Abicim bu hastaya saatlik kş takibi yapalım.
(Kş takibi direkt mortalite ve morbidite üzerine etkili olmasa yemin ederim ki delirirdim)
duyduğunuzda sinirinizi bozan cümleler
~ içeride kim var? & kim o?
- beeeen
- beeeen
“Ama bu senin elinde.”
Gelip sana derdimi anlattığıma göre çaresizim, elimden bir şey gelmiyor ya da elimden geleni yapamıyorum şu an. O an bana sadece sarılmanı ve güzel şeyler söylemeni istiyorum, Bildiğim şeyleri söylemeni değil.
Gelip sana derdimi anlattığıma göre çaresizim, elimden bir şey gelmiyor ya da elimden geleni yapamıyorum şu an. O an bana sadece sarılmanı ve güzel şeyler söylemeni istiyorum, Bildiğim şeyleri söylemeni değil.
Böylelerine hay ben senin eline sıçim diye cevap verme hakkımız olmalı bence ilele ne dersin?
hakkımız olsa da sevdiğimiz için diyemeyiz gibi :((
Hmm bu kötü oldu :/ bol sabır efenim. Ama şimdi o kişileri hayatından çıkarmak da senin elinde! şaka…
Dnhxsdhsd bu yorumu şikayet edeceğim
Hsksjwlskwl
Çıkmış bak geçersin kanka
Bu umut verici ama sn fahri muzdaribi :')
Başlarda öyle ama sınavlara gire gire külliyen yalan olduğuyla yüzleşince sinirlenmemek elde değil;)
geçemedik…
"geçemedin knk"
"Nasılsın?"
Evet bu minicik bir soru cümlesi ve sinirimi bozuyor. Çünkü iyi değilim. Bunu sordukları zaman iyi değilim dersem oldukça irdeleniyorum ve işin sonu benim uzun süren ağlamalarımla bitiyor. Öbür türlüsünde iyiyim dediğim versiyonu haliyle ise artık baş edemiyorum. Rol yapmak bana zor geliyor. Çünkü iyi değilim ve iyi olmadığım her halimden belli. Ben alenen yalan söylerken buna izin verip nasıl olduğumu umursamadıkları halde bana nasılımı sorup öylece yanımdan geçip gittikten sonra beni kendi düşünce havuzumda boğup gittiklerini fark edemiyorlar. Düşünmek bazen çok kötü geliyor.
Evet bu minicik bir soru cümlesi ve sinirimi bozuyor. Çünkü iyi değilim. Bunu sordukları zaman iyi değilim dersem oldukça irdeleniyorum ve işin sonu benim uzun süren ağlamalarımla bitiyor. Öbür türlüsünde iyiyim dediğim versiyonu haliyle ise artık baş edemiyorum. Rol yapmak bana zor geliyor. Çünkü iyi değilim ve iyi olmadığım her halimden belli. Ben alenen yalan söylerken buna izin verip nasıl olduğumu umursamadıkları halde bana nasılımı sorup öylece yanımdan geçip gittikten sonra beni kendi düşünce havuzumda boğup gittiklerini fark edemiyorlar. Düşünmek bazen çok kötü geliyor.
Şu aralar ruh halimiz aynı sayın armut, kısa bir zaman içerisinde bir ağlama seansı yapmamız yok mu
Neden olmasın :,)
Anlaştık, mendile zam gelmeden yapalım hazırlıkları
“Unutursun.”
“Bu da geçer.”
Unutamayacağım ve geçmeyecek.
“Bu da geçer.”
Unutamayacağım ve geçmeyecek.
Çok ciddiye alıyorsun, fazla ciddi birisin ... Evett ciddiye alıyorum hem de çok ciddiye alıyorum çünkü öyle olması gerekiyor. Bazen şaka amaçlı söylenen bir söz karşı taraf için çok şey anlam ifade ediyor. Bazen senin için çok önemsiz, sıradan bir hareket başka birinin unutamayacağı bir anı haline geliyor. Senin için değersiz olan bir jest, mimik, söz, iş, düşünce, davranış, olay, olgu ne bileyim herhangi bir şey bir başkası için çok daha farklı anlamlar içerebiliyor onun için ciddiye alıyorum hayatı. Kendim için, onun için, sabah günaydın dediğim hiç tanımadığım teyze için, koştur koştur derse yetişmeye çalışan kafa ile selamlaştığımız lise öğrencisi için, hastane önünde kısa bir sohbet ettiğimiz abla için ya da herhangi bir sebepten gülümseyen ve benim de yüzümde tebessüme sebep olan amca için kısaca ciddi bir insanım ben. Gezerken ciddiye alırım gerçekten gezip, görmeye çalışırım. Eğlenirken gerçekten eğlenmeye çalışırım. Yazarken, okurken, izlerken hatta bazen tam anlamıyla hayatı boş verip inzivaya çekildiğim de bile ciddi anlamda çekilirim. Hem ne demiş usta şair Nazım Hikmet ;
Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi meselâ,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
Yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
Hem de o derecede, öylesine ki,
Meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
Yahut kocaman gözlüklerin,
Beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
Insanlar için ölebileceksin,
Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
Hem de en güzel en gerçek şeyin
Yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
Yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
Yaşamak yani ağır bastığından.
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
Yani, artık o beyaz masadan hiç kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
Biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
Hava yağmurlu mu diye bakacağız pencereden,
Yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz
En son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
Diyelim ki, cephedeyiz.
Orda daha ilk hücumda, daha o gün
Yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
Fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
Belki de yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki, hapisteyiz,
Yaşımız da elliye yakın,
Daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Biz yine de dışarıyla beraber yaşayacağız,
Insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgârıyla
Yani, duvarın arkasındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerde olursak olalım
Hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
Bu dünya soğuyacak,
Yıldızların arasında bir yıldız,
Hem de en ufacıklarından,
Mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
Bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
Hattâ ölü bir bulut
Yahut bir buz yığını gibi de değil,
Boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
Zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden acısı çekilecek bunun,
Duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi meselâ,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
Yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
Hem de o derecede, öylesine ki,
Meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
Yahut kocaman gözlüklerin,
Beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
Insanlar için ölebileceksin,
Hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
Hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
Hem de en güzel en gerçek şeyin
Yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
Yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
Hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
Yaşamak yani ağır bastığından.
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
Yani, artık o beyaz masadan hiç kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
Biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
Hava yağmurlu mu diye bakacağız pencereden,
Yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz
En son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
Diyelim ki, cephedeyiz.
Orda daha ilk hücumda, daha o gün
Yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
Fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
Belki de yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki, hapisteyiz,
Yaşımız da elliye yakın,
Daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Biz yine de dışarıyla beraber yaşayacağız,
Insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgârıyla
Yani, duvarın arkasındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerde olursak olalım
Hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
Bu dünya soğuyacak,
Yıldızların arasında bir yıldız,
Hem de en ufacıklarından,
Mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
Bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
Hattâ ölü bir bulut
Yahut bir buz yığını gibi de değil,
Boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
Zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden acısı çekilecek bunun,
Duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
Sayın limon çok guzel yazi da aradak br leri bırrrrr diye okumaktan odaklanamadim beni bi gülme aldi fhdndnd
:)) düzelttim sayın lavinia teşekkür ederim
Ama sayın limon duzelttiniz komikligi gitti neyse sayın yazarcimlar ben açıklayayım. Satırlar arasinda br yaziyordu fhshdjskfjsjfk ben de her satir arasinda bırrr diye okudugumdan komik geldiydi
Kanayan yaralarımız olan cümlelerdir. Belki herkesin inandığı yalanlardır belki de kendi kabullenemediğimiz gerçeklerdir. Bu cümleleri çok defa duymuşuzdur ve artık aksini savunmaya takatimiz yoktur .
"Erkek dediğin / kadın dediğin"
"Erkek adam"
"Kız başına"
Gibi sözlerle başlayan her türlü cümleye sinir oluyorum.
"Erkek adam"
"Kız başına"
Gibi sözlerle başlayan her türlü cümleye sinir oluyorum.
“Kız gibi...”
“erkek Gibi...” bir de bunlar var. Ve maalesef cinsiyetleri o kadar başkalaştırmışız ki bu liste daha çok uzar.
“erkek Gibi...” bir de bunlar var. Ve maalesef cinsiyetleri o kadar başkalaştırmışız ki bu liste daha çok uzar.
Doğru söylüyorsunuz...
Biraz kaba olacak ama kibar olan erkeklere bizim orada 'karı gibi' diyorlardı.
Gerçekten şu an siz yazdıkça unuttuğum bir sürü kalıp olduğunu fark ettim.
unutalım🥳
"yaa sen yaparsın."
"takma kafana,düzelir.."
biliyorum karşımdaki bunu iyi niyetle söylüyor.bahsettiğim şeyi yapacağıma olan inancını göstermeye çalışıyor.ya da o an beni üzen konunun üzerinde düşünmeyim istiyor.ama bu cümleler bana iyi gelmiyor.otursun çözüm bulsun da demiyorum ama bunları diyeceğine sadece dinlese ve beni anladığını hissettirse bile çok daha iyi hissettirir.
"takma kafana,düzelir.."
biliyorum karşımdaki bunu iyi niyetle söylüyor.bahsettiğim şeyi yapacağıma olan inancını göstermeye çalışıyor.ya da o an beni üzen konunun üzerinde düşünmeyim istiyor.ama bu cümleler bana iyi gelmiyor.otursun çözüm bulsun da demiyorum ama bunları diyeceğine sadece dinlese ve beni anladığını hissettirse bile çok daha iyi hissettirir.
“Allah rızkını verir.”
“Çocuk rızkıyla doğar.”
Üzgünüm ama doğmuyor işte, doğmuyor. Sonra o güzelim çocuklar bu hayatta perişan oluyor, bulaşmaması gereken şeylere bulaşıyor, aç kalıyor, insan gibi yaşayamıyor. gel de bunu insanlarımıza anlat.
“Çocuk rızkıyla doğar.”
Üzgünüm ama doğmuyor işte, doğmuyor. Sonra o güzelim çocuklar bu hayatta perişan oluyor, bulaşmaması gereken şeylere bulaşıyor, aç kalıyor, insan gibi yaşayamıyor. gel de bunu insanlarımıza anlat.
Bir De bunun “allah herkese çocuk versin.” Versiyonu var. Bakabilecek, iyi bir insan yetiştirebilecek kişilere versin dediğimde de Genelde “büyük konuşma” cevabını alırım.
Keşke herkes büyük konuşsa da toplumumuzda bir iyileşme olsa.Bu düzensizliğin temel sebebi çoğu insanın adamakıllı bir çocukluk geçirememiş olması,burasını düşünen yok.
Kesinlikle. Bilinçsiz insanlar bilinçsiz nesiller yetiştiriyor. Sonra da kendileri yetiştirdikleri nesli topa tutuyorlar. Umarım ilerde her şey daha iyi, daha güzel olur. İnsanlarımız bilinçlenir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?