Evde yalnızım. Azıcık ders çalışıp yürüyüşe çıkacağım ve çok az insan göreceğim. Harika bir gün.
Artık bende “hayatımda durmak eksik hissi”ne dönüşen his.
Lütfen duralım, biraz, çok az.
Lütfen duralım, biraz, çok az.
2022 yapımı Kristoffer Borgli filmi. Yönetmeni geçen seneden Dünyanın en kötü insanı'ndan hatırlayabilirsiniz.
Dün Ankara'daki ilk gösterimini yaptı, normalde vizyon tarihi 4 Kasım. Uzun zamandır bu kadar gülmemiştim, aslında film absürt bir komedi. Başkarakter Signe, gerçekten ilgi için her şeyi yapabilecek biri.
Film Sonlara doğru sinirlerinizle oynuyor ve sinirden gülmeye başlıyorsunuz çünkü filmde en çok gördüğünüz iki karakterden toksiklik akıyor. Eğer denk gelirseniz izlemenizi tavsiye ederim.
Dün Ankara'daki ilk gösterimini yaptı, normalde vizyon tarihi 4 Kasım. Uzun zamandır bu kadar gülmemiştim, aslında film absürt bir komedi. Başkarakter Signe, gerçekten ilgi için her şeyi yapabilecek biri.
Film Sonlara doğru sinirlerinizle oynuyor ve sinirden gülmeye başlıyorsunuz çünkü filmde en çok gördüğünüz iki karakterden toksiklik akıyor. Eğer denk gelirseniz izlemenizi tavsiye ederim.
Nazım Hikmet'in yaşamaya dair şiirini her dinlediğimde üzerine uzun uzun düşündüğüm sorudur.
Nice insanlar gördüm üzerinde elbisesi yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok demiş Hz. Mevlana. Size dayatılan kalıplara uymak zorunda değilsiniz arkadaşlar. Doktor rahat giyinebilir, doktor da standart bir insandır çevresindeki herkes gibi olabilir. Bundan haz alıyorsa pahalı markalara para da verebilir. Ama bu konuya çok takılmamak lazım diye düşünüyorum. Çünkü eninde sonunda bilinçaltınızda insanları kıyafetlerine göre sınıflandıran insanlara dönüşürsünüz. Ben bir kıyafeti alırken önce rahat hissediyor muyum sonrasında yakıştı mı diye düşünen bir insanım. Sizi görünüşünüze göre yargılayacak insanların, sizin görüşününüze göre size davranış şekillerini belirleyecek insanların size iyi/saygılı şekilde davranması direkt çevrenizde olmamalarından daha mı iyidir diyerek antitezimi sunmuş olayım. Her anlamda aşırılıktan kaçmak gerekir bence. Aynı kalitede Chanel olmayan bir kıyafetle aynı güzellikte olabilirsiniz. Buradan cebinizde kalan parayla da ihtiyaç sahiplerine yardım edebilirsiniz mesela. İtibarın getirdiği huzurdansa bu huzur daha tatmin edici değil midir?
Saat 2'ye değecek biraza doğru. Sözlük formatı mevzusu olmuş bugün. Sözlüğün formatı diye bir şey yok, sözlük bizleriz. (Bencesi yani) düşündüğünüzü yazın gitsin. Ban yerseniz formata uymamışsınızdır ki pek sanmıyom, Olmaz yani (umarım'sı yüz ifadesi)
Reyting kurbanı olmuş ama absürt komedi seven benim için 7 bölüm sürse de izlemeye değecek bir dizi. Favorim Babür karakteri. Keşke zamanında fark etseymişim bu diziyi.
"Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle gider"
Gönülden gönüle gider"
İçimden çok fazla yaptığım eylemdir. Bazen tutamıyorum dışarı taşıyor. İşte fazla düşünmekten hep bunlar sevgili sözlük bi yerde patlıyor. Sonra kendime de söyleniyorum ne var amaan düşünme bu kadar diye. Öyle işte...
kolaysabaşınagelsin.
Limonu ekmeğe sıkıp yiyecek kadar çok sevdiğim için Tarhana ve domates hariç her çorbaya yaptığım eylem. Çorba limonsuz içilir mi ya??
Not: Limonlu ekmeği küçükken yiyordum, şimdi utanıyorum.
