Hayatımın bir döneminde bu cümleye çokça maruz kalmıştım. Ortaokul yıllarında bir arkadaşım çok güldüğüm için sürekli söylerdi. "Çok gülüyorsun." falan derdi. Ne yapayım yani kardeşim, ağlayayım mı? Sana ne benim gülmemden? Hâlâ da çok gülerim. Durduk yere bile gülebilirim. Hayat somurtarak geçmiyor ki! Ne yapayım, benim tabiatım da böyle yani!
Kendi hayatına odaklanmaktır ya. Sonuçta ilişkide olduğun insandan önce de vardın. Sonra da var olacaksın. Kalan hep sensin yani aslında. O yüzden o kişi hayatında olmadan önce napıyosan onu yapmaya devam edeceksin. Ha aynı duygularla aynı insan olarak mı yaparsın daha önce yaptığın şeyleri? Muhtemelen hayır. Ama bi şekilde kendi yolunda gitmeye devam edeceksin.
anasayfaya düşsene başlık
anne üzülür mü be. bir gözyaşına dünyayı yakarım. yeter ki hep gülsün hep mutlu olsun.
kardeşim olur kendisi.niye içmediğini sordum birkaç sefer. o da "su içmeyi sevmiyorum,tatsız tuzsuz bir şey.siz niye içiyorsunuz ki?"şeklinde cevap verdi...
tüm aile zorla su içirmeye çalışıyoruz :( insan gün içinde 1 bardak su içmez mi...içmiyor yahu.böbrekleri acı çekiyor muhtemelen :(
tüm aile zorla su içirmeye çalışıyoruz :( insan gün içinde 1 bardak su içmez mi...içmiyor yahu.böbrekleri acı çekiyor muhtemelen :(
seyir kapandı yerine dönerci açıldı
Komik bir şey anlatırken ben de güldüğüm için mecburen şakanın asıl sonunu tekrar açıklamak zorunda kaldığım durum.
Hemen hemen sevdiğim bütün şarkılarla alakalı böyle düşünüyorum. Sanırım akustik versiyonların genellikle daha soft olmasından kaynaklanıyor.
Aklıma geldikçe burayı editliycem ya da yeni entry olarak girerim sevgili yazarlar
Aklıma geldikçe burayı editliycem ya da yeni entry olarak girerim sevgili yazarlar
İngilizcede cinsiyet vermeden söyleyemediğim için beni çok geren zamir.(ya da var ben bilmiyorum eheh)
Üzgünüm biraz. Bir tane kedi vardı, çağırdığımda yanıma geldi, onu uzun uzun sevdim, ona güzel şeyler söyledim, oğlumu anlattım. Sevilmek istiyordu zaten, o anki halini görmeniz lazım. Aramızda bir bağ oluşmuş gibiydi, o da beni sevdi diye düşünüyordum. Sonra tırnaklarıyla beni tutup ısırdı. Ama gerçekten ısırdı yani, dişlerini geçirdi resmen, canım acıdı, elim kanadı. Canımın acıması sorun değil ama kırıldım açıkçası. Ben sevdikçe hoşuna gittiği için mırlamaya başlamıştı, ne bileyim işte, mutlu gibiydi. Neden öyle yaptığını anlayamadım. Keşke yapmasaydı. Arkadaş olduğumuzu düşünmüştüm. Gelip özür dilerse barışırım, dilemezse de kendi bilir.
Not: özür dilemeye niyeti yok gibi, az önce hiç umursamadan önümden geçip gitti. Seslenince dönüp bakıyor bir de, hiçbir şey yapmamış gibi.
Not: özür dilemeye niyeti yok gibi, az önce hiç umursamadan önümden geçip gitti. Seslenince dönüp bakıyor bir de, hiçbir şey yapmamış gibi.
Bunun bir benzeri “o konu geçen komitedeydi ya”dır.
Bu sebeple ya hiç beklememek ya da her şeyi beklemek gerek.
bir fotoğraf var.yıllar öncesine ait fakat bende yeri çok ayrı.fotoğraftaki herkes öylesine içten öylesine sıcak gülümsemiş ki.her baktığımda içimi ısıtıyor.normalde vesikalık fotoğrafları cüzdanımda taşırım ama bu fotoğrafın boyutu biraz büyük olduğu için kitap ayracımla beraber okuduğum kitabın arasına koyuyorum.o yanımda olunca güvende hissediyorum.tuhaf biraz..
saniye,hugola
Navigasyonun primer görevi.
On metre sonra sağa dönün gibi cümlelerle bu görevi hakkıyla yerine getiriyor.
On metre sonra sağa dönün gibi cümlelerle bu görevi hakkıyla yerine getiriyor.
Eski mesajlar. Hiçkimseyle olan mesajlarımı silmem. Aniden hayatımdan çıkıp giden ama aslında benim kalmasını istediğim kişilerin içimde bıraktıkları o buruk hissi yenmek istediğim anlarda mesajlarımızı, konuşmalarımızı, güldüğümüz sosyal medya paylaşımlarını irdelerim. Konuşmaları alıntılayıp yeni konular açmak isterim sonra. Ama yapamam. Sözlerim içimde kalır.
güzel şeydir... seven sevdiğini sevdiğine söylesin beklemesin karşıdan 3 güne ömür diyorlar arkadaşlar...
(bkz: evrim teorisi)
40 yaş üstü insanları kendime çekme gibi özel bir yeteneğim var, beni yolda durdurup muhabbet ediyorlar, sarılıyorlar, öğüt veriyorlar vs
Mesela gece çıktım dışarı yurdun önünde dolanıyordum kulaklıkla, bir amca beni durdurup Oxford'da mı okuyorsun dedi babxsbs keşke..
Yok dedim gazide tıp okuyorum, oo ne olacaksın, psikiyatrist ol sen falan diye bana bi sürü şey anlattı. Ben de dinledim, onay verdim dediklerine, lafladık yine
Ne bileyim, sanırım dinlenmek istiyorlar. Bende de "gel bana anlat" gibi bir tip var demek ki jxbdb
Bu da böyle bi entry
Mesela gece çıktım dışarı yurdun önünde dolanıyordum kulaklıkla, bir amca beni durdurup Oxford'da mı okuyorsun dedi babxsbs keşke..
Yok dedim gazide tıp okuyorum, oo ne olacaksın, psikiyatrist ol sen falan diye bana bi sürü şey anlattı. Ben de dinledim, onay verdim dediklerine, lafladık yine
Ne bileyim, sanırım dinlenmek istiyorlar. Bende de "gel bana anlat" gibi bir tip var demek ki jxbdb
Bu da böyle bi entry
az önce instagramda gezinirken en güzel arkadaşlarımdan birinin yüklediği fotoğrafıyla karşılaştım. takdir edersiniz ki gerçek hayatta sürekli gördüğünüz birisi yüz şeklinde photoshop ile en ufak bir oynama bile yapsa bunu fark etmek çok kolay. Bu fotoğraf photoshop'un artık günümüzde ne kadar yaygın bir durum haline geldiğini anlamamı ve insanları photoshop yapmaya iten nedenler üzerine bir sorgulama yapmamı sağladı. insanlar artık doğal hallerini kabul etmek istemedikleri için photoshop yaptıkları ve photoshoplu fotoğrafları göre göre doğal vücutlarını kabul etmek istemedikleri bir döngüye girmiş bulunmakta. Bu öyle bir döngü ki insanların yüzlerindeki en ufak sivilceye veya atkuyruklarından çıkan en ufak bir saç teline dahi tahammülleri yok. bu konu hakkında yazarlarımızın neler düşündüğünü merak ediyorum. sizce photoshop'un sosyal medyadaki yeri veya insanları onu yapmaya iten nedenler nedir?
Dibe,en dibe.En dibin dibi diye bir şey olmadığından doğal olarak yükseleceğiz.
Oraya varacağız ama sonra tekrar toparlanacağız,en azından ben buna inanmak istiyorum ve dileğim o ki,toparlandığımızda umarım dersimizi almış oluruz.
Oraya varacağız ama sonra tekrar toparlanacağız,en azından ben buna inanmak istiyorum ve dileğim o ki,toparlandığımızda umarım dersimizi almış oluruz.
haksız rekabetin temeli midir ?
Kiminin zorunda olduğu için taktığı kiminin farklı biri gibi gözükmek için taktığı şey. kişi taktığı zaman ona çok daha farklı bir imaj verebilen bir eşyadır. Zahmetlidir. Özellikle spor yaparken baya sıkıntı çıkarabilir
Hocam ben teknik bir bilgiye sahip değilim ancak ikisinin de amiral gemilerini olarak adlanırılan telefonunu kullandım lakin android nedense hep sevimsiz ve itici geldi bana. Ayrıca veri gizliliği konusunda açık ara ios önde kim ne derse desin android bir cihazda her an sızıntı söz konusu olabiliyor.Bir de iphoneların kullanım ömrü bi kaç tık daha uzun.
Yalın'ın bu şarkısını ortaokuldayken dershane zamanlarımda çıkmıştı. Çok güzel bir kız vardı ismi Simaydı. Erkeklere kur yapmak için arkadaşlarıyla sınıfta bu şarkıyı açıp dans ederdi. Yaşımız 13-14 civarlarında... Simayla daha öncesinde kötü bir anım olmuştu. arkadaşıyla iddiaya girmişti ve arkadaşına kaybetme cezası olarak bana çıkma teklifi etme cezası vermişti. Arkadaşı için ceza olmamın sebebi ise çok çirkin olduğumun düşünülmesiydi. Çok asosyal, korkak, pısırık biriydim. Kendimi fiziksel olarak yetersiz bulduğum her an nedenini sorgularken bunu tetikleyen ilk insanlardan birinin Simay olduğunu hatırlıyorum. Sonra büyüdüğümü hatırlıyorum. Keşke bu şarkı son ses dinlenirken içimden dans etmek geçerken ben de dans edebilseydim diyorum. Çünkü edebileceğim tüm danslar, giyebileceğim tüm kıyafetler, gidebileceğim tüm yerler bir başkasının beğenisini kazanmak için değil; kendimi iyi hissettiğim için, ruhuma iyi geldiği için yaptığım şeyler.
Bu şarkı çıkalı neredeyse 9 sene olmuş. Simay ve yandaşları beni çirkin bulalı 10 sene kadar olmuştur öyleyse.
Bu şarkı çıkalı neredeyse 9 sene olmuş. Simay ve yandaşları beni çirkin bulalı 10 sene kadar olmuştur öyleyse.
Bu gece de vatan haini ilan edildik
mantık güzel farklı şehirlerden gelenler olur aynı zamanda ölen kişinin ruhuna bir hayır işi olarak. ama uygulaması genelde çok kötü oluyor. bir yakınımı kaybettiğimde insanlar sanki cenaze evine gelmemiş bir güne gelmiş gibilerdi. çok üzücü ve saygısızca
artık "tam" asgari ücret olacağı resmi gazete'de duyuruldu ve sağlık bakanı tarafından ilan edildi. internlere kutlu olsun
dönem 3lere de şöyle aylık 1/10 asgari ücret falan yatsa?? ha?? en azından renkli notu karşılayacak bi tutar kadar
dönem 3lere de şöyle aylık 1/10 asgari ücret falan yatsa?? ha?? en azından renkli notu karşılayacak bi tutar kadar
Son tus düzenlemesi mevzusundan sonra makul bi yaklaşım sergilediğini düşündüğüm tiptir
Şaka bi yana hayat kısa kuşlar uçuyor bu yaşlar gelmez bir daha hayatı yaşayın diyorum hatta yaşayayım diyorum kıpss;)
Şaka bi yana hayat kısa kuşlar uçuyor bu yaşlar gelmez bir daha hayatı yaşayın diyorum hatta yaşayayım diyorum kıpss;)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?