Sabahtan akşama dek ses sistemine bağlayıp aqua barbie dinlerdim. Kimse de bana kulaklıklarını tak mp3ün kullanım amacı bu değil demedi
Yaptığım planlar - son dakika aksilikleri
Uzmanlarının verdiği cevaplara göre sizi eşleştiren 82 soruluk test. Linki bırakıyorum efendim:)
https://www.studentdoctor.net/schools/selector
%65 match oranı ile beni dermacı yapan testtir ayrıca. %64 ile de romato ile match yaptı. Tüm çözülemeyen kronik hastalar ile ben ilgileneyim istiyorlar herhalde. ya da ben bunu istiyorumdur belki, bilemiyorum:)
https://www.studentdoctor.net/schools/selector
%65 match oranı ile beni dermacı yapan testtir ayrıca. %64 ile de romato ile match yaptı. Tüm çözülemeyen kronik hastalar ile ben ilgileneyim istiyorlar herhalde. ya da ben bunu istiyorumdur belki, bilemiyorum:)
gözünüze kestirdiğiniz insan rol yaptığınız anlamadan,10+25 yıllık kontratla renklerinize bağlıyorsunuz.taraftar mutlu,yayıncı kuruluş mutlu..(inşallah siz de mutlusunuzdur).buna evlilik deniyor.
Her meslek bağımsız olmalı. Bizim ülkemizde illa birilerinden olman gerekiyor. Hayırlı yahu hayır! Ben benim ne ocuyum ne buyucum. Bağımsız, hür iradeli bir insanım. Keza bu herkes, her vatandaş için geçerli
Bi ara kınalı saçlı bi kız vardı. Hatta çalışma salonuna bile giriyodu 😱 ya bi şeyleri çalsa?! Korkunç gerçekten. Bir gün pür dikkat ders çalışıyorum masamın yanına gelip bana fısıldadı ve ödümü koparttı. Neyse artık üst kata çıkartmıyolar onu sanırım 😑
Eski bir dostu anlatırmışım da
Ne yapar şimdi bilmem der misali
Yine birine anlattım seni
Ne yapar şimdi bilmem der misali
Yine birine anlattım seni
Benimki, işletme kazanan arkadaşıma “oo milleti mi işletcen lan” demekten öteye gidemiyor maalesef :( neyse komik değilsen aşko kuşko ol 💅🏻💅🏻 Dengeleyici olmak lazım ;)
D3 finalinden 80 alınır mı? Alınabilmesi mantıklı mı? Böyle bir şey olabiliyor mu?
Edit: 62 aldım. Aslında komitelerin hepsini bazal seviyede iyi biliyorsanız 70 rahat alınır. 80 alınmaz kasmayın boşuna.
Edit: 62 aldım. Aslında komitelerin hepsini bazal seviyede iyi biliyorsanız 70 rahat alınır. 80 alınmaz kasmayın boşuna.
eve çıkan arkadaşlarım ütü almış.kendisi sehpanın üstünde şu anda oturduk onu izliyoruz.kuzu gibi duruyor öyle pek bir numarası yok şu an için.inşallah bize kırışıksız kıyafetler verecek.
Büyük güne son 1️⃣
Koşu çok overrated bir spor
The Skin i Live in. Bu filmde gerilim dramdan ağır basıyor gibi görünebilir. Binlerce, on binlerce dram filmi varken bu filmi seçmemin nedeni içindeki gerilimin sebebinin tıbbi etik açısıdan yarattığı ağırlıktır. Film bittiğinde hastanın gelecek kaygısı ve hayat kalitesi hakkında düşünmek dram hissini daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.
Bana güzel zamanlarımı hatırlatan, hâlâ o kötü çekim kalitesine rağmen(e haliyle yıl 2007-2008) arada açıp izlediğim dizi.
Bu diziyi o kadar çok seviyordum ki kuzenimle aldığımız ortak su kaplumbağalarımızın adı Deniz ve Aslı'ydı. Tabii sonra Deniz Mine'ye, Aslı Efe'ye sonra Efe mezara gittiğinden-gerçi bir ara geri geldi- adlarının pek bir olayı kalmamıştı. Kuzenim Aslı'nın adını Mine yapalım dese de ben bunu reddettim, böyle de kararlı biriyim.
Ayrıca yazmazsam olmaz; Aslı'nın o rahatlıkla, orada burada gezerken tıp okuduğunu her gördüğümde senaristin hayal gücüne şapka çıkarıyorum.
Bu diziyi o kadar çok seviyordum ki kuzenimle aldığımız ortak su kaplumbağalarımızın adı Deniz ve Aslı'ydı. Tabii sonra Deniz Mine'ye, Aslı Efe'ye sonra Efe mezara gittiğinden-gerçi bir ara geri geldi- adlarının pek bir olayı kalmamıştı. Kuzenim Aslı'nın adını Mine yapalım dese de ben bunu reddettim, böyle de kararlı biriyim.
Ayrıca yazmazsam olmaz; Aslı'nın o rahatlıkla, orada burada gezerken tıp okuduğunu her gördüğümde senaristin hayal gücüne şapka çıkarıyorum.
nesli tükenme tehlikesi altında olan, unicef tarafından korumaya alınmış biyolojik türdür. karakteristik özellikleri arasında; adamlık, kalite, yardımseverlik başta gelir. yemek esnasında bardağına suyunu doldurarak bu türün korunmasına katkıda bulunabilirsiniz.
çağan şengül,yasir miy-mesafe
https://youtu.be/oKzEw3KpbrI
https://youtu.be/oKzEw3KpbrI
Kütüphanedeyim, arkadaşımla çalışmak daha motive olur dedim. Şu an birlikte boş yapıyoruz :)
antagonistik pleiotropi (yun. pleion=daha çok, fazla), yaşlanmanın ve yaşlılığın evrimine dâir geliştirilen birtakım evrimsel teorilerden biri.
ünlü evrimsel biyolog george williams tarafından 1957 yılında ortaya atılan antagonistik pleiotropi teorisi, temel olarak, bireyin sağlığı üzerinde belirli dönemlerde farklı farklı olmak üzere hem yararlı hem de zararlı etkileri barındıran genleri ifâde eder. daha spesifik olarak teori yaşam döngüsünün erken dönemlerinde ve/veya üreme çağında adaptivite sağlayan genlerin hayâtın ilerleyen dönemlerinde zararlı etkilere sahip olabileceğini îmâ eder. örneğin genç erkeklerdeki testosteron ikincil seksüel karakterlerin gelişimi ve rekâbetçi davranışlar üzerinde erkeğin üreme başarısını artırıcı özellikleri destekler. bununla birlikte, bu erkeklerde yaşam döngüsünün ilerleyen zamanlarında, yani olgunluk ve yaşlılık dönemlerinde testosteron birey üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. buna örnek olarak bağışık sisteminin zayıflaması ve prostat kanseri geliştirmeye yatkınlık verilebilir.
üreme sonrası tepkisizliğiyle uyumlu olarak antagonistik pleiotropi teorisi, geç dönemlerde hâlen frekansını koruyan ve artıran çeşitli genetik orijinli hastalıkların varlığına başarılı bir açıklama getirir. antagonistik pleitropi teorisi ekseninde bir yorum getirilmeye çalışılan hastalıklara örnek olarak nörodejeneratif hastalıklar (alzheimer, huntington…) ve genlerin farklı etkileri üzerinden incelenen orak-hücre anemisi ve beta-talasemi gösterilebilir.
görsel: teoriye göre üreme öncesi dönemde adaptif olan genler ve onların üretimleri, üreme sonrası dönemde, doğal seçilimin etkisinin azalmasına uygun olarak birey için zararlı hâle gelir. organizmada üreme öncesi ve sonrası dönemde evrimsel bir trade-off söz konusudur.
ünlü evrimsel biyolog george williams tarafından 1957 yılında ortaya atılan antagonistik pleiotropi teorisi, temel olarak, bireyin sağlığı üzerinde belirli dönemlerde farklı farklı olmak üzere hem yararlı hem de zararlı etkileri barındıran genleri ifâde eder. daha spesifik olarak teori yaşam döngüsünün erken dönemlerinde ve/veya üreme çağında adaptivite sağlayan genlerin hayâtın ilerleyen dönemlerinde zararlı etkilere sahip olabileceğini îmâ eder. örneğin genç erkeklerdeki testosteron ikincil seksüel karakterlerin gelişimi ve rekâbetçi davranışlar üzerinde erkeğin üreme başarısını artırıcı özellikleri destekler. bununla birlikte, bu erkeklerde yaşam döngüsünün ilerleyen zamanlarında, yani olgunluk ve yaşlılık dönemlerinde testosteron birey üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. buna örnek olarak bağışık sisteminin zayıflaması ve prostat kanseri geliştirmeye yatkınlık verilebilir.
üreme sonrası tepkisizliğiyle uyumlu olarak antagonistik pleiotropi teorisi, geç dönemlerde hâlen frekansını koruyan ve artıran çeşitli genetik orijinli hastalıkların varlığına başarılı bir açıklama getirir. antagonistik pleitropi teorisi ekseninde bir yorum getirilmeye çalışılan hastalıklara örnek olarak nörodejeneratif hastalıklar (alzheimer, huntington…) ve genlerin farklı etkileri üzerinden incelenen orak-hücre anemisi ve beta-talasemi gösterilebilir.
görsel: teoriye göre üreme öncesi dönemde adaptif olan genler ve onların üretimleri, üreme sonrası dönemde, doğal seçilimin etkisinin azalmasına uygun olarak birey için zararlı hâle gelir. organizmada üreme öncesi ve sonrası dönemde evrimsel bir trade-off söz konusudur.
Benim beyefendininki yansa benim umrum olmazdı ama benimki yansa beyefendi beni sevmezdi diye düşündüm ilk. Sonra fark ettim ki bu düşüncemin çıkış noktası, "bir şekilde var olan güzelliğim giderse ben sevilmez bir insan olurum"dur. Aman aman da bir şey yok ortada sadece statükonun bozulması diye okuyalım bu durumu. Bunun ondan çok benimle ilgili olduğunu fark ettim yani. Sonuç olarak fiziksel bir durum olsa bile iki tarafta da derin duygusal fırtınalara sebep vereceği için aslında gözüktüğünden çok daha kompleks bir konudur.
Tanrı olsaydım eğer, bir gece haykırırdım tüm meleklere
Güneş sikkesini karanlığın körüne atsınlar diye
Dünya bahçesinin hizmetçilerine öfkeyle söylerdim
Sarı ay yaprağını gecenin dalından koparsınlar diye
Yarı gece ulu katımda
Öfkeyle gürleyen pençelerim dünyayı altüst ederdi
Yorgun ellerim, suskun binlerce yıl sonra
Dağları, denizlerin açık ağzına dökerdi
Çözerdim prangaları hummalı binlerce yıldızın ayaklarından
Akıtırdım ateş kanını ormanların sönük damarında
Duman perdelerini yırtardım, rüzgarın haykırışıyla
Ateş kızı estikçe dans etsin diye ormanların bağrında
Gece rüzgarın büyülü kavalına üflerdim,
Susamış yılanlar gibi yataklarından kalksınlar
Bir ömür ıslak göğüsleri üzerinde sürünmekten yorgun ırmaklar
Gecenin karanlık yatağına aksınlar
Rüzgarlara usulca söylerdim, hummalı gecenin deltasına
Kızıl güllerin esrik kokulu sandalını salsınlar
Açardım mezarları, binlerce avare ruh
Bir daha, tenlerin kalesinde saklansınlar
Tanrı olsaydım eğer haykırırdım bir gece tüm meleklere
Kevser suyunu cehennemin kazanında kaynatsınlar
Yakıcı meşale ellerinde, sakınanların sürüsünü
Cennetin yeşil taze otlağında atsınlar
Tanrısal sakınımdan yorgun, gece yarısı İblis'in yatağında
Yeni hatanın uçurumunda sığınak arardım
Tanrısal altın tacıma karşılık
Bir günahın kucağındaki karanlık acıyı tadardım
Güneş sikkesini karanlığın körüne atsınlar diye
Dünya bahçesinin hizmetçilerine öfkeyle söylerdim
Sarı ay yaprağını gecenin dalından koparsınlar diye
Yarı gece ulu katımda
Öfkeyle gürleyen pençelerim dünyayı altüst ederdi
Yorgun ellerim, suskun binlerce yıl sonra
Dağları, denizlerin açık ağzına dökerdi
Çözerdim prangaları hummalı binlerce yıldızın ayaklarından
Akıtırdım ateş kanını ormanların sönük damarında
Duman perdelerini yırtardım, rüzgarın haykırışıyla
Ateş kızı estikçe dans etsin diye ormanların bağrında
Gece rüzgarın büyülü kavalına üflerdim,
Susamış yılanlar gibi yataklarından kalksınlar
Bir ömür ıslak göğüsleri üzerinde sürünmekten yorgun ırmaklar
Gecenin karanlık yatağına aksınlar
Rüzgarlara usulca söylerdim, hummalı gecenin deltasına
Kızıl güllerin esrik kokulu sandalını salsınlar
Açardım mezarları, binlerce avare ruh
Bir daha, tenlerin kalesinde saklansınlar
Tanrı olsaydım eğer haykırırdım bir gece tüm meleklere
Kevser suyunu cehennemin kazanında kaynatsınlar
Yakıcı meşale ellerinde, sakınanların sürüsünü
Cennetin yeşil taze otlağında atsınlar
Tanrısal sakınımdan yorgun, gece yarısı İblis'in yatağında
Yeni hatanın uçurumunda sığınak arardım
Tanrısal altın tacıma karşılık
Bir günahın kucağındaki karanlık acıyı tadardım
Biraz solgun gördüm, üşüyor musun?
Edit: Merak ettim, bu şarkıyı bilen var mıdır acaba :')
Biraz yorgun gördüm, oturmaz mısınız sayın yazarlar :)
Edit: Merak ettim, bu şarkıyı bilen var mıdır acaba :')
Biraz yorgun gördüm, oturmaz mısınız sayın yazarlar :)
Bu tarz insanlar hayatımda çok fazladır ve acilen gidip tanışmalıyımdır. Yeni biriyle tanışmak enrtysine de girdiğim gibi direkt gidip merhabaaa ben seninle çok tanışmak istiyordum ben lavinaa❤️ derim dnssn
İş gününe biraz yoğun başlamıştık. Öğleden sonra hastalar seri şekilde taburcu oldular ve sükunet içerisindeki odada intörn bir arkadaşımla ve bir asistanla oturuyorduk. Güne sıfır makyajla başlamıştım ve gün içerisinde de biraz saçım başım dağılmıştı. Ben sigara içmediğim için molaya da çıkamıyorum. Asistanımız beni zorla molaya çıkardı. Ben de bu fırsatla makyaj yaptım, saçımı başımı düzeltip geldim. Tekrar odaya gidip yerime oturduğumda asistanımız bana bakıp "güzel olmuşsun kız" dedi. Üzerimde sidikli, kanlı scrubsımla paspal şekilde oturduğum koltukta bir anda enerjim güzelleşti. Üç(3) kelime ya toplamda üç kelime... Güzel şeyleri söylemekten kaçınmamamız gerekiyor.
bir sonraki kışa kadar giymeyecek olduğunuz montunuzun cebine 20-30 dolar ya da euro koyun. gelecek kışa kadar koyduğunuz parayı unutun (unutmak ne kadar mümkün bilemiyorum ama neyse). tekrar kış olduğunda ve o montu giydiğinizde koymuş olduğunuz parayı bulun ve mutlu olun.
not: tl koysanız da olur tabi, sonuçta montun cebinde bulunan para insanı her türlü mutlu eder ama değer kaybı olabileceğinden ötürü euro veya dolar dedim :(
not: tl koysanız da olur tabi, sonuçta montun cebinde bulunan para insanı her türlü mutlu eder ama değer kaybı olabileceğinden ötürü euro veya dolar dedim :(
Hoop, bıraktım şu an.
Sırtıma bir ceket atıp
Çekip de gidesim var.
Çekip de gidesim var.
We chase misprinted lies
We face the path of time
And yet i fight
And yet i fight
This battle all alone
No one to cry to
No place to call home
My gift of self is raped
My privacy is raked
And yet i find
And yet i find
Repeating in my head
If i can't be my own
I'd feel better dead
**Nutshell- alice in chains
We face the path of time
And yet i fight
And yet i fight
This battle all alone
No one to cry to
No place to call home
My gift of self is raped
My privacy is raked
And yet i find
And yet i find
Repeating in my head
If i can't be my own
I'd feel better dead
**Nutshell- alice in chains
İki ray (ı) gibiyiz
Bir tren yolunun
Yakın olması
Neyi değiştirir
Son istasyonun
-Sunay Akın
Bir tren yolunun
Yakın olması
Neyi değiştirir
Son istasyonun
-Sunay Akın
en zor meslek. üstelik hiç maaş almıyorsunuz, istifa da edemiyorsunuz. ömrünüzü annelik yaptığınız canlıya adıyorsunuz, canının acısıyla canınız yanıyor, sevincine havalara uçuyorsunuz... bu meslek gözümü korkutmuyor değil ama vakti geldiğinde ben de bir anne olmak istiyorum. :)
Israrla inkar ettiğin ve karşı çıktığın her şey, senin içinde en çok bastırılan yerlerdir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?