enes kara

prime
Hayatında istemediği tercihlere zorlanmış, din, mobbing ve toplumsal normlar altında ezilip dayanamayıp kendi hayatına son veren meslektaşımız...

Ben bu olay üstüne birkaç söz etmek istiyorum. Günümüz Türkiye'sinde birçok insan Enes'in yaşadıklarını yaşıyor. Belki onun kadar ağır yaşamıyor, belki hepsine maruz kalmıyor. Ama daha okula başlamadan başlıyor kendince iyi niyetli anne babaların çocuklarının geleceğini kendi yetiştiği toplum şartlarında değerlendirerek çocuklarının isteğinden bağımsız olarak yönlendirmeye başlaması. Kimi çocuk ailesini mutlu ediyor, kimisi başkaldırıyor. Ama sonunda birçoğu mutsuz oluyor.

Din ülkemizde o kadar yanlış yorumlanıyor ki insanların özgürlüğü kısıtlanıyor. Ama din kişinin özgür bir tercihidir. Getirileri ve götürüleri sadece kişiyi bağlar. Bu noktada birçok kişi çıkıp toplumsal düzenin sağlanmasının bu yoldan geçtiğini iddia edebilir. Belki geçmişte olabilir, ama şu anki yozlaşmış insan profilini ele aldığımızda çözümün bu olmadığı apaçık ortada.

Mobbing hakkında sürekli konuşuyoruz, kendimizi açıklamaya çalışıyoruz. Daha kendi küçük çevremizde kendi hocalarımızı değiştiremezken ülkeyi değiştireceğimize inanıyoruz. Elimizi vermişler bir kürek, çekip çekip duruyoruz.

Bana kalırsa huzur içinde yatsın Enes bu sistemin kurbanlarından biridir. Umarım ki daha fazlasını kaybetmeden bir şeyler düzelir...

elma şekeri

clarice starling
içinde gerçekten elma olduğunu öğrenmemle çok şaşırmama neden olan yiyecek. tamamı şeker zannediyordum küçükken. elma şeklinde kocaman bir şeker... değilmiş. saçma buldum açıkçası, elmayı o lezzetsiz şekerle kaplamak niye?

sinirlenince dönüşülen kişi

clarice starling
başka birisine dönüşmemek için çabalıyorum. malum, öfke kontrolü önemli. ama nadiren ani ve sert tepkiler verdiğim oluyor, sonradan bakıp diyorum ki "ne gerek vardı bu tepkiye?" genellikle kontrollü ve sakin davranmaya çalışıyorum ama eğer aynı kişi tarafından kronik olarak sinirlendirilirsem, çileden çıkarılırsam yani, o zaman ruhsuzlaşıyorum o insana karşı. yine sakin davranıyorum vs. ama sanki o insan benim için tüm önemini yitirmiş gibi hissediyorum. karşımdaki kişi sinirlendiğimi, rahatsız olduğumu bildiği halde beni sinirlendirecek şeyler yapmaya devam ediyorsa, öyle bir his geliyor ki, sanki o insan benim için hiçbir zaman değerli olmamış filan gibi hissetmeye başlıyorum, öyle yoğun bir soğuma geliyor yani, bunun sonuncunda da o kişiden uzaklaşıyorum ister istemez. ki yapılacak en mantıklı şey bu sanırım.

çok gülen çok ağlar

gri
Ortaokuldaki en yakın arkadaşım buna çok kalpten inanıyordu. Onunla her gün birkaç saat sokaklarda gezer sohbet ederdik, çok güler eğlenirdik. Her günün sonunda bir anda çok ciddileşir ve uzun uzun sesli dua ederdi nolursun ağlatma allahım diye cbdbbsbx
1

sessizlik

daenerys targaryen
bugünkü sessizliğin sebebi pazartesi d1 çarşamba cuma d2 sınavlarının olmasına bağlıyorum. herkes harıl harıl ders çalışıyor daha hafta 4teyim yhaa diyenlere inanmayın sözlükten çıkıp sen de çalış bu mesajı gören değerli okur <3

gütfsözlük yazarları buluşması

clarice starling
benim de kim olduklarını merak ettiğim ve tanışmak istediğim yazarlar var aslında ama tanışırsak işin büyüsü bozulabilir diye de endişeleniyorum. yani nicklerimizi gizli tutsak bile birtakım ipuçlarını bir araya getirerek bazı yazarların kim olduğunu tespit ederim diye düşünüyorum. yanlış tahminlerde de bulunsam o yazarla ilgili bir eşleşme yapmış olurum kafamda. bilmiyorum ya sanki anonimken, birbirimizi sadece yazdıklarımızla tanıyorken her şey daha güzel gibi.

hedefe mi sürece mi odaklanılmalı sorunsalı

moonlight
Karıncaya sormuşlar nereye gidersin böyle hiç durmadan diye, karınca demiş hacca gidiyorum, gülmüşler, demişler senin ömrün yeter mi o kadar yol gitmeye, karınca demiş gidemesem de onun yolunda ölürüm.

Yani bence hedefi içselleştirdikten sonra sürece odaklanmalı; ulaşamasak da hedefe, o yolda yürümek iyi gelecek bize.

breaking bad

inthebleakmidwinter
İşlemiş olduğu konu tamamen bir tarafa, hikaye anlatım biçimiyle başlı başına bir yönetmenlik başarısı ve şaheseridir. Bireyin psikolojik derinlemesine bu kadar inildiği başka bir dizi bulmak çok zordur. Walter White karakterinin 5 sezon boyunca geçirmiş olduğu değişimler, gerek dünya görüşü gerek yaşam tarzı ve gerekse ailevi ve insani ilişkiler bakımından ilmek ilmek işlenmiştir.

Dizinin bir diğer başarısı yine aynı şekilde baş karakterin fanatik boyutta inandığı etik değer yargılarının zaman içerisinde nasıl tam tersine evrildiğini, evrilebileceğini profesyonel boyutta anlatabilmesidir. Bu şekilde aslında etik yargıların a priori kalmadığı, dokunulmaz olmadığı da çok iyi bir şekilde sahnede oynanmıştır.

Dizinin ilk sezonun başından ta son sezonuna kadar nasıl her bölümün ilmek ilmek örercesine planlandığını fark edince dizinin arkasında nasıl bir deha olduğunu da insan ister istemez fark edip hayran kalıyor.

Breaking bad öyle bir dizidir ki üstüne dizi çekilir ;) -ki çekilmiştir de ve better call soul da aynı şekilde bunun çok başarılı bir alt senaryosudur.

Bana yabancı diziyi sevdiren ve üstüne bir yabancı dizi kültürü oluşturmama sebebiyet veren sanat eseridir breaking bad. İlk izlediğim yabancı dizidir ve iki kere bırakıp 3. Kez başladığım ve o şekilde bitirdiğim, bitirdiğimde “boş boş” değil, gözlerim “dolu dolu” etrafa bakındığım muazzam bir anlatım ve muazzam bir senaryo.

Bu arada söylemeden edemeyeceğim bir uçak sahnesi var ki -spoiler vermeyeyim- kelebek etkisi ve determinizm gibi felsefi-ontolojik görüşleri de ironik bir şekilde dizide anlatmış ve adeta yedirmiş, harmanlamıştır.

“Ben vakit geçirmelik dizi izlerim, eğlenceli olsun, sarsın” diyenler mümkünse izlemesinler. Bir diziden ne kadar sonuç ve anlam çıkarılabileceğini görünce insan bu dizinin “dizi izlemek” için yapılmadığını fark ediyor.

Üzerine çok şey söylenebilecek bir dizidir. Çok şey yazılabilir ve bozulabilir. Lafı da fazla uzatmanın anlamının olmayacağı, imdb'deki yerini tartışmasız hakkeden bir sanat eseri. İzlenmeden geçen her gün ayrı bir kayıptır.

Walter white benim kendimi bulduğum, kendimin derinliklerine daldığım ve kendimi sorgulatan favori karakterim tabi ki. Gereğinden fazla dizi izlemiş biri olarak bugüne kadar bir Walter white'ı bir de beni tanıyanların malumu olduğu karakteri hep kendim bulmuşumdur, bu ikisinde hep kendimi görmüşümdür.

Aşağıya favori sahnemi bırakıyorum:



hepsiburada

highwaytohell
1998'den beri hizmet veren online alışveriş sitesi.
kendisinden pek alışveriş yapmıyorum ama geçenlerde bi şey aldım.hepsijet kargoyla gelecekti.tüm gün evde olmama rağmen gelmedi sonra siteye baktım siparişlerime "teslim edilemedi" yazmışlar sonra tekrardan gönderme gibi bi seçenek vardı da çözüldü.genel anlamda pek sevilmiyor hepsiburada fakat sorunumu çözdüler mi çözdüler.şu anlık memnunum,bi sıkıntım yok.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol