Herhangi birinden gidebilmek için bütün umut kapılarınızın yüzünüze sertçe kapanması gerekir.
Umut edebildiğim sürece kimseden gidemedim,kendimi ondan azade kılamadım.
Umutlarımın hepsinin tükenmesi yaşarken üzse de aslında artık hür olduğumu çok sonraları idrak edebildim.
Umut edebilmek bir lükstür.
Bir sürü yemek. Diyet mevzusu beni çok yordu verdiğim kiloları almak istemiyorum hiç:( dünyaya bir daha gelsem yiyip yiyip kilo almayan o insan olmak isterdim:( bir de absolut kulak:(
Aniden gelmedi. Çoktandır benimle birlikte yaşıyor.
Sosyal medyaya geri dönmesini istediğim kişi
bana adres sorulunca bir gururum okşanıyo yalan yok.yoldan geçen onca dayıya rağmen işte bu delikanlı bilir deyip bana başvurmuş.ama ne yazık ki benim haritam bilgim yok sn yazarlar.ama bilmiyorum da diyemiyorum.soru sorulduğu andan itibaren başlıyorum oyunculuğa.işin kötü tarafı konuşma esnasında anlıyorum ki adam benden daha iyi biliyor.yok kargo varmış yanında,düğün salonunun karşısındaymış.
abi siz bunları nasıl aklınızda tutuyorsunuz.allah affetsin ben de bir yer tarif etmek için adamı ebesinin hörekesine gönderiyorum.duamı da alıyorum.ama sonra ara sokaklara falan giriyorum hızlı yürüyorum birazdan dönüp bulur beni diye.
abi siz bunları nasıl aklınızda tutuyorsunuz.allah affetsin ben de bir yer tarif etmek için adamı ebesinin hörekesine gönderiyorum.duamı da alıyorum.ama sonra ara sokaklara falan giriyorum hızlı yürüyorum birazdan dönüp bulur beni diye.
görmeden alamayanlar kervanından doldurmaya geldiğim başlık. kitap hariç internet alışverişi yapamıyorum sanırım, tek tüktür olduysa da. bir gün kıracağım bunu ama hangi gün kim bilir
"kapalı hesap yazar." gitmeyin ya :(
Belki kısalmadı ama sıradanlaştı bizim hikayelerimiz. Çünkü Ne kadar farklı olsak da Yalnızlıklarımız benzer.
İçim,içimi dökmenin manasının olmadığını bilecek kadar dolu.
Ve ben sadece kimsenin hayal edemeyeceği kadar kırılmışım,henüz tam anlamıyla kopmamışım.
Bu ülkeyle bütün bağlarım kopmuş olsaydı beni buraya bağlayacak bahane arıyor olmazdım.
Bahanelerimden biri bu ülkede akademisyen olmaktı ancak değersiz bir peçeteden daha değersiz hissettirildiğim fakültede 4 temmuz günü hayallerim yakıldı gibi hissettim.
Sadece kimsenin anlayamayacağı kadar kırılmışım.yoksa hala bahane arıyor olmazdım ancak artık bahanem bile yok.
Beni bu ülkeye umut besleyecek bir bahaneden yoksun bıraktılar.
Teşekkür ederim,ben başka türlü akıllanmazdım.
Ve ben sadece kimsenin hayal edemeyeceği kadar kırılmışım,henüz tam anlamıyla kopmamışım.
Bu ülkeyle bütün bağlarım kopmuş olsaydı beni buraya bağlayacak bahane arıyor olmazdım.
Bahanelerimden biri bu ülkede akademisyen olmaktı ancak değersiz bir peçeteden daha değersiz hissettirildiğim fakültede 4 temmuz günü hayallerim yakıldı gibi hissettim.
Sadece kimsenin anlayamayacağı kadar kırılmışım.yoksa hala bahane arıyor olmazdım ancak artık bahanem bile yok.
Beni bu ülkeye umut besleyecek bir bahaneden yoksun bıraktılar.
Teşekkür ederim,ben başka türlü akıllanmazdım.
Fenerbahçe şampiyonluğu
Dönem 2 de filmlerde nörolojik bulgular(dersin adını böyle hatırlıyorum inşallah yanlış değildir😅) isimli seçmeli dersimizde izleyip üzerine konuştuğumuz bir filmdi. Ben izlerken çok etkilenmiştim, tıp öğrencileri olarak izleyebileceğimiz güzel filmlerden bence :)
Kimilerine gereksiz duyar kasıyor gibi gelebilirim ama son zamanlarda gözüme daha çok çarpan bir şeyden bahsetmek istiyorum. Bu bahsimde şahsi olarak kimseyi hedef almıyorum ki zaten kimlerin bunu yaptığını da bilmiyorum. Mevzu şu: okulda, karede, bentzde görevliler olabilir ama yine de kendi içtiğimiz bardakları çöpe atma yetisine sahip yaşta olduğumuzu düşünüyorum. Bir masanın üstünde yığınla kağıt kahve bardağı veya banklarda kağıt bardakta içilmiş çaylar,.. Çöp kutusu her birinin dibindeyken kendi çöpünü görevli var diye öylece bırakmak bana rahatsız edici geliyor. Dikkat edenlere teşekkürlerimi sunuyorum, yapanlar ve gereksiz duyar kastığımı düşünenler içinse fikrime saygı duymalarını diliyorum. Şimdiden teşekkürler.
Akrabalarımla 10 dakkadan fazla görüşünce bana gelen şey.
zayıf olmak :(
maalesef bu fakültede zaman hızlı akıyor ve muhtemelen sonrası da pek farklı olmayacak ama vaktimizi kıymetlendiren şeylerle meşgul olup, kişilerle muhabbet kurunca hayatı ucundan da olsa yakalamış hissediyorum. umarım çok daha güzelleriyle karşılaşırım, karşılaşırız ve verdiğimiz emeklere değer bir hayat süreriz.
Az önce karnım guruldadı diye arkadaş gülme komasına girdi, şimdi de instadan saçmamsı içerikler gösteriyor. Neyse ciddi kalmaya çalışıyoz
eurovisionseverler için verimli bir gün. Moldova ve İspanya'nın şarkısı sonunda belli olmuş.
(bkz: #18636) şarkıları tamamladım, hepsi spotify'da yokmuş bazılarını youtube'dan linkledim. Sıralama hakkında iddiaya girmek isteyen dm kutumu yoklayabilir, kendi listemi en kısa sürede paylaşacağım öyle dursun burada :)
rusya yarışmadan şutlandı bildiğiniz gibi, aslında şarkıları belliydi ama ben zaten yoklar diye entry'e eklemedim, kendim de dinlemedim.
rusya yarışmadan şutlandı bildiğiniz gibi, aslında şarkıları belliydi ama ben zaten yoklar diye entry'e eklemedim, kendim de dinlemedim.
Sinema.
Çok güzel olurdu ya, okulu bırakıp sinema mı okusam acaba :)
Çok güzel olurdu ya, okulu bırakıp sinema mı okusam acaba :)
Perşembe. Salılardan sonra perşembelerden nefret ediyorum. Perşembe diye gün mü olur ya? Acilen kaldırılmalı. Perşembe günü güzel bir şey olduğu nerede görülmüş?
Edit: Günün kötülüğünü bugün çıkan savaştan anlayabilirsiniz sanırım.
Edit: Günün kötülüğünü bugün çıkan savaştan anlayabilirsiniz sanırım.
Hediye edenin seçtiği renktir :d
Cenazemde çalmasa bile hatırlanmak için dinlenilmesini isterdim. Sevenlerimiz, dostlarımız için vasiyetim olsun bu şarkı.
Lftv
kainat da onun için yaratıldı sanıyordur
Bir yere gitmek için hazırlanırken arkadan açılır. Yavas yavas şarkıya eslik edilerek arada da dans ederek giyinilir,makyaj yapılır. İyi gelmeyeceği tek bir insan yoktur. Bu kadar da iddialıyım evet.
hatıra olarak bir reçete saklamaktayım çünkü reçetenin yazıldığı gün hayatımın tamamen değiştiği bir gündü.. ayrıca saçma olarak da bir arkadaşımın tarihi geçmiş otobüs kartını saklıyorum çok saçma ama çok hoşuma gidiyor :)))
kolpadandır efendim. Anneye aşık bebekler, onun sadece kendilerine aşık olmasını ister. Bundan mütevellit anne, babayla aynı havayı dahi solusa senfoni başlar. İlk aşklarına fazla bağlılar anlayış gösterin canım siz de.
bu da geçer.
gerçekleşme ihtimali, prekliniklerin bu dönem laba gitmesinden daha düşüktür:)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?