unutamadığınız bir an

clarice starling
yaşım 5-6 filan. o zamanlar lojmanda oturuyoruz; alt kat babamın iş yeri, üst kat bizim evimiz. yüksek bir bina filan da değil öyle.
benim renkli, minik minik tokalarım var ama tokaları kullanmıyorum, hatıra olarak saklıyorum. çünkü bebekken annem saçıma takıyormuş o tokaları. bebekliğimden kalma şeyler oldukları için çok değerliler benim için, ( sanki çok büyüğüm ya 5 yaşımda..) öyle herhangi bir yerde de saklamıyorum bu yüzden. bir tane kutum var, kırmızı kadifeden, kalp şeklinde. hani altın yüzükleri filan koyuyor ya kuyumcular, o kutulardan işte. kutuyu da bir o kadar seviyorum yani.
neyse bir gün balkonda oynuyorum, balkonun alt tarafı iş yerinin hemen girişine denk geliyor. nasıl olduysa içinde tokalarım olan muhteşem kutum aşağı düşüyor. aşağıda da iş yerinin girişinde sırada bekleyen amcalar var. amcalardan biri yere düşen kutumu alıyor ve cebine koyuyor. ne açıp kutunun içine bakıyor içinde ne var diye, ne de nerden düştü bu kutu diye kafasını kaldırıp yukarı bakıyor. kafasını azıcık kaldırıp baksa beni görecek ama yok, bakmıyor işte. ben yukarıdan izliyorum ama bağırıp da kutumu geri isteyemiyorum çekindiğim için. kutum ve içindeki tokalarım göz göre göre gidiyor.
amcanın kutumu alıp cebine attığı o anı hiç unutmadım, kutumu ve tokalarımı da öyle. asıl merak ettiğim şey ise amcanın kutuyu açıp içinde sadece toka olduğunu görünce ne tepki verdiği. amca, inşallah tokalarım bi işine yaramıştır :/
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol