nft

ruhsuz
Nitelikli Fikri Tapu, ya da İngilizcedeki ismiyle Non-Fungible Token.
İlgimi çeken kısım nft sanat.
Abi daha artist's shit'i sindirememişken bu çıktı bi de başıma!

gülme efekti kullanan komedi dizisi

prime
dizi olarak değil de çok güzel hareketler bunlar gibi programları düşünürsek onlarda gerekli seyirci yoksa. pandemi döneminde seyircisiz birkaç bölümde efekt de kullanmadılar mesela. komik espriler olmasına rağmen en korkunç bölümler onlardı. sanırım bu biri size gülümsediğinde gülümsemeniz gibi bir şey. kahkaha sesini duymak pozitif bi etki yaratıyor.

özlemek

lavinia
Ah canım benim. Ne kadar özledim seni bir bilsen. Sana sarılmayı seninle sohbet etmeyi nasıl özledim bir bilsen. Çocukluğumu özledim, ergenliğimi özledim. Onlar sensin çünkü. Nasıl göründüğünü nasıl konuştuğumuzu unutuyorum bazen. Özlem diyince aklıma yalnızca sen geliyorsun. Çok özlüyorum seni. Seninle yaşadığımız anılardan çok yaşayamadıklarımızı özlüyorum. Ah benim canım. Keşke elimde olsa. Elimde olsa da çare bulsam. Rüyalarda buluşalım diyorum ama rüyalarıma da gelmiyorsun ki. Ne desem boş. Dualarımızda buluşalım artık. Bırakalım da Dualarımız birlikte olsun. Ona da izin verilsin olmaz mı?

yaz

batmanken
Çukurovalı batmanken bu başlığı beğenmedi... sjdbjdjx şaka bi yana güneşe ateş etmemize sebep olacak kadar sıcak ve nemli geçse de sadece arkadaşlarla geçirilen yaz akşamları için bile özlerim kendisini.

muzipçe ilaç önerileri

emnecbaba
ilaç değil de uykuyu taksitlendirebileceğimiz bir mobil uygulama harika olurdu ya. hayat zaten günümüz şartlarında da günlük ortalama 7 saat uyumayı şart koşuyo insana. hadi sınav dönemindesin ortalamayı 5lere 6lara çektin. daha altına indiğinde sersem oluyor insan ve eninde sonunda 12 saat 15 saat gibi süreler uyumadan toparlanamıyor. düşünsene bir mobil uygulama var, giriyorsun. abi ben aylık 217 saat mi uyumak zorundayım, tamam bunun ilk haftası sadece günlük 4'er saatten 28 saat uyuyorum ve sersem de hissetmiyorum, sersem hissetmememin bedeli olarak da kalan 189 saati de 21 güne bölüp günde 9'ar saat uyuyorum. yani günlük ortalamayı 7 saatte tutmanın sözünü veriyorum, sistem de bana 7 gün boyunca günde 4 saat uyuyarak dinç hissetme ayrıcalığı veriyor. 150-200 yıla olur bu beyne atılacak bi çipe bakar. yan etki olmaması önemli. taksitlendirmeyi sonradan revize edebilme özelliği önemli, ani durumlar için esnek olabilmeli. bugün bana bu donanım verilseydi ömrümden bi 5 6 ay vermeyi kabul ederdim sanırım ya.

yazarları çocukluğuna götüren koku

highwaytohell
biraz garip ama gül kokusu.ben küçükken dedemlere çok sık giderdik.ve bahar/yaz ayları geldiğinde sürekli bahçede olurduk.dedem de bahçe işlerini pek severdi.bahçede pek çok meyve ağacı ve çiçekler olurdu.ama en güzeli bahçedeki mis kokulu rengarenk güllerdi.her gül gördüğümde ya da kokladığımda aklıma direkt o zamanlar geliyor. güzel zamanlardı :)

kendini sevmemek

armut
Lise son sınıftayken fark ettiğim ve ne kadar gizlemeye çalışsam da yıllardır beni ele geçiren his.

Ailem benim psikiyatrik ya da psikolojik yardım almam konusunda bana hiçbir zaman müsade etmedi. Hatta bu konuda korkutuldum ya da tehdit edildim desem yeridir. Ortaokuldayken ilk kez psikiyatrik yardıma ihtiyaç duyduğumuz fark etmiştim. Rehberlik hocamla iletişim kurmayı çok istedim ancak o zamanlar gittiğim okul babamın arkadaşının müdürü ve ortağı olduğu bir özel okuldu. Dolayısıyla içerisinde çalışan hocalar da kendi tanıdıklarından oluşan bir ekipti. Bu nedenle liseye geçmeyi ve oradaki rehberlik hocasından yararlanmayı dört gözle beklemeye başladım. Fakat bırakın şanslı olmayı, rutin hayat işleyişinde bile herkes için akıp giden şeylerin benim için birer bariyer olması durumu burada da beni buldu. Yıllarca kendisine kavuşmayı beklediğim hoca babamın bayağı yakından arkadaşı çıktı. Üstelik babamla arkadaş olmasalar dahi oldukça ilgisiz, tehditkar adamın tekiydi. Dolayısıyla psikiyatrik, psikolojik yardım ihtiyacımı hissetmemi takip eden 5 sene içerisinde yine yardım bulamamış oldum. Ta ki lise son sınıfa kadar... Lise son sınıftayken okulumuzdaki rehberlik öğretmeni gitti ve haftada tek gün(salı) olmak üzere bir imam hatipten görevlendirme ile öğretmen gelmeye başladı. Bilirsiniz, rehberlik hocaları genelde eğitim hayatı üzerine düzenleme yapar. Öğrencilerin ailevi sorunlarını pek takmazlar. Bu hoca da aynı şeyi yapıyormuş demek ki, fen lisesine düşünce bir hevesle bize testler yapmaya başladı. Hepsi meslek seçimi ile ilgili ya da ders başarılarıyla ilgili... Kaç tane meslek seçimi testi çözdüysem ısrarla tek bir meslek önerisi alıyordum: sanatçılık. Rehberlik öğretmenimiz sayın mesut bey bu duruma biraz da bozulmuş olacak ki sadece salı günü geldiği okulda salı günlerini sıkça bana ayırır olmuştu. Diğer sınıf arkadaşlarım kendi çözdüklerinden bile bıkmışlardı, ben ise defalarca tek bir kesin sonuç almama rağmen sırf sanatçı olmamın önüne geçilsin diye daha fazla teste maruz kalmıştım. Ben zaten güzel sanatlar lisesinde okumak isteyip bir şekilde fen lisesinde eğitimi görmek zorunda kalan birisiydim. Bu durum biraz da canımı sıkmaya başlamıştı. Hocamın azmine ve uğraşlarına rağmen sanatçı olması gerektiğini duydukça tadı kaçan bir fen lisesi öğrencisi olmam bir yerden sonra mesut hoca'nın da dikkatini çekmiş olmalı ki o yerden sonra benle test çözmeyi bırakıp beni çözmeye çalışmaya odaklanmıştık. O günlerde benden kendime bir mektup yazmamı istedi. Üstünde çok da düşünmeden olduğu gibi aklımdaki genel şeyleri yazdım o salı günü. Ertesi hafta salı günü en yakın arkadaşım da bir mektup yazmıştı ve beraber mesut hocayı bulduk, mektupları okuttuk. En yakın arkadaşımın mektubunu okurken bir eğitimci olarak ne kadar mutlu olduysa benimkini okurken bir o kadar morali bozuldu. Mektubu okudu, bitirdi ve bana bakıp dedi ki "kendinden neden bu kadar nefret ediyorsun?". Hayatı boyunca mutluluk timsali olarak görülen biriydim, kendime bile rol yaptığımı anladığım ilk an o andı işte.

Mesut hoca ile boş olduğum salı günleri görüşmeye devam ettik. Mesut hoca orta yaşlarında, kır saçlı, eli tespihli bir adamdı. Muhtemelen baştan beri eğitimcilik yaptığı imam hatip lisesinde mesleğinin gereğini yapmak konusunda eksik hissettirilmiş biriydi kendisi. Ben onun için bir şaşırma sebebi oldum. O da benim için öyle oldu. Soyadını hiçbir zaman sormamıştım ancak adı benim için unutulmayacak insanlar arasında beynime kazındı.
2

ertan iskender

ileleualatyr
İki gün önce bir hastanın bıçaklı saldırısına uğrayarak parmaklarını kullanma yetisini kaybetmiş, dolayısıyla bir daha muhtemelen cerrahlık yapamayacak hekim.
Söylenecek çok şey var fakat elim yazmaya gitmiyor, çünkü yazdıkça bu olayı ve geçmişte olan sağlıkta şiddet olaylarını daha da içselleştiriyorum ve maalesef korkuyorum. Korkuyorum çünkü henüz yolun başındayken bile bu kadar emek verilen bir meslekte biri sırf canı istedi, bir şeyler hoşuna gitmedi diye beni öldürebilir ya da iyi ihtimalle beni yaralayabilir ve belki de bu travmayla mesleği bırakmama sebep olabilir.
Daha baştan bunları düşünmek çok acı, ülkemin beni korumayacağını bilmek çok acı. Şu an tıp fakültesinde okuyan benden büyük veya benimle yaşıt ne kadar tanıdığım varsa yüzde doksanı tus çalışmak yerine yurt dışını deneyeceğini söylüyor; bunu söyleyenlerin hepsi bunu yapmasa bile bunu düşünmeleri, düşünmemiz bence bu ülkenin büyük bir kaybı.
Çok üzgünüm, bu ilk değil ve böyle giderse son da olmayacak ta ki halkımız hekim bulamayana dek.o gün geldiğinde anlarlar belki de.
Not:Bunu söz konusu başlık bir hekimi içerdiğinden hep hekimler üzerinden yazdım fakat aslında bu tüm sağlık çalışanları için geçerli.

okulun en sevdiğim yeri

karedeki kedi
Cezvesizzz! Sabah erkenden gidip akşama kadar orada oturabilirim. Yeni dekorasyonu sayesinde daha da güzel oldu. Çok erken kapanıyor ama. Keşke daha geç kapansa. Arada Kare'nin birbirinden efsane kedileri geliyor ve onları sevme fırsatı da elde ediyorsunuz. Cezvesiz'e gidince içmeyi en çok sevdiğim içecek ise Cappuccino! Kurabiyelerinden yemenizi de tavsiye ederim. İyi gecelerrrr! :))
2

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol