Case courtesy of Assoc Prof Frank Gaillard, Radiopaedia.org, rID: 7446
bir röntgen filminin yönünü mutlaka kontrol etmeliyiz. yön işaretinin gösterdiği taraf esastır. görüntü sisteme ters yüklenmiş olabilir ya da röntgen filmini(tarihi siyah zımbırtı) ters tutmuş da olabiliriz. görüntüler situs inversuslu bir vakaya aittir. daha iyi anlatabilmek için üstteki görüntüyü ben ters çevirdim :)
Negatif yönlerinin, pozitif yönlerine göre daha ağır bastığı insanlar. Yine de üzerilerine çok gidildiğini ve bazı durumlarda saygısızlık yapıldığını düşünüyorum.
Cumhuriyet; düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller ister. Cumhuriyeti kuranlar onu korumaya da muktedir olmalıdır. Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz.
herkes filminin çok güzel olduğunu söylüyor ama henüz filmini izleme fırsatı bulamadım.dizisinin ilk sezonunu ise fazlasıyla beğenmiştim.yeni sezonun gelmesini de dört gözle bekledim.beklentimin altında kalmadı diyebilirim.izlenebilir.
Kardeşlerimle aynı odayı paylaşıyorduk çoook uzun zaman önce. Geceleri uyumadan önce birbirimize komik şeyler anlatıyorduk. Genellikle ben komik bir şeyler anlatıyordum onlar gülüyordu. Ama gerçekten çok eğlendiklerini hatırlıyorum. Şimdi büyüdüler, anlattığım şeyleri komik bulmuyorlar artık, "ablam yine cem yılmaz gibi maşallah" vb. cümleler kurarak alay ediyorlar esprilerimle, oysa gayet de komik biriyim. Kardeş terörü işte... Geçen gün bir entrymde daha anlatmıştım, babamın geceleri bize kitap okumasını da özlüyorum sözlük. Hikaye, masal filan dinleyerek uyumak çok güzel ve özel bir şey. Uyku saatimiz vardı ama bazen yattığımız halde uyumazdık. Çok eğlenceli bir oyunumuz vardı, sessizce kalkıp yerde sürünerek oturma odasına doğru giderdik. Gizli görev oyunu işte. Annemle babam bizi görmeden, duymadan karanlıkta dolaşıyoruz öyle, kapının kenarından onları izliyoruz filan. Birbirimize direktif veriyoruz, biri bir yeri gözetliyor, diğeri başka bir yeri vs. Arada bir kendimize hakim olamayıp gülüyorduk, çok eğleniyorduk gerçekten. Bir tane oyunumuz daha vardı. Babaannemlere gittiğimiz zaman oynuyorduk bu oyunu çünkü ana karakter babaannemdi. Babaannemin yatsı namazını bitirmesini bekliyoruz sessizce. Zaten karanlıkta kılıyordu, karanlık olması önemli. Namazı bitirince etrafını sarıp saçma sapan bir şeyler yapıyorduk. Ayin oyunu gibi. Çok çılgın bir ortam ama. Gıdıklama, mıncıklama, biraz dans, Kızılderili etkinliği gibi bir şey. Babaannem de eğleniyordu. Acayip iyi bir aktiviteydi. Kahkahalar havada uçuşurdu. Keşke yine yapsak.
(bkz: harvey specter) Sayın yazarlar, harvey ehem ehem Harvey ne öyle yahu. Betimleyemedim adamı. Karizması değil ki olay sadece. Bir fotoğrafçı bakış açısıyla bakıyorum: ben o adamın gece gündüz fotoğrafını çeksem sıkılmazdım. Ah be harvey specter!
Gerçek olan dünyamız hüzün ve merhametten oluşmuştur.. şu sıralar dünyamız merhametsiz bir hüzün yuvası halindedir… öyle ki insafsız bir usta hüzünlerimizi merhametten kaçırarak hazırladığı harçla dayanması imkansız bir dünyamız elde etmiştir… Dünyamızın dayanacak hali kalmamıştır, yeni bir dünya veya belki de muadilini aramak mecburiyeti doğmuştur… bulduğumuz yeni dünya bize acılı bir sonun ardından acısız bir sonsuzluk bahşeder mahiyettedir… Bu yeni dünyayı ben biliyordum usta sana dedim mi bilmiyorum ama ben ordan arsa sahibi olmak için her gün bir miktar kapora bırakıyordum hem de her iki avucum dolusu…
Lise 3 e kadar idrarın testislerde depolandığını zannediyordum. Beni böyle düşünmeye iten şeyin cremaster refleksi olduğunu üniversitede öğrenerek gerçekle yüzleştim maalesef.
sayın çok değerli yazarlar itiraf ediyorum ben sanata aşığım, sanatçıya aşığım. tiyatrocular, danscılar, şairler, müzisyenler hepsi çok kutsal çok değerli. bir başlık vardı içini kıpır kıpır eden şeyler diye işte sanat benim içimi kıpır kıpır ediyor, yüreğim akıyor resmeennnnn. gerçekten ilahi, kutsal bir şey.
Sihirli annem'in hatırlamadığım bir bölümünde kötü baba rolündeki konuk oyuncu gazeteye sarılmış bir şişeden bir şeyler içiyordu(muhtemelen alkollü bir şeydi ve yapım böyle bir sansür uygulamıştı.)bunu gören ben, annemin ve babamın o esnada uyuyor olmasından yararlanarak yaklaşık yarım şişe tadına bayıldığım asistten(balgam söktürücü) içmiştim. üstelik bunu usulünce, gazeteye sararak gerçekleştirdim. annem uyanınca ve şişeyi de neredeyse boş görünce başından aşağı kaynar sular döküldü, üstüne azarımı da yedim. Sonuç olarak ölmedim ama kıssadan hisse: İlaçları çocukların erişemeyeceği bir yerlere koyunuz ve ilaçları, tadını çocukların sevmeyeceği şekilde üretiniz.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır. katkıda bulunmak istemez misin?