Herkese sevmediği akrabayı görmediği, abuk sabuk soruların sorulmadığı, bol harçlıklı bir bayram diliyorum. İyi bayramlar sözlük :)
hayattaki en büyük amaçlarımdan birisidir. bu meseleyi yaklaşık 6-7 yaşında fark ettim ve büyünce ne olacaksın sorusuna "yatarak para kazanabileceğimiz bir meslek" olarak cevap verdim. yıllar geçti hala kafam aynı yok mu şöyle nöbeti olmayan çok yorulmayan parası da iyi olan bir bölüm yavv
Dedemi kaybettiğimizden beri bana soğuk gelen evdir.Kapısından girmeye çekinirim nedense.halbuki Babaannem orada hâlâ. Ama dedemin eksilen sevgisinin yerini hiçbir şey dolduramadığı için uzak geliyor bana.eksilen sevgi bazı şeyleri de beraberinde eksiltiyormuş gerçekten. O yüzden varken tüm sevgileri sonuna kadar hissedin sayın yazarlarrr :)
Patatese kartopu, fasulyeye lobya, ahududuya jol diyoruz😀
Orada hiç yaşamadım. Birkaç yılda bir sadece birkaç hafta için ziyaret edebilme şansım oluyor, o yüzden başlarda bu farklı kelimeleri çok garipsiyordum ama ahududu yerine jol demek o kadar pratik ki memleketime gittiğim an direkt bu yöresel söyleyişlere geçiş yapıyorum :)
Ekleme: böğütlene de kara jol diyoruz😄
Son bir ekleme: kartopunun rusça kartoffel kelimesinden bize geçtiği ve kartopu şeklinde türkçeleştiği düşünülüyor çünkü yakın illerde de kartol/kartop/kartof gibi benzer kelimeler kullanılıyor. Ama çevre illerden farklı olarak bizim yörenin patatesi yuvarlak, küçük ve içi neredeyse beyaz kabul edilebilecek kadar açık renkte olduğu için patatesi kartopuna benzeten yöre insanı rusça patates anlamına gelen kelimeyi zamanla kartopuna çevirmişler diye düşünüyorum.
Orada hiç yaşamadım. Birkaç yılda bir sadece birkaç hafta için ziyaret edebilme şansım oluyor, o yüzden başlarda bu farklı kelimeleri çok garipsiyordum ama ahududu yerine jol demek o kadar pratik ki memleketime gittiğim an direkt bu yöresel söyleyişlere geçiş yapıyorum :)
Ekleme: böğütlene de kara jol diyoruz😄
Son bir ekleme: kartopunun rusça kartoffel kelimesinden bize geçtiği ve kartopu şeklinde türkçeleştiği düşünülüyor çünkü yakın illerde de kartol/kartop/kartof gibi benzer kelimeler kullanılıyor. Ama çevre illerden farklı olarak bizim yörenin patatesi yuvarlak, küçük ve içi neredeyse beyaz kabul edilebilecek kadar açık renkte olduğu için patatesi kartopuna benzeten yöre insanı rusça patates anlamına gelen kelimeyi zamanla kartopuna çevirmişler diye düşünüyorum.
İliklerime kadar üşümek. Hatta soğuk hava dolayısıyla bir anlık nefessiz kalmak ve ondan sonrasında aldığım ilk sağlıklı nefes.
hiç edinemedim ya, ne bileyim ben de aşırılık seviyorum
kavutcum tabiki hem tatlı hem anlayışlı cuma günü erken salar cuma namazı kılanlar için, her slaytı verir, derste yemek yiyenlere uyuyanlara takılır konuşur, muhabbet edermiş gibi ders anlatır daha ne olsun
Kebap ayran
Cips kola
Künefe dondurma
Cips kola
Künefe dondurma
Genelde istemem kendim yapmaya çalışırım. Bilmiyorum belki de yanlış ama cogu zaman beni zorlayan sınırlarımi aşan bir sey olsa bile kendim halletmeye çalışırım. Biraz da güç gösterisi severim gerçi
Tüm haftasonunu yediği için Cumartesi nöbetleri en kötüsüdür. Bilin bakalım kim bugün nöbetçi :/
Başka bir deyişle, hayatın anlamı koşulsuz bir anlamdır çünkü kaçınılmaz ıstırabın potansiyel anlamını içerir.
Kitap okumak ve film izlemek bence kıyaslanmaması gereken bir versus. İkisi bambaşka şeyler. Film dediğimiz yapı bir mesaj, bir eleştiri veya bir görsel şölen sunmalıdır. Kitapta ise okurun hayal gücü görsel şöleni yaratabilmelidir. Film izlemek bir nevi kolaycılıktır ama müdavimleri için konuştuğumuzda kaliteli oyunculuk görmek bazı şeylerden daha önemlidir.
(bkz: Django'da Leonard DiCaprio'nun elini gerçekten kesmesine rağmen rolüne devam etmesi)
(bkz: Django'da Leonard DiCaprio'nun elini gerçekten kesmesine rağmen rolüne devam etmesi)
sadece adını duymak bile yetiyor yüz ifademi değiştirmeye
Susmanın kalesine sığınıyorum
Önümde karanlıktan duvarlar
Sırtımda insan yüklü bir gök var.
Önümde karanlıktan duvarlar
Sırtımda insan yüklü bir gök var.
Bana sorulmadığı halde fikrimi söylüyorum. Sanki her şeyi herkesten daha iyi bilme ihtimalim varmış gibi
Yedinci ev üyeleri tekrar bir araya gelmiş,hiç söylemiyorsunuz.
Niye çaba göstereyim ki? Eğer içinde olanı göstermek istiyorsa zaten gösterir. Yoksa da mahremidir ve benden gizli tutmak istiyorsa bana da içini görme çabası yerine onun kararına saygı duyma haddimi bilme düşer.
Anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı
"iyi olmayıp da ne yapacağız? iyi olucaz be iyi."
Annem ya da bir arkadaşım arayınca telefonu “başıma ne geldi bir bilsen!” diye açmak. Sonra ne olduğunu sorduklarında “ne sen sor ne ben söyleyeyim” deyip insanları çıldırtmak.
Cikincacaddeye
Benim için anlamı büyük. Bir şarkıdan çaldığım iki kelime.
Benim için anlamı büyük. Bir şarkıdan çaldığım iki kelime.
Sayısal liselerde 2 yıl işlenen ve o 2 yılda da neredeyse hiç bir seviyeye gelinemeyen ders. İngilizce mingilizce derken hop kardeşim diye ortaya çıkar bi anda. En azından lise düzeyinde başlayacağına ortaokulda başlasaydı diye düşünüyorum. Böylelikle belki gerçekten 2. bir yabancı dil temelimiz olurdu ve üstüne çıkardık…Sonuç olarak sırf iki yabancı dil eğitimi veriyoruz demek için yürütülen bir sistemdir.
vantausundali
kalabalıklar içinde dahi hep o kişiyi aramak, onu 5 dk görmek için yolunu değiştirmek, o seviyor diye bir şeyleri sevmektir. hatta bazen onu kendisine rağmen, kendisinden daha çok sevmek, neden sevdiğini arayıp da bulamamaktır. kızabileceğini bile bile onu kendisinden korumaya çalışmaktan kendini alamamak, hep düşünmek, düşündükçe gülümsemek, hep olsun ve iyi olsun istemektir, sanki..
önce komik videolar izleyip boş boş gülerim gece olunca da ağlarım yaşamak lazım duyguları ne kadar ertelesek de illa yaşatıyor ruhumuz bize, çare yok
yemekhanemizin neredeyse her hafta en kötü ihtimalle 2 haftada bir çıkardığı öğrencileri aç bırakarak zorlu hayat koşullarına adapte etmenin birincil amaç olduğu yemeğimsidir. 40dk yemek sırasında bekliyosun ve tam kart basma yerine geldiğinde milletin tepsisine bakıyosun... sonra anlıyosun ki zamanın boşa geçmiş... aynı dün anatomi çalışarak kaybettiğin ve aklında hiçbir şey kalmayan zaman gibi bu da boşa geçmiş
herkese afiyet olsun
herkese afiyet olsun
“Allah rızkını verir.”
“Çocuk rızkıyla doğar.”
Üzgünüm ama doğmuyor işte, doğmuyor. Sonra o güzelim çocuklar bu hayatta perişan oluyor, bulaşmaması gereken şeylere bulaşıyor, aç kalıyor, insan gibi yaşayamıyor. gel de bunu insanlarımıza anlat.
“Çocuk rızkıyla doğar.”
Üzgünüm ama doğmuyor işte, doğmuyor. Sonra o güzelim çocuklar bu hayatta perişan oluyor, bulaşmaması gereken şeylere bulaşıyor, aç kalıyor, insan gibi yaşayamıyor. gel de bunu insanlarımıza anlat.
Unutmayın başlangıç işin yarısıdır, bitiş de diğer yarısı. İntihar edecekseniz yaşayarak edin.
🎬 Neredesin Firuze (2003)
🎬 Neredesin Firuze (2003)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?