yaşlanmak

deli dumrul
Bir video vardı hafızamı kelimelere dökersem: insan on yaşındayken diyelim bir yıl hayatının onda birine denk gelirken 0-30 arasında bir yıl otuzda birine denk geliyor. Yani yedi yaş onda bir oranında zihindeyken yirmi yedi yaş otuzda bir oranında zihinde diyebiliriz. Veyaa her yıl yaşandıkça yıllara bağışıklık kazanıyorsun ve hiçbir yıl hayatının ilk yılları kadar etkili gelmiyor. Tabii bencesii :)
4

eleştirilmekten korktuğumuz için açıkça dile getiremediğimiz şeyler

papagan
Karşınızdaki insana güzel sözler söylemek kötü bir şey değil. Ya da konuşurken gözüne bakmak. Aksine karşınızdakini değerli hissettirir. Size daha iyi bir gözle bakar. Sonuç olarak sonu size dönecek güzel bir döngü oluşturur. Korkmayın, çekinmeyin! Kimse yanlış anlamaz. İçinizden geldiği gibi yaşayın. Güzel sözlerle hitap edin. Sevginizi gösterin. Bu sevgi herhangi bir bağ olabilir. O sabah bi arkadaşınızla göz göze geldiğinizde arkadaşınız yüzünüzdeki gülümsemeyi görünce belki günü güzelleşecek, içi ısınacak, her şeye daha iyi bakacak belki de... nolur çekinmeyin canlar olur mu?? Nolur utanmayın hayat çok kısa içinizde bir şeyler kalmadığından emin olun :)) iyi geceleriniz olsunn canlarrr

komşuya misafirliğe gitmek

lavinia
Uff cocuklugumdan beri misafirlik alanında master yapmış birisi olarak komşuya misafirliğe gitmenin komşuya ve kişiye ve zamana bağlı olarak farklı etkileri olduğunu yaptığım çalışmalar sonunda elde ettim. Ancak hepsinde ortak bir bulgu elde ettim ki o da şudur. Mideler bayram eder efendim!

linç edileceğin bir fikrini yaz

mdblue
Bu çağı beğenmiyoruz ama bu çağa doğmuş insanlarız. Demek ki biz bu çağın asıl insanlarıyız. Beğenmediklerimiz kendimizde olan şeylerin karşıya bir yansımasından başka bi şey değil. Çünkü çoğu zaman çevremizi kendimiz oluştururuz. Çevreyi, çevreni Beğenmiyorsan kendini de beğenmiyor ve yeterli bulmuyorsun demektir.

Yorucu bir paragraf oldu ama ben beğendim :)
2

hikayemi devam ettir

lavinia
6) serhat uzun ince parmaklarını kumral saçlarından geçirerek derin bir nefes aldı. Anlamıştı işte Bahar. Nasıl anlamasındi? Serhat onun eviydi, ailesiydi. Ailesiyle görüşmeyi kestiginden beri yalnızca serhat kalmıştı hayatında. Bazen serhata ne kadar yuklendiginin farkinda olsa da tek dayanağı oydu işte. Ailesi sevgisini onda bulmuştu, ev sıcaklığını onunla hissetmişti. Ailesi küçüklüğünden beri aynıydı bir ablasi bir abisi vardı baharın. Abisi 4 yıl önce cezaevine girmişti. Ablasıyla ise çoktandır görüsmüyordu. Serhat onun ablasi ve abisiydi aynı zamanda.
Serhat biçimsiz burnunu çekti. Ağlayacak gibi bir hali vardı.
- nolur bir neden sorma bahar'ım. Duyacaklarin elbet seni üzecektir ki sana soylemeye dilim varmıyor. Rica ederim zorlama.
Bahar küçük elleriyle serhatin ellerini kavradı. İkisinin de gözleri dolmuştu
+ Ah benim çocuk ruhlu sevgilim. Ah benim canım ailem, evim, can şenliğim. Anladım ben senin okulu bırakma nedenini. Biliyorum işte. Bildiğimi sen de biliyorsun.
Dedikleriyle duraksadi bahar. Zaten Bildiği bir şeyi dile getirmekte neden bu kadar zorlanıyordu?
+Yine oluyor değil mi...
Ağlamaya başladı bahar. Serhat elleriyle baharin yuvarlak yüzünü sarmaladi. Gözlerini hizzaladi.
- nolur ağlama baharim
+ Hastalığın... Yine nuksetti değil mi?
Mırıldanircasina çıkmıştı baharin sesi. Serhat aniden irkildi. Bildiği gerçeği baskasindan duymak daha ağır gelmişti ona. Her sey 2 sene önce başlamıştı...
1

nefret etmek

schlimazl
Birine veya bir şeye sevgi beslemek için bir nedene ihtiyacınız yoktur. "neden seviyorsun?" sorusu kısa bir an için bile olsa duraksatır ve çoğu zaman cevapsız kalır. Sadece seviyorum,bu kadar. Bunun yanında sevmemek için nedenlerimizin, nefret etmek için daha güçlü nedenlerimizin olması gerekir. "neden sevmiyorsun?" sorusu da birkaç cümleden birkaç sayfaya kadar farklı şekillerde cevaplanabilir. Bundandır nefret daha güçlü bir duygudur. Yeterince güçlü sebepler sevgiyi bile nefrete dönüştürebilir. Geriye dönüşü olmadığı gibi sizden de bir şeyler götürür. Nefret etmeyin ondan bundan. Güzellikler sizinle olsun.

toplum baskısı

darklife
Toplumsal baskı ve aslında her türlü baskı kaybetmeye mahkumdur, baskıyla hiç bir şey eksilmez aksine baskı birleştirip sertleştirir...
Rehavet çok şey kaybettirir...

ismet özel

kimliksizot
Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?
Yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?
-Yaşama!
-Ya bileydim?
Yazar: Mıydım
Hiç: Şiir.
bir miktar egoisttir. şairlerin hamlık, pişme ve yanma süreçleri olduğunu ancak kendisinin hiç hamlık döneminin olmadığını öne sürer.
Biraz terstir. Metroda kitabını okuyan bir genç görmüş, ben bunları metrobüs köşelerinde okuyun diye yazmıyorum diyip hiddetlenmiştir.
Ona göre Uç noktalarda olduklarından Şairler tehlikeli, ahlaksız ve uygunsuz insanlardır. Aynı zamanda şairlerin sanatçıların sanatçısı olması gerektiğini düşünür.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol