acımasız gerçekler

armut
Tüm romantik ilişkiler mükemmele erişildiği sanılarak başlar. Başta ortak yönleri görmekten deliye dönen çiftler ortak olanlar tükendikçe zıt düştükleri yönlerini gündeme getirmeye başlarlar. Zamanla ulaşılmaz mükemmelikteki ilişkilerinin kusurlu yönleri çoğalır ve bir yerden sonra kusurlar, ortak yönleri üstünü kapatır. Çatışmalar, eski minik tartışmaları aratır. Kalpler kırılır. Hayatında kendinden başka insanların varlığına katlanamayanlar kendilerinden çok farklı olan bu insana tahammül edemezler. İlişkinin mutsuzluğu mutluluğundan fazladır. Oysa her türlü ilişkide mutsuzluklar vardır. Mutsuzluğu mutluluğuna değmeyecekse kırık bir kalbe mal olacak hiçbir ilişkiye başlanmamalı diye düşünüyorum.
1

ülkemizdeki mülteci sorunu

ileleualatyr
Tiktok gibi platformlarda kadınların sadece belirli bölgelerinin görüntüsüyle iğrenç cümleler kuranları da gördükten sonra bunun olmadığına inanan var mıdır acaba?
Ciddi bir uyum problemleri var, geldiğin yere uyum gösteremiyorsan gidersin. Bu kadar basit.
Zaten sıkıntılı insanımız son zamanlarda artmaya başladı, bir de dışarıdan ithal ettik. Tam oldu.

Not: Öncelikle derdim ülkemize herhangi bir şekilde değer kazandıran insanlarla değil. Bir insanın, kendi ülkesinde can güvenliği yoksa ülkesine iade edilmemesi konusunda da bunu savunan herkesle hemfikirim. Birini bile bile ölüme gönderemeyiz, bu durum başka bir şey ancak şu anki durum çok başka. Türkiye resmen Avrupa'nın mülteci çöplüğü oldu. Resmen kendilerine gelecek bu kadar mülteciyi bizde tutuyorlar bir şekilde.
İnsan önce kendi vatandaşını düşünmeli, kim vergi veriyorsa önce onlara hizmet etmeli.
3

bir fantezini anlat

clarice starling
evimizin hemen çaprazında bir cami var. minaresindeki küçük kapıları görebiliyorum. oldukça uzun bir minare ve üst kısımlara yakın bir yerde minik bir balkon var. o balkona çıkmak istiyorum, kapısı olduğuna göre oraya çıkılıyor demektir. çok geniş bir alanı görebilirim o yükseklikten. kahve içip müzik dinleyerek gün batımını izlesem keşke o balkondan.
bir de şey var, dolunayda ulumak. deli olduğumu düşünmenizi istemem (deli değilim demiyorum, siz öyle olduğumu düşünmeyin sadece) ama dolunay varken pencereyi açıp ulusam çok güzel olur bence. komşular için güzel olmayabilir tabi, ürkütücü bulma ihtimalleri var.
6

aramak

ileleualatyr
Bence olgunlaşmanın bir parçası da, bu eylemin bulmaktan daha önemli olduğunu kabullenebilmek. Zor bir şey çünkü genelde sonuca odaklanıyoruz, süreç kimsenin umrunda olmuyor ama süreç bizi geliştiriyor. ne olursa olsun bulamayacağını bilsen de aramak gerekiyor, bulamayacağını anladığında da aramaktan vazgeçmemek gerekiyor.
Bunu kabullenebilmiş değilim, hâlâ bulmakla ilgileniyorum ve tersini başarısızlık olarak görüyorum. Kabullenmek için otuz yaşıma kadar vaktim var bence, o zaman çok büyük olacağım.
On beş yaşıma sorsaydınız sence ne zaman çok büyük olursun diye, cevabı yirmi falan olurdu. Şimdi yirmi yaşıma sorabilirsiniz, cevabım otuz.

ünvana saygı göstermek

poyrazkarayel
bana iki yüzlülük olarak gelir bu durum.yurt güvenliğiyle bir şey konuşacakken gayet kendinden emin telaffuzu düzgün bir şekilde konuşma yapmak ile bir psikoloğa konu danışacakken cümleleri önceden düşünmek ekstra kibar davranmak elini kolunu nereye koyacağını bilmemek arasındaki uçurum bende rezil bir durum havası yaratıyor.

gösterilen saygı; karşıdaki insanın size olan davranışına,iyiliğine veya yakınlığına değil sadece bazı insanlardan farklı bir prosedürü yerine getirdiği için öyle veya böyle diploma denilen bir kağıt ile gelen ünvana gösteriliyor.

bakkala giderkenki ruh halimiz ile bir öğretim görevlisine giderkenki ruh halimiz arasında uçurumlar varsa eğer bu durum bir iç muhakemeye başvurulması gereken bir hâldir bence.
1

gütfsözlük tıp fakültelerine açılmalı mı

waffle
Açılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bana eğer ileri zamanlara da kalabilirse dönemler arası güzel ve faydalı aktarımların olabileceği gazi tıpa özgü bir sözlük olması gerekiyor gibi geliyor. Girdiler artıkça hey gidi zamanlar bizde şöyleydi şimdi nasıl olmuş gibi nostaljik bir hava da yakalayabileceğini düşünüyorum.Bu platformu ellemeden ayrı genel sözlük kurulabilir tabi ama yamulmuyorsam zaten bu amaçla kurulan tıbbiyeli sözlük hala aktif diye biliyorum.

mont ceplerinin hep dolu olması

nagareboshi9
babam üniversite anılarını anlatırken bi arkadaşından bahsederdi, parkasının kocaman cebi ve o cebinde devamlı okuduğu kitabı olan sakin bir genç. kim vurduya gitmiş, kim neyi bahane edip öldürmüş sevdiklerini üzmüş bilmiyorlar. zaten bunun gibi tonla acı hikayede de durum aynı ama nedense bazılarının canı asla yanmıyor. kim bilir belki hâlâ onun için göz yaşı döken birileri vardır, hatırına getiren birileri var.

sabah ezanı

deli dumrul
Fonda okunuyor şu anda, kasvetli bir ruh haline sokuyor gibi ama daha çok huzur veriyor. Her taraftan yankılanan o ses tonunun sakinliği.. sanki anlık dönmeyi bırakıyor dünya da duruyor hayat

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol