dini kaygılarınız olmasa intiharı düşünür müydünüz

armut
Doğduğum ilk andan beri aynı dini kaygılarla büyütüldüm. Başka bir dini seçseydim bile aynı dini kaygılar bir gelenekmiş gibi içime işlemiş olurdu. Bu nedenle Başka türlü bir hayatın içinde bulunmam hiçbir zaman mümkün olamazdı. Mevcut şartlar dahilinde ise umut etmeyi bir şekilde sürdürecek kadar yaşamayı seviyorum. Ben kendimi öldüremezdim.
clarice starling
Dini kaygılarım olmasa muhtemelen şu an hayatta olmazdım..
üstteki cümleyi yazıp bırakmıştım ama bu cümleyi açıklamam gerektiğini fark ettim. "muhtemelen hayatta olmazdım." diyorum çünkü geçmişte ölmeyi istediğim zamanlar oldu. eğer dini kaygılarım olmasaydı, bu zamanlardan birinde ölmeyi tercih etmiş ve ölmüş olabilirdim. o zamanlarda nasıl hissettiğimi, o ruh halimi hatırlamaya çalışıyorum ve gayet iyi hatırlıyorum. beni ölmeyi istememe sebep olacak kadar üzen şeyleri de kısmen hatırlıyorum. ama dönüp baktığımda hiçbirinin buna değmeyeceğini düşünüyorum. o anki duygu yoğunluğuyla böyle bir karar vermiş olsaydım yazık olurdu. o dönemlerde hissettiğim duygulardan hiçbiri ilk baştaki yoğunluğunda kalmadı, hatta hepsi azalarak bitti, bazısını hatırlamakta zorluk çekiyorum diyebilirim.
yaşamayı seviyor muyum? bazen evet, bazen hayır. ama artık ölmeyi dilemiyorum galiba, çok üzgün ya da öfkeli olsam bile. çünkü gerçekten biliyorum ki, hiçbir şey buna değmez. hayat zor, insan olmak zor, dünya güzel bir yer değil, umutsuzluklarla, mutsuzluklarla, acımasızlıklarla dolu. hiç var olmamış olmayı dilerdim ama artık bunun için çok geç. yapmam gereken, her ne kadar bazen çok zor da olsa, dünyadaki güzellikleri görmeye çalışmak. bazen gerçekten çok zor ama bazen de apaçık ortada bu güzellikler. görülmeye değecek şeyler var hayatta, sevilmeyi hak eden insanlar ve diğer canlılar var. bana değer veren kişiler var, benim verdiğim değeri sonuna kadar hak eden kişiler de. gökyüzünü seyretmeyi çok seviyorum mesela, yıldızları ve ay'ı bir gece daha görmek bile yaşamam için bir bahane olamaz mı? en sevdiğim tatlıyı bir daha yiyebilmek, sevdiğim birinin sesini bir daha duyabilmek, kedimin tüylerini bir daha okşayabilmek, yağmuru bir daha yüzümde hissetmek, belki de hiç gerçekleşemeyecek olmasına rağmen hayaller kurabilmek ve daha nicesi.. bütün bunlar, yaşamaya değmez mi?
ileleualatyr
Yaşamak çok zahmetli ve günün sonunda bu zahmete de değmiyor çoğu zaman.
Ölümden sonra başıma ne geleceğini bilsem sanırım bu işlemi çoktan gerçekleştirirdim fakat bunu bilmiyorum,bilinmezlik ve belirsizlik her insanı korkutur.Beni de korkutuyor,sözün özü ölümden korkuyorum çünkü sonrasında ne olacağını bilmiyorum;ya yaşamaktan daha kötüyse sonrası?tam da bu soru sebebiyle yaşamayı seviyorum çünkü elimde bir tek yaşamak var,yaşamanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum. üstte sayın ruhsuz'un da belirttiği gibi,elimde olsa bu dünya'ya kazık çakardım.
taskebabi
Emile Cioran ile aynı yönde benim görüşüm de. Her kitabın ertelenmiş bir intihar olduğunu, intiharlarda ise her zaman geç kalındığını savunur. "İntihar"ı bir kez bile düşündüysek, artık yaşamaktan başka çaremiz kalmamıştır dostlar.
prime
Ölümünden korkar mıyım? Hayır. Ölüm kalanlara zordur. Peki ölümden korkmama rağmen beni intihardan alıkoyan şey din miydi? Bu sorunun da cevabı hayır. Kimseyi kırmak veya gücendirmek istemem. Ama hayatta hiçbir şey bu hayatı yaşamama pahasına kıymetli değildir. Hayatta tonlarca sorun olabilir ama emin olun çok daha fazla çözüm var. Hayatımdan intihar edecek kadar mutsuz olsaydım bu hayatı feda eder, her şeyi arkada bırakır ve yenisine başlardım. Yeni bir hayata başlamak için ölmek gerekmiyor.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol