herkes uyurken

clarice starling
Herkes uyurken oturup ders çalışmamız gerekir bazen. Ağlaya ağlaya. Yalnız değilim biliyorum, birileri de bir yerlerde ağlaya ağlaya ders çalışıyor benim gibi. Kader ortaklarıma burdan selam olsun. Keşke sizinle kahvemi paylaşabilsem can yoldaşlarım.
Bu arada bugün sınavı olan tüm yazarlara başarılar diliyorum. Hepimizin sınavları çok iyi geçer inşallah.
3

belgesel önerileri

schlimazl
"stutz"
Ünlü psikiyatrist phil stutz ve oyuncu Jonah hill arasında geçen sohbeti izliyoruz aslında. Phil stutz terapilerinde kullandığı yöntemlerden bahsediyor. Bunların hayata bakışı nasıl değiştirdiğini ise Jonah hill tarafından dinliyoruz. Bana iyi gelen bir tarafı var. Ben bir şans verilmeli diye düşünüyorum.

bir fantezini anlat

andromedus
doktorluğu bırakmışım, bir arsa satın almışım. şehrin dışında, tüm gürültüden, kirlilikten, kalabalıktan uzak. 2 katlı bi ev yapıyorum kendime ama bakmayın 2 katlı dediğime. minicik bir ev olacak. alt katta kocaman bir kitaplık, açık bir mutfak ve oturma odası... duvarın birisi tamamen cam olacak. bahçemi görebileceğim. koskoca ağaçlar, belki minik bir havuz. üst kat yatmak için kullandığım yer olacak. oranın da tavanı cam olmalı. şu ana kadar göremediğim tüm yıldızları görmek istiyorum. belki paraya kıyıp kaliteli bir teleskop bile alırım.

bahçemde kendi tavuklarım olacak. elma ağaçlarım olacak. kedi ve köpek de sahiplenmek isterim. (at da istiyorum ama o kadar da uçmayalım dedik :p zaten şu ana kadarkileri düşünürken bile inancım 0)

sabahtan akşama kadar sessizliği dinliyorum. minik arkadaşlarımla ilgileniyorum. doğayı, yıldızları seyrediyorum.
2

amazon

red
amerika menşeli teknoloji şirketi. dünyanın en büyük şirketlerinden biridir ve online alışveriş, sinema, televizyon, yapay zeka, bulut teknolojileri gibi birçok alanda varlar. amazon prime yapımı ve 6 dalda oscar adayı sound of metal filmini izlemenizi öneririm.

d2 finali

von
KORKUNÇ. Tek kelimeyle korkunç. Ömrümden 10 yıl götürdüğüne dair inancım yüksek sevgili yazarlar😭
Bu arada tüm d2 lerimize sınavda başarılaaar💫 Attıklarımız tutsun inşallah🙏🏻

sağlık çalışanlarına yönelik şiddet

darkgreen
Son zamanlarda bizi çok üzen Dr.Ertan İskender'in hayati derecede yaralanması olayıyla ilgili bazı gazete haberlerinden kesitleri koymak istiyorum:
"Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Rahmi Kılıç, ortopedi asistanı doktor Ertan İskender'in, kendisini bıçaklayarak ağır yaralayan hastası Bayram Nargüner'in daha önce intiharını önlediğini söyledi"
Dr.Ertan İskender'in sözleri:
"Birçok zorluk yaşıyoruz. Bütün bunlara rağmen hiç beklemediğimiz ve ekstra ilgi gösterdiğimiz bir hastadan böyle bir şey gelince ciddi anlamda insan mesleğinden soğuyor. Mesleği bırakmayı çok ciddi anlamda düşünüyorum şu an çünkü hiçbir şey insan sağlığından daha önemli değil.Beni asıl endişelendiren durum, bel bölgesindeki atar damardan sızan kanama. Bıçak omurgadan çıkan kökün bir santim uzağındaymış. Eğer ki oraya isabet etseydi, şu an tedavisi olmayacak hasarla karşı karşıya kalırdım, sağ tarafım felç olurdu. O zaman bırakın mesleğimi, hayatım olumsuz yönde değişirdi. Bunu insan düşünüyor. Yani bu saldırının sadece fiziksel hasarı yok, ciddi anlamda psikolojik boyutu var. "
Diyecek bir şey bulamıyorum. Çok geçmiş olsun. Ne kadar iyi bir insan ne kadar iyi bir hekim ama gördüğü muamele bu...İnsan hayatı bu kadar ucuz değil. İnanın değil. Yetkililerin tüm hekimleri, böyle iyi hekimleri, bizleri, tüm sağlık sektörü çalışanlarını korumak için ciddi şekilde planlamayla somut adımlar atması gerekiyor çok acil şekilde. Sşlahla, kesici, delici aletle içeriye girilememesi gerekir, hastane ortamındaki kesici aletlere erişimin personel dışındakiler için daha ciddi şekilde engellenmesi gerekir, çok daha fazla miktarda güvenlik görevlisinin hastane ortamlarında hazır bulunması gerekir, işini ciddiye alması gerekir, güvenlikle ilgili iletişim yollarının daha hızlı ve ulaşılabilir halde tutulması gerekir. Toplumun ahlaki kayıplarının, derin psikolojik problemlerin çözümü için gereken süre çok uzun, bunların çözümü için de ciddi adımlar atılmalı elbette ama güvenlik de kesinlikle acilen arttırılmalı.

çocukluk travmaları

mdvociferous
küçükken balondan korkardım -baya abartılı bir korku- şişirdikten sonra aniden elden kaçınca sönerken sağa sola uçuşmasından ve garip sesler çıkarmasından ötürü balonun canlı bir yaratık olduğunu düşünürdüm. Uzun süre bu korkunun devam etmesine ve travma haline gelmesine ise balonları şişirip şişirip yüzüme salan bir aile bireyi sebep oldu. Hüngür hüngür ağlayacağımı bile bile eğlenirdi bununla.
Sevgisiz büyümüşsem biraz ben demek ki,ama biraz yani.
2

10ten

ruhsuz
2002 yapımı abbas kiyarüstemi filmidir.
İranlı bir kadının arabasındaki 10 sahne gösterilir.
Kadını,kadının oğlunu,kadinın kız kardeşini,gelini(emin değilim ama akraba olduğu kesin),bir seks işçisini ve otostop çeken yaşlı bir kadını izleriz.
Sahnelerin çoğunda kadın ve kadının oğlunun çatışmalarını görürüz. Kadın,oğlunun babasından boşanmıştır ve başka bir adamla evlenmiştir.
Oğlan bu duruma karşı tepkilidir. Annesini yabancı bir adamla paylaştığını düşündüğü için annesinin yeni eşinden hiç haz etmiyordur. Annesinin kendi babasıyla beraberken mutlu olmadığını belki yaşından ötürü belki de sadece öyle olduğu için kabul etmeyen bir çocuk görürüz. Annesi her şeyi tane tane açıklar;babanlayken ruhum ölü gibiydi der. Çocuk annesinin annesi ve babası evliyken yemek yapmayışından,yapsa da guzel olmayışından dert yanar,annesini başka bir kadınla kıyaslar ve annesi cevaben der ki; "yani evin içinde aynı böyle dışarda giyindiğim gibi giyinsem,yemek yapsam,temizlik yapsam,sinemayla,fotoğraf çekmekle ilgilenmesem mutlu mu olacaktık? Hayır,ben o zaman mutlu değildim,yaşamıyordum adeta."
Kadın bir seks işçisini arabasına alır. Başrol oyuncumuz sahnenin yarısında,belki de daha fazlasında iletişim kurmaya çalışır ancak diğer kadın tamamen tepkisel cevaplar verir. Sebebi başrol oyuncusu olmayan kadının sarhoş olmasına bağlayamayacağımız kadar derindir.
Kadın ayrılık acısı yaşayan kız kardeşini arabasına alır. Kızkardeş türbeye gitmektedir. Ne zamandan beri neden yeniden inandığını sorar ve malumun ilamı olan cevap gelir..
Boşluktayken ve muhtaçken inanma ihtiyacımızin arttığını görürüz bu sahnede.
Gelin olduğunu tahmin ettiğim diğer kadın(bu da kız kardeş olabilir) ise kadına oğluna karşı çok anlayışlı davrandığını ancak beceremedi minvalinde şeyler söyler. Anne kendini suçlu hissetmektedir. Kendi annesi de çalışan bir anne imiş vakti zamanında ve kendinin yaşadıklarını oğluna yaşattığını düşünmektedir.
Otostopçu yaşlı teyze babaannemi hatırlattı,kadını zorla türbeye sokmaya uğraşıyor:)


Filmi izlerken çok rahatsız oldum. Yarattığı küçük dünyada kendi halinde yaşamaya uğraşan kadın birçok olumsuzlukla karşılaşıyor ve yine rahat yok ona. Kadının sıkışmışlığını iliklerime kadar hissettim,bir arabanın içindeki kadını 2 kamerayla bir saati aşkın süre izliyoruz. Bu kadın 2002 senesinde arabası olan,eşinden boşanabilmiş,kamusal alanda var olabilen bir kadın. Belli ki sosyoekonomik ve sosyokültürel olarak alt tabakadan gelmiyor ama yine de varolması çok güç. Eski kocasından boşanmak için yalan söylemek zorunda kalan bir kadın,çünkü yasalar böyle..
Film bittiğinde rahatsızlığım geçmedi,üstüne üstlük birkaç gün sonra hepimizin okuduğuna emin olduğum haberi okudum ve kasvetle doldum.
Film,çocuğunun anneanneme gidelim demesi ve annesinin "peki"demesiyle bitiyor.
Bu peki ne öfkeli bir peki ne de sitemkar bir peki.
Kabullenişi içimizde hissettiren ancak bir o kadar da çocuğunun ileride onu anlayacağını umut ettiren bir peki.
Peki...

dram filmi tavsiyeleri

ileleualatyr
The Stoning of Soraya M.
Birkaç gün önce izledim ve üstümdeki etkisi hâlâ devam ediyor, insanın ne kadar vahşileşebileceğinin bir belgesi bu film.
En kötüsü, hâlâ yanı başımızda Soraya gibi katledilen pek çok kadın var; iyinin anlaşılması için kötülük gerekli de bu kadarı fazla olmuyor mu acaba?
3

okurken evlenmek

clarice starling
dedemin dün verdiği öğütten bir parçayı sizlerle paylaşıyorum: "öyle hemen evleneceğim filan demeyin. okulunuz bitsin, 3-4 sene de çalışıp düzeninizi kurun, sonra evlenmek isterseniz evlenirsiniz." dedeme katılıyorum, bu güzel öğütten dolayı da teşekkür ediyorum kendisine :)) bence evlenmek yakın arkadaşınızla öğrenci evinde kalmak gibi bir şey değildir, çok daha büyük sorumluluklar gerektirir. öğrenci evinde bireysel takılabilirsiniz, bir şeyler yolunda gitmezse evden ayrılıp gidebilirsiniz mesela, ama evlilik öyle değil. öğrencilik zaten yorucu bir şey, bunun yanında bir evi çekip çevirme sorumluluğunu almak istemem ben kendimce. mesela eve geldiğimde yemek hazır, ev temiz oluyor. şimdi düşünsenize yorgun argın okuldan geliyorsunuz, evde yapacak bir sürü iş var. yani bilemiyorum, tarafların ikisinin de çok sorumluluk sahibi kişiler olduğunu, işlerin güzelce bölüşülüp yapıldığını varsaysak bile zor bir şey yani(aksini düşünmek dahi istemiyorum, yani yükün taraflardan birinin üstüne bindiği versiyonu). ayrıca iki taraf da öğrenciyse mesela bu evin geçimini kim sağlayacak? evlenip bir aile kurduğumda anne babamın parasıyla yaşamaya devam etmek istemem açıkçası, böyle bir beklentiye girmek beni rahatsız eder yani. diğer bir konu da ne acelem var konusu? neden okulumu bitirip, işe başlayıp, birkaç sene kendi paramı kazanıp biriktirip kendime istediğim şekilde bir ev kurup evlenmek yerine öğrenciyken evleneyim? ayrıca okurkenki yaşlarımız da bana küçük geliyor açıkçası evlilik için. kısacası bırakın okurken evlenmeye, okulu bitirir bitirmez evlenmeye dahi sıcak bakmıyorum ben şu an için. bu çok büyük bir karar o yüzden bir anlık hevesle böyle bir karar verilmemeli, her yönüyle iyice düşünülmeli. ayrıca yıllardır ailemle yaşıyorum, hiç tek başıma yaşamadan evlenip başkasıyla yaşayamam ben :)) işe başladıktan sonra birkaç sene tek yaşamam lazım :))

telefona uzun süre bakmayınca gelen mutluluk

highwaytohell
bilemiyorum tek bende mi oluyor bu durum..ama bazı günler "bakmamak amacıyla değil"de gerçekten bakmaya fırsatın olmayacak kadar yoğun olduğun için ya da telefona bakmak istemeyecek kadar eğlendiğin,keyifli vakit geçirdiğin için bakmazsın ya hani telefona.o gün sonunda nedense bi mutlu oluyorum.keyifleniyorum kendi kendime :d ilginç..

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol