farklı düşüncelere tahammülsüzlük

gozleriniacvebak
tahammül ve saygı arasındaki farka dair bir yazı okumuştum.
hani hep deriz ya başkasının fikirlerine katılmayabilirsin ama saygı duymak zorundasın diye, aslında saygı duymak değil de tahammül etmek zorundasın demek lazımmış. bir fikre saygı duymak bir noktada onu kabul etmek anlamına gelebilirmiş.
bunu okuduktan sonra hep şöyle düşünmüşümdür, her fikre saygı duyamam belki ama her fikre tahammül etmek durumundayım. yoksa aynı fikirde olmadığım insana tahammül etmeyip de ne yapacağım?


not: ilk entry'mi böylelikle girmiş oldum hadi bismillah :)
2

ilk görüşte aşk

ileleualatyr
Hiç aşık olmadım, aşkın varlığına da inanmıyorum ama olsa bile bence bu ilk görüşte yaşanabilen bir deneyim olmazdı. Birini her haliyle sevmek insanların “aşığım” deme eşiklerinden biri. Birinin her halini göremesen de çoğu halini görmek için epey bir zaman geçirmen gerekiyor. Tam da bu yüzden aşk varsa bile ilk görüşte olabilecek bir şey değildir.

insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders

armut
İyi ya da kötü fark etmez, yaptığınız her şeyi karşılıksız yapın. En sık gördüğümüz kişiler olan ebeveynlerimiz bile hala tavırlarıyla bizi şaşırtabiliyorlar. Beklentiler karşı tarafı tanıdığınıza inandığınız için sahip olduğunuz önyargılardır. Oysa her insan değişmeye mahkumdur. Kimse tanıdığımız gibi kalmaz.

ben burada öğrenciyidim de

cherie
dermada herkes azar yedigini soylemis ama ben 1 sene once her ay dermaya gidiyordum (pole degil de anabilim dalina gidin) orada adini hatirlayamadigim sanirim yabanci olan hacettepe mezunu gozluklu cok mulayim bi abi vardi hic geri cevirmiyordu o <33
1

yabancı dilde eğitim

prime
o zaman bir de ingilizce öğrencisinden yorum gelsin. türkçe eğitimle sayın margauerite gautier'in bahsettiği terimler konusunda benzerlik gösterse de sadece bu açıdan bakmamız doğru olmaz. ingilizce eğitim tam veriliyor mu tartışılır ama verildiği kadarıyla değerlendirecek olursak ana dilde öğrenmekten daha zordur. yabancı dilde eğitime tam anlamıyla ulaşabilmek için yabancı dili iyi bir şekilde anlıyor olmak gerekir. bunun yanında ingilizce düşünebilmek de önemlidir. bahsettiğim şey şu aslında bir bilgiyi öğrenmeye çalışırken önce türkçe'ye çevirip sonra anlamaya çalışıyoruz genelde bu işi daha da zorlaştırıyor. ama aynı zamanda gelecek için az önce sıraladığım yetileri kazanmak konusunda pratik kazandırıyor. ana dilde öğrenmek daha verimli, daha faydalı ve daha pratik haklısınız ama bilimin dili ingilizce olduğu için kendini bir nokta daha ileriye taşımak isteyen insanlar için yabancı dilde eğitim almayı bilmek gereklidir.

koronanın bize kazandırdıkları

kokulupeynir
sakin bir hayat neymiş öğrenmiş olduk. toplumun sosyokültürel yapısı hakkında fikirler verdi bize. başlarda işten yeni atılan bir kişi gibi kaldık. yeri geldi ev hanımı olduk yeri geldi market müfettişi herkesin gözünden bakma şansımız oldu.

her şeyin geçici olması

privileged of medic
Mutluluklar da hüzünler de,attığımız kahkalar da döktüğümüz gözyaşları da,bitmeyecek gibi gelen geceler de sonsuzmuş gibi görünen gündüzler de,hayatımıza anlam katan heyecanlarımız da her şeyi mahveden korkularımız da her şey geçicidir şu fani dünyada. Bana göre kalıcı olan tek şey “sevgi”dir bu hayatta. Tanıdığınız ya da tanımadığınız her bedene ektiğiniz sevgi tohumu o yürekte filizlenir.sularsanız çiçek açar belki sulamasanız bile o yürekte tutunmanın bir yolunu bulur inanın ki. Sevginin olduğu,sevginin değdiği hiçbir his,düş yA da olay geçici değildir.Geç kalmayalım yeter ki. Sevgi her yolu bulacaktır yüreğin kilitlerini açmak için.

seyir kafe

jesse pinkman
gütf kulüp tanışma yemeği mekanı. başlarda Ankara hakkında 0 bilgiyken okey oynamaya hep buraya giderdik.. garsonlar öğrencilerden o kadar bıkmış ve o kadar asık suratlıydıki sonra başka mekanlar keşfettik.. mutlu son

para biriktirmek

limon
Para biriktirmek eğer ihtiyacımdan fazla ya da kullanmadığım fazla kalan paraları bir kenarda toplamak ise böyle bir durumum maalesef şimdilik yok (ki olacağını da düşünemiyorum), yapabileceğim ya da yapmak istediğim şeylerden kısıp bir kenara toplamak ise bunu da ben yapmak istemiyorumm. Sonuca bakarsak sanırım hiç bir zaman birikmiş param olmayacak :')

yüz vermeyince zamanın yavaşlaması

poyrazkarayel
Anlam veremiyorum efendim. Çağın hastalığı dedikleri bu olsa gerek. Sevgiliden, aileden, eşten dostan gelene eyvallah da sen neymişsin be arkadaş.. iki aydır ne ilgi gösteririm ne bi şey. Bıraktığım yerde durur bu, boyutların dördüncüsü, sanki ceza paspasına koymuşum da orada unutmuşum gibi öyle bekler.

Ne zaman ki bir farklılık olur, sıradanlığı yırtar atarım o vakit eli kolu rahat durmaz. Günlerdir biriktirdiği enerjisi yayılıverir her zerresine; uçsan da koşsan da tutamazsın. Bağırıversen de arkasından.. lütfen yavaşla.. duyuramazsın.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol