Geçtiğimiz hafta bayram sebebiyle 6 kez şehir değiştirdim. En son aşti'de indiğimde fbi ajanımla denk geldik, bir parliament night blue yakmış beni bekliyordu. "Gözüm yollarda kaldı" dedi, "Neden peşimden gelmedin?" dedim. Sigarasından bir fırt daha çekti, uzaklara üfledi. İnce hastalığa yakalanmış görmeyeli, erimiş gitmişti. Öksürerek "denedim..." dedi, "en son alaşehire geldim peşinden. zamanın durduğu topraklar... 5 tane anı var hatırladıkları, her bayram dönüp dönüp anlatıyorlar. Mesela sen küçükken-" sözünü kestim onun. "Sus!"dedim, "biliyorum dostum, lanet olsun biliyorum! Ressam olmak istiyormuşum küçükken, yeter! Soruma cevap ver, neden bıraktın peşimi? Neden almadın canımı ha!?"
Fbi ajanım sigarasını kolunda söndürdü. Yüzünde tek bir acı ibaresi yoktu. Ayağa kalkıp omzuma elini attı. "Kurban'da s****n kütahya'ya kadar bile gelmem. Sana bol şans. " dedi ve koşarak helikopterine atladı. Gözyaşları içinde sevgilimi gelip beni araması için aradım.
2023'ü düşünüyorum. Güzel başlayıp kötü ilerleyip kötü bitmişti. 2024'ü düşünüyorum. Kötü başladı ve kötü bitiyor. 2025'i düşünmek işime gelmedi elimdeki verilerle.
Bizim yüzümüz hiç gülmeyecek mi? Bize reva görülen gündem bunlar mı? Birileri bir şey yapmayacak mı? Hep başkasından beklemek de doğru değil ama bu hep böyle mi gidecek?
Umut ışığımız kalmadı artık. Arada tesadüfen güzel bir şey olursa seviniyoruz.
Hastalarla konuşma kısmı beni saatlerce ayakta durmaktan daha çok zorlamıştır. Bilmiyorum belki benim fazla empati yapmamla ilgilidir ama yine de insanların çaresizliğine her gün bu kadar yakından şahit olmak çok üzücü.
75 yaşında 3 gündür serviste yatan, daha tanısı konmamış, çok konuşkan, kıpır kıpır bir amca vardı mesela. Anamnez alırken sorularımıza istatistiki cevap veriyordu. "İshaliniz var mı?" "Binde bir" "mideniz ağrır mı?" "Binde bir." Hikaye sonunda biz Malignite tanısı alacağını biliyorduk ve o da bunu seziyordu.
Servisteki son günümüzde onunla sohbet ediyordum, sohbet bitti ve ben de odasından gittim. 1-2 dakika sonra kapısına çıkıp bana seslendi, hakkınızı helal edin ile başlayıp bir veda konuşması yaptı.
Sonradan merakımızdan gidip öğrendik, akciğer ca teşhisi konmuş. Zor bir süreç olacak onun için ama maalesef bir yıldan fazla yaşaması çok mümkün görünmüyor.
Yaşamının son zamanlarını daha güzel geçirmeni isterdim "binde bir" amca. "İyi ki varsınız." derken gözündeki çaresizliği hayatım boyunca unutmayacağım.
bakın arkadaşlar ben ilk yıllarda fakülteyi çok da seven biri değildim. sonradan sevdik orası ayrı. şunu söylemek isterim mezun olduktan sonra aldığınız eğitimin farkını gerçekten görüyorsunuz. özellikle d4 ve sonrası için klinik eğitimimizin gerçekten iyi olduğunu düşünüyorum. şu an asistanlık yapmaktayım. Gazi'den mezunum diyince bir duruşunuz bir havanız oluyor. bazılarının bakışı bile değişiyor açıkçası. bazı şeyleri ben bunu biliyorum ya diyerek içinizden geçiriyorsunuz. o yüzden sınavmış zorlukmuş pek takılmayın bunlara. yaşattığı stresin bile ileride size getirisi olacak. hepinize bolca başarı ve çalışma gücü diliyorum.
feromonlardan mıdır, kanımın karbondioksit oranından mıdır bilmem çocukluğumdan beri çok fazla böcek ısırığına maruz kalmış biriyim. O yüzden ısırığa karşı bağışıklığım yüksektir, şöyle çıtırından bi kaşınırım ve ertesi güne yok olur. Fakat ankara sivrileri...
Ben böyle şeytan, böyle kana susamış bir sivrisinek ordusunu ömrü hayatımda görmedim. Çete halinde çalışıyorlar, asla tek girmiyorlar bi eve. Alfa sivriler çetedeki zayıfları önden tadım testine yolluyor. Kurbanın muayyen yerlerinden özel örnekler alınıp elebaşına haber gidiyor ve saniyeler içinde alfa sivri, kurbandan şöyle okkalı bi 10 mL kan çekiyor.
Böyle bir zonklama yok, insana sinir krizi geçirtiyorlar. O uyku mahmurluğu ile zavallı zayıf sivrilere bi tane yapıştırıyorsunuz. Kurtuldunuz sanıyorsunuz. Halbuki sadece darth Vader havasıyla üstünüzde dolanırken vızıltısıyla star wars müziği çalan alfa sivrinin tuzağına düştünüz.
Size dakikada bir dalış yapıyor, öldürmesi imkansız, görünmez ve vücudunuzu sizden iyi tanıyor. Ordular ilk hedefiniz karotis, ileri.
Üstelik çok niş zevkleri var. Tam mandibular eklemin üstü, ayak baş parmağınızın ucu, meme başınız, avuç içiniz... Özellikle eklem bölgelerine bayılırlar. Boyun daha çok tatlı niyetine tüketilir, ve oraya şefin imzası bırakılır.(Bir keresinde vallahi tiroidim inflame oldu sandım)
Bunlardan müthiş Çin işkencesi olur. Geceleri gündüzleri yok, uyumanıza hele hiç gerek yok. Gündelik işinizi hallederken bir anda keskin bir acı hissediyorsunuz ve geçmiş olsun. Eminim kendi aralarında "onun da o saatte (13.30) orada ne işi varmış" diye dalga da geçiyorlardır **** **** ****** *********
Bir gün kriz geçirip nefes alabilmek için sadece yüzüm açıkta kalacak sekilde örtü çektim üstüme ki bir yudum da olsa uyuyabileyim. Sonra uyandım, gözlerimi açtım. Biri açılmadı.
Bu gece üç askerini öldürdüm. Gözlerinden öpüyorum alfa sivri. Seni de bir gün öldüreceğim.
Bazı insanlar saf ve salt hırs üzerine yaratılmış başarısı oradan geliyor çevresinde bir rekabet edecek insan arıyor ki bölümdeki çoğunluğunun motivasyonu bu ama farkında değiller. Bazıları da bilinçsiz herkes yapıyor herkesle uyum içinde olanı var onların da motivasyonu herkesin ne yaptığı. Ana gerekçe zengin olma gayesi bir kısımınki de para. Bazıları öyle gelmiş böyle gider bir kere çalışmış artık bırakamıyor 680. Snap serisinden sonra snapi silemeyen bünyeye eşdeğer bağımlılık alışkanlık arasında arafta bir yer. Derece oynayanlara saygım sonsuz.
Gözlemlediğim ve aklıma gelmeyen örnekler hariç motivasyon kaynağı örnekleri bunlar yani bolca. Bendeki motivasyon tezahürü yok gibi. Yazarken insan var diye yazmıştım o hala derinlerde destek atıyor. Önceden de muassır medeniyetlere ulaştıracak kişiyim ben diye freestyle atıyordum lakin muassır medeniyet işi için doktor avukat dişçi marangoz esnaf.. bilumum bu mesleklerden ziyade mühendisler ana faktör. Bizler hizmet tarafında halkın ihtiyaçlarının primer gidericileriz. Girişimci arge üretken mühendislere bıraktım muassır medeniyet seviyesini. Sanayinin hizmetten daha çok rağbet ve değer görmesi dileklerimle saygılar, okuyanlara teşekkürler
Zamanla mı malign olunuyor yoksa malign olmak karakteristik bir özellik mi? Tartışma konusu. Bence malign diyebileceğimiz kişiler bizim aramızda da var. Şu anda bu konuda hücresel atipi gösterenler bence ileride malign olacaklar. Sırf yapabiliyor diye birilerine kötü davrananlara da diyecek bir şey bulamıyorum.
Ben bunu çok düşündüm ve kişiyle ilgili olduğuna karar verdim bu sene. Malignleşebileceğim ve malignleşmem gereken çok antiteyle karşılaştım ancak hiçbirinde malignleşmedim.bu tamamen benimle ilgiliydi.
Tabi dış uyaranlara daha açık olursam ne olur bilmiyorum.
%65 match oranı ile beni dermacı yapan testtir ayrıca. %64 ile de romato ile match yaptı. Tüm çözülemeyen kronik hastalar ile ben ilgileneyim istiyorlar herhalde. ya da ben bunu istiyorumdur belki, bilemiyorum:)
Senaryoları, mizahları, çekimleri çok kaliteli bir içerik üretim ekibi. Gerçekten işlerini uğraşarak, düşünerek yaptıkları çok belli oluyor. Seyir zevki yüksek komik videolar üretiyorlar. Ben favori skecimi bırakayım, keşfetmek size düşsün 🏃🏻♀️
eksik bir şey mi var hayatımda, gözlerim neden sık sık dalıyor?
"istemek" bana hiç öğretilmemiş ve bir şeyi nasıl isteyeceğimi 21 yaşıma gelmeme rağmen bilmiyorum. yardım istemeyi, sevgi istemeyi, kişisel alan istemeyi başaramıyorum. zamanın çoğunda zaten ihtiyacım yokmuş gibi davranmaya çalışıyorum. öğrenmek için çabalıyorum ama benim için gerçekten çok zor "ihtiyacım var" demek. ihtiyacı olmak güçsüzlükmüş, acizlikmiş gibi geliyor.
ama son zamanlarda artık kaldıramamaya başladım arkadaşlar. bir şeylerim eksik ve artık dayanamıyorum.
aslında sözlüğü günlük gibi kullanmaktan hoşlanmıyorum ancak paylaşmadıkça içimde büyüyor. birinin bana sarılmasına çok ihtiyacım var. fakat kimseden bir türlü isteyemiyorum. hep dilimin ucuna kadar gelip geri gidiyor. çok utanıyorum bunları yazmaktan ama bunun ayıp olmadığını kendime kanıtlamalıyım artık
evet, sarılmaya ve şefkate ihtiyacım var. ne var bunda ***? sizin ihtiyacınız yok mu ki
“geçen eve gidiyorum bi tane böcek gördüm kaldırımda lan üstüne basmadan gectim gittim tabi böceğin sonra durdum düşündüm pat döndüm geriye
-- onada mı çıkma teklifi ettin ?
yok lan bak yemin ediyorum düşündüm dedim ki ulan bu böceğin üstüne basmadan gecip gitmek mi marifet yoksa geri gidip buna yardım etmek mi döndüm geri aldım böceği yerden karşıda ki çalılığa götürdüm
benim dedim sana yapabileceğim bu bundan ötesi benim elimden gelmez allah yolunu açık etsin
-- böceğe dedin ?
yani böceğe bakma insanlarla bazen sorunlar yaşıyoruz”
Evet selamlar yine ben. Birkaç gelişme oldu ki uğradım bu başlığa.
Hatırlarsanız geçen yıl çıkılan ihalenin sonucunu bu başlıkta paylaşmıştım o ihale iptal arkadaşlar unutun yeni baştan..
Şöyle baktığımda ne var ne yok diye sitelere, dekanlıktaki çevre düzenlemesi ve tadilat ihalesi gözüme çarptı onu paylaştım. Bunlara ek olarak da yeni hastane yeniden ihaleye çıkılmış lakin ihaleye acil otoparkı, otopark ve yemekhane diye yapılar eklenilmiş bir şekilde grseller:
İptal:
Yeni:
Alan şirket çelikler holdinge bağlı yse inşaat. Bu şirket binanın ilk kısmını yapan şirket. Bunlar ilk kısmı yarı bırakmış nasıl güveneceğiz diye düşünebilirsiniz. Hiçbir şey diyemem kimsenin avukatı değilim komiteye girip çıkan tıp öğrencisiyim yani haklı olabilirsiniz umarım bitirirler devam..
Eskisinin bütçesininin neredeyse iki katı büyüklükte bir ihale. Lakin otopark ve yemekhane detayları da var. E nereye yapılacak bu yapılar diyorsanız.. hastanenin arkasındaki otopark olarak kullanılan arazinin altına doğru üç kat inin oraya otopark, üstüne de iki kat çıkın o kısma da öğretim görevlisi-personel yemekhaneleri, kafeterya-çiçekçi gibi yerlerin yapılacağı bir yapı dikilecek
Hastanenin beşevler kız kyk'dan bakıldığı kısmı acil girişi olacak. Binanın arka kısmından tarafından ise poliklinik girişi olacak. katlar sırasıyla: acil, genel pol, yoğunbakım, ameliyathane, idare-sosyal tesis, tesisat, anjiyo ve kemoterapi; kalan kulenin on katı ise hasta katı olacak. Daha da akılda kalması için ön ve arka kısım tepeden grseller:
Ön:
Arka:
Tüm bunların en önemlisi ne zaman bitecek sorusu, 2023 türkiye devlet bütçe plan raporunda -2024 raporu bi aya çıkar- Gazi üni için planlanan projelerde 2026 gözüküyordu eski ihale iptali düşünüldüğünde ben 2027 diyorum. Grseldeki diğer projeleri bilmiyorum.
Grsel:
Artık acil veya onko asist yazarsanız bolca vaktinizi bu binada harcayabilrsniz saygılar.
Toplumumuzun sağlık okuryazarlığı gerçekten vasatın altında. O yüzden ilaç firmalarıyla anlaşmalıyız zannedenler, gribine antibiyotik bekleyenler, doktorun verdiği ilacı "ağız kuruluğu" yapıyor diye içmeyenler, hasta başına 5 dk düşen bir düzende kendisine 15 dk ilgi bekleyen ama başka hastaya 15 dk ilgi verilince çıldıranlar vs gibi tonla sterotip var ve maalesef bakanlık da hâlâ bir adım atmıyor. Şahsen ben hastayla aramızda olası bir iletişimsizlik halinde -ki bu oldukça mümkün çünkü sağlık okuryazarlığımız gerçekten berbat bir halde- başıma bir şey gelirse diye derin bir endişe içerisindeyim
Her neyse, tüm bu hukukî ve ahlakî kısmın çözümleri hepimizin malumu şimdilik geçiyorum. Bu iletişimsizlik sorununu çözmek amaçlı ben kendim için doktorken beyaz bi tahta almayı planlıyorum abi. Her şeyi çizerek anlatıcam: "Bak süleyman amca bu 🦠 mikrop. Bu senin burnunun👃yanlarına yerleşmiş. Burası beyne 🧠 çok yakın. Verdiğim ilacı 💊 kullanmazsan mikrop oraya da gidebilir 🏃🏻♀️🏃🏻♀️. Kızının düğününü görmek istemez misin? Gel garanti olsun, zaten 5️⃣ güncük. Anlaştık mı? Süpersin🦸"