“… Farklı şehirlerde bir bütün olmaya çalışırken aynı şehirde iki yabancı olacağımızı inan ben de tahmin etmemiştim...”
Kırışık
Yıl.24
S.1
Gecenin kıyısında,düşüncelerin hala berrak olduğu saatlerdeyken size kırışıktan bahsetmek istedim. Kırışık aslında biraz da düşüncelerin karmaşıklaştığı, duyguların yoğunlaştığı,belki gözyaşlarınızın aktığı, anlatsam rahatlarım ama kimseyi de görmek istemiyorum dediklerimiz..
İşte kırışık bunlardan biri ve aynı zamanda hepsi benim için. Telefonumun notlar kısmında biriktirdiğim hislerimin kısa bir dökümü. O an ne hissettiğimi, bağırmak isteyip de sustuklarımı içeren bir anı defteri adeta. İstedim ki hazır kimlikleriniz gizliyken sizin de bir kırışığınız olmasın mı ?
Gelin bir sonraki entryi beraber okuyalım ben de neler hissettiğimi bir kez daha anımsayayım..
( peki anımsamak iyi bir şey mi bu durumda. Amacım duyguları anımsamak değil. Bir kez olsun yazıp rahatlamak. Ve bir kez daha Okuduğunda etkisinin geçtiğini göreceksin zaten. Zamanla iyileştiğinin kendine bir kanıtı sadece.)
İşte kırışık bunlardan biri ve aynı zamanda hepsi benim için. Telefonumun notlar kısmında biriktirdiğim hislerimin kısa bir dökümü. O an ne hissettiğimi, bağırmak isteyip de sustuklarımı içeren bir anı defteri adeta. İstedim ki hazır kimlikleriniz gizliyken sizin de bir kırışığınız olmasın mı ?
Gelin bir sonraki entryi beraber okuyalım ben de neler hissettiğimi bir kez daha anımsayayım..
( peki anımsamak iyi bir şey mi bu durumda. Amacım duyguları anımsamak değil. Bir kez olsun yazıp rahatlamak. Ve bir kez daha Okuduğunda etkisinin geçtiğini göreceksin zaten. Zamanla iyileştiğinin kendine bir kanıtı sadece.)
Gidemedik sayın sözlük, içimiz gitti biz gidemedik. Yakınlardan sesleniyorum sizlere, hoşbuldukkk
Arada bir yazmak,dağıtmak, bazen de toparlayamamak..
Sıkıntılı
Farkettiğinde acıtmaya başlıyor. Bir yerlere yetişmeye çalışmaktansa Evde oturmayı tercih ettiğinde, akışa bırakmayı öğrendiğinde, sakinliğin kıymetini bildiğinde, oturup sohbet edebilmenin birçok şeyden daha değerli olduğunu farkettiğinde, en çok da hep yakınında olur sandıklarını kaybettiğinde..
sınırları ne zaman aşarsak kazaya sebep oluruz. trafikte akan yoldan insan ilişkilerine,dilinden çıkandan aklından geçene kadar her şeyin bir sınırı var. belli sınırlar içinde yaşıyor,ölünce sınırları belirli mezarlarda yok olurken bilmemiz gereken belki de en önemli şey,hayatın sana sunduğu ve senin kendine çizdiğin sınırlar.
Schlimazl her zaman olduğu gibi nöbetçi :)
O an sevdiğim birine Süpriz yapıp hediye almıştım. Veremedim, çöpe gitti, kapanış.
Hiç mi anlamadın oğlum ? insan bilir ne yaşadığını.
Uzunca bir holün en ücra köşesindeki odada kalırdı. Gözlerindeki ıslaklık uykusunu bölen gönül ağrısına eşlik ediyordu adeta. Ruhunun acısını bedeninin yorgunluğuna saklamaya çalıştı. Yürüdü,kilometreler aştı. Sokaklar dostu oldu kaldırımlar sırdaşı.
Tercih etmediği yalnızlığından geldi,acısından kısaldı hikayesi.
Tercih etmediği yalnızlığından geldi,acısından kısaldı hikayesi.
Anestezi : nefessin almazsam biterim :)
Kıyafet ve tavır konusunda nasıl başlarsanız öyle gider demişti. Kendisini hep takım elbiseyle gördüm. Stajyerdim hatırlıyorum koridorda görse nasılsınız der hal hatır sorardı. Derste anlamsız bakışlarla karşılaştığında ki tepkisi “ben mi anlatamadım” olmuştu bir kez. Kariyeriyle, duruşuyla,hastaya ve öğrenciyle yaklaşımıyla idoldür bizim için.
Bazı Şarkıların da kıyafetler gibi mevsimi vardır. Mesela kış ortasında kar yağarken demet Akalın dinlemezsin..
Sakinleştim
-pinhani
-pinhani
Aklıma geldi instagram hesabının ilk gönderilerine bakmak istedim ve aradan ne buldum :))
Biz zamanında yapmıştık birkaç buluşma. Bakıyorum o zamanların dönem ikileri üçleri mezun olmuş gidiyorlar. Yeni yazarlara da önerimiz olsun, buluşun tanışın kaynaşın. Gütfsözlük aktifken daha güzel..

Biz zamanında yapmıştık birkaç buluşma. Bakıyorum o zamanların dönem ikileri üçleri mezun olmuş gidiyorlar. Yeni yazarlara da önerimiz olsun, buluşun tanışın kaynaşın. Gütfsözlük aktifken daha güzel..

umarım doğru vibe'ı veriyorumdur.
Mezun olduğumda yaptığım ilk şeylerden biri bana yurdu hatırlatan her şeyden kurtulmak olmuştu. Yeşil bir eşofman üstüm vardı hep yurtta giydiğim. Hatta bir ara dalga konusu olmuştu seni hep bununla hatırlıcaz diye :) İlk işim paramparça edip çöpe atmak oldu. Öyle bir bıkmışlık öyle bir nefret.
ayrıca yalaka kyk müdürlerinden de Allah'a sığınırım.
ayrıca yalaka kyk müdürlerinden de Allah'a sığınırım.
Var olmasıyla ünlü bir yokluktur. Biraz da Yok olan kusursuzu var etme çabası
Öyle ki uyumuş kalmışım. Pasta almıştım onu da yiyememişim. Ben başından kaçırmışım, yetişememişim. Mutluluğa koşarken nefes nefese kalmışım gibi. Bakın bugün ayın sekizi. Bu da geçmiş (bkz: #37808)
Çünkü fizyoloji der ki “ya hep ya hiç.”
Acılar, gülüşler, kederler derken hayat dediğin birkaç anıdan ibaret. Bugün ağladığın şeye gün gelir güler geçersin. Her yılın her yaşın sorunu farklı. Tek bir şey diyebilirim, geçecek. Geçiyor Hüzün de mutluluk da geçiyor. Zevk almaya bakın. Diğer türlüsü de geçiyor da yaka yaka geçiyor.
Bir ömür keyifli yollardan geçmeniz dileğiyle..
Bir ömür keyifli yollardan geçmeniz dileğiyle..
Ben en son 5. Nesil yazar diye bir şey gördüm. oldu mu o kadar, yaşlandık..
- indüksiyondan sonra( bkz: hipnosedatif, kas gevşetici ve analjezik ilaçların verilmesi) hastayı 3 dk maske ile havalandırın
-hastanın başını travması vs yoksa ekstansiyona getirin.
-Rahat bir entübasyon için hasta çok yukarıda çok aşağıda kalmamalı bel seviyenizde ya da çok az yukarıda olması yeterli
-Hastanın ağzını sağ elinizle açın dudakları kurtarın sıkışmasın
-Sol elinize laringoskopu alıp dili sağdan toparlayın ve ilerletin
-Epiglotu görüp vallecula epiglottica yani dil kökünden çeneyi yukarı doğru asın burada bileğinizi bükmemeli ve laringoskopu ön dişlere dayamamalısınız
-Zor bir entübasyon değilse ( bkz : dar ağız açıklığı,kısa kalın boyun..) burada vokal cordları görmüş olmanız gerekir
-Pozisyonu bozmadan uygun tüpü sağ elinizle alıp trakeaya yerleştirin laringoskopla işiniz bitti çıkarabilirsiniz
-Hastadan hastaya değişmekle birlikte ortalama tüp seviyesini dudak kenarında 21-22cm de bırabilirsiniz
-Tüpün kafını şişirmeyi unutmayın
-yanınızdaki biri tarafından tespit edilinceye kadar tüpü sabit tutun
-Bir yandan ventilatör ayarlarınızı yapın ( tidal volüm, solunum sayısı vs )
-Doğru entübasyon olduğunu kontrol edin ( bkz : hastanın göğsü kalkıyor mu, tidal volüm yeterince oluşuyor mu, end tidal co2 oluşuyor mu )
-hasta artık entübe elinize sağlık
-hastanın başını travması vs yoksa ekstansiyona getirin.
-Rahat bir entübasyon için hasta çok yukarıda çok aşağıda kalmamalı bel seviyenizde ya da çok az yukarıda olması yeterli
-Hastanın ağzını sağ elinizle açın dudakları kurtarın sıkışmasın
-Sol elinize laringoskopu alıp dili sağdan toparlayın ve ilerletin
-Epiglotu görüp vallecula epiglottica yani dil kökünden çeneyi yukarı doğru asın burada bileğinizi bükmemeli ve laringoskopu ön dişlere dayamamalısınız
-Zor bir entübasyon değilse ( bkz : dar ağız açıklığı,kısa kalın boyun..) burada vokal cordları görmüş olmanız gerekir
-Pozisyonu bozmadan uygun tüpü sağ elinizle alıp trakeaya yerleştirin laringoskopla işiniz bitti çıkarabilirsiniz
-Hastadan hastaya değişmekle birlikte ortalama tüp seviyesini dudak kenarında 21-22cm de bırabilirsiniz
-Tüpün kafını şişirmeyi unutmayın
-yanınızdaki biri tarafından tespit edilinceye kadar tüpü sabit tutun
-Bir yandan ventilatör ayarlarınızı yapın ( tidal volüm, solunum sayısı vs )
-Doğru entübasyon olduğunu kontrol edin ( bkz : hastanın göğsü kalkıyor mu, tidal volüm yeterince oluşuyor mu, end tidal co2 oluşuyor mu )
-hasta artık entübe elinize sağlık
Dümdüz şehir.Yolları geniş caddeleri temiz.
Bir de Tirit > etli ekmek.
Bir de Tirit > etli ekmek.
Sesini unuttuğumu farkettiğimde gözyaşlarıma hakim olamamıştım.
Unutmak, acılarımı
Ve inanmak bir kez daha..
Ve inanmak bir kez daha..
Araba. Uyandığınız saatten yapmak istediğiniz alışverişe, gitmek istediğiniz bir etkinliğe kadar etkiliyor. Zamanı verimli kullanmak adına iyi bir yatırım.
(bkz: #35129) su misali akmış zaman. Başta sadece iki şey istemişim.Ankara'ya da sevgiye de ulaştığımı sandığım bir dönem oldu. Sonuçta ikisini de kaybetmenin verdiği tecrübeyle çok şey kazandım.Hala alışamadığım şeyler var, gözlerim uzaklara dalıyor,doluyor Ankara'yı çok özlüyorum..
deli gibi özlediğimdir. başka bir yerde yaşamanın bu kadar zor olacağını bilmiyordum.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?