İlkokul 2 de birgün sabah kahvaltıda yediğim zeytinin çekirdeği ağzımda okula gidip 4 ders dinleyip tenefüslerde koşturup öğle yemeği için eve gelince ağzımdan çıkarmıştım.
ne yazık ki çoğu acı verici şeyler. Tek tek yazmayacağım çünkü birileriyle paylaştım hem de sakınmadan paylaştım ki azalacağına çoğalmıştı, saklamadım, saklamamam gerektiğini savundum ama zorla inandıklarımın bana zarar vermesine sebep oldular çünkü çoğu insanın başkalarının zor durumlarına karşı destek olmak için toleransı düşük. sonra da susmanın daha iyi olduğuna karar verdim. her duygu gibi hüznün kederin de saklanmaması gerektiğini savunuyorum halen ama belki de sadece kendimize karşı saklamamamız daha iyidir. her anın düşüncelerine ve hissettirdiklerine dibine kadar sarılan biriyseniz umudu kedere tercih etmeyi unutmayın bir konuda olmasa da başka sayısız konuda umut mutlaka vardır :) buraya bir anı yazmam gerekiyordu galiba ama ben başka açıdan yaklaştım neyse bakalım :d
teşekkür ederim clarice (hem sayın hem sevgili clarice), beni anlayabildiğin için mutlu oldum :)) lütfen üzülme uzun zaman geçse de üzülmemek için uğraşmaya devam edeceğim belki bir gün başarırım🌤
küçükken bir kumbaram vardı ve abim sürekli içinden bozuk paralarımı çalıyordu. evde nereye saklasam buluyordu. ben de düşündüm ki hani insan ararken buluyor ama gözünün önündekini göremiyor ya bazen, eğer odasına koyarsam bulamaz ve gidip yastığının altına koydum. (fark edeceğini tahmin etmeliydim) sabah kalkınca abim dedi ki kafamı yastığa bir koydum sert bir şey, kumbaraymış, niye yastığın altına koydun?
45 yaşına kadar hipermenore yaşamış kadın hasta 45 yaşında evlenene kadar her daim transabdominal usg yaptırmış ve ne kadar idrara sıkışık olursa olsun doktorlar pek de iyi göremiyormuş. (Hastanın aktardığı)
45 yaşında evlenmiş ve bu sefer 'alttan bakarlar' diye kadın doğuma gitmiş.Rutin hpv smear alınmış ve hpv 16 pozitif. (Cin 1 diye tahmin ve umut ediyorum)
Nöbetçi olduğum ikinci günde preop hazırlık için hastanın kanlarını ben aldım ve ayaküstü aldığım anamnez bu.
Her boka karışan kocası 'teropatik küretaj'dan sonra karısının doğurganlık yeteneğinin yitip yitmeyeceğini soruyordu bana. :)
Bütün sabrımla şu an önemli olan rahimağzı kanserine sebep olan virusle enfekte olan eşinin tedavisi olduğunu, teropatik küretajın ise prensibini ve maksadını anlattım.
Nst bağlamaya gidip geldiğimde artık yoktular ve hastanın ismini hatırlamıyorum. Belki de hiç sormadım. Çok yorgundum ve hastanın eşine çok öfkeliydim.. Doktorluğuma yakışmayacak şeyler söylememek adına tepkisizliğimi korurken nezaketimden de ödün vermemek için kendimi tutuyordum..
O günki hissimi uzun süre unutamayacağım kesin.
Bu coğrafyadaki kadınların ve çocukların ahı peşimizi bırakmıyor..
1 ay boyunca adet görmüş Uzak bir dış merkezde Ein tanısı almış..
Internü olduğum hocaya geliyor. İlk gördüğü doktor benim. Kendini pek de iyi ifade edemiyor,henüz tc kimlik numarasını bile ezbere bilmiyor..
Bir şekilde anamnezi suboptimal seviyeye çekiyorum ve tablo belli ama diyoruz ki hallolur.
Eşi haftada 2 defa şehirlerarası yolculuk yapıp numuneleri diğer laboratuvardan getiriyor. Ameliyat kararı var. Eşi hocaya soruyor: 'Hocam ücretin altından kalkamazsak bize alınır mısınız?'
Hoca diyor ki 'önemli değil.ben her halükarda o ameliyatta bulunurum.'
Ameliyat günü geliyor. Hasta anestezi almadan önce o kadar telaşlı ki ağlayacak nerdeyse Dudaklar kıpır kıpır,belli ki dua ediyor. Hocayı görüyor mutlu oluyor ama hala çok telaşlı,sonra beni görüyor. Yüzünde kocaman bir gülümseme.. Elini tutuyorum ve elimi bırakmıyor. Derin sedasyon haline kadar elimi bırakmadı..
Hastanın dış merkezde 3 tane c/s si olduğu için 2 büyük hoca ameliyata giriyor ve o kadar uzun sürüyor ki..
O vakaya çin'den laparaskop getirmişler. Çin'den gelen ekip diyor ki 'sen en iyi öğrenci misin de bu kadar popüler bir hocaya bu kadar yakınsın?' 'Hayır,her şey random oldu diyorum' İnanmıyorlar..
Ameliyat bitiyor,subtotal histerektomi yapılabilmiş,korkunç bir adezyon var. Bir saat de mesanede kalıyoruz,idrar çıkışını bekliyoruz.. Şükür ki yaralanma yok ve ameliyat bitiyor. Herkes çıkıyor ama hoca çıkmıyor. Gazlı bezi ıslatıp hastayı temizlemeye başlıyor. 'Hastanı hiçbir zaman kirli gönderme.'
Ben de bir gazlı bez alıp hocaya eşlik ediyorum. Vizite iniyoruz ve hoca tüm samimiyet ve şeffaflığıyla 'yapamadığı için' subtotal histerektomiyi tercih ettiğini açıklıyor.
Bitmiyor.
2 gün sonra yukarıya kontrole çağıyoruz. Herhangi bir pyelonefrit açısından hoca her operasyon kontrol muayenesinden böbreklere de usg yaparken hastamızı tutuyorum. Elimi o günki gibi tutuyor ama bana güvendiğini belli etmek için de diğer elimi de tutuyor..
Kontrole her gelişlerinde hem hocaya hem bana manda yoğurdu getirdiler. :)
Geçen cuma da başka bir hasta bana da kars kaşarı getirdi.
Hocam dedi ki 'hastalar seni seviyor.'
11 mayıs hocanın yanında son günüm tıp fakültesindeki usta çırak ilişkisini yaşadığım tek yerdi
Khd isteyen biri olarak hoca internlüğü fakültedeki en büyük şansımdı. Unutamam.
Müthiş bir anı olmuş sayın yazar duygulanarak okudum ve de merakıma yenik düşerek sormak istiyorum bu hangi harika hocamızdır ben de unutamamak isterim :))