Yüreğim yanar
Mazeretim var; asabiyim ben!
https://www.youtube.com/watch?v=ANM3g3ukNtE
Mental çöküntü hissettiğinizde tüylü bir varlığa sarılıp mutlu olmaktır.
Merhabalar, bugün iyi entry yaptığı için teşekkürümü edip gidiyorum. Bugün dilenme merasimi yok.
https://open.spotify.com/track/58kIa7HyB6R1m4HarmAEQF?si=P-L7qd76TJud6mrZTKEI6Q&utm_source=copy-link
Cem adrian - yine özledim
Cem adrian - yine özledim
Offf üniveristesiye geçince insanların bu tarz hareketlerden vazgeçeceğine inanıyordum ancak daha da çoğaldı. Yahu arkadaşlar ergen de değiliz artık saçma salak hareketkere ne gerek var ya. Örneğin ne sigara içmek ne alkol tüketmek havalı bir sey değil! Ay salak salak şeyler. Ortam yapabilmek için sigaraya başlıyorlar ya nedir buuu!!
Serolojik testler konusuna lanet eyliyorum. Bir soru bir sorudur deme eşiğini aştım. Bu konudan soru çıkarsa yapmayıveririm. (Tek sorun bunu çoğu konuya diyip salmam.)
Bkz teyze sırada ben varım
Susmanın kalesine sığınıyorum
Önümde karanlıktan duvarlar
Sırtımda insan yüklü bir gök var.
Önümde karanlıktan duvarlar
Sırtımda insan yüklü bir gök var.
Efenim bugün aklıma esti. Zamanının efsanelerinden ancak şimdilerde nostalji olan telefonlara bakalım. Hangi efsaneler gelecek. Merak ediyorum.
Açılışı Nokia 5800 Xpress Music ile yapmak istiyorum.
Bir dönemlerin efsanevi dokunmatik ekranlı telefonuydu. Gerçi dokunmatik demek abartı olabilir. Siz inanmayın aslında basmatik bir telefondu kendisi :) bir de ince bir kalemi vardı hatırladığım kadarıyla. 3310'dan hallice bir kalınlık ile karşılayan bu cihaz. Zamanında hayallerimi süslerdi 🤩
Açılışı Nokia 5800 Xpress Music ile yapmak istiyorum.
Bir dönemlerin efsanevi dokunmatik ekranlı telefonuydu. Gerçi dokunmatik demek abartı olabilir. Siz inanmayın aslında basmatik bir telefondu kendisi :) bir de ince bir kalemi vardı hatırladığım kadarıyla. 3310'dan hallice bir kalınlık ile karşılayan bu cihaz. Zamanında hayallerimi süslerdi 🤩
Lise birde tarih dersinde öksürdüm diye dersten atılmıştım. Çok fenaydı.
Birtakım serserilikler, allah affetsin. :)
Aileni görmek için İki üç ayda bir altı yedi saatlik yol çekmek zorunda olmak ve o yolu yine altı yedi saatte geri dönmek.
Daha yeni ikisinin çekim olayına girdiğim diştir. Aslında dikiş olayı olmasa çok acıtmıyor. İyileşme süreci bu işin zor olan kısmı gibi gördüm ben. Çekim anestezi ile beraber 30dk falan sürdü ki çoğu uyuşmayı beklerken geçti. Sonraki süreç ve yemek yemekteki zorluk tatsız tabii. 1 gün önce Erol taş gibi tavuğu ısırırken sonraki gün çorba ve puding ile beslenmek can sıkıcı oluyor.
Çok güzel bir isim soyisim kombinasyonuna sahip kişi.
Deniz kenarı bir yerde uzman doktorum. Müstakil bir evim var. Pug cinsi köpeğimle yaşıyorum. Bir odamda sadece kitaplarım var. Bir odam sinema salonu. Hayatım rutine dönmüş. Sabah işe, işten sonra arkadaşlarımla sahil kenarına, akşam da köpeğimle oynayıp sonrasını kütüphanemde geçiriyorum. Hayali bile huzur verdi.
kendisinin admin olduğunu düşündüğüm değerli yazarımız.sözlüğü haklı olarak ayakta tutmaya çalışmasının başka açıklaması olamaz.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun!
bugün, millet iradesinin en saf haliyle temsil edildiği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün geleceğimizin teminatı olan çocuklara armağan ettiği 23 nisan ulusal Egemenlik ve çocuk bayramı'nı kutluyoruz.
bu özel günde,koltuklara çocuklar oturur.çünkü koltuklar, geleceğe umutla bakan,temiz yürekli çocuklara çok yakışır.
umarız ki büyükler de bu minik temsilcilerden ilham alır; koltukları bir amaç değil,bir araç olarak görür. Zira koltuğu sevip,sorumluluğu sevmemek... çocuklara göre değil!
bugün biz büyükler için bir hatırlatma,çocuklar içinse bir bayram.
geleceğimizin ışığı olan tüm çocukların 23 nisan'ı kutlu olsun!
bugün, millet iradesinin en saf haliyle temsil edildiği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün geleceğimizin teminatı olan çocuklara armağan ettiği 23 nisan ulusal Egemenlik ve çocuk bayramı'nı kutluyoruz.
bu özel günde,koltuklara çocuklar oturur.çünkü koltuklar, geleceğe umutla bakan,temiz yürekli çocuklara çok yakışır.
umarız ki büyükler de bu minik temsilcilerden ilham alır; koltukları bir amaç değil,bir araç olarak görür. Zira koltuğu sevip,sorumluluğu sevmemek... çocuklara göre değil!
bugün biz büyükler için bir hatırlatma,çocuklar içinse bir bayram.
geleceğimizin ışığı olan tüm çocukların 23 nisan'ı kutlu olsun!
- sigaran kadar olamadık ya
+ sigarayı yakarsın, olma zaten
+ sigarayı yakarsın, olma zaten
Geçmişte kalan güzel zamanları düşünmek. Özellikle de o insanlarla artık yabancıysanız.
ya da three thousand years of longing. bir kısmı istanbul'da geçen, idris elba'nın yer yer türkçe konuştuğu, zerrin tekindor'la tilda swinton'ın buluştuğu bir garip fantastik film. muhteşem yüzyıl'ın bir bölümüymüş gibi de biraz.
herkesin beğeneceği türden bir film olmasa da bana güzel birkaç saat yaşattı. izlenebilir.
herkesin beğeneceği türden bir film olmasa da bana güzel birkaç saat yaşattı. izlenebilir.
c'mon c'mon.
çocuk ve çocukla iletişim üzerine siyah beyaz bir film. genel kitleye hitap etmez muhtemelen. joaquin phoenix'in muhteşemliği üzerine zaten söyleyebileceğim pek bir şey yok ama bence filmin çocuk oyuncusu woody norman kendisini gölgede bırakmış filmde. woody norman'a ve karakteri jesse'ye bayıldım gerçekten.
Keşke jesse gibi bir oğlum olsa dedirtti şirinliğiyle :)
çocuk ve çocukla iletişim üzerine siyah beyaz bir film. genel kitleye hitap etmez muhtemelen. joaquin phoenix'in muhteşemliği üzerine zaten söyleyebileceğim pek bir şey yok ama bence filmin çocuk oyuncusu woody norman kendisini gölgede bırakmış filmde. woody norman'a ve karakteri jesse'ye bayıldım gerçekten.
Keşke jesse gibi bir oğlum olsa dedirtti şirinliğiyle :)
= eden bulur sanma sakın kalır yanına
Arkadaşlar amfi 3te bir tane sandalye var. Biz amfide kullanmıyoruz onu. Yüklenip götürülebilir çsye.
geldi malesf ve beni çok gerdi :((( bu gece uyku yok gibi her şey de birbirine karıştı geçen hafta daha çok şey biliyordum sanki…
(Dikkat! İlk paragraf gereksiz bilgi paylaşımı içermektedir.)
İsmini ilk duydugum andan beri okumaya niyetlenmiştim bu kitabı. Kitabı sonunda bu sene kütüphaneden almak nasip oldu. Alırken içimde umutsuzluk ve hayal kırıklıkları taşıyordum. Şimdi yeni yaşıma girmeden birkaç saat önce bitirdim ve distopya türündeki bu kitabı bitirirken ümit doluydum. Gereksiz detayları geçtikten sonra kitap hakkında düşündüklerime gelelim sevgili yazarlar.
Günümüz toplum yapısıyla da bağdaştırdığım bir alıntı ile başlamak isterim: "Medeniyetin tek bir bedeli var: Bireysellik." Kitaptaki ütopik dünya tamamen insanların hazları üzerine kurulu, herkesin herkese ait olduğunu iddia ettikleri bir anlayışla ilerliyor. İnsanlar küçük tüplerde özel olarak büyütülüp yetiştiriliyor. Alfa, Beta, Gama, Delta, Epsilon şeklinde alt gruplar mevcut. Her biri en başından beri kendi görev takımlarına sadık şekilde eğitiliyor. Onların anlayışına göre özgürlük aslında seçim hakkının olmaması veya ihtimallerin zaten senin için önceden seçilmesiyle sağlanıyor. Mutluluk dedikleri şey aslında onların rutininden ibaret. Gerçek mutluluktan bihaberler. Ta ki bir gün mutluluğun acıyla var olabileceğini, herkesin kendi seçim haklarının olması gerektiğini düşünen John hayatlarına girene kadar da bu anlayış kusursuz bir şekilde ilerliyor. John'un "Gözyaşlarının da bir değeri vardır." cümlesi onlara karşı çıkış cümlelerinden yalnızca birisi.
Ben kitabı okurken çok eğlendim. Ne kadar distopik bir dünya olsa da günümüz dünyasıyla birçok benzerlik taşıyordu. Okumanızı tavsiye ederim.
İsmini ilk duydugum andan beri okumaya niyetlenmiştim bu kitabı. Kitabı sonunda bu sene kütüphaneden almak nasip oldu. Alırken içimde umutsuzluk ve hayal kırıklıkları taşıyordum. Şimdi yeni yaşıma girmeden birkaç saat önce bitirdim ve distopya türündeki bu kitabı bitirirken ümit doluydum. Gereksiz detayları geçtikten sonra kitap hakkında düşündüklerime gelelim sevgili yazarlar.
Günümüz toplum yapısıyla da bağdaştırdığım bir alıntı ile başlamak isterim: "Medeniyetin tek bir bedeli var: Bireysellik." Kitaptaki ütopik dünya tamamen insanların hazları üzerine kurulu, herkesin herkese ait olduğunu iddia ettikleri bir anlayışla ilerliyor. İnsanlar küçük tüplerde özel olarak büyütülüp yetiştiriliyor. Alfa, Beta, Gama, Delta, Epsilon şeklinde alt gruplar mevcut. Her biri en başından beri kendi görev takımlarına sadık şekilde eğitiliyor. Onların anlayışına göre özgürlük aslında seçim hakkının olmaması veya ihtimallerin zaten senin için önceden seçilmesiyle sağlanıyor. Mutluluk dedikleri şey aslında onların rutininden ibaret. Gerçek mutluluktan bihaberler. Ta ki bir gün mutluluğun acıyla var olabileceğini, herkesin kendi seçim haklarının olması gerektiğini düşünen John hayatlarına girene kadar da bu anlayış kusursuz bir şekilde ilerliyor. John'un "Gözyaşlarının da bir değeri vardır." cümlesi onlara karşı çıkış cümlelerinden yalnızca birisi.
Ben kitabı okurken çok eğlendim. Ne kadar distopik bir dünya olsa da günümüz dünyasıyla birçok benzerlik taşıyordu. Okumanızı tavsiye ederim.
Erdal beşikçioğlu
Fazıl say
İki tanecik :(
Fazıl say
İki tanecik :(
tarçın'ın arkadaşları çizgi film müziğinde "bir tohum filizlenir, serpilir çiçek açar" kısmını "bir tomfil izlenir" şeklinde anlayıp yıllarca tomfilin ne olduğunu çözmeye çalıştım, kimseye de sorup doğrusunu öğrenmemiştim.
evet başka bir tanesi de bu video
Bu kız bir afet😍
Bunu bir örnekle açıklamak isterim: bir Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı yarasa çorbası içer ve ben, on binlerce kilometre ötede yaşayan ben, online stajyer olurum.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?