confessions

concretusincorde

5. nesil Yazar - intörn Yazar

  1. toplam entry 33
  2. takipçi 0
  3. puan 1196

unutamadığınız şeyler

ruhsuz
45 yaşında kadın hasta

1 ay boyunca adet görmüş
Uzak bir dış merkezde Ein tanısı almış..

Internü olduğum hocaya geliyor.
İlk gördüğü doktor benim.
Kendini pek de iyi ifade edemiyor,henüz tc kimlik numarasını bile ezbere bilmiyor..

Bir şekilde anamnezi suboptimal seviyeye çekiyorum ve tablo belli ama diyoruz ki hallolur.

Eşi haftada 2 defa şehirlerarası yolculuk yapıp numuneleri diğer laboratuvardan getiriyor.
Ameliyat kararı var.
Eşi hocaya soruyor:
'Hocam ücretin altından kalkamazsak bize alınır mısınız?'

Hoca diyor ki 'önemli değil.ben her halükarda o ameliyatta bulunurum.'

Ameliyat günü geliyor.
Hasta anestezi almadan önce o kadar telaşlı ki ağlayacak nerdeyse
Dudaklar kıpır kıpır,belli ki dua ediyor.
Hocayı görüyor mutlu oluyor ama hala çok telaşlı,sonra beni görüyor.
Yüzünde kocaman bir gülümseme..
Elini tutuyorum ve elimi bırakmıyor.
Derin sedasyon haline kadar elimi bırakmadı..

Hastanın dış merkezde 3 tane c/s si olduğu için 2 büyük hoca ameliyata giriyor ve o kadar uzun sürüyor ki..

O vakaya çin'den laparaskop getirmişler.
Çin'den gelen ekip diyor ki 'sen en iyi öğrenci misin de bu kadar popüler bir hocaya bu kadar yakınsın?'
'Hayır,her şey random oldu diyorum'
İnanmıyorlar..

Ameliyat bitiyor,subtotal histerektomi yapılabilmiş,korkunç bir adezyon var.
Bir saat de mesanede kalıyoruz,idrar çıkışını bekliyoruz..
Şükür ki yaralanma yok ve ameliyat bitiyor.
Herkes çıkıyor ama hoca çıkmıyor.
Gazlı bezi ıslatıp hastayı temizlemeye başlıyor.
'Hastanı hiçbir zaman kirli gönderme.'

Ben de bir gazlı bez alıp hocaya eşlik ediyorum.
Vizite iniyoruz ve hoca tüm samimiyet ve şeffaflığıyla 'yapamadığı için' subtotal histerektomiyi tercih ettiğini açıklıyor.

Bitmiyor.

2 gün sonra yukarıya kontrole çağıyoruz.
Herhangi bir pyelonefrit açısından hoca her operasyon kontrol muayenesinden böbreklere de usg yaparken hastamızı tutuyorum.
Elimi o günki gibi tutuyor ama bana güvendiğini belli etmek için de diğer elimi de tutuyor..

Kontrole her gelişlerinde hem hocaya hem bana manda yoğurdu getirdiler. :)


Geçen cuma da başka bir hasta bana da kars kaşarı getirdi.

Hocam dedi ki 'hastalar seni seviyor.'

11 mayıs hocanın yanında son günüm
tıp fakültesindeki usta çırak ilişkisini yaşadığım tek yerdi

Khd isteyen biri olarak hoca internlüğü fakültedeki en büyük şansımdı.
Unutamam.
3
concretusincorde concretusincorde
Müthiş bir anı olmuş sayın yazar duygulanarak okudum ve de merakıma yenik düşerek sormak istiyorum bu hangi harika hocamızdır ben de unutamamak isterim :))
ruhsuz ruhsuz
Çok teşekkür ederim

Prof Dr mertihan kurdoğlu
concretusincorde concretusincorde
Ben de teşekkür ederim, saygılar hocamıza

her şeyin geçici olması

armut
Tıp fakültesi 6 seneydi mesela bitti. Sonrasında dhy süreci vardı o da bitti. Pazartesi günü asistanlık sürecim başlayacak. O da bitecek :) acılı gelen her süreç geride kalacak ve zorlandığımız günlerin çoğu aklımıza bile gelmeyecek. En kötü gün bile ertesi günün sabahına varacak. Hayat hep birileri için bir şekilde devam edecek.
2
aoe aoe
Tebriklerrr
armut armut
Teşekkür ediyorumm

aşk acısı

zazabey
tam unuttum dediğinde bir gece gördüğün rüyayla tekrardan belirebilir. freud'a göre: 'ifade edilmemiş duygular asla ölmez, sadece diri diri gömülür ve sonradan korkunç şekilde tezahür eder.'' ne diyelim, başka bir evrende en güzel halinle..

halil cibran

moonlight
Ermiş adlı kitabıyla beni derin düşüncelere daldıran yazar... 2alıntı ekleyeyim, öyle bir kitaptı ki her bir cümlesinin altını çizmişim :)

Malınızdan mülkünüzden verdiğinizde pek fazla bir şey vermiş sayılmazsınız. Gerçekten vermek kendinden vermektir.


Aşka Dair
Sonra El Mitra, bize Aşktan Söz Et, dedi. El Mustafa da başını kaldırdı, halka baktı ve o anda halkın üzerine bir sükünet çöktü. El Mustafa gür bir sesle dedi ki: Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin… Yolları zorlu ve dik olsa da.
Kanatları sizi sardığı zaman, ona teslim olun. Tüyleri arasına gizlenmiş kılıç sizi yaralayacak olsa da. Hem aşk sizinle konuştuğu zaman, ona inanın. Bahçeyi tarumar eden kuzey rüzgâri gibi darmadağın etse de düşlerinizin sesiyle.
Çünkü aşk taçlandırdığı gibi çarmıha da gerer sizi.
Hem besler, büyütür hem de budar sizi.
Yücelerinize tırmanıp, okşar sever güneşte titreyen en körpe dallarınızı. Derken inip köklerinize, sarsar toprağa sıkı sıkıya tutunuşlarını.
Mısır demetleri gibi derer sizi aşk. Harman yerir de dövüp çırılçıplak bırakır. Kabuklarınızı elemek için kalburdan geçirir. Apak edinceye kadar öğütür sizi. Yumuşayana kadar yoğurur; sonra da atar kutsal ateşe, Tanrı'nın kutsal şölenine kutsal ekmek olasınız diye.
Aşk bütün bunları, yüreğinizin sırlarına ermeniz bu bilgiyle Hayat'ın yüreğinin bir parçası olabilmeniz için yapacaktır.
...

aydın dalgıç

gri
Kendisi hem insanlık hem doktorluk bakımından idolümdür. Genel kültürü geniş, alçakgönüllü, kibar ve doğasında "iyileştirme" bulunan çok saygıdeğer biridir. Kendisinden bahsederken "hazretleri" deme ihtiyacı doğuyor içimde

4. sınıftaki bize genel öğretilenin aksine hasta konudan sapsa dahi hastanın sözünü bitirmesini bekler ve sonrasında kibarca konuya yeniden yönlendirir, muayene gösterecekken odada bizden başka kimse olmamasına dikkat eder, hastanın mahremiyetini ihlal etmeden muayeneyi gösterir ve hatta gerekiyorsa giyinmesine bile yardım eder. İnsan hayatına gerçekten kıymet veren biridir. Sayesinde bunların mümkün olduğunu gördüm.

Bugüne kadar bu konuda çok fazla etik çatışma yaşıyordum kendi içimde, hastanın sözünü bitirmesini beklediğim için ("konuya yönlendirmediğim" için) yanımdaki arkadaşımın sıkılıp odayı terk ettiği de oldu, boyun muayenesi göstermek için başörtüsünü açtıkları teyzeyi öylece bırakıp gittiklerinde dönüp eşarbını taktığım da oldu, laba kan götüremeyecek hastanın tüpünü götürdüğüm de oldu. Kendimi zayıf, fazla empatik ve "başarısız" bir doktor olarak görüyordum bu yüzden zaman zaman. O personelin işi, o hemşirenin işi, o psikoloğun işi, o refakatçinin işi... Bazen de "insan"ın işidir ya

O yüzden aydın hocamızın yeri gözümde çok ayrıdır. Tam olarak mümkün kelimesinin karşılığıdır. İyilik mümkün, nezaket mümkün, yaşatmak mümkün. İyi ki var; uzun, sağlıklı, mutlu ömürleri olsun

1 dakikanın 1 yıl gibi geldiği anlar

armut
Uğruna çok sancılı aşk bir aşk acısı dönemi geçirdiğim beyefendiyi unuttuğumu sandığım anda (ki bu yaklaşık 5 seneye tekabül ediyor) kendisine karşı kaldırımda rast geldiğim an. Nefesimi yitirdim, kalbim o kadar hızlıydı ki kulaklarımın duyduğu tek ses kendi damarlarımdan çıkmak için çabalayan kanımın sesiydi. Zor zamanlardı.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol