3 sene önce 14 şubat akşamı annemin babaannesi vefat etmişti. Kendisi 95 yaşındaydı. Dışarıdan bakan birinin yeterince yaşamış aslında diye düşüneceği bir yaş ama tabi yakınları için öyle olmuyor. Annem çok severdi babaannesini, babaannesi de annemi çok severdi. Hatta son zamanlarında hafızası iyi olmamasına, birçok kişiyi iyi tanıyamıyor olmasına rağmen annemi hep tanırdı. cenaze evine giderken annemin arabada çok ağladığını hatırlıyorum, insan annesinin ağlamasına dayanamıyor tabi. Kısacası Bizim için 14 şubat sevdiğimiz birinin ölüm yıl dönümü yani üzücü bir gün..
bizi hatırlayan son kişi de öldüğünde hiç yaşamamış gibi olacağız.
Saman ye
Benim ilişki durumunu bu evin kaosu bile kurtaramaz.
Bizi gazi tıptan, Ankaradan, kare çarşıdan , bahçeliden ayıran o da yetmezmiş gibi aile evine hapseden illet. :(
2 (iki): kedim ve okuldan bir arkadaşım.
dehşet bir hangoverın etkisindeyim, başım çatlıyor. paracetamol almak için de biraz bekledim zira alkol ve paracetamol karaciğerimize fazla yükleniyor malum. bugün ses duymak istemiyorum gerçekten, insanlar fazla geldi. sosyallik kotamı dün doldurdum.
dehşet bir hangoverın etkisindeyim, başım çatlıyor. paracetamol almak için de biraz bekledim zira alkol ve paracetamol karaciğerimize fazla yükleniyor malum. bugün ses duymak istemiyorum gerçekten, insanlar fazla geldi. sosyallik kotamı dün doldurdum.
su maymunu
1) neydi bu içindeki huzursuzluk. Bir mutsuzluktu çökmüştü üzerine. Gitmiyordu günlerdir. Vizeleri geçeli cok olmuştu iyi de almıştı hepsinden. hava da gayet yerindeydi. Öyleyse nedendi bu his. Üzgün gibiydi, yorgun hissediyordu. Serhatla buluşması vardı ona gidicekti bugün. Hazırlanıyordu işte şimdi aynanın karşısında. Elinde tarağı sarı buklelerini sekillendiriyordu. Serhat onu acilen çağırmıştı. Biliyordu hızlı olmalıydı ama aheste aheste hazırlanıyordu neden? Hisleri bir şeylerin yolunda olmadığının sinyallerini veriyordu. Oldu olasi hisleri hep kuvvetliydi, sezgileri kuvvetliydi. Evden çıkarken aklına birden İzmir'deki yazlıklarında ara sıra beslediği kedi gelmişti. Sahi ne kadar olmustu onu görmeyeli. Belki çoktan ölmüştür diye geçirdi içinden. İzmir'e gitmeyeli de çok olmuştu, gitmeliydi artık. Serhatla buluşacakları yer yakındı yürüyecekti. Hava güneşliydi yağmur yağacak dedikleri için lacivert şemsiyesini yanına almıştı. Serhatı düşündü yürürken. Serhat...
Selam sözlük çiçekler
Çiçekler alındı mı?
Çiçekler alındı mı?
bazen de kırılmaktan korktuğu için duvarlar ören insandır
Herkes için acının eşiği,akıttığı gözyaşının anlamı farklıdır.düştüğünde kendini kaldırmak için atması gereken adım farklıdır. Bugün kendi eşiğimin bu yıl içinde yaşanılan,gerilere atmak zorunda kaldığım ama asla hafif olmayan bir yıkım olduğunu fark ettim. O eşiği geçmemiş hiçbir acı için yas tutmamam gerektiğini kendime tembihledim. Çok Düştüm denilemez ama tökezlediğim her an sevgiyle bana uzatılan tüm ellere şükrettim. İçimde kendimden inşa ettiğim gerçeklerime ellerimden tuttukları için teşekkür ettim. Ben Bugün,acımın eşiğini öğrendim.
Arkadaşlar birisi var... Elleri çok güzel
pcdeyseniz ad block kullanabilirsiniz chromeda ücretsiz tüm reklamları engeller.mobil için çözüm yok heralde
01:52'de girilen uyku düzeni bozulması entrysini 02:10'da favlamak.
Sebep genelde miras davaları falan olur, anne tarafında öyle dertler yok çünkü niye "some ataerkil toplum problems"
Alaaddinin sihirli lambası var uçan halısı var ucanseccade si neden olmasın :d
içeri gidip okula gitmek istemiyorum diye ağlasam annemle babam ne tepki verir? denemeye değer mi? ağlarken yerlerde yuvarlanmak olayı daha etkili hale getirmede yararlı olur mu?
lanet olası bilgisayar, kulaklığı niçin algılamıyor ve müzik açık olmadığı halde neden 1 saattir kulağımda kulaklıkla oturuyorum?
lanet olası bilgisayar, kulaklığı niçin algılamıyor ve müzik açık olmadığı halde neden 1 saattir kulağımda kulaklıkla oturuyorum?
bu kişi sevdiginiz herhangi biri olabilir bu durumu animsayabilmeniz için.anılar elbet unutulur.hayat hızla akıp gider ve her gün yaşamak zorunda olduğunuz bir düzine senaryo vardır.herkes kendi rutinine devam eder.fakat bir an, bir an bir sokak,bir şiir,bir film alakasız bir vakitte hatırlatır size filmizindeki bir konuk oyuncuyu.
beklenmedik ve hesapta olmayan bir zamanda sarsıcı olur hatırlamak.genel olarak bir silüet hatırlarsınız, belki zihninizin oyunuyla sesini bile hatırlarsınız ama yüzü pusludur hayalinizde eğer aradan zaman gecmişse.yüzünü hatırlayamadığınızda anlarsınız ki bu fotoğraf , anı dediğimiz zaman makineleri bu anlarda yerine getirirler asıl görevlerini.
beklenmedik ve hesapta olmayan bir zamanda sarsıcı olur hatırlamak.genel olarak bir silüet hatırlarsınız, belki zihninizin oyunuyla sesini bile hatırlarsınız ama yüzü pusludur hayalinizde eğer aradan zaman gecmişse.yüzünü hatırlayamadığınızda anlarsınız ki bu fotoğraf , anı dediğimiz zaman makineleri bu anlarda yerine getirirler asıl görevlerini.
İstediğim hocadan sözlüye girmek. Sayılır bence…
Bazen neden diye sormamak lazım. Kendine de karşındakine de sormamak lazım, cevap canını yakabiliyor çünkü. Gerek yok.
Çokça barındırırım içimde.zira Sayamayacağım kadar çok yer edinmiştir yüreğimde. Yalnızlığı,kendimle vakit geçirmeyi çok severim ama nadir de olsa sorguladığım zamanlarda sebebini yol her zaman hayal kırıklıklarıma çıkar. Dedim yA o kadar çok yaşadım ki hele ki arkadaşlık konusunda bir şekilde her şeyin ucu oraya dokunuyor.her mutsuzluğumun sonu oraya çıkıyor.
Ama bir yandan da güzel aslında iyi bir tecrübe.çünkü yenileri eskileri kadar acıtmıyor içimi. O kadar fazla doldurmuyor gözlerimi. Artık Bağışıklık kazanmışsam demek ki :)
Ama bir yandan da güzel aslında iyi bir tecrübe.çünkü yenileri eskileri kadar acıtmıyor içimi. O kadar fazla doldurmuyor gözlerimi. Artık Bağışıklık kazanmışsam demek ki :)
Afedersiniz ama g*t kadar ilçede 1 saat içinde suicid ve mantar zehirlenmesi beraber gelmemeli...
kan bağışının cok önemli olduğundan hepimiz bahsederiz, peki gerçekten kaçımız düzenli olarak bağışlarız?? bağışlanan kanın bi yerlerde birilerinin hayatını kurtardığını unutmayalım ve çevremizdeki herkesi bu konuda bilinçlendirelim..
beni asla sevmeyen veya sevmeyecek kişilere aşık olmaktan çok yoruldum
İçime atmaktır herhalde karşındakini üzmemek için susmam ama karşımdaki insanın bunu anlamayıp benim daha da çok üzülmem
2022, kendimi bulmadan önce kaybetmem gerektiğini bana sen öğrettin. ondan önce kendimi yolun neresinde, niye kaybettiğimi anlayamıyordum.
Beni takip etme ben de kayboldum
insanı üzen ve heves kıran hislerden biridir. aynı zamanda benim sık sık yaşadığım bir histir. 5 sene önce de yaşıyordum ben bu hissi, bugün de yaşıyorum. kısa süreli olaylar için de yaşıyorum, uzun bir zaman aralığını kapsayan olaylar için de. mesela sınava iki hafta kala çok geç kaldım, yetiştiremeyeceğim diye düşünmeye başlardım. sonra zaman geçerdi ve 3 gün kalırdı sınava, o zaman da derdim ki 2 hafta hiç de kısa bir süre değilmiş. yani artık daha geç kalmıştım. bu kısa süreli geç kalmışlıklar bana şunu öğretti: içinde bulunduğumuz anları geç olarak değerlendirmemeliyiz, zaman sürekli akıp gidiyor, gittikçe daha çok geç kalmış olacağız. bu yüzden o an yapabildiğimizin en iyisini yapmalıyız. böylece kısa süreli olaylar için olan bu hissi biraz azaltmış oluyordum.
birkaç gün önce ise yıl olarak bazı şeylere geç kaldığımı fark ettim. dönem 1'de, dönem 2'de vaktim yok diye ertelediğim şeyler için geç kalmış olduğumu düşünmeye başladım. aslında o zamanlar vaktim varmış, şimdi vaktim yok. belki birkaç sene sonra da şu anki zamanlarımda da vaktimin olduğunu düşüneceğim. içinde olduğumuz zaman bize en zor ve en yoğun olduğumuz zaman olarak geliyor, fıtrat gereği böyle galiba bu. bir şeyleri erteledikçe bu his kaçınılmaz olacak galiba. her geçen sene hayatımız daha yoğun bir hal alıyor çünkü.. o yüzden ertelememek lazım yapmak istediğimiz şeyleri.
birkaç gün önce ise yıl olarak bazı şeylere geç kaldığımı fark ettim. dönem 1'de, dönem 2'de vaktim yok diye ertelediğim şeyler için geç kalmış olduğumu düşünmeye başladım. aslında o zamanlar vaktim varmış, şimdi vaktim yok. belki birkaç sene sonra da şu anki zamanlarımda da vaktimin olduğunu düşüneceğim. içinde olduğumuz zaman bize en zor ve en yoğun olduğumuz zaman olarak geliyor, fıtrat gereği böyle galiba bu. bir şeyleri erteledikçe bu his kaçınılmaz olacak galiba. her geçen sene hayatımız daha yoğun bir hal alıyor çünkü.. o yüzden ertelememek lazım yapmak istediğimiz şeyleri.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
