bana yeni düşünce gelmiyor sanırım eskiden market listemi bile buraya yazardım son 1 aydır baya az yazıyorum. hatta ne zamandır yazmadım deyip yazmaya başlıyorum sonra yazacağım şeyin ortasına gelip bunu neden paylaşayım ki deyip siliyorum :(
Hayatı seviyordur
sanat yalnızca sanatçının kendisi içindir. sanatçı sanatını sanat için ya da toplum için yapmayı tercih edebilir ancak ne düşünürse düşünsün her seçimi kendi zevklerinin bir sonucu olacaktır.
Biz birlikte seni çok sevdik, beni çok üzdük…
Hani aniden yıllar önce yaptığın ya da söylediğin saçma bir şey gelir ya aklına tüm detaylarıyla... sonra zamanı geriye sarıp düzeltmek istersin işte o.
Tunalı penguen:kitap okumak,takilmak
Tunalı bosco:arkadaşlarla oturmaca
Çukurambar toe:study date
Hmbrgr:sos kadın olaraktan...
Tunalı bosco:arkadaşlarla oturmaca
Çukurambar toe:study date
Hmbrgr:sos kadın olaraktan...
Uzun yol rekorumu kırmaya karar verdim vermesine de 18 saat otobüs mü 26 saat tren mi ona karar veremedim :)
boşuna bir çabadır.düşünmemeye çalıştıkça o şey hakkında daha fazla düşünür hale gelirim farkında olmadan :( en iyisi zamana bırakmak sanırım böyle durumlarda.
twilight üstüne dinlemedim ben..
Küçükken sadece çubuğu için aldığım yiyecek.
Çubuk çok mu özel bir çubuktu? Hayır. Çocukluk işte, çok farklı geliyordu bana.
Çubuk çok mu özel bir çubuktu? Hayır. Çocukluk işte, çok farklı geliyordu bana.
Bir çocuğa çikolata vermiştim yiyip kusmuştu :')
Genelde arabaya alanlar ya ipi kopuk değişik profilliler veya uzun yola giden sohbet edecek birisini arayan insanlar oluyor. Bi tane kaportacı abi vardı her an ters hareket yapsan cebinden silahı çıkartacak profilli biri. Ama hayat yormuş aşk acısı çekiyor aşırı belli. Bu abi'nin arabası tofaş şahin. Ön camında kaportacı .... Yazıyor. Arabanın kapısı açtığımız gibi duyduğumuz son ses türkü sesini hala hatırlıyorum. Abi bi şeyler dedi anlamadık herhalde gelebilirsin dedi. Neyse Oturduk içine türkünün sesini kıstı konuştu bir şeyler. Ama içerisi sigara kokusundan leşşş. Ben ciddi kalamıyorum arka koltukta dikiz aynası açısından kaçıp gülüyorum (her zamanki halimiz) arabaya adam sistem kurmuş teyipi sökmüş telefona jak girişinden ayar vermiş montalamış. Arka koltuğun arkasına haporlör döşemiş. Sağ kapıdan bindim, kapı kapanmadı "çok yaklaşma o kapıya; kaza yaptım, ondan sonra daha kapanmadı düzgün" dedi bana. Neyse o kapıdan yerdeki asfaltı görerek gittim tüm yol. Sol kapı zaten esiyor püfür püfür. Diğerinden farkı yok. Abi birden müziği son ses verdi kulağım sızlıyor. Hayır dinlediği müzikler de çekilecek değil. Sonra birden cebinden telefonu çıkarttı direksiyona koydu yolu çekmeye başladı. Allah'ım komik ve korkutucu .d yayın açtı telefondan facebook'ta. Yayına bi başka abi katıldı, beyaz atlek yatar pozisyon izliyor. Bizim abi de ona bakıyor, bi gözü de yolda. (Saat sabah 8 onu demeyi unuttum) neyse o yayını 3 kişi izliyordu abimize acıdım. arada türküleri değiştiriyo, birilerine gönderme yapmaya çalışıyodu besbelli. İnme yerine geldik. inerken kapı yine kapanmadı zaten, öyle sıkıştırdım kapıyı. İndikten sonra arkadaşla o neydi diye birbirimize baktık. Daha sonra kaportacı'yla 3-4 defa daha denk geldik. Şu belalı erkek takıntısının bizdeki hali bu kaportacı abimizdi galiba. Yaşıyorsa Allah uzun ömür versin
Pediatri intörnlüğünü yapmadığım, kafamın oldukça karışık olduğu dönemlerde kendi kendime şey diyordum "baktın tusta bir cacık yapamadın, çocuklarla iletişimin de iyi, hani acaba en ama en son tercih olarak düşünülür mü?"
2 aylık pediatri intörnlüğünde resmen 2 yıllık yoruldum. Hayat enerjim yok oldu. Bir gün Sabaha karşı çocuk acilde age, Üsye bakıyorum tam hasta çağıracağım sırada erişkin acile arrest geldi. Koşarak karşıya gitmek istedim. Dedim ben burada napıyorum. İşte Tam o an pediatriye bir çizgi çektiğim andır. Çocukları seviyorum ama hasta olmadıklarında.
2 aylık pediatri intörnlüğünde resmen 2 yıllık yoruldum. Hayat enerjim yok oldu. Bir gün Sabaha karşı çocuk acilde age, Üsye bakıyorum tam hasta çağıracağım sırada erişkin acile arrest geldi. Koşarak karşıya gitmek istedim. Dedim ben burada napıyorum. İşte Tam o an pediatriye bir çizgi çektiğim andır. Çocukları seviyorum ama hasta olmadıklarında.
nam-ı diğer gazili nietzsche
Ataletten kurtulamama nedeniyle oluşan hastalık.
angelo'nun kuralları vardı, hatırlayan çıkar mı? ek olarak tom ve jerry mükemmel bi çizgi film. hala çıkınca izlerim
Okula ilk geldiğimde hiç beğenmediğim çayın tadı her geçen gün daha da lezzetli gelmeye başladı. Akşam 5-6 gibi içeceksin, yanında da sevdiğin birkaç kişi olacak. Çayın tadı lezzetine alıştığımdan mi güzel gelir yoksa yaşanmışlıklar biriktikce mi güzelleşir bilinmez. Çayı güzel yapan şey belki de birlikte içtiğin kişilerdir. Daha lezzetli çaylar içmeniz dileğiyle, çayla kalın sevgili yazarlar! :)
kedimin tüylerinin kokusu. hayır yıkamıyoruz da ama bir şekilde çoook güzel kokuyor. hatta kendi kendime diyorum ki, kendini yalarken sabun filan salgılıyor herhalde. bazen kokusu kıyafetlerime sinmiş oluyor, üstümde onun kokusunu hissettikçe çok mutlu oluyorum :))
Kim olduğunu kimsenin bilmediği insan
Edit: Böyle birisi yok yazarlar. Dramatik, romantik olmayı seviyorum sadece.
Edit: Böyle birisi yok yazarlar. Dramatik, romantik olmayı seviyorum sadece.
Bki'm 40'ı geçmişti :)
kumsalda deniz kabuğu ararlarken petrol bulmuşlar diye bi hikaye duymuştum, kulağa çok mantıklı geldiği için birisi uydurmuş da olabilir bilemiyorum.
Çok seviyorumm eskiden hiç sevmezdim. Özellikle mangalda mantar ciddi anlamda mükemmel oluyor. Tuzlayacaksin onu bi böyle offf
“La vie en rose” geldi aklıma ilk :)
Türkçe seçmem gerekirse, cevapsız sorular ve bir derdim var arasında kaldım.
Türkçe seçmem gerekirse, cevapsız sorular ve bir derdim var arasında kaldım.
Seversen üzülürsün, sevilirsen üzersin.
Kendini sözcükler yerine kemanın eşsiz melodilerine bırakarak açıklayan G.O.T müziği…
Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu
Ağlardım
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
Çöp gibi bir oğlan ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu, ağlardım
Ne vakit Maçka'dan geçsem limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Bir rüzgar aklımı alırdı
Sessizce bir cigara yakardın
Parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin, bakardın
Üşürdün içim ürperirdi
Felaketim olurdu ağlardım
Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu, ağlardım
Ağlardım
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
Çöp gibi bir oğlan ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu, ağlardım
Ne vakit Maçka'dan geçsem limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kuş gibi gülerdi
Bir rüzgar aklımı alırdı
Sessizce bir cigara yakardın
Parmaklarımın ucunu yakardın
Kirpiklerini eğerdin, bakardın
Üşürdün içim ürperirdi
Felaketim olurdu ağlardım
Akşamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu, ağlardım
şarkıcı. büyük birisi. sesi de çok güzel. şu an onu dinleyerek bu entryi giriyorum. kendisine saygılar büyüksün serdar abi.
Moaning myrtle
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

