İnsanlar kendilerini rahatsız eden ya da kendilerine uygun olmayan davranışlarda bunu yapma eğilimi gösteriyorlar. eğer yargıladığımız şeyler kötü ya da yanlış değilse yargılamak da yanlış bana göre.
Herkesin hayatına kimse karışamaz!
komşunun bahçesindeyim.bunların köpeğini sokak köpeği olmadığına ikna etmeye çalışıyoruz.herifin ismi lucifer; sanki garip,fındık,karabaş gibi davranıyor.mama verdiğinde dürüm yiyen Selçuk yöntem gibi bakıyor falan.oyun köpeği kendisi ama dışarıdaki serserilere özenip kedilere falan dayılanıyor bir de becerebilse bir şey demeyeceğiz eğreti duruyor yani.
Sinir olduğum herkesi yazdığım, paylaştığım ve dostlarımla dedikodusunu döndürdüğüm bir twitter hesabım var; orası ele geçirilse biterim.
'biz dost olamayız bunu siz de biliyorsunuz. ama en mutlu insanlar mı yoksa en mutsuz insanlar mı olacağız, bu sizin elinizde.'
Ameleliktir. Günün sonunda hiçbir kazancınız olmaz. Lisede sınıf başkanı olan arkadaşım bıktığı için devretmek istedi ve ben de o dönem hayır demeyi bilmeyen bir aptal olduğum için kabul ettim. Sonra 3 sene benim üstüme kaldı. Bir artısını gördüm mü derseniz, hocalarla aram dehşet iyiydi. Amelelik ama yine de eğlenceli tarafları da vardı sanki(!)
uzun mu uzun bir aradan sonra yeniden konumumuzu alalım dedik :).
Bir takım iyileştirmeler yapıldı/yapılamadı/yapılmaya çalışıldı/yapılayazdı diyebileceğimiz bir süreç geçiyor şu dönemde. Net sonuçlar alınır mı bilinmez ancak yine ve yeniden hekimlerin beraber olduğunu görüyorum bugün. Bu sefer ise birlik olma konusu temelde şimdiye kadar olanlardan farklı gibi görünse de hekimlik itibarının öğrenci seviyesinde kazanılacağının farkında olunulduğunun göstergesi bir birleşme söz konusu. bu sefer ki birleşme konumuz ise "intörn hekimler" diyebiliriz. olayın merkezinde sivas'ta olan intörn hekim arkadaşlarımız olsa da aslında halen daha bir çok tıp fakültesinde intörn hekim üzerinden yapılan sömürü düzenine bir tepki olduğunu görüyoruz. Konuyla ilgili dikkat çekici bir kaç görseli de başlığa ekleyeceğim. gelin bizlerde hekim arkadaşlarımıza destek olalım. var mısın gütf? ##internhekimucuzişgücüdeğildir






Bir takım iyileştirmeler yapıldı/yapılamadı/yapılmaya çalışıldı/yapılayazdı diyebileceğimiz bir süreç geçiyor şu dönemde. Net sonuçlar alınır mı bilinmez ancak yine ve yeniden hekimlerin beraber olduğunu görüyorum bugün. Bu sefer ise birlik olma konusu temelde şimdiye kadar olanlardan farklı gibi görünse de hekimlik itibarının öğrenci seviyesinde kazanılacağının farkında olunulduğunun göstergesi bir birleşme söz konusu. bu sefer ki birleşme konumuz ise "intörn hekimler" diyebiliriz. olayın merkezinde sivas'ta olan intörn hekim arkadaşlarımız olsa da aslında halen daha bir çok tıp fakültesinde intörn hekim üzerinden yapılan sömürü düzenine bir tepki olduğunu görüyoruz. Konuyla ilgili dikkat çekici bir kaç görseli de başlığa ekleyeceğim. gelin bizlerde hekim arkadaşlarımıza destek olalım. var mısın gütf? ##internhekimucuzişgücüdeğildir






kişilik tipi, burç yorumu, ebced hesabı, tarot falı... karakterimi analiz etmek için denemediğim yöntem kalmamıştır. enneagram bana tip 9, 16 personalities infp-t diyor (nickimden bellidir). ayrıca kendisi en az 3-4 kez çözmüş olmamdan dolayı sorularını neredeyse ezberlediğim testtir.
zindan adası olarak çevrilmiş, Martin Scorsese yönetmenliğinde Leonardo DiCaprio, Mark Ruffalo ve Ben Kingsley oyunculuğu gördüğümüz muhteşem film. ''Tedy Daniels ve Chuck Aule adında iki polis memuru bir akıl hastasının hastaneden kaçması üzerine bu olayı soruşturmak amacı ile akıl hastanesine giderler.'' olarak konusu anlatılan bir filmden bu kadar seveceğim bir yapıt çıkmasını beklemiyordum. gerçekten etkileyici sahneleri var, rahatsız edici bir etkileyicilik olduğunu söylemek zorundayım ama film gerçekten çok hoşuma gitti. bugün ne izlesek diye görüyorsanız gerçekten bir artı oy koyun derim. filmi izlerken bile bağırıyordum çok iyi film, çok iyi diye! ne abarttım ama... bence değer.
Akli dengemi kaybetmeme eksikliği yaşıyorum, bir delirsem de rahatlasam ya! Başka türlü yaşanmıyor.
insanlar bir yapay zeka modelini eğitmenin ne kadar enerji gerektirdiğinden bahsediyor ama bir insanı eğitmek de çok fazla enerji gerektiriyor, akıllanmanız için yirmi yıllık bir yaşam ve o süre zarfında yediğiniz tüm yiyecekler gerekiyor*
Üstteki cümleyi sarf etmiş kişisel. Serzeniş Ai modellerinin harcadığı enerji üzerine sarf edilmiş. Kıyaslanan da elektrikle atp, ai'la insan, kapitalizm.. Bir Ai gerçeği var ve çok değişik yerlere gidiyoruz belli. Bir kez daha ve daha hatırladım sizler de sorgulayınız. Ve Gardınızı alınız
Üstteki cümleyi sarf etmiş kişisel. Serzeniş Ai modellerinin harcadığı enerji üzerine sarf edilmiş. Kıyaslanan da elektrikle atp, ai'la insan, kapitalizm.. Bir Ai gerçeği var ve çok değişik yerlere gidiyoruz belli. Bir kez daha ve daha hatırladım sizler de sorgulayınız. Ve Gardınızı alınız
keşke hiç başlamasaymışız ama bıraktık efendim ;) açıkçası çok kolay oldu, hiç abartıldığı gibi bir şey değilmiş desem canı sıkılan olur mu :') vallahi çok daha sağlıklı ve mutlu hissediyorum hayatım çok daha kötüye gittiği hâlde ya, hadiii!!!
mesaj attığım biri konuşmanın ortasında offline olup saatler sonra hala cevap vermediğinde tabi ki umursamıyorum
entry'leri merak ettiğim için açtığım başlık. yollayın gelsin
Bir insanın büyüsü kaybolmadan onu tanımak mümkün değilmiş. Çünkü siz hülyalıyken her yanlış davranışına bir bahane buluyormuşsunuz.
yeni haliyle artık çok daha karanlık ve acı dolu duruyor :(
mdblue ne yaptılar sana
mdblue ne yaptılar sana
ne olmuş yani büyük adam olamadıysak hayallerimizi satmadık ya!
Bu başlığı ilk gördüğümde bile yüreğimi ısıtan iyilikte bir öğretmenim vardı. Birkaç sebepten kendisiyle ilk bir iki ay pek anlamamıştık. daha sonra benim okul sevgimi fark edince işler değişti tabi.
İlkokul hayatım boyunca öğretmenimden dayak yediğimi hatırlamam ama birçok kez ricam üzerine dersi iptal edip bahçede oyun oynadığımızı bilirim. Çokça utangaç ve içine kapalı biri olduğum için (ki çocukken bu çok daha fazlaydı) kolay kolay arkadaş edinemezdim ve bulunduğum yerden kolay soğur oradan kaçmak isterdim. Ama ilkokulda bunu öğretmenim sayesinde aşmıştım. Kendisinin şuan ki bulunduğum noktaya gelmemde emeği çoktur; okula, okumaya, kitaba, insanlara, çevreye olan sevgimi ondan öğrendim diyebilirim. Okulu bana o kadar sevdirmişti ki onun sayesinde öğrenciliği bırakmayıp bugünlere geldiğimi düşünürüm.
Kendisinden sayısız hediye almışlığım vardır ben de aynı şekilde kendisine hediye vermeyi çok severdim. Bizi kendi evlatlarından ayırmazdı sınıfın tümünü okul içinde ve dışında gözleyip, kollardı. İlkokul bittiğinde ondan ayrılacağımız için bütün sınıfın gözyaşlarına boğulduğunu hatırlıyorum.
Neyse işte rüya gibi yıllarmış farkına varmadan uyuyup uyanmışım. Hâlâ görürüm öğretmenimi sohbet ederiz ara sıra. Oldukça yaşlanmış ama tatlı dilinden bir şey kaybetmemiş, gözlerinde bize olan bakışını hâlâ görebiliyorum. Hakkını ödeyemem Zeliha öğretmenim.
İlkokul hayatım boyunca öğretmenimden dayak yediğimi hatırlamam ama birçok kez ricam üzerine dersi iptal edip bahçede oyun oynadığımızı bilirim. Çokça utangaç ve içine kapalı biri olduğum için (ki çocukken bu çok daha fazlaydı) kolay kolay arkadaş edinemezdim ve bulunduğum yerden kolay soğur oradan kaçmak isterdim. Ama ilkokulda bunu öğretmenim sayesinde aşmıştım. Kendisinin şuan ki bulunduğum noktaya gelmemde emeği çoktur; okula, okumaya, kitaba, insanlara, çevreye olan sevgimi ondan öğrendim diyebilirim. Okulu bana o kadar sevdirmişti ki onun sayesinde öğrenciliği bırakmayıp bugünlere geldiğimi düşünürüm.
Kendisinden sayısız hediye almışlığım vardır ben de aynı şekilde kendisine hediye vermeyi çok severdim. Bizi kendi evlatlarından ayırmazdı sınıfın tümünü okul içinde ve dışında gözleyip, kollardı. İlkokul bittiğinde ondan ayrılacağımız için bütün sınıfın gözyaşlarına boğulduğunu hatırlıyorum.
Neyse işte rüya gibi yıllarmış farkına varmadan uyuyup uyanmışım. Hâlâ görürüm öğretmenimi sohbet ederiz ara sıra. Oldukça yaşlanmış ama tatlı dilinden bir şey kaybetmemiş, gözlerinde bize olan bakışını hâlâ görebiliyorum. Hakkını ödeyemem Zeliha öğretmenim.
Kütüphanedeyim, arkadaşımla çalışmak daha motive olur dedim. Şu an birlikte boş yapıyoruz :)
en küçük şeye karar vermeye çalışırken bile saatlerce düşünmek ama bir türlü bir karara varamamak
Oh cool cool cool cool cool cool cool...
Her şey gibi bayramlarımız da gitgide tatsız tuzsuz oldu. Çok acayip bir şey işin özünde bayram dediğimiz şey. Bir güne anma, kutlama, çoşku, seromoni gibi binbir güzelliği sığdırıyorsun. Bunun bir de çocuklara özel olanını yapmışlar muazzam bir şey. Uluslararası arenada soft powerımıza en büyük katkıyı veren gün bugündür. Teşekkürler bayramı biz çocuklara özel kıldığın için.
Bi ara kınalı saçlı bi kız vardı. Hatta çalışma salonuna bile giriyodu 😱 ya bi şeyleri çalsa?! Korkunç gerçekten. Bir gün pür dikkat ders çalışıyorum masamın yanına gelip bana fısıldadı ve ödümü koparttı. Neyse artık üst kata çıkartmıyolar onu sanırım 😑
bana kalırsa türkçe okumak mesleki yetkinlik açısından daha önemli. tabi tus'a çalışırken bu açık kapanıyorsa eğer ingilizce okumanın kaynaklara ulaşma açısından daha rahat olduğunu söyleyebilirim. akademik hayattaki katkıları da göz ardı edilemez tabi.
1960'larda çekilmiş Senegal filmini bile bulabileceğiniz, sinefillerin kutsal mekanı olan platform.
sabahları erken kalkacağım, düzenli spor yapacağım, biraz dersleri sıkı tutacağım, şu müzik aletinde kendimi geliştireceğim, daha iyi yazabilmek için yazmayı alışkanlık haline getireceğim, okumayı ihmal etmeyeceğim, biraz daha sağlıklı besleneceğim, kafein alımımı sınırlandıracağım, zamanımı boş geçirmeyeceğim, textbook okuyacağım, insanları daha az önemseyeceğim ve bu sayede daha az kırılacağım...
bu liste böyle uzar gider.
en kötüsü tam başlarken zincirin bir halkasını koparınca hepsinden vazgeçmek :(
genelde sabah erkenden uyanamayıp "yine batırdın kimliksizot" derken buluyorum kendimi.
bu liste böyle uzar gider.
en kötüsü tam başlarken zincirin bir halkasını koparınca hepsinden vazgeçmek :(
genelde sabah erkenden uyanamayıp "yine batırdın kimliksizot" derken buluyorum kendimi.
Ben yerim valla bayılırım yumurtaya
sanırım lise arkadaşlarımdan özür dilerdim. herhangi bir küslük yok ancak doğal olarak iletişimimiz azaldı ve hep bir arada olacağımıza söz vermiştik. küçükken aptalmışız ya da fazla safmışız. ortaokul arkadaşlarımızla konuşmadığımızı bile bile böyle boyumuzdan büyük laflar etmişiz.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

