biraz da şiirlenelim

poyrazkarayel
Diyecekler ki arkamdan
Ben öldükten sonra
O, yalnız şiir yazardı
Ve yağmurlu gecelerde
Elleri cebinde gezerdi
Yazık diyecek
Hatıra defterimi okuyan
Ne talihsiz adammış
İmanı gevremiş parasızlıktan

-Muzaffer Tayyip USLU

sevdiğin birini son kez gördüğünü bilmemek

privileged of medic
Aslında son kez görmek değil benim hikayemdeki belki tekrar görürüm onu ama hayatımın en üst sıralarındayken birden çıkıp gitmeden önce son kez gözlerinin içine baktığım,her zamanki gibi gözlerimizle konuştuğumuz günü bile unuttum. Hâlâ çok özlerim onu. Kızgınım,kırgınım ama özlemim her iki duyguya ağır basar hâlâ. Hâlâ eski günlerimizi hatırlarım;iki dost olarak gülüşmelerimizi, birbirimizi kollamalarımızı ve ne olursa olsun onu affetmemi. Eğer bilseydim son kez o sıcak halimizle konuşuyoruz ona her zamanki gibi sakın beni bırakma derdim seni sensiz yaşamak istemiyorum anılarla avunmak istemiyorum derdim. Belki karşılaşırız onunla bir daha ama bakar geçerim, görmem onu.

Lütfen sayın yazarlar dost olduğunuz birinin hayatından hiçbir şey söylemeden gitmeyin. Atlatılamayan acılardan birini yaşatmayın karşınızdakine.
3

sivrisinek

selektor yapan yildiz
Abi kan emeceksen ben sana vücudumda yer göstereyim orada istediğin kadar takıl, beslen; ben sabah stilex falan bir şekilde idare ederim de ne olur şu lanet olası vızıltı sesini çıkarıp kulağımın dibinden geçme ya.

Sabır sınırlarını zorlayan böcektir.

adres tarif etmek

armut
eski bir başlıkta yazarların aurası soruluyordu ve ben kendimde bir aura görmediğimi söylemiştim. bu başlığı okuyunca anladım ki bende yol tarif etme aurası var. bilemediğim bir nedenden ötürü her gün birden fazla kez yol tarif etmek zorunda kalıyorum. ancak kaybettikleri yönlerine pusula ararken beni seçen insanları kötü bir son bekliyor ve onlar bunun farkında değiller: sağımı ve solumu sıklıkla karıştırıyorum. üstelik iyi bilmediğim yerleri tarif etmekten de asla kaçınmıyorum. çünkü ben bana sorulan soruları cevapsız bırakmayı hiç sevmem. zaten de gelmişiz 2022'nin eylülüne. 1 cadde yan tarafa gitmek için ısrarla akıllı telefon kullanmayanın sorunudur bulamadığı yollar.

yabancı dilde eğitim

poyrazkarayel
Bir anım var benim dostlar bu başlığa hem uyuyor hem uymuyor. Ona artık siz karar verin. İllaki hatırlarsınız yks zamanı okul çıkışı kurslar olurdu dersliklerde, hani yalandan duran olurdu dersaneye gitmeyip takviye ders olarak giden olurdu. Heh işte ben ne oluyor diye bakmak için ilk derse girmiştim. Dersimiz biyolojiydi ve anlatan hoca okulda şanı olan ama benim de hiç muhabbetimin olmadığı bir hoca.

Hocam başladı anlatmaya işte kromatin,DNA , kromatid... Velhasıl hocam anlatıyor anlatmasına da hocam Lazca anlatıyor, yani ben şiveli Latince-ingilizce karışımı bir şeye maruz kaldım. Hele bir de ilk ders; benim temelim yok öğrenmeye gelmişim kafam allak bullak oldu. Belki inanmazsınız ben dersten çıktığımda bildiğim şeyleri artık bilmiyordum. Kromatin neydi, peki ya kromatid? Kromatik iplik, kromozom? Bu dersten çıktım aynı hafta sonu en azından kaybettiğim bilgileri fazla uzaklaşmadan yakalayayım diye dersaneye yazıldım.

Gökten üç elma düşmüş biri bana, biri zeki hocama, biri de sevgili okuyucuya..

bu zamana ait değilmiş gibi hissetmek

schlimazl
Kabul edelim berbat bir zamana denk geldik. Ben bu çağın insanı olmadığımı çok kez söyledim. Olmuyor yapamıyorum, alışamıyorum bazı şeylere. Bunu farketmek üzücü yani anlatabiliyor muyum. Sürekli ama sürekli bir şeyleri beklemek zorundayım. Yoruluyorum haliyle. Oturup konuşsak hepimiz benzer durumdayız biliyorum. bizi kısıtlayan yaşadığımız zaman. Doğum tarihimi değiştiremem evet. diğer tüm şeylere de gücüm yetmiyor ne yazık ki. Yine bana sunulan imkanlarla en iyi(!) şekilde yaşamak zorundayım. Bir gün imkanlarımı değiştirmek umuduna sığınıyorum.

aramak

lavinia
Arayayım mi?
Araşalım.
Beni arasana?
Bu aralar sıkça duyuyorum. Kardeşim telefonla konuşma özürlüsüyüm biraz lütfen saygı! #aramaözürlüleridevardır
7

medeniyetsizlik göstergesi şeyler

clarice starling
-başka insanların hayatlarına duyulan fazla ilgi.
-duygu kontrolüne sahip olmamak. öfke, nefret, hatta üzüntü bile. bunu kişisel de düşünebilirsiniz, toplumsal da. medeniyetsizlikten kaynaklı sürekli bir gerginlik durumu söz konusu oluyor. insanlar kavgacı, problem çözmeyi bilmiyorlar, konuşarak anlaşmayı bilmiyorlar vs vs.
-abartı. her türlüsü. mesela üstteki entryde bahsedilen düğünleri ele alalım. insanlar birlikteliklerini resmiyete döküyor, durum bundan ibaret. abartılacak bir şey var mı, yok. ama abartıyorlar. ya da mesela insanlar bebeklerinin cinsiyetini öğrenirken bile anlamsız anlamsız şeyler yapıyorlar, yine abartı. insanlar binlerce yıldır çocuk sahibi oluyor, nedir yani? saçma sapan etkinlikleri, olayları, durumları her şeyi abartıyorlar. bir şeylere gereğinden fazla değer yüklüyorlar.
-değerli olan şeylere hak ettikleri değerin verilmeyişi. en temel örnek olarak "emek" ve "bilgi". emeğe değer veriliyor mu? ne yazık ki hayır. peki ya bilgiye? bilen kişiye? ne yazık ki yine hayır.
-bana çok ilginç gelen bir şeyi yazacağım şimdi. bir konuda ya da alanda uzman olan birinin, o alanda arkasından gelen kişilere yardımcı olmasını ve onları desteklemesini, bilgi birikimini o insanlarla paylaşmasını bekleriz değil mi? öyle olmuyor ama. bu çok büyük bir medeniyetsizlik bence. insanlar bilgilerini, donanımlarını paylaşıp başkalarının kendilerini geliştirmesine destek olmuyorlar, aksine saçma sapan hislere girerek o insanlara köstek oluyorlar.
-alt üst kavramlarının çok yoğun yaşanıyor olması. donanıma ve konudaki uzmanlığa dayanmayan, liyakatsiz alt üst ilişkilerini hiç saymıyorum bile. uzmanlığa, donanıma, bilgiye vs. dayanan sistemli alt üst ilişkilerinde de saçma durumlar yaşanıyor. üstteki kişi alttakini kendi çıkarları için kullanabiliyor mesela, ya da mantıklı mantıksız demeden her konuda üsttekinin sözü geçiyor. hiyerarşinin anası ağlatılıyor kısacası.
-insanlara söz hakkı tanınmaması. medeni bir ortam olsa özgürce konuşabiliyor olmamız gerekir değil mi? istediğimiz ya da istemediğimiz şeyleri söyleyebiliyor olmalıyız mesela. ama öyle mi? değil. medeniyetsiz insanlar dinlemeyi bilmiyor, anlamaya çalışmıyor, saygı duymuyor, en doğruyu hep kendileri biliyorlar çünkü.
-en önemlisi ne biliyor musunuz? insana değer verilmiyor oluşu. insan değerlidir, sırf insan olduğu için bile değerlidir. medeni insanlar ve medeni toplumlar insana değer verir, saygı duyar.

tıpı bırakmak

qwerty
3. sınıfın finaline çalıştığım şu dönemde aklımda olan düşünce karmaşasıdır.
anlık veya short term bir düşünce değil aslında, 2. sınıfın başından beri aklımda. ne yapsam bilmiyorum, bu şekilde kısıtlı bir hayat bana göre değil. bunu fakülte zorlaştıkça daha iyi anlıyorum. hep ders çalışmak zorunda olmak, hep mesela 1 ay sonra ne yapacağının belli olması bana çok koyuyor. ben bu değilim sanırım. arkadaşlarımın bu düşüncelerime değer vermiyor oluşu daha da çok koyuyor. ne zaman ben sırt çantamı alıp düşük bütçe avrupa turu yapmayı istiyorum desem parayı da biz hallederiz kanka falan diyerek dalga geçiliyorum.
en çok da geçen zamanıma üzülüyorum. yıllarıma ve geri gelmeyecek olmayışına üzülüyorum bu zamanların. ama çok kalmadı, radikal bir karar almama az kaldı.
7

son durak

karedeki kedi
Sadece birincisini izlemişken arkadaşımın tavsiyesiyle gittiğim film. Filmi izlerken korkmuyorsunuz ama film bittikten sonra sizi paranoyak yapıyor. Hatta şöyle söyleyeyim, filmden çıktık ve yolda yürürken bir iş makinesinin yanindan geçmemiz gerekti. İş makinesinin yanından geçerken korkarak geçtik. Etkisini sonradan gosteriyor.

umut

darklife
Sevgili kader arkadaşlarım içinde bulunduğumuz bu umutsuzluk ortamında başımızı öne eğmemiz isteniyor bizden.
Bir konuda bakanlığımızın yaptığı çalışma neticesinde yayınlanan talimatlar aşağıdaki gibidir; Her insan umut içinde doğar fakat sonra hayat insanları umutsuzluğa sürükler.
Dünyanın bu kötü gidişi sebebiyle ne yazık ki stoklarımızdaki umudun tükenmekte olduğunu fark eden bakanlığımız gerekli tedbirleri almış ve Kanadadan çocuklarımız için yirmi bin ton umut ithal etmiştir fakat yine ne yazık ki umut tacirleri bu umutları çalmayı başarıp Afrika ülkelerine satmış bulunmaktadır. Şu durumda elinde fazla umut bulunduranların döviz bürolarına koşturmamaları mümkünse en yakınları ve komşularıyla paylaşmaları ve stoklarımızda az miktarda kalmış umutları çar çur etmemeleri bakanlığımızca hazırlanan geleceğe güvenle bakış adlı rehberi edinmeleri, safları sıklaştırmaları, birlik ve beraberlik içinde hareket etmeleri, çömmek olarak tabir edilen ve genellikle otogarlarda gözlemlenen oturma şeklinden uzak durmaları, dertli dertli 'ooof' çekmemeleri, başlarına ödül konmuş aramızdaki umutsuzları ihbar etmek suretiyle toplumumuza huzur, refah ve mutluluk getirmeleri önemle rica olunur.

Sevgili kader ortaklarim içinizdeki umut ışığını söndürmeyin. Unutmayın ki gecenin en karanlık ânı güneşin doğmasına en yakın ândır...

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol