iz bırakmak

deli dumrul
lisede sıralara yazardım "deli dumrul was here". daha sonra ağaçları kazıdım bıçağımla. (tabi sevgililerin yaptığı gibi kalbi delip geçen okun bir ucunda ali diğer ucunda ayşe yazan şekilde değil de düz benimkisi: deli dumrul)

hep bir hatırlanma çabası şeklindeydi. öldükten sonra hatırlanmak. belki de hayatı fazla önemsemektendi.

sonra ne olduysa gereksiz olduğunu kavradım bu anlayışın. hala arada düşünürüm. tam "iz bırak" derken sakın derim, sakın kaptırma bu kavrama kendini; yaşa geç hayatı bu hayat. iz bırakmak dediğin kendini önemli görmekten. içindeki gizli ego'nun dışa vurumu. benim farkım var diğer yedi milyardan hissiyatı. ölümlü insanın ölümsüzlüğe kıskancı.

bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol