güne bir söz

hardkapitalist
Neden konuşmuyorsun? Seni de kırdılаr dimi, seni de yordulаr.
Konuşmаk rаhаtlаtır derler, konuşsаnа. Bаğır istersen, kır dök.
Yorgun değilim ben.
Konuşsаnа o zаmаn.
Konuşsаm ne аnlаtаcаksın ki?
Bu dа geçer mi diyeceksin, boş ver be mi diyeceksin?
Hem bаğırmаk sаdece konuşmаklа mı olur?
Sen hiç bаğırа bаğırа susmаdın mı?

diksiyon

doctore
DİKSİYON
ad
1.
seslerin, sözcüklerin, vurguların, anlam ve coşku duraklarının hakkını vererek söyleme biçimi.
2.
DİLBİLİM TERİMİ
sözü kullanma, konuşma eyleminin öğeler arasındaki bağlantıları, durakları, vurgulamayı, titremlemeyi ilgilendiren bölümü.
3.
TİYATRO TERİMİ
duru, açık, vurgulamaya ve çıkaklara tam uyarak konuşma.

*Diksiyon düzgün konuşma demektir.
*Diksiyon ağız yaymak demek değildir.
*Diksiyon sahibi olmak tikilik değildir.
*Diksiyon medeniyettir görgüdür çağdaşlıktır.
*Diksiyondan korkmayın. Sizi ısırmaz.

bebek sevmek

ileleualatyr
Tanımadığım bebekleri uzaktan tanıdıklarımı yanaklarını sıka sıka seviyorum. çocuk VE BEBEK sevgimin, onları eğlendirme çabamın herkesçe bilinmesiyle bayram ziyaretlerinde bulunduğum oda bir kreşe dönüşüyor. Şikayetçi miyim? ASLA.

şu an ne olsun isterdiniz

belladonatropa
karedeki tontiş mısırcı amcayla güzel bir sohbet ediyoruz ardından sıcak sıcak buharı üstünde olan süt mısırı “tak” diye ikiye bölüp bize ikram ediyor ve ben biraz tuz alabilir miyim dedikten sonra altındaki ıslanmış kağıdı çift kat yapıp üzerinde tuz gezdirip tekrar bana veriyor, yağmur iyice bastırdı kapşonumu kapatıyor ve hızlıca ana kapıya doğru yöneliyoruz sonra çaycının yanındaki kapının önünde yağan yağmurun altında onunla birlikte süt mısırımızın keyfini çıkarıyoruz.(ah ah)
3

okulda öğle yemeği sırasında su doldurmaya giden arkadaş

margauerite gautier
Lise yemekhanemizde "su bardakları kullanıldıktan sonra yıkanmadan tekrar kullanıma sunuluyor" şeklindeki dedikodular sebebiyle lise süresince hiç yemekhaneden su içmemiştim. Tabii böyle bir dedikoduyla lisede karşılaşınca üniversitede de bu konuda bir önyargım oldu ve üniversite yemekhanesinde de hiç su içemedim, bundan sonra içebileceğimi de zannetmiyorum .
Galiba bu yüzden asla olamayacağım arkadaş tipi.

kadın cinayetleri

darklife
Toplumun ahlaki çöküşünün bariz örneklerinden. Kimse iyimser olmasın ahlaki çöküş kolay düzelecek bir şey değildir öyle ki tarih öylesi nesillerin ızdıraplarıyla doludur..
Bu öyle bir şey ki nesillerin kendini imhası anlamı taşır.
Ama şunu da bilmekte fayda var kimse bu tür olayların sebebine eğilmiyor, işin kötüsü bağırıp çağırıp sebeplerin önde savunucusu olmak takdire şayan (!) bir düşünce...

accismus

prime
az önce gezinirken denk geldim gerçekten istenilen bir şeyi aslında istemiyor veya ilgilenmiyor gibi davranmak anlamına gelen kelime. bazı insanları direkt bu kelime ile tanımlayabilirim. :|

çocukluğa dair hatırlanan güzel detaylar

batmanken
Küçükken annem kolay kolay aşağı inmeme izin vermezdi. İnsem de genelde ilk eve çıkan ben olurdum. Arkadaşlarım da artık bunu fark edince beni aşağı çağırmak için cümbür cemaat kapımıza gelir, annemden izin isterlerdi. Ben de annemin arkasında kıkır kıkır gülerdim tabii :))
Arkadaşlarımın bu hareketi beni değerli hissettirirdi. tabii bunların hepsi çocukluk samimiyetinde ve saflığında kaldı...

duyduğunuzda sinirinizi bozan cümleler

limon
Çok ciddiye alıyorsun, fazla ciddi birisin ... Evett ciddiye alıyorum hem de çok ciddiye alıyorum çünkü öyle olması gerekiyor. Bazen şaka amaçlı söylenen bir söz karşı taraf için çok şey anlam ifade ediyor. Bazen senin için çok önemsiz, sıradan bir hareket başka birinin unutamayacağı bir anı haline geliyor. Senin için değersiz olan bir jest, mimik, söz, iş, düşünce, davranış, olay, olgu ne bileyim herhangi bir şey bir başkası için çok daha farklı anlamlar içerebiliyor onun için ciddiye alıyorum hayatı. Kendim için, onun için, sabah günaydın dediğim hiç tanımadığım teyze için, koştur koştur derse yetişmeye çalışan kafa ile selamlaştığımız lise öğrencisi için, hastane önünde kısa bir sohbet ettiğimiz abla için ya da herhangi bir sebepten gülümseyen ve benim de yüzümde tebessüme sebep olan amca için kısaca ciddi bir insanım ben. Gezerken ciddiye alırım gerçekten gezip, görmeye çalışırım. Eğlenirken gerçekten eğlenmeye çalışırım. Yazarken, okurken, izlerken hatta bazen tam anlamıyla hayatı boş verip inzivaya çekildiğim de bile ciddi anlamda çekilirim. Hem ne demiş usta şair Nazım Hikmet ;

Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi meselâ,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
Yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
Hem de o derecede, öylesine ki,
Meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
Yahut kocaman gözlüklerin,
Beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
Insanlar için ölebileceksin,
Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
Hem de en güzel en gerçek şeyin
Yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
Yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
Yaşamak yani ağır bastığından.
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
Yani, artık o beyaz masadan hiç kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
Biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
Hava yağmurlu mu diye bakacağız pencereden,
Yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz
En son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
Diyelim ki, cephedeyiz.
Orda daha ilk hücumda, daha o gün
Yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
Fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
Belki de yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki, hapisteyiz,
Yaşımız da elliye yakın,
Daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Biz yine de dışarıyla beraber yaşayacağız,
Insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgârıyla
Yani, duvarın arkasındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerde olursak olalım
Hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
Bu dünya soğuyacak,
Yıldızların arasında bir yıldız,
Hem de en ufacıklarından,
Mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
Bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
Hattâ ölü bir bulut
Yahut bir buz yığını gibi de değil,
Boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
Zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden acısı çekilecek bunun,
Duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
3

parasına değen şeyler

armut
Termos. Dışarıda içecek tüketimim attıktan sonra termos almanın ekonomisi üzerinde derin düşünmeler yapmıştım. Kare çarşı'da yağlı kahveye 3 tl kadar para veriyordum her gün. Eğer her gün içeceğimi getirirsem yaklaşık 2 ayda termos kendi parasını çıkartıyordu. (1 paket filtre kahve fiyatı ve haftada 1 yarım yağlı süt ücreti de buna dahildi)
2

aşık olma belirtisi

mdvociferous
Bu duygunun muhatabı olan kimseyi görünce nabzın temporal arterde ve avuçlarda hissedilmesi. Bununla birlikte zeminin ayakların altından kayıyormuş gibi gelmesi ve dizlerin tutmaması.(illa görmek şart değildir bu tip belirtiler mevzu bahis kişi ile ilgili hayal kurulduğunda da ortaya çıkabilir)

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol