene kelimeyi durdurak bilmeden sıralamaları sşsöslxls
Gün batımını izliyorum. Güneş bugün benim için batmış olsun. :)
akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle birçok insanın sahip olduğu bağımlılık çeşididir..bu insanlardan biri de bendim bir zamanlar.(hala telefonda çokkk vakit geçirdiğim de olmuyor değil...)ve bu durum çok üzücü bence.çünkü yapmak istediğim şeyler için zamanım olmadığını söyleyip,kendi kendimi kandırmaya çalışmıştım bir dönem.halbuki aynı dönem günde 6-7 saatimi de telefonda geçiriyordum.ve o 6-7 saat bana hiç o kadar uzun bir süre gibi gelmiyordu :( sosyal medya kullanmayalım,aman uzak duralım telefonlardan demiyorum..ama bir zamanlar bu konuda iradeli olamayan biri olarak bu konuda iradeli olmamız gerektiğini düşünüyorum..
final yapacağını öğrendiğimde yıkıldığım dizi... başrolü andy samberg orada keşfedip hayranı olduğum biridir. diğer sitcomlardan farkı toplumsal olayları gereksiz bir şekilde dalga geçmeden işleyebilmesidir. (aynı zamanda kahkaha efekti de yoktu yanlış hatırlamıyorsam)
kısa bir yürüyüş sonrası bile, nefes nefese kalma seansı.. umarım kalıcı değildir.
Aniden gelen her şey bitecek, herkes ölecek farkındalığının insanda yarattığı huzursuzluk.
Bu farkındalık bazen çok kötü bir olay yaşadığımızda üstümüzde iyi bi etki de yaratabilir, en azından benim için böyle; iki yüzü var yani aynı düşüncenin. Bugün de negatifliğimi saçtığıma göre uzaklaşabilirim yavaşça :)
Bu farkındalık bazen çok kötü bir olay yaşadığımızda üstümüzde iyi bi etki de yaratabilir, en azından benim için böyle; iki yüzü var yani aynı düşüncenin. Bugün de negatifliğimi saçtığıma göre uzaklaşabilirim yavaşça :)
“Nereden geldim ben buraya” şeklinde isyanlar eşliğinde hayatı sorgulatan eylem.
Kendisini nikah masasından iki evetle- evetlerden birini benim söylemem koşuluyla- uğurlamak istediğim oyuncu, şarkıcı, biraz da çizer sayılabilir müthiş biridir.
Çok severek okuduğum, bende büyük etkiler bırakan bir kitaptır. bugün internette gezinirken kitabın o meşhur giriş cümlesiyle ilgili bir inceleme gördüm, çok hoşuma gitti. ve ben gerçekten kitabı olması gerektiği gibi okumuş muyum diye bir sorguladım. çünkü hiç bu açıklamadaki gibi derin bir şeyler düşünmemiştim bu cümleleri okurken. çok beğendim, sizlerle de paylaşmak istedim sayın yazarlar ;)
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü; hem akıl çağıydı hem aptallık; hem inanç devriydi hem de kuşku; aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi; hem umut baharı hem umutsuzluk kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana…
Zamanların en iyisiydi: O dönemdeki Aristokratlar için söylenmişti.
Zamanların en kötüsüydü: O dönemde yaşayan ezilmiş halk ve burjuva kesimi için söylenmiştir.
Hem akıl çağıydı hem aptallık hem inanç devriydi hem de kuşku: Akıl çağı diye bahsedilme sebebi o dönemde Voltaire, Montesquieu, Jean-Jacques Rousseau gibi filozofların yetişmesiydi. Hem aptallık, Fransız Devriminde yapılan ve öncesindeki haksızlıklara vurgu yapılmıştır. Hem inanç devriydi hem de kuşku, o dönemde ruhban sınıfının emirlerine körü körüne inan bir kesimin olması ve üst kısımda da bahsettiğim filozofların bu körü körüne inanç dönemin de yetişip dinin emirlerini sorgulamasından bahsedilmektedir.
Aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi: Devrimin başlaması aydınlık bir gelecek içindi, fakat devrim daha sonra kontrolden çıkıp insanlar sorgulanmadan araştırılamadan vahşice katledilmeleri ve sokakların kan gölünden geçilmemesi ve son olarak devrimi yapan kesimin artık amaçlarından sapıp kişisel kinlerinin sonucu olarak yarattıkları vahşeti işaret etmektedir.
Hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı: Devrimin başlaması umudu müjdelenmişti fakat devrim sonrasında yaşanan ve hesapta olmayan tarihi dönemlere işaret edilmektedir.
Hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu: Halkın devrimin gücünü elinde tutup kullanması ve bu güç zehirlenmesi ile uyuması ve sadece devrimin ateşine odaklanmış bir halkın geriye kalan her şeyden yoksun kalmasından bahsedilir.
Hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana: Devrimin yapılmasının, daha doğrusu yapılış şeklinin doğru mu olduğunu yoksa yanlış mı olduğu sorgulanmaktadır. Bir diğer açıdan da bakacak olursak yapılan devrim ezilmiş halk için bir kaos mu olacaktı veya bir kurtuluş mu? Fakat kendi görüşüme göre, iki durumda yaşanmıştır. Çünkü iyi ve kötü ayırt edilmeden sadece devrim ateşinin zehri ile halktan birçok kesimin yaşamlarını vahşice yitirmeleri, halk için hem cenneti hem de cehennemi yaşatmıştır.
Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü; hem akıl çağıydı hem aptallık; hem inanç devriydi hem de kuşku; aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi; hem umut baharı hem umutsuzluk kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana…
Zamanların en iyisiydi: O dönemdeki Aristokratlar için söylenmişti.
Zamanların en kötüsüydü: O dönemde yaşayan ezilmiş halk ve burjuva kesimi için söylenmiştir.
Hem akıl çağıydı hem aptallık hem inanç devriydi hem de kuşku: Akıl çağı diye bahsedilme sebebi o dönemde Voltaire, Montesquieu, Jean-Jacques Rousseau gibi filozofların yetişmesiydi. Hem aptallık, Fransız Devriminde yapılan ve öncesindeki haksızlıklara vurgu yapılmıştır. Hem inanç devriydi hem de kuşku, o dönemde ruhban sınıfının emirlerine körü körüne inan bir kesimin olması ve üst kısımda da bahsettiğim filozofların bu körü körüne inanç dönemin de yetişip dinin emirlerini sorgulamasından bahsedilmektedir.
Aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi: Devrimin başlaması aydınlık bir gelecek içindi, fakat devrim daha sonra kontrolden çıkıp insanlar sorgulanmadan araştırılamadan vahşice katledilmeleri ve sokakların kan gölünden geçilmemesi ve son olarak devrimi yapan kesimin artık amaçlarından sapıp kişisel kinlerinin sonucu olarak yarattıkları vahşeti işaret etmektedir.
Hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı: Devrimin başlaması umudu müjdelenmişti fakat devrim sonrasında yaşanan ve hesapta olmayan tarihi dönemlere işaret edilmektedir.
Hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu: Halkın devrimin gücünü elinde tutup kullanması ve bu güç zehirlenmesi ile uyuması ve sadece devrimin ateşine odaklanmış bir halkın geriye kalan her şeyden yoksun kalmasından bahsedilir.
Hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana: Devrimin yapılmasının, daha doğrusu yapılış şeklinin doğru mu olduğunu yoksa yanlış mı olduğu sorgulanmaktadır. Bir diğer açıdan da bakacak olursak yapılan devrim ezilmiş halk için bir kaos mu olacaktı veya bir kurtuluş mu? Fakat kendi görüşüme göre, iki durumda yaşanmıştır. Çünkü iyi ve kötü ayırt edilmeden sadece devrim ateşinin zehri ile halktan birçok kesimin yaşamlarını vahşice yitirmeleri, halk için hem cenneti hem de cehennemi yaşatmıştır.
halinizi hatrınızı sormadan “cam aç, yaş kaç” diyen insanlardan uzak durun...
Bu sezon şahsımca Verstappen'in tek başına Mclaren ekibiyle yarıştığını düşünüyorum. Mercedes taraftarı olarak eski Hamilton'ı çok çok özlesem de Antonelli'den de ümitliyim🙏
anksiyetenin
Yanımdaki arkadaşım yemeğini çok hızlı yiyorsa önüne kolumu uzatıyorum "bunu da kemir" diyerek .d
Açıkçası benim çok da ilgimi çekmiyor. Biz öldükten sonra ne kadar yaşarsa yaşasın farkı yok bizim için. Ama tabiki bu durum bizden sonra gelen nesillere güzel bir dünya bırakmamız gerçeğini bunun önemini asla azaltmıyor
Aksaray eğitim araştırma hastanesine gidiyorum haftaya. Günde 300 hasta bakıyormuş her doktor. Hadi bakalım bismillah.
ilkokuldayken sınıf öğretmenimizin bize hep vurguladığı şey aileydi. huzur evine anne baba bırakılmaz düşüncesini beynimize işlemişti. o zamanlar "ee tabi ki yani kenara mı atacağız" diye düşünüyordum ben de. ama zaman geçtikçe fark ediyorum ki bazılarını kenara atmamız gerekiyor yoksa bizi sömürüyorlar. bu "bazı doktorlar dayak yemeyi hak ediyo yeaaaa" gibi deli saçması değil. tabi ki huzursuz bir huzurevinde olmasını istemem ama evime de alacak değilim. teşekkürler canım ailem.
Ders çalışmam lazım sonra cevaplarım. Bence siz de çalışın lazım oluyo
herhangi bir böcek türü. ıssız bi adada mahsur kalsaydım ve tek yiyebileceğim şey ağaçta sürünen salyangozlar olsaydı muhtemelen ağacı kemirmeye başlardım
Temastan son derece rahatsız olduğum için kalabalık ortamlarda bulunurken muhafazakar insanlarla takılırım. Böylece kimse elimi bile sıkmaya çalışmaz.
Ba ba ba ba ba
Her girdiğimde moralimi bir şekilde bozmayı başaran sosyal meyda platformu. An itibarıyla hesabımı kapatmış bulunmaktayım. Belli bir süre gündemden uzak kalmak umarım psikolojime iyi gelir.
Dizimde bisiklet kazası sonucu oluşmuş yaranın belli belirsiz bir izi var. Yine de kendisi etek giymeme engel olmuyor 💅🏻
# internhekimemaas
twitter çalışması varmış
Desteklemek lazım...
10 milyonuncu deneme ile istediğim kadar olmasada linki koyabildim üzücü..
twitter çalışması varmış
Desteklemek lazım...
10 milyonuncu deneme ile istediğim kadar olmasada linki koyabildim üzücü..
Poff sözlük ebene selamlar
Sonu güzel biter!
Hayır ya, onu da sormazsınız! niye onu sordunuz???
Perşembe.
Dün de çarşambaydı mesela, bu gidişle yarın da cuma olur.
Dün de çarşambaydı mesela, bu gidişle yarın da cuma olur.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?