eğer kalabalık bir ortamda birisi gözüme ilişiyorsa o kişi sonrasında muhakkak benimle alakalı bir şeyle bağlanttısı oluyor. düzgün anlatamadım örnek vereyim. sinemada saçını güzel bulup dikkat ettiğim kız merdivenleri çıkarken bana çarrpıyor ve mısırımı onun yüzünden yere döküyorum ya da okulun ilk günü dikkat ettiğim kişi ile aynı lab masasındaymışız. ya da yolda hep karşılaştığım amca ile memleketten bi bağlantımız varmış vs.
çok boş yaptım ama işin özü şu ki birine fazla dikkat ettiğimde o kişi hep bir yerden çıkıveriyor. yani özel yeteneğim insanları bir bakışımla hayatıma dahil etme. bu ne biçim özel yetenek diye soracak olursanız onu ben de bilmiyorum
Birine sıkı sıkı sarılmaya çok ihtiyacım var tam da şu an. Ama sarılırsam ağlarım. Haftaya sarılacak birini bulmayı umuyorum.
Hiç kimse unutulmaz değildir lafını ağzıma pelesenk etmiştim ama
Bu kadar çabuk unutulabileceğimi hiç düşünmemiştim.
Bu kadar çabuk unutulabileceğimi hiç düşünmemiştim.
"stop". bazen yetişemiyorum hayata, ben tekrar başlatana kadar her şey öylece dursa. Canım ne zaman isterse o zaman devam etsem.
Bir de hızlandırma tuşu istiyorum. YouTube videolarını 1.25-1.5 hızda izliyorum bazen. Gerçek hayatta da bazı şeyleri hızlandırabilmek iyi olurdu.
"save" butonu olmadan olmaz tabi. Tekrar tekrar görmek, hissetmek isteyeceğim birkaç şey var. Gerçi o zaman gerçek hayattan kopardım herhalde, 7/24 bu anları izleyeceğim diye.
Bir de hızlandırma tuşu istiyorum. YouTube videolarını 1.25-1.5 hızda izliyorum bazen. Gerçek hayatta da bazı şeyleri hızlandırabilmek iyi olurdu.
"save" butonu olmadan olmaz tabi. Tekrar tekrar görmek, hissetmek isteyeceğim birkaç şey var. Gerçi o zaman gerçek hayattan kopardım herhalde, 7/24 bu anları izleyeceğim diye.
Zamanında çok sevdiğim birisine çiçek hediye etmiştim o da çiçeği çerçeveletip masasına koymuş beni de telefonuna o çiçek olarak kaydetmişti .
Galiba o gün en büyük hediyeyi ben almıştım :)
Galiba o gün en büyük hediyeyi ben almıştım :)
Tarık Tufan'ın o çok sevdiğim şiirinde bahsi geçen aydır.
Nam-ı diğer Manik Depresif Bozukluk… en uçlarda duygu yaşayışlarıdır ki (+) ucu ayrı dert (-) ucu ayrı derttir. Manik dönemde bir uçakla yarışacak kadar özgüven sahibi olunurken depresif dönemde bir kaplumbağayla yarışı göze alamayacak motivasyonsuzluğa sahip olunur… Bir bedene hapsolmuş ateş ve su gibidir bu durum bozukluğuna sahip bireyler. Ancak ne ateş modundayken herhangi bir su bu yangını söndürebilir ne de su modundayken herhangi bir ateş bu okyanusu buharlaştırıp kurutabilir. Denge yoktur onlar için…
Özel bir durum olmadıkça biraz sonra uyuyacağımı düşünür ve mutlu olurum
Bayılıcam galiba biri şunu alsın şurdan.
Gerçekten bütün türk gençliği üzerinde travmatik etkisi olan bir olay bu. O süreci hatırladıkça kendimi hala kötü hissediyorum. Bi de ilerde tus çalışacağımızı düşünüyorum sonra. Çilemiz bitmiyo:(
Gerçekten bütün türk gençliği üzerinde travmatik etkisi olan bir olay bu. O süreci hatırladıkça kendimi hala kötü hissediyorum. Bi de ilerde tus çalışacağımızı düşünüyorum sonra. Çilemiz bitmiyo:(
Bir itiraf gelsin o zaman, benim iç sesim yok. Aktif ve hızlı okuma eğitimi aldığım dönemde daha hızlı okuyabilme adına iç sesimi susturdum, küsmüş olacak ki geri gelmedi.
Bugün itibariyle Necmi İlhan hocamızın da atmış olduğu tweet ile duyurduğu hadisedir. Tweetin son cümlesi oldukça vurucu bir gönderme olmuş. Okulları açılır mı onu zaman gösterecek.
Eskiden acılar çok yakardı dilimizi, şimdi ise... alıştık mı ne? :(
Her naneden azar azar yemektir pediatri, bi sürü branşı vardır hepsinden bilgin olsun isterler ama hiçbirini tam bilemezsin. Bir de ilk stajınsa geçmiş olsun. Bebek ağlamalarıyla kendi hıçkırıkların birbirine karışır üstüne bir de malign bi hoca denk gelirse( evet dostlar pediatride de malign hoca var) bütte görüşürüz diyip kapıyı gösterirler
Depresyondayım
Her 10 Kasım sabahı rüzgar ağırdan eser, her bir yere savurur, sararmış yaprakları. Hüzünlenir milletim, her 10 Kasım sabahı, çiçeklerle donanır, Anıtkabir yolları.
Hayatımda çoğu şeyin dersten önce gelmesi. Bir tıp fakültesi öğrencisi olarak iyi mi ediyorum kötü mü bilmiyorum. Ama yıl sonunda yıl boyu batırdıklarımı toparlamak İçin verdiğim çaba beni çok fazla yoruyor bunu biliyorum.
artık "şimdi 24'üm" derken doğruyu söylediğini fark ettiğin an
Bu senenin başlarında, malum komite sayesinde haberdar olduğum aşı.
Tıp fakültesine başlamadan önce de tıbbi genel kültür düzeyim çok çok düşüktü. Kaval kemiği, uyluk, baldır vs bunların hiçbirini bilmezdim ki hala pek iyi bildiğim söylenemez. Belki hpv aşısı halk tarafından az çok biliniyordur ama ben yine tıbbi genel kültürümün düşüklüğü sebebiyle dönem 3'e kadar bu aşı hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Bu senenin başlarında 1. Komite sırasında kendisinden haberdar oldum ve gerçekten beni hayrete düşürdü böyle bir şeyin icat edilebilmiş olması. Yani elimizde bir aşı var ve kanseri önlüyor. Kanser aşısı, sihir gibi bir şey!
Keşke "kansere çare bulundu" şeklindeki yalan ve önemsiz çalışmalara dair manşetleri sayfalarından eksik etmeyip, kendisi veya bir sevdiği kanser tedavisi görmekte olan insanları acımasızca umutlandırmaktan utanmayan gazeteler bu aşıyı biraz daha öne çıkarsalar da daha fazla kişi bu aşıdan haberdar olsa.
Tıp fakültesine başlamadan önce de tıbbi genel kültür düzeyim çok çok düşüktü. Kaval kemiği, uyluk, baldır vs bunların hiçbirini bilmezdim ki hala pek iyi bildiğim söylenemez. Belki hpv aşısı halk tarafından az çok biliniyordur ama ben yine tıbbi genel kültürümün düşüklüğü sebebiyle dönem 3'e kadar bu aşı hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Bu senenin başlarında 1. Komite sırasında kendisinden haberdar oldum ve gerçekten beni hayrete düşürdü böyle bir şeyin icat edilebilmiş olması. Yani elimizde bir aşı var ve kanseri önlüyor. Kanser aşısı, sihir gibi bir şey!
Keşke "kansere çare bulundu" şeklindeki yalan ve önemsiz çalışmalara dair manşetleri sayfalarından eksik etmeyip, kendisi veya bir sevdiği kanser tedavisi görmekte olan insanları acımasızca umutlandırmaktan utanmayan gazeteler bu aşıyı biraz daha öne çıkarsalar da daha fazla kişi bu aşıdan haberdar olsa.
çilek'in odasındaki pembe peluşlu telefonla barbie evini unutamıyorum. bir zamanlar hayallerimi süslerdi
Eskiden, baya bir eskiden, böyle hissettiğim çok olmuştu. Bu yüzden insanların içinde olmak istemiyordum. Olduğum her yere fazlalıkmışım gibi geliyordu. Zamanla değişti. Bir de ne demişler: tebdil-i mekânda ferahlık vardır. Aynen öyle.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak seziyorum
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim...
Bu şiiri 2 kere paylaştım zaten yine de paylasmayayim dedim. Çok seviyorum bu şiiri, kendimden bir parça buluyorum hatta büyük bir parça.
Ölümüm birden olacak seziyorum
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim...
Bu şiiri 2 kere paylaştım zaten yine de paylasmayayim dedim. Çok seviyorum bu şiiri, kendimden bir parça buluyorum hatta büyük bir parça.
Net olmayan bir insan bile gazi tıp'tan daha net. ikisiyle de tanışıklığım oldu, oradan biliyorum.
Ne olduğunu biliyorum ama sanırım hep eksik kalacak.
11. sınıfta çok sevdiğim kimya hocamın bu başlığa cuk oturan bi lafı var. ne zaman zorlansam, olumsuz düşüncelere kapılsam aklıma gelir:
"kimse buraya gelirken size bir gül bahçesi vaat etmedi."
"kimse buraya gelirken size bir gül bahçesi vaat etmedi."
Online üyelerimiz birer tanecik entry girse.
1 seneyi geçti gidemeyeli :( özledim çokça
Yok.
dünkü öğretim görevlisinin videoları, fotoğrafları gözümün önüne geldikçe ağlamak istiyorum. hepsinin hayalleri vardı, gelecek için planları, daha yeni günler için umutları, ...
Çok faydalı olduğu söylenen bir içecek
ya ne salak salak sorular soruyorsun ya
ne salak sorular bunlar
kaç yaşındasın sen??
ne salak sorular bunlar
kaç yaşındasın sen??
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?