Fizyoloji ve de dolayısıyla patoloji
Ben su an yaşıyorum bunu :(
İlginç bir vaka, çok rastlanılan bir olay değil. rivayetlere göre Bir benzerini 1897 yılında ingilterede bir hanımefendi yaşamış.
Özgürlüktür
Umut
Artık otobüs ile ilgili tüm işlemler online olarak yapılabildiği için eski işlevi kalmayan şubelerdir. Bir tek şehir içi servis hizmeti için elzem sanırım, o da Ankara'da zaten yok.
Yanınıza yaklaşıp "neresi?" diye sormaya çalışanlar var (yazar: fistikgibiri) nin dediği gibi. Aştiye ortasından girip direkt otobüslere geçerseniz (online bilet aldığınızı varsayarak) ve hiçbiriyle göz teması da kurmazsanız muhatap olma şansınız bayağı azalır. Diğer türlü bence de hoş değil. ben istesem zaten kendim gelip bilet alırım başkasının sormasına gerek yok.
Yanınıza yaklaşıp "neresi?" diye sormaya çalışanlar var (yazar: fistikgibiri) nin dediği gibi. Aştiye ortasından girip direkt otobüslere geçerseniz (online bilet aldığınızı varsayarak) ve hiçbiriyle göz teması da kurmazsanız muhatap olma şansınız bayağı azalır. Diğer türlü bence de hoş değil. ben istesem zaten kendim gelip bilet alırım başkasının sormasına gerek yok.
İthal başlık getirdim. Bir zamanlar bunu da üstlenen sayın (yazar: ileleualatyr) topuğuma mı sıktırır, ne yapar bilmiyorum? ;)
Kötü ilişki neden kötü onu düşünmek lazım bence. Aradaki sorunlar çözülebiliyorsa kötü ilişki de çözülmüş olur diye düşünüyorum. Ancak çıkmaza girmiş toksik bir ilişki yerine benim tercihim yalnızlık olurdu. Yalnız olan kişi ilişkiyi özler ama en azından huzuru olur.
Kötü ilişki neden kötü onu düşünmek lazım bence. Aradaki sorunlar çözülebiliyorsa kötü ilişki de çözülmüş olur diye düşünüyorum. Ancak çıkmaza girmiş toksik bir ilişki yerine benim tercihim yalnızlık olurdu. Yalnız olan kişi ilişkiyi özler ama en azından huzuru olur.
Karanlığım,gökyüzü,arkada çalıp duran şarkı,ağaçlar… tam şu an …
Kem göz evlerden ırak
Ay görmek de istemezdim zaten 220 sene yaşamak da şov biraz
evet eski yorumum beğeni aldığı için ekleme yapmak istedim unuttum mu derseniz çoktan unuttum.açıkçası bu kadar erken unutacağımı düşünmemiştim.tavsiyelerimi ekleyeyim :)
1-kesinlikle her yerden engelleyin ve fake hesaplardan falan stalklamak gibi saçmalık yapmayın
2-tüm mesajları,resimleri,sesleri silin eskiye dair hiçbir iz kalmasın
3-efkarlı müzikler dinleyip kendinizi zorla efkarlandırmayın. hareketli şarkılar tam bugünler için :)
4-son olarak hiç kimse sizden daha değerli değil bunun farkına varın.kimsenin sizi üzmesine izin vermeyin
1-kesinlikle her yerden engelleyin ve fake hesaplardan falan stalklamak gibi saçmalık yapmayın
2-tüm mesajları,resimleri,sesleri silin eskiye dair hiçbir iz kalmasın
3-efkarlı müzikler dinleyip kendinizi zorla efkarlandırmayın. hareketli şarkılar tam bugünler için :)
4-son olarak hiç kimse sizden daha değerli değil bunun farkına varın.kimsenin sizi üzmesine izin vermeyin
(bkz: #23605)
Bu şarkıyı dinliyorum
Bu şarkıyı dinliyorum
Ben bunu hayat yolu olarak yorumlayıp bu ukdeyi böyle acmak istiyorum. Çoğu zaman bir şeyler ters gittiğinde aslında bunlarin sinyallerini almaktayız. 2 sene önce bir olay yaşadım ve aslında başından beri sonucunun beni çok üzeceğini biliyordum. Belliydi, olması için ben çabalıyordum hep. Bu yoldaki isaretleri görmezden gelmeyi seçtim. Sonunda üzülen tabi ben oldum.
Geceler Şimdi - Eskitilmiş Yaz
https://music.youtube.com/watch?v=qsEWK5uEbpo&feature=share
https://music.youtube.com/watch?v=qsEWK5uEbpo&feature=share
1)yemek.com'a girin
2)Arama kısmına ıslak kek yazın
3)10 Mart'ta yazılan tarife tıklayın
4)Basamakları dikkatlice uygulayın
5)Bu kıyağımı unutmayın
2)Arama kısmına ıslak kek yazın
3)10 Mart'ta yazılan tarife tıklayın
4)Basamakları dikkatlice uygulayın
5)Bu kıyağımı unutmayın
tıp, ODTÜnun iyi mühendisliklerini kazanamayan öğrencilerin avuntusudur
Tıpçıların da halk eğitimini bilmemesi diyerek konuyu yeni bir seviyeye taşıyorum.
Zil çalmasına az kaldı çaldı çalacak. Bu soru sınıfa sorulmuş. Parmak kaldıran yok. Öğretmen de vizyon katmaya çalışıyor belli. Ben bir yandan zilin çalmasıyla kapıya koşmam gerektiğini düşünüyorum ama öğretmen soruyu düşündüğümü düşünür: Ne diyorsun sence dumrul? Ben mi... öğrtemnim şey.. şey.. aslında
-zil çalar ve öğle arası.. tüm sınıf kapıya koşar- haftaya çalışma kitabı sayfa 38'den 45'e yapıp geliyorsunuz çocuklar nidası eşliğinde ben de kapıya koşuyorum tost sırasına kalmamalıyım çünkü.
Ufuk abi var okulun hemen aşağısında bir tost yapar öyle böyle değil. Olduğuna tereyağı ve ekmeğin kalınlığı 5 mm olacak şekilde tadı damağında kalır insanın. Şu çin tuzu koyuyor diyorlar ya fast food marketçileri o misal. Yersen bir kere ertesi gün öğle arasında bir daha.. bir daha... Müptelası olursun. Okulun kapısından aşağıya bir koşarsın; okul yeni yapıldı yol asfalt değil, on üç yaşındaysan bir de ayağın o esneklikle baldırlarına da vurur. üstüne ayağının tabanı tüm vücudun basıncıyla da yanar. Her adımını daha nazik atmaya çalışsan da olmaz beceremessin. Akşam eve geldiğinde annen pantalonundaki çamur izini sorar, oyun oynadım annee *yerse..
sek sek sekerek ufuk abinin tostunu 15 kişiden önce alabilmeyi başarırsın: -ufuk abi bana bir tane kaşarlı tost, -sucuklu tost isteyen var mı!!? -ben ufuk abi.. ben.. boyu uzun olanlar diğerlerini ezer kolları uzun direkt hap kapar fenaa. Şansın varsa aldığın kaşarlı tost kaşarlıdır belki de sucuklu yemeden anlamak zor. Tam ödemeye giderken arkadaşlarının yeni geldiğini, sırada oflayıp pufladığını görürsün; onlara şöyle bir sırıtırsın. -dışardayım ben siz gelirsiniz banktayım -şurdan da bi ayran.. sahi öğrtmen ne sormuştu on yıl sonra nerde görüyor muyum?
Ara ara hala soruluyor ve yine yeniden hala ne cevap vereceğimi bilemediğim bir soru.. keşke yine zil çalsa
-zil çalar ve öğle arası.. tüm sınıf kapıya koşar- haftaya çalışma kitabı sayfa 38'den 45'e yapıp geliyorsunuz çocuklar nidası eşliğinde ben de kapıya koşuyorum tost sırasına kalmamalıyım çünkü.
Ufuk abi var okulun hemen aşağısında bir tost yapar öyle böyle değil. Olduğuna tereyağı ve ekmeğin kalınlığı 5 mm olacak şekilde tadı damağında kalır insanın. Şu çin tuzu koyuyor diyorlar ya fast food marketçileri o misal. Yersen bir kere ertesi gün öğle arasında bir daha.. bir daha... Müptelası olursun. Okulun kapısından aşağıya bir koşarsın; okul yeni yapıldı yol asfalt değil, on üç yaşındaysan bir de ayağın o esneklikle baldırlarına da vurur. üstüne ayağının tabanı tüm vücudun basıncıyla da yanar. Her adımını daha nazik atmaya çalışsan da olmaz beceremessin. Akşam eve geldiğinde annen pantalonundaki çamur izini sorar, oyun oynadım annee *yerse..
sek sek sekerek ufuk abinin tostunu 15 kişiden önce alabilmeyi başarırsın: -ufuk abi bana bir tane kaşarlı tost, -sucuklu tost isteyen var mı!!? -ben ufuk abi.. ben.. boyu uzun olanlar diğerlerini ezer kolları uzun direkt hap kapar fenaa. Şansın varsa aldığın kaşarlı tost kaşarlıdır belki de sucuklu yemeden anlamak zor. Tam ödemeye giderken arkadaşlarının yeni geldiğini, sırada oflayıp pufladığını görürsün; onlara şöyle bir sırıtırsın. -dışardayım ben siz gelirsiniz banktayım -şurdan da bi ayran.. sahi öğrtmen ne sormuştu on yıl sonra nerde görüyor muyum?
Ara ara hala soruluyor ve yine yeniden hala ne cevap vereceğimi bilemediğim bir soru.. keşke yine zil çalsa
Henüz yok ama bekliyorum.
daha filmine gidemedim ama dahice yazılmış twitter ve youtube yorumları yazılırken empati yoksunu aptalların dediklerini biraz dert edindim ve bir şeyler yazmak istedim.
yüzüne kezzap atan adamla evlenmek onu sevmek mi demek?
ne yapsın ben artık bu ilişkiyi bitirmek istiyorum sevgili halis o yüzden kendine iyi bak cnm mı desin? evet öyle desin de diğer gözünü de kaybetsin değil mi? (halis bergene evlenelim dediği zaman bergenin seçim yapma şansı yoktu zaten) bir insan hayatını kaybetmiş. kadının hayatını bilmeden keşke böyle yapsaymış denmesi bir bakıma bu kadını katletmiş olabilir mi? sığınacağı bir hukuk sistemi olsa ve akıl veren aptal sürüsü olmasa belki de nice güzel eserlere imza atabilecek bir sanatçı çok genç yaşta öldürülmüş. ve biz paragöz yapımcılar tarafından yapılan ve onlar sayesinde tekrar gündeme gelen bu hayatı sorgulamak ya da aaa 30 sene öncede böyleymiş şimdi de aynı bu iş böyle olmaz/olmamalı demek yerine ölü genç kızcağıza akıl veriyorsak da vay halimize.
yüzüne kezzap atan adamla evlenmek onu sevmek mi demek?
ne yapsın ben artık bu ilişkiyi bitirmek istiyorum sevgili halis o yüzden kendine iyi bak cnm mı desin? evet öyle desin de diğer gözünü de kaybetsin değil mi? (halis bergene evlenelim dediği zaman bergenin seçim yapma şansı yoktu zaten) bir insan hayatını kaybetmiş. kadının hayatını bilmeden keşke böyle yapsaymış denmesi bir bakıma bu kadını katletmiş olabilir mi? sığınacağı bir hukuk sistemi olsa ve akıl veren aptal sürüsü olmasa belki de nice güzel eserlere imza atabilecek bir sanatçı çok genç yaşta öldürülmüş. ve biz paragöz yapımcılar tarafından yapılan ve onlar sayesinde tekrar gündeme gelen bu hayatı sorgulamak ya da aaa 30 sene öncede böyleymiş şimdi de aynı bu iş böyle olmaz/olmamalı demek yerine ölü genç kızcağıza akıl veriyorsak da vay halimize.
Koca bir simiti kafama geçirip çoğunu yemiş olduğum bir fotoğraf ve somon ekmeğin boyum kadar olduğu zamanlarda zaten zor otururken kucağıma somon ekmeğini alıp ucunda yeme cabamın olduğu bir fotoğrafla bunu yeterince anlatabildigimi düşünüyorum. Tşk
Elinin körüne gider safiye
ev kapısının iki tane anahtarı var birini hiç kullanmıyorum amaan, bir tane apartmanın kapısının, bir tane de dolabın anahtarı var. gönül isterdi bir tane de arabanın var demek ama nsksjsns neyse her şey zamanla tabi.
stresli olup olmadığımı anlayamıyorum bu da bir başa çıkma yöntemi herhalde
El aman el aman dedirdin felek
Çekemem bu derdi ikiye bölek
Çekemem bu derdi ikiye bölek
Beni üzendir, yazın da okuyalım yahu!
kitabevi olmasının yanında kızılay'daki popüler buluşma noktalarından biridir.önü her zaman kalabalıktır.genelde buluşma saatinden biraz önce gidilip dostta dolaşılır,raflar karıştırılır,kitaplara göz gezdirilir..evet bugün de dost'a özlem duyduk sevgili sözlük :(
her doğum günümde oturup bu koca 1 senede ne haltlar yedim ne kadar güldüm ne kadar ağladım diye ufak bi yıl değerlendirmesi yaparım. bu çıkarımlar sonucu aynı hataları önümüzdeki senede de yapma fırsatını asla kaçırmam.
benim acayip değişik bir sözlü anım var. korkunç bir gün geçiriyordum birtakım nedenlerden ötürü. o gün o sınava nasıl gittim, nasıl girdim anlatamam. ama hocam o kadar tatlıydı ki, hayatım boyunca unutmayacağım kendisini. sözlü anında yaşanan şeyler fazlaca özel olduğu için detaylıca anlatamıyorum ama gerçekten o günü ömrümün sonuna kadar hatırlayacağım. anlayışlı ve güzel kalpli hocalarımız iyi ki varlar. :)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
