bergüzarım

karedeki kedi
Dört hafta olmuş çıkalı ama ha bugün ha yarın derken dun dinleme firsatim oldu. Önce klibi izlemeden dinledim şarkıyı ve çok beğendim. Sonra şarkıyı beğenince klibe de bakayım dedim ve bir kez daha beğendim efenim! Şarkının ismini zaten beğenmiştim. E daha ne olsun? :)

tıp öğrencisinin sosyal hayatı

darkgreen
böyle bir şeyi var etmek isteyen için vardır, dozunda bir sosyal hayattan bahsediyoruz tabi, biraz plan biraz odak ders sayfalarına boş boş bakmadan çalıştığın dakikalar, sosyal hayatının olmasını sağlar. önemli olan okulunun olduğunu ve öğrenci olduğunu da başka işlerle uğraşırken unutmamak, tamamen boşlamamak. Bir iddiam var: tüm gününü aktivitelerle doldurmuş biri daha güzel ders çalışabiliyor sanılanın aksine. çünkü kendi kendine bugün şu saatten başka ders çalışmaktan başka vaktim yok bu ders çalışılacak diyorsun ve çalışıyorsun. diğer türlü tüm gününü sadece derse ayırırsan amaan şu kahveyi de içeyim birazdan başlarım vs. vs. zaman öldürürsün

yeni stajyerlere tavsiyeler

naturalkiller
4.sinifa yeni geçmiş nelerle karşılacagini bilmeyen ve merakla bekleyen bizlere önerilerinizi, deneyimlerinizi, sürecin nasıl işlediğini ( notlar , ders çalışma sistemi vs.) aktarmaniz güzel olurdu.. umarım üst dönemlerden çok yazar vardır. Teşekkürler şimdiden
5

unutulmayan garip arkadaş

clarice starling
6.sınıftaydık. sınıflarımız ders başarısına göre ayarlanmıştı, ingilizce dersleri için de ayrı kurlarımız vardı. eren'le diğer derslerde aynı sınıfta değildik, ingilizce derslerinde sınıf arkadaşıydık yalnızca. en yüksek seviyeli ingilizce sınıfıydı bizimki. eren farklı bir çocuktu ve bence özel biriydi, o zamanlar ben de çocuk olduğum için eren'in farklılığının nedenini tam anlamıyla yorumlayamıyorum, bunun pek de önemi yok zaten. kendi dünyasında yaşıyor gibiydi sanki, diğer şeyler pek de önemli değildi onun için, çocuksu ve masum bir dünyası vardı. eren'in ingilizcesi çok iyiydi, aslında derslerde hiç konuşmazdı, ders haricinde de pek konuşmazdı ama teneffüste yanına gidip bir şey sorduğumda filan nazikçe cevaplardı. ne çizdiğine bakmak için yanına gidiyordum bazen ders aralarında, çünkü karikatür benzeri güzel şeyler çiziyordu, aslında yanlış hatırlamıyorsam çizgi film karakterlerini filan çiziyordu daha çok. ve gerçekten sürekli bir şeyler çiziyordu, hatta muhtemelen derslerde de çiziyordu. asıl ilginç olan şey, çizimlerindeki karakterlerin konuşma balonlarının içini genellikle ingilizce doldurmasıydı. o zamanlar bu bana çok ilginç ve güzel geliyordu. şey gibiydi, ingilizce yazıyor olması türkçe yazıyor olmasından farklı değildi sanki onun için. düşünüp planlayıp yaptığı bir şey de değildi bence bu, o an öyle yazıveriyordu herhalde. sonraki sene okuldan ayrıldı eren, nereye gittiğini de bilmiyorum hiç. başlığı görünce direkt o geldi aklıma. umarım çok iyidir ve hala bir şeyler çizmeye devam ediyordur.
4

anne olmak

clarice starling
geçen gün bir yakınımızın bebeği oldu, ziyaret etmek için hastaneye gittik. bir baktım, bebeğin eldivenlerini ters giydirmişler. bayramda bize başka bir bebek gelmişti, annesi şapkasını ters giydirdi. nedenini anlamam zor olmadı; giysilerin iç kısmı dikişli oluyor ya, o dikişler bebeği rahatsız etmesin, canını acıtmasın diye öyle yapıyorlar. sonra anneme söyledim, dikişler rahatsız etmesin diye ters giydirmişler diye. "sen küçükken ben de senin atletlerini ters giydirirdim." dedi. üst üste bu duruma şahit olmak bu konuda düşünmeme sebep oldu. evet, gördüğümde neden öyle yaptıklarını anlamam zor olmadı ama böyle bir şeyi düşünüp bunu yapmayı akıl edebilir miyim, hayır. galiba bu denli ince düşünüp, bu kadar küçük bir şey için bile önlem almak istemek için anne olmak gerekiyor. yani anne olmadan böyle bir şeyi kimse akıl edemez diye düşündüm. sonuçta dikişler bebeği ne kadar rahatsız edebilir ki, değil mi? ama annesi o minicik rahatsızlık dahi olmasın istiyor. demek ki anne olmak böyle bir şey. hassas mı hassas bir kalp, yoğun bir ince fikirlilik, ekstrem bir merhamet. allah annelerimize sağlıklı ömür versin ve onları başımızdan eksik etmesin.

çabalamak

nagareboshi9
büyük risk ama insan sevdiği için çabalarmış, galiba gerçekten sevdiğimizi sonucu olumlu veya olumsuz çabalamayı göze alabildiğimizde anlıyoruz, anlayacağız. Çok romantik bir başlangıç da olsa herhangi bir şeye uyarlandığında da benzer durumlarla karşılaşıyoruz çünkü sonucunda istediğimizi elde edeceğimizi bilmek büyük motivasyon kaynağı oluyor, çabalamak çok daha kolay hâle geliyor, basit örnek: sınava çalışmak. işte yine geldiğimiz noktada her şey insan ilişkilerine geldiğinde düğümleniyor. gece gece kafa açma ya diyenleriniz varsa canınız sağ olsun belki sonra ben de der silerim girdiyi 🤔🤔
Ekleme:işte o gün sorarlar ahali “senin için kaç kişi risk aldı?” Diye ya da “kim?” Daha önemli bir soru galiba
5

önlük töreni

fahri muzdaribi
Bana bu olay saçma geliyor zaten böyle olması daha iyi çünkü daha doktor değiliz ki çevremde dönem birin sonunda bırakan 2-3 kişi vardı sonuç olarak öyle veya bitirmediğimiz sürece o önlükle gezilmemesi gerektiğini düşünüyorum komik görünüo he bide önlükle gezmekten çok daha komik olanı pre kliniklerin scrubsla takılması

dondurma

elegantmoon
hep birlikte hayal edelim bir yazarlar: bahçelideyiz, yanımızda dostlarımızla kaldırımı kaplaya kaplaya, kahkahalar eşliğinde yürüyoruz. 7. Cadde'ye gelmişiz, grubun hayat dolu olanı, yaşına ve boyuna bakmadan caddenin ortasında zıplıyor (bkz: elegantmoon), "ya gençler, mado'dan dondurma alalım, hem livadan daha ucuz hem de daha güzeeel". limon ve karadut kombinasyonumuzu yapıyoruz, bir dondurmaya niye bu kadar para verdik düşüncesini içimizden geçirerek efil efil esen yaz rüzgarının elbiselerimiz arasından geçişiyle bu düşünceleri unutuyoruz. hayat güzel, kimse maske takmıyor, kahkahalar havada uçuşuyor. hayat güzel.
3

on yıl sonra kendini nerede görüyorsun

ruhsuz
Kendimi van'da 3 senelik uzman doktor olarak görmek istiyorum.

Açıkçası şöyle bir senaryo var:
Ben,eşim ve minik yavrum şu anda evden çıkmak için hazırlanıyoruz.
Yavrumu anneme bırakıp eşimle 15.00 seansındaki oyuna gideceğiz.

Tiyatrodan döndükten sonra yemeği annemde yeriz,çayı da içer çocuğumuzu alıp eve döneriz.

Bahçeye açılan mutfak hayalim baki,limonlu kek de baki.
Limonlu/limonlu portakallı kek masanın üzerinde her daim duracak.
Akşam da yavrumuzla babası ilgileniyor.ben ders çalışıyorum ya da başta kendime,sonra çevremdeki herkese faydalı olabilmek adına kendime vakit ayırıyorum.

Bilemiyorum sözlük,4 senede ben çok değiştim ama şu hayal hiç değişmedi.

Gözünüze çok basit gibi görünebilir ama bence karmaşık bir sürecin sonunda erebileceğim basitlik
1.fakülte bitecek
2.asistanlık bitecek
3.evleneceğim
4.bebeğimi doğuracağım
5.annemle aram iyi olacak.

Gayet çetrefilli.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol