ingilizce konuşurken yapılmış en büyük salaklık

kimliksizot
en büyük değil ama aklıma ilk gelen
seviye belirlemede speaking kısmındaydım, üniversiteyi bitirdikten sonra nereye gitmek istersin diye bir soru sorulmuştu. Deutschland demiştim :)))
daenerys targaryen
cümle içerisindeki yılı türkçe okuyup ingilizceye devam etmek
örneğin ... that happened in bin dokuz yüz seksen dört...
peki bu ne zaman mı oldu? yaklaşık 50 çift meraklı göz bana bakarken. :/
longislandmedyumu
Orta okuldayım. Yabancı bir ülkede benle yaşıt bir beyefendiyle konuşucam. Kendisi bana "how old are you" demis ama ben tabii ki de "how are you" diye anladım 🙃
2
gri gri
medyum olduğunuz için direkt gelecek diğer soruyu cevaplamışsınız diyelim
longislandmedyumu longislandmedyumu
🍻
objector
Ne zaman ki hata yapmaktan korkmadım, insanlar dalga geçer mi, yanlışlarımı görürler mi diye endişe etmedim işte o zaman çok iyi konuşmaya başladım ingilizceyi. Native speaker arkadaşlarım olmuştu, onların yanında patır kütür bir konuşmaya başladım, onlar bile yargılamadılar hatta çok hoşlarına gitti. Onların anadili ingilizce olduğu için başka bir dili öğrenme ihtiyacı hissetmemişler hiç. Düşününce ben daha bilgiliydim onlardan, çünkü ekstra bir dil konuşabiliyordum.

Ayrıca yabancı biri gelip “ ben gitmek eve “ tarzı devrik, çekimsiz bir cümle kursa bile çok iyi türkçe konuşuyor diye takdir ederiz. Biz bu tarz konuşanlardan daha iyi konuşuyoruz aslında. Sadece biraz özgüven ve cesaret…

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol