düşüncelerim çözmeye çalıştığım karman çorman bir ip yumağı gibi genelde, ve her defasında çözüleceğine daha da karışıyorlar. sürekli kafamın içinde argümanlar ve karşı argümanlar birbirine giriyor, bir şeyi düşünürken bambaşka bir şey araya giriyor, düşüncelerimi oldukları gibi sade bir şekilde ele almak yerine çok farklı boyutlardan bakıyorum ta ki neyin doğru neyin yanlış olduğunu unutana ya da hangi bakış açısının bana ait olduğunun bilincini tamamen kaybedene kadar. kafamdan ne geçtiğini dahi bilmiyorum çoğu zaman, tamamlanmış halini hiç görmeden devasa bir puzzleı çözmeye çalışıyormuşum gibi adeta, ya da akan bir suyu avuçlarımla tutup yakalamaya çalışıyormuşum gibi. nereden başladığımı bile unutuyorum genelde, en baştaki sorunu çözmek şöyle dursun hiç alakası olmayan bambaşka bir şeye kafa yorarken buluyorum kendimi. kafamdaki problemleri çözme girişimlerim de genellikle uyuyakalmayla ya da iç çekip boşvermekle sonlanıyor. hoş, hiçbir sorunun oturup düşünerek çözüldüğünü görmedim, birşeyler yalnızca ayağa kalkıp aksiyon alındığında değişiyor sanırım, yine de oturup düşünebilseydim de güzel olurdu herhalde
belki çok da şey yapmamak lazım ~gripin