Bi işe yaramayan ama şok eden bilgi: Yahşi cazibenin finalinde cazibenin dolandırıcı olduğu ortaya çıkmış ve kemal simgeyle evlenmiştir
fat free mass index (ffmi) body mass index'e (bmi) benzer şekilde hesaplanan bir indextir. bedende yağsız kitlenin (kg) (kas + kemik miktârı) boyun karesine (m^2) oranıdır. kas inşâsına yönelik bir çalışması olmayan normal insanlarda bu oran sıklıkla 15-20 arası seyreder (ort 17). erkeklerde dişilere göre ortalamada daha yüksektir. 20-25 arası, genellikle vücûd geliştirme ve yakın sporlarla en azından birkaç yıl düzenli olarak uğraşmış insanların elde edeceği orandır. 24-25'ten sonrasına erişim, kas gelişimine dâir anabolik ilaçlara girişilmiyorsa, gitgide zorlaşır, imkânsız hâle gelir. natürel kas gelişiminin fiziksel bâzı sınırlamaları vardır. örneğin vücûdda kas miktarı ve bu kasların %100 verimlilik hâlinde uğrayabileceği natürel hipertrofinin genetik sınırı olabilir. yâni ffmi 25'ten belirgin yukarıda, bodybuilding'i meslek olarak icrâ eden, balon gibi şişmiş adamların %99,999'u, profesyonel (kompetitif) amaçlar gereği (fakat sporcu etiğine uygun olmayacak biçimde) anabolizan ilaç (ve berâberinde muhtemel sarms, hgh gibi kimyasalları) almıştır. natürel kalarak o ekstrem hacimlere ulaşmaya çabalamak fiziksel olarak olanaksızı zorlamaktır. ffmi 25'ten yukarısı, bedenin natürel sınırlarının çok üstünde olduğundan, anabolizan kullanımı devâm etmediği müddetçe uzun dönemde sürdürülebilir değildir ve ayrıca yüksek ffmi berâberinde steroid kullanımının devâm etmesi başta kardiyopulmoner hastalıklar olmak üzere pek çok hastalıkla ilişkili olabilir (ani kardiyak ölüm, kardiomyopatiler, aritmi, pulmoner emboli gibi.)
benim natürel olarak çıktığım en yüksek ffmi 21.5 idi. sonra düştüm yeniden toparlamaya çalışıyorum şu sıralar. tekniği mükemmelleştirerek uzun dönemde vücüt mekaniğinin elverdiği ölçüde düzenli natürel ağırlık egzersizleri, anabolik ilacın etkisi altında yapılan kompetitif ağırlık çalışmalarından çok daha faydalı.
benim natürel olarak çıktığım en yüksek ffmi 21.5 idi. sonra düştüm yeniden toparlamaya çalışıyorum şu sıralar. tekniği mükemmelleştirerek uzun dönemde vücüt mekaniğinin elverdiği ölçüde düzenli natürel ağırlık egzersizleri, anabolik ilacın etkisi altında yapılan kompetitif ağırlık çalışmalarından çok daha faydalı.
Beni uyutmayan, yemeden içmeden kesilmemi sağlayan düşüncedir.
Ya sözlük hep böyle sessiz kalırsa?
Ya sözlük hep böyle sessiz kalırsa?
Kaybetmeden bir şeyler kazanmak mümkün mü? En basitinden tıp kazanmak ve başarıyla okuyabilmek için gençliğimizden zamanımızdan eğlencelerimizden enerjimizden vs. çoğu şeyimizden kayıp vermekteyiz. bir şeyler kazanmak için sonunda kesin bir başarı olduğunu bilemememize rağmen bunları hayatımız boyunca yapmaktayız
Asıl sorulacak soru : şu hayat kumarında kazanacağın şey uğruna sahip olduğun şeylerin ne kadarını kaybedebilirsin?
Asıl sorulacak soru : şu hayat kumarında kazanacağın şey uğruna sahip olduğun şeylerin ne kadarını kaybedebilirsin?
1.adım: Birini sevmek
Herhangi birini seversiniz. Bunun illaki aşk gibi bir tür olmasına gerek yok. Arkadaş olarak ya da ne bileyim kediyi falan işte seversiniz.
2.adım: beklenti
İşte burada kaybettiniz. Ondan da sizi sevmesini beklersiniz.
3. Adım: beklentinin boşa çıkması ve hayal kırıklığı
İşte istenmediğini hissetmek tam olarak bu aşamada başınıza gelir.
O sizi sevmez ya da sizin istediğiniz gibi sevmez. Önce bir acaba dersiniz, acaba seviyor mu? Hayır efendim, sevmiyor. Kabul edersiniz, sonra oturur düşünürsünüz “ben neden böyleyim, neden yine böyle oldu, neden imkansızı istedim, neden yine hata yaptım, neden beni istemedi, neden ben değil de bir başkası?”
4.adım: durumu kabullenme ve alışma
Diğer adımlar arası geçiş hızlı olsa da bu adıma geçiş zordur. Zamanla ona karşı olan hislerinizin yoğunluğu azalır, daha mantıklı düşünmeye başlarsınız. Bu da böyle oldu, napalım rahatlığı gelir.
5. Adım: yeni denizlere yelken açma ve başa dönüş
Nolduysa oldu, biz önümüze bakalım aşamasıdır bu da. Benim gibi hatalarınızdan ders çıkarmayan biriyseniz başa dönersiniz.
Umarım sevdiğiniz herkes sizi, sizin istediğiniz gibi sever. Umarım bu aşamaları son yaşayışımız olur.
Herhangi birini seversiniz. Bunun illaki aşk gibi bir tür olmasına gerek yok. Arkadaş olarak ya da ne bileyim kediyi falan işte seversiniz.
2.adım: beklenti
İşte burada kaybettiniz. Ondan da sizi sevmesini beklersiniz.
3. Adım: beklentinin boşa çıkması ve hayal kırıklığı
İşte istenmediğini hissetmek tam olarak bu aşamada başınıza gelir.
O sizi sevmez ya da sizin istediğiniz gibi sevmez. Önce bir acaba dersiniz, acaba seviyor mu? Hayır efendim, sevmiyor. Kabul edersiniz, sonra oturur düşünürsünüz “ben neden böyleyim, neden yine böyle oldu, neden imkansızı istedim, neden yine hata yaptım, neden beni istemedi, neden ben değil de bir başkası?”
4.adım: durumu kabullenme ve alışma
Diğer adımlar arası geçiş hızlı olsa da bu adıma geçiş zordur. Zamanla ona karşı olan hislerinizin yoğunluğu azalır, daha mantıklı düşünmeye başlarsınız. Bu da böyle oldu, napalım rahatlığı gelir.
5. Adım: yeni denizlere yelken açma ve başa dönüş
Nolduysa oldu, biz önümüze bakalım aşamasıdır bu da. Benim gibi hatalarınızdan ders çıkarmayan biriyseniz başa dönersiniz.
Umarım sevdiğiniz herkes sizi, sizin istediğiniz gibi sever. Umarım bu aşamaları son yaşayışımız olur.
(yazar: ileleualatyr)'ın entrysine ithafen; ismi annesiyle babasının köyüydü galiba. (bkz: hatay)
"jest oldu"yla çok bilinir olsa da bence "siyah", "bırak beni böyle" de çok güzel. tabii türkçe olarak. kendisinin türkçenin bir şeyleri ifade etme konusundaki inceliğiyle alakalı bir konuşması vardı "rujumun rengini çalma/kalsın benim dudaklarımda" sözleriyle alakalı yanlış hatırlamadıysam. linkleyemiyorum çünkü bulamadım:(
"jest oldu"yla çok bilinir olsa da bence "siyah", "bırak beni böyle" de çok güzel. tabii türkçe olarak. kendisinin türkçenin bir şeyleri ifade etme konusundaki inceliğiyle alakalı bir konuşması vardı "rujumun rengini çalma/kalsın benim dudaklarımda" sözleriyle alakalı yanlış hatırlamadıysam. linkleyemiyorum çünkü bulamadım:(
Sözünün çok dinlenmesi, çok bildiğin anlamına gelmez.
yaygın kullanılabilen bir türkçe karşılığı olmayan, çevrilmek istense onyıl olarak çevrilebilecek ingilizce sözcük
Benimle problemin nedir tam olarak anlayamadım. Ama "iki insan gibi iletişim kurmak" diye bir seçenek varken beni gördükçe suratını çevirip gidersen hiçbir zaman çözüme kavuşmamış olacağız. Bilinmezliğin içine beni bıraktın, üstüme kapıyı kapattın. İçeride tek başıma kaldım, düşünüyorum. Düşünmekten yoruldum.
Kocaman tüylü bir canavarın kollarında, tuğladan örülmüş dört duvarın arasındaki minik bir odadaydım sanki. Üstelik oda o kadar soğuktu ki duvarlarından akan suların oluşturduğu dikenli buzları görüyordum. Korkmam gereken bir andaydım, endişelenmeliydim. Belki beni saran kollar birkaç saat içinde beni yiyecekti. Fakat hava, klasik bir rus romanındaki felaketin geldiği o gün kadar soğuktu ve odanın kapısına doğru koşmak yerine sıcacık bir kucakta uyumak için çabalamak bana doğru seçenek gibi görünmüştü. Tehlikeden kurtulmak için soğuktan uyuşmuş zihnime rağmen o kollardan tek başıma sıyrılmam gerektiğini sanıyordum. Halbuki böylesi gerekli değilmiş.
Gözlerim hala kapalıyken bana doğru yaklaşıp üzerimi örten birileri sol kulağıma eğilip bir şeyler fısıldadı. Uyandığımda sıcak bir odanın içerisindeydim. Ne denli korkunç bir an yaşadığımı ancak ısındığımı fark ettiğim zaman anlayabildim.
Gözlerim hala kapalıyken bana doğru yaklaşıp üzerimi örten birileri sol kulağıma eğilip bir şeyler fısıldadı. Uyandığımda sıcak bir odanın içerisindeydim. Ne denli korkunç bir an yaşadığımı ancak ısındığımı fark ettiğim zaman anlayabildim.
alan bilir mesela ben bilmem
Norveç'te bir şehir
ayrılık sebebi.
Ders çalışmak zorunda olduğunu bilmek ama gram istememek. Üstüne çalışmadığın için pişmanlık duymak. Bu nasıl bir döngü ya
İlk gördüğümde "bu ne lan, bunlar ne alaka?" Dediğim ama sonradan çok sevdiğim tavuk+ kısır+ soğan halkası kombinasyonu. Bir de tabii ki trileçe.
Kadın "akıllı, güzel, hanım hanım" anlamında olarak özellikle çocuklar için çok kullanılır. "A benim kadın yavrum biraz söz dinlesene?"
Varsa kaju
Yoksa antep fıstığı
(İsimlerini yazmak bile cepleri boşalttı ama.. :)
Yoksa antep fıstığı
(İsimlerini yazmak bile cepleri boşalttı ama.. :)
bundan birkaç hafta önce winx liderini seçmiştik ve sözlükte iç savaşa sebep olmuştum. bundan pişman değilim güzel bir dramaydı. şimdi tekrar böyle bir ikilem ile karşınızdayım sözlük halkı...
aşkonun ingilizcesi loveo mu yoksa loveco mu?
https://forms.gle/LbqkXvutdVEcDF8dA
peki bu suali sormamdaki asıl sebep ne?
bakın bu winxin seçimleri gibi bir şey değil kararlarımız bu sefer dünyamızı çok yakından ilgilendiriyor. literatüre yeni bir kelime kazandıracağız büyük bir sorumluluk. kraliçe elizabeth 2 benden rica etti dedi ki dany sana zahmet sizin coğrafyanızdan çıkan şu kelimeyi bir çeviriver evladım dedi, ben de dedim ki bunu tek başıma yapamam. sözlükten yardım almam gerek.
---boş yapmam bitti---
aşkonun ingilizcesi loveo mu yoksa loveco mu?
https://forms.gle/LbqkXvutdVEcDF8dA
peki bu suali sormamdaki asıl sebep ne?
bakın bu winxin seçimleri gibi bir şey değil kararlarımız bu sefer dünyamızı çok yakından ilgilendiriyor. literatüre yeni bir kelime kazandıracağız büyük bir sorumluluk. kraliçe elizabeth 2 benden rica etti dedi ki dany sana zahmet sizin coğrafyanızdan çıkan şu kelimeyi bir çeviriver evladım dedi, ben de dedim ki bunu tek başıma yapamam. sözlükten yardım almam gerek.
---boş yapmam bitti---
bu herifin çok farklı bir mizah anlayışı var, bayılıyorum.
disko kralından beri televizyonlarda feyyaz, orda elektro çalardı, fa verirdi ama do gibi olmazdı hshshsh. hatta kendisinin parçaları dahi var youtube'da. şarkıların isimleri bile muzip. "8-9 yıldır kendimi iyi hissetmiyorum"u öneririm bakabilirsiniz. aynı isimde bir kitabı da varmış. herbokolog mu bu adam
cinayet süsü filmindeki serbes karakteriyle ünlendi iyi ki de ünlendi çünkü herkes feyyaz'ın mizah anlayışına sahip olsa diye içimden geçiriyorum :| . gibi dizisinde yeni bölümler çıkıyor kendisi de senaristi zaten. harika bir kafa
disko kralından beri televizyonlarda feyyaz, orda elektro çalardı, fa verirdi ama do gibi olmazdı hshshsh. hatta kendisinin parçaları dahi var youtube'da. şarkıların isimleri bile muzip. "8-9 yıldır kendimi iyi hissetmiyorum"u öneririm bakabilirsiniz. aynı isimde bir kitabı da varmış. herbokolog mu bu adam
cinayet süsü filmindeki serbes karakteriyle ünlendi iyi ki de ünlendi çünkü herkes feyyaz'ın mizah anlayışına sahip olsa diye içimden geçiriyorum :| . gibi dizisinde yeni bölümler çıkıyor kendisi de senaristi zaten. harika bir kafa
Aklıma yaklaşık 1200 entryimi tek tek sildiğim geldi. Bayılırım emeklerimi bir çırpıda çöpe atmaya :/
burada siyah bir kedi var hep orayı koruyor 3. merdivendeki kediye basmayın
Şu kız da gitse de kendimle konuşa konuşa çalışsam.
şampuan reklamlarında oynayan ünlülerin 20 liralık şampuan kullandığına inanan da ne biliyim
İsmimi bana sormadan sözlükte yayınlamanız hoş olmamış.
muhabbet açamam pek, ama muhabbet açarlarsa alır götürürüm
Elbette yalnızlık. Sadece yalnızsan, kendine kaliteli vakit ayırırsın. Tek başına Eğlenmeyi yaşamayı bilirsin. Kötü ilişkilerde insan zaten yalnızdır. Fakat bu kez kendine ayıracak vakti de elinden alınmıştır. İnsanların içindeki bir yalnızsındır artık.
Ben seni çok ihmal ettim ne desen haklısın özür dilerim canım benim:(
Kimseye güvenme.
o anda yaşanmakta olunan duygu en güçlü duygu ama bu duyguların neredeyse hepsi bir süre sonra yoğunluklarını yitiriyor. ilk hissedildikleri andaki kadar güçlü hissedilmiyorlar bir süre sonra. hatta bir süre sonra o duyguyu hiç hissetmemiş gibi bile oluyor insan. nefret, aşk, öfke, mutluluk vs. birçok durum için bu şekilde bu hisler. belli bir olay aklınıza geldiğinde tekrar yaşamış gibi oluyorsunuz o hissi ama genel itibariyle o kadar da güçlü şeyler değil birçoğu.
yoğunluğunu yitirmeyeceğini düşündüğüm birkaç duygu var. mesela insanlar evladını kaybediyor, bunun acısının hiç geçmeyeceğini düşünüyorum. ne kadar zaman geçerse geçsin insanın kalbini acıtmaya devam edecek bir duygu bu. ya da çok kötü bir şeye neden olmanın vereceği vicdan azabı. ömür boyu insanın peşini bırakmayacak, uykularını kaçıracak bir his olduğunu düşünüyorum. ya da bir büyük bir haksızlığa uğramış olmanın vereceği acı ve çaresizlik, bu duygu da insanın kolay kolay kurtulamayacağı bir duygu olsa gerek. bu saydığım duyguların hepsi çok ağır ve güçlü geliyor bana, allah kimseye yaşatmasın gerçekten.
yoğunluğunu yitirmeyeceğini düşündüğüm birkaç duygu var. mesela insanlar evladını kaybediyor, bunun acısının hiç geçmeyeceğini düşünüyorum. ne kadar zaman geçerse geçsin insanın kalbini acıtmaya devam edecek bir duygu bu. ya da çok kötü bir şeye neden olmanın vereceği vicdan azabı. ömür boyu insanın peşini bırakmayacak, uykularını kaçıracak bir his olduğunu düşünüyorum. ya da bir büyük bir haksızlığa uğramış olmanın vereceği acı ve çaresizlik, bu duygu da insanın kolay kolay kurtulamayacağı bir duygu olsa gerek. bu saydığım duyguların hepsi çok ağır ve güçlü geliyor bana, allah kimseye yaşatmasın gerçekten.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?