confessions

privileged of medic

1. nesil Yazar - Yazar -

  1. toplam entry 143
  2. takipçi 17
  3. puan 12276

yakın arkadaşın artık yakın olmaması

privileged of medic
O yaparken mutlu olduğum,heyecanla dinlediğim bir deneyimi yaşayınca koşa koşa ona anlatmak isteyip de onu yanımda bulamayınca bir kez daha idrak ettiğim durumdur. Onun desteğiyle girdiğim bir yoldaki ilerlememin mutluluğunu onunla paylaşamamanın acısını hissettirendir. Ondan vazgeçmeyip her seferinde onunla olabilmek için uğraşırken,en olmadık yerde bende anlamlı biriyle onun için savaşırken, inandıklarımdan vazgeçmeyince onun neden bile göstermeden benden çekip gitmesi sonucu oluşan durumdur. Normalde o var diye gittiğim yerlerde şimdi o var diye ayaklarımın geri geri gitmesidir. Senin yanından öylece geçip gidince insanların neden diye soran gözlerle bakışlarına yanıtını bilmediğin için cevap veremediğinde hissettiğindir. Herkese gösterdiği saygıyı sana göstermeyince zorla inandırdığı dostluk müessesesini içinden söküp alandır.

İnsanın yakın dediği arkadaşının artık bırak yakını arkadaşı bile olmadığını fark ettiren bir durumdur.

geceleri sözlüğe içini dökmek

privileged of medic
Bana hiçbir zaman büyük mutluluklar vadedilmedi . Hissettirilmedi.Her zaman yaşanılanların ucundan kıyısından bir şeyler koparmaya çalıştım.hiçbir zaman karşıma geçip beni mutlu edecek cümleler söylenmedi. Hep kendim için,konuşulanların içinden kısa da olsa bir kelime bulmak için uğraştım.
Ama ne olursa olsun her seferinde mutlu olmak için çabaladım,küçük şeylerle yetinmem gerektiğini bildim,ya da karşımdakilerin mutluluklarıyla mutlu olabilmeyi öğrendim.çünkü yola devam etmem gerekiyordu.çünkü yürüdüğüm yolu takip edenler vardı.
Ve bir de En önemlisi tüm bunlar için çabalarken vadedilmeyenlerin olma ihtimali uğruna kendimden,inandıklarımdan,içimdekilerden bir an olsun vazgeçmedim. Bekledim. Sabrettim.

Hâlâ vazgeçmiyorum.bekliyorum.sabrediyorum…küçük mutluluklara sığınmaya,cümleler içinden sözcükler bulmaya çalışıyorum…

Öyle birden içimden geldi. İyi geceler sevgili sözlük. İçindekilere kulak verip,onlara inanmayı tercih eden benim gibilere gelsin.

yazarların tuhaf takıntıları

privileged of medic
Yemekhanede tepsiler üzerinde farklı resimler var ya sayın yazarlar onlardan üstünde rektörlük binasının karlı hali olanını çok sevdiğim için her seferinde sıramı ona göre ayarlıyorum arkadaşlarımı öne arkaya atıyorum falan :) ulaşamazsam da bi tık mutsuz yiyorum yemeğimi
3
lavinia lavinia
Ayyy ben de öyleeee! Çok şaşkınım su an
privileged of medic privileged of medic
Birbirimize bu kadar benzememiz beni ürkütmüyor değil sevgili lavinia :)
lavinia lavinia
🤤🤍🤍

gökyüzüne bakmayı unutanlara

privileged of medic
Göğe bakınca Ne güneşinden mutlu olalım ne yağmuruna boynumuzu bükelim . Ne fırtınasına bakıp ümidi keselim ne de bulutunun güzelliğine aldanıp kendimizi kandıralım.güneşin sıcaklığı yaksa da rüzgarın soğuğu ürpertse de ruhumuzu,gün sonunda göğe bakmayı unutmayalım sayın yazarlar.grisinde hüzün dursa da güneşi gözümüzü alsa da kararınca umudumuz yok olsa da biz ne yapıp edip her zaman mavisini bulup onun içindeki sevgiye sığınalım.gökten kaçmak yerine içindeki sonsuzluğa yol almaya çabalayalım.belki o zaman baktığımız gördüğümüzle bir olur,tamamlanır…

gibi bir gece

privileged of medic
Bir anda gözümü işgal eden yaşlara müdahale edemediğim ,neden aktıklarına anlam veremediğim bir gece. Sanki gökten bile karaymış da içim biraz olsun ışık veren hilalim,umudum bir daha gelmeyecekmiş gibi.çözdüğümü sandığım tüm sorularım birbirine karışmış bir daha asla cevap veremeyecekmişim gibi.duygularım onları yaşatamadığım için bana kırgın,bir daha içime uğramamakla beni tehdit etmiş gibi.girdiğim tüm yollar çıkmaza varmış da yolun sonu uçurummuş gibi.susmak için çabalayıp kendime sakladığım tüm cümlelerim bana başkaldırmış,yazdıklarıma ihanet edip karanlığımı görünce zihnime kazınıp da canımı acıtmış gibi.kendimden dahi sakladığım,kendime itiraf edemediğim her şey bir anda beni içimden,inandıklarımdan hançerlemiş de içim hep kanayacakmış,bir daha asla tam olmayacakmış gibi bir gece…

içini dök

privileged of medic
Başta ailem olmak üzere eve geldiğimden beri çevremdeki çoğu insan bana değiştiğimi söylüyor.aynı kalmamalı kişi değişmeli elbet.yaşadıklarından kendine katmalı kimi zamansa yaşadıkları kendinden bir şeyler almalı.böyle olmalı ki yaşamanın da bir anlamı olsun.Öylesine geçip giden günlerden ibaret ve anlamsız olmasın hayat diye düşünürdüm ben.Ama bu kötü bir şeymiş gibi sanki kötü bir şekilde değişmişim gibi beni incitecek üsluplarla söylediler sürekli.Öyle olunca ben de kendimi sorgulamaya başladım.Değişen ne onu bulmak istedim.neyin değiştiğini sorduğumda bana eskiden bizimle daha çok konuşurdun daha çok gülerdin daha heyecanlı olurdun daha çok koşuştururdun diye cevap verdiler.bilmiyorum sayın yazarlar ben hep içime kapalı olandım hep kendimi sadece kendimle konuşan,kimselerle içini paylaşmayandım.ben hep yalnız olan yalnız kalmak için zaman kollayandım.ben hep insanlarla az konuşan ama kendi içinde susmak bilmeyendim.ben hep daha çok sevdiklerim mutlu olsun diye gülen sevdiklerinin olmadığı yerde küçük bir tebessüm bile etmeden öylece durandım.ama bu yıl galiba bir şeyler oldu.belki artık gücüm tüm bu dediklerime yetmedi.kendi içimde o kadar boğuldum ki dışarıdakilere istediklerini veremedim.Belki artık sevdiklerim için değil biraz da kendim için yaşamayı öğrendim.kendime öncelik vermeyi seçtim.belki de hayatın aldıkları kattıklarından fazlaydı. Bilmiyorum. Ne oldu ne bitti bilmiyorum.Nasıl oldu da insanları hayal kırıklığına uğrattım bilmiyorum.onlar bana nedenini sormadan sadece sonucu yargılamakla meşgul oldukları için hayal kırıklıklarına üzülmem gerekir mi onu da bilmiyorum.ama bir şeyi çok iyi biliyorum.bu yıl “ilk defa”yaşadığım çok şey oldu.ilk kez;içten kahkaha attım,kendimi durduramayıp bitap düşene kadar ağladım,yeni duygularla tanıştım ve sonuna kadar onları hissettim,bir şeyleri başardım,doğru seçimler yaptım,yanlış insanlara güvendim,yeni bilgiler öğrendim,kendimi kendim toparladım,birilerine kendimi açtım içimi paylaştım.tüm bunlardan ruhuma bir şeyler katmasam,hep aynı kişi olsam daha mı iyi olurdu ki sayın yazarlar? Eğer aynı ben olsam,bu ilkler gerçekleşmese ya da gerçekleşenlerden ruhuma yeni şeyler işlenmese daha mı mutlu edecektim onları? Tüm bu ilklerden,yaşanmışlıklardan yoksun gülüşüm daha mı anlamlı olurdu onlar için? Susup içime attıklarım sayesinde yazdıklarım yerine amaçsızca konuşsam daha mı benimserlerdi beni?
Bilmiyorum. Ama sadece mutlulukları değil, hüznümü de gözyaşlarımı da seviyorum.ilk kez yaşadığım,bana yenilikler katan her şeyi seviyorum.beni ben yapan her zerreme çok şükür.yani kendime kattıklarımla bir “ben” oluşturamayacaksam ne anlamı var ki yaşamanın ? Ya da başkaları için kendimi zorladığım ruhsuz bir benle anlamı olur mu yaşamanın ?
2
selektor yapan yildiz selektor yapan yildiz
Cansız bir varlık düşünelim, örneğin bu bir masa olsun. Masayı yüz sene de bıraksak aynı masa olarak kalacaktır. İyi mi kötü mü olacağı bilinmez ancak kaçınılmaz olan bir olgu vardır ki canlı olan bir varlık ise mutlaka değişecektir. Değişim konusunda da çevremizdeki insanlar bazen buz dağının alt kısmını görmeyebiliyor; yani değişimi görüyor ama bunun nasıl olduğunu, niye olduğunu göremeyebiliyor. Bu durumu da biraz kabullenmek lazım diye düşünüyorum.
privileged of medic privileged of medic
Haklısınız sayın yazar. Bilmiyorum belki kendileri için de mutlak olan bu kavramı biraz daha az yargılasalar kabullenmek daha kolay olurdu. Ama zaten bir yerde dediklerini kabullenmek zorunda kalıyorum.önemli olan,kendimde olup dışa yansıyan değişimin sonuçlarını ve sebeplerini bilmek galiba.

hayat

privileged of medic
Bazen gerçek bir ruhun hayalden silüetini tam yanınızda hissettirir.bu gölgenin varlığı,huzuru da beraberinde getirir.böyledir işte hayat.bazen hayali bir mutlulukla size teselli verir.

özlem

privileged of medic
Çok güçlü ve yeri hiçbir şeyle doldurulamayan bir duyguymuş. Gündüz gerilere atabilseniz bile geceleri yüreğinizden kopup sizi uykudan uyandırabilirmiş. Hatta uyurken bile size kendini hatırlatabilirmiş. Çok saçma ama içinizin kapkaranlık ve suspus olduğunu bilseniz,içinizden yazmak bile gelmese de bir şarkı ya da sadece bir cümleyle bile kendini hatırlatıp elinize kalemi aldırabilirmiş .Bunu da öğrendim.sadece nefes alıp vermekle biten günler öğretti.

nurullah genç

privileged of medic
O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı?
Sahile vurdu kalbim,su yandı,kum da yandı.
Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum,
Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı.

Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi.
Ruhumla söndü alev,sonra ruhum da yandı.
Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut.
Bülbülün küllerine konan puhum da yandı.

Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile.
Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı.
Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım,
Kirpiğine dokunan kanlı âhım da yandı.

Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme.
Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı.
Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme.
Ülkem yıkıldı heyhat!
Ordugâhım da yandı.
Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin,
Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı.

İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı.
Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı.
O'ndan başka ne varsa yandı,
Yandık sen ve ben.
O'nu göreyim diye,kıblegâhım da yandı.
1
privileged of medic privileged of medic
Bu güzel bayram gecesine bir şiir bırakmak istedim. İyi geceler sözlük :)

bugün

privileged of medic
Bugün benim geleceğim için gerçek anlamda endişe ettiğim belki de gelecek hakkında ilk kez bu kadar düşündüğüm bir gündü.önce sabah gittiğim bir yerde görevi insanlara şifa dağıtmak olan hekimlere dair insanların acır vaziyette konuştuklarına şahit oldum.oysa çok uzak değil bundan birkaç yıl önce bulunduğum tüm ortamlarda hekimlerin ismi geçtiğinde insanlar üsluplarına bile çekidüzen verirdi.oradan haklı olduklarını fark edip bir şey diyemeden içim acıyarak ayrıldım.

Sonra akşamüstü Dr Ekrem karakaya'nın vefat haberini okudum.çok üzüldüm.ve düşündüm . Çok düşündüm.acaba bir tıp fakültesi öğrencisi olarak elimden ne gelebilir diye düşündüm.şu an sözü geçen büyüklerimin bu konuya dair ne yaptığına bakmak istedim önce.devir onların devri yA hani.şu an olaylara dahil olabilecek,bunların sebebine ulaşabilecek kişiler onlar ya.baktım,araştırdım birçoğu (ki bunların içinde bizzat bizi temsil edenlerin de bulunduğu kişiler) mevcut düzene dair sözler söylemek şöyle dursun sadece sıradan herhangi bir olaymış gibi durumu kınayan bir tweet atmayı yeterli bulmuş.hem de hekimler çoktandır bu iğrenç vaziyette hatta olanlar karşısında diplomalarını yırtacak bir durumdayken…
Gerçekten düşündüm sayın yazarlar.oturup kafa yordum sadece bu bölümde bir öğrenciyken ben ne yapabilirim diye.kafamdan birçok farklı düşünce,seçenek geçti ama hiçbirinin sonunda bu ülkeyi bu şekilde bırakıp başka bir ülkeye gitmek yoktu.çünkü bu bölümü;hastaneye her gidişinde şehrinin çektiği sıkıntıları gören,sevdiklerine biraz olsun fayda sağlayabilmek,ülkesine katkıda bulunabilmek için isteyen küçük kız çocuğuna sözüm vardı.iyi bir hekim olup şehrimin ve daha birçok şehrin sorunlarını çözmek istiyordu o.
Ve düşüncelerimin sonucu her şeyin bizim elimizde olduğunu fark etmek oldu.biz yani bu ülkenin şu anki sözü geçmeyeni ama ileride söz söyleyeni olacak olan gençleri.evet şu anda sadece tıp fakültesinde okuyan öğrencileriz evet şu an bizden öncekilerin devri evet şu an söz hakkımız yok hatta konuşsak da sözümüz yarıda kesiliyor,susturuluyoruz.ama olacak.geleceği şuankilerden devralıp biz yöneteceğiz.aramızdan birileri söz sahibi olacak.ancak şu an için yapabileceğimiz,elimizden gelen şeyin iyi,kaliteli,yararlı bir eğitim almak,şimdi sözü geçen hocalarımızdan faydalanmak olduğunu,ve tabi en önemlisi bu esnada da sessiz kalmayıp bizden öncekilerin hâlâ beceremediği “birlik” olmayı öğrenmemiz gerektiğini düşünüyorum…

Çok uzun yazdım belki çok fazla iyimser yaklaştım konuya ama bugün benim için gerçekten farklıydı.burada kalsın istedim düşündüklerim.arada eğer yolumdan saparsam bakıp bakıp ne yapmak istediğimi hatırlamak istedim.
Lütfen unutmayalım sayın yazarlar.bu ülkeye,hekimlere dair umudumuzu kaybetmeyelim.Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi geleceğin aydınlığına biz gençlerle kavuşacak bu ülke. Bizim ülkemiz…
2
ruhsuz ruhsuz
Sn yazar ben de yüreğimin bir yanında sizin kadar iyimserim ancak 5 gündür ömrünü bu topraklara adamış,uğrunda birçok şeyden vazgeçmiş biriyleyim. Öyle ki o adamın yaşadıklarının binde birini duymamışızdır. Değil yaşamak,duysak bile tüm değer yargılarımı alaşağı olur.
Bu adam bana dedi ki;bak ruhsuz,iyi bak. Senin özgürlüğünü istediğin kadınlar bunlar. Senin ömrünü gömmeyi düşündüğün halk bu(o esnada medeniyetsizliğin daniskalarından birine şahit oluyorduk yine)
Sn. yazar o adamdan bunları duymak beni yıktı. Çünkü o asla vazgeçmedi,vazgeçmiyor ama içten içe de biliyormuş neredeyse hiçbir şeyin değişmeyeceğini.
Can alıcı nokta şu ki:"yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim ama ömrümü başka bir halka versem her şey bambaşka olurdu."dedi.
Sn yazar umarım ki çok insan sizin gibi düşünür de bir şeyler değişir.🌸🙏
privileged of medic privileged of medic
Sayın yazar ben hiçbir şey yaşamadan yazdım bu sözleri belki ben de ilk yaşadığım olayda tüm bunları düşüneceğim. Sadece dün geceki üZüntümü unutmamakta kararlıyım. Bilmiyorum belki de bu yolda devam edebilmek için kendime umut aşılamak istedim bu yazdıklarımla.ya da hak etmeyenlerden çok hak edenlerle karşılaştım onları düşünüp yazdım. Bildiğim ve emin olduğum tek şey birlik olmayı öğrenmemiz gerektiği. Umarım bize gerek kalmadan hemen bir şeyler değişir. Umarım biz de bir şeyler yaparız ve sonunda pişman olmayız.söyleyebileceklerim bu kadar başka bir şey diyemiyorum :( 🙏

içini dök

privileged of medic
Değer verdiğim herkese çok fazla anlam yüklüyorum.istiyorum ki kimseler onlara dokunmasın,onları bir an bile üzmesin,onlara zarar vermesin.bazen bu düşüncelerimin şiddeti karşısında hayrete düşüyorum sayın yazarlar.onları inciten,kıran herkese o kadar sinirleniyorum ki normalde en nefret ettiklerime,bana zarar veren hiç kimseye karşı kin ya da kötülük beslemek gibi bir huyum yokken onları kıranlara aynılarının bin katını yapmak hatta bazen onları dünyadan bir şekilde yok etmek istiyorum.biliyorum her duygunun zirvesi tehlikelidir. Biliyorum duyguları ne olursa olsun kontrol edebilmek gerekir. Biliyorum evet ama söz konusu sevdiklerim olunca sanki hiçbir şey düşünemiyorum.doğru olanı değil hissettiğimi yapmak istiyorum.sadece onları düşünüp kendimi umursamadan hareket ediyorum. Bu huyumu sevip sevmediğimi de bilmiyorum.ama bunu törpülemem ya da aşmam gerektiğini biliyorum.çünkü onlara bir şey olduğunda onları düşünüp onlardan daha çok üzülmeme engel olamıyorum…

korkuyorum

privileged of medic
Bir ay kadar önce,bu başlığın ismini koyduğum bir şiir yazmıştım.dizelerimde her birini içtenlikle,yazmış olmamın verdiği sevgiyle,aklımdan uzaklaştırdığımı düşünmemin huzuruyla sıraladığım tüm korkularım gerçek oldu.yazarsam belki gerçekleşmez,belki de korkmam diye düşünmüşüm galiba yoksa hepsi gerçekleştikten sonra içimin bu kadar susmasının ve kapkaranlık olmasının başka bir anlamı olamaz.ya da bilemiyorum belki de hepsinin tek bir anda gerçekleşmesiydi içimi suspus ve âmâ eden.ama öğrendim.korkuların gerçekleşmesi düşüncesinden çok daha fazla ürkütüyormuş insanı.ve korkudan önce; susmak,gözlerini kapatmak zorunda olmak incitiyormuş insanı. Yani nedenlerden önce sonuçlarmış bizi tüm korkulara mahkum eden.

yurtta kalacaklara tavsiyeler

privileged of medic
Minimal yaşamaya çalışın her şeyinizin eksiksiz,kusursuz bir şekilde düzgün olmasına gerek yok idare edebiliyorsanız öyle devam ettirin yeni bir eşya almayın. Yoksa yıl sonu toparlanırken kendinizi durup durup bunları ne yapacağım diye düşünürken ama hiçbir şey yapamazken bulursunuz.hatta o kadar yorgun olmasanız ve utanmasanız ağlayacak hale gelirsiniz.nereden bildiğimi sormayın…

tıpta motivasyon kaynağım

privileged of medic
Arada sırada yaptığım bir şey var.motivasyon kaynağı da olabilir o an devam etmem için gereken saçma bir ritüel de.hadi şimdi entryimi okuyanlarla hep beraber yapalım mı sayın yazarlar? :) gözümüzü kapatıp içimize bir derin nefes çekiyoruz.nefesimizi alırken;bir tanecik gülümseme konduruyoruz çehremize ve içimizdeki güçlü olana,karşılaştığı engellere rağmen kendini ispatlayan bize ulaşıyoruz.ulaştık mı hah işte onun gücünden borç alıp yine yüzümüzde tebessümle gözümüzü açıyoruz.aaa bir de bakıyoruz ki şükredecek ve güçlü olduğumuz çok konu var.bunlardan 'ders' olanı en halledilebileni belki de diye düşünüyor ve dersimize odaklanıyoruz :) bazılarınızın gülüşünü göremediğim için birazcık hüzünlü olabilirim ama olsun yeter ki iyi olup bir tanecik gülümsemeyi sığdırın yüzünüze.
privileged of medic ders çalışanlara iyi çalışmalar,gecesi kötü geçenlere güzel geceler dilerrr.

en beğendiğiniz entryniz

privileged of medic
(bkz: #27368) Bu ara en sevdiğim entrym bu.bir İnsanın diğerine benzememesi onu o yapan,tüm duygu,düşünce ve yaşanmışlıklarla işlediği ruhundan kaynaklanır. Eğer siz;olabilecek her şeyi bir köşeye atıp,tüm engelleri yoksayıp,böylesine kirli bir dünyada gerçeğin geleceğine inanıp sahtelerle oyalanmamış;size gelene kadar emin olmak,sizi yaralamamak için uzun bir süre kendilerini içlerine hapsetmiş,sadece sizin yanınızda huzur bulan ruhlarıyla size gelenleri,daha önce vardığınız yargılarınızla genellemeye tabi tutarsanız insanların hepsini aynı kefeye koyarsınız.hem de,her ne kadar inanmak istemeseniz de,onlar sizi herkesten bambaşka olan bir yere koyarken.

içini dök

privileged of medic
Anlamıyorsunuz.ya da size bugüne kadar öğretilen sevgi kavramı benim bildiğimden çok farklı.sevgi kavramında Olay değişmek ya da değiştirmek değil. Olay sadece inanmak. Değişmeyin zaten, hiçkimse için değişmeyin. Bugüne kadar yaşadıklarınızla,mutluluklarınızla,mücadele edip kazandıklarınızla ama en çok da çektiğiniz acılarla emek emek işlediğiniz benliğinize kimseyi dokundurtmayın zaten.Bilakis olur da değişirseniz ya da değişmeniz gerektiğini düşündürürlerse onların kabul edip sevgi verdiği siz uzaklara gitmiş olursunuz. Ve sonucunda sizden bunu isteyenler besledikleri sevginin gurbetine düşerler. Yani değişmeniz aslında hem sizin hem de bunu isteyenin mutsuzluğunu getirdiği kısır bir döngüye girer.Ama inanırsanız sevgiye, “doğru” sevgiye;sizi olduğunuz gibi kabul edene,benliğinize saygı duyup benliğinize ayrı sevgi besleyene işte o zaman çok şey değişir. Siz değişmezsiniz ama hayata dair bir şeyler değişir. Ve bunu başaran da o kişiden bağımsız olarak sevginin bizzat kendisi olur.

Bugünlerde elimde kalan,bana güç veren tek şey olan sevgiye inanmayanlar için yazmak istedim.
4
darklife darklife
Ani değişimler hep ürkütücü gelmiştir sayın yazar.
privileged of medic privileged of medic
Yeter ki karar verin sayın yazar. Doğru olan sevgi zaten sizi bir anda bulmadığı gibi bir anda da terk etmeyecektir.
darklife darklife
Sevgi kavramını pek anlamam ama değişim hakkındaki fikirlerinize katılıyorum sayın yazar. teşekkür ederim.
privileged of medic privileged of medic
Ben teşekkür ederim sayın yazar.ürkütücü de gelse içinizden geleni yapmanız dileğiyle :)

sabah ezanı

privileged of medic
Çoğu zaman alarma gerek duymadan sesiyle gözümü açtığım,İçimi huzurla kaplayan,dualarımı en içten ettiğim,namazımı en severek kıldığım vakittir.uykum gelmesine rağmen günün ilerleyen saatlerinde etmediğim kadar dua ederim hep.çünkü o sese yakın sessizlikte,aydınlığa yakın karanlıkta,uykuya yakın dinçlikte çok daha derin kurtuluş varmış gibi hissederim.

umutsuzluk

privileged of medic
(bkz: #18768) ne güzel yazmışım bu entryi. O zamanki bende umut varmış demek ki. Umut yoksa olmaz,yaşanmaz bence demişim. İşte kendi sözümle kendimi vurduğum bir zaman dilimi daha. Yaşanıyormuş sevgili kendim. Bunu da deneyimlemek zorunda kaldın ama yaşanıyormuş.tüm ruhu kararsa da nefes alıyormuş insan. Bugün bir köşede tek başına hıçkıra hıçkıra ağlarken kendini durdurabilmek için gereken gücü bulamayınca fark ettin bunu.tek çaren olan kendin,kendine yetemeyince hissettin umutsuzluğu.düştüğünde seni kaldıracak bir umut yok artık içinde.umutsuzluk uğradı sana bir kere.kendine yetecek bir zerre bulursan tutun yoksa da devam et sıradan bir şekilde nefes alıp vermeye

yaptığımız garip davranışlar

privileged of medic
Garip olarak adlandırılır mı bilmiyorum ama. Ben Türk kahvesi sevmem. İçtiğimde rahatsız eder çünkü. Ama karşımda Seven birisi varsa ona eşlik etmek isterim. Çünkü Türk kahvesini sevenler birileriyle karşılıklı içmeyi sever genelde.onlara eksiklik hissettirmemek için onlarla beraber yudumlarım kahvemi.hem belki kırk yıl hatrı girmiş olur aramıza diye düşünür,küçük rahatsızlığımı esgeçerim.
4
parcalibulutlu parcalibulutlu
hoş bir davranış
privileged of medic privileged of medic
Böyle düşünmeniz mutlu etti :)
lavinia lavinia
Ayy sayın privileged of medic ben de kahveden hic haz etmem zorla içiyorum. Misafirliğe gittiğimde hep zahmet olmasın diye icmedigimi sanıyorlar ama sevmiyorummm
privileged of medic privileged of medic
Aynısını yaşıyorum sevgili lavinia :) ama severek içmek isterdim :(

bugün

privileged of medic
Kendime iki kitap hediye aldım. Derslerden,düşüncelerden,koşuşturmacadan ruhuma iyi gelen dostlarıma pek zaman ayıramamıştım.yine çok zamanım yok ama olan zamanımı onlarla geçirmeye kararlıyım.arada nefes alabilmek için onlara sığınmak çok güzel.

geceye bir şiir bırak

privileged of medic
Oturup sorguya çeksem kendimi;
Beynim yüreğimin inadından pes eder.
Dudaklarım gözlerimin karşısında feryat eder.
Ellerim kollarımı sarmaktan vazgeçer.

Oturup konuşsam kendimle;
Sözcüklerim dilimi yaralar
Cümlelerim benden kaçar
Şiirlerim düştükleri kağıtları yakar.

Oturup da dinlesem içimi;
Gürültüsü kulağımı sağır eder.
Karanlığı gözümü kör eder.
Anlatamadıklarım dilimi lâl eder.

İyisi mi çok yüklenmeyeyim benliğime.
Sorguya çekersem yine kendimi kendime hapsedeceğim.
Konuşursam yine kendimi kendime küstüreceğim.
Dinlersem yine kendi kendimi bitireceğim.
İyisi mi çok yüklenmeyeyim benliğime.

privileged of medic
1
privileged of medic privileged of medic
Sayın yazarlar sevdiğim her şeyde benden bir parça bulunsun istiyorum. O yüzden sözlüğe de bir şiir bırakmak istedim. Umarım beğenirsiniz :)
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol