Çikolataya alerjim var... 😞
1€ = 9.60₺
Fazla acımasız oldu, farkındayım...
Fazla acımasız oldu, farkındayım...
Sayın kaira, hayat sizden bile daha acımasızmış. Her gün şahit oluyoruz :(
😞
10,44 oldu bile.zaman çok hızlı fakat euro ondan daha hızlı galiba.
kahroldum. 35,10...
Bayılıyorum olmayan aşkımın acısını çekmeye...
Hamursuz karnabahar pizza tarifi için beklemede kalın😋👍🏻
edit: geldiiiiim!
Malzemeler:
1/3 karnabahar
1 yumurta
100 gr kaşar peyniri
1 paket hindi füme (ya da evde her ne varsa:))
1 tatlı kaşığı salça
Baharatlar (kekik, pulbiber, tuz)
Yapım:
Karnabaharı rendeliyoruz. Biraz tuz ekleyip 20 dk kenara alıyoruz. 20 dk bekledikten sonra bir tülbent yardımı ile suyunu iyice sıkıyoruz. Suyunu sıktığımız karnabaharın içine rendelenmiş kaşar peynirini, 1 yumurtayı ve baharatları ekleyip yoğuruyoruz. Yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye yuvarlak ve ince bir şekilde yayıyoruz. 15-20 dk 250 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirdikten sonra çıkarıp salça, su ve kekikten hazırladığımız sosu sürüyoruz. Tekrar kaşar peyniri serpiyoruz ve üst malzemelerini ekliyoruz. 10-15 dk daha pişiriyoruz ve hazııııır!
Afiyet olsun ;))
edit: geldiiiiim!
Malzemeler:
1/3 karnabahar
1 yumurta
100 gr kaşar peyniri
1 paket hindi füme (ya da evde her ne varsa:))
1 tatlı kaşığı salça
Baharatlar (kekik, pulbiber, tuz)
Yapım:
Karnabaharı rendeliyoruz. Biraz tuz ekleyip 20 dk kenara alıyoruz. 20 dk bekledikten sonra bir tülbent yardımı ile suyunu iyice sıkıyoruz. Suyunu sıktığımız karnabaharın içine rendelenmiş kaşar peynirini, 1 yumurtayı ve baharatları ekleyip yoğuruyoruz. Yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye yuvarlak ve ince bir şekilde yayıyoruz. 15-20 dk 250 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirdikten sonra çıkarıp salça, su ve kekikten hazırladığımız sosu sürüyoruz. Tekrar kaşar peyniri serpiyoruz ve üst malzemelerini ekliyoruz. 10-15 dk daha pişiriyoruz ve hazııııır!
Afiyet olsun ;))
Falsetto, tiz noktalara çıkarak şarkı söyleme tekniği, ses inceltmedir. Sıklıkla kafa sesi ile karıştırılır.
Kafa sesi ise diyaframı kullanarak akciğerleri ve boğazı zorlamadan çıkarılabilen en yüksek sese verilen isimdir. Bu ses başta adeta yankılanma yapar.
Ses eğitimiyle falsettoya ulaşmak mümkün olsa da kafa sesi sonradan kazanılan bir nitelik değildir. Yani tabiri caizse ya kafa sesinizle doğmuşsunuzdur ya da hiç kafa sesiniz olmamıştır. Elbette kafa sesine sahip olup olmadığınızı anlamak için de profesyonel bir yardım gerekebilir.
Kafa sesi ise diyaframı kullanarak akciğerleri ve boğazı zorlamadan çıkarılabilen en yüksek sese verilen isimdir. Bu ses başta adeta yankılanma yapar.
Ses eğitimiyle falsettoya ulaşmak mümkün olsa da kafa sesi sonradan kazanılan bir nitelik değildir. Yani tabiri caizse ya kafa sesinizle doğmuşsunuzdur ya da hiç kafa sesiniz olmamıştır. Elbette kafa sesine sahip olup olmadığınızı anlamak için de profesyonel bir yardım gerekebilir.
Sabahtan akşama dek ses sistemine bağlayıp aqua barbie dinlerdim. Kimse de bana kulaklıklarını tak mp3ün kullanım amacı bu değil demedi
O kadar sabit fikirli, dar görüşlü ve inatçı olabiliyorum ki genelde kapanan kapının ardından açılanları göremeyecek kadar kör kalıyorum.
Saltanatım sadece 5 yıl sürdü.
Zirve tek başına iyiydi, ama zaferler birlikte kutlayacak birileri olunca daha güzel.
Zirve tek başına iyiydi, ama zaferler birlikte kutlayacak birileri olunca daha güzel.
Sizi Allaha havale ediyorum.
Neredeyse çeyrek asırdır anlamaya çalışıyorum, taban tabana zıt olduğumuz için mi güzel yoksa kardeş olduğumuz için mi farklılıklarımız bizi güzelleştirip bir arada kılıyor?
Bildiğim tek şey var, ona tepeden bakarken de yüzünü görmek için boynumu iyice eğmem gerektiğinde de, mutluyken de huzursuzken de, çok iyi bir haber aldığımda da dünyam başıma yıkıldığında da kardeşimin orada, hemen yanı başımda olduğunu bilmek gerçek anlamda bir mucize.
Bildiğim tek şey var, ona tepeden bakarken de yüzünü görmek için boynumu iyice eğmem gerektiğinde de, mutluyken de huzursuzken de, çok iyi bir haber aldığımda da dünyam başıma yıkıldığında da kardeşimin orada, hemen yanı başımda olduğunu bilmek gerçek anlamda bir mucize.
kaira benim çok ilgimi çekti...😏
Tıp Fakültelerinde "konu yetiştirmek" bazlı ilerlendiği için sadece slayt gösterildiği görüşünü savunuyorum. Ardından öğrenci profillerine göre değişkenlik göstererek sınavdan düşük almayı gözetip textbook okuyan ile çıkmış soru ezberleyip çok da fazla konuya hakim olmamasına karşın oldukça yüksek puan alana kadar ilerleyen bir skala oluşur. Bunun en güzel örneği (ideal örnek desem daha doğru olur sanırım) online eğitim döneminde slaytların dörtte hatta beşte birine düşürülüp ancak yarısı anlatılırken sınavda o azaltılmadan önceki beşte beşin sorulması, bunlara hakim olmamızın beklenmesi, günlerin büyük kısmının dersin bir şekilde aksamasından ötürü bilgisayar başında ve boş geçirilmesinden kaynaklı ders çalışacak verimli zamanın azlığıyla birlikte öğrencilerdeki baş bel boyun ve göz ağrılarının logaritmik artışıyla sınav sonrasında öğrenciye feedback verilmemesi olabilir. Aldığımız eğitim değil,aslında ezber de değil. Bir günü kurtarmaya çalışıyoruz ama o gün hangisi, o da meçhul!
Böyle bir olay yaşanırsa bilirim ki kıyamet kopacak. Kendimi parçalarım yine de o ödev verildikten sonraki 24 saat içinde hazırlanıp teslim edilir.
Kendimi bulduğum mevsimdir. Candır, canlılıktır. Yaşama tutunmak, doğanın tekrar yaşama dönmesine şahit olurken umudu yitirmemektir.
Ukdelerim siz doldurun diye var sevgili kaira ;) aklınızdan çıkarmayın lütfen. Çünkü ben başlık açınca entrylerimin çoğu görünmüyor. Hatta silip silip tekrar atmak zorunda kalıyorum. O yüzden böyle bir çözüm buldum. ;)
Büyük bir keyifle dolduruyorum sevgili mdblue:)) hiç şüpheniz olmasın
Kendi entrylerimi instada görünce 32 diş gülümsediğim doğrudur. Bir de arkadaşlarım dm olarak atıyorlar bazen kairanın ben olduğumdan habersiz, çıldırıyorum.
bağnazlık. Bu konu hakkında söyleyecek çok fazla şeyim var ancak düşüncelerimi toparlayıp yazacak kadar sakin kalamıyorum. Teşekkürler.
İlkokuldayken rakamın ingilizce telaffuzundan dolayı birbirini seven kişilerin sınıf öğretmeni anlamasın diye rakamın küçük kağıtlara yazılmak suretiyle birbirlerine atmalarına şahit olduktan sonra varlığından bir miktar tiksindiğim rakam & sayı olur kendileri.
Aşırı üşeniyorum, başka açıklaması yok. Gerçi telefonda konuşmayı da sevmem.
Yüz yüze göz göze iletişim kurmak daha güzel.
Yüz yüze göz göze iletişim kurmak daha güzel.
Asla sonunu getiremediğim birleşik krallık yapımı komedi dizisi. Aksanlarından mı senaryolarından mı yoksa farkına varmadığım farklı farklı değişkenlerden mi bilmiyorum İngiliz komedi dizilerini ne komik bulabiliyorum ne de devam edebiliyorum.
Yemek yemek için yaşarım, gerisi teferruat!
"Görmez tabii, benim gözümle bakmıyor ki!"
W. SHAKESPEARE - BİR YAZ GECESİ RÜYASI
W. SHAKESPEARE - BİR YAZ GECESİ RÜYASI
İnsan içindeyken durumunu çok iyi idrak edemez diyor ve bu düşüncenin - gençliğim boşa gidiyor - beynimi kemirmesine engel olabilmek adına bu inanca sıkı sıkıya tutunuyorum.
Kabarık spor geçmişime karşın bana tıpla birlikte yürütemediğimden uygun olmadığını düşündüğüm birtakım fiziksel aktiviteler bütünü. Onun yerine açık havada yürüyüş yapmayı tercih ediyorum. Özellikle günün erken veyahut geç saatlerinde, çevreyi dinleyebileceğim, kendimi değrlendirebileceğim ve nispeten daha az insanın olduğu bu saatlerde yürümek başlı başına şifa, bir arınma ritüeli.
"ora nereye bağlı? Bizim filanca yere yakın mı?"
Biz her halimizle premiumuz. Gütfsözlükten olmak ayrıcalıktır. 😎
💕Canım kendim💕
"Kahretmesin, bu soru burada da mı karşıma çıktı?!" diye çıldıracaktım ki aklıma artık yirmili yaşlarının başında genç bir kadın olduğum ve buranın da gütfsözlük olduğu geldi.
Küçükken bu soruyu duymaktan o kadar çok nefret ederdim ki bir yerden sonra soruyu duyar duymaz arkamı döndüğüm gibi kaçar ve var gücümle nereye olursa olsun koşardım.
Bence çok gereksiz bir soruydu. Çocuklarla konuşmak isteyen ama nasıl bir iletişim yolu kullanacağı hakkında hiçbir fikri olmayan bazı yetişkinlerin başvurduğu ve aslında iletişim gibi oldukça önemli bir konudaki eksikliği gözler önüne seren, bazı çocuklarda fobi diyebileceğim kadar bu soruyu duymaya karşı fazla hassasiyetin oluştuğuna bizzat şahit olduğum nahoş bir durum.
Üstelik küçücük çocuktan ne istiyorsun? İlla anası babası arasında seçim yaptırmak nedir? Ya ikisinden birinin onu terk edeceğini düşünürse? O zaman ne olacak?
Ne yazık ki toplumda belli başlı kalıplar var ve asla düşünce süzgecinden geçirilmeden lap lap kullanılıyor. 21. Yüzyılın modern dünyasında buna daha çok özen göstermemizi ve bizden önceki nesilleri saçmalıklarıyla değil erdemleriyle örnek almamız gerektiğini tekrar vurgulamak istiyorum. Evet, konu yine çok farklı yerlere geldi ama ne yapayım, bende böyle oluyor😅
Küçükken bu soruyu duymaktan o kadar çok nefret ederdim ki bir yerden sonra soruyu duyar duymaz arkamı döndüğüm gibi kaçar ve var gücümle nereye olursa olsun koşardım.
Bence çok gereksiz bir soruydu. Çocuklarla konuşmak isteyen ama nasıl bir iletişim yolu kullanacağı hakkında hiçbir fikri olmayan bazı yetişkinlerin başvurduğu ve aslında iletişim gibi oldukça önemli bir konudaki eksikliği gözler önüne seren, bazı çocuklarda fobi diyebileceğim kadar bu soruyu duymaya karşı fazla hassasiyetin oluştuğuna bizzat şahit olduğum nahoş bir durum.
Üstelik küçücük çocuktan ne istiyorsun? İlla anası babası arasında seçim yaptırmak nedir? Ya ikisinden birinin onu terk edeceğini düşünürse? O zaman ne olacak?
Ne yazık ki toplumda belli başlı kalıplar var ve asla düşünce süzgecinden geçirilmeden lap lap kullanılıyor. 21. Yüzyılın modern dünyasında buna daha çok özen göstermemizi ve bizden önceki nesilleri saçmalıklarıyla değil erdemleriyle örnek almamız gerektiğini tekrar vurgulamak istiyorum. Evet, konu yine çok farklı yerlere geldi ama ne yapayım, bende böyle oluyor😅
"acı çekmek özgürlükse, özgürüz ikimiz de..."
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?