durup beş dakika düşündüren şeyler

clarice starling
sınava çok az zaman kalmış ama çalışılması gereken çok konu var. uzun saatlerce çalışıyorsun sonra bir anda nasıl bir halde olduğunu fark edip duraklıyorsun. neden her şeyi son zamana bıraktığını düşünüyorsun, keşke çalışmaya başlamak için bu kadar geç kalmasaydım diye kendine kızıyorsun ve son olarak "bir dahaki komite günü gününe" klişesini içinden geçirip çalışmaya devam ediyorsun. vakit kısıtlı olduğu için bu düşünme seansı yaklaşık 5 dakika sürebiliyor, biraz daha vakit olsa aslında birkaç damla gözyaşıyla taçlandırılabilir de.

anne olmak

clarice starling
geçen gün bir yakınımızın bebeği oldu, ziyaret etmek için hastaneye gittik. bir baktım, bebeğin eldivenlerini ters giydirmişler. bayramda bize başka bir bebek gelmişti, annesi şapkasını ters giydirdi. nedenini anlamam zor olmadı; giysilerin iç kısmı dikişli oluyor ya, o dikişler bebeği rahatsız etmesin, canını acıtmasın diye öyle yapıyorlar. sonra anneme söyledim, dikişler rahatsız etmesin diye ters giydirmişler diye. "sen küçükken ben de senin atletlerini ters giydirirdim." dedi. üst üste bu duruma şahit olmak bu konuda düşünmeme sebep oldu. evet, gördüğümde neden öyle yaptıklarını anlamam zor olmadı ama böyle bir şeyi düşünüp bunu yapmayı akıl edebilir miyim, hayır. galiba bu denli ince düşünüp, bu kadar küçük bir şey için bile önlem almak istemek için anne olmak gerekiyor. yani anne olmadan böyle bir şeyi kimse akıl edemez diye düşündüm. sonuçta dikişler bebeği ne kadar rahatsız edebilir ki, değil mi? ama annesi o minicik rahatsızlık dahi olmasın istiyor. demek ki anne olmak böyle bir şey. hassas mı hassas bir kalp, yoğun bir ince fikirlilik, ekstrem bir merhamet. allah annelerimize sağlıklı ömür versin ve onları başımızdan eksik etmesin.

uzak

kimliksizot
öyle uzak ki yerim/ uzakları aşıyor
Bütün özlediklerim benden ayrı yaşıyor
Hümeyra'nın seslendirdiği bu şarkıyı şevket rado, benim gibi büte kalıp memleketine 1 ay daha hasret kalınca yazmış.
kaynak: gluteus maximus'um :)
2

kötü bir his tarif edin

armut
Birkaç tane insan var. Bir arada bulundukları anlardan birinde aralarından birisinin benim mutluluğuma karşı olduğunu düşünmeme sebep olabilecek şeyler konuşmuşlar. Belki de konuşmamışlar. Ama neden ama nasıl ama kim konuştu bilemiyorum. Aslında tek bir suçlu var. Fakat bir kişi yüzünden hepsine olan inancımdan birazını kaybettim. İçine dahil olmadığım bir konuşmada kim haklı kim değil onu da bilemiyorum. İftira kötü bir his. Kimin adına değdiyse o ismin üstünden bir kısmı yakıp kül ediyor.

yazarların tuhaf takıntıları

jesse pinkman
saat ve gün takıntım vardır. herhangi bir başlangıç yapacaksam 00,15,30,45 olmasına ya da pazartesi günü olmasına dikkat ederim..
sakız çiğneyip bir kenara koyan varsa midem aşırı bulanır , çok sert şekilde uyarırım .....
banyodan su içmem
şeftaliye dokunamam
herhangi bir yiyecekten sevimli dost:d çıkarsa ani bir şekilde kenara koyup kaçmaya başlarım (şakasız, minicik kurttan mı korkuyorsun demeyin.. küçükken yemişliğim olduğu için travmam var......)

saat

schlimazl
Akreple yelkovan arasında mesafe hiç sorun olmadı. İyi anlaştıkları da söylenemez zaten sürekli kovalıyorlar birbirlerini. Ama Gün gelecek bir yorgunluk çökecek üzerlerine. Duracaklar, bir Anlığına bile Olsa..

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol