trajikomik olaylar

clarice starling
bir keresinde kardeşimle ben annemi çok sinirlendirmiştik. annem bize kızdı diye babamın yanına gitmiştik, babam güler geçer diye bekliyoruz, babamı yanımıza alacağız güya, böylece ortalık sakinleşecek filan. babama olayı anlatınca annemden daha çok sinirlenmişti. hem yaptığımız salaklık için sinirlenmişti, hem de annemi kızdırdığımız için...
1

kadavra gördüğün ilk gün

darkgreen
tıp fakültesine gelmeden tıp hayali olan kesim için en büyük merak konularından biridir, tıp tercihlerinde fakültede kaç kadavra var gibi sorular sorulur, fakat gerçekte kadavra görmek öyle hafızanızda büyük etkisi olacak bir mesele değildir. ki gazide bizim zamanımızda 1 tane vardı. ilk gördüğüm gün büyük bir merakla yaklaşıp bakmıştım ölen insan için üzülüyorsun falan ama görmek öyle korkunç bir olay değil, canlı ama hasta insanlarla ilgilenmek sorumluluğundan ötürü daha korkutucu kanaatimce. formaldehit kokusuna gelirsek katlanılabilir bir şey
bkz.//burada ölüler dirileri eğitir
(bkz: [/bkz]kadavra[bkz])

kitap karakterine aşık olmak

margauerite gautier
Özellikle Lisedeyken en sevdiğim aktivitelerden biriydi. Karaktere aşık olmamın yanında bir de baş kadın karakterle kendimi aşırı özdeşleştirmek gibi bir huyum vardı. "Aşırı" ifadesiyle kastettiğim şey şu; kitabı okumaya devam etmeden önce, eğer boş vaktimin çok olduğu bir zaman dilimindeysem, kadın karakterin görünümünü taklit etmeye çalışırdım. Mesela kitapta sürekli kadın karakterin saçının buklelerinden bahsediliyorsa ertesi gün kitabı okumaya başlamadan önce saçıma maşa yapardım, kadın karakter ne renk kıyafet giydiyse ben de o günkü kıyafetlerimin küçücük ve önemsiz bir detayında da olsa o rengi mutlaka kullanırdım vs.
kitap karakterlerine aşık olma alışkanlığım devam etse de kadın karakterle kendimi abartılı ölçüde özdeşleştirme alışkanlığım artık sona erdi:) Sanırım tuhaf bir ergenlik dönemi yaşamışım sayın yazarlar.
3

cemil meriç

karedeki kedi
“Ne garip bir varlık şu insan! Yürür konuşur ve acı çeker. Kendisine ve çevresine ait hiçbir şey bilmez. Bir nevi ıztırap makinası. İplerini başkaları çeker. Hantal ve şapşal bir robot. Neye sevinir bilinmez. Sınırsız olan hayalleri ve acı kabiliyeti. Etten bir kafes ve acz içinde kıvranan bir ruh”

sürü psikolojisi

inthebleakmidwinter
Sürü psikolojisini eleştiren ve karşı çıkanlar bugün ayrı bir sürü durumuna düştüklerinden başlığın sürüler psikolojisi olarak değiştirilmesini daha uygun bulurum. Herkes bir sürünün koyunudur. Mühim olan doğru sürüde yer alabilmek, bize uygun olan sürüde. Bize yakışan sürüde. Şunu da eklemek gerek ki sürüden ayrılanlar vardır, ama sürüsüz başlayan yoktur. Kitle psikolojisi olgusu her insanın çocukluğunda vardır çünkü insan taklit ederek öğrenir.


tanrının varlığını kanıtlayabilir misiniz

sokratesla
kanıtlamak, beynin tamamen mantıkla çalışan bölgeleriyle yapılan, yeterince net sonuçları da varsa toplumun çoğunun onaylaması beklenen durumdur. inançla arasındaki fark ve inanmanın biricikliği de burada saklı bence. tamamen kalben ve kanıtlar olmamasına rağmen inanmak ve inancını kanıtlayamamak…

taraf olmak

inthebleakmidwinter
“Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur.”

demiş Cemil Meriç; Necip Fazıl da geri durmamış eklemiş:

“tarafsızlık diye bir şey yoktur, hakkın tarafgiri olmaya tarafsızlık diyoruz.”

Velhasıl ister tarafsız deyin kendinize ister taraf; ister hümanist olun ister faşist; kendinize ne isim taktığınız önemli değil. Önemli olan nerede durduğunuz.
3

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol