tıpı bırakmak

schlimazl
Kimseye sormayın sadece kendinize sorun yahu. Kimsenin haddine değil sizin hayatınıza yorum yapmak. İstersen d5te bırak istersen 1de ne farkeder. 30 yaşında okula başla cesaretinden ötürü tebrikler yağdırırlar, helal olsunlar uçuşur havada. konu okulu bırakmaya gelince "o kadar okudun, tıpı bırakıp ne yapıcaksın" derler. İnsanlar böyledir işte. Hayat seçimlerimizden ibaret. 3 5 yıl dediğin nedir ki. Göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Bunun için ömrünü çürütmeye değmez.Kimse istemediği bir hayatı yaşamak zorunda değil. Bize sadece saygı duymak ve başarılar dilemek düşer.

bulutsuzluk özlemi

leavesfromthevine
Çok güzel şarkıları var ama genelde biraz protest olmalarıyla alakası olacak ki underrated bir grup bence. 20. Yıl konserlerinde şebocuğumun dediği gibi kendilerini bir yirmi hatta otuz kırk sene daha görmeyi isterdim. Ayrıca bahsettiğim konser albümü baya güzeldir. Duman, mvö gibi gruplar da var birlikte söylemişler bulutsuzluk şarkılarını. Ama spotifyda yarısı yok:(

küçük şeylerden mutlu olma köşesi

armut
Bugün eldivenimin tekini hastanede düşürmüşüm. Hava soğuk bir de her şeyin fiyatı ortada olunca biraz moralim bozuldu. Elimdeki tek elidivene bakarak üzgünce dolmuşa bindim. Dolmuştayken arkamdan birisi omzuma dokunup öteki eldivenimi uzattı. Adam hastanede tek eldiven bulmuş ve benimle aynı dolmuşa binmiş. Tesadüfler, şanslar, tevafuklar... Ya da bilemiyorum her neye inanıyorsanız bugün onlar hep benimleydi. Hala bir çift eldivenim var ve mutluyum.
3

kimse kimseyi dinlemek istemiyor

clarice starling
ben istiyorum, çoğu insanı dinlemek istiyorum. insanların fikirlerine, duygularına, hayallerine, hikayelerine değer veriyorum. neredeyse herkesten öğreneceğim bir şey vardır mutlaka diyorum. her insan kendi içinde kapalı bir dünya, çok değişik fikirleri, hayat görüşleri var insanların. benim hayat görüşüme ters fikirleri dinlemek çok şey katıyor bana mesela, "aa bak böyle bir bakış açısı da varmış." diyorum. ufkum genişliyor. sadece bir şeyler öğrenmek için de değil tabi, seviyorum işte dinlemeyi. faydam da dokunuyor bazen insanlara, anlattıkça rahatlıyorlar. elimden geldiğince fikirlerimi de paylaşıyorum, yaşadıkları problemlerle alakalı bir şeyler anlattıklarında dinlediğim şeyler doğrultusunda yorum yaparak yardımcı olmaya çalışıyorum. insanlar anlatmayı seviyor, biri beni duysun istiyorlar.
ara sıra çok boş yapanlar çıkıyor doğrusu. sürekli kendini övenleri, kendi fikrini en doğru zannedenleri, dar görüşlüleri, sürekli olumsuz olumsuz konuşanları filan dinlemek zor geliyor, daralıyorum. ama onlardan bile bir şeyler öğreniyorum, en azından bazı davranışların ne kadar itici olduğunu gözlemlemiş oluyorum, bu doğrultuda o davranışları yapmamaya dikkat ediyorum ikili ilişkilerimde.
ama başlığın çok doğru olduğunu düşünüyorum. insanlar gerçekten birbirlerini dinlemek istemiyor. tahammül edemiyorlar dinlemeye. hatta bazen dinliyor gibi yapıyorlar ama aslında dinlemiyorlar. başka fikirlere değer de vermiyorlar, saygı da duymuyorlar zaten. anlamaya çalışmak zor geliyor. açıkçası bunu da anlıyorum çünkü dinlemek kolay bir şey değil, yorucu bir şey. çünkü dinlemek demek bir şeylere ortak olmak demek, fikirlere, hislere, hikayelere vs. dinlemek demek, bir şeyleri yüklenmek demek biraz. herkesin çokça yükü var zaten, başkasının yükünü yüklenmek zor geliyor doğal olarak.
not: kimsenin dinlemek istemeyeceğini düşündüğünüz şeyleri dahi seve seve dinlerim. anlatmayı dinlemek kadar çok sevmem ama belki ben de size anlatırım bir şeyler. birlikte ağlaşabiliriz, saçma sapan şeylere gülebiliriz de. birisine kızdıysanız arkasından birlikte saydırabilirz mesela kjdjwjkw. 7/24 bir şeyler anlatabilirsiniz, en uçuk kaçık fikirlerinizi, hayallerinizi bile zevkle dinlerim. bir mesaj kadar uzağınızdayım canlarımm.
6

okulun bir bitmemesi

ileleualatyr
Çok değerli büyüğümüz, bilim insanımız Albert Einstein'ın şu sözünü hatırlatır:
“İki şey sonsuzdur: Gazi Tıp 2020-2021 eğitim yılı ve evren fakat ikincisinden o kadar da emin değilim.”
Yani geçmiş olsun, sonsuza kadar buradayız.

manga

batmanken
For just one night, we could be the same
No matter what they say.

Gideyim de eurovision performansını tekrar izleyip birinci olamamasına tekrar üzüleyim...

nefret etmek

schlimazl
Birine veya bir şeye sevgi beslemek için bir nedene ihtiyacınız yoktur. "neden seviyorsun?" sorusu kısa bir an için bile olsa duraksatır ve çoğu zaman cevapsız kalır. Sadece seviyorum,bu kadar. Bunun yanında sevmemek için nedenlerimizin, nefret etmek için daha güçlü nedenlerimizin olması gerekir. "neden sevmiyorsun?" sorusu da birkaç cümleden birkaç sayfaya kadar farklı şekillerde cevaplanabilir. Bundandır nefret daha güçlü bir duygudur. Yeterince güçlü sebepler sevgiyi bile nefrete dönüştürebilir. Geriye dönüşü olmadığı gibi sizden de bir şeyler götürür. Nefret etmeyin ondan bundan. Güzellikler sizinle olsun.

sözlük yazarlarının maaşları

ileleualatyr
Henüz çok kurumsallaşamadığımızdan beni tatmin eden bir maaş alamıyorum, genelde reklam geliri iyi oluyor.

Yeri geliyor markaların yeri geliyor yazarların reklamını yapıyorum. Arkadaşlarımınkini yaparken entry için 5, başlık için 7 lira alıyorum. Yabancılar için entry fiyatı 6,5 başlık fiyatı 8. Bir süre sonra vergi dilimine girdim açıkçası hoş olmadı. Sözlükten aldığım maaşsa şu anlık 100 lira kadar. Öte yandan Marka reklamları için markaya göre değer belirliyorum. Pepsi max için 45 lira almıştım mesela. Lipton için 35 almıştım.

Umarım maaşa zam gelir ve ek mesai ücreti de alabilirim.

Edit: İnstagram hesabına çıkanlar için henüz fiyat belirlemedim, o benim insanlara hediyem olsun artık n'apalım.

yeni hastane binası

fabuleuxdestin
inşaatının neden hala tamamlanmadığı, neden tek bloğun yükselip diğerinin yükselmediği vb. konularda türlü spekülasyonlar ortaya atılmış olsa da dekanımızın geçen aylarda yaptığı bir açıklama sonucunda hizmete açılması intörnlüğüme bir umut yetişir diye düşünmekteyim. buradan da bir dua zinciri please.
2

çaresiz hissedilen anlar

ileleualatyr
Geçen sene bir kuş gelmişti bizim eve, yeşil bir muhabbet kuşu. İsmini fıstık koymuştuk, çok küçüktü ve gözleri görmüyordu. Yem nasıl yenir onu bile bilmiyordu, aç olduğunun farkına varamıyordu. Bizimle kaldığı birkaç gün boyunca her gece kalkıp elimle besledim onu, veterinerin verdiği ilacı içirdim; tam düzeldi derken bir gün çok halsiz uyandı. Elime aldım, iki saat orada bekledi, yavaş yavaş ölümünü izledim. Elimden bir şey gelmedi. Gerçekten çok kötü bir andı, minicik bir canlının elimden kayıp gidişi ve elimden hiçbir şey gelmeyişi…Hayatımda en çaresiz hissettiğim andı.
Seni çok seviyorum Fıstık, umarım kısacık ömründe sana hak ettiğin gibi bakabilmişimdir.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol