Olabilir, bu da olabilir. Kimsenin suçu yokken ben üzülebilirim, yine de keşke diyebilirim. Diyebilirim değil mi? Beş yaşımdayken yine böyle bir günde bir arkadaşımla dondurma almıştık, ona bedava çıkmıştı ama bana çıkmamıştı. Nedense benim yediğim dondurmanın çubuğuna bedava yazısını eklemeyen yetkiliye değil de karşımdaki arkadaşıma sinirlenmiştim. Sonra çok pişman olmuştum. Bu yüzden şimdi, kimseye öfke duymuyorum. Ne olursa olsun kimseye karşı öfke duymuyorum. Sadece üzülüyorum ama bunu belli etmemem gerek. Keşke hayatım böyle olmasaydı, onun da böyle olası varmış elimden ne gelir ki? Ne diyordum, hah olabilir. Her şey olabilir, bir şey hariç. O hiç olabilir olmadı ve olmayacak.
iran sinemasını şahlandıran, dünyaya tanıtan yönetmendir. bir söyleşisinde “biz batılılar gibi değiliz. onlarda hayat hep bir amaç peşinde koşmaktır. onlar bir yol filmi yaptığı zaman, bir yere ulaşmaya çalışırlar. bizim için yol değil, yolculuğun kendisidir önemli olan. varmak istediğimiz yerden çok, oraya doğru giderken yolda öğrendiklerimizdir..." demişti. filmlerini de aynen bu eşsiz anlayışla çekmiştir. sonuçtan çok sonuca giderken yaşananları ön plana almıştır filmlerinde. ölmeden önce hastane odasında nobahari şarkısını dinleyerek adeta kendi hayat sinemasının kapanış sahnesini çekti usta yönetmen.. huzur içinde uyusun.
[youtube]https://youtu.be/ZVswh5HkstM?si=jMVOT20H_diAxGoy[/youtube]
[youtube]https://youtu.be/ZVswh5HkstM?si=jMVOT20H_diAxGoy[/youtube]
bence yerine göre, hayatta sonradan yapılan şeyler ilkinin yerini tutabilir ama çghb1 ile çghb2 eski hababam sınıfı ile yeni hababam sınıfı gibi, yanına yaklaşamıyor bile.
Yurtta en önemli şey bence uyumlu olmaktır. Çok katı kurallarınız varsa yurt hayatı sizin için çok zor olabilir.
Eğer tek kişilik odada kalmayacaksanız oda arkadaşlarınız olacak ve bunların mükemmel insanlar olma ihtimali çok düşük. Mutlaka sevmediğiniz, size uymayan huyları olacak. Kimisi kirli olacak, kimisi odada telefonla konuşacak, kimisi her sabah patır kütür hazırlanırken sizi uyandıracak. Burada önemli olan bu sorunları tatlı dille halletmeye çalışmak, kavga etmeden sorunları çözebilmek. Tabi ki burada karşınızdaki insanın mizacı da önemli ama siz elinizden geleni yapın. Bir sene aynı odada kalacağınız insanla aranızın kötü olması düşündüğünüzden de kötü olabilir.
Yurt yemekleri... Eğer yemek seçen biriyseniz en lüks yerde bile kalsanız mutlaka sevmediğiniz şeyler çıkacak ve bir yerden sonra dışarıdan yemek size pahalı gelmeye başlayacak. Ben yemek menüsünden sevmediğim şeylerin yerine ton balığı/ yaylanın hazır makarnaları gibi şeyler koyup yiyordum, denenebilir.
Temizlik... Eğer bir vakıf/dernek yurdunda kalmıyorsanız büyük ihtimalle yurdun içinde ayakkabıyla geziliyordur. Kapıda ayakkabımızı çıkarıp içeride çorapla gezeriz diye düşünmeyin bile, tüm yurt aynı süpürge ve vileda ile temizleniyor. Eğer üşenmiyorsanız kendi odanızı kendi aldığınız malzemelerle temizleyebilirsiniz. Ancak bu seçenek de gerek iş bölümü gerek uyum açısından çok kişilik odalarda pek mümkün olmayacaktır. Ayakkabıyla gezilen odada sürekli bir şeyleriniz yere düşecek, bir şeyler yerlere sürülecek. Ben ısrarla düşen her şeyi defalarca yıkardım, buna pek takılmayan oda arkadaşlarım da vardı. Herkesin temizlik anlayışı farklı işte, çok sorun etmemek lazım.
Yurtta içinize gerçekten sinen bir oda arkadaşı bulursanız da vakit kaybetmeden eve çıkmanızı öneririm.
Edit: uyumlu olun derken kendinizden taviz verin demek istemedim, kişisel alanınıza sahip çıkmayı bilin. demek istediğim bağır çağır kavga etmeden sorunları halletmek ilk seçeneğiniz olsun. olmuyorsa olmuyordur zaten.
Eğer tek kişilik odada kalmayacaksanız oda arkadaşlarınız olacak ve bunların mükemmel insanlar olma ihtimali çok düşük. Mutlaka sevmediğiniz, size uymayan huyları olacak. Kimisi kirli olacak, kimisi odada telefonla konuşacak, kimisi her sabah patır kütür hazırlanırken sizi uyandıracak. Burada önemli olan bu sorunları tatlı dille halletmeye çalışmak, kavga etmeden sorunları çözebilmek. Tabi ki burada karşınızdaki insanın mizacı da önemli ama siz elinizden geleni yapın. Bir sene aynı odada kalacağınız insanla aranızın kötü olması düşündüğünüzden de kötü olabilir.
Yurt yemekleri... Eğer yemek seçen biriyseniz en lüks yerde bile kalsanız mutlaka sevmediğiniz şeyler çıkacak ve bir yerden sonra dışarıdan yemek size pahalı gelmeye başlayacak. Ben yemek menüsünden sevmediğim şeylerin yerine ton balığı/ yaylanın hazır makarnaları gibi şeyler koyup yiyordum, denenebilir.
Temizlik... Eğer bir vakıf/dernek yurdunda kalmıyorsanız büyük ihtimalle yurdun içinde ayakkabıyla geziliyordur. Kapıda ayakkabımızı çıkarıp içeride çorapla gezeriz diye düşünmeyin bile, tüm yurt aynı süpürge ve vileda ile temizleniyor. Eğer üşenmiyorsanız kendi odanızı kendi aldığınız malzemelerle temizleyebilirsiniz. Ancak bu seçenek de gerek iş bölümü gerek uyum açısından çok kişilik odalarda pek mümkün olmayacaktır. Ayakkabıyla gezilen odada sürekli bir şeyleriniz yere düşecek, bir şeyler yerlere sürülecek. Ben ısrarla düşen her şeyi defalarca yıkardım, buna pek takılmayan oda arkadaşlarım da vardı. Herkesin temizlik anlayışı farklı işte, çok sorun etmemek lazım.
Yurtta içinize gerçekten sinen bir oda arkadaşı bulursanız da vakit kaybetmeden eve çıkmanızı öneririm.
Edit: uyumlu olun derken kendinizden taviz verin demek istemedim, kişisel alanınıza sahip çıkmayı bilin. demek istediğim bağır çağır kavga etmeden sorunları halletmek ilk seçeneğiniz olsun. olmuyorsa olmuyordur zaten.
sabah ilk canlı ders
Yine nöbetçiyim. İşte öyle :)
Biraz kendime benzetiyorum bu adamı. Sürekli dilinde aşk, aşkın kendisine aşıkmış gibi. Elli yaşında ama serseri diyebilirim kendisi için, seviyorum seni yaşar abi, amca, dede?
Sürekli online gördüğüm 3-5 kıymetli yazar var, hep aynı kişiler olsa da birilerinin online olduğunu görmek sevindirici.
Üzen kişiyi sevmekle üstüne tüy dikilebilecek olay.
Başkalarının falına bakarken Güzel sallarım(randevu için dm.) kendiminkini de faladdin'e atıyorum, bugün bana iki ay içerisinde hayatımda hiç görmediğim tanımadığım biriyle bir kaos ortamında tanışacağımı söyledi. Hayal gücü çok geniş bir uygulama, fala değil ama faladdinin çabasına inanıyorum.
Kapatıp açın, düzelir.
(Beyninizi, telefonu, kapıyı…herhangi bir şeyi)
(Beyninizi, telefonu, kapıyı…herhangi bir şeyi)
Kareçarşı her geçen gün daha bi asfalt kokmakta
misafire gittiğimizde herkese sırayla çay ikram edilirken bana da ikram edildiği zaman anlamıştım
yani olmuyor, olmuyor istesem de
Bu yılın kongre konusu tıpta yapay zekaydı sözlük. Med Future ;) Görevli olarak katılmaktan büyük keyif aldığım, sonralarında da çok güzel hatırlayacağım bir etkinlikti. Ekip arkadaşlarım, seni sahada görelim diyerek katılımcı olarak gaziden ve diğer ünilerden katılan dostlarım ve genel olarak gütbat ailesiyle benim adıma süper bir iki gün ve süper bi hazırlık sürecini barındırıyor. Erdem Aras Sezgin hocamızın moderatörken çok kibar ve tatlı aksiyonlarına şahit olmuş oldum, konuşma yapan olay hocalarımız vardı çok kıymetliydi diyebiliriz. Bana çok şey kattı umarım ben de kongreye bir şeyler katabilmişimdir, iyisiyle kötüsüyle iyi ki gütbat yahu!
bknz:
söylediklerimizde ve yaptıklarımızda doğruluktan ayrılmamak, doğru olmak. dürüstlük, güzel ahlaklı ve erdemli insanların en önemli özelliklerinden biri şüphesiz.
dürüstlüğü severim ve dürüst olmaya çalışırım. genellikle benim zararıma olabilecek konularda bile bunu bilmeme rağmen dürüst olurum, zaten yalan söylemekten korkan biriyim yani dürüst olmamayı istesem de beceremem galiba. bire bir iletişimde olduğum insanlardan da her zaman dürüstlük beklerim. özellikle insanların dürüst olmak mecburiyetinde olmadıkları konularda dahi dürüst olmaları çok hoşuma gider, örneğin duygularını saklamayıp açık ve doğru bir şekilde ne hissettiklerini paylaşabilmeleri gibi. davranışlardaki dürüstlüğe de çok önem veririm, davranışlarda dürüst olunmadığı takdirde ilişkiler samimiyetsiz bir hal alıyor malumunuz.
ancak dürüst olmak patavatsızlıkla karıştırılmamalı ve dobralığın arkasına sığınılarak kırıcı olunmamalı. unutmamalıyız ki her doğru her yerde söylenmez. ne söylediğimiz kadar nerde, ne zaman ve nasıl söylediğimiz de çok önemli. tamam, dürüst olalım, doğruyu söyleyelim ama bunu doğru yerde ve doğru zamanda, güzel bir üslupla yapalım. aksi takdirde dürüstlük gibi erdemli bir davranışı bir kalp kırma aracına dönüştürebiliriz. bu davranışlar için de geçerli bir durum. tamam, mesela hoşlanmadığımız birine samimiyetsizce sevgi göstermeyelim ama illa dürüst olacağım diye onu sevmediğimizi yüzüne vurup kalbini kırmamız gerekmez.
yalan söylemeyelim ama her zaman doğruları söylemek en iyi fikir olmayabilir. bazen susmak gerekir. karşımızdaki kişinin durumuna, ruh haline, bulunduğumuz yere, zamana ve en önemlisi konuya göre bu dengeyi kurabilmeliyiz.
dürüstlüğü severim ve dürüst olmaya çalışırım. genellikle benim zararıma olabilecek konularda bile bunu bilmeme rağmen dürüst olurum, zaten yalan söylemekten korkan biriyim yani dürüst olmamayı istesem de beceremem galiba. bire bir iletişimde olduğum insanlardan da her zaman dürüstlük beklerim. özellikle insanların dürüst olmak mecburiyetinde olmadıkları konularda dahi dürüst olmaları çok hoşuma gider, örneğin duygularını saklamayıp açık ve doğru bir şekilde ne hissettiklerini paylaşabilmeleri gibi. davranışlardaki dürüstlüğe de çok önem veririm, davranışlarda dürüst olunmadığı takdirde ilişkiler samimiyetsiz bir hal alıyor malumunuz.
ancak dürüst olmak patavatsızlıkla karıştırılmamalı ve dobralığın arkasına sığınılarak kırıcı olunmamalı. unutmamalıyız ki her doğru her yerde söylenmez. ne söylediğimiz kadar nerde, ne zaman ve nasıl söylediğimiz de çok önemli. tamam, dürüst olalım, doğruyu söyleyelim ama bunu doğru yerde ve doğru zamanda, güzel bir üslupla yapalım. aksi takdirde dürüstlük gibi erdemli bir davranışı bir kalp kırma aracına dönüştürebiliriz. bu davranışlar için de geçerli bir durum. tamam, mesela hoşlanmadığımız birine samimiyetsizce sevgi göstermeyelim ama illa dürüst olacağım diye onu sevmediğimizi yüzüne vurup kalbini kırmamız gerekmez.
yalan söylemeyelim ama her zaman doğruları söylemek en iyi fikir olmayabilir. bazen susmak gerekir. karşımızdaki kişinin durumuna, ruh haline, bulunduğumuz yere, zamana ve en önemlisi konuya göre bu dengeyi kurabilmeliyiz.
başlığı okuyunca bile kötü hissetiğim acısını başına gelenin anlayacağı küçük ama etkili yara
Nedense her sınıfta en fazla iki tane beşiktaşlı bulunur şeklinde bir düşüncem var çünkü şu ana kadar bulunduğum sınıflar hep böyleydi.
Arayayım mi?
Araşalım.
Beni arasana?
Bu aralar sıkça duyuyorum. Kardeşim telefonla konuşma özürlüsüyüm biraz lütfen saygı! #aramaözürlüleridevardır
Araşalım.
Beni arasana?
Bu aralar sıkça duyuyorum. Kardeşim telefonla konuşma özürlüsüyüm biraz lütfen saygı! #aramaözürlüleridevardır
animesi 10/10, filmi 1/10 olan yapımlardan. İzlediğim en iyi anime diyemem ama baya iyiydi yine de.
Mükemmeliyetçisin ve bu berbat bi özellik. Hiçbir zaman bir konuda yeterli ve iyi hissetmiyorsun ve hep kendini kötülüyorsun. Şunu derken bile ama berbatım zatenn diyosun kendine. Şunu bıraksan var ya uuf
Bi de biraz yavaş sinirlensen keşke
Bi de biraz yavaş sinirlensen keşke
dengeyi kuramamak
Güney Amerika ülkeleri ;) Kolombiya, Şili, Peru, Brezilya, Arjantin. Çok ayrı bi dünya oralar.
Önyargıya sebebiyet
Seninki geldiğinde yapman gereken davranış biçimidir
Tepkilerimi ele vermem ama yanaklarım kıpkırmızı olur
Aysel git başımdan ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak seziyorum
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim...
Bu şiiri 2 kere paylaştım zaten yine de paylasmayayim dedim. Çok seviyorum bu şiiri, kendimden bir parça buluyorum hatta büyük bir parça.
Ölümüm birden olacak seziyorum
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim...
Bu şiiri 2 kere paylaştım zaten yine de paylasmayayim dedim. Çok seviyorum bu şiiri, kendimden bir parça buluyorum hatta büyük bir parça.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

