Gütf'e giriş biletim ve gütfsözlük'e taze yazarlar kazandıracak olan sınav :)
Filmlerdeki kötü aşağılık durumların ve karakterlerin gerçekte olmadığını, hiçbir insanın kötü olmayacağını sadece eğer mümkün olsa nasıl olur diye rol yapıldığını sanırdım meğer taklitler aslının yanından bile geçemezmiş
Fark etmem 12 yıl sürdü :)
Fark etmem 12 yıl sürdü :)
Herhangi bir ek koşul olmaksızın, başkası tarafından söylenen ifadeleri olduğu gibi kabullenmektir. İnanan insan başkasının doğruları ile hayatına yön vermeyi de kabullenmiş olur. Kime inanılması gerektiği dikkatli seçilmelidir.
Deli gibi üşürüm. Hatta karnımın ağrıyıp kendimi hasta ettiğimi bile bilirim.
ileleualatyr: Halil, sen büyüyünce ne olmak istersin?
Halil:…
ileleualatyr: Doktor mu, öğretmen mi, pilot mu??
O sırada elindeki boyamaya odaklanmış ve bu kız da bir susmadı ya havasında olan Halil: hiçbir şey olmak isterim.
O kadar haklısın ki Halil…
Halil:…
ileleualatyr: Doktor mu, öğretmen mi, pilot mu??
O sırada elindeki boyamaya odaklanmış ve bu kız da bir susmadı ya havasında olan Halil: hiçbir şey olmak isterim.
O kadar haklısın ki Halil…
Olmadı, olmuyor, olmayacak. Kabul et. Gerçeklerle kal
Bu haftaki yaşam alanım
3 gün önce "harekete kimse mâni olamaz" isimli küçük bir albüm çıkaran türk alternatif rock grubudur.
Bu albümde yeni bir şey denemişler, biraz geleneksel bir yaklaşım olabilir ama ben pek ısınamadım açıkçası, gitar soloları efsane oluyordu öyle bir şey beklerdim.
Neyse adamlar sırf ben seveceğim diye albüm yapmayacak herhalde:). Yeni bir tarzda eser yapmasa o zaman da yerinde saymış olacak ki zaten yaptıkları şeyler hep belli bir kalitede. Albümün isminde de belli gibi mesaj.
Albüme gelirsek içimizdeki canavarlar şarkısı bence başarılı. Onun dışında "harekete kimse mâni olamaz" aşık Veysel şiirinde de geçmekte acaba isim koyarken orayı da düşünmüşler midir?
Bu albümde yeni bir şey denemişler, biraz geleneksel bir yaklaşım olabilir ama ben pek ısınamadım açıkçası, gitar soloları efsane oluyordu öyle bir şey beklerdim.
Neyse adamlar sırf ben seveceğim diye albüm yapmayacak herhalde:). Yeni bir tarzda eser yapmasa o zaman da yerinde saymış olacak ki zaten yaptıkları şeyler hep belli bir kalitede. Albümün isminde de belli gibi mesaj.
Albüme gelirsek içimizdeki canavarlar şarkısı bence başarılı. Onun dışında "harekete kimse mâni olamaz" aşık Veysel şiirinde de geçmekte acaba isim koyarken orayı da düşünmüşler midir?
Yıldızlar gibi parlayacağı yaşta, yalnızca benden 2 yaş küçükken, sol akciğerine ihanet etmiş kocaman bir adenoca kitlesiyle yaşama tutunmayı seçen ufacık bedenli hastam.
Ailesinin patoloji sonucunu göstermesi sonucu ilk kez hastasının karşısında ne diyeceğini bilemeyen kişi konumuna düştüm. Öncesinde de annesi gözleri dolu dolu hocam sizce ne çıkar diyişleri hala kulağımda. Allah şifa kapılarını aralayan doktorlardan eylesin.
Bu meslek iyi bi meslek arkadaşlar. Ne mutlu layık olana.
Ailesinin patoloji sonucunu göstermesi sonucu ilk kez hastasının karşısında ne diyeceğini bilemeyen kişi konumuna düştüm. Öncesinde de annesi gözleri dolu dolu hocam sizce ne çıkar diyişleri hala kulağımda. Allah şifa kapılarını aralayan doktorlardan eylesin.
Bu meslek iyi bi meslek arkadaşlar. Ne mutlu layık olana.
vatansever, ama gerçekten vatansever. avrupa ülkelerindeki 'ülkeniz savaşa girse ne yaparsınız?' sorusuna olumlu yanıt veren yalnızca %10'luk kesimi görünce, türk insanımızdan umudu kesmiş değiliz hala.
bu seneki versiyonda daha insani çalışma koşulları için, bizler de gelecekte hak ettiğimiz değeri görebilelim diye hekimler iş bırakıyor.
(bkz: hekim birliği)
(bkz: hekim birliği)
Eveeet başlığa kaldığım yerden devam ediyorum. İzleyip “bu da iyiymiş ama ilk ona sonra dahil edeyim”dediklerim:
1.About Elly
2.Pororoca (azıcık dram galiba bu emin olamadım.)
3.Source code
4.Enemy (jose saramago'nun kopyalanmış adamı'ndan uyarlama gibi bi şey.)
5.The snowman
6.A quiet place
7.Se7en (şakalar komiklikler)
8.Good time
9.The devil all the time
10.High life
11.Zodiac(on beş bin kere izlediğim için etkisini yitirdi.)
12. Room
Aklıma geldikçe editleyeceğim, üşenmezsem bu filmlere başlık da açacağım. Bakalım.
1.About Elly
2.Pororoca (azıcık dram galiba bu emin olamadım.)
3.Source code
4.Enemy (jose saramago'nun kopyalanmış adamı'ndan uyarlama gibi bi şey.)
5.The snowman
6.A quiet place
7.Se7en (şakalar komiklikler)
8.Good time
9.The devil all the time
10.High life
11.Zodiac(on beş bin kere izlediğim için etkisini yitirdi.)
12. Room
Aklıma geldikçe editleyeceğim, üşenmezsem bu filmlere başlık da açacağım. Bakalım.
nostalji, Yunanca nostos ve algos kelimelerinin birleşiminden meydana gelir. nostos, dönüş; algos ise keder demektir. yani nostalji; doyurulmamış dönüş arzusundan kaynaklanan kederi ifade eder.
Bilgisayar mühendisliği
yemekhaneyi neden -1e yapmıyorsunuz hem yemek taşıyan abi ablalar için iş daha kolay olur hem de hastanede hemen hemen herkesin gittiği bir yere merdivenle ulaşım imkanı olur. bu fikir nasıl olur da aklınıza gelmez hastane tasarlayıcısı bey ya da bayan? düşük gelen elektrik faturası da cabası. gerçi eğer böyle yapsanız bu asansördeki bir sürü saçma ve ilginç komik anı deneyimleyemezdim sanırım bunun için 11. katta yemekhane.
Enfeksiyon sözlüsüne baya yetersiz çalışmıştım. Çok da uykusuzdum. Sınava girdim böyle ittire kaktıra menenjiti anlattım. tamam, dedi hocamız, tedavisini söyle şimdi de sonra çıkabilirsin
Antibiyotik✨ dedim
Antibiyotik✨ dedim
(yazar: selektor yapan yildiz)
her entrysini okuduğumda profil fotoğrafından dolayı izleniyormuş gibi hissediyorum :d
her entrysini okuduğumda profil fotoğrafından dolayı izleniyormuş gibi hissediyorum :d
Eskiden daha az bireyseldim, yani çevremdeki şeylerle daha çok ilgilenirdim. Daha çok kafa yorardım böyle şeylere. Şimdi öyle değil, daha bireysel sorunlarıma odaklandım; cumartesi günü ulucanlar'a gittim, orada dank etti. Eskiden toplumdaki her haksızlığı kafama takardım, n'apıyorum ya bir süredir böyle diye düşündüm. Bu ben değilim ki! Bu bambaşka biri çünkü ben küçük şeylerle ilgilenmezdim, şimdi işim gücüm kendimim. Çok saçma geliyor bu durum. Yani dünya'da benimkinden büyük dertler var ve önce onları çözmeye çalışmamız lazım. Benim de çabalamam lazım.
Sevdiğim hiçbir insanı kaybetmediğimden kendimi "şanslı" kabul ettiren yıldır.
Trendyol kuryesinin artık beni tanıyor olması ve bana geçen geldim yoktun lavina? Demesi
Ben neden mutlu olamıyorum? Bozuk muyum? Bozuğum. Ben bir çukurum.
Güzel şeylerin içine düştüğü bir çukurum!
**hönkürerekten**
Güzel şeylerin içine düştüğü bir çukurum!
**hönkürerekten**
doların yükselişi , en ön sıradan izliyorum bu sahneyi.
armut aslında kim?
söylediklerimizde ve yaptıklarımızda doğruluktan ayrılmamak, doğru olmak. dürüstlük, güzel ahlaklı ve erdemli insanların en önemli özelliklerinden biri şüphesiz.
dürüstlüğü severim ve dürüst olmaya çalışırım. genellikle benim zararıma olabilecek konularda bile bunu bilmeme rağmen dürüst olurum, zaten yalan söylemekten korkan biriyim yani dürüst olmamayı istesem de beceremem galiba. bire bir iletişimde olduğum insanlardan da her zaman dürüstlük beklerim. özellikle insanların dürüst olmak mecburiyetinde olmadıkları konularda dahi dürüst olmaları çok hoşuma gider, örneğin duygularını saklamayıp açık ve doğru bir şekilde ne hissettiklerini paylaşabilmeleri gibi. davranışlardaki dürüstlüğe de çok önem veririm, davranışlarda dürüst olunmadığı takdirde ilişkiler samimiyetsiz bir hal alıyor malumunuz.
ancak dürüst olmak patavatsızlıkla karıştırılmamalı ve dobralığın arkasına sığınılarak kırıcı olunmamalı. unutmamalıyız ki her doğru her yerde söylenmez. ne söylediğimiz kadar nerde, ne zaman ve nasıl söylediğimiz de çok önemli. tamam, dürüst olalım, doğruyu söyleyelim ama bunu doğru yerde ve doğru zamanda, güzel bir üslupla yapalım. aksi takdirde dürüstlük gibi erdemli bir davranışı bir kalp kırma aracına dönüştürebiliriz. bu davranışlar için de geçerli bir durum. tamam, mesela hoşlanmadığımız birine samimiyetsizce sevgi göstermeyelim ama illa dürüst olacağım diye onu sevmediğimizi yüzüne vurup kalbini kırmamız gerekmez.
yalan söylemeyelim ama her zaman doğruları söylemek en iyi fikir olmayabilir. bazen susmak gerekir. karşımızdaki kişinin durumuna, ruh haline, bulunduğumuz yere, zamana ve en önemlisi konuya göre bu dengeyi kurabilmeliyiz.
dürüstlüğü severim ve dürüst olmaya çalışırım. genellikle benim zararıma olabilecek konularda bile bunu bilmeme rağmen dürüst olurum, zaten yalan söylemekten korkan biriyim yani dürüst olmamayı istesem de beceremem galiba. bire bir iletişimde olduğum insanlardan da her zaman dürüstlük beklerim. özellikle insanların dürüst olmak mecburiyetinde olmadıkları konularda dahi dürüst olmaları çok hoşuma gider, örneğin duygularını saklamayıp açık ve doğru bir şekilde ne hissettiklerini paylaşabilmeleri gibi. davranışlardaki dürüstlüğe de çok önem veririm, davranışlarda dürüst olunmadığı takdirde ilişkiler samimiyetsiz bir hal alıyor malumunuz.
ancak dürüst olmak patavatsızlıkla karıştırılmamalı ve dobralığın arkasına sığınılarak kırıcı olunmamalı. unutmamalıyız ki her doğru her yerde söylenmez. ne söylediğimiz kadar nerde, ne zaman ve nasıl söylediğimiz de çok önemli. tamam, dürüst olalım, doğruyu söyleyelim ama bunu doğru yerde ve doğru zamanda, güzel bir üslupla yapalım. aksi takdirde dürüstlük gibi erdemli bir davranışı bir kalp kırma aracına dönüştürebiliriz. bu davranışlar için de geçerli bir durum. tamam, mesela hoşlanmadığımız birine samimiyetsizce sevgi göstermeyelim ama illa dürüst olacağım diye onu sevmediğimizi yüzüne vurup kalbini kırmamız gerekmez.
yalan söylemeyelim ama her zaman doğruları söylemek en iyi fikir olmayabilir. bazen susmak gerekir. karşımızdaki kişinin durumuna, ruh haline, bulunduğumuz yere, zamana ve en önemlisi konuya göre bu dengeyi kurabilmeliyiz.
böyle bir şey olacaksa şimdi söylesinler, ona göre boşuna çalışmayayım.
İkisi bir arada çok güzel ama sevmek daha kıymetli sanki
alışverişe düştüm iyice. kargoya teslimle bekleme sürecim başlıyo sonra şubeye gelmiş oh yakınlaştı, dağıtıma çıkıyo oo kargocu abi ne zaman getirecek filan geliyo bi mutluluk bi heyecan işte öyle
Üzerine biraz düşündükten sonra hatırlayamadığım andır. Belki uzun uzun düşünürsem burayı editlerim.
Severiz kendisini ama böyle problemli geometri sorularına sinir oluyordum dümdüz sorun işte ne gerek var probleme yok tablo aşmış o uçmuş çantasının ipi kopmuş
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?