confessions

ileleualatyr

1. nesil Yazar - Yazar

  1. toplam entry 2751
  2. takipçi 61
  3. puan 133855

victor hugo

ileleualatyr
Romantizm akımına konumlandırabileceğimiz yazar.

Kendisiyle 8 yaşımda, birine doğum günü hediyesi seçerken tanıştım. Kitap adı “sefiller” kısaltılmış versiyonu, aldım ve doğum günü çocuğuna hediye ettim. Diğerleri benimle dalga geçti, kitabın ismi Sefiller'di ve onlara komik gelmişti. Oysaki ben beş yaşımdayken Sefiller adında bir çizgi filmde hüngür hüngür ağlamıştım. Tabii o zamanlar bu çizgi filmin kaynağının Victor Hugo olduğunu bilmiyordum, o yüzden beş yaşımda onunla tanıştım saymıyorum. Neyse sonra aradan yıllar geçti, Bilecik'ten Denizli'ye taşındık, hediyeyi verdiğim kişi muhtemelen üniversiteye geçti, ben ortaokuldaydım. Bir gün yine karşıma çıktı “Sefiller” ama kısaltılmış. Anısı var, hemen aldım. Okudum, yine ağladım. Liseye geçtim, bu sefer fuarda gördüm: İki cilt, Sefiller. Aldım, ağırdı. Okudum, her satırında ağladım. Yine ve yine. O yüzden benim için önemli biri Victor Hugo, beni ağlatan somut şeylerden birinin sahibi. 15 senedir hayatımda ve bendeki etkisi hiç geçmiyor.

force majeure

ileleualatyr
Hakkında yaklaşık iki sene önce spoiler yediğim için izlemeyi iki senedir ertelediğim, sürekli karşıma çıktığı için “artık izleyeyim, bu film benim kaderim” deyip izlediğim, Kadın ve erkeğe yüklenen toplumsal roller hakkında bir film.
başta kayak tatiline gelen dört dörtlük bir aile görüyoruz, bu tabloyu bozan şey bir çığ oluyor. Bizim dörtlü öğle yemeği yerken bir çığ geliyor, çığ esnasında ailedeki baba telefonunu alıp kaçıyor. Anne çocuklarla birlikte kaçmaya çalışıyor, neyse sonra anlaşılıyor ki çığ o kadar da sıkıntı yaratacak bir çığ değilmiş. Normalde babanın çocukları ve anneyi koruması gerekiyor, adam bunu yapmayınca kadınla aralarında bir güvensizlik ve sessiz bir kavga ortaya çıkıyor.
Şuraya edit: Spoiler yanlışmış kısmen, ben çığın altında kalıyorlar sanıyordum.

Puanım:7/10

1 mayıs

ileleualatyr
Ülkemizdeki her emekçinin insana yakışır şartlarda çalıştığı, emeğinin gerçekten karşılığını aldığı günleri görmek dileğiyle; kutlu olsun!

trabzonspor

ileleualatyr
Dışarıdan hiç ses duymadım, mahalledeki tek karadenizli alt katımızda oturan Hülya Teyze. O da muhtemelen takım tutmuyor ve uyudu şu an. Bu yüzden şampiyon olduklarını az önce Twitter'dan öğrendim, öyle.

mayıs

ileleualatyr
Güzel bir ay, tatilin habercisi.
Nisan ayında doğmamış olsaydım kesinlikle en sevdiğim ay mayıs olurdu. Mehmet Güreli bu ayın ismiyle bir şarkı bile yapmış, Mehmet Güreli yaptıysa bir bildiği vardır.

aniden gelen iç sıkıntısı

ileleualatyr
Muhtemelen zamanında çözmeyi reddedip kaçtığımız sorunların birikmişliğinin sebep olduğu durum.
Çözümünü biliyorum bu durumun ama yapabilsem zaten aynı durumda olmam her seferinde. Böyle olunca da beceriksiz ve aptal biri gibi hissediyorum. Neyse, öyle işte.

bir yeni mesaj

ileleualatyr
Dünya için küçük bizim için büyük bir adımdı, artık ben de sizden biriyim.

4
poyrazkarayel poyrazkarayel
Çok mutlu "gibi"siniz sanki ilele hanım ( kelime şakası falan filan yani)
ileleualatyr ileleualatyr
Erdem atletik diye mutluyum poyrazkarayel bey (ilk gibi şakam çok heyecanlı)
poyrazkarayel poyrazkarayel
Jdjwj ilk bölümden şaka geldi
ileleualatyr ileleualatyr
Kendimi geliştireceğim…

babaanne evi

ileleualatyr
Yazları kuzenimle her şeyin kavgasını yaptığım ev. Gerçekten kardeş büyüdük, şimdi araya mesafe girdi tabii. Özlüyorum o günleri, kuzenimin beni sıkça ağlattığı günleri gerçekten çok özlüyorum.

bugün

ileleualatyr
Dünya üzerindeki en sevdiğim insanlardan biri bizim eve iftara gelecek, geceyi onunla birlikte geçireceğim. Utanmasam sevinçten bayılacağım gerçekten.
3
moonlight moonlight
Şu kadar sevilsek yeter :) ne mutlu size iftarda gelecek kişiye :)
ileleualatyr ileleualatyr
Sizi de beklerim her zamannn, keşke gelseniz 🥺🥺🧡
moonlight moonlight
Aaa teşekkür ederim sevgili ilele :) Şu an o kişi kadar şanslı hissettim gerçekten 🥰

midsommar

ileleualatyr
Akıl sağlığını kaybetmiş, bunu da nesilden nesle aktaran bir toplumun ürkütücü ritüelini içeren ari aster filmi.
Film boyunca “psikologum bozuldu nasıl çıkılıyor buradan?” cümlesi zihnimdeydi.
İnanılmaz aydınlık bir ortam, çiçekler böcekler falan derken bir bakıyorsunuz 72 yaşına gelen teyzeler amcalar kendilerini uçurumdan atıyorlar. Atlayınca ölmedilerse herkes histerik çığlıklar atmaya başlıyor ve bir şekilde öldürülüyorlar, öldürülünce histerik çığlıklar kesiliveriyor. Bunu gören misafirler ne yapıyor peki? İçlerinden biri ki sonra kendisi dölleme ayininde kullanılıp kurban ediliyor, o onların geleneği ama ne var bunda diyor. Arkadaşları kayboluyor, gece birlikte yattıkları adam yok. Hiçbiri sormuyor bizim bir arkadaş vardı ne oldu ona diye. Filmin bu kısımlarında ya sabır çektim gerçekten. Hele pelle'ye ne demeli? Ya insan arkadaşlarına bunu yapar mı? Sen kafayı mı yedin evladım? Niye insanları böyle bir şeye dahil ediyorsun, git kendin yap ayinini sonra dön medeniyete.
Öte yandan her şey o kadar normalmiş gibi ki ortamdan dolayı, insan gerilmeye utanıyor.
Yalnız bunları nasıl bu zamana kadar bulmamışlar ilginç, İsveç'tesin sen yani sizi çoktan bulup akıl hastanesine kapatmaları gerekiyordu.
4
shogun shogun
Hep aklımda olan ama hala izleme fırsatım olmayan bir film.Bu gece izliyorum.
ileleualatyr ileleualatyr
gece izlemek biraz sıkıntılı olabilir, baştan söyleyeyim :))
shogun shogun
Gündüz vakti sarmaz bence böyle filmler :)
ileleualatyr ileleualatyr
Ben gerilim bağımlısı olduğum için beni her türlü sarıyor amaa bu filmi gece izleseydim uykum kaçardı çok net :(
17 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol