bazen 40, bazen 41, bazen 42... #ayakkabılararasındakikalıpfarklarıkaldırılsın
mihriban.çok sevdiğim bir türkü olduğu için anlamını araştırmıştım.şefkatli,güler yüzlü kişi,dost.anlamlarına gelmekteymiş.(her dinlediğimde beni uzaklara alıp götüren bu türküyü de entryme eklemek isterim :))
ilk geldiğimle aradan geçen yıllar sonucundaki yaklaşımım şaşırtıcı bir şekilde değişmedi. "bu muymuş" ve "bu ne ya" duygu-düşünceleri yakamı bırakmıyor. bu gri şehre ısınamıyorum. sevenler alınmasın
Agagagaggaga cok severim 😍😍 ferideye aşıktım ya fjsjdn
Liseden mezun olana kadar hala şansımın olduğunu düşündüğüm ve üzerinde çok düşündüğüm bir konuydu bu başlık. Ancak tıp kazandıktan sonra kesin olarak bildiğim bir şey var ise o da hem tıp okuyup hem de iz bırakmanın çok zor olduğu. En fazla 2 neslin benden sonra beni anacağı kadar iyi bir doktor olabilirim. 3.nesilden sonrasına uzanmak için hayatıma dair ne varsa hepsinden vazgeçip çalışmam ve çabalamam lazım. Bu noktada iz bırakmanın hala mümkün olduğunu ancak ne kadar zor olduğunu söylüyorum. Öyleyse iz bırakmak hala mümkün. Ancak bir kere var olduğum bu hayatta bir kere iz bırakmak karşılığında hayatın bana sunduğu tüm mutluluklardan vazgeçip bu hayatın sonunda başarısız olmayı da göze almam gerekiyor. Öbür türlüsünde ise yok olacağımın farkında ve ölmekten korkmadan yaşayarak gülebildiğim kadar gülmek için elimden gelen her şeyi yapmak var. Ben sonunun daha kesin olduğu öbür yolu tercih ediyorum. Belki dünya için ya da bu ülke için önemsiz birisi olmaya devam etsem de kendi hayatımda iz bırakmak için bir sürü imkanım olacak.
Atom ve galaksilerin benzerliği ortada. Kafamda hep şu düşünce var: ya bizim içinde bulunduğumuz koca galaksiler de daha devasa bir "şey"in küçücük atomlarını oluşturuyorsa...
Yaparım hiç yalan söylemicem valla. Ama her şeyin de bir sınırı vardır efendim bokunu çıkartmamak lazım. İnsanların yüzüne bakıyoruz çünkü sonrasında ya
afiyet olsun, -size de
Anne ve babamla Bayram tatillerinde ve yaz tatillerinde bulunduğumuz şehirden akrabalarımızın bulunduğu şehre yaptığımız yolculuklardır.İstisnasız her yolculukta Afyonkarahisar'daki Özdilek'te mola verip oradaki oyun alanındaki hareketli oyuncaklara(şu jetonla binilen)binmek,o yolculukta patatesli börek yemek meyve suyu içmek...gerçekten çok özledim ama o günlere bir daha dönmek istemem muhtemelen.
Kariyer planlarımdan biri tus dershanesi açıp ismini “tusunami” koymak.
Edit: Sözlük yazarlarından bana ifşa olanlara yüzde yüz indirim yapacağım.
Edit: Sözlük yazarlarından bana ifşa olanlara yüzde yüz indirim yapacağım.
Çok mu ayıp hala mutluluk istemek?
Neyse zaten hiç halim yok
Neyse zaten hiç halim yok
inşallah yalnız değilimdir :d
Bir şeyi tutuyorsanız bu o şeyin elinizde olmasından kaynaklanır. Böyle bir bilgiyle giriş yapalım istedim. Alın şimdi bu bilgiyi ne yapıyorsanız yapın.
Pazar görünümlü çarşamba.
reçete defteri.
her şey bilgisayara geçmeden önce doktora giderken mutlaka yanımızda bulunmalıydı ki doktor abla/abi oraya ilacımızı falan yazabilsin. çok hasta olursan çabuk biterdi. benimki augmentinle-şurup olanı- doluydu, öyle ki yazımını öğrendiğim ilk kelime olabilir.
2008'de kendisini nostalji kapsülüne yolladık, ben de augmentin'in daha az iğrenç olan hap versiyonuna geçtim zaten.
edit:ayrıca sağlık karnesinin kağıdına yazı yazmak çok güzeldi, küçükken doktor olmak istememin sebeplerden biriydi.
her şey bilgisayara geçmeden önce doktora giderken mutlaka yanımızda bulunmalıydı ki doktor abla/abi oraya ilacımızı falan yazabilsin. çok hasta olursan çabuk biterdi. benimki augmentinle-şurup olanı- doluydu, öyle ki yazımını öğrendiğim ilk kelime olabilir.
2008'de kendisini nostalji kapsülüne yolladık, ben de augmentin'in daha az iğrenç olan hap versiyonuna geçtim zaten.
edit:ayrıca sağlık karnesinin kağıdına yazı yazmak çok güzeldi, küçükken doktor olmak istememin sebeplerden biriydi.
Falım sakız elli kuruş olmuş, buna dayanarak hiçbir şeyin ucuz olduğunu düşünmüyorum.
Tabii üstte yazılan insan hayatı, emek vs.yi dışta tutarak, sadece maddi açından değerlendirdiğimde bu sonuca varıyorum.
Tabii üstte yazılan insan hayatı, emek vs.yi dışta tutarak, sadece maddi açından değerlendirdiğimde bu sonuca varıyorum.
Yanlış wp grubuna atılmayacak bir fotoğraf atmak
En büyük korkumsa bi anlık hızla dönem grubuna aşkoyla başlayan bir mesaj atmak
En büyük korkumsa bi anlık hızla dönem grubuna aşkoyla başlayan bir mesaj atmak
beni hapiste vurdular keje, ölmedim. Hastalandım bir ciğerimi orda bıraktım gene ölmedim. Çok dövdüler beni kan kustum ama ölmedim. Yaşadım. Seni bir kez daha görebilmek için yaşadım.
Eğitim seviyesinin bir insanda en önemli şeylerden biri olduğunu gördüm. Malum ülkemizde her çeşit puanla bir bölüm okunabilmesini de bu yüzden anlamıyorum. Bilmem kaç bindeki adam geliyor bomboş bir bölümde sadece yatarak üniversite okuduğunu zannediyor ve bu esnada da toplumda nasıl yaşanır, insanların kişisel alanlarına nasıl saygı duyulur, mesela gece sesli müzik dinlenir mi dinlenmez mi bunları dahi bilmeden sınırları ve sinirleri zorlayabiliyor. Özetle bu insanlar gibi bu bölümler de bomboş, işe yaramaz ve anlamsız.
şu an pahalı deyip alamadığım şeyleri büyük ihtimalle bir daha asla o kadar ucuz bir fiyata göremeyecek olmam. (dikkat ederseniz almak değil görmek dedim o kadar kabullendim:/ )
Fizyoloji ve de dolayısıyla patoloji
hiç
Gogolun bir eseridir. Türkiye iş bankası Hasan Ali Yücel serisinde burun palto fayton gibi eserlerle beraber bir kitabın içindedir. Bu eserden ziyade ben özellikle paltoyu öneririm. bence harika bir öyküydü. Son olarak palto hakkında Dostoyevski'nin dediği gibi 'hepimiz onun paltosundan çıktık.'
Açık konuşacağım.
Konuşabildiğim insanların fikrî eğitiminin olduğunu gördüm.
Ben kendi hayatım haricinde hiçbir şeyi değiştiremem.olduğum yeri çiçek bahçesine çevirmekten başka bir gayem artık ve şu an yok.
Farklı düşüncelere tahammülüm var
benim referans gösteremeyen insanlara tahammülüm yok.
İstatistik sapığı gibi görünmek istemem ama atıf yapamayan insana tahammülüm yok.sanırım okumayan insana tahammülüm yok.
'Çünkü okumak zihni ve üslubu zarifleştirir.'
Referans gösteremiyorsam kendime de tahammülüm olmuyor.
Susmak tercihim oluyor.
Yakın arkadaşlarımla her türlü boş sohbetimi yaparım,ayrı mevzu.
Konuşabildiğim insanların fikrî eğitiminin olduğunu gördüm.
Ben kendi hayatım haricinde hiçbir şeyi değiştiremem.olduğum yeri çiçek bahçesine çevirmekten başka bir gayem artık ve şu an yok.
Farklı düşüncelere tahammülüm var
benim referans gösteremeyen insanlara tahammülüm yok.
İstatistik sapığı gibi görünmek istemem ama atıf yapamayan insana tahammülüm yok.sanırım okumayan insana tahammülüm yok.
'Çünkü okumak zihni ve üslubu zarifleştirir.'
Referans gösteremiyorsam kendime de tahammülüm olmuyor.
Susmak tercihim oluyor.
Yakın arkadaşlarımla her türlü boş sohbetimi yaparım,ayrı mevzu.
Zor ama bazı şeyler-zor ulaşılabilirliğin getirisi olarak- daha kıymetli.
Fatih ürek'i fatih yürek sanırdım
Emre Belözoğlunu Emre Belezoğlu sanırdım
Emre Belözoğlunu Emre Belezoğlu sanırdım
bu devirde bozuk para. 25 kuruşu nereye koyuyorsunuz meselaa
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

