gezip gördüğü yerlere dair videolar çeken youtuber.
youtube'a ilk başladığı zamanlar deli gibi izlerdim..videoları keyifli geliyordu.ama "bana bir şey katsın ya.." gibi bi amaçla izlemiyordum.ki bu amaçla izlenirse beklentinizi karşılamayabilir..her neyse.son zamanlarda videolarından eskisi gibi tad alamıyorum.eskisi kadar da aktif değil zaten.eskiden her şey daha amatörce ve içtendi sanki videolarda ama şimdi profesyonellik uğruna samimiyetini kaybetti gibi hissediyorum. ;(
eft ücreti vermekten nefret ettiğim için birçok kez bankaya yürüyüp bir bankanın atmsinden parayı çekip diğerine yatırmışlığım var
Buraya yazabileceğim her şeyi zor günler geçirmiş her okuyucu zaten biliyor olacak. Geçirmemiş kişiler ise asla anlamayacak. O yüzden ben anlatmış olayım siz de okumuş olun.
içinde derin duyguları olan şarkılar şimdiki şarkılarda sırf hareket ritim olsun diye sözler birbirine eklenmiş
Kişi için her türlü ihtimalin kabul olduğunu belirten birleşik fiildir. Aslında fark ediyordur.
Keşke sebebim bu olsaydı hayat daha güzel olabilirdi benim için
Sözlükcüm canımcım neden böyle yapıyorsun şimdi sen bana
Kirazın kabuğunu soyması için anneme ısrar etmiştim, soymayınca her yeri birbirine katmıştım.
Son zamanlarda çokça ihtiyacım varmış gibi geliyor buna. Sanki hayatımda bir boşluk varmış gibi...
ramazan boyunca bütün sahurlarda yaşadığım durum. bu sebeple yemek yiyemeyip, iftar vaktine gelene kadar hunharca acıkırım.
Birisi bana romantizm katili dedi 🥺
mor ve ötesi-bir derdim var
dershaneye gidiyor baya hırslı hazırlanıyor
Çok teşekkürler canım çekti
böyle bir şey olduğunda muhtemelen bir daha yazmam.burayı bir çeşit günlük olarak görüyorum.alt başlıklara ayrılmış derin bir tasnife sahip günlük.eger ömrü uzun olursa bu günlüğü yıllar sonra açıp bakacagimdan eminim.ilerideki eşime veya çocuğuma bir entry gösterip 'bak ben bu konuda böyle dusunuyormusum o zamanlar ' demeyi isterim.bunun için samimiyet oldukça önemli. şu an için değil belki ama zamanla kendi zihnimden fikirlerimden yazdığım şeyler çoğaldıkça ifşa olmak rahatsız edici olabilir.çünkü artık o gün yaşadığım bir olaya ithafen yaşadığım kızgınlığı burada belirtirken iki kere düşünürüm.bu olayın icindekiler ertesi gün gelip neden böyle yazdın diyebilir bunlarla uğraşmak istemem ya da burada yazdığı entrylerle sevdiğim bir yazar , normal yaşantıda hazetmediğim biriyse bir başka gözle okurum yazdıklarını.anonim kaldığımız tek yer,anonim kaldığımız tek yer olarak kalmalı bence.
I close my eyes
Only for a moment, and the moment's gone
All my dreams
Pass before my eyes, a curiosity
Dust in the wind
All they are is dust in the wind
Same old song
Just a drop of water in an endless sea
All we do
Crumbles to the ground, though we refuse to see
Dust in the wind
All we are is dust in the wind
Now don't hang on
Nothing lasts forever but the earth and sky
It slips away
And all your money won't another minute buy
Dust in the wind
All we are is dust in the wind
Only for a moment, and the moment's gone
All my dreams
Pass before my eyes, a curiosity
Dust in the wind
All they are is dust in the wind
Same old song
Just a drop of water in an endless sea
All we do
Crumbles to the ground, though we refuse to see
Dust in the wind
All we are is dust in the wind
Now don't hang on
Nothing lasts forever but the earth and sky
It slips away
And all your money won't another minute buy
Dust in the wind
All we are is dust in the wind
Bir yıl sonraki bugünden bambaşkadır
Söze değil söyleyene bak
Yine güzel bir başlık. Belirtmek gerek ki özgün olan, kendine has olan, kökleriyle daim olabilen her zaman üstündür. Bu sebeple bir kültüre, alt kültüre ya da coğrafyaya “bu diğerlerinden üstündür.” kabilinden bir kıyas etmek tutarlı değildir.
Batı medeniyetini var eden en temelde 3 ayrı dinamik vardır ve bu üçünün imtizacı bugünkü batı uygarlığının bizatihi kendisidir. Necip Fazıl, ideolocya örgüsünde bu 3 dinamiği şöyle açıklar: Yunan aklı, roma devlet nizamı ve hristiyan ahlakı.
Batılı insan evvela aklını antik Yunan'dan alır; batı entelektüeli platon dediğin zaman oturuşunu düzeltir. Önce antik Yunan'ı okur, onun gibi düşünmeyi öğrenir. Bu şekilde ancak doğru düşüncenin, diyalektiğin ve felsefenin kendisini kavrayıp hayata atılır.
Daha sonra devlet nizamı ve sosyal düzen gelir. Roma imparatorluğunun kadim gelenekleri, siyasal düzeni, toplumsal yapısı, insanı, bireyi ne olarak gördüğü ve kitleye ne anlam yüklediğini bilir. Bilir ki istikrar ve devamlılık sağlansın.
Son olarak ise; Batı insanı hristiyanlık ile tanışır. Her ne kadar ilk başta bu maya Batı medeniyetinde tutmamış olsa dahi, değiştirile değiştirile, yeni anlamlar yüklene yüklene eksik olan son parçayı tamamlar: yani ahlak son şeklini alır.
Her ne kadar temelde bu üç anlayış yatsa da bunları kayyim edebilmek için zenginlik gerekir ve Batı insanı Yunan'dan aldığı ilhamla sanayi devrimlerini bir bir inşa ederken eline geçen her zenginliği başka medeniyetleri sömürerek arttırır ve tekrar yeni inşalara girişir. Bu şekilde 19,20 ve 21. yüzyıllar batıyı dünyada güç bakımından zirveye taşımıştır.
Biz Doğunun insanı olaraktan, medeniyetimizin nasıl bu kadar köhneleştiğini merak ediyorsak bunun cevabının da yozlaşmak, taklit etmek ve köklerini kaybetmek olduğunu anlamak zorundayız. Doğu insanı eğer kendini ve medeniyetini tekrardan şaha kaldırmak istiyorsa bunu başka medeniyetleri taklit ederek, onlardan gördüğünü kopyala-yapıştır usulüyle uygulayarak netice elde edemeyeceğini bilmek zorundadır.
Biz doğuyuz, bunu reddederek içimizdeki aşağılık kompleksini okşamanın bir anlamı yok. Doğu da biziz. Ve bizim aklımız da, nizamımız da, ahlakımız da bizatihi bu toprakların köklerinde. Arayıp bulmak, üstü tozlanmış değerleri yeniden ayağa kaldırmak bizi tekrar var etmenin yegane yolu. Ne olursa olsun başka seçenek yok.
Batı bugün kendini ispat edip bir noktaya taşımış. Hep birlikte bunu kabul etmeliyiz. Ama iş batılılaşmaya gelince şöyle bir durup düşünmeliyiz: siz hiç Batı'nın Osmanlı'dan, acem'den veyahut da Arap'tan kültürel bir şeyler aldığını gördünüz mü? Göremezsiniz, görseydiniz de bugünkü Batı'yı göremezdiniz.
Velhasıl, büyük bir Doğu medeniyeti istiyorsak var gücümüzle çalışacağımız tek bir inşa vardır: dilinden, dinine; kültüründen örf adet ve geleneklerine; müziğinden resmine; diyalektiğinden ilmine; giydiği kıyafetinden oturduğu evin şekline kadar her alanda ve her şubede yeni bir Doğu rönesansına öncülük etmek. Bunu ortaya koyacak kudret ve kuvvet bizim üstüne basıp çiğnediğimiz ve Batı replikası kurmaya çalıştığımız toprakta ziyadesiyle var çünkü.
Batı medeniyetini var eden en temelde 3 ayrı dinamik vardır ve bu üçünün imtizacı bugünkü batı uygarlığının bizatihi kendisidir. Necip Fazıl, ideolocya örgüsünde bu 3 dinamiği şöyle açıklar: Yunan aklı, roma devlet nizamı ve hristiyan ahlakı.
Batılı insan evvela aklını antik Yunan'dan alır; batı entelektüeli platon dediğin zaman oturuşunu düzeltir. Önce antik Yunan'ı okur, onun gibi düşünmeyi öğrenir. Bu şekilde ancak doğru düşüncenin, diyalektiğin ve felsefenin kendisini kavrayıp hayata atılır.
Daha sonra devlet nizamı ve sosyal düzen gelir. Roma imparatorluğunun kadim gelenekleri, siyasal düzeni, toplumsal yapısı, insanı, bireyi ne olarak gördüğü ve kitleye ne anlam yüklediğini bilir. Bilir ki istikrar ve devamlılık sağlansın.
Son olarak ise; Batı insanı hristiyanlık ile tanışır. Her ne kadar ilk başta bu maya Batı medeniyetinde tutmamış olsa dahi, değiştirile değiştirile, yeni anlamlar yüklene yüklene eksik olan son parçayı tamamlar: yani ahlak son şeklini alır.
Her ne kadar temelde bu üç anlayış yatsa da bunları kayyim edebilmek için zenginlik gerekir ve Batı insanı Yunan'dan aldığı ilhamla sanayi devrimlerini bir bir inşa ederken eline geçen her zenginliği başka medeniyetleri sömürerek arttırır ve tekrar yeni inşalara girişir. Bu şekilde 19,20 ve 21. yüzyıllar batıyı dünyada güç bakımından zirveye taşımıştır.
Biz Doğunun insanı olaraktan, medeniyetimizin nasıl bu kadar köhneleştiğini merak ediyorsak bunun cevabının da yozlaşmak, taklit etmek ve köklerini kaybetmek olduğunu anlamak zorundayız. Doğu insanı eğer kendini ve medeniyetini tekrardan şaha kaldırmak istiyorsa bunu başka medeniyetleri taklit ederek, onlardan gördüğünü kopyala-yapıştır usulüyle uygulayarak netice elde edemeyeceğini bilmek zorundadır.
Biz doğuyuz, bunu reddederek içimizdeki aşağılık kompleksini okşamanın bir anlamı yok. Doğu da biziz. Ve bizim aklımız da, nizamımız da, ahlakımız da bizatihi bu toprakların köklerinde. Arayıp bulmak, üstü tozlanmış değerleri yeniden ayağa kaldırmak bizi tekrar var etmenin yegane yolu. Ne olursa olsun başka seçenek yok.
Batı bugün kendini ispat edip bir noktaya taşımış. Hep birlikte bunu kabul etmeliyiz. Ama iş batılılaşmaya gelince şöyle bir durup düşünmeliyiz: siz hiç Batı'nın Osmanlı'dan, acem'den veyahut da Arap'tan kültürel bir şeyler aldığını gördünüz mü? Göremezsiniz, görseydiniz de bugünkü Batı'yı göremezdiniz.
Velhasıl, büyük bir Doğu medeniyeti istiyorsak var gücümüzle çalışacağımız tek bir inşa vardır: dilinden, dinine; kültüründen örf adet ve geleneklerine; müziğinden resmine; diyalektiğinden ilmine; giydiği kıyafetinden oturduğu evin şekline kadar her alanda ve her şubede yeni bir Doğu rönesansına öncülük etmek. Bunu ortaya koyacak kudret ve kuvvet bizim üstüne basıp çiğnediğimiz ve Batı replikası kurmaya çalıştığımız toprakta ziyadesiyle var çünkü.
"Hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden" klasik olanı yazmasam olmazdı.
çeşit çeşit düzensizliği bir araya getirip kendine bir düzen oluşturabileceği ve düzensizliklerden meydana gelen bu kendine has düzeni kimseye hesap vermeden, rahat ve özgürce yaşayabileceği yerdir.
senin çok latif bir havan var
Uzun zamandır kitap okuyamıyordum. Birkaç gündür bir kitaba başladım bugün kitabı okumak için sürekli zaman kolladığımı fark edince mutlu oldum.bitirene kadar aklımın çoğu kitabımda olacak muhtemelen,her zamanki gibi.zaten hayatta yaşanmaya değer pek bir şey yok bu aralar. Orada kalsın aklım bari o dünyanın tadını çıkarsın
Deniz tekin ablamız demiş
“Doğru zaman, doğru insan, yanlış karar yok işin özünde. Sen beni istemedin.”
“Doğru zaman, doğru insan, yanlış karar yok işin özünde. Sen beni istemedin.”
internetin nimetlerinden olan, kullanana fayda sağlayacak ve çok da fazla insanın bilmediği sitelerdir. başlık altında birikirse güzel bir rehber gibi olur diye umdum sayın yazarlar.
https://www.music-map.com/
bu sitede bulunan arama butonuna istediğiniz bir sanatçı veya grubu yazdığınızda, merkeze yakınlıkları farklı olacak şekilde birçok sanatçı haritalandırılmış oluyor. merkeze en yakın olanlar, yazdığınız sanatçıya tarzı en çok benzeyenlerdir. Şarkı/Sanatçı/grup keşfetme sitesi yani kısacası. Umarım 1-2 güzel melodi keşfetmenize aracı olur:)
https://www.music-map.com/
bu sitede bulunan arama butonuna istediğiniz bir sanatçı veya grubu yazdığınızda, merkeze yakınlıkları farklı olacak şekilde birçok sanatçı haritalandırılmış oluyor. merkeze en yakın olanlar, yazdığınız sanatçıya tarzı en çok benzeyenlerdir. Şarkı/Sanatçı/grup keşfetme sitesi yani kısacası. Umarım 1-2 güzel melodi keşfetmenize aracı olur:)
Herhangi bir şey olabilir; çünkü neden olmasın? Neden yapmasın ki?
bkz güzel günlerin bir türlü gelmemesi
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
