Sözlükle birlikte kurulmuş olan, çok sayıda vizyon örneği barındıran harika bir ortam. Tüm editör ve yazar takımına sevgilerle...
perdenin ardındakiler - beni kendinden kurtar
Telefonuna kurban olduğumdur. Hele bir de cepliği yok mu ömre bedel 🔥
Dinlemesi çok zevkli bir Ezhel şarkısı. Müptezhel albümü yerin başka.
dönem 1 öğrencisi olarak söylüyorum ilk başta gayet samimi eğlenceli diyalogların geçtiği bir dönem grubu vardı fakat sonradan hem grup içinde gruplaşmaların olmasıyla hem de ciddiyet takıntısı kişiler yüzünden artık sadece etkinlik duyuruları vs paylaşılıyor yani zaten duyuru grubu diye bir oluşum var bırakın rahat rahat konuşup kafa dağıtalım.örneğin muhabbet falan başlıyor işte sonra bir tane modu düşük şahıs gelip burası sınıf grubu böyle konular konuşmamalıyız diyor gerçekten neden insanların da sizin gibi modu düşük olmasını istiyorsunuz anlamıyorum
Rica etsem bir entry alabilir miyim? Bir arkadaş için.
çok güzel kitap ve şarkı alıntıları ile beynimde yer edinen yazarımız. en kısa sürede sizi aktif görmeyi bekliyoruz :)
Uzun zamandır Manga dinleyen biri olarak, kardeşimden bu sene öğrendiğim bir Manga şarkısı. Sınavın az kaldığı şu sıralar çıkmış çözerken dinlemek bayağı iyi gidiyor. ÇS'de çalışırken dinlenmesi önerilen şarkılardan. Bir anda sandalyemden kalkıp şarkıyı söyleyesim geliyor. Tüm GÜTF Sözlük yazarlarına önerimdir. :)
Gözüme bütün yılın notları kaçtı.
Null
Hızlı gitmek istiyorsan yalnız git. Uzağa gitmek istiyorsan birlikte gidelim
Tabiatın insanlara en adilce dağıttığı nimet akıldır derler, çünkü hiç kimse akıl payından şikayetçi değildir. Nasıl olsun? Aklını beğenmemesi için aklından ötesini görebilmesi lazım. Ben düşüncelerimin doğru olduğunu sanıyorum: Ama öyle sanmayan kim var? - montaigne
Ayrı ayrı bakınca değer vermediğimiz kimselere biraraya geldikleri zaman değer vermekten daha büyük budalalık olur mu? - cicero
Ayrı ayrı bakınca değer vermediğimiz kimselere biraraya geldikleri zaman değer vermekten daha büyük budalalık olur mu? - cicero
(bkz: tatlı krizi)
Eskiden acılar çok yakardı dilimizi, şimdi ise... alıştık mı ne? :(
Arada bir aklıma gelir tekrar tekrar dinlerim
Acaba bir kez de olsa bu konuda yüzüm gülecek mi yoksa yalnızlıkla mı lanetlendim
Her şeyin bir istisnası vardır, “istisnalar kaideyi bozmaz”ın da istinası mutlaka vardır. Ne bilmiyorum ama mutlaka vardır, olmalı yani.
7 8 yaşlarımdayken yaz tatilinde anneannemde kalmaya gitmiştim. anneannemin karşı komşusu leyla teyze, şerefsiz kocası tarafından aldatılıyordu. ve kadıncağız sürekli anneannemle dertleşmek için bize geliyordu. ben de tabi ister istemez anlatılanlara kulak misafiri olduğum için çok etkilenmiştim bu durumdan. sürekli ya babam annemi aldatırsa diye düşünüp üzülüyordum. halbuki küçücük çocuğun yanında niye konuşuyorsunuz ki bunları?
Tam olarak zaman yolculuğu olsun istemezsim sadece istediğim zamani gozlemleyebilmrk isterdim. Veya o zamanda yaşayayım ama gizlice yani kimse farkinda olmadan. Çok isterdim farklı farklı yaşamlar yaşamayı. Ne bileyim yaa keşke olsa
'Yapayalnız yaşar yapayalnız ölürüz' demiş Pascal. Toplum içinde yaşamak insanı güvende yalnız olmadığı gibi hissettirebilir ama bilmeliyiz ki ölürken tek başımıza yalnız öleceğiz bu yüzden alacağımız kararların ahlaki temelinde doğrudan toplum ahlakı esas olmamalı bu kararı biz vermeliyiz toplum ahlakına uyuyorsa ne ala ama uymuyorsa bile doğru bildiğimizden şaşmamamız gerek. En azından gelecek nesiller bize bakıp hatırladıklarında lanet okuyup yüzümüze tükürmesinler
Evet, bu his bana 7 yaşımda geldi. O günden beri hiç gitmedi.
Bir ara gider gibi oluyor sağ olsun da sonra yeniden hissettiriyor kendini.
Bir ara gider gibi oluyor sağ olsun da sonra yeniden hissettiriyor kendini.
Geçen ilk kez yedim güzel ya
başardım galiba
(bkz: #24855)
trans-4,5-epoxy-(e)-2-decenal.
insan ve diğer memelilerde kanın karakteristik metalik kokusunu veren kimyasal. 3-[(2r,3r)-3-pentyloxiranyl]-2e-propenal; epoxy-2-decenal şeklinde bir adlandırması da var.
o "kan kokusu" dediğimiz, metalik, kendine has kokunun esas sebebi kanda bunun yoğun olarak bulunması.
özellikle karnivor ve avcı türler, bu kimyasalın kokusuna karşı son derece hassaslar. kilometrelerce öteden kan kokusunu alabilen yırtıcı hayvanlar bu kimyasalın geldiği yeri algılayarak avlarının yerlerini belirleyebiliyorlar. insanlar da bu kokuyu yırtıcı hayvanlara benzer şekilde hissedebiliyorlar. yapılan bâzı çalışmalara göre yırtıcı ve karnivor türlerde bu kokunun alınması atraktif, yâni o canlıyı kanın bulunduğu bölgeye çeken bir tabiatta iken, herbivor ve av olan türlerde bu kokunun algılanması bölgeden uzaklaşma davranışını tetiklemiş (bölgede av olmuş bir canlının ve yine potansiyel tehdit olan yırtıcı türün civarda varlığına yönelik evrimsel bir koruma mekanizması olabilir).
insanlar da bu metalik kokuya farklı ölçülerde tepkiler gösterebiliyor. kimileri severken (ben severim) kimileri gerçekten tiksinebiliyor. bu da insan türü olarak omnivor canlılar olmamıza rağmen, bana kalırsa birey düzeyinde karnivor ya da herbivor tarafımızın hangisinin daha baskın olabileceğine dâir bir miktar fikir de verebilir. :)
molekül gösterimi:

ilginç bir bilgi; bu kimyasal bir çeşit aldehit ve omega-6 içeren yağların yüksek derecelerde ısıtılmasıyla ya da yakılmasıyla meydâna gelen reaksiyonlarda da bir basamakta oluşuyor. dikkat ettiniz mi bilmem ama bitkisel yağlar yüksek derecelerde ısıtılıp yakıldığında da ağır bir yağ yanığı kokusuna eşlik eden hafif metalik bir koku duyarsınız. örneğin bâzı otobüsler böyle yağ yakarlardı yakıt olarak. aklıma hemen o geldi, o kokuyu hatırlarsanız bünyesinde değişik, farklı bir metalik koku da barındırdığını hissetmişsinizdir. ya da tavada yağlı bir yiyecek kızartırken tavayı ocağın üstünde çevirip alevlerin yağa ulaşmasına neden olursanız tavanın içindeki yağ alev alıp yanınca da aynı koku çıkar. işte o yağda oluşan kimyasalla kana metalik kokusunu veren kimyasal, aynı.
daha da ilginç bir bilgi; bu kimyasal nârenciyelerin kabuğunun altındaki beyaz acımsı tabakada ve yeşil çaylarda da yoğun olmasa da bulunuyormuş ve bu aromaları yakalayabilmek için diğer kimyasallarla birlikte yıllarca aroma verici olarak kullanılmış; ancak kullanım dozlarında hücresel toksisiteye neden olabileceği nedeniyle kullanımı yasaklanmış...
insan kanıyla, nârenciye, çay ve bitkisel yağın böyle bir ortak noktasının olabileceği kırk yıl düşünsem aklıma gelmez. insan bâzen doğaya hayret ediyor...
insan ve diğer memelilerde kanın karakteristik metalik kokusunu veren kimyasal. 3-[(2r,3r)-3-pentyloxiranyl]-2e-propenal; epoxy-2-decenal şeklinde bir adlandırması da var.
o "kan kokusu" dediğimiz, metalik, kendine has kokunun esas sebebi kanda bunun yoğun olarak bulunması.
özellikle karnivor ve avcı türler, bu kimyasalın kokusuna karşı son derece hassaslar. kilometrelerce öteden kan kokusunu alabilen yırtıcı hayvanlar bu kimyasalın geldiği yeri algılayarak avlarının yerlerini belirleyebiliyorlar. insanlar da bu kokuyu yırtıcı hayvanlara benzer şekilde hissedebiliyorlar. yapılan bâzı çalışmalara göre yırtıcı ve karnivor türlerde bu kokunun alınması atraktif, yâni o canlıyı kanın bulunduğu bölgeye çeken bir tabiatta iken, herbivor ve av olan türlerde bu kokunun algılanması bölgeden uzaklaşma davranışını tetiklemiş (bölgede av olmuş bir canlının ve yine potansiyel tehdit olan yırtıcı türün civarda varlığına yönelik evrimsel bir koruma mekanizması olabilir).
insanlar da bu metalik kokuya farklı ölçülerde tepkiler gösterebiliyor. kimileri severken (ben severim) kimileri gerçekten tiksinebiliyor. bu da insan türü olarak omnivor canlılar olmamıza rağmen, bana kalırsa birey düzeyinde karnivor ya da herbivor tarafımızın hangisinin daha baskın olabileceğine dâir bir miktar fikir de verebilir. :)
molekül gösterimi:

ilginç bir bilgi; bu kimyasal bir çeşit aldehit ve omega-6 içeren yağların yüksek derecelerde ısıtılmasıyla ya da yakılmasıyla meydâna gelen reaksiyonlarda da bir basamakta oluşuyor. dikkat ettiniz mi bilmem ama bitkisel yağlar yüksek derecelerde ısıtılıp yakıldığında da ağır bir yağ yanığı kokusuna eşlik eden hafif metalik bir koku duyarsınız. örneğin bâzı otobüsler böyle yağ yakarlardı yakıt olarak. aklıma hemen o geldi, o kokuyu hatırlarsanız bünyesinde değişik, farklı bir metalik koku da barındırdığını hissetmişsinizdir. ya da tavada yağlı bir yiyecek kızartırken tavayı ocağın üstünde çevirip alevlerin yağa ulaşmasına neden olursanız tavanın içindeki yağ alev alıp yanınca da aynı koku çıkar. işte o yağda oluşan kimyasalla kana metalik kokusunu veren kimyasal, aynı.
daha da ilginç bir bilgi; bu kimyasal nârenciyelerin kabuğunun altındaki beyaz acımsı tabakada ve yeşil çaylarda da yoğun olmasa da bulunuyormuş ve bu aromaları yakalayabilmek için diğer kimyasallarla birlikte yıllarca aroma verici olarak kullanılmış; ancak kullanım dozlarında hücresel toksisiteye neden olabileceği nedeniyle kullanımı yasaklanmış...
insan kanıyla, nârenciye, çay ve bitkisel yağın böyle bir ortak noktasının olabileceği kırk yıl düşünsem aklıma gelmez. insan bâzen doğaya hayret ediyor...
bu şahıs yapması gereken bir sürü şey varken neden hiç birini yapmadığını anlamaya çalışıyor
Anılar köşesinden seçmelerle devam ediyoruz :) Sormayın başıma geleni. Bugün öğle arası kareye gittim bir arkadaşımla. Yer olmadığını tahmin ediyorduk etmesine de zaten çok az vaktimiz vardı. Dedim gel şurda bir amcanın bir teyzenin Yanına oturalım ne olacak :) belirtmek isterim ki masa kapmak gibi bir amacım yoktu. Neyse tam o sırada bir masa boşaldı, koş schlimazl koşş. 5dk geçti geçmedi iki kişi geldi, ellerinde çay... Dediler oturabilir miyiz diye. Tabi buyrun zaten biz kalkacaktık :) ve tahmin ettiğiniz üzere masayı kaptırdık. Arkadaşlar bizim taktik elden ele yayılmış sjsjs
İşte böyle schlimazl, Yaşattığını yaşamadan ölmezmiş insan.
The end.
İşte böyle schlimazl, Yaşattığını yaşamadan ölmezmiş insan.
The end.
tüm d1 tanışma toplantılarına ev sahipliği yapan koca yürekli mekan
(açık büfe kahvaltısı da bayaa iyiydi, önerilir)
(açık büfe kahvaltısı da bayaa iyiydi, önerilir)
Ben tek bir karanfili çok asil buluyorum. Sade bir vazoda hoş durur birkaç gün. Sonrasında da kurutur saklarsın.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
