pcr testi zorunluluğu

gozleriniacvebak
Bu zorunluluğu haklı bulmadığımı önceden söylemiştim ama sebep vermem gerektiğini düşündüm. Sonuçta burası, kimseye hakaret etmeden ya da herhangi bir fikri aşağılamadan kendi fikirlerimizi özgürce paylaşabileceğimiz bir platform, değil mi?

öncelikle, sonucunda oluşabilecek etkilerin hiçbir sorumluluğunun ilacı/aşıyı uygulatan veya üreten kişiler tarafından alınmadığı bir ilacı/aşıyı kimse kimseye zorla yapmamalıdır, yaptırmak zorunda bırakmamalıdır kanaatindeyim.

Burayı sayılara, yüzdelere boğmaya gerek yok fakat yeni üretilen mevzubahis aşıların bilinen ve henüz bilinmeyen pek çok yan etkisi olduğu aşikar. Bunu başta aşıyı üretenler ve cdc söylüyor.
aslında neden zorunlu olmaması gerektiği için bu kadar şey söylemek yeterli bence.
"sonucunda kimin nasıl bir yan etkiyle karşılaşılacağı, diğer ilaçlar için de kesin bir şey değil" diye düşünebilirsiniz. fakat yıllardır üretilen, üzerinde yeteri kadar çalışma yapılmış, güvenilirliği kanıtlanmış ilaçlarla; birkaç senelik bir teknolojiyle yeni üretilmiş bir ilacı/aşıyı kıyaslamak mümkün değil.
birilerinin bu konuda gönüllü olması gerektiği doğru, fakat zaten insanların çoğu riskleri göze alıp bunu kabul etti.
pandeminin ilerleyişi ve aşı ilişkisi de bir başka konu, bunun üzerine de çok şey söylenebilir elbette. ama şu an konu herkesin zorunlu tutulması ve dünya genelinde özellikle tek bir firmanın aşısı üzerinde şiddetle ısrar edilmesi. neden diye sormak ve sorgulamak çok doğal bir hak diye düşünüyorum.

Son olarak şunu belirtmeliyim: covid aşılarının üretilmesine, insanlara yapılmasına ve bunu tercih eden, destekleyen kişilere muhalif olduğumdan ya da tüm bunlara karşı çıktığımdan dolayı yazmadım bunları. Bahsettiğim şeyleri göze almayıp aşı yaptırmamayı tercih eden insanlara, zorla aşı politikaları uygulanmasına karşı çıktığım için yazdım.

Buraya kadar okuduysanız ayırdığınız vakit için teşekkür ederim. Ben kendimi ne kadar iyi ifade edebildim bilmiyorum ama vakit ayırmak isteyenler için, kendi fikrinin antitezini daha detaylı anlamak isteyenler için buraya bir link bırakacağım, tavsiyemdir. dinlediğim en çok yönlü, en anlaşılır söyleşilerden biriydi ve konuşmacı empati kurabilen bir insan olduğundan, her fikirden dinleyiciye hitap edebilen bir konuşmaydı diye düşünüyorum.
Video kapağı ve başlığı söyleşi içeriğini anlatmakta biraz yetersiz kalmış.
Hanımefendi nazik ve yavaşça konuştuğundan 1.5 hızda bile rahatça anlaşılabiliyor.

Kıymetli vaktinizden ayırdığınız için tekrar teşekkür ediyorum.
2

mor ve ötesi

leavesfromthevine
Bir şarkılarıyla alakalı bir şeyler yazmak istiyorum: 23.
Mor ve ötesi'nin 98 çıkışlı ikinci albümlerinin bir parçası. Keşke harun tekin'in demlenmiş sesiyle ve mvö'nün oturmuş müziğiyle yeni bir kaydı gelse diye düşündüğüm şarkılardan biridir ayrıca. Hikayesi hakkında rivayetler vardır ben de merak ederim açıkcası. "Bu 23 ne ola ki??" Diye baya araştırmışlığım var bu yüzden. En çok dönen rivayet alfabenin 23. Harfi "ş" ile alakalı olduğu. Harun tekin'in o zamanlarki sevgilisi Şafak'a ithafen yazdığı yani. Bunun yalanlandığı da söylenir ama hatırlamıyorum nerede okuduğumu bunların her birini.
Sözleri:
Yüzünden başlasam gitmeye uzaklara
Duymasam kimseyi
Sonu olmasa ummadık rüyalarda
Eksilse, yok olsa bile değer
Bir gün kendimi bırakıp
Sana anlatsam ne olduğunu
Neden sözleri yuttuğumu
Gerisi zaten gözlerinde
Lütfen beni hemen uyandır
Ya da hep öyle bak yüzüme
Ne kork benden ne uzaktan dinle
Lütfen beni uyandırma
Sesim kısılsa
Korkmasam karanlıktan
En baştan başlasam
Anlamsız sözlere artık hiç bulaşmadan
Beklesem yanında
Bir gün kendimi bırakıp
Sana anlatsam ne olduğunu
Neden sözleri unuttuğumu
Gerisi zaten gözlerinde
Lütfen beni hemen uyandırma
Ya da hep öyle bak yüzüme
Ne kork benden ne anlatmamı iste
Lütfen beni uyandırma
bir yt videosunun açıklama kısmından şarkıyla alakalı bir şeyler. Hoşuma gidiyor o yüzden eklemek istedim:



Edit: mvö sever bir arkadaşım da "öğrensen ne olucak sanki, senin için ne anlam ifade ettiği değişecek böyle kalması daha iyi" demişti. Haklı gibi.

ego körelmeli midir

pembegiyenbatman
Ego körelmez körelmemeli ama günümüz insanı egoyu kendisini toplumdaki ideal insana benzetmek için kullanmakta.egoyu kendimizle barışık olmak için kullanmamız gerekiyorken biz kendimizi olduğumuzdan farklı biri olduğumuza inandırmak için kullanıyoruz bu da bizi daha özgüvensiz daha monoton ve daha mutsuz yapıyor.hicbirimiz mükemmel değiliz ama benzersiziz.
Kimse bizi sevmese bile kendimiz olup kendimizi sevelim işte ego budur

galatasaray

nagareboshi9
haykırsak duyarlar mı sesimizi hangi sevdadan galip çıktık ki
ekleme: neyse biz yarın galip gelelim de sevdalar biraz daha bekleyebilir
ekleme2: hayat bitti
ibfk maçı sonrası ekleme: söylenmedi hiç…

bugün sizi sinirlendiren şey

leavesfromthevine
Günaydın sözlük. Sabah kahvaltıdan sonra ders çalışacağım için ve bilgisayarımı kullanacağım için yurdun çalışma salonunda prizin yanındaki masaya eşyalarımı bırakıp kahvaltımı yapmaya gittim. Ama gelip ne göreyim ki? Zaten max. 3 kişinin kullandığı çalışma salonunda yaklaşık 20 masa varken bir arkadaşımız(!) Gelip eşyalarını benim ayırdığım masaya bırakmış. Taş çatlasın yarım saat içinde kahvaltımı yapıp geldim. Masa benim tapulu malım değil elbet. Ama zaten eşyalar varken masanın üzerinde niye gelip çökersin ki? Ve ben bunu kibarca dile getirdikten sonra kalkma nezaketini bile göstermedi ben kalktım başka masaya geçtim. Şimdi de neden ben kalktım sanki bu nezaketi hak ediyor muydu diye hem kendime hem arkadaşa sinirleniyorum. Cidden bu kadar zor mu yani te allam
Edit: arkadaşımızın prizle işi yok bir de. Dümdüz kitap okuyor. Saçlarımı yolmaya başlıycam şimdi. Neyse gidip biraz müzik dinliyim bu bana iyi gelecek yaralarımı saracak:(
6

overthinking

ileleualatyr
“Zihin okuma”yı alışkanlık haline getiren kişinin kaçınılmaz olarak varacağı yer.
Not: Süper güç olan zihin okumadan bahsetmiyorum. Bilişsel çarpıtma olandan bahsediyorum.

istanbul

dbb
Necip Fazıl bir şiirinde

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

diyor, istanbul için şahsi düşüncelerim de yukarının özeti niteliğindedir.

+ trap/alternatif dinlemeyi sevenlere mavi&güneş'in "benim istanbulum sensin" şarkısı önerilir!!!

hayatta aradığını bulamamak

muamma
Bu dünyada sefayı kim bulmuş sefası kime kalmış ki bize nasip olsun

Hani Sultan Süleyman, hani İskender Han?
Sad-hezar ömrü sürür ile geçir sen bir an.
Ne güle, bülbüle bakî, a gözüm bağ-ı cihan,
Kime yâr oldu, muradınca felek-i devr-i zaman.
(Günümüz Türkçesi)
Sultan Süleyman ve İskender Han neredeler?
Yüzbin senelik ömrü neşe içinde geçirsen de, aslında hepsi "bir an"dan ibarettir.
A gözüm! Cihan denen bu bahçe ne güle, ne bülbüle kalacaktır.
Zaten felek, kime isteğine göre yâr olmuştur - amakı hayal, filibeli ahmet hilmi

gütfgeek

komikci
Zaman akıp giderken o akışın içinde sürüklenmeden hayata tutunabilmek gerekir. Öyleyse görmek istediğimiz değişim neden biz olmayayalım? gibi hoş sözlere eklemek isterim ki eğlenelim gülelim bu hayata bir kez geliyorsak dolu dolu yaşamadan gitmeyelim.

Gülüşlerin solmadığı, kahkahaların yükseldiği, dostluğun daim olduğu, el ele verebilmeyi bilen ve düşünce birlikte kalkmayı başaran bir topluluk olma gayesiyle çizdiğin bu çizgide ilerleyebilmen dileğiyle Geek. Yolun açık olsun :)

uykusuzken mantıklı gelen şeyler

fihtheinfpt
"aslında insanlık uzaya çıkmamış olabilir ve bunu asla bilemeyiz" "yazar olup geçinebilirim ne var ki onda" "şu fotoğrafı da sosyal medyada paylaşayım n'olacak" "şu an bulunduğum ortamda yalnızım. belki de dünyada yaşayan herkes az önce öldü ve ben farkında değilim henüz" "tırnağımı kısacık keseyim bir şey olmaz" "günde 3 hafta not çalışabilirim ne var onda plana şunu da ekleyeyim" "bu entry biraz saçma mı oldu? yoo at gitsin" gibi fikirler. fark ediyorum da benim kafa tek başına yürüyen bir agalar ortamı (ayrıca benim fikirler genelde eyleme yönelik değil de baya daha soyut onun da farkındayım)

müzik dinleyerek uyumak

daenerys targaryen
ya gece döne döne kulaklık boynuma dolanır da boğulursam? annem her kulaklık takarak yattığımda uyuşturucu kullanıyormuşum gibi tepki verdiği için hiç denemedim sonra bir kere deneyeyim dedim kulağım da kulaklığı hissederek uyuyamadım :/ sanırım bunu hiç bilemeyeceğim.

hızlı yemek yemek

poyrazkarayel
her zaman eğlenceli bir hikayesi olmayabilir sayın yazarlar.benim çok yakın arkadaşım aynen bu modelden yemeği çiğnemeden yutuyor lan (bak yine sinirlendim).neyse bir gün dellendim :

-lan oğlum az yavaş ye boğulacaksın

+Kanka öyle deme elimde değil.biz 8 kardeşiz küçükken yer sofrasına koyardı annem tencereyi herkes oradan yerdi.abimler çok hızlı yediğinden ben hep aç kalırdım.ondan böyle çelimsiz kaldım ben.

-kanka siz çanakkaleli değil miydiniz ya ,sizde de mi çok çocuk yapılıyordu.özür dilerim bak bilmeden dedim.

+önemli değil kanka bırakacağım bu alışkanlığı.

böyle olsaydı keşke di mi.adama dedim böyle, "kanka canım cekiyor nabayım ya eheheh."dedi.anlayacağınız adam hayvanlığından böyle yiyor.tamam ben de hızlı yiyorum da bu maraton koşmuş gibi oluyor.
15

nasılsın

clarice starling
Kırgınım. Cumartesi gecesi sözlük nöbetini bana yıkıp gittiniz mi hepiniz ya? Hafta içi olsa anlayacağım, uyuyun tabi gençler diyeceğim ama hafta sonu bana bunu yapmamalıydınız. Kırgınım.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol