birçok insan, günün sonunda ev'e döndüğünü zannederek yaşıyor.
Merak edilmek, Özlenmek. En son ne zaman özledim, nasılsın gibi mesajlar aldım hatırlamıyorum. Hepsinin altında bir şey danışmak istiyorum, randevu, doktor işleri vs gibi istekler yatıyor. Üzülüyorum gerçekten neyi yanlış yapıyorum ki ben.
Var olan 2 gram yaratıcılığımı da kaybetmişim. Tembellik bütün hücrelerimi sarmış.
an itibarıyla siberkondri olduğumu öğrendim sözlük :( bazen bir yerim ağrıyor,internete yazıyorum en sonunda ölümcül bir hastalığım olduğu kanısına varıyorum okuduklarımdan..yani hepimiz yapıyoruzdur,gayet normaldir diye düşünüyordum taa ki bugüne kadar.baya baya hastalıkmış bu :d
Sabırdır, unutmaktır.
Bugün arife'ymiş
Yürüyüşe çıkmak konusundaki ısrarlara dayanamadım ve dışarı çıktık. Temiz hava alırsam yüzüme kan gelirmiş, can gelirmiş filan. Sıkılırım ben diye kendimi şartlandırmayacakmışım, bilinçaltıma böyle şeyler yerleştirmeyecekmişim. Niye sıkılayım ki imiş. Neyse, yürüyelim bakalım. Yüzüme kan ve can gelmiş olmazsa büyük sıkıntı çıkacak eve döndüğümüzde. :))
Etrafımda boşanmasız biten bir örneği olmadığından mümkün olduğunca benden uzak durmasını istediğim müessese.
Çok değerli bir düşünürün sözleriyle fikrimi belirtmek isterim. "Hee ruh güzelliğin iyidir orayı bilemem. Gelgelelim ruhlar aleminde de yaşamıyoruz."
Evlilik için de bir hocamdan duyduğum çok hoşuma giden şu cümle var "arkadaşlar madem bir hata yapacaksınız yakışıklı bir hata yapın"
Evlilik için de bir hocamdan duyduğum çok hoşuma giden şu cümle var "arkadaşlar madem bir hata yapacaksınız yakışıklı bir hata yapın"
Hastalığa dönüşen erteleme işi kişinin amaçsızca boş kalacak zaman yaratma isteği ile seyreder. Kısıtlı zaman aralığında var olduğumuz düşünülürse insanın kendi ömründen bir zaman aralığı çalmasıdır diyebiliriz.
aile evi dışında başka bir evim veya yurdum olmadığından ötürü benim için kronik bir problemdir, yani yıllardır böyleyim ne yazık ki. daha da ilginci kendi odamda ders çalışamıyor oluşum, senelerdir sayılıdır odamda oturup çalıştığım zamanlar. bu yüzden genelde kütüphaneye gitmeyi tercih ediyorum. kütüphaneye gitmediğim zamanlarda ise mutfakta çalışmaya çalışıyorum..
Mürettebat sağlam mı herkes burda mı yoklama alalım (yazar: ileleualatyr)
1 sb yulaf
1 sb su
Tuz
Bzt bzt
Krep gibi pişir
Sindirimi inanılmaz güçlendiren bir tarif ve çok basit
1 ölçek protein tozu
Yulaf
Kakao
Süt
Yumurta
Bzt bzt
Pişir
İçine soğuk su ya da buz koy
Kıvam cıvıklaşsın
30 gram protein var bunda,rica ederim
1 sb su
Tuz
Bzt bzt
Krep gibi pişir
Sindirimi inanılmaz güçlendiren bir tarif ve çok basit
1 ölçek protein tozu
Yulaf
Kakao
Süt
Yumurta
Bzt bzt
Pişir
İçine soğuk su ya da buz koy
Kıvam cıvıklaşsın
30 gram protein var bunda,rica ederim
İçimden bu geldi gereksiz
Kırgındım,Dayanıyordum. Bugünden sonra Size kırgın bile değilim.
Soğukta sıcağı, sıcakta soğuğu on üzerinden on severek yeni bir bakış açısı kazandırdığım soru.
Bitmesini istemediğimdir. Gruba da tam iyi alışmışken..
sadece adını duymak bile yetiyor yüz ifademi değiştirmeye
Çok kasmıştım, o sıralar sözlük daha bir kasıntıydı sonra ben sn. poyraykarayel ilele ruhsuz mandalina ile birlikte cok eglendigimiz ard arda sürekli entry girdiğimiz bir zaman oldu sonra sakinleşti bakalim simdi nolcakkkk beklemedeyizzz
ilk örneği habil- kabil. üzülürdüm aslında onlara küçükken habile üzülürdüm iyiydi çünkü ancak büyüdükçe kabil'i de anlamaya başladım. kabil sadece bir insandı. bu yaptığını doğru bulduğumu göstermez ama insandı işte...
spotify listelerime açıklama yazmaya, arkadaş blendlerine, yıllık özet heyecanına bayılırım. harcanabilecek en iyi 55 tldir. he bir de kanımca stalk sanatı aslen spotifyda icra edilir.
Bu konuyla ilgili çok anlamlı bir alıntı okumuştum:
"Sevilmek, gerçekten sevilmek nasıl büyük bir yorgunluktur! Başkasının heyecanlarının yükü haline gelmek nasıl bir yorgunluktur! Özgür olmayı, hep özgür olmayı istemiş bir insanı sorumluluk hamalına dönüştürmek: bazı duygulara cevap vermek, mesafeli davranmama inceliğini göstermek..
Nasıl da yorucudur varlığımızın bir başkasının duygularıyla olan ilişkisinin esiri olduğunu hissetmek."
Yani bence kimse kendisini seven insanı üzmek istemez hatta sırf sevginize karşılık veremediği için içten içe asıl üzülen, suçluluk duyan kendisidir.
"Sevilmek, gerçekten sevilmek nasıl büyük bir yorgunluktur! Başkasının heyecanlarının yükü haline gelmek nasıl bir yorgunluktur! Özgür olmayı, hep özgür olmayı istemiş bir insanı sorumluluk hamalına dönüştürmek: bazı duygulara cevap vermek, mesafeli davranmama inceliğini göstermek..
Nasıl da yorucudur varlığımızın bir başkasının duygularıyla olan ilişkisinin esiri olduğunu hissetmek."
Yani bence kimse kendisini seven insanı üzmek istemez hatta sırf sevginize karşılık veremediği için içten içe asıl üzülen, suçluluk duyan kendisidir.
off aşırı iyi oluyor özellikle de fırın helva harikaaaa
Tıp bilgilerimin temelini atan ve muhtemelen tıp alanındaki tüm videolarını en az bir kere izlemiş olduğuma inandığım destekleyici video eğitim portalı.
aslında içerlerde bir yerlerde her daim var olan ancak zaman zaman insanı çok yoğun bir şekilde dürtükleyip kendini şiddetlice hissettiren düşüncedir. her "okulu bırakacağım ben" dediğimde okulu bırakmış olsaydım şu an bir kırtasiye işletiyor olabilirdim, fotokopi çekerek paraya para demiyordum mesela. ya da küçük bir pastanem olabilirdi, sabahtan akşama kadar cupcake yapardım, kahve ve pasta çeşitleri satarak minnoş minnoş yaşardım. en kötü ihtimalle zengin bir kocam olurdu, bundan 15 sene sonra "neden okulu bıraktım ben?" diye ağlıyor olurdum belki ama düşünsenize mesela gözyaşlarımı silmek için dolar ya da euro filan kullanıyorum.
neyse gençler, demem o ki o düşüncenin gelmesi çok normaldir, biraz ağlayıp sızlandıktan sonra ders çalışmaya dönmek yapılacak en mantıklı şeydir.
neyse gençler, demem o ki o düşüncenin gelmesi çok normaldir, biraz ağlayıp sızlandıktan sonra ders çalışmaya dönmek yapılacak en mantıklı şeydir.
Nedense çaydanlığa benzetilen bir organ.
Ne alakası var, bence hiç benzemiyor?!
Ne alakası var, bence hiç benzemiyor?!
Valla ben mini mini bir dönem birim. Daha yeni anatomi komitesine geldik. Pratiklere atlasla gidin, teorikler için textbook alın diyolar bize. Napıcaz bilmem...
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
