https://open.spotify.com/track/17dmpqLzJR5NRlmEhzFXzT?si=CAwlIc9MRZWWYWM_GdpOlA
kuanın şarkıları ders çalışırken çok güzel gidiyo öneririm
Bugün Avustralya açık'ı kazanarak 21. Grand slam kupasını kaldırmış ispanyol tenisçi, gönlümün efendisi. Bu aynı zamanda tek erkeklerde en çok grand slam kazanan tenisçi olduğu manasına geliyor. Federer ve djokovic ile tahtı paylaşıyorlardı.
Yani realist olmak gerekirse djokovic kariyerini 25 grand slamle falan tamamlar ama kendisini hiç sevmem. Bu davada senciyiz fedal.
Edit: aynı zamanda kendisi king of clay olarak da anılır çünkü toprak kortta oynanan roland garros'u 13 kez kazanarak bir grand slam'i en çok kazanan tenisçi.
Yani realist olmak gerekirse djokovic kariyerini 25 grand slamle falan tamamlar ama kendisini hiç sevmem. Bu davada senciyiz fedal.
Edit: aynı zamanda kendisi king of clay olarak da anılır çünkü toprak kortta oynanan roland garros'u 13 kez kazanarak bir grand slam'i en çok kazanan tenisçi.
Görünce aklima (yazar: fahri muzdaribi) yi getiren bir başlık
Bir klasiği daha anımsayalım 'o mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız' cümlesindeki müjgan kadın adı değil eski dilde kirpik demektir.
lol oynanır, film izlenir; hava elverişliyse tüm gün dışarıda da geçirilebilir
tanım: ders çalşırken dinlenemiyorum arkadaşlarımla vakit geçiremiyorum diye üzülmenize; arkadaşlarınız veyahut kendinize vakit ayırdığınızda ders çalışmıyorum diye endişelenmenize sebep olan lanet şeydir.
"aslında insanlık uzaya çıkmamış olabilir ve bunu asla bilemeyiz" "yazar olup geçinebilirim ne var ki onda" "şu fotoğrafı da sosyal medyada paylaşayım n'olacak" "şu an bulunduğum ortamda yalnızım. belki de dünyada yaşayan herkes az önce öldü ve ben farkında değilim henüz" "tırnağımı kısacık keseyim bir şey olmaz" "günde 3 hafta not çalışabilirim ne var onda plana şunu da ekleyeyim" "bu entry biraz saçma mı oldu? yoo at gitsin" gibi fikirler. fark ediyorum da benim kafa tek başına yürüyen bir agalar ortamı (ayrıca benim fikirler genelde eyleme yönelik değil de baya daha soyut onun da farkındayım)
Türk edebiyatının değerli yazarı olan Ömer Seyfettin'in cesedi yıllar boyu ülkemizde kadavra olarak kullanılmıştır. Bu ayıp bize bir ömür yeter
Beceremiyor gibiyim.
Bazen durup etrafımdaki insanlara baktığımda bazılarının doktor olacak olması yalnızca bu fikir bile beni çok korkutuyor. İnsanları anlamaktan aciz, doktor olmayı yalnızca teorik bilgilerden ibaret gören, egoist, bencil, empati ve iletişim yoksunu, sorumluluk almaktan kaçan, her yanlışında başkalarını suçlayan, toplu görev bilincinden uzak, başka fikirlere saygı duymayı bu yaşta bile hâlâ öğrenememiş, hastaların mahremiyetine dahi saygısı olmayan hekim adayı tiplerinin fakültemizde var olduğu gerçeğinden de çok utanıyorum. Ve hepsinin ait olmadıkları bu bölümü bırakmalarını ya da en azından insanlarla en az muhatap olunacak temel bilimler gibi dalları seçmelerini temenni ediyorum.
Kendisi hem insanlık hem doktorluk bakımından idolümdür. Genel kültürü geniş, alçakgönüllü, kibar ve doğasında "iyileştirme" bulunan çok saygıdeğer biridir. Kendisinden bahsederken "hazretleri" deme ihtiyacı doğuyor içimde
4. sınıftaki bize genel öğretilenin aksine hasta konudan sapsa dahi hastanın sözünü bitirmesini bekler ve sonrasında kibarca konuya yeniden yönlendirir, muayene gösterecekken odada bizden başka kimse olmamasına dikkat eder, hastanın mahremiyetini ihlal etmeden muayeneyi gösterir ve hatta gerekiyorsa giyinmesine bile yardım eder. İnsan hayatına gerçekten kıymet veren biridir. Sayesinde bunların mümkün olduğunu gördüm.
Bugüne kadar bu konuda çok fazla etik çatışma yaşıyordum kendi içimde, hastanın sözünü bitirmesini beklediğim için ("konuya yönlendirmediğim" için) yanımdaki arkadaşımın sıkılıp odayı terk ettiği de oldu, boyun muayenesi göstermek için başörtüsünü açtıkları teyzeyi öylece bırakıp gittiklerinde dönüp eşarbını taktığım da oldu, laba kan götüremeyecek hastanın tüpünü götürdüğüm de oldu. Kendimi zayıf, fazla empatik ve "başarısız" bir doktor olarak görüyordum bu yüzden zaman zaman. O personelin işi, o hemşirenin işi, o psikoloğun işi, o refakatçinin işi... Bazen de "insan"ın işidir ya
O yüzden aydın hocamızın yeri gözümde çok ayrıdır. Tam olarak mümkün kelimesinin karşılığıdır. İyilik mümkün, nezaket mümkün, yaşatmak mümkün. İyi ki var; uzun, sağlıklı, mutlu ömürleri olsun
4. sınıftaki bize genel öğretilenin aksine hasta konudan sapsa dahi hastanın sözünü bitirmesini bekler ve sonrasında kibarca konuya yeniden yönlendirir, muayene gösterecekken odada bizden başka kimse olmamasına dikkat eder, hastanın mahremiyetini ihlal etmeden muayeneyi gösterir ve hatta gerekiyorsa giyinmesine bile yardım eder. İnsan hayatına gerçekten kıymet veren biridir. Sayesinde bunların mümkün olduğunu gördüm.
Bugüne kadar bu konuda çok fazla etik çatışma yaşıyordum kendi içimde, hastanın sözünü bitirmesini beklediğim için ("konuya yönlendirmediğim" için) yanımdaki arkadaşımın sıkılıp odayı terk ettiği de oldu, boyun muayenesi göstermek için başörtüsünü açtıkları teyzeyi öylece bırakıp gittiklerinde dönüp eşarbını taktığım da oldu, laba kan götüremeyecek hastanın tüpünü götürdüğüm de oldu. Kendimi zayıf, fazla empatik ve "başarısız" bir doktor olarak görüyordum bu yüzden zaman zaman. O personelin işi, o hemşirenin işi, o psikoloğun işi, o refakatçinin işi... Bazen de "insan"ın işidir ya
O yüzden aydın hocamızın yeri gözümde çok ayrıdır. Tam olarak mümkün kelimesinin karşılığıdır. İyilik mümkün, nezaket mümkün, yaşatmak mümkün. İyi ki var; uzun, sağlıklı, mutlu ömürleri olsun
Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
… Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu
(Aslında en etkileyici bulduğum kısmı şurası:
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu)
Bana mısın demedi bu kadar yüke
… Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu
(Aslında en etkileyici bulduğum kısmı şurası:
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu)
ay şu an mükemmel görünüyor. dışarı çıkma ya da en azından pencereden bakıp görme şansınız varsa hemen koşarak gidip bakmanızı tavsiye ederim.
Eveeeeet sözlü sınav anılarınızı alsak olur mu neler birikmiş :)
Tüm dönem 4'ler ilk sözlülerini olmuşken dahiliye ekibi olarak sona kalmış olmak :)) yarın ilki olacak :))
Tüm dönem 4'ler ilk sözlülerini olmuşken dahiliye ekibi olarak sona kalmış olmak :)) yarın ilki olacak :))
yorgundur.uzatmak istemiyordur.sorunları aşacak gücü yoktur belki de.özür dilemenin ona bir zararı dokunmayacağının farkındadır.ama bunu hep yapar hale gelirse uzun vadede üzülecek olan insandır da aynı zamanda :(
genelde kahvaltıda yemek için yapılan bir çeşit hamur işi.çok severim :)) anneannem de çok güzel yapardı :')
Sevdiğim kız bana abi demiş gibi bir gün...
tertemiz bir sayfaya ihtiyacım var hayatta :)) yeni düşüncelere yeni alışkanlıklara ve sıfırdan tanıştığım güzel insanlara :))
arkadaşın doğum günü için toplandık 8-10 kişi oynuyoruz doğum günü çocuğu anlatıyor ortam heyecan dolu falan. köpek ile ilgili bir şeydi anlattığı tam hatırlamıyorum şu oldu :
Arkadaş : hav hav hav
Adam yasaklı kelime kullanmayacağım diye havladı ya la.
Arkadaş : hav hav hav
Adam yasaklı kelime kullanmayacağım diye havladı ya la.
''Yürü kardeşim ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin.'' -Nuri Pakdil
Ben bazen yaparım, özellikle bazı arkadaşlarım beni çileden çıkartıyor ve bunu onlara hissettirmek için sesimi yükseltiyorum. Ama bunu toplum içinde yapmıyorum, insanların rahatsız olmadıklarından emin olduğum yerlerde ( etrafta kimse olmaz ) yaparım.
Bu yüzden başlığın "toplum içinde telefonda bağırarak konuşan insanlar" olması gerektiğini düşünüyorum.
Bu yüzden başlığın "toplum içinde telefonda bağırarak konuşan insanlar" olması gerektiğini düşünüyorum.
Birilerini kolayca affedebildiğim ve hiçbir şey yokmuş gibi onlarla saklambaç oynamaya devam ettiğim günleri özlüyorum. Şimdilerde ise bu yetimi kaybetmişim olsa gerek ki hayatla saklambaç oynuyorum ama bu sefer kimseyi bulmak için çabalamıyorum ve görüyorum ki aslında böylesi çok daha sağlıklıymış.
Esasen bu başlığa yazma sebebime de gelirsek özlem duyduklarımız her zaman güzel ve doğru şeyler midir?
değildir elbet, güzel olsa da bazen doğru değildir zaten. geç olsa da bu hissi anladığımız an huzur kapılarını biraz daha aralamış olacağız.
Esasen bu başlığa yazma sebebime de gelirsek özlem duyduklarımız her zaman güzel ve doğru şeyler midir?
değildir elbet, güzel olsa da bazen doğru değildir zaten. geç olsa da bu hissi anladığımız an huzur kapılarını biraz daha aralamış olacağız.
eskiden çok heyecan yapar nasıl engellesem bilemezdim artık sadece akışını izliyorum
beni yaklaşık 4 kişi falan biliyor kötü mü değil ama kimse bilmese daha eyi olabilirdi
Bu akşam yağacakmış dostlar, Sibirya'dan geliyormuş soğuklar.
Özgürlüktür
Doktorluğun yarısı soğukkanlılıktır kalan yarısı da ilgidir. Mezun olabilenin zaten bilgisi vardır.
gayet sevdiğim bir uygulama kendisi ama son günlerde anlamadığım şekilde masaüstü uygulaması sürekli çevrim dışısınız diye hata veriyor :( değilim çevrim dışı..
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

