geceye bir şiir bırak

privileged of medic
Çocukken güneş olmak isterdim,
Sonra anladım ki en iyisi çocuk olmak.
Çünkü güneşten sıcaktı kalbim.
Büyüdüm derken, yaşam denen ayazda üşüdüm.
Soğudu buza döndü kalbim.
Ne “güneş” olabildim,
Ne “çocuk” kalabildim.
Özdemir Asaf


Yaşam denen ayazda üşüyenlere gelsin.

kainatta düzen var mı sorunsalı

elegantmoon
Sayın emolla, açıklama getireyim ben de: görüşlerinizden dolayı değil, karşıt olduğunuz görüşün dayanağını "safsata ve kavram karmaşası" olarak nitelendirdiğiniz için troll olduğunuzu düşündüm. İnsani ve verimli bir tartışma ortamı olmasının umulduğu bir ortamda, görüşünü paylaşan birinin düşünce temelleri bu sıfatlarla nitelenirse, kişiye hakaret edilmesinden başka bir sonuca ulaşılamaz. Bu sıfatların yöneltildiği kişi asla bir şey kaybetmez kendinden ama olur da dalalete düşer ve cevap verirse ortam alevlenir ve malumunuz internet de buradan prim yapıyor. Tam bu sebeple troll olduğunuzu düşündüm asla görüşlerinizden dolayı değil. Tartışarak daha "doğru" yerlere varmak dileğiyle:)

dolmuşçuların bir garip olması

armut
elbise giydiğim bir gündü ve dolmuşa binme gafletinde bulundum. Acilin karşısından binip sinema izlemek için armada'ya gidecektim. Dolmuşçu abi ben kısa mesafe bindim diye beni öne oturttu. Fakat otururken güç bela kenardan sıkışarak öne sığabildım. Ön kısım çok geniş değildi. Bir yandan da sürekli etek kontrolü yapıyorum. Sonra dolmuşçu abi aşti'den valizle binen kızın valizi 1 kişilik fazladan yer kaplamasın diye valizi adeta benim üstüme attı. Ben iyice sıkıştım o sırada ayaklarımın refahını kaybetmiştim. Armada'ya geldik. Benim inmem gerekiyor. Fakat etek valize takıldı. Ben sıkıştığım ön koltuktan sıyrılıp aşağı inmeye çalıştıkça etek de sıyrılmaya başladı. Bir şekilde toparlamaya çalıştım lakin zorlamdığımı söylemek isterim.

Dolmuşa o gün bindiğimde 5 tl verdim. Okuldan armada'ya yürüsem 5 tl cebimde kalırdı üstelik Tadım da kaçmazdı
3

şeb-i arus

lavinia
Şeb-i arus un ne demek olduğunu bilmiyordum ve hemen google'ladim sayın yazarcımlar. Sizinle de paylaşayım.
Şeb-i Arus, Türkçe: Düğün Gecesi, (Farsça şeb: gece, Arapça arus: düğün), Mevlevilikte Mevlânâ Celaleddin-i Rumi'nin öldüğü gecedir. Mevlana Celaleddin Rumi, bu geceyi Rabb'ine, sevgiliye kavuşma gecesi olarak düşündüğü Düğün Gecesi olarak adlandırır.
2

fıstık ezmesi

necdetersoz
fitness trendlerine bağlı olarak şu sıralar popülerliğinin arttığını düşündüğüm bir yiyecek. her yerde reklamını görüyorum. belki benim ilgi alanlarıma göre düzenlenmiş ve bana daha çok görünen reklamlar da olabilir. eskiden piyasada sürekli şekerli olanları bulunurken artık pek çok gıda markası şekersizlerini ya da farklı çeşitlerini (ballı, hurmalı, chia tohumlu vb) üretmeye başladı. ezme yerine yıllardır doğrudan fıstığın kendisini tüketen biri olarak uzun bir süre ilgimi çekmese de evde bir anda ezme yapasımın gelmesiyle berâber hârika bir lezzet de keşfetmiş oldum.

bunun üzerinden biraz gastronomi konuşalım. yiyeceğiniz kadar çiğ yer fıstığını kabuklarından soyarak ve iyice ayıklayarak bir tavaya alıp başka hiçbir malzeme eklemeden 5-10 dk kısık orta ateşte kavuruyorsunuz ve hafif kızarıp esmerleşmesini sağlıyorsunuz. yer fıstıklarını henüz çok sıcakken bir blender/rondoya hızlıca alıp 5 dk kadar krema ve ezme kıvâmına gelene kadar çekiyorsunuz. kavururken yağını hafifçe salacağı için çekmeye başladığınızda o kendi yağı yer fıstığına esas ezme kıvâmını sağlayacak ekstra yağ koymadan çünkü kendisi zâten çok yağlı. bu kadar.

ve evet fıstık ezmesi, içine başka hiçbir şey koymasanız dâhi normal fıstıktan kat kat daha lezzetli. peki içinde başka hiçbir ek malzeme olmadan yer fıstığı ezmesi, yer fıstığının kendisinden çok daha lezzetli olabiliyor? temelde iki sebebi var.

kavurma işleminde, fıstıktaki protein ve karbonhidratta yüksek sıcaklıkta meydâna gelen maillard reaction adı verilen olay. bizim esmerleşti, kavruldu, kızardı dediğimiz şey. yaklaşık 180 derece sıcaklık gereksinen bu reaksiyon, yiyecek moleküllerinin tat ve aromasını insan damak zevkine göre artırıyor ve değiştiriyor. o yüzden aslında hemen her besinin kavrulmuş, kızartılmış hâlleri, 100 santigrad derecedeki haşlama ve çiğ tüketimlere göre insanlara daha çok zevk veriyor. örneğin hammaddesi aynı olmasına rağmen kahvelerin farklı kavrulma derecelerine göre farklı tatlar vermesinde de aynı sebep yatıyor.

ikincisi ise tat tomurcuklarıyla temas ve yüzey alanının artması. fıstığı bütün hâliyle tükettiğimizde ağzımızda en fazla birkaç kez çiğner ve akabinde parçacıklar hâlinde hemen yutarız. dolayısıyla fıstık içindeki tat molekülleri yeterince dilimizle temas sağlayamadığı için fıstığın tadı olduğundan daha az algılanır. ezme hâline getirdiğimizde ise bu moleküllerin tomurcuklarla teması ciddi şekilde artar ve fıstığın tadı çok daha yoğun şekilde bizim tarafımızdan algılanır. o yüzden içine ekstradan hiçbir malzeme koymasanız dâhi tek başına bunlar lezzetini katlar.

yine de tatlandırmak isterseniz miktarca 1:10 oranında bal; veganlar de için hurma suyu ya da özütü, birlikteliğinde bir fiske tuz çok güzel sonuç verir. tadı artırmak için ekstra tatlı malzeme kullanılan târiflerde genel olarak berâberinde çok düşük miktarlarda tuz kullanılması tatlı tadın algılanmasını kolaylaştırıyor. bunun altındaki bilimsel mekanizma da çok mantıklı. dilde tat tomurcuklarında bulunan ve glukoz taşıyan SGLT1 reseptörlerinin çalışması ve şekerli tadı algılayıp beyne iletecek hücrelere taşınması, ortamda sodyum varlığında indükleniyor. sglt de zâten sodium-glucose linked transporter demek. işte bu yüzden bizim kullandığımız bir fiske tuz, gastronominin bilimle ilişkisini ortaya koyan ufak detaylardan sâdece biri...

intörn maaşı

ruhdoc
Nedense yeni düzenlemenin sonucunu hesabımda görmeden inanmam çok zor. Öyle bir kırgınım.
Dipnot: Aralık ayındaki sözde düzenleme bile yapılamadı halen daha 🙄🙄🙄

dalgınlıkla yapılan saçma şeyler

lavinia
off çok utanç verici bir şey aklıma geldi elbet siz veya cevrenizden birisi yaşamıştır. küçükken okula gitmek için çıkarsın ve ayakkabı yerine terlik veya olmayacak bir ayakkabı giymişsindir. allaahımmmm çok utandım şu an o aceleyle fark etmiyorsun :((

ramazan

ileleualatyr
Ramazan ve mandalina ikilisini kabul edemediğimden geçenlerde ramazan bir daha ne zaman yaza denk geliyor araştırması yapmak hatasına düştüm. Benim çok ama çok büyüdüğüm zamanlara denk geliyormuş.

demokrasi

ileleualatyr
schattschneider'e göre halkın karar alma sürecine katılabilmesine olanak sağlayacak şekilde liderlerin ve organizasyonların alternatif kamu politikaları için yarıştıkları bir rekabetçi politik sistem; kant'a, platon'a, rousseau'ya, aristo'ya göre despotizm yahut mutlaka despotizme dönüşendir.
yine platon "demokrasi, bir eğitim işidir. eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. devam edilirse demagoglar türer. demagoglardan da diktatörler çıkar." der ve ben de buna katılırım.
bana göre teoride müthiştir ama pratikte işe yarar olması için ideal varlıkların seçmen olması gerekir.
Benim düşüncemi rousseau şöyle ifade etmiş: “tanrılardan oluşan bir halk varsa, işte onlar kendilerini demokratik bir biçimde yönetecektir.”
edit: (yazar: aquaregia) sayesinde rousseau'nun sözünü ekledim. Kendisine teşekkürler.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol