kendinize itiraf edin

wenatrordet
Mükemmeliyetçisin ve bu berbat bi özellik. Hiçbir zaman bir konuda yeterli ve iyi hissetmiyorsun ve hep kendini kötülüyorsun. Şunu derken bile ama berbatım zatenn diyosun kendine. Şunu bıraksan var ya uuf
Bi de biraz yavaş sinirlensen keşke

swarm

taskebabi
Satoshi Konvari planlara sahip Donald Glover dizisi. Atlanta'yı sevdiyseniz hoş bir alternatif olacaktır. Hazır Satoshi Kon demişken Perfect Blue'yu öneririm. Zira Japonya'daki "idol" kavramını anlamak dizinin etkileyiciliğini de arttıracaktır.
1

insanın ulaşabileceği en yüksek makam

poyrazkarayel
boşvermişlik..hele ki çok düşünen kafaya takan biriyseniz ikinci baharı yaşarsınız. her şeyi de kontrol edemem yapabileceğim bir şey yok deyip koyver gitsin moduna geçiyorsunuz. Artık saatlerce uykusuz kalmıyorsunuz, kafanızı koyduğunuz gibi uyuyorsunuz. siz sadece bir insansınız ve her şey sizin denetiminizde olamaz rahatlayın ve boşverin.

enes kara

daenerys targaryen
bu arkadaşımız gibi cemaat yurdunda süründürülen bir sürü öğrenci var ve yaşanan bu olay sonucu yetkililerin hiçbir şey yapmaması çok üzücü. geçtiğimiz ay yine böyle bir yurtta satırla öğrencinin kafası kesilmişti. böyle dehşet verici bir olay yaşanmışken bu yurtlara hala nasıl soruşturma vs kapsamlı bir incelemede bulunulmuyor? hala bu yurtlarda öğrenci bulunmasına izin vermek diğer öğrencilerin intiharına/katledilmesine/acı çekmesine göz yummak değil de nedir?

yazarlarımızın ağzı ne kadar bozuk

clarice starling
anneme sorsanız benim ağzım çok bozuk, çünkü en ufak bir kaba kelimeyi bile küfür olarak değerlendiriyor kendisi :) bana sorarsanız eh işte. yani ağzının bozuk olması gerçekten çok göreceli bir kavram, birisinin ağır bir küfür olarak değerlendirdiği bir kelimeyi başkası çok normal bir kelime olarak algılayabiliyor.
ben bazı küfürlerden nefret ediyorum, çok itici ve mide bulandırıcı geliyorlar( hoş istemsizce kırk yılda bir onları da söylediğim oluyo içimden ama..) bazılarını ise söylüyorum valla bile isteye. söyleyebileceklerim nerde ve kimin yanında olduğuma göre değişiyor. ortalık yerde küfretmem yani. mesela bazılarını sadece evde söylerim (hatta bazen bir yere tam uyacak bir sözcük oluyor ve benim çok komiğime gidiyor, o zaman sadece kardeşime söylüyorum ve birlikte gülüyoruz :)), bazılarını çok yakın arkadaşımın yanında da söyleyebilirim vs.
içimden ya da etrafta kimsecikler yokken özgürce kullanırım birtakım kelimeleri :) sürekli kendi kendime konuşan bir insanım yani kendimle beraber çok şeyi yorumlarız, bu yorum ve değerlendirmeler sırasında da kullanırım bazı küfürleri. bazı olay ve durumlara bazı kelimeler cuk oturuyor, işte böyle zamanlarda dışımdan söyleyemesem bile içimden geçiririm yani. yani şöyle bakınca küfretmek hoş bir şey değil, kimseye de yakışmıyor ama çok da kasmamak lazım galiba, bazen yerine ve zamanına göre söylenebilir. ama büyüdükçe bırakmayı düşünüyorum, evde bile söylemeyeceğim yani, sadece içimden söyleme moduna geçeceğim :))

23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı

von
çocuklara "gelecek sizsiniz" diyoruz,
ama geçmişten kalan enkazı kaldırmadan veriyoruz o geleceği.

onlar umutla çiziyor güneşi,
biz gökyüzünü griye boyuyoruz her haberle.
onlar her şeyi soruyor,
biz hâlâ cevap vermemeyi marifet sayıyoruz.

çocuklar oynarken düşebilir,
ama bazıları öyle bir kalkıyor ki,
büyüdüğünde kimseye yer bırakmıyor.

çocuklara dürüstlük anlatıyoruz,
ama en çok yalanı yüksek sesle söyleyenler alkış alıyor.
çünkü bazı ağızlar, zamanla değil, çıkarla büyüyor.

bir çocuğun utangaç bakışı,
koca bir kürsüden daha çok şey anlatır aslında.
yeter ki dinlemeyi bilelim.
yeter ki susturmayı alışkanlık etmeyelim.

23 nisan kutlu olsun.
çocuk kalanlara,
çocukların gözünün içine bakınca yüzü kızaranlara…

büte kalma korkusu

poyrazkarayel
Büte kalma değil de sokakta kalma korkusu sardı beni. 30 haziranda yurt kapanıyormuş. Lütfen bu sıcak yaz aylarında kapınızın önüne yemek su falan koyun da sokakta yaşayan Poyrazlar hayatta kalsın..
2

güllaç

highwaytohell
her ne kadar sütlü peçete diyenler olsa da benim sevdiğim tatlılar arasındadır.o hafifliği,şerbetli tatlılar gibi kesmemesi,serinletmesi falan beni gayet mutlu eder.daha napsın ki :(
8

enes kara

mandalinasoydumbasucumakoydum
ben dayanamıyorum artık ya! yazamıyorum da bir şey. tek söyleyebileceğim videosuyla her karşılaştığımda kendimi onun yakınlarının yerine koyduğum. onun yerine koymaya cesaret edemiyorum çünkü. gerçi hangisi daha acı daha zor bilemiyorum. enes seni tanımıyordum belki ama gittiğin günden beri seni bir yerlerden çok iyi tanıdığım hissi bırakmıyor peşimi. ve videonu her görüşümde o güzel yüzün daha da acı veriyor. bir daha arkadaşlarınla sohbet edemeyeceğini, kahkahalara boğulamayacağını… biliyor musun ne yazsam yansıtamıyorum içimdekileri. çok öfkeliyim. çok üzgünüm. bir tek bunları seçebiliyorum duygularım içinden. ve dostum senin bu dünyadaki varlığını çok özleyeceğim. umarım gittiğin yerde huzurlusundur.

tıp okuyup tıp yazma diyen insan

selektor yapan yildiz
Sanırım orta okuldaydı bir hocamız "mesleği yapana sormamak lazım." demişti ki bence bir yerde haklı. Bugün doktora sorsak tıp yazmayın der. Avukata sorsak hukuk okumayın der. Mühendise sorsak mühendislik fakültesine gitmeyin der (istisnalar tabii ki var). Asıl olay sayın (yazar: kaira) yazarımızın da yukarıda belirttiği gibi artı ve eksilerinin iyice açıklanması, bunun akabinde tercihin kişiye bırakılması, baskı yapılmaması. Yani yazma diyorsa neden yazmasın? Yazmayıp ne yapsın mesela, nereye gitsin, neyi tercih etsin? Başlıktaki gibi bir tavsiye verilebilir tabii ki ancak bana göre bunun gibi bir tavsiye veren kişi nedenini de anlatmakla yükümlü.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol