yapmaya devam edilen çocuksu davranışlar

clarice starling
çikolata yerken, içeride kendi halinde oturmakta olan babamın yanına gidip bir anda şöyle şeyler diyorum (evet durup dururken, alakasız bir şekilde):
"yoo baba, ben şu anda çikolata yemiyorum ki. bugün hiç çikolata yemedim. hayır baba, yediğim şey çikolata değil ki, nerden çıkardın?"
bir de bunları çocuksu bir şekilde söylüyorum, daha komik oluyor. (komiklik anlayışımı sorgulamazsanız sevinirim, canım sıkılmış olabilir biraz o nedenle gayet eğlenceli ve komik geliyor bana ksdfkj)
babam da şey diyor: "kızım çok fazla yeme istersen, hasta olursun." of evet, ciddi ciddi diyor. demek ki ona komik gelmiyor bir şeyler...

içini dök

gri
ya 😭 kafama sıkıcam artık gene 2 olmuş, saat sürekli 2 oluyor abi, bi sabah 2 bi gece 2 nerde bu diğer saatler ya!? Öğlen 12 nerde, nerde akşam 8??

Doktor, saatler başkasını cezalandırmak için 2'de takılı kalabilir mi, olabilir mi ya böyle bi şey?

filistin

berceste
Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu
Varıp eşiğine alnımı koydum
Sanki bir yer altı nehr çağlıyordu

Gözlerim yollarda bekler dururum
Nerde kardeşlerim diyordu bir ses
İlk Kıblesi benim ulu Nebi'nin
Unuttu mu bunu acaba herkes

Burak dolanırdı yörelerimde
Mi'raca yol veren hız üssü idim
Bellidir kutsallığım şehir ismimden
Her yana nur saçan bir kürsü idim

Hani o günler ki binlerce mü'min
Tek yürek halinde bana koşardı
Hemşehrim nebi'ler yüzü hürmetine
Cevaba erişen dualar vardı

Şimdi kimsecikler varmaz yanıma
Mü'minde yoksunum tek ve tenhayım
Rüzgarlar silemez gözyaşlarımı
Çöllerde kayıp bir yetim vâhayım

Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde
Götür müslümana selam diyordu
Dayanamıyorum bu ayrılığa
Kucaklasın beni İslâm diyordu

bir insanı tanımak

red
hakan günday bir kitabında şöyle diyor: "Seni anlıyorum demek büyük bir yalandır. Kocaman bir yalan. Kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz dünyada... Var olan en sağlam zırh insan vücududur. İçindekileri en iyi saklayan kasa odur. Koridorlarında birikenlerin kokusunu bile yaymaz dışarıya."
10

çocuklarla oynamak

leavesfromthevine
Kardeşim voleybol oynamayı çok seviyor ben de eve döndüğümden beri onunla oynuyorum zaten ben de çok severim. (Karşılıklı paslaşıyoruz gibi yani)
Neyse mahallenin çocukları da dahil olmak istiyorlar bize biz de kıramıyoruz ama aman Allah'ım çocuk değil gürültü kirliliği. Sürekli bir kaos bağırış çağırış, "topa sen niye dokunmadın?!?", "Aaaa ama ben oynayacaktım!", "Sen oynayamıyosun(sanki kendi çok oyanayabiliyor gibi boyu 90 cm falan tahmini 7 yaş civarı)", "mızıkçılık yabmaaağ!!!!1!1!"
Biz de kardeşimle başımızdan savmak için "hadi eşek oyanayalım" dedik hay Allah demez olaydık bağırış çağırış gerginlik hat safhaya çıktı "yok ben değmedim", "sen vurmadın niye vurmuyosun", "aa ama ben çıkmam", "tamam abla sen çık" yav çocuğum ne diyon neeee sinirlerime teşekkür ederim bu kadar sakin kaldıkları için. Çocuk sevmiyomuşum valla bu neymiş. Bir de anneleri "bağırmasanıza siz ya hu!!" diye sürekli cama çıkıyolardı ah Allah size sabır versin.

36 saat

ileleualatyr
Bugün Rümeysa Berin Şen'i anmak adına Ankara Şehir Hastanesi hekimleri poliklinikleri 08.30'da kapatmış ve konuşma yapılmış.
Bu sırada poliklinikte bekleyen bir hastadan “o doktor öldüyse bize bir başka doktor baksın.”şeklinde inanılmaz mantıklı(!)bir talep gelmiş.
Şimdi bunu duyan hekimler, bu olayı öğrenen tıp fakültesi öğrencileri hâlâ ısrarla değişmeyen çalışma koşullarını da göz önünde bulundurarak bu ülkede bu insanlara neden hizmet etmek istesin? Kendi adıma konuşacak olursam, şu an ne pahasına olursa olsun gitmeye hazırım. Ben insanlığa, insani koşullarda yardım etmek istiyorum. Yoğun çalışma koşullarından dolayı kaza yapıp ölmek istemiyorum, mobbing yüzünden intihar etmek istemiyorum, bir hastanın ya da hasta yakınının beni öldürmesini istemiyorum. Ben emeğimin karşılığını almak istiyorum. Bir gün benim adıma da konuşma yapılmasın, ben de hiçbir arkadaşımın arkasından böyle bir konuşma yapmayayım istiyorum. Zaten zor bir meslek, zaten her aşaması zor evet ama neden üstlerimiz bunu daha çok zorlaştırıyor? Anlamak çok güç.

memleketimiz insanına özgü hareketler

clarice starling
balkondan balkona bağırarak konuşmak. şaka gibi ama bunu hala yapan komşumuz var. selamlaşmak yetmiyor, iki saat sohbet etmeye çalışıyor bağıra bağıra. konuşmayı çok istiyorsan telefon etsene ablacım. neden tüm mahalleye canlı yayın yapıyorsun?
bir de şey var, hala yapılıyor mu bilmiyorum ama eskiden yapıldığına şahit olmuştum. apartmanın altında bakkal varsa balkondan sepet sarkıtıp alışveriş yapıyordu insanlar. yani mantıklı ama ilginç bir şey.

çıkmış

lagahoo
çıkmış asla çözmek için değildir d1 deyken bu gaflete düşen çoktur. çıkmış çözülmez çıkmış bakılır akılda tutulur komitede denk gelirse şak diye işaretlenir

hastalardan inciler

schlimazl
Tam da bugün 5 yaş kankimin ağlarken söylediği bir cümle beni biraz düşündürdü.Bisikletten düşmüş, küçük bir kırığı vardı bacağında. Kırık olması problem değilmiş gibi acısına takıldı o an. Bisiklet süremeyeceğini düşünmedi hiç. Acımasa bari dedi. Acımasa...Biraz parol versem hafiflerdi. Alçısı çıktığında da unuturdu her şeyi.
Bir daha bisiklet sürmeyecek mi, elbette sürecek. Daha dikkatli olacak belki. Belki bir kez daha takılacak ayağı. Yine düşecek. Her acısında biraz daha büyüyecek. Hatta Bir sonrakinde ağlamayacak artık.
Kırılan kalbimi hatırlattı bana çocuk. Gönlüm alınsaydı, acısı Biraz hafiflerdi, hatta geçerdi.Peki Bir daha kırılmaz mı kırılabilir, bir kez daha inanmaz mı, inanabilir. Kırılmasına rağmen atmayı bırakır mı, sanmam. Belki biraz buruk atar bilemem. Parol diyip geçmemek lazım. Yerine göre mükemmel bir ilaç. Ah bir de acımasa, çok iyiyiz aslında.
2

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol