dondurma

karedeki kedi
Sadece yaz mevsiminde değil yılın her gününde yiyilebilecegini düşündüğüm efsane tatlı. Favorim vişne-limon ikilisi. Lezzet olarak kalbimi kazanması dışında renk uyumuna da bayılıyorum! :) Sırf bu ikiliyi yiyebilmek için kardeşimi mahallemizdeki marketlerin hepsine yolladığımı bilirim. Zayıf noktam olabilir.
2

bir hikaye bırak

leavesfromthevine
(bkz: tarihten bir hikaye bırak) başlığına çok uygun olmadığı için böyle bir başlık açarak atmak daha mantıklı geldi.
"tanrıların kralı, göklerin hakimi zeus'un yarattığı insanlar eskiden dört kollu, dört bacaklı, bir kafada iki ayrı yüze sahip, sırtlarından birbirlerine yapışmış şekilde ve her insan çift olarak yaşar şekildeymiş.
bu insanlar çifter çifter mutlu şekilde yaşamlarını sürdürürken, keyiflerine düşkünlükten dolayı tanrıları zeus'a şükretmeyi unutunca zeus insanları uyarmış.
kendisini unutan halka krallığına yakışan bir ceza vermek isteyen zeus, onların huzurunu toplamak için kolları sıvamış. bakanların gözlerini kör edecek kadar parlak olan bıçağıyla insanları ikiye bölen zeus, onların ruhlarını da ikiye bölmüş. artık her insandan iki tane varmış, yani birbirinin eşi olmayan ama birbirinin eşi olan parçalar her tarafa dağılmış. böylece insanlar parçalarından eksik yaşamakla lanetlenmiş ve bütün hayatlarını diğer yarılarını bulmak için harcamaya başlamışlar..."


kadavra gördüğün ilk gün

darkgreen
tıp fakültesine gelmeden tıp hayali olan kesim için en büyük merak konularından biridir, tıp tercihlerinde fakültede kaç kadavra var gibi sorular sorulur, fakat gerçekte kadavra görmek öyle hafızanızda büyük etkisi olacak bir mesele değildir. ki gazide bizim zamanımızda 1 tane vardı. ilk gördüğüm gün büyük bir merakla yaklaşıp bakmıştım ölen insan için üzülüyorsun falan ama görmek öyle korkunç bir olay değil, canlı ama hasta insanlarla ilgilenmek sorumluluğundan ötürü daha korkutucu kanaatimce. formaldehit kokusuna gelirsek katlanılabilir bir şey
bkz.//burada ölüler dirileri eğitir
(bkz: [/bkz]kadavra[bkz])

farklı düşüncelere tahammülsüzlük

schlimazl
Memlekette 1 gece fazla zaman geçirdiğim an "ben burda bu insanlarla nasıl yaşayacağım?" hissine kapılmıştım. Şu an Arkadaş çevrem ve sohbet ettiğim tüm insanlar en az benim gibi. Her anlamda. Çoğu zaman uzun uzun açıklama yapmak zorunda kalmadan ne demek istediğimi anlayan, sorunları çözmeye odaklı bireylerle iletişim halindeyim. Farklı düşüncelere saygım var ama ucu bucağı belli olmayan cahillikten kaynaklanan tavırlara tahammülüm yok. Yaşına uygun davranışlar sergilemeyen, fikirleri olgunlaşmamış, hayat gayesi olmayanlardan uzak durmaya çalışıyorum ki nefes alabileyim. O yüzden zorunlu hizmet harici memleketimde yaşamak istemiyorum, içinde ailem olsa bile. Ben bu kentin insanı değilim.

küçükken en sevilen çizgi film

elegantmoon
İlk sırayı Avatar'ın hiçbir zaman kimseye kaptırmayacağı kıyaslamadır. İlk çıktığında nickeledeonda bölüm bölüm, devamında ise babama yalvarmak suretiyle tüm bölümleri torentten indirerek baştan sona sayısız kez hatmederek izlediğim çizgi filmdir. Netflix'e gelmiş bu sene. On sene önce havuzda "ben su büküyorum" diye dolaşan, lisede ise "acaba hangi uygarlıkların ve felsefelerin izlerini görmek mümkün" diye diğer inekleri toplayıp tartışan ben açıkçası üzüldüm netflix'e geldiğini görünce. Neyse. İkinci sırayı ise trt'de yayınlanan "bayan mallard'ın maceraları" alır. Bir dedektif, aynı zamanda bir ördek olan bayan mallard gizemli suçları çözmektedir. Gerçekten mükemmeldi. YouTube'dan açıp izlesem mi?
1

nur baran aksakal

darkgreen
Öğrencileriyle daima ilgili, samimi, güleryüzlü ha ri ka bir hocadır. dönem 1 lerin henüz onu tanıyamamasına üzülüyorum. okullar açılsa da bir sohbet edebilsek canım hocam :)

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol