tahammül edilemeyen şeyler

elegantmoon
üstteki yazarlara göre çok yüzeysel bir yaklaşım getirerek: yemek yerken dil-dudak koordinasyonunu sağlayamayarak uvulasına kadar ağzının içini gösteren ve bu esnada da senfoni orkestrasına layık bir konser veren, beni kanser eden insanlardır.
3

değer verdiklerimiz

deli dumrul
Pizzaya değer veriririm ben. Tadı güzel bir şey ve enerji veriyor. Ama pizzaya bağlanmam ben çünkü bağlanırsam yiyemem. Pizzaya değer verip bağlanmamak lazım

Köpekleri de severim ben. Havlıyorlar ama kuyruk da sallıyorlar. Bir de sadıklar. Kedi gibi nankörlük de etmezler hem. Ama köpeğe de bağlanmam ben. yaşam süresi insanlardan kısa. Dünya hali kimin önce öleceğini nerden bileceksin diye öğüt vermeyin çünkü benim can'ımın kendince kuralları var. Can'ım demişken

Can'ıma da değer veririm ben. O olmazsa yaşayabilir miyim.. olmaz tabi yaşayamam. Değer vermek lazım. Ama canıma da bağlanamam ben. Kendim diye demiyorum ama İstek ve arzuları bitmeyen bencil bir şey. Hatta Aramızda kalsın bence siz de bağlanmayın can'ınıza. Sonuçta sahibinden emanet

insanlara da değer veririm ben. Sinirlileri ve somurtanları değil tabi. Bir de ciddi olanları var, bir de pireyi deve yapanlar ve yüze gülen ama arkadan parmak sallıyanlar ve ah dedikoducular her yerdeler.. ama insanların öyle mükemmelleri de var ki... Kusurlarıyla mükemmel masum ve temiz olanlar.. Hatta o mükemmellerden birini anlatayım size:

Ben küçükken sünnet olacaktım yedi yaş civarı. Komşumuz vardı muhlis nine. Hemen patika yoldan evine gidilirdi otuz kırk adım. Yalnız yaşardı evinde. Annemle bayramlarda ziyaretine gittiğimizde şeker verirdi bana. şölen marka şekerin kaliteli olduğunu bu sayede öğrenmiştim. Ve ne yazık ki Sünnet törenine yakın muhlis ninem vefat etti. Annem sabah bizi kalkın muhlis nineniz vefat etti diye uyandırdı. Böyle tavana bakalmıştım. Söylenmez birine böyle bir haber ve biri, küçük bir çocuksa yanında bahsedilmez bile. Ama annem işte n'yaparsın... Benim sünnetim öylece oldu havai fişek atılacaktı ama atılmadı cenaze dolayısıyla. Sünnet olduktan bir süre sonra muhlis ninemin kızı bize bir zarf getirdi. Muhlis ninem meğer vefat etmeden önce bizim sünnetimiz için kenara bahşiş ayırtmış. Onun zarfıymış o. Kızı bulduğu gibi bize getirmiş. yastığının altına hazırlamış bırakmış.. Muhlis ninem işte, olmak istediklerimden. Allah rahmet eylesin

Öyle işte, mükemmel ve iyi olanlar da olsa maalesef ki ben insanlara da bağlanamam. Benden erken ölecek diye değil evvela. Lakin beşer şaşar. Zaman değiştirir onu veya belki ben değişirim. Temiz olan saf olan veya iyi olan hep öyle kalamaz kalacak da değil. Güven bir kere giderse hayal kırıklığı doğurursa artık çok zor. İnsanlara da değer verilmeli ama bağlanılmamalı

ama ve lakin

değişir dediğim insana değer verebilirken, bana hediye ettiği onu anımsatan bir nesneye bağlanabilirim ben. en mutlu anımı anımsatan bir eşyaya bağlanabilirim ben. Benimle birlikte yaşadığım iyi-kötü sürece şahit olmuş kalemime yine bağlanabilirim ben. Dedemden kalan tesbih'e de bağlanabilirim, her gün giydiğim kıyafete de bağlanabilirim, ders çalıştığım masaya da bağlanabilirim, babamın aldığı saate de bağlanabilirim. Bağlanabilirim ve bağlanabilirim... Manevi değeri olan her nesneye güvenebilirim. Onlar beni ne incitebilir ne de bana zarar verebilir. Öylece ve sadece beklerler ve dururlar

gitar

leavesfromthevine
Günümüzde Herkesin çaldığı(!) Enstrüman. Gitara atfedilen bu tanım başka bir müzik aletinde yok. Bu garibanıma niye böyle yapıyosunuz?? Laviniacığıma katılıyorum akor basınca gitar çalmış olmuyoruz maalesef:(

son günlerdeki ruh haliniz

margauerite gautier
Sinirli.
Yarın komitem var, bir süredir evdekilerin aktif oldukları saatlerle ders çalışma saatlerimin çakışmaması için 21.00-04.00 arasında uyuyorum. Aynı şekilde dün gece de erken kalkabilmek adına 21.00'de uyudum. Futbolu takip edenler sonrasını tahmin ederler sanırım. 23.00'te konvoyun iğrenç gürültüsüyle uyandım (futbolu takip etmediğim için en başta dışarıda adli birtakım olayların gerçekleştiğini düşünüp fazlasıyla korktum) ve tekrar uyuyabilmem fazlaca zaman aldı. Sadece 7 saatlik uyku hakkım vardı ve ben neden bu süreyi zerre kadar umrumda olmayan bir olay yüzünden kısaltmak zorunda kalıyorum? Bu kadarı gerçekten barbarlık.
Benim sorunum alt tarafı bir sınav, ama salgın hastalığın olduğu bir dönemde ağrılarının yol açtığı berbat histen kurtulabilmek için uyumayı zar zor başarabilmiş insanların varlığı ya da her zaman mümkün olan ama pandemi döneminde olmanın daha da yükselttiği hastaneye yetişmeye çalışan insanların yolun tıkanmış olduğu o saatlerde zarar görme olasılığı? Bu insanlar gerçekten, şehirdeki her bir insanın, bir taraftar güruhunun sevincinden haberdar olmak istediği fikrine nasıl ve nereden kapıldılar acaba? Belki de sadece gürültüyle sınırlı kaldığı için şükretmem gerekiyordur çünkü evleri kurşunlanan insanlar da var (bkz: bir sevinç göstergesi olarak havaya ateş açmak)
Hadi insan haklarına saygı duymayan ve medeniyetten bihaber insanlar olmalarını bir yere kadar anlıyorum ama sokağa çıkma yasağı var yahu. Yasağı da gizliden gizliye değil korna çalıp tüm şehre duyurarak ihlal ediyorlar. Bu nasıl bir anarşizm?

fakülteye girince fark edilen detaylar

selektor yapan yildiz
Tıbba başlamadan önce tanıdığınız arkadaşlarınızla muhabbetlerinizin, hatta ileri götürüyorum, yaşam şeklinizin farklılaşmaya başlaması.

Onların dertleri, kendi aralarındaki muhabbet artık size yabancılaşmaya başlar, Pek tabii sizin ki de onlara. Her ne kadar ortak noktalarınız devam etse de bu gerçek doğal olarak vuku bulur.

çıkmış

bilmiyo rumm
d1'de ilk komiteye çalışırken kendi kendime 'çıkmış zaten cikmis bi daha niye çıksın' diyip hic cikmis bakmadigim sacmaligi geldi aklima.....
cikmis>>> tum calismalar

en garip anın

poyrazkarayel
bugün otobüste laz ziyayı gördüm.şehir içinde 1.5 saatlik yolculuk yaptı bizle.tabi biraz uzun sürdüğü için hülya da görmüş olabilirim.abinin ölmüş olması dışında sorun yok..
10

kendinizle çok çeliştiğiniz anlar

armut
Bazen temizlik konusunda başka insanlara tanımadığım ayrıcalıkları kendime tanıyorum. Temizlik konusunda bazı takıntılarım var. Dağınık da olsam ortam pis ise rahat edemiyorum. Sınav haftaları temizliği ertelediğimde içim fena oluyor. Çevremdeki insanlar evime misafir gelirse her yere oturtmuyorum. Bir yerin örtüsü kaysa temiz kısma misafirin eli kolu değerse diye misafir kişi de olsa (yakınlığımıza göre değişiyor) uyarıp düzeltiyorum. Özellikle mikrobiyoloji dersinden sonra iyice dikkat eder oldum. Ama kendim bazen diğer insanlara koyduğum kurallara karşı geliyorum. Mesela yatak örtüsü kayıyor gece uyuduğum nevresime pis kıyafetim ucundan değiyor. Sağlık olsun diyorum geçiyorum.
1

kendinizi tek kelimeyle özetleyin

kaleidoscope
Merak. Bu cümlenin soru haliyle çocukluğumdan beri denk geliriz ve hep aynı cevap. İnsanlara, doğaya, düşüncelere, kendime, her şeye inanılmaz merakım var. Beni hayatta tutan ve yaşamam için aklımı çelen şeylerin en önemlilerinden biri de bu merak. Çok mutsuzken ilgi çekici bir şey görüp "Aa bakayım tam olarak neymiş nasıl olmuş" diyerek araştırmaya başlayıp her şeyi unutabiliyorum.

tanımadan sevilen insanlar

highwaytohell
sempatik gelen,kimseye zararı dokunmayacakmış hissi veren,enerjisi güzel olan insanlardır."şeytan tüyü var sende" deriz hatta bazılarına.sebepsizce sevilir bu insanlar.bazen sevmek için bi sebep gerekmediğinin kanıtlarındandır :)

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol