yaz gelsin acil
Fikirlerimizin çoğunlukla benzer olduğunu gördüğümden ve ayrıca aynı dönemde olduğumuzdan dolayı:(yazar: mandalinasoydumbasucumakoydum)
Maalesef hayatını kaybetmiş olan hekimdir. Allah'tan rahmet diliyorum.
Bu münferit bir olay değil. Tedbirsizlik ve insanlarda adım adım oluşan(veya oluşturulan) algı sonucu gayet de göz göre göre gelen bir cinayettir. Hekimler özlük haklarını kaybettikten sonra herhalde ki sıra canlarına geldi. Daha ne kadar kötü bir olay yaşanması lazım.
"Doktor bulamıyoruz, para için özele geçiyorlar, yurtdışına gidiyorlar." Diyenleri de sahneye alalım. Bulunca gösterilen muamele ortada. İşyerinde beğenmediği yemek çıkınca şımarıklık yapacak adamlar, doktor düşük ücretten ölme pahasına bana baksın istiyor; sonra da doktor bulamıyoruz, Allah Allah ne kadar ilginç.
Kardiyoloji düşünen beni de derin düşüncelere itti bu olay. Klimalı ofisinde yalandan çalışıp "doktorlar rahatı için bilmem şu bölümleri seçiyorlar." Diyenler vardı bir de. Alın gördünüz işte şimdi.
Bu sorun daha da kronikleştiği gibi çözülecek elle tutulur bir adım da görülmüyor. Allah herkese sabır versin artık.
Tıp için bu kadar emek harcamış bir hekim, yaptığı meslekten dolayı artık hayatta değil. gerçekten çok üzücü ve trajik bir durum. Tekrardan mekanı cennet olsun.
Bu münferit bir olay değil. Tedbirsizlik ve insanlarda adım adım oluşan(veya oluşturulan) algı sonucu gayet de göz göre göre gelen bir cinayettir. Hekimler özlük haklarını kaybettikten sonra herhalde ki sıra canlarına geldi. Daha ne kadar kötü bir olay yaşanması lazım.
"Doktor bulamıyoruz, para için özele geçiyorlar, yurtdışına gidiyorlar." Diyenleri de sahneye alalım. Bulunca gösterilen muamele ortada. İşyerinde beğenmediği yemek çıkınca şımarıklık yapacak adamlar, doktor düşük ücretten ölme pahasına bana baksın istiyor; sonra da doktor bulamıyoruz, Allah Allah ne kadar ilginç.
Kardiyoloji düşünen beni de derin düşüncelere itti bu olay. Klimalı ofisinde yalandan çalışıp "doktorlar rahatı için bilmem şu bölümleri seçiyorlar." Diyenler vardı bir de. Alın gördünüz işte şimdi.
Bu sorun daha da kronikleştiği gibi çözülecek elle tutulur bir adım da görülmüyor. Allah herkese sabır versin artık.
Tıp için bu kadar emek harcamış bir hekim, yaptığı meslekten dolayı artık hayatta değil. gerçekten çok üzücü ve trajik bir durum. Tekrardan mekanı cennet olsun.
sanırım lise arkadaşlarımdan özür dilerdim. herhangi bir küslük yok ancak doğal olarak iletişimimiz azaldı ve hep bir arada olacağımıza söz vermiştik. küçükken aptalmışız ya da fazla safmışız. ortaokul arkadaşlarımızla konuşmadığımızı bile bile böyle boyumuzdan büyük laflar etmişiz.
hayvanlar üzerinde deney yapılmamış olan ürünlere denilmektedir.
geçenlerde sosyal medyada sıkça paylaşılan tavşan ralph ile gündeme gelen konudur.açıkçası benim bu konuda pek bir fikrim yoktu ama biraz araştırdığımda pek çok markanın cruelty-free olmadığını fark ettim.umarım markalar bu konuda olumlu bir adım atarlar.
sanıyorum ki pek çoğumuz bu videoyu izlemiştir.ama belki görmemiş olanlar vardır diye entryme ekliyorum.:)
geçenlerde sosyal medyada sıkça paylaşılan tavşan ralph ile gündeme gelen konudur.açıkçası benim bu konuda pek bir fikrim yoktu ama biraz araştırdığımda pek çok markanın cruelty-free olmadığını fark ettim.umarım markalar bu konuda olumlu bir adım atarlar.
sanıyorum ki pek çoğumuz bu videoyu izlemiştir.ama belki görmemiş olanlar vardır diye entryme ekliyorum.:)
veyahut ölüm varsa ben yokum, ben varsam ölüm yok olan stoacı felsefesi sözü. epikuros tarafından söylendi sanıyordum ama farklı bir yazıda lucretius da gördüm.
“ Stoacı görüşe göre insan, kendi dışında gelişen olayları değiştirebilme gücüne sahip değildir. Fakat doğa karşısında özgür olamayan insan, bu kısıtlanmışlığa karşın iyiyi seçme özgürlüğüne ve yeteneğine sahiptir. Stoa anlayışına göre mutluluğa ulaşmak da insanın iyiyi seçebilme özgürlüğüne binaen, iyinin seçilmesiyle gerçekleşebilir.”
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/%C3%B6l%C3%BCm-varsa-ben-yokum-3147ef93c31d
“ Stoacı görüşe göre insan, kendi dışında gelişen olayları değiştirebilme gücüne sahip değildir. Fakat doğa karşısında özgür olamayan insan, bu kısıtlanmışlığa karşın iyiyi seçme özgürlüğüne ve yeteneğine sahiptir. Stoa anlayışına göre mutluluğa ulaşmak da insanın iyiyi seçebilme özgürlüğüne binaen, iyinin seçilmesiyle gerçekleşebilir.”
https://medium.com/t%C3%BCrkiye/%C3%B6l%C3%BCm-varsa-ben-yokum-3147ef93c31d
Çok basit bir olayı acaba benden dolayı mı oldu, karşımdakini kırdım mı, yanlış mı dedim şimdi diye günlerce haftalarca kafama takıyorum, dert ediniyorum fazla düşünmek de iyi değil :(
yok,çıkamıyorum cidden buradan.bağımlı oldum sanırım ben de..
ing. delikanlı, erkek çocuk, oğlan
26 adet, adam olana çok bile. Yalnız hiç entry yazmıyorsunuz -sözüm meclisten dışarı- lütfen yazın.
Beklenti içine girmeyip umut etme taraftarıyım her zaman için.
Annemin neden ocağın arkasını alüminyum folyo ile kapladığını anlamak
amerika cok karisikdndnndnd
Onun da selamı var.
Her naneden azar azar yemektir pediatri, bi sürü branşı vardır hepsinden bilgin olsun isterler ama hiçbirini tam bilemezsin. Bir de ilk stajınsa geçmiş olsun. Bebek ağlamalarıyla kendi hıçkırıkların birbirine karışır üstüne bir de malign bi hoca denk gelirse( evet dostlar pediatride de malign hoca var) bütte görüşürüz diyip kapıyı gösterirler
bazen benimdir. ruh halim sosyalleşmeye uygun olmadığında yani kısacası kendimi "yabani" hissettiğimde, bir de misafirler beni sarmayan tipler olduğunda çıkmıyordum. bazen hala çıkmıyor olabilirim, neyse. çıkmamak bir şey değil de en kötüsü ne biliyor musunuz? selam vermek için yanına gitmediğiniz misafirle evin başka bir yerinde karşılaşmak. yani misafir içeride oturuyor zaten diye düşünüp mutfaktan bir şey almaya gidiyorsun ve bir bakmışsın misafir mutfakta! utana sıkıla selam veriyorsun filan. bana bundan olmuştu 1 2 kez ve gerçekten çok mahcup hissetmiştim. o yüzden canım hiç istemese bile 10 saniyeliğine içeri girip "hoş geldiniz." demek daha mantıklı geliyor. bu arada misafirlere "hoş geldiniz." demek için yanlarına girmenin bazen benim için çok zor olduğunu, kapının önünde birkaç dakika sallanıp zıplayıp kendimi buna hazırlamaya çalıştığımı ve en sonunda annemin durumu fark edip "teyzeleri bakın bu da benim kızım." diyerek içeri girmeme yardımcı olduğunu biliyor muydunuz? odamızdan çıkmıyorsak bir nedenimiz vardı yani. :')
Önceki yazımda da belirttiğim gibi yağmuru çok seviyorum. Yağmurda yürümeye ek olarak otobüste başımı cama dayayarak yağmuru izlemek de sevdiklerim arasında. Ama şu anda yağmuru izlemekten fazlasını yapiyorum. Çünkü dışarıdaki yağmur ne yazık ki otobüsten içeri sızıyor. Sol yanım yağmurda yürümeden ıslandı bile. Tüm belediye otobüsleri böyle mi bilemem ama Etimesgut otobüsünüzde böyle bir sorun tespit ettim sayın ankara belediyesi ve bu hiç de hoş bir durum değil doğrusu.
Gereğinin yapılmasını arz ederim.
Gereğinin yapılmasını arz ederim.
Ülke kurulurken Türk üst kimliğinde toplanmış olan vatandaşlar hariç hiç kimsenin hüviyeti hak ettiğini düşünmüyorum.
Ben size söyleyeyim;bizden başkasının bu ülkeye zihnî katma değeri olmaz.
Milliyetçilik,sanılanın aksine üst kimliğin altında toplanmış diğer insanları dışlamak değildir.
Milliyetçilik başından beri bu hüviyetle yaşama hakkına sahip olanların 'bir'likte yaşaması ve ülkeyi her manada ileri taşımasıdır.
Ben size söyleyeyim;bizden başkasının bu ülkeye zihnî katma değeri olmaz.
Milliyetçilik,sanılanın aksine üst kimliğin altında toplanmış diğer insanları dışlamak değildir.
Milliyetçilik başından beri bu hüviyetle yaşama hakkına sahip olanların 'bir'likte yaşaması ve ülkeyi her manada ileri taşımasıdır.
Fiziksel olarak yaşlanmanın içinde beynimizin de yaşlanması bulunduğundan ve beynimiz ruhsal durumların patronu olduğundan katılmadığım önerme.
Beynim yaşlanıyorsa davranış olarak da yaşlanıyorum demektir.
Beynim yaşlanıyorsa davranış olarak da yaşlanıyorum demektir.
Hint-avrupa dil ailesinin hint koluna mensup farsçada sitâre 'yıldız' demektir. Yine hint koluna mensup kürtçede stêrk 'yıldız' demektir.
Avrupa koluna mensup İngilizcede 'yıldız'ın star olduğunu hepimiz biliyoruz.
Arapçada ise örtü anlamına geliyor diye hatırladım,hatta aynı isimde daha çok tessettürlü hanımlara hitap eden giyim markası da bulunmakta.
Tirikolarını tavsiye edebilirim:)
Avrupa koluna mensup İngilizcede 'yıldız'ın star olduğunu hepimiz biliyoruz.
Arapçada ise örtü anlamına geliyor diye hatırladım,hatta aynı isimde daha çok tessettürlü hanımlara hitap eden giyim markası da bulunmakta.
Tirikolarını tavsiye edebilirim:)
Babam dinlerken "bu hiç güzel değil, değiştir" dediğim şarkıları türküleri değiştirtmeyi bıraktığım, hatta bizzat kendim de açıp dinlemeye başladığım zaman.
Bir de geceleri ve uykuyu sevmeye başladığımda büyüdüğümü anladım. Küçükken hiç akşam olmasın, hiç uyumayalım isterdim. Demek ki yorgunluk hissetmiyormuşum çocukken. Artık yeri geliyor uykuya hasret kalıyoruz :((
Bir de geceleri ve uykuyu sevmeye başladığımda büyüdüğümü anladım. Küçükken hiç akşam olmasın, hiç uyumayalım isterdim. Demek ki yorgunluk hissetmiyormuşum çocukken. Artık yeri geliyor uykuya hasret kalıyoruz :((
Çok uzun ya anasayfası. Yazmışlar da yazmışlar üff oku oku bitmiyo
nedense kıvırcık saçlı birinin saçlarıyla oynamayı çok seviyorum.. işaret parmağımı o kişinin kıvırcık kısmın içinde kalan boşluğuna sokmak hoşuma gidiyor.tuhaf bi durum bence ahdhdsjsj...
"daha iyi öğrenin diye bırakıyoruz sizi çocuklar"
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?



