abla, abi, küçük kardeş.
ankarada bikac ay araba kullansaniz bi süre sonra siz de vermiyorsunuz. çünkü sinyal kullanan yok
Güzel olay.
Sizi sevmesini bilen, kavga etmeyeceğiniz, arada kendini sevdiren, sizle oynayan biriyle olmak harika.
Ağlamıyorum gözüme evdeki iki tane manyak kuşum kaçtı.
Sizi sevmesini bilen, kavga etmeyeceğiniz, arada kendini sevdiren, sizle oynayan biriyle olmak harika.
Ağlamıyorum gözüme evdeki iki tane manyak kuşum kaçtı.
Saat 2'ye değecek biraza doğru. Sözlük formatı mevzusu olmuş bugün. Sözlüğün formatı diye bir şey yok, sözlük bizleriz. (Bencesi yani) düşündüğünüzü yazın gitsin. Ban yerseniz formata uymamışsınızdır ki pek sanmıyom, Olmaz yani (umarım'sı yüz ifadesi)
kayıp
Ben herkese sıcak yaklaşan, biriyle arkadaş oldum mu onu sonuna kadar sahiplenip savunan, ona her şeyimi anlatabilen bir çocuktum küçükken. Ama büyüdükçe o kadar bıçaklandım ki sırtımdan şu anda asla kimseye bir şey söylemem , yakın çok az arkadaşım vardır onlar bile bilmez hiçbir şeyimi. Ben sırlarımı sadece kendimle paylaşmam gerektiğini, insanların aslında göründükleri gibi samimi olmadığını , arkadaş dediklerimin bile çıkarcı olduklarını fark ettiğim gün büyüdüm.Bir daha hiç çocukkenki gibi olamadım...
hepimizi ''güçlüyüz dimi kızlar'' diye gazlayıp sonra bir ege kasabasına taşınan sanatçımız.
başka markanın maden suyunu içerken kendisini aldatmış gibi hissediyorum :(
Bence aşka sevgiye çok saçma anlamlar yüklüyoruz. Neticede hormonal bir şey, biz neslimizi devam ettirelim diye var.
Ağrı kesici parol :(
Bu soruyu ciddi ciddi soran çok az kişiyle karşılaştım, insanlar bu soruyu öylesine soruyorlar. Aslında güzel bir soru, karşımızdakine değer verdiğimizin kanıtı fakat anlamını yitirmiş bence. Nezaketen sorup geçiyoruz, zaten cevap da nezaketen “iyiyim, sen?” Tadında bir şeyler oluyor.
Saat başı "dıt dıt dıt dıt" diye kronometresi ötenler. Her kütüphanede, her gün varlar.
Hiç alışkanlığım değildir ama mecburen bir avmde tuvalete girdim. Ben kabindeyken yan kabindeki hanım ablamız öyle bir türkü söyledi ki tüylerim diken diken oldu. Kendisi ile tanışmayı çok isterdim. Maalesef benden önce çıkıp gitti. Hayatımda duyduğum en iyi sesi bir avm tuvaletinde kısacık dinleyebildim.
En sevdiğim derslerden bir tanesiydi 9. Sınıfta problemlerle asla anlaşamayıp kendimi çok yıprattığım olmuştur ancak onu da 11. sınıfta çözmeyi başarabilmiştim :') Lys matematik kısmı beni daha çok cezbediyordu. Kendimi hep ygs yi halledemezsen lys mat la yükseltirsin diye avuturdum çok şükür işe yaradı. Keşke çözebilmeyi unutmuş olmasaydım :/
Boşu boşuna ödeme yaptığım uygulama. Çevre baskısı ile zorla kullandırılmaya çalışılıyor, hâlâ direniyorumm.
YouTube premium aynı işlevi görmüyor mu??
YouTube premium aynı işlevi görmüyor mu??
Filmi izledikten uzun bir süre sonra yazıyor olsam da yazmak istedim 😁 filmin beklentileri büyük oranda karşıladığını görmek güzeldi. Gerçi ne bekliyorduk ki 😁 diğer izleyicilerle beraber sahnelere tepkiler vermemiş olmamız daha güzel bir seyir keyfi vermesi de cabası. Şimdilerde aklımda dolanan bir soru var. (spoiler içeriği de mevcuttur.)
Zannımca aslında şehir hayatına uyum sağlayamamaktan dolayı gördüğümüz kişilerdir. Yolda yürürken bir teyze vardı önümde, elinde bir boş damacana tutuyordu, yanda çöp bidonu varken gitti diğer tarafındaki boş araziye attı. Şehir yaşamının olağan akışında o damacana çöp konteynerine atılır; çünkü herkes gitse boşluğa atsa düzen bozulur, hijyen sorunları ortaya çıkar. Kısaca getirmek istediğim yer şurası: şehirde yaşayan kişi, orada başka insanların da yaşadığını, bu yüzden davranışlarını buna göre şekillendirmesi gerektiğini bilmeli. Bunun tam olarak anlaşılamadığı durumlarda da böyle kişiler karşımıza çıkabilir diye düşünüyorum.
Tam emin değilim ama bazıları sevebilir, bazıları bize yardım edebilir.
Bunu ülke bazında değerlendirmek daha doğru olur bence ama genel hatlarıyla bazı şeyler yazabiliriz.
- batıda daha rasyonel kararlar verilirken Doğu'da daha duygusal kararlar verilmesi (bu bizde de var. mesela bir olay olduğu zaman hemen asalım keselim moduna giriyoruz halbuki daha uzun vadeli etkileri düşünmemiz gerekir.)
- yukarıdaki yazar arkadaşların da bahsettiği gibi hukukun üstünlüğü, demokrasi gibi kavramlar. Bildiğiniz üzere doğudaki ülkelerin pek de demokratik olduğunu söyleyemeyiz.
- sayın (yazar: mehlika) yazarımız da değindiği gibi terör olayları. Amerika bu kadar müdahale etmeseydi ortalık da bu kadar karışmazdı, belki de daha farklı bir orta doğu görebilirdik.
- bazı evrelerin geçirilmiş olması ve bunun getirdiği toplumsal bilinç (örn: Fransız ihtilali)
- eğitime önem verilmesi ve ona göre kaynak ayrılması.
- nüfus. Doğudaki bazı ülkelerin nüfusu orantısız fazla. Örnek verecek olursak hindistan gelir olarak bakınca büyük bir ekonomi olsa da refah seviyesi çok düşük, Norveçin nüfusu da sadece 5 milyon.
- doğuda yozlaşma olması.
Not: yazının başında dediğim gibi her ülke bir değil. Doğuda olan Japonya ve Afganistan çok açıktır ki bir değil.
Not 2: gelişmişliğin salt olarak sömürge ile sağlandığı fikrine katılmıyorum. Öyle olsaydı sömürgesi olmayan kuzey ülkelerinin veya sömürge yarışına girememiş Almanya'nın batması gerekirdi. Bunula birlikte güney Amerika'yı kan gölüne çeviren İspanya'nın da acayip gelişmiş bir ülke olması lazımdı. Bu yüzden çok faktörlüdür demek bana göre daha doğru.
- batıda daha rasyonel kararlar verilirken Doğu'da daha duygusal kararlar verilmesi (bu bizde de var. mesela bir olay olduğu zaman hemen asalım keselim moduna giriyoruz halbuki daha uzun vadeli etkileri düşünmemiz gerekir.)
- yukarıdaki yazar arkadaşların da bahsettiği gibi hukukun üstünlüğü, demokrasi gibi kavramlar. Bildiğiniz üzere doğudaki ülkelerin pek de demokratik olduğunu söyleyemeyiz.
- sayın (yazar: mehlika) yazarımız da değindiği gibi terör olayları. Amerika bu kadar müdahale etmeseydi ortalık da bu kadar karışmazdı, belki de daha farklı bir orta doğu görebilirdik.
- bazı evrelerin geçirilmiş olması ve bunun getirdiği toplumsal bilinç (örn: Fransız ihtilali)
- eğitime önem verilmesi ve ona göre kaynak ayrılması.
- nüfus. Doğudaki bazı ülkelerin nüfusu orantısız fazla. Örnek verecek olursak hindistan gelir olarak bakınca büyük bir ekonomi olsa da refah seviyesi çok düşük, Norveçin nüfusu da sadece 5 milyon.
- doğuda yozlaşma olması.
Not: yazının başında dediğim gibi her ülke bir değil. Doğuda olan Japonya ve Afganistan çok açıktır ki bir değil.
Not 2: gelişmişliğin salt olarak sömürge ile sağlandığı fikrine katılmıyorum. Öyle olsaydı sömürgesi olmayan kuzey ülkelerinin veya sömürge yarışına girememiş Almanya'nın batması gerekirdi. Bunula birlikte güney Amerika'yı kan gölüne çeviren İspanya'nın da acayip gelişmiş bir ülke olması lazımdı. Bu yüzden çok faktörlüdür demek bana göre daha doğru.
Son zamanlarda fiyatları iyice arttı. Ayrıca iki sayfasından birisi reklam. Arada sahaflardan gidip eski sayılardan aliyorum. Çok hoş ve orijinal içerikleri varmış eskiden. Reklam da daha azmış. Keşke yine öyle olsa!
Ortaokulda, herkesin kağıda “senden hoşlanıyorum, benimle çıkar mısın” yazıp kalplerle süslediği ve bu kağıtla ilan-ı aşk ettiği dönemlerde sınıftan bir erkek arkadaşım aynen böyle bir kağıdı elime tutuşturup hiçbir şey söylememişti, ben de donup kalmıştım. Kafamı hayır anlamında belli belirsiz iki yana sallamıştım, bunun üzerine bana “irem'e vereceğim, sence nasıl olmuş?” Demişti ve o an yer yarılsa da içine girsem demiştim, tabii içimden. Dışımdan söylediğim şey “çok güzel, bence ver.” Olmuştu.
Not: Kağıdın bana gelmediğine çok eminim çünkü sonra birkaç kıza daha gösterdi.
Not: Kağıdın bana gelmediğine çok eminim çünkü sonra birkaç kıza daha gösterdi.
telefonun şarjı yüzde birken şarja taktığında telefonu hayata döndürmüş gibi hissetmek
Geçen ilk kez başıma geldi telefonumun bu kadar akıllı olduğunu bilmiyodum. Şarjı bitmeden bir dakika önce uyarı veriyormuş. Canım benim ya... Tabi ki şarj aletini bulmak için odayı altına üstüne getirip görevi tamamladım.
Şimdi bir saatliğine kestirsem mi yoksa işimin başına mı dönsem? Bir kahve içip fal baksam mı acaba? O arada da onları okurum. Ya da uyusam mı???? Bu şarkıdan da sıkıldım, acilen yeni bir şarkıya kafayı takmam lazım. Neyse önce bir oje süreyim, sonrasına bakarız.
artık bu işe birinin el atması gerekiyordu yeter.ünlüler aleminde olsun, cemiyetlerde olsun hatta dümdüz halkta olsun..hep bir ben güzelle yakışıklıyla evleneyimler, eşim best model gibi olsunlar..bu nedir dostlar..güzel güzelle evlenirse otomatikman güzel olmayan at hırsızıyla evleniyor e çocuklar da cennet mahallesi aliş oluyor.başlatacağım kampanya ile her güzel bir at hırsızıyla evlensin 150 seneye hepimiz Yunan tanrısı gibi olacağız söz.
İlk adım olarak ben bir güzelle evleniyorum kabul mü?
İlk adım olarak ben bir güzelle evleniyorum kabul mü?
uzun zamandır müptelası olduğum ve "tivitırın var mı?" sorusundan köşe bucak kaçtığımı iddia etsem de olmadık insanlarla takipleştiğim, sonra da "burda çok tanıdık var istediğimi yazamıyoom" diye ağladığım sosyal medya mecrasıdır. bu zamana kadar elimden milyon tane hesap gelip geçmiştir. aklıma sürekli harika kullanıcı adı fikirleri gelir -twitter'a özel değil- ve en başta bütün bunlara bulaşma sebebim aslında fan hesabı açıp çok sevdiğim dizinin bitmesini önlemekti. (bkz: güneşin kızları) (bkz: ergenlik)
Üç kardeşin hikayesi'nden görünmezlik peleriniyle alakalı bir alıntı, harry potter'da en sevdiğim kısımlardan biridir:
"...en sonunda üçüncü, en küçük kardeşe sordu, ne istersin? küçük kardeş, en alçak gönüllüsü ve ayrıca kardeşlerden en akıllısıydı, ölüm'e güvenmiyordu. böylece, o da gideceği hiçbir yerde ölüm tarafından takip edilmemeyi istedi. ölüm hiç istemeyerek de olsa görünmezlik pelerinini küçük kardeşe verdi.
...
ölüm en küçük kardeşi yıllarca arar ve asla bulamaz. ölüm onu ancak, en küçük kardeş yaşlanıp pelerini oğluna devredince bulabilir. ve o, ölüm'ü eski bir dost gelmiş gibi selamlar, ona memnun olarak gider, böylece ikisi de bu yaşamdan ayrılır."
"...en sonunda üçüncü, en küçük kardeşe sordu, ne istersin? küçük kardeş, en alçak gönüllüsü ve ayrıca kardeşlerden en akıllısıydı, ölüm'e güvenmiyordu. böylece, o da gideceği hiçbir yerde ölüm tarafından takip edilmemeyi istedi. ölüm hiç istemeyerek de olsa görünmezlik pelerinini küçük kardeşe verdi.
...
ölüm en küçük kardeşi yıllarca arar ve asla bulamaz. ölüm onu ancak, en küçük kardeş yaşlanıp pelerini oğluna devredince bulabilir. ve o, ölüm'ü eski bir dost gelmiş gibi selamlar, ona memnun olarak gider, böylece ikisi de bu yaşamdan ayrılır."
(bkz: gütfsözlük)
Örgü örmek. Yedi kez üç farklı kişi tarafından öğretilmeye çalışılmasına rağmen hem de.
Sıradan çinko karbon okul etkinliğinde getirme görevi size düşünce sabahtan hazırladığınız ve okula varıldığında artık kızartma tabirinden bir hayli uzak olan sarı cisim.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?
