confessions

ileleualatyr

1. nesil Yazar - Yazar

  1. toplam entry 2758
  2. takipçi 61
  3. puan 134406

unutamadığınız şeyler

ruhsuz
45 yaşında kadın hasta

1 ay boyunca adet görmüş
Uzak bir dış merkezde Ein tanısı almış..

Internü olduğum hocaya geliyor.
İlk gördüğü doktor benim.
Kendini pek de iyi ifade edemiyor,henüz tc kimlik numarasını bile ezbere bilmiyor..

Bir şekilde anamnezi suboptimal seviyeye çekiyorum ve tablo belli ama diyoruz ki hallolur.

Eşi haftada 2 defa şehirlerarası yolculuk yapıp numuneleri diğer laboratuvardan getiriyor.
Ameliyat kararı var.
Eşi hocaya soruyor:
'Hocam ücretin altından kalkamazsak bize alınır mısınız?'

Hoca diyor ki 'önemli değil.ben her halükarda o ameliyatta bulunurum.'

Ameliyat günü geliyor.
Hasta anestezi almadan önce o kadar telaşlı ki ağlayacak nerdeyse
Dudaklar kıpır kıpır,belli ki dua ediyor.
Hocayı görüyor mutlu oluyor ama hala çok telaşlı,sonra beni görüyor.
Yüzünde kocaman bir gülümseme..
Elini tutuyorum ve elimi bırakmıyor.
Derin sedasyon haline kadar elimi bırakmadı..

Hastanın dış merkezde 3 tane c/s si olduğu için 2 büyük hoca ameliyata giriyor ve o kadar uzun sürüyor ki..

O vakaya çin'den laparaskop getirmişler.
Çin'den gelen ekip diyor ki 'sen en iyi öğrenci misin de bu kadar popüler bir hocaya bu kadar yakınsın?'
'Hayır,her şey random oldu diyorum'
İnanmıyorlar..

Ameliyat bitiyor,subtotal histerektomi yapılabilmiş,korkunç bir adezyon var.
Bir saat de mesanede kalıyoruz,idrar çıkışını bekliyoruz..
Şükür ki yaralanma yok ve ameliyat bitiyor.
Herkes çıkıyor ama hoca çıkmıyor.
Gazlı bezi ıslatıp hastayı temizlemeye başlıyor.
'Hastanı hiçbir zaman kirli gönderme.'

Ben de bir gazlı bez alıp hocaya eşlik ediyorum.
Vizite iniyoruz ve hoca tüm samimiyet ve şeffaflığıyla 'yapamadığı için' subtotal histerektomiyi tercih ettiğini açıklıyor.

Bitmiyor.

2 gün sonra yukarıya kontrole çağıyoruz.
Herhangi bir pyelonefrit açısından hoca her operasyon kontrol muayenesinden böbreklere de usg yaparken hastamızı tutuyorum.
Elimi o günki gibi tutuyor ama bana güvendiğini belli etmek için de diğer elimi de tutuyor..

Kontrole her gelişlerinde hem hocaya hem bana manda yoğurdu getirdiler. :)


Geçen cuma da başka bir hasta bana da kars kaşarı getirdi.

Hocam dedi ki 'hastalar seni seviyor.'

11 mayıs hocanın yanında son günüm
tıp fakültesindeki usta çırak ilişkisini yaşadığım tek yerdi

Khd isteyen biri olarak hoca internlüğü fakültedeki en büyük şansımdı.
Unutamam.
3
concretusincorde concretusincorde
Müthiş bir anı olmuş sayın yazar duygulanarak okudum ve de merakıma yenik düşerek sormak istiyorum bu hangi harika hocamızdır ben de unutamamak isterim :))
ruhsuz ruhsuz
Çok teşekkür ederim

Prof Dr mertihan kurdoğlu
concretusincorde concretusincorde
Ben de teşekkür ederim, saygılar hocamıza

kendinizi tek kelimeyle özetleyin

armut
Şanssız. İnsanlar bazen çok kaba ya da kötü olabiliyorlar. Kaba ya da kötü insanlar toplumdan dışlandıkları zaman içinde bulundukları durumu şanssızlık olarak tanımlayabilirler. çünkü kimse böyle insanlara nasıl biri olduğunu söyleyecek cesarete sahip değildir. Fakat bazı insanlar sadece yeni bir güne uyandıkları için yani aslında yaşamaya devam ettikleri için şans kavramından uzaklaşmaya başlarlar. Şanssız olurlar. Hayat onlara kötü senaryolar yazmıştır. Ve gerçek şanssızlar kötü olanla karşılaşılacağını bilerek yaşamaya devam etmek zorundadırlar.
3
objector objector
Kendinizi hep kötü şeyler olacakmış gibi şartlandırıyorsunuz gibi geliyor bana. Bu belki de kolayınıza geliyordur. Şanssız olduğunuzu kabul etmek sizi içinde olduğunuz durumda biraz teselli ediyor belki. İnanın bana geçecek bu günler. Hiç öyle teselli cümleleri değil bunlar. Seri yıllar boyunca mutlu olduğunuz günleri de yaşayacaksınız. Şüphem yok.
objector objector
“çünkü kimse böyle insanlara nasıl biri olduğunu söyleyecek cesarete sahip değildir.“ harika bir cümle olmuş. Durumları yazıya dökme konusunda kabiliyetlisiniz.
armut armut
Objektif olmak için çok çabalayan biriyim. Ve sahip olduğum hayata ve yaşam şartlarıma göre ben gerçekten çok umutlu bir insanım. Ve umutla gülerek başladığım her gün elimden gelmeyen şeylerden dolayı beni üzecek şeyler yaşayıp duruyorum. Umut etmekten yorulduğum günler oluyor. Bugün de o günlerden birisi.

intern

ruhsuz
(bkz: herbokolog)

•dedikodu kapsülü
•tıbbi sekreter
•hemşire(en iyi kisim,en azindan kan aliyoruz)
•pol regülatuvarı(dosya doldurmak???)
•kum torbası
•STRES TOPU
•ÇÖP KUTUSU(KHD ZEKİ HOCA ELDiVENLERini çikarip avcuma birakti,halledersin diyip)
•tatli minik bok parçasi
•geleceğin deccali👸🙏

psikolog

armut
Senelerden eski bir yıldayız. (Biliyorsunuz armut sözlük ortalamasının oldukça üzerinde bir yaşa sahip olan yaş almış birisidir)
Armut, bir psikiyatri staj sınavındayken sınav sorularının bir anda kendisine yönelik bir psikiyatri anamnezine dönüştüğünü fark ediyor. Sorulara cevap verirken de ilk defa böyle bir anamneze komu olmanın hüznüyle ağlamaya başlıyor. Malum hoca kendisine depresyon tanısı koyuyor ve tam olarak o anda ssri başlamak istiyor. Armut kabul etmiyor. Sonrasında yıllardır kimseye anlatmadığı şeylerin açığa çıkmasının verdiği rahatlıkla hocanın odasının dışındaki c blok manzarasını izlerken bir psikiyatri asistanı geliyor, kendisini arkadan dürtüyor. Ve yıllar boyunca daha çok hüzne boğacak olab o cümleyi sarf ediyor söylüyor "şu an içini döktüğün için rahatladığını zannedeceksin. Bu nedenle o ilacı içmeyi reddediyorsun. Fakat bundan sonra anlattığın şeyler daha çok aklına gelecek ve belki de eskisinden daha kötü hissedeceksin"
Nitekim öyle de oluyor. Sözlüye yazmaya başladığım ilk yıllarda kendimden nefret eden , aynaya bakmayı reddeden, hayatımdaki şeyleri, aile problemlerimi; arkadaşlarıma asla anlatmayan birisiydim. Kötü şeylerin paylaşıldıkça azaldığını zannederek her arkadaşıma bütün bu problemli şeylerden bahsettim. Ve en sonunda anladım ki kötü şeyler paylaşıldıkça artarmış. Yıllar sonra bu şeylerin hepsi bana o arkadaşlarımın önüme koyduğu üzüntüler olarak geri döndüler.
Ben de en sonunda kendimi birine anlatmak amacıyla bir psikoloğa gitmeye karar verdim. Biraz da arkadaş zoruyla oldu açıkçası. Gitmeden önce de ne üzerinde deneyimli diye özellikle araştırdım. Çok önceden gitmem gereken psikoloğa maalesef öğrenciliğin getirdiği maddi problemler nedeniyle gidememiştim. Artık gerçekten bana yardımcı olacak fakat anlattıklarımı kullanmayacak birisiyle konuştuğum için rahatlamış hissediyordum. Üstelik stajlarda, intörnlükte psikiyatri seanslarına denk gelmiş birisi olarak, sizi anlıyorum çok üzgün hissetmiş olmalısınız, demekten bile acil oldupunu çoktan fark ettiğim bir psikologla çalışıyordum. Fakat psikolog ile yaşadığımız bir deneyim sonucunda yollarımı ayırma kararı aldım ve 4 sene öncesinde bir asistanın bana sarf ettiği o cümle aklımın en derin yerinden çıktı , paketi yırtıldı, yeni bir hediyeymiş gibi bana sunuldu. Artık psikolog olan , o yıllarda son sınıf öğrencisi olan arkadaşım Ayşegül'ün depresyonun ilaçsız tedavi edilirse nüksettiğini anlattığı o eski bilgiyi hatırladım sonrasında.
Bazı konuşmalar öylesine yapılan günlük idame cümleleri gibidir. Asistan ortamında, arkadaşların yanında akla gelir. Bahsedilir geçilir. Bazı şeylerden geçildi sanılır. Bazı meslekler de para için yapılmamalıdır

isminize göre hangi branşsınız

gri
Esra: kadın doğum veya nöroloji
Meltem: prekliniklerden biri
Unisex bir isim: acil veya pediatri
Vintage isimler (ülker, kibriya, semiha, orhun gibi): pediatri
Klasik erkek isimleri (ahmet, mehmet, burak, mert gibi): gc
Kazakça veya kırgızca isim: ortopedi
Modern ama bilindik isim (burcu, berkay, ece, irem gibi): derma
Soyadınızın -oğlu ile bitmesi: branş önemsiz kliniğiniz var
Siyasi görüşü olan isimler: gc veya acil
Adınız -an ile bitiyorsa (ayhan, osman, oğuzhan gibi): prc veya çc
Adınız bir sıfat ise (ender, metin, fazlı, özgür gibi): üroloji

gütfsözlük'ü bırakma nedenleri

poyrazkarayel
Arkadaş şifremi unuttum okul emailime kod gitti. Onun da şifresini bilmiyorum sonra dedim ki yeni hesap açayım galiba bir maille bir hesap açılıyor o da olmadı 2-3 ay interstellardaki eleman gibi kitaplığın arkasından sizi izliyorum sesleniyorum yapmayın durun gitmeyin diye fkdmsk. Neyse bugün allem ettim kallem ettim kol saatiyle mesaj gönderdim benim cimcimeye sonuç olarak geri döndüm dünyaya.

babalar günü

gri
Olmasaydı anadolunun ücra bir köşesinde okul yüzü görmeden 14 yaşında evlendirilirdim. Bir kere yüzmemiş, bir kere tiyatro izlememiş, bir kere sokakta istediğim gibi giyinip istediğim gibi yürümemiş olurdum. Tarla sürme ve çocuk büyütmekten başka meslek bilmezdim. Hatta okuma yazma bilmezdim. Tevfik Fikreti kendim okuyamazdım, hatta belki de etrafımda okuyabilen bir kişi bile olmazdı.

Bir hayata sahip olamazdım. Sen olmasan ben bugün bile bu hayatımın yakınından geçemezdim. Ben kurduğun cumhuriyetin kızıyım. Bugün pakistandaki, afganistandaki gibi örgütlerin elinde satılıp tecavüz edilip öldürülmüyorsam; irandaki gibi şarkı söylediğim için rejim tarafından kaçırılıp taciz edilip idam edilmiyorsam bu yalnız senin kurduğun cumhuriyet sayesinde baba.

Sen gideli yıllar oldu ama ben sırtımı hâlâ sana yaslıyorum. Babalar günün kutlu olsun ❤️

19 mayıs atatürk'ü anmagençlik ve spor bayramı

kirpi
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs sadece bir tarih değil, bir başkaldırının, bir dirilişin adıdır. O gün Samsun'da yakılan meşale, bir milletin küllerinden yeniden doğuşuna öncülük etti. Bugün hâlâ bir yerlerde karanlığa karşı yakılan her umut kıvılcımı, o meşalenin devamıdır.

Gençlik dediler… Umut dediler… Ve o umut, bir asırdır sönmeyen bir meşaleye dönüştü. Atatürk bu ülkeyi gençliğe emanet etti; biz de o emaneti sadece sözle değil, duruşumuzla, inancımızla ve cesaretimizle taşıyoruz. Çünkü 1919'da atılan adım, hâlâ yolumuzu aydınlatıyor.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu vatanı bizlere emanet eden tüm kahramanları saygı ve minnetle anıyoruz. 19 Mayıs'ta yakılan o meşale, bir milletin yeniden doğuşunu simgeliyordu ve o umut hiç sönmedi, sönmeyecek. Her adımda, her hareketimizde, o meşaleyi yaşatmaya ve geleceğe taşımaya devam edeceğiz. 19 Mayıs, sadece bir tarih değil; özgürlüğün, direncin ve umudun sembolüdür.

prof. dr. mehmet anıl onan

lavinia
Yazarcımlar anıl hocayı nedensiz bir şekilde çok seviyorum. Çok sempatik ve iyi niyetli hissettiriyor. Kadın doğum stajında yalnızca 1 kere pratik yapma şansım oldu kendisiyle sınavda da denk gelmedi ancak her gördüğümde selam vermeye çalışıyorum her seferinde de kibarca selamıyor. Sayesinde hiç ilgim olmayan kadın doğuma bir ilgim arttı. Var mı sizin de anılarınız veya size de böyle bir vibe veriyor mu hoca? Yoksa sadece bende mi ??

akıllara kazınan dizi film replikleri

lavinia
Ne zaman olmayacak bir şey için umutlansak arkadaşlarımla yaptığımız espridir by replik.
"+bekir ne istiyorsun? gerçekten ne istiyorsun bekir? bu iş nereye gidecek böyle?
-nereye giderse..
+ne demek nereye giderse?
-öyle işte olmuyor sensiz... gel istanbul'a dönelim.
+ne olacak dönersek?
-pederle arayı düzeltirim, işi gücü tekrar yoluna koyarım, beraber yaşarız, istersen evleniriz ya da bir daire tutarım size, annenle kardeşini alırız, size bakarım..
zagor'a da bakarım...

botanik parkı

kaira
Ankara'da bu isme sahip o kadar çok park var ki isim kıtlığı mı yaşanıyordu yoksa eltisini kıskanıp çocuğuna eşinin kardeşinin çocuğunun adını sonuna can/han/su vs ekleyerek aynı adı koyan kadının kafasını mı yaşıyorlardı emin olamadım. Neticede parktır, ağaçtır, yeşildir, iyidir. Severim.

sayın ankara belediyesine

karedeki kedi
Yağmuru ve yağmurda yürümeyi çok seviyorum ama Ankara'da yağmurda yürümek çok zor oluyor. Çünkü her an yerinden çıkmış bir kaldırım taşından üstüme su fışkırabilir. Artık bu mevzuyla ilgilenilebilirse çok memnun olurum.
Gereğinin yapılmasını arz ederim.

malignleşme süreci

selektor yapan yildiz
Zamanla mı malign olunuyor yoksa malign olmak karakteristik bir özellik mi? Tartışma konusu. Bence malign diyebileceğimiz kişiler bizim aramızda da var. Şu anda bu konuda hücresel atipi gösterenler bence ileride malign olacaklar.
Sırf yapabiliyor diye birilerine kötü davrananlara da diyecek bir şey bulamıyorum.
5
ruhsuz ruhsuz
Ben bunu çok düşündüm ve kişiyle ilgili olduğuna karar verdim bu sene.
Malignleşebileceğim ve malignleşmem gereken çok antiteyle karşılaştım ancak hiçbirinde malignleşmedim.bu tamamen benimle ilgiliydi.

Tabi dış uyaranlara daha açık olursam ne olur bilmiyorum.
selektor yapan yildiz selektor yapan yildiz
Ben bu sene daha net gördüm bunu sayın ruhsuz. Tabii çok kişisel görüşe ve deneyime dayalı bir konu bu.
selektor yapan yildiz selektor yapan yildiz
İlerinin malignleri yetişiyor gibi
ruhsuz ruhsuz
Evet maalesef
Egolar kırılganlaştıkça tümörler agresifleşiyor🥲😅
selektor yapan yildiz selektor yapan yildiz
:')

olmamışlık

poyrazkarayel
Daima oyun kurucu bir elin, uğruna çaba harcanan hedefler yahut hedefsiz de olsa feragat edilen bazı istekler doğrultusunda bize kısmi imtiyazlar geçeceğine inandım durdum. Halen daha bu inancın koruna sahibim diyebilirim. Ne bileyim yeraltından uzak duranlar; ışıltılı takdir vitrininde kendisine en ön sıradan yer bulacak. Sokağın çocukları kuralsız yerlerin efendileri olacak gibi yasalar yazılı olmayan yasalar vardır bence. Ama nedendir bilmem hukukun başıbozuk kişilerin istilasında olmasından mütevellit herhalde bu yasalar benim yaşamımda ters uygulanıyor sanırım. Vitrinden fazla kusurlu veya daha doğrusu demode gibi söz ediyor mavi yakalar. Mavi yaka yerine alt tabaka derdim eğer ki geçen hafta konuşsaydım kendimle. Ama mavi yaka nedir ve keşke neden olmasaymış öğrendim bu hafta artık ve dağarcığıma yerleşti mazur görün beni o yüzden.
Fiyakalı liseli anlam arayışlarının henüz haberdar olmadığı zamanlarda pek yakın değildim tabi onunla. Başıboş değersiz bir tanıdık belki yaramazlıklarını etrafımda yapmasından olumlu etkilendiğim bir serseri. Tarık içten içe yaşanmamışlıklarımı yaşayan yok hatta yaşanmamışlıklarımı yaşamaya çalışan. Çünkü bu bir film değil esasında ve tabi bir kitap da değil. O yüzden yaşanmamışlıkları yaşayan, bir sünepe bir fırlama sıkı dostlar yok bu mahallede. Yaşanmamışlıklarımı kendi cesareti ve ruh hali el verdiğince inat edip kovalayan diyelim. Sadece benim değil tüm sünepelerin belki de yaşanmamışlıkları bunlar
Bu anlam arayışları, normal bir liseliye; fazlaca popüler kültüre batmak, özenti, sıra dışı bir aile yahut idealist bir çevre tarafından gayet olağan bir şekilde rastlayabilir. Bu rastlantının hakikisi kurtuluşun yol haritası olarak görülebilir en azından brenim açımdan öyle. Ama benimkisi pek suniydi dolayısıyla ben bu genellemenin dışında kalıyorum ya da izleyicisi olabilirim. Ki bu dışında kalmamdan daha kötü bir senaryo çünkü az buçuk farkındayım olayın ama kozayı yırtacak ne mecalim ne de cesaretim var. Her yerde karşıma çıkan konformist gen kodlarım en olmadık aynı zamanda da bunu hayatın merkezi kabul edersek en olduk yerden yakalamış beni. Burada asıl sorun olan sünepelik uykusundan utanıyor ve ara sıra fırça vurduğu resmi ele alıyor. Bir elin parmakları kadar kitap okuyan her cahilin yaptığı gibi belki de doğru bir seçimdir, hamur atılan kişisel gelişim kitaplarının satır aralarında beliren her şeyin temeli olduğundan dem vurulan o çocukluk yılları galiba gerçekten de her şeyin temeli gibi. Uzun yıllar karşılaşılan anlamsız telkinler ve anksiyete lobisi ebeveynler her şeyin temeli olan sünepelik ve cesurluk arasındaki tarifte epey bir paya sahipler o yüzdendir ki benim yasalarım ya vitrin içinsindir ya sokak ikisi bir benim hamuruma biraz katı kaçıyor diyelim.
Bazı temiz kalpli insanların umut ettiği oyun kurucu el maalesef müdahaleler dışı daha çok tavsiye veren bir psikolog ya da daha kötüsü tavsiye bile vermeyen dinleyen bir psikolog gibi işin aslı. Umut edilen bel bağlanan hiçbir insanın tamamıyla yoldaş olmadığı, toz tanesi kadar dertlerin bile artık işin içinde çıkılmaz derecede bunalttığı hallerde dahi maalesef yalnızlığın senfonisi usul usul çalıyor olacak ne mutlu ki kapalı gişe oynayacak. Kati şekilde emin olunan yanlışlar bir döngü, ölümüne arzulanan doğrular bir hülya olacak da o ateş hiç yanmayacak kor kalacak. olmamışlık yada ne bileyim sürekli paçamdan asılan eziklik psikolojisi he..


23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı

von
çocuklara "gelecek sizsiniz" diyoruz,
ama geçmişten kalan enkazı kaldırmadan veriyoruz o geleceği.

onlar umutla çiziyor güneşi,
biz gökyüzünü griye boyuyoruz her haberle.
onlar her şeyi soruyor,
biz hâlâ cevap vermemeyi marifet sayıyoruz.

çocuklar oynarken düşebilir,
ama bazıları öyle bir kalkıyor ki,
büyüdüğünde kimseye yer bırakmıyor.

çocuklara dürüstlük anlatıyoruz,
ama en çok yalanı yüksek sesle söyleyenler alkış alıyor.
çünkü bazı ağızlar, zamanla değil, çıkarla büyüyor.

bir çocuğun utangaç bakışı,
koca bir kürsüden daha çok şey anlatır aslında.
yeter ki dinlemeyi bilelim.
yeter ki susturmayı alışkanlık etmeyelim.

23 nisan kutlu olsun.
çocuk kalanlara,
çocukların gözünün içine bakınca yüzü kızaranlara…

23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı

kirpi
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun!

bugün, millet iradesinin en saf haliyle temsil edildiği, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün geleceğimizin teminatı olan çocuklara armağan ettiği 23 nisan ulusal Egemenlik ve çocuk bayramı'nı kutluyoruz.
bu özel günde,koltuklara çocuklar oturur.çünkü koltuklar, geleceğe umutla bakan,temiz yürekli çocuklara çok yakışır.

umarız ki büyükler de bu minik temsilcilerden ilham alır; koltukları bir amaç değil,bir araç olarak görür. Zira koltuğu sevip,sorumluluğu sevmemek... çocuklara göre değil!

bugün biz büyükler için bir hatırlatma,çocuklar içinse bir bayram.
geleceğimizin ışığı olan tüm çocukların 23 nisan'ı kutlu olsun!

insanın ulaşabileceği en yüksek makam

daenerys targaryen
kin tutmamak affedici olmak, henüz ulaşamadım ama arkasında yatan düşünce çok hoşuma gidiyor.
en az bencilce olan davranışlardan birinin sana en büyük faydayı sağlaması.

bir örnek vermek gerekirse sevgiliniz sizi aldattı aradan geçen bir süre sonra onu affediyorsunuz. tekrar barışmıyorsunuz sadece nefret duygusundan arınıp hayatınızın onunla olan kısmını kapatıp yeni bir sayfa açarken sizi bir yere bağlayan prangalarınız olmadan devam ediyorsunuz. yeni bir maceraya yükünüz olmadan başlamak gibi

buna benzer bir şeyi (en azından şu an için) yapamayacağımın farkındayım ama çok yüce bir hareket saygı duyuyorum
1
ruhsuz ruhsuz
Kesinlikle yapabilmeliyiz. Umarım olur diyim daha doğrusu:)
Sadece kendimiz için bile çok verimli.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol