küçükken hayran olduğunuz ünlüler

yasyasyasyasgiley
Çağatay ulusoy'du. Her cuma gözümü kırpmadan izliyodum adını feriha koydum'u. Cumartesi günü dershanede bölüm kritiğini yapıyorduk. Heygirl,gogirl,blue jean,trendy dergilerinden poster,kalem,rozet,sticker ne varsa toplardım. Hayır yani kalemin üstünde adı yazsa ne olur :d. Az para vermedim bunlara. Trendy'ye fotoğraf gönderiyolardı onlarda sevdiğin ünlüyle fotoğrafını birleştiriyolardı çok özeniyodum ama göndermemişim çok şükür :d. Arkadaşımla doğum gününde hediye göndermeyi düşünmüştük ciddi ciddi. Bu arada dergileri dört sene öncesine kadar saklıyordum yer bulamadığım için attım. Koskoca servet çöp oldu, sağlık olsun.
2

yılbaşı ritüeli

gri
Bugün 21 Mart Ekinoksu'ndayız 🥳 yani başka bir deyişle bugün kuzey yarım kürede resmen bahar başladı.

Bugün yaklaşık 3000 yıldır Orta Asya'da Nevruz olarak kutlanır. Kelimenin kökeni Farsçadır ve aslen yeni gün anlamına gelir. Türkler için Ergenekon destanının, Kürtler ve Persler için Demirci Kawa efsanesinin, Zerdüştler ve Bahailer için noel gibi bir yılbaşının, Alevi ve Bektaşiler için de Hz Ali'nin doğum gününün temsilcisidir. Ait olduğu bir din, mezhep veya bir ırk yoktur. Bu geleneğin "doğrusu" da yoktur.

Nevruz'u kutlamak için farklı din ve ırkların pek çok farklı geleneği bulunuyor. Ben bu konuya çok hakim değilim ve detaylı araştırma da yapmadım o yüzden sadece kendi bildiğim ritüelleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Normalde bugün Manisa'da mesir macunu dökülür.
Bir parça iple dilek tutarsınız ve sonra onu gidip bir gül ağacına bağlarsınız. Kağıda yazıp dibine gömenler de var, bu ritüeli sadece hıdırellezde yapan da var. Bence iki günde de yapıp garantiye almak lazım swh
Gece yatmadan önce merak ettiğiniz bir soruyu düşünür ve 7 tane zeytin yiyip yatarsınız. Ben bunu sadece hıdırellezde yapıyorum ama nevruzda yapanlar da var.
Tabii ki bir ateş yakılır ve müzik eşliğinde üstünden atlanır. Bunu saymama gerek bile yok.

Yeni yılınız uğurlu olsun 🐞 Bugün siz de bir dilek tutmayı unutmayınn

gazi tıp'a bir not bırak

sitare
Başlamak bitermenin yarısıdır diyerek başladığım macera neredeyse bitmek üzere tabi 6 yıl bu zaman aralığında o kadar çok şey değişti ki başladığımda yanımda olan seni doktor olarak da görmek nasip olur inşaallah kızım diyen dedemi kaybettim(bu süreçte bir çok kez doktor hasta ilişkisine hasta tarafından baktim anladım ki herkes birilerinin en kıymetlisi en önemlisi de karşımızdaki bir insan ona göre yaklasmaliyiz mesela ben kötü haber nasıl verilmemeli bu süreçte kötü bir tecrübeyle çok iyi öğrendim olayların duygusal boyutunu da lütfen unutmayin yoğun iş temposunda olsak bile bir vicdanıniz oldugunu hatırlayın) ama tabi güzel şeyler de oldu sevgiyle başlayıp saygıyla devam edip itimatla tamam olan dostlar biriktirdim hiçbir şey rastlanti değil birbirimizde nasibimiz varmış ki karşılaştık birbirimize şifa olduk😊kısacası okul bir şekilde bitiyor dert etmeyin vaktinizi kiymetlendirmeye bakın

lisedeki almanca dersi

lospolloshermanos
Sayısal liselerde 2 yıl işlenen ve o 2 yılda da neredeyse hiç bir seviyeye gelinemeyen ders. İngilizce mingilizce derken hop kardeşim diye ortaya çıkar bi anda. En azından lise düzeyinde başlayacağına ortaokulda başlasaydı diye düşünüyorum. Böylelikle belki gerçekten 2. bir yabancı dil temelimiz olurdu ve üstüne çıkardık…Sonuç olarak sırf iki yabancı dil eğitimi veriyoruz demek için yürütülen bir sistemdir.

sevilmek

hatayapmakfirsati
Dünyanın en güzel ve özel hislerinden biridir. Kıymetini bilmek gerekir. Allah herkese nasip etsin.
Not: Erich Fromm'un Sevme Sanatı adlı kitabı tavsiyemdir. Okuyun, okutturun efendim. Saygılar

devlet hizmet yükümlülüğü

schlimazl
dün asistan abinin maceralarını dinledim. daha önceden anlatan biri olsaydı okulu biraz daha uzatırdım :) nereye atanacağımın belirsizliği beni biraz korkutuyor. çünkü mezuniyet tarihim nedeniyle işim baya bir şansa kaldı. ne kadar şanslı olduğumu biliyoruz herhalde :)

bu platformda her şeyin konuşulabileceği gün olacak mı

armut
Bir kere daha anladım ki olmayacak. Biliyorsunuz eksi puan sayısı beğeni sayısına göre epeyce düşük. Son günlerde kendime koyduğum sözlük tabusunu kırıp toplumun genelinden uzak kaldığını düşündüğüm birkaç adet fikrimi girdiledim. Bir tanesi intihar başlığı altında yazdığım girdi idi. Kişiyi intihara iten nedenlerin hepsini bilmesem de intihar ruh halini iyi biliyorum. Kendime ait, kendi geçmişimden duyduğum bir pişmanlığa ait düşüncemi olduğu gibi girdiledim. Ve şu an için baktığımda eksi puan ve beğeni sayısı birbirine eşit. Yani normal zamanda nadiren atılan eksi puanı benim girdimde kullanmaktan çekinmemişler. Bu da bahsettiğim girdime şiddetle karşı çıktıklarını düşünmeme sebep oluyor. Yine dışarıdan soğuk görünen insan adlı başlığa yazdığım girdi de kendime ait, kendimi tanımladığım bir girdiydi. Lakin onda da beğenilmeme sayısı beğenilme sayısı ile eşit gibi. Ben nasıl ki yazmakta özgürsem diğer yazarlar da eksilemekte özgürler. Şiddetle katılmadıkları bir şey varsa da eksi oylarını sakınmasınlar. Lakin kendimi tanımladığım cümlelerde, kendime karşı olan sert tutumum bile yanlış anlaşılıp eksileniyor. Bir başkası için sert tutumum bundan daha da fazla eksi alma potansiyeline sahip olacaktır. Asla kabul görmeyeceğim ve bir farkındalık yaratacağını düşünmediğim halde sadece benim diğer düşünceler arasından aforoz edilmeme sebep olabilecek düşüncelerimi paylaşmayı sürdürmek bu koşullar altında doğru gelmiyor. Bu nedenle bir kez daha anladım ki bu platformda her şeyin konuşulabileceği hiçbir zaman dilimi olamayacak.
3

mağazada çalışan sanılmak

poyrazkarayel
Benimki markette oldu ama genel olsun diye böyle bir başlık açtım.dışarıdan eve yeni gelmişim valide sultan sağ olsun her zamanki gibi kapıda diyor ki ekmek al yufka al falan.arasana be kadın.neyse hızlı hızlı markete gidilir bir an önce alıp çıkmam lazım çok açım.neyse yufka seçiyorum daha doğrusu ayırt etmeye çalışıyorum hangisi diye.arkadan bir dayı şey diyo evladım köftelik bulgur ne tarafta.ulan bulgurun çeşidi mi varmış (içimden).

-amca bilmiyorum vallahi pirinç falan şu tarafta herhalde.

Neyse yufkayı aldım gidiyorum kasaya doğru.bir kız şey diyor bu cuma günü gelen ürünler bitti mi falan.
Arkadaş ne bileyim lan ben.sabah gelip sayım mı yapıyorum.

-bilmiyorum ben çalışana sorun isterseniz.

+Siz burda çalışmıyor musunuz?

ah ulan ya.bu markette çalışanlar kırmızı t-shirt giyiyor.tahmin edin benimkisi ne renk.neyse sonra benim vardiya amiri geldi dedi ulan kereste daha demin bir müşteri seni şikayet etti.bulguru sormuş adamı başka yere göndermişsin.sana boşuna mı para veriyoruz biz.

-tamam abi ne kızıyosun ya.

Öyle sayın yazarlar 3 yıldır.markette çalışıyorum.yol-yemek onlardan 5400 maaş alıyorum.(bu arada bana t-shirt vermediler benimkisiyle devam ediyorumnjdjsl)




6

the killers of the flower moon

poyrazkarayel
Abartılmış ve köpüklü anlatımdan uzak, tarihine dair ufak fikirlerimizin olduğu ama hayattan bir anlatımın az bulunduğu bir konuda Osage ailesinin yaşanmışlıklarını anlatan çok hoş bir film. Benden de 10 puan.


di caprio'ya başta sunulan teklif dedektif rolüymüş ve senaryo daha çok gizeme açık ve olayın vurucu kısmının daha şaşaalı olmasını sağlıyormuş.

Di caprio ise scorsese'ye ernest rolünü istediğini söylemiş ve filmin izlediğimiz versiyonuna geçiş olmuş.

bu gençlik nereye gidiyor

inthebleakmidwinter
Geleceği inşa edecek olanlar bu gençliğin yalnızca çok küçük bir kısmı olacak. Sürünün gidişatına şaşmamalı. Ben bu hikayenin sonunu biliyorum: Demokrasinin tekrardan aristokrasiye evrileceği ve o nitelikli ama görünmeyen gençliğin tekrardan sürünün başına geleceği bir istikbal olacak bu.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol