Sizi olduğunuz halinizle, hatalarınızla, kusurlarınızla, daha neşeli görünmeye çalışmadığınız, benden sıkılır mı acaba diye düşünmediğiniz halinizle, koşulsuz seven insanların yanına yapılanının en makbulü olduğu söylenir. Aa nasıl duymadınız canım. Bu söylentiden sadece Mandalinasoydumbasucumakoydum'un haberi varmış gibi davranmaz mısınız lütfen! Ekteki dosyayla ilgili açıklama: yazıyı netleyemedim “Aksaray üniversitesi” yazıyor.
Gerçek bir " trafik canavarı " olduğunu ve arabaların önüne çıkarak onların kaza yapmasına neden olduğunu zannederdim. Meğerse o canavar insanların kendisiymis.
Arkadaşlar ben ayrımcı bir insan değilim,tabii ki öyle bir amacım yoktu.akşama doğru hesabımı kapatacağım böylece bu başlık da silinmiş olacak.yanlış anlamış herkesten yine de özür dilerim.güle güle gütfsözlük
eğer hepimiz kendi işimizi yapan yetişkinler olsak belki "çok emek harcadı paylaşmak istiyor olabilir." diyebileceğim kişidir. Ancak hepimizin üniversite öğrencisi olduğu, çoğumuzun bir işte çalışmadığı düşünülürse; ailesinin çabasıyla ona sağlanan ve kazanılmasında kendi payı bulunmayan maddi imkanları kullanırken bunu ekstra çabayla hissettiren kişidir.
Son zamanlarda gerçekten çok canımı sıkan durum, özellikle de habersiz gelen misafir. Herkesin bir kişisel hayatı var, kendi düzeni var, o akşama dair planları var mesela. Habersizce çat kapı şekilde "biz geliyoruz" denilip de misafirliğe gelinmez, geç saate kadar da kalınmaz. bu işin de bir adabı vardır; öncesinden haber verirsiniz, o kişi de ona göre plan yapar. Belki ev sahibi o akşamı kendisine ayırmak istiyor, ya da öyle değilse bile sizi daha güzel bi şekilde hazırlanıp ağırlamak istiyor, belki ortamı müsait değil, bir sürü ihtimal... düşüncesizliğin ne lüzumu var! karşınızdaki de bir insan sonuçta, siz anlık bir motivasyonla plan yaptınız diye insanlar kendi hayatından taviz verecek diye birşey yok, başkalarının kişisel hayatına ve de aile hayatına saygı duyulmalı. kimse saçını yıkamayı planladığı bir geceyi size ayırmak zorunda olmamalı mesela, en azından ben öyle düşünüyorum:)
bir fotoğraf var.yıllar öncesine ait fakat bende yeri çok ayrı.fotoğraftaki herkes öylesine içten öylesine sıcak gülümsemiş ki.her baktığımda içimi ısıtıyor.normalde vesikalık fotoğrafları cüzdanımda taşırım ama bu fotoğrafın boyutu biraz büyük olduğu için kitap ayracımla beraber okuduğum kitabın arasına koyuyorum.o yanımda olunca güvende hissediyorum.tuhaf biraz..
Demokratik olabilmesi için aşı olmayanlara bir seçenek sunulmuş olması güzel ama burada olayı çift taraflı incelemek gerekir. Aşı reddi bir haktır bu nedenle insanlara aşı olsun diye mobbing derecesinde kısıtlamalar getirmek doğru değildir. Lakin aşı reddinin bir hak olduğu noktada halk sağlığı ağır basan bir gerçektir. Bu noktada insanlar aşının bireyselden de öte toplum sağlığı için önemini kavrayabilmelidir. Bu nedenle aşı insanın içinde bulunduğu topluma karşı bir sorumluluğudur da. Salgın hastalıkların ikiye katlaya katlaya yayıldığını göz önünde bulundurursak biz ne kadar antijene karşı bağışıklı birey elder edersek, ne kadar dolaşımdaki virüs sayısını azaltabilirsek o kadar toplumsal fayda görürüz.
Dipnot: Ve unutmayalım bundan 100 yıl öncesinde atalarımız çiçek hastalığına aynı şekilde yaklaşmış olsaydı şu anda çiçek hastalığının eradikasyonundan söz edilemez, yenidoğanlara hala bu aşı yapılıyor olurdu.
bilmediğini bildikten ve bu durumu kabul edebildikten sonra pek de sorun olmayandır. inanın azıcık bilgimizle her konuda fikrimizin olması daha absürt olurdu
astım:tip 1 hipersensitivite reaksiyonudur. degranülize olan mast hücreleri bronşlara dağilır ve bronşun yolu tıkanır.
amfizem:nötrofilin salgıladığı elastaz enzimi alveollerin kapanmasını sağlayan elastin proteinini sindirir. bu hastaların alveolü ekspiryumda kollabe olur. o yüzden bu hastalar üflerler,ekspiryum yapmazlar. amfizem,asiner düzeydeki bir hastalıktır. kronik bronşitin 15-20 sene sonraki halidir.
kronik bronşit:kronik sigara içicilerde meydana gelir. ilk zamanalarda goblet hücresi mukus salgılayarak epiteli örterken sigara içimi arttıkça submukozal bezler mukus salgılar ve epiteli örter. bronş daralır,hastanın nefes vermesi zorlaşır.
bronşektazi:kronik nekrotizan enfeksiyon sonucu bronşların belli yerleri genişler ve işlevsiz olur. bu genişleyen yerlere mukus,bakteri artığı,bakteri doluşur ve bronş yolu daralır,havanın çıkışı engellenir.
hangileri koah? kronik bronşit ve amfizem koah'a örnektir.
amfizem asiner duzeydeki bir hastalık iken astım,bronşektazi,kronik bronşit bronş düzeyindeki hastalıklardır.
bir hastalığın obstrüktif olduğuna nasıl karar veririz? fev1/fvc 0.8 değerinden küçük ise obstruktiftir. peki bu ne demek? kendimizi zorlarsak max 5 litre hava veririz dışarıya. bu 5 litrenin ilk 4 litresini ilk saniyede veririz. ancak hava yolu tıkanık ise ilk saniyede verdiğimiz hava 4 litreden küçük haliyle de fev1/fvc oranı 0.8 değerinden küçük olacaktır.
Genel olarak tam olarak kanıtlanmamış bazı delillerle ortaya atılmış Evanjelist öngürü türü. Bir başka deyişle biraz dayanaklı kehanetler de diyebiliriz. Çoğunlukla örtük bir durumu ya da geleceğe yönelik tahminleri içerir. Şahsen ben bazı komplo teorilerini mevcut “açıklamalar”dan daha mantıklı buluyorum. Bu tabi ki her komplo teorisinin mantıklı olduğu anlamına gelmez. Ancak şu bir gerçek ki internetin nasıl ki çok küçük bir kısmını kullanabiliyorsak ve çok küçük bir dataya ulaşabiliyorsak dünya gündeminde de aynı şekilde çok küçük bir dataya sahibiz. En basitinden devlet başkanlarının bilgisine sahip değiliz ve gerek gizli tutulan anlaşmalar, gerek medya üstü bilgiye sahip olmalar, gerekse istihbarat servislerinin belgelerine ulaşabilmek gibi imkanlardan mahrumuz ve bu şekilde istedikleri kadar demokratik ortamlar inşa edilsin koyun sürüsünden farksız güdülüyoruz. Bilim adamlarının bu sınırın dışında kaldığı sanılmasın; özellikle onlar da her ne kadar kendi uzmanlıklarına sahip olsalar da mega şirket ve devletlerce yönlendiriliyorlar, yanıltılıyorlar. Bu durum karşısında ümitsizliğe kapılmak zannımca hata olur zira dünyanın ve kitle psikolojisinin kuralları bilinirse zamanla bu gerekli dataya ulaşma imkanımız olacaktır. Bu dünya, oyunu kuralına göre oynadığınız takdirde kazanabileceğiniz bir dünya. Bunu kabul ettiğimizde pek çok perdenin arkasında aslında hiç beklemediğimiz şeylerin yattığını fark etmemiz an meselesi.
Bilimsel olarak bir gök cisminin siz doğarken size etkisi çok çok çok azdır. Bildiğiniz kütle çekim yasası (G.m1.m2/d²) üzerinden hesaplanıyor.
Yani siz doğduğunuzda odada bulunan insanların size uyguladığı kuvvet ve sebep olabileceği enerjisel değişim herhangi bir *burcun* size uyguladığından fazladır. https://l24.im/5ZnSJhF
Burçların karakterlere uyduğunu sanmanız ise Barnum etkisi denen, kabaca "işine yarayanı görüp diğer sonuçları göz ardı etme ve genelleme" psikolojik durumundan kaynaklanıyor