Sözlükte de hater olabiliyormuş çok ilginç
Kanadalı bir Türk halk müziği sanatçısıdır. Gerçekten şarkıları çok güzel ve kendine has söyler ❤️ herkese dinlemesini öneririm.
Cok sevdiğim bi gruptur gitarist yağmur ultra harika bi müzisyendir. 7 telli gitarına da baska bi hayranimdir yamyamin
İtiraf edin kimisi hak ediyor
Ari barokas - salaksın
Bir beyefendinin çantasi var 2 gündür yan masamda. Kendisini hiç gormedim. Bütün esyalarını yığmış ve gitmiş. Böylelerine sandalyesini almak müstehak da neyse... 😒
Aklıma hemen Şükrü Erbaş'tan Ömür hanım' ı getirdi. Her cümlesi çok anlamlı gelir okuduğum günden beri.
Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde.Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı, yüzüm ömrümün atlası, düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür Hanım?Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar?Göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu? Bir güz düşünün ki Ömür Hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış. Böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir?Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?Yağmur yağıyor ömür hanım... Gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına... Ve ben sonsuz bir düzlükte bir küçücük bir silik nokta gibi eriyip gidiyorum. Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar katından?Dönelim... Dönmek yenilmektir biraz da, yarım kalmasıdır çıkışlarımızın, korkaklıktır, alışkanlıkların güvenli küflü kabuklarına sığınmaktır... Olsun dönelim biz yine de. Bilincinde olmadan üstlendiğimiz sorumluluklarımız var. Evlere dönelim, sırtımızın kamburu evlere, cılızlığımızın görkemli korunaklarına, yalnızlığımızın kalelerine dönelim. Ölçüsüz yaşamak bize göre değil Ömür Hanım. Büyürken geniş ufuklarımız olmadı bizim. Küçücük avuçlarımızla sınırlarımızı genişletmek istedikçe yaşamın binlerce engeli yığıldı önümüze. Hangi birini yenebilirdik bunca olanaksızlık içinde. Umutsuzluğu tanıdık, yenilgiyi öğrendik böylece.Yaşama sevinci adına bir tutamağım kalmadı Ömür Hanım. Bir garip boşlukta çiviliyim günlerdir gözbebeklerimden. Sahi nedir yaşamın anlamı? Geriye dönüyorum sık sık yanıt aramak adına, yüreğimin silik izler bırakıp, ağır yükler aldığı zamanın derin denizlerine. Bakıyorum...
Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde.Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı, yüzüm ömrümün atlası, düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür Hanım?Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar?Göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu? Bir güz düşünün ki Ömür Hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış. Böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir?Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?Yağmur yağıyor ömür hanım... Gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına... Ve ben sonsuz bir düzlükte bir küçücük bir silik nokta gibi eriyip gidiyorum. Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar katından?Dönelim... Dönmek yenilmektir biraz da, yarım kalmasıdır çıkışlarımızın, korkaklıktır, alışkanlıkların güvenli küflü kabuklarına sığınmaktır... Olsun dönelim biz yine de. Bilincinde olmadan üstlendiğimiz sorumluluklarımız var. Evlere dönelim, sırtımızın kamburu evlere, cılızlığımızın görkemli korunaklarına, yalnızlığımızın kalelerine dönelim. Ölçüsüz yaşamak bize göre değil Ömür Hanım. Büyürken geniş ufuklarımız olmadı bizim. Küçücük avuçlarımızla sınırlarımızı genişletmek istedikçe yaşamın binlerce engeli yığıldı önümüze. Hangi birini yenebilirdik bunca olanaksızlık içinde. Umutsuzluğu tanıdık, yenilgiyi öğrendik böylece.Yaşama sevinci adına bir tutamağım kalmadı Ömür Hanım. Bir garip boşlukta çiviliyim günlerdir gözbebeklerimden. Sahi nedir yaşamın anlamı? Geriye dönüyorum sık sık yanıt aramak adına, yüreğimin silik izler bırakıp, ağır yükler aldığı zamanın derin denizlerine. Bakıyorum...
Lol oynanır 101 e gidilir ve sonrasında 24 saat uyumak tavsiye edilir.
“Karanlık,ruhumu aydınlattı.”
Steve jobs. Net. Hala da öyle. Zaten 16 personalities'e göre de aynı kişilik yapısındayız. Hayatın maddi hiçbir şeyine göz aldırmadan kafayı taktığı tek şey değer yaratmaktı. Böyle insanlar nadiren dünyaya gelir, azıcık kalır, dünyayı değiştirir ve giderler.
“Stay hungry, stay foolish.”
“Stay hungry, stay foolish.”
Çalma listesi yapmak. 10/10 aktivite. Bir de arkadaşlarımla ortak çalma listesi yapıyorsam 11/10.
İçindeyken değil tatillerde aile evinde belli bir süre geçirildiğinde değeri anlaşılan eylem.
Eski yazarlardan fakat pek uğramıyor buralara. Aslında yazınca çok güzel yazıyor, hemen like'ımızı atıyoruz. Keşke daha çok görsek kendisini :)
Aşkologdiloşun üstüne tanımam :D
mutluluk sebebidir. demek ki beni benden başkaları da okuyor deyip (bir de ne kadar beğeni aldığını görünce) havalara uçuyorum :)
ARTIK NEFRETLE DOLUYUM. GEÇEN KOMİTE SINAVDAN İKİ GÜN ÖNCE 6 DERS FARMA İŞLEMİŞTİK BU YÜZDEN BİR SÜRÜ İNSAN FARMADAN BARAJ YEDİ VE BUGÜN BİR DUYURU GELDİ. DÜN İŞLENMEYEN İKİ FARMA DERSİ SINAVDAN İKİ GÜN ÖNCEYE ALINMIŞ. DERSLERİ FORMALİTEDEN Mİ YOKSA ÖĞRENMEK İÇİN Mİ GÖRÜYORUZ ANLAMIYORUM. (AÇIKLAMA: BU ENTRYNİN TAMAMI BÜYÜK HARFLERLE YAZILMIŞTIR)
Türk kahvesini buz gibi soğuk suyla yapın, daha köpüklü oluyor.
Not:Yatırım tavsiyesi değildir.
Not:Yatırım tavsiyesi değildir.
Bir şeylerin bize veriliyor gibi yapılıp verilmemesiyle oyalandığımız bir sürü gün olabilir.
internet yazılırken baş harfi büyük olmalıdır. "bugün eve gittiğimde interneti açtım" cümlesindeki internet kelimesinin baş harfi büyük yazılmalıdır :)
Olum ev tımarhaneye döndü bu ne lan...
:)))
:)))
"Bugün 27 Mart 2014. Son günlerde buz gibi olan hava yüzünden pencereyi açıp üşümektense havasız kalmayı tercih ederek odamdaki yatağımdan yazıyorum bu yazıyı. İçtiğim son sigaramın izmaritini kül tablasına basarken yere düşen külün yarattığı "beyaz halıyı yaktıysa annem burnumdan getirir" düşüncesinin içimde oluşturduğu garip his hâlâ sürüyor.
Neyse aslında bunları yazma sebebim yarın yapacaklarımdan biraz bahsedip rahatlamak istemem. Sabah nerdeyse erken sayılan saatlerde katılacağım 1-2 toplantıdan sonra tamamen formalite icabı yapılan bir derse katılacağım. Gerçi son zamanlarda artık selamlaşmalar ve ilişkiler bile formalite icabı olmaya başlamışken bu durum şaşırtıcı olmaktan çıktı sanırım. Bu garip dersten sonra sevdiğim, değer verdiğim birisi tarafından davet edildiğim bir mekanda oturmaya gideceğim. son zamanlarda kendisinin yanında epey huzurlu olduğum doğrudur ama bu durum ondan ayrı olduğum zamanlarda kafamı çok meşgul ediyor açıkçası. Yakın zamanda bu işe bir çözüm bulmam gerekiyor sanırım yoksa pek de iyi gitmeyen akademik kariyerim daha temel oluşturamadan başıma yıkılacak Allah korusun. Akşamında ise çalışma masamla biraz susuşuruz diye düşünüyorum. Zaten otururken ayağımla dürttüğüm zamanları saymazsak neredeyse hiç konuşmaz oldu bu aralar...
Benim anlatacaklarım bu kadardı sabah erkenden kalkıp halıyı kontrol etmek şart oldu hem. Görüşmek üzere iyi gecelerr."
Karalamalar- Hasan ...
Neyse aslında bunları yazma sebebim yarın yapacaklarımdan biraz bahsedip rahatlamak istemem. Sabah nerdeyse erken sayılan saatlerde katılacağım 1-2 toplantıdan sonra tamamen formalite icabı yapılan bir derse katılacağım. Gerçi son zamanlarda artık selamlaşmalar ve ilişkiler bile formalite icabı olmaya başlamışken bu durum şaşırtıcı olmaktan çıktı sanırım. Bu garip dersten sonra sevdiğim, değer verdiğim birisi tarafından davet edildiğim bir mekanda oturmaya gideceğim. son zamanlarda kendisinin yanında epey huzurlu olduğum doğrudur ama bu durum ondan ayrı olduğum zamanlarda kafamı çok meşgul ediyor açıkçası. Yakın zamanda bu işe bir çözüm bulmam gerekiyor sanırım yoksa pek de iyi gitmeyen akademik kariyerim daha temel oluşturamadan başıma yıkılacak Allah korusun. Akşamında ise çalışma masamla biraz susuşuruz diye düşünüyorum. Zaten otururken ayağımla dürttüğüm zamanları saymazsak neredeyse hiç konuşmaz oldu bu aralar...
Benim anlatacaklarım bu kadardı sabah erkenden kalkıp halıyı kontrol etmek şart oldu hem. Görüşmek üzere iyi gecelerr."
Karalamalar- Hasan ...
26.11.2021 saat 00.36
bugün gün boyu mutsuzdum. bir şeyler var bir şeyler oluyor, ben yetişiyorum ben yetişemiyorum. yoruldum bazense hayat doluyum yapabilirim. yaparım aslında ama insanlar... ah canım insanlar, ne çok yoruyorsunuz beni. ne çok üzüyorsunuz beni. neden diye sorarken buluyorum kendimi hep. neden bu telaş ,neden bu kin bu öfke bu kıskançlık. ah canım insanlar halbuki nasıl seviyorum sizleri bir bilseniz. her insan nasıl değerli benim için bir bilseniz. çok üzgünüm çok. kaybettim artık. bir şeyler yok biliyorum. bugün fark ettim galiba veya etmedim bilmiyorum. belki yalnızca mutsuz olan birisiyimdir. izahı vardır elbet. elbet mutlu olurum. neyse ne... yarın güzel olacak. ben her gün yine de insanları seveceğim bunu istiyorum. olmasa da ne fark eder. kendimi bir sevebilsem. ah kendim. bir sevebilsem beni...
bugün gün boyu mutsuzdum. bir şeyler var bir şeyler oluyor, ben yetişiyorum ben yetişemiyorum. yoruldum bazense hayat doluyum yapabilirim. yaparım aslında ama insanlar... ah canım insanlar, ne çok yoruyorsunuz beni. ne çok üzüyorsunuz beni. neden diye sorarken buluyorum kendimi hep. neden bu telaş ,neden bu kin bu öfke bu kıskançlık. ah canım insanlar halbuki nasıl seviyorum sizleri bir bilseniz. her insan nasıl değerli benim için bir bilseniz. çok üzgünüm çok. kaybettim artık. bir şeyler yok biliyorum. bugün fark ettim galiba veya etmedim bilmiyorum. belki yalnızca mutsuz olan birisiyimdir. izahı vardır elbet. elbet mutlu olurum. neyse ne... yarın güzel olacak. ben her gün yine de insanları seveceğim bunu istiyorum. olmasa da ne fark eder. kendimi bir sevebilsem. ah kendim. bir sevebilsem beni...
yar bensiz yatamazmış gözlerine uyku haram, yar benden ayrı kalsa uyuyamazmış..
101 mi oynasak?
Üşüyorum, çok soğuk.
Edit: Isındı.
Edit: Isındı.
bugün bizim hastanede ya da okulda hiç eylem falan olmadı mı yoksa ben mi göremedim :/
her gün varlığının değerini daha iyi anladığım,canımın içi.iyi ki var,umarım uzun yıllar da yanımda olmaya,gülüşüyle içimi ısıtmaya devam eder..
Yani böyle bir kariyerim hiç olmadığı için dip mi zirve mi bilemiyorum :)
Umarım bu halim zirve değildir.
Umarım bu halim zirve değildir.
Ortam kızı. Hayatını instagram için yaşıyormuş gibi bir izlenim uyandırıyor insanda. Bir erkeğin parasını yemekten utanmak bir yana dursun bunu yüzsüzlüğe vurarak yaşamak gibi bir gayesi mevcut. Kimsenin fikrini de sallamıyor ama zaten niye sallasın ki hedeflediği hayatı yaşamakla meşgul.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?