Not: Limonlu ekmeği küçükken yiyordum, şimdi utanıyorum.
Kesinlikle katılmadığım bir önerme. Benim yaşlanmam vücudumu Kesinlikle yordu ancak zihnimde hissettiğim yorgunluk o kadar fazla ki artık bedenimi bile yoruyor.
Armut :)
mikser,fritöz,katı meyve sıkacağı,ütü gibi aletler.
nedense küçük ev aletleri satılan mağazaları gezmek aletlere bakıp incelemek inanılmaz şekilde hoşuma gidiyor.özellikle katı meyve sıkacakları kısmını gezmeden çıkamıyorum :D
nedense küçük ev aletleri satılan mağazaları gezmek aletlere bakıp incelemek inanılmaz şekilde hoşuma gidiyor.özellikle katı meyve sıkacakları kısmını gezmeden çıkamıyorum :D
Her mesleğin kendine özgü kuralları vardır. Ve aşık olduğu kadının arabasını tamir etmesinin diğe....
Bana kalırsa meslek-işten yararlanan kişi ilişkilerinin hepsi etiktir.
Bana kalırsa meslek-işten yararlanan kişi ilişkilerinin hepsi etiktir.
düşünceleri okumak... belki etik değil belki insanların özeline giriyor ama ben her şeyin gizli olmasından kimsenin olduğu gibi davranmamasından çok sıkıldım. olduğunuz gibi görünün..
shrek 2'de perianne shrek'i şatoya kapatıp fionayı biriyle evlendirdiği sahne ilk hüngür hüngür ağladığım sahneydi
Ya sürekli ders çalışırsın ya da sürekli ders çalışman gerektiğini düşünüp kendine eziyet edersin :')
Sebebini net olarak bilmiyorum ama zihnimin derinlerindeki zindanda yaşayanların gürültüsündendir diye düşünüyorum
Esprilerimi neden kimse anlamıyor ya 🥲
Her yerden farklı tür insanla karşılaşılabilme durumu mevcut. Belki de beni buluyorlar
bir gün klasik arkadaş geyiği yapılarak metroda gidiliyor. Birden solumdaki henüz farkına bile varmadığım insandan gençler öğrenci misiniz size kısa bi olay anlatacağım denilerek girilen sohbetin süresi otuz dakikayı geçiyor
Anlatılan konunun içeriği de bu entry'nin konusu. Abimiz ya psikiyatri hastası ya da ayaklı efsane gibimsi, bir arkadaşın tabiri var böylelerine iyi gidiyor: değişik.
Abimiz üçüncü sınıfa kadar matematiği sıfırlamış, sonra siyasi olaylar sonucu annesini hapse attırınca hırslanmış ve derse vermiş kendini lise sınavında ilk 200'ü basmış. Odtü biyolojiye birincilikle girmiş. Oradaki bir hocası demiş "başarılı olmak için önce dibi görmelisin! Dibi görmelisin ve oradan çıkmayı bilmelisin!" Ona bunu hocası demiş, evet o dibi görmüş. Hayatının her anında görmüş üstad. Kendi çabasıyla amerikaya gitmiş burslu, orada görmüş. İşe girmiş siyasi sebeple her şeyine el koymuşlar yine durmamış çıkmış bataklıktan. İtü'de hoca olmuş, bir master öğrencisine "olum senden hiçbir ... Olmaz. Senin önce bi dibi görmen gerek!" Deyip master öğrencisinin tezini yırtmış. Ertesi gün de kendisine dibi görmen gerek diyen hocasının vefat haberini almış
Aradan yıllar geçmiş o çocuğa ne olduğunu merak edip araştırmış ki çocuğun otuz iki bilimsel yazısı olduğunu ve helsinki'de prof. Yaptığını görmüş, direkt ona mail çekmiş beni hatırlıyor musun diye.. zamanın çocuğu bugünün prof.'u hatırlamış üstadı ve evet hocam o gün ben dibi gördüm ve kendi çabamla çıktım ve durmadım cevabını vermiş. Üstad kendisine söylenen dibe batma sözünün borcunu hocası ölmeden önce gerçekleştirmiş. O gün bugündür yaşatırmış hocasının sözünü
Abimiz sansürsüz. Bu ülkede sizi yerler'le devam ediyor, kaçın buradan her yerde adam kayırma var. Birisinin torpiliyle göreve gelenler zamanı gelince o birisinin borcunu ödemekle ülkenin kaderiyle oynuyorlar. Benim görüşlerim yüzünden yapmadıkları kalmadığı gibi.. (boğazı düğümleniyor) kafama silah dayamaklı bile tehdit aldım diyor. Sizin burada canınızı okurlar kaçın kurtulun boğulursunuz burada o kadar saçma sistemler var ki, dar alanınızda kapalı kalırsınız, vizyon görmezsiniz. Yurt dışında rotanızı çizersiniz burada çizmek mümkün değil, mümkün değil çünkü "su" bulanık. Önünü göremediğin yerde rota çizmek de mümkün değil
Duraklar devam ediyor abinin zamanı darmış gibi hararetli anlatması durmuyor, kelimeleri anlamak zorlaştıkça üstad tüm tecrübelerini on beş dakikaya sığdırmaya çalışan insan rolünü oynamakta zorlanmıyor. "Sınırlarını zorla, altı'ncı seviyeye çıkman için üç'ü görmen gerek. Üç'ü görmek için de bir'i geçmen gerek. Bir kere aştığında o sınırı, dur durak bilmeyeceksin. Yeri geldiğinde Kendin bile inanamayacaksın başardıklarına, sınırlarını genişletmeye bak.."
Sanki hiç durmayacakmış gibi giden metroda önünde ve arkasındaki dağcı çantasına bir sürü eşya sığdıran abimiz açılan kapıdan bunlara dikkat et dediklerimi unutma diyerek koşarak gidiyor
Ufak bir kader kesiştirmesi yapan ankara, birbirinin adını sanını bilmediği iki insanın on beş dakikalık sohbetine ev sahipliği yapıyor, bu da tarihe not olsun
bir gün klasik arkadaş geyiği yapılarak metroda gidiliyor. Birden solumdaki henüz farkına bile varmadığım insandan gençler öğrenci misiniz size kısa bi olay anlatacağım denilerek girilen sohbetin süresi otuz dakikayı geçiyor
Anlatılan konunun içeriği de bu entry'nin konusu. Abimiz ya psikiyatri hastası ya da ayaklı efsane gibimsi, bir arkadaşın tabiri var böylelerine iyi gidiyor: değişik.
Abimiz üçüncü sınıfa kadar matematiği sıfırlamış, sonra siyasi olaylar sonucu annesini hapse attırınca hırslanmış ve derse vermiş kendini lise sınavında ilk 200'ü basmış. Odtü biyolojiye birincilikle girmiş. Oradaki bir hocası demiş "başarılı olmak için önce dibi görmelisin! Dibi görmelisin ve oradan çıkmayı bilmelisin!" Ona bunu hocası demiş, evet o dibi görmüş. Hayatının her anında görmüş üstad. Kendi çabasıyla amerikaya gitmiş burslu, orada görmüş. İşe girmiş siyasi sebeple her şeyine el koymuşlar yine durmamış çıkmış bataklıktan. İtü'de hoca olmuş, bir master öğrencisine "olum senden hiçbir ... Olmaz. Senin önce bi dibi görmen gerek!" Deyip master öğrencisinin tezini yırtmış. Ertesi gün de kendisine dibi görmen gerek diyen hocasının vefat haberini almış
Aradan yıllar geçmiş o çocuğa ne olduğunu merak edip araştırmış ki çocuğun otuz iki bilimsel yazısı olduğunu ve helsinki'de prof. Yaptığını görmüş, direkt ona mail çekmiş beni hatırlıyor musun diye.. zamanın çocuğu bugünün prof.'u hatırlamış üstadı ve evet hocam o gün ben dibi gördüm ve kendi çabamla çıktım ve durmadım cevabını vermiş. Üstad kendisine söylenen dibe batma sözünün borcunu hocası ölmeden önce gerçekleştirmiş. O gün bugündür yaşatırmış hocasının sözünü
Abimiz sansürsüz. Bu ülkede sizi yerler'le devam ediyor, kaçın buradan her yerde adam kayırma var. Birisinin torpiliyle göreve gelenler zamanı gelince o birisinin borcunu ödemekle ülkenin kaderiyle oynuyorlar. Benim görüşlerim yüzünden yapmadıkları kalmadığı gibi.. (boğazı düğümleniyor) kafama silah dayamaklı bile tehdit aldım diyor. Sizin burada canınızı okurlar kaçın kurtulun boğulursunuz burada o kadar saçma sistemler var ki, dar alanınızda kapalı kalırsınız, vizyon görmezsiniz. Yurt dışında rotanızı çizersiniz burada çizmek mümkün değil, mümkün değil çünkü "su" bulanık. Önünü göremediğin yerde rota çizmek de mümkün değil
Duraklar devam ediyor abinin zamanı darmış gibi hararetli anlatması durmuyor, kelimeleri anlamak zorlaştıkça üstad tüm tecrübelerini on beş dakikaya sığdırmaya çalışan insan rolünü oynamakta zorlanmıyor. "Sınırlarını zorla, altı'ncı seviyeye çıkman için üç'ü görmen gerek. Üç'ü görmek için de bir'i geçmen gerek. Bir kere aştığında o sınırı, dur durak bilmeyeceksin. Yeri geldiğinde Kendin bile inanamayacaksın başardıklarına, sınırlarını genişletmeye bak.."
Sanki hiç durmayacakmış gibi giden metroda önünde ve arkasındaki dağcı çantasına bir sürü eşya sığdıran abimiz açılan kapıdan bunlara dikkat et dediklerimi unutma diyerek koşarak gidiyor
Ufak bir kader kesiştirmesi yapan ankara, birbirinin adını sanını bilmediği iki insanın on beş dakikalık sohbetine ev sahipliği yapıyor, bu da tarihe not olsun
Geldik, yoktunuz.
kullanmayı çok sevdiğim repliktir kendisi:
Bilemiyorum Altan.. Bilemiyorum bilemiyorum
Bilemiyorum Altan.. Bilemiyorum bilemiyorum
Fjskdks aklıma aşk 101 den malum replik geldi
bu sadece rezil bir sistem değildi yapılan yanlıştan geri dönmeme inadını canlı bir şekilde deneyimlediğim iğrenç bir yıldı. Bunu dememin sebebi kameralı sınav falan da değil kesinlikle, okul bir sınav yapıyorsa öğrencilerin kopya çekmemesi için muhakkak ki bir önlem alacak. ancak o konuları 1 seneye göre planlamışsınız neden 1 yarıyılda yapıyorsunuz. pandeminin aşı ile bitebileceğinin bizden daha çok farkındasınız ama ortada aşı yokken okulların cidden 2. yarıyıl açılacağını düşünmek :D diyelim ki bu yanılgıya kapıldınız 2020 kasımda peek'i yaşarken hayır sevgili öğrenciler evdeki hesap çarşıya uymadı size bir haftalık tatil veriyoruz bu sırada biz akademik takvimi yeniden düzenleyip artık konularınızı bütün bir seneye yayarak öğreteceğiz demek ne kadar zor olabilirdi ki ?????
Bunu yazma sebebimin ne olduğu konusunda bir fikrim yok. zaten olan olmuş ama evde tek başıma duvara karşı söylediğim cümleleri bir kez de burada sarf etmek istedim. siz ne düşünüyorsunuz yazarlar gelin aşağıda birbirimize fikir fırlatalım.
Bunu yazma sebebimin ne olduğu konusunda bir fikrim yok. zaten olan olmuş ama evde tek başıma duvara karşı söylediğim cümleleri bir kez de burada sarf etmek istedim. siz ne düşünüyorsunuz yazarlar gelin aşağıda birbirimize fikir fırlatalım.
ölene dek sürdüreceğim sevdâm. hele ki powerbuilding tarzı compound egzersizleri max almaya yönelik de çalışıyorsanız deadliftlerin pendlay rowların, squatların, bench presslerin military presslerin altında demir tarafından bir erkek olarak nasıl eğitildiğinizi bizzat hissedersiniz. bu süreçte dirsek eklemini omzu da zedeledim tendonum da koptu herni de oldum aylarca yine uzağım ama pes etmeden devâm...
ha bir de âdettendir ücretsiz program ve gelişim tâkibi için instagram @ersozpower
ha bir de âdettendir ücretsiz program ve gelişim tâkibi için instagram @ersozpower
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?


