İngiltere'ye iltica edin, beni de götürün. Beni götürme kısmı en önemli kısım, bunu sakın ama sakın atlamayın.
kaos - durgunluk - kaos
dahiliye sözlüsü
Gençliğimizin bitmek üzere olduğunu düşündüğümüz zamanlardı. Oysaki daha çok gençtik. Kalplerimiz kelebek kanatları gibi pır pır atmaya devam ediyordu. Gülüşlerimiz kulaklara doluşuyordu. Gözlerimiz bazen birilerini arıyordu bazen ise mutluluktan veya hüzünden dolu dolu oluyordu. Her duygumuz belki de bir daha hiç yaşayamayacağımız kadar yoğundu. Sinirimiz hızlı geçerdi,sevgilerimiz gelip geçiciydi, hüznümüzün süresi yanımızdaki kişinin yapacağı şakaya bağlıydı. Hayallerimiz çoktu. Yapacak gücümüz de vardı. Buna olan inancımız var mıydı bilemiyorum. İnancımız da duygularımız gibi gelip geçiyordu. Geldiğinde tüm dünyayı kurtarabilirdik ama gittiğinde başımızı kaldırmaya gücümüz yetmiyordu. Yatarken açık kalan pencereyi, terliyken içilen suları, hastayken yediğimiz lezzetli dondurmaları önemsemezdik. Bir gün neşterler tutacağına inandığımız parmaklarımız hiçbir şeyi tutmadığı kadar kalem tutmuştu. Ameliyat yapacak gözlerimiz gözlüklere esir olmuştu. Ama kalbimizdeki heyecan hiç ama hiç sönmemişti! Bir kıvılcım dahi olsa sönmesine izin vermemiştik. İşte o kıvılcım bizim her seferinde başlamamızi sağlayan şeydi: Gençlik Ateşi.
Her ne kadar kötü insanlarla karşılaşsam da iyi insanların sayıca çok olduğunu düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum.
Neden mi?
Ben aramazken karşıma çok iyi insanlar çıkıyor ve arkadaş oluyorum. İyi insanlar çıkıyor ve yine arkadaş oluyorum. İçimden bir ses bana diyor ki:çok samimi olma ki,bozulmasın. Dinliyorum o sesi ve tatlı tatlı devam ediyoruz.
Bazı insanlar oluyor,çok tatlı. Onlarla dost oluyorum. Diyorum ki iyi ki varlar. Bana çok iyi geliyorlar,umarım ben de iyi geliyorumdur.
Arkadaşlığimın bittiği kimse için "o kötü" demek de istemiyorum artık. Kötüydüyse ben niye arkadaş oldum? Sadece artık Birbirimize iyi gelmiyorduk. Ki zaten son sözünü söyleyene bile "ne olursa olsun kapımı çalabilirsin." Derim hep. Onunla tanışırken kendimde olmayan birçok yönü görmüşümdür. Hukukumuz var sonuçta:) umarım yolu benimle ayrıldıktan sonra daha da mutlu olur,ben de kötü değildim o da değildi. Sadece birbirimize iyi gelmiyorduk diyorum.
İçim,iyilerin daha çok olduğuna inanmak istiyor.
Neden mi?
Ben aramazken karşıma çok iyi insanlar çıkıyor ve arkadaş oluyorum. İyi insanlar çıkıyor ve yine arkadaş oluyorum. İçimden bir ses bana diyor ki:çok samimi olma ki,bozulmasın. Dinliyorum o sesi ve tatlı tatlı devam ediyoruz.
Bazı insanlar oluyor,çok tatlı. Onlarla dost oluyorum. Diyorum ki iyi ki varlar. Bana çok iyi geliyorlar,umarım ben de iyi geliyorumdur.
Arkadaşlığimın bittiği kimse için "o kötü" demek de istemiyorum artık. Kötüydüyse ben niye arkadaş oldum? Sadece artık Birbirimize iyi gelmiyorduk. Ki zaten son sözünü söyleyene bile "ne olursa olsun kapımı çalabilirsin." Derim hep. Onunla tanışırken kendimde olmayan birçok yönü görmüşümdür. Hukukumuz var sonuçta:) umarım yolu benimle ayrıldıktan sonra daha da mutlu olur,ben de kötü değildim o da değildi. Sadece birbirimize iyi gelmiyorduk diyorum.
İçim,iyilerin daha çok olduğuna inanmak istiyor.
Dr.Levent Bey'i uzun bir süre kalp damar cerrahı sanmam sonucu kalp damar cerrahı olmaya karar vermem, uzun bir süre sonra onun beyin cerrahı olduğunu fark etmem, kvc'nin bendeki etkisini yitirmesi ve aynı zamanda Kutsi'yi artık o kadar da sevmediğime karar vermemi hatırlatır.
Ben senin aklına olan inancımı kaybettim ileleualatyr.
Ben senin aklına olan inancımı kaybettim ileleualatyr.
babam alır böyle masaya soğanı. böyle elini zumzuk yapar. tepeden yargıç gibi.. BAM. soğan patlar. en içindeki cücüğü de ben yerim. tadı güzel
Pandemi döneminde fiyaskoydu
Ama nasıl, tam bi fiyasko
Ama nasıl, tam bi fiyasko
Ülkede işleyen bir siyasi mekanizma yok arkadaşlar. Bence herhangi bir görüş temsil edilmiyor şu an.
Yüzyıllık yalnızlık muhtemelen okuduğum en iyi kitaplardan biri olarak kalacak hep.
Okumadıkça özlem duyduğum yazardır. Kitaplarını elime aldığımda eski bir dostuma kavuşmuş gibi mutlu olurum, bittiğindeyse yine aynı buruk tebessümlü hüzün
Okumadıkça özlem duyduğum yazardır. Kitaplarını elime aldığımda eski bir dostuma kavuşmuş gibi mutlu olurum, bittiğindeyse yine aynı buruk tebessümlü hüzün
Ayrı bir lisandır.
Tyt(eski ygs)kısmından nefret etsem de ayt(eski lys)kısmına bayıldığım bir derstir,bana üniversite sınavını hatırlatır.Bu nedenle şu an matematik sorusu gördüğümde bir fenalık geliyor,annem bir matematik öğretmeni ve tamamen hayatımdan çıkaramıyorum şu soruları.Bugün de bir şeyden şikayet ettim,çok şükür.
Tyt(eski ygs)kısmından nefret etsem de ayt(eski lys)kısmına bayıldığım bir derstir,bana üniversite sınavını hatırlatır.Bu nedenle şu an matematik sorusu gördüğümde bir fenalık geliyor,annem bir matematik öğretmeni ve tamamen hayatımdan çıkaramıyorum şu soruları.Bugün de bir şeyden şikayet ettim,çok şükür.
aştiden söğütözüne bağlanan metro... yahu keşke ya.
Hoş geldin ruhsuz bebek.
Bu ilacı nasıl okuyorsunuz, sonundaki l ince olacak şekilde mi yoksa kalın olacak şekilde mi?
Dudağımda son bir türkü, gülpembe
Hâlâ hep seni söyler, seni çağırır, gülpembe
Gözlerimde son bir bulut, gülpembe
Hâlâ hep seni arar, seni bekler, gülpembe
Hâlâ hep seni söyler, seni çağırır, gülpembe
Gözlerimde son bir bulut, gülpembe
Hâlâ hep seni arar, seni bekler, gülpembe
sanırım lise arkadaşlarımdan özür dilerdim. herhangi bir küslük yok ancak doğal olarak iletişimimiz azaldı ve hep bir arada olacağımıza söz vermiştik. küçükken aptalmışız ya da fazla safmışız. ortaokul arkadaşlarımızla konuşmadığımızı bile bile böyle boyumuzdan büyük laflar etmişiz.
Acımasız bir gerçekle karşılaştığınızda "hayır, öyle değildir", "öyle olmamalı ben buna engel olmalıyım" gibi tepkiler vermek yerine sorunu erkenden kabullenirsek sorunu çözmek için daha fazla vaktimiz olur.
Acilen birisi bana sarılsın çok acil!
Komite yaklaşırken haberin yok öleyazıyorum zaten
Farkında olmayan çoktur diye düşünüyorum.
Kurlara bir şey oldu 👀 bir bakın bakalım neler oldu. Sürprizi bozmayalım. İnşaallah bu sürpriz devam eder bu saatte gördüğüm gibi diyeyim. İleriki saatler ne olur bilemem... Tam tersi olursa kızmayın ileri saatlerde 🙄🙄🙄
Kurlara bir şey oldu 👀 bir bakın bakalım neler oldu. Sürprizi bozmayalım. İnşaallah bu sürpriz devam eder bu saatte gördüğüm gibi diyeyim. İleriki saatler ne olur bilemem... Tam tersi olursa kızmayın ileri saatlerde 🙄🙄🙄
baya sıcaktı bugün hala sıcak diyebilirim.kıştan direkt yaza geçmişiz gibi hissediyorum.baharı atladık mı ne..
Çok karışığım. Bir yanım olabildiğince huzursuz ve yorgun. Diğer yanım mucizelere ve düşlerin gerçek olabileceğine hâlâ inanıyor ve heyecanını koruyor. Bu iki yan arasında ben, eziliyorum.
Ne güzel anlatmış frida kahlo.
Ne güzel anlatmış frida kahlo.
Bi oturuşta 12 tane yediğimi bilirim. O derece sevdiğim bi tatlı kendisi. Ama favori şerbetli tatlım kesinlikle künefedir. Net.
Vaseline
Yalan
+bı şey dicem o şeyi anlatsana
- ne anlatim
+mekanı taramalılarla bastılar
- Hee... mekanı taramalılarla bastılar
+Hxnznsnnsmsm
Dizi oldu ama :)
- ne anlatim
+mekanı taramalılarla bastılar
- Hee... mekanı taramalılarla bastılar
+Hxnznsnnsmsm
Dizi oldu ama :)
Temelinde fakirlik ve cehalet yatar. Yıllar önce doktorlar ciddi paralar kazanırken kendilerine saygı duyulurmuş. Çünkü hem doktor sayısı hem doktor erişimi azmış. Ben kendi çocukluğumu hatırlıyorum. Yaşadığım yerde özel hastane yoktu. Kendi çocuk doktorum kliniğinde olursa oraya giderdik. Fakat devlet hastanesinde olduğu günlerde uzun uzun sıralar beklerdik ve açıkçası bazen neyi neden beklediğimizi dahi bilmezdim ben. Öyle saygı görüyorlardı ki o kadar beklemeye rağmen kimsenin kavga ettiğini görmedim ben. Çocukluğu hastalık anılarıyla geçen pısırık birisi olarak böyle bir şeye şahitlik etsem hatırlardım.
Oysa ülkemiz insanı az çalışma ile garanti para almak adına tamamıyla memuriyet işlerinde çalışmak için ömürünü çürütmeyle uğraşır. Ve okumamış cahil birinin memur olarak alacağı paranın üst sınırı vardır. Yani ülkemizin genel popülasyonu kolay para peşinde koşsa da hiçbir zaman çok para kazanamayacağını bile insanlardır. Onlar için para çok önemlidir.
Eğitim çok uzun zamandır bedavaydı. Devlet daireleri bedavaydı. Sağlık ise paralıydı. Sağlık alanındaki harcamalar bu insanlar için sağlığı değerli kılan ve saygıyı artıran temel unsurdu. Şimdi ise Sağlık da diğerleri gibi bedava. İstiyorlar ki zaten parasını aldığı için işinden kaytarıp duran lise mezunu memurlar ile aynı çalışma koşullarına sahip olalım. Fakat aynı zamanda da onlar ile aynı maaşı alalım. Sanki iş yerine gitmeyen memur ile doktorun bu hayatta aldığı riskler aynı ölçüdeymiş gibi... Bu mümkün değil. Günümüz dünyasında insanlar mental ve zaman kaybı doğrultusunda maaş alıyorlar.
Bu insanlar daha fazlasını isterken daha fazlası için 1 fazla adım dahi atamazlar. Dolayısıyla devlete ödediği verginin bile hesabını tutmak isterler.
Fakirlik ve cahillik dünya üzerindeki tüm hırsların %90'ının temelini oluşturur. Çünkü bilen insan para kullanmayı da bilir kazanmayı da bilir.
Oysa ülkemiz insanı az çalışma ile garanti para almak adına tamamıyla memuriyet işlerinde çalışmak için ömürünü çürütmeyle uğraşır. Ve okumamış cahil birinin memur olarak alacağı paranın üst sınırı vardır. Yani ülkemizin genel popülasyonu kolay para peşinde koşsa da hiçbir zaman çok para kazanamayacağını bile insanlardır. Onlar için para çok önemlidir.
Eğitim çok uzun zamandır bedavaydı. Devlet daireleri bedavaydı. Sağlık ise paralıydı. Sağlık alanındaki harcamalar bu insanlar için sağlığı değerli kılan ve saygıyı artıran temel unsurdu. Şimdi ise Sağlık da diğerleri gibi bedava. İstiyorlar ki zaten parasını aldığı için işinden kaytarıp duran lise mezunu memurlar ile aynı çalışma koşullarına sahip olalım. Fakat aynı zamanda da onlar ile aynı maaşı alalım. Sanki iş yerine gitmeyen memur ile doktorun bu hayatta aldığı riskler aynı ölçüdeymiş gibi... Bu mümkün değil. Günümüz dünyasında insanlar mental ve zaman kaybı doğrultusunda maaş alıyorlar.
Bu insanlar daha fazlasını isterken daha fazlası için 1 fazla adım dahi atamazlar. Dolayısıyla devlete ödediği verginin bile hesabını tutmak isterler.
Fakirlik ve cahillik dünya üzerindeki tüm hırsların %90'ının temelini oluşturur. Çünkü bilen insan para kullanmayı da bilir kazanmayı da bilir.
bence değiştirir..ince belli bardaktan içilen çayla karton bardaktan içilen çayın tadı bir midir?sanmıyorum..
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
