hayatım boyunca insanları dinleyen, onlar anlayan ve zor dönemlerinde onlara destek olmayı başaran (en azından özveriyle deneyen) birisi oldum, insanları anlamak konusunda ilginç bir yetiye sahiptim hep, onları kendilerinden bile daha net görürdüm, kendilerinin bile farkında olmadığı bilinçaltlarındaki duyguların ve düşüncelerin farkında olurdum yani. (medyum olduğumu ya da zihin okuduğumu filan iddia etmiyorum, sadece insanları okuma konusunda iyiyim)
yakın zamanda kendi hayatımda böyle birisinin olmadığını farkettim. ben birisiyle konuşurken onun tepkilerinden bile modunun nasıl olduğunu sezebiliyorken kimse benim ne hissettiğimi ben söylemeden anlamıyor sanki. ben derdimi anlattığımda kimse bana seni anlıyorum demekten fazlasını söyleyemiyor, kimse bana duygularım hakkındaki yorum ve içgörülerini paylaşamıyor. bana sen aslında şu yüzden bu haldesin, sen aslında şundan korkuyorsun diyemiyor kimse. üzgünken bile kendi psikologluğumu (!) bir sekilde benim yapmam gerekiyor adeta. kendi hayatımda bir ben yokum ve bu beni çok yoruyor. belki de sorun çevremdeki bana benzeyen insan eksikliği değildir, kendi hayatımdaki ben eksikliğidir, özsevgi, özsaygı vs eksikliğidir. bilemiyorum...
Sonda söylemem gerekeni başta söylemek istiyorum.
Nickini ve kim olduğunu bildiğim ancak yakından tanımadığım,psikiyatri istediğini buraya da yazan meslektaş(lar)ıma herhangi bir taş atmıyorum.Yazacaklarım Tamamen kendi yakınımdaki insanlarda gördüklerimden edindiğim izlenimler.
Çalışma koşulları haricinde bir sebeple psikiyatri ihtisası yapmak isteyen kişilerin hayatla derin problemler yaşadığını düşünüyorum.
Hatta birçoğunun tıbbın daha materyalist alanlarında tutunamayacak kadar kırılgan olduğu kanaatindeyim ve bu bana çok üzücü geliyor.
Kendilerinin 'normal'in dışında olduklarını düşündükleri için 'kendi normal' lerini yaratırken güçlü olabilmek adına psikiyatri alanını kendileri için 3. Bir mekan haline getirmek istediklerini düşünüyorum.
Yani aslında rezilyant olmayan insanların kendilerini zihnen 'normal'leştirmeye çalıştıkları bir alan gibi lanse edilen psikiyatriye olan güvenim gün geçtikçe azalıyor.
Ve itiraf etmek gerekirse bunları fark etmiş bulunmak hiç işime gelmiyor.
Bunu okuyan herhangi bir kişinin kırılmasını istemem.
Emin olun ki bu entriyi gerçekten herhangi akranım bir meslektaşıma ithafen yazmadım.
Gütf harici uzman doktorların ve hatta profesör titrine sahip hocaların birtakım 'an'larına şahit olarak bu kanaate vardım.
Nickini ve kim olduğunu bildiğim ancak yakından tanımadığım,psikiyatri istediğini buraya da yazan meslektaş(lar)ıma herhangi bir taş atmıyorum.Yazacaklarım Tamamen kendi yakınımdaki insanlarda gördüklerimden edindiğim izlenimler.
Çalışma koşulları haricinde bir sebeple psikiyatri ihtisası yapmak isteyen kişilerin hayatla derin problemler yaşadığını düşünüyorum.
Hatta birçoğunun tıbbın daha materyalist alanlarında tutunamayacak kadar kırılgan olduğu kanaatindeyim ve bu bana çok üzücü geliyor.
Kendilerinin 'normal'in dışında olduklarını düşündükleri için 'kendi normal' lerini yaratırken güçlü olabilmek adına psikiyatri alanını kendileri için 3. Bir mekan haline getirmek istediklerini düşünüyorum.
Yani aslında rezilyant olmayan insanların kendilerini zihnen 'normal'leştirmeye çalıştıkları bir alan gibi lanse edilen psikiyatriye olan güvenim gün geçtikçe azalıyor.
Ve itiraf etmek gerekirse bunları fark etmiş bulunmak hiç işime gelmiyor.
Bunu okuyan herhangi bir kişinin kırılmasını istemem.
Emin olun ki bu entriyi gerçekten herhangi akranım bir meslektaşıma ithafen yazmadım.
Gütf harici uzman doktorların ve hatta profesör titrine sahip hocaların birtakım 'an'larına şahit olarak bu kanaate vardım.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?