Retorik bir soru değil, gerçekten nereye gidiyoruz bilen var mı sayın sözlük yazarları?
çoğu yazarın aksine şimdiye kadar hep iyilerine denk geldim, hatta geçenlerde gece kütüphaneden dönerken belirttiğim konuma varmadan bir anda ineceğimi söyleyince 'eğer paranız yoksa hiç sorun değil, götüreyim nereye isterseniz' demişti birisi.
tabi o uykusuzlukla hastane ismini yakın olduğu için söylediğimi, çok bilindiği için orayı söylediğimi aslında evimin daha yakın olduğunu söyleyemeden 'haa şey yok ... cidden... aa... inmem lazım' falan demiştim.
tabi o uykusuzlukla hastane ismini yakın olduğu için söylediğimi, çok bilindiği için orayı söylediğimi aslında evimin daha yakın olduğunu söyleyemeden 'haa şey yok ... cidden... aa... inmem lazım' falan demiştim.
Ötekileştirenleri ötekileştirmekle de yapılan eylem. Ben kimseye böyle davranmıyorum diyen ötekileştireni ötekileştiriyordur.
yedim
bu konu biraz hassas bir konu bence.
bunu sadece bir dürtüye indirmek yanlış olur. evrimsel süreç bakımından baktığımız zaman evet insanlar soyunun devamı için dünyaya yeni bireyler getirmek ister ama baba olmak bu kadar basit bir konu değildir.
evlat edinerek de baba olabilirsiniz arkadaşlar. burada olay dürtü değildir. bunu dürtüsel olarak yapanlar yok mudur? tabii ki vardır.
baba olmak sadece sperm donörlüğünden ibaret olmadığı için ve (yazar: inthebleakmidwinter)'ın da dediği gibi eski baba figürünün değişmeye başlamasıyla da birlikte olay sadece "eve ekmek getirip gerisine karışmamak"tan çıkıp "babalık yaptığın, doğrusunda yanlışında yanında olduğun, topluma faydalı bir birey yetiştirmeye çalıştığın duygusal bir süreç"e döndüğü için her erkek baba olmak istemez.
her çocuk yapan da baba değildir. öyle her isteyen de baba olamaz.
bunu sadece bir dürtüye indirmek yanlış olur. evrimsel süreç bakımından baktığımız zaman evet insanlar soyunun devamı için dünyaya yeni bireyler getirmek ister ama baba olmak bu kadar basit bir konu değildir.
evlat edinerek de baba olabilirsiniz arkadaşlar. burada olay dürtü değildir. bunu dürtüsel olarak yapanlar yok mudur? tabii ki vardır.
baba olmak sadece sperm donörlüğünden ibaret olmadığı için ve (yazar: inthebleakmidwinter)'ın da dediği gibi eski baba figürünün değişmeye başlamasıyla da birlikte olay sadece "eve ekmek getirip gerisine karışmamak"tan çıkıp "babalık yaptığın, doğrusunda yanlışında yanında olduğun, topluma faydalı bir birey yetiştirmeye çalıştığın duygusal bir süreç"e döndüğü için her erkek baba olmak istemez.
her çocuk yapan da baba değildir. öyle her isteyen de baba olamaz.
Ülkenin çivisi çıkmış ve biz hala ders çalışıyoruz. Öyle bir gün işte. Sıradan.
Bu şarkı gelmiş geçmiş ve gelecek olan tüm komitelere gelsin o zaman: Canına Okuyacağım- Ferdi TAYFUR
Eskiden çok başarılı bulduğum ancak artık bana rahatsız edici gelen Youtuber. Neden Amerika'da? Eşi neden video çekmeyi bırakmıştı? Bunlar merak edilen popüler sorulardı, cevapladı mı bilmiyorum. Ancak eskiden hikaye anlatıcısı gibi gelirken izlediğim son videolarına doğru daha çok hikaye anlattırıcısı gibi gelmeye başlamıştı. İzlemeyi bıraktım. Bir seneyi geçmiştir.
Yaz tatilinde sıkılıp ilk defa izlemeye başladığım, tek oturuşta 4 bölüm izleyip sabahı gördüğüm dizi. Bu diziye geç kalmış olmaya üzülüyorum sayın sözlük
1 hafta baksan yeter
Bazen bazı insanlar için elimden geleni yapsam da yardımcı olamıyorum. İşte En çok o zaman içtenlikle yalvarırım.
- Allah'ım benim senden başka kimsem yok...
Diye başlar ne umuyorsam karşımdaki için dua ederim. İnanırım, tüm duygularımla dilerim.
Bazen de yüreğimdekileri dilime dökemem. Sadece Allah'ım derim. Allah'ım... Dua etmek sevdiğim insanlara en büyük hediyemdir benim için. Dualarda buluşalım derim çok sevdiklerime, uzakta olduklarima. Dualarımızda buluşalım ❤️
- Allah'ım benim senden başka kimsem yok...
Diye başlar ne umuyorsam karşımdaki için dua ederim. İnanırım, tüm duygularımla dilerim.
Bazen de yüreğimdekileri dilime dökemem. Sadece Allah'ım derim. Allah'ım... Dua etmek sevdiğim insanlara en büyük hediyemdir benim için. Dualarda buluşalım derim çok sevdiklerime, uzakta olduklarima. Dualarımızda buluşalım ❤️
gençlerin büyük bir bölümü için diploma maalesef..
1)yemek.com'a girin
2)Arama kısmına ıslak kek yazın
3)10 Mart'ta yazılan tarife tıklayın
4)Basamakları dikkatlice uygulayın
5)Bu kıyağımı unutmayın
2)Arama kısmına ıslak kek yazın
3)10 Mart'ta yazılan tarife tıklayın
4)Basamakları dikkatlice uygulayın
5)Bu kıyağımı unutmayın
Yavaş yavaş bu amcalara benzemeye başladık. Ben küçükken 2 liraya köfte ekmek alıyordum cümlemi sık kurmaya başladım :/
bugün senin doğum günün! iyi ki doğdun, seni çok seviyorum.
çay içiyorum, demini çok koymuşum ve zift gibi olmuş. yani aslında zift içiyorum. bir yandan da canalis inguinalis'i okumaya çabalıyorum, hangi şarkı bana eşlik etsin diye düşünüyorum.
Burada otuz yaşını tamamlayanlar ve otuz yaşını tamamlamasa bile çoluk çocuğa karışanlar kadınlar kulubü'ne mecburi hizmete yollanıyor.
Orası daha zor çünkü.
Orası daha zor çünkü.
scooby doo. ama hepsi değil: what's new scooby doo. küçüklük hayalim shaggy gibi birisi olabilmekti.
inception
Sözlerini anlayamadığınız bir şarkıda bile kalbinizin derinliklerinde hissedebilececiğiniz bir his. Bu şarkı da öyle bir şarkı:
Unutmadık, unutmayacağız!
Büyük yıkıma ve tarifsiz acılara neden olan depremlerin üzerinden iki yıl geçti. Kaybettiğimiz canları rahmetle anıyor, ailelerine sabır diliyoruz. Bu felaket, dayanışmanın ve birlik olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Ancak unutmamalıyız ki deprem değil, tedbirsizlik öldürür. Daha güvenli yarınlar için afet bilincimizi artırmalı, dayanıklı şehirler inşa etmeli ve depreme her an hazırlıklı olmalıyız.
Yaralarımızı birlikte saracağız, yeniden ayağa kalkacağız!
Büyük yıkıma ve tarifsiz acılara neden olan depremlerin üzerinden iki yıl geçti. Kaybettiğimiz canları rahmetle anıyor, ailelerine sabır diliyoruz. Bu felaket, dayanışmanın ve birlik olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Ancak unutmamalıyız ki deprem değil, tedbirsizlik öldürür. Daha güvenli yarınlar için afet bilincimizi artırmalı, dayanıklı şehirler inşa etmeli ve depreme her an hazırlıklı olmalıyız.
Yaralarımızı birlikte saracağız, yeniden ayağa kalkacağız!
Güzel dostluklardır, sıcak bir yuvadır
Dönem 3 olduğum için kullanmadığım ama GÜTF Notlar klasöründe görünce meraktan bir göz gezdirdiğim notlar. Sayfa düzeni gerçekten mükemmel görünüyor, kullanmak için sabırsızlanıyorum. Ama Avicenna'ya göre pandemi dönemindeki online derslerimizin zaman sıkıntısı sebebiyle oldukça yüzeysel anlatıldığını fark ettim ve acaba Pandemik notlarda da aynı problem var mı merak ediyorum. Normal eğitime döndüğümüzde Pandemik notların yetersiz kalma ihtimali var mıdır sizce?
Şu an ifşa olduğum 10 kişi var. Daha da artabilir çok da mühim değil. Zaten soranlara söyleyemeyeceğim şeyleri yazmıyorum ki buraya :)
tüketme. her şeyi tüketiyoruz hızlıca ve sürekli yeni arayışlar içine giriyoruz , doyumsuz ,açgözlü insanlara dönüştük
aşkı tüketiyoruz
zamanı tüketiyoruz
emeği tüketiyoruz
popüler olan her şeyi kolayca yutuyoruz
sonrasında devamlı arayan, bulamayınca hayal kırıklığı yaşayan mutsuz insanlar haline dönüşüyoruz
aşkı tüketiyoruz
zamanı tüketiyoruz
emeği tüketiyoruz
popüler olan her şeyi kolayca yutuyoruz
sonrasında devamlı arayan, bulamayınca hayal kırıklığı yaşayan mutsuz insanlar haline dönüşüyoruz
Karede karton bardakta çayın 20 tl olması (galiba zam gelecek)
Efenim geldim yine bu başlığa uzun bir aradan sonra.
Hali hazırda intörlüğü bitenler ve yeni intörn olacak çokça yazarımız var. Burada sormak istediğim önemli bir soru var. Hekimlik için son dönemeçlere giriyoruz. Peki haklarımızdan haberdar mıyız? Ya da haklarımızdan ne kadar haberdarız? Gelin bazı sorularla kafamızda soru işaretleri koyup bunlar üzerine kafa yoralım. Tabiki sorular sadece aşağıya yazacaklarımla sınırlı değil. İlk etapta aklıma gelenler diyelim 😁
İş tanımlarını bilmeseniz bile en azından bunları düzenleyen yönetmelik ve mevzuatlardan haberdar mısınız? Tutanak nedir? Hangi durumlarda tutanak tutabilirsiniz? Sizin hakkınızda hangi sebeplerle tutanak tutulabilir? Tutanağın bir yaptırımı var mıdır? Tutanağın amacı nedir? Görevlendirmeler hakkında bilgileriniz nelerdir? İl içi, il dışı ve sözde il dışı olup aslen sınır ötesi olan görevlendirmeler hakkında neler biliyorsunuz? Hangi durumlarda il dışı görevlendirme verilemez? Yılda en fazla kaçar ay görevlendirme verilebilir? Hangi görevlendirmeler mobbing içine girebilir? Mobbing nedir? Mobbingin kanıtlanma süreci nasıldır? Sendikaların vasfı nedir? Sendikalı olmanın artı ve eksisi nedir? Neden sendikalı olunmalı? Hekim sendikaları neden kuruldu? "hekim sendikaları" kimlerdir? İş bırakma eylemi ve grev nedir? Kamu personeli iş bırakma eylemi yapabilir mi? İş bırakma eylemleri ve grev temel kökte nerede ayrılıyor? TTB kimdir ve nedir? TTB'nin anayasal güvencesi var mıdır? TTB'ye nasıl üye olunur? TTB'li olmak neden önemlidir? TTB'nin asıl amacı ne olmalıdır? TTB hangi sıklıkla seçime gider? Seçim sistemi nasıldır? TTB de nasıl söz sahibi olunur?
Soruların amacı sadece farkındalığı arttırmaktır. Benimde daha cevaplarına tam hakim olamadığım alanlar var ancak oturup araştırmak lazım :) bazı soruların cevaplarını ise kişisel görüş nezdinde değişebileceğini düşünüyorum. Cevaplar üzerine kafa yoracak herkese şimdiden teşekkürler 😇.
Asıl konumuz hekimlerin birliği olduğu için hekim sendikalarına ve TTB'ye üyeliğin her hekimin, hekimlik mesleğine karşı bir borcu olduğunu düşünüyorum. Seçimlere katılmak ve gerçek manada doğru temsil edilmek için bu ikisinin gerekliliğine sonuna kadar inanıyorum.
Hali hazırda intörlüğü bitenler ve yeni intörn olacak çokça yazarımız var. Burada sormak istediğim önemli bir soru var. Hekimlik için son dönemeçlere giriyoruz. Peki haklarımızdan haberdar mıyız? Ya da haklarımızdan ne kadar haberdarız? Gelin bazı sorularla kafamızda soru işaretleri koyup bunlar üzerine kafa yoralım. Tabiki sorular sadece aşağıya yazacaklarımla sınırlı değil. İlk etapta aklıma gelenler diyelim 😁
İş tanımlarını bilmeseniz bile en azından bunları düzenleyen yönetmelik ve mevzuatlardan haberdar mısınız? Tutanak nedir? Hangi durumlarda tutanak tutabilirsiniz? Sizin hakkınızda hangi sebeplerle tutanak tutulabilir? Tutanağın bir yaptırımı var mıdır? Tutanağın amacı nedir? Görevlendirmeler hakkında bilgileriniz nelerdir? İl içi, il dışı ve sözde il dışı olup aslen sınır ötesi olan görevlendirmeler hakkında neler biliyorsunuz? Hangi durumlarda il dışı görevlendirme verilemez? Yılda en fazla kaçar ay görevlendirme verilebilir? Hangi görevlendirmeler mobbing içine girebilir? Mobbing nedir? Mobbingin kanıtlanma süreci nasıldır? Sendikaların vasfı nedir? Sendikalı olmanın artı ve eksisi nedir? Neden sendikalı olunmalı? Hekim sendikaları neden kuruldu? "hekim sendikaları" kimlerdir? İş bırakma eylemi ve grev nedir? Kamu personeli iş bırakma eylemi yapabilir mi? İş bırakma eylemleri ve grev temel kökte nerede ayrılıyor? TTB kimdir ve nedir? TTB'nin anayasal güvencesi var mıdır? TTB'ye nasıl üye olunur? TTB'li olmak neden önemlidir? TTB'nin asıl amacı ne olmalıdır? TTB hangi sıklıkla seçime gider? Seçim sistemi nasıldır? TTB de nasıl söz sahibi olunur?
Soruların amacı sadece farkındalığı arttırmaktır. Benimde daha cevaplarına tam hakim olamadığım alanlar var ancak oturup araştırmak lazım :) bazı soruların cevaplarını ise kişisel görüş nezdinde değişebileceğini düşünüyorum. Cevaplar üzerine kafa yoracak herkese şimdiden teşekkürler 😇.
Asıl konumuz hekimlerin birliği olduğu için hekim sendikalarına ve TTB'ye üyeliğin her hekimin, hekimlik mesleğine karşı bir borcu olduğunu düşünüyorum. Seçimlere katılmak ve gerçek manada doğru temsil edilmek için bu ikisinin gerekliliğine sonuna kadar inanıyorum.
Belli bir sınıra kadar hayır. Yani eğer kişinin "kendini farkına varma"sının dışında değilse. Bu sınırdan sonra evet çünkü katlanılmaz oluyor
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
