İlk stajım. dönem üçten bütle ucundan geçmişim bu aşamaya zor gelmişim yAni.neyse okul başladı önlüğümüzü giyiyoruz havalı havalı (!) hastaneye gidip geliyoruz.steteskopu kullanmak İçin an kolluyoruz,ailedeki çocuklara denk gelirsek bilmişlik yapıp muayene etmeye çalışıyoruz falan. Hatta ben hızımı alamıyorum ders olmadığı zamanlarda pole gidip asistan abinin izin verdiği kadarıyla bebişleri çocukları muayene ediyorum öyle bi heves.neyse çalıştık ettik kendimce düzenli de çalışmıştım güya.(kareliyi düzgün okumadığımı itiraf edeyim:) teorik pratik levellerini hallettim bi şekilde. Sonra sözlüye geldi sıra. çocuk kardiyo katındayız önümdekiler girip çıkıyor işte sıram geldi bana.girdim odaya üç hoca karşımda oturttular beni sandalyeye ne yapacağımı bilmiyorum onlar kendi aralarında konuşuyor ben de gülmeye çalışıyorum. Neyse sıra sorulara geldi. en son odada hocaların benimle eğlendiğini birbirleri aralarında soru(!) ile beni pasladıklarını hatırlıyorum.sona geldim tabi sözlüyle kapanış yapılıyor. O gün o koridordan bi ben ağlayarak çıktım. Tabi Hasta yakınları şok.ben daha da şok.hevesim boğazımda kaldı öyle. O gün bu kadar sürelik öğrencilik hayatımda ilk kez bir ders için ağlamıştım.
Velhasıl bende birazcık travma olan bi bölümdür. Bu travmamla bütte ne yapacağım da kendi içimde merak konusudur. Bu başlığı görünce tetiklenen travmamı yazayım dedim :)
Bazı şarkılar anlamlıdır. Olur öyle :))
Evet yine ben geldim :) bu gece gençlik parkında çektim bunu. Bu arada fotoğraftakinden çok daha güzeldi :))
Kini,nefreti neredeyse hiç anmayıp onlardan,onları ananlardan uzak durarak. Konu ne olursa olsun sevginin hangi türü gerekiyorsa onu ruhuma işleyip konuya içimden yaklaşarak. Elimin uzandığı yapraklara,ağaçlara,dallara,çiçeklere dokuna dokuna yürüyerek. Gökyüzüne sık sık bakıp önce mavisine dalıp sonra gözlerimi kapatıp derin bir iç çekerek. Yolda karşılaştığım hayvanlara selam verip onlarla konuşarak bazısınınsa tüylerini okşayarak. İnsanların ne dediğini düşünmeden sadece kendi içimi dinleyecek şekilde hareket ederek. Kendime,yalnızlığıma zaman ayırıp onun dediklerini kağıtlara dökerek…
Ama En çok da şükrederek. Olana,olmayana;gidene,kalana. Her şeye şükrederek.
Ama En çok da şükrederek. Olana,olmayana;gidene,kalana. Her şeye şükrederek.
“Ateş,tek bir karanlıkta hiç sönmemeyi diledi.”
“Karanlık,ruhumu aydınlattı.”
Yine bir Bahçeli çıkışı fotoğrafı. Ama bu sefer bahar gelmiş bu sefer güneş daha parlak,gökyüzü daha mavi,ağaçlar daha çiçekli,yollar daha bi yürünesi… :))
Her şey yine çok üst üste geldi. Gelmeye devam edecek uykularım düzeldi derken yine bozulacak. Uyku uyunur uyumasam da dert değil ama değer verdiklerim hiç gitmese,gidenler benden parçalar götürmese,artık ruhum incinmese olmaz mı ? Ben kaybetmekten çok yoruldum, kaybettiklerim yeterli gelse daha da kaybetmesem olmaz mı ? Anılar her seferinde canımı daha da yakmasa,yüreğimi kavurmasa olmaz mı ? Tam evet budur dediğim,düzenimi kurup çevremi çok sevdiğim zamanlarda her şey alt üst olmasa olmaz mı ? Hayat bir kez olsun şaşırtır mı ?
Bana genelde “senin yanındayken içimi huzur kaplıyor”derler.
Dışarıdaki karanlıkta usul usul yağan yağmura imrendim bu gece.Karanlığa rağmen parıldayabilen damlalara,onları oldukları gibi gösterip ışıldatan sokak lambalarına,damlaları tenlerinde hisseden insanlara,gözyaşlarını onlarla paylaşanlara imrendim bu gece.
Yağmurun bereketini sahiplenen toprağa imrendim ben bu gece.Onu kana kana içen ağaçların köklerine,onunla yapraklarını temizleyen çiçeklere,kaldırımda oluşturduğu sesi duyabilen herkese imrendim.
Ama Ben bu gece en çok,karanlıkla kaplı göğün içinde parlayan aya imrendim.Işığını onun karanlığına zarar vermeden yansıtmasına imrendim.Bomboş gibi görünen gökte bir yer edinebilmesine ve orayı göğün hak ettiği gibi doldurabilmesine imrendim…
Yağmurun bereketini sahiplenen toprağa imrendim ben bu gece.Onu kana kana içen ağaçların köklerine,onunla yapraklarını temizleyen çiçeklere,kaldırımda oluşturduğu sesi duyabilen herkese imrendim.
Ama Ben bu gece en çok,karanlıkla kaplı göğün içinde parlayan aya imrendim.Işığını onun karanlığına zarar vermeden yansıtmasına imrendim.Bomboş gibi görünen gökte bir yer edinebilmesine ve orayı göğün hak ettiği gibi doldurabilmesine imrendim…
Çiçek olmayan bir çiçek. İki tane kırmızı meyvesi ve yaprakları bile var. Ben gayet sevdim :)
Görmüşsünüzdür bu ara ağaçlar hep çiçeklendi. Bu ağaç büfenin karşısındaki yolda. Her zaman renkli çiçekleri olan ağaçlar daha dikkatimi çekerdi ama bu yıl bu ağaç çok daha başka geliyor bana. Sanki diğerleri sahte bu gerçekmiş gibi. Renklerden en kendine benzeyeni yeşili seçmiş de yeniden doğmuş gibi. Sadece kendini fark edenlerle ilkbaharı yaşayacakmış gibi.
Etrafımda gerçekliklerin ve kesinliklerin çok fazla gündeme geldiği bir evredeyim bugünlerde. Her cümlede biraz daha kendi iç dünyamı sorguluyorum,her seferinde biraz daha sonuna kadar doğruluğunu savunduğum ve onlara göre rota çizeceğimi söylediğim hislerim,karşımdaki tüm insanların mantıklarının zorbalığına uğruyor. Kendimi büyük bir yük altında hissediyorum. Evet silinmez noktalarımın renkleri herhangi bir solukluğa uğramıyor ama bir yerlerde hayatın gerçekliğiyle yüz yüze geldikleri için tuhaf hissettiklerini biliyorum. Ama onlara el uzatamıyorum çünkü canları acısa da gerçeklerle yüzleşmeliler zamanı geldi mi …
Bu gece sahurla başlayıp bir ay devam edecek olan,içimi huzurla kaplayan ay. Kışa,okula denk gelen Ramazan'a bir türlü alışamadım ne yalan söyleyeyim.çünkü Bu zamanlara kadar Ramazan demek gece yürüyüş yaparken dondurma yemek,yaz gününün sıcaklığında oluşan susuzluğu gidermek için iftardan sonra balkonda karpuz yemek,okul falan olmadığı için sahura kadar uyanık kalıp türlü aktiviteler yapmak demekti. Ama artık okul olduğu için sahura kadar uyuyacağız,mevsimi olmadığı için karpuz yiyemeyeceğiz.
Yapabileceklerimizi gözden geçirince dondurmaya kaldık gibi sayın yazarlar :) o zaman bu Ramazan da yanında mutlu hissettiklerimizle gece yürüyüşünü dondurma eşliğinde yapalım da daha az “nerede o eski ramazanlar” diyelim :))
Herkese hayırlı ramazanlar 🌙
Yapabileceklerimizi gözden geçirince dondurmaya kaldık gibi sayın yazarlar :) o zaman bu Ramazan da yanında mutlu hissettiklerimizle gece yürüyüşünü dondurma eşliğinde yapalım da daha az “nerede o eski ramazanlar” diyelim :))
Herkese hayırlı ramazanlar 🌙
Aldım karşıma pastayı bakıp gülümsüyorum :)
“Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere
Gökyüzü birdenbire oldu
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.”
-Orhan Veli Kanık-
Birdenbire vurdu gün ışığı yere
Gökyüzü birdenbire oldu
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.”
-Orhan Veli Kanık-
Yazmayı seviyorum neresi olursa olsun yazabildiğim her yere daha çok ait hissediyorum. Burayı da o yüzden çok seviyorum. Uzun zamandır yazmadım,girmedim sözlüğe ama bu bırakmama sebep olmadı çünkü gidince eksikliğini hissettiğim bir yer sözlük.Tertemiz sayfa açıyorum bugün her şeye sözlüğe de açmak istedim. Uzun zamandır Hedefim olan 200 entrye de kısa sürede ulaşabileceğimi umuyorum :))
Geldi ve bir kez daha hissizleştim. O gün bugündü,bu geceydi.Ben gerçekten kendimi kaybettim.her şey o kadar anlamsız,zor,korkutucu,acı ki ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Daha ne olabilir diyorum dahası oluyor. Ruhuma daha kaç acı girebilir ki diyorum yenisi ekleniyor.Ben artık neyim,kimim neyi bilmeliyim neyle yüzleşmeliyim bilmiyorum.bir gün geldi ve ben gittim. Kendimden gittim. Ne zaman geri dönerim bilmiyorum. Dönecek yolu bulabilir miyim bilmiyorum.bu bilinmezliğin gölgesine ruhumu gömüyorum.tek bildiğim bunu yapmak zorunda olduğum. İşte bir tek bu zorunluluğu çok iyi biliyorum.
Artık ürkütüyor beni rüyalarım. Bilinçaltım,düşüncelerim,korkularım mahvolmuş durumda. Hepsi bir olup karşıma çıktı bu gece. Güne böyle savunmasız böyle ürkek başlamamalıydım…
Kablosuz kulaklığım şalımın altında görünmüyor. Derste arka fonda şarkı dinlesem nolur ki ?
Şehirler arası yolculukta roman yerine not okutandır …
Final sonrası yolda giderken cevapları kontrol etmek
Korku/gerilim IMDb 8.9
Korku/gerilim IMDb 8.9
Araba plakalarını harf olarak değilde kısaltma olarak okutan bölüm. Özellikle üç harfli olunca daha çok şey canlanıyor kafanızda.mesela bugün aby plakalı bi arabaya akut böbrek yetmezliği teşhisi koydum :)
kesinlikle katılıyorum
bizim komsulardan birinin de plakası anf "atrial natriüretik faktör ehe" diyorum her seferinde ahsahshah
bizim komsulardan birinin de plakası anf "atrial natriüretik faktör ehe" diyorum her seferinde ahsahshah
Biraz zor bir plakaymış sayın kimliksizot ama görünce içinden söylemeden de duramıyor insan maalesef jfjfjfjf
Bazen çok değişik geliyor bana. Geçen yıl tam bugün Sımsıkı sarılıp gözlerimin içi parlayarak fotoğraf çektiğim insanla bugün yolda karşılaştım. yüzüne bile bakmayıp kafamı başka yöne çevirdim. En tuhafı hiçbir şey hissetmedim,umursamadım bile. Geçen yılki fotoğraf önüme düşünce aklıma geldi. Hayat gerçekten çok değişik sayın yazarlar. Tabi insanların da altta kalır yanı yok.
En sevmediğim değil de sevmediğim bi huyum canlılarla (insan dışındaki:) çok çabuk bağ kurmam. Mesela Arkadaşımın kedisiyle geçenlerde çok zaman geçirdim kucağımda uyudu falan o hissi çok fazla özledim. Daha onun özlemini aşamamışken bugün çsdeki kedi önümde kuyruğunu sallayarak beni izledi şimdi onu da özledim. Bi kere Sivas'ta elimden su içen bi Kangal vardı onu da hala özlüyorum. Babannemin çiçeğini,hep gittiğim parktaki ağacımı,yolda dokuna dokuna geldiğim sarmaşıkları da özlüyorum.aslında Onların içimde hissettirdiği huzuru özlüyorum ve bu da beni yoruyor. Bu kadar kolay bağ kurmama gerek var mıydı yani anlamıyorum :(
neyse yarın gideyim de çsdeki kediyi seveyim sağolsun en ulaşılabilir olanı o :)
neyse yarın gideyim de çsdeki kediyi seveyim sağolsun en ulaşılabilir olanı o :)
Ben nasıl bi şeyin içine düştüm cümlesini sesli bir şekilde sinir bozucu bir gülüşle dile getirdim :))))
Yazayım bari belki açıp okurum yıl bitiminde ne olmuş ne bitmiş diye :)
bu yıl olduğu gibi çok şey öğretsin bana,çok şey katsın. Ama bu yılki gibi hüzün ağırlıklı değil de mutluluk ağırlıklı olursa sevinirim :) hayatıma yeni birilerinin girmesine gerek yok olanlar çıkmasın yeter.her şeyin mükemmel olmasına da gerek yok arada yüzüm gülse yeter.E tabi sağlık huzur başarı her yıl istenen şeyler o detaylara hiç girmeyeyim.zihnimin gürültüsü de birazcık dinse iyi olur yoksa dalgınlıklarım başıma bela açacak gibi duruyor :)
Bu yıl,Eski beni hatırlamayacak kadar uzun süren bir değişim yaşadım ruhumda. Ama böyle de iyi sayılırım alıştım kendime. Sancılı bir süreçti,o yüzden Bu yıl yeni bir ben daha keşfetmeyeyim birazcık dinleneyim mümkünse :)
Bir de şöyle bir şey var.Geçen yılbaşı arkadaşlarımla bir kağıda bu yıl yapmak istediğimiz şeyleri yazmıştık. Biraz önce baktım da çoğu umudum yaralanmış,beni de yaralamış ama durum çok da vahim değil. Birkaç kurtulan olmuş buna da şükür :) o yüzden sayın yazarlar,beklentilerin üzdüğünü öğrendiğim bir yıl geçirdiğim için bu yıl çok fazla beklentiye girmeyip ne çıkarsa karşıma onu yaşamayı tercih edeceğim galiba :)
bu yıl olduğu gibi çok şey öğretsin bana,çok şey katsın. Ama bu yılki gibi hüzün ağırlıklı değil de mutluluk ağırlıklı olursa sevinirim :) hayatıma yeni birilerinin girmesine gerek yok olanlar çıkmasın yeter.her şeyin mükemmel olmasına da gerek yok arada yüzüm gülse yeter.E tabi sağlık huzur başarı her yıl istenen şeyler o detaylara hiç girmeyeyim.zihnimin gürültüsü de birazcık dinse iyi olur yoksa dalgınlıklarım başıma bela açacak gibi duruyor :)
Bu yıl,Eski beni hatırlamayacak kadar uzun süren bir değişim yaşadım ruhumda. Ama böyle de iyi sayılırım alıştım kendime. Sancılı bir süreçti,o yüzden Bu yıl yeni bir ben daha keşfetmeyeyim birazcık dinleneyim mümkünse :)
Bir de şöyle bir şey var.Geçen yılbaşı arkadaşlarımla bir kağıda bu yıl yapmak istediğimiz şeyleri yazmıştık. Biraz önce baktım da çoğu umudum yaralanmış,beni de yaralamış ama durum çok da vahim değil. Birkaç kurtulan olmuş buna da şükür :) o yüzden sayın yazarlar,beklentilerin üzdüğünü öğrendiğim bir yıl geçirdiğim için bu yıl çok fazla beklentiye girmeyip ne çıkarsa karşıma onu yaşamayı tercih edeceğim galiba :)
Sevgili Sözlük ahalisi ben bu şarkıya bayıldım bir dinleyin belki siz de seversinizzz
Kendimin çıkmazıyım ben.Kendime itiraf edebildiklerimle zihnimin diplerine gömdüklerimin esiriyim.Siyahın yasını tutmadan beyazlıklara verdiğim sözlerin altında yüreğimi ezenim. Olabilecekleri düşlediğim gecenin gününü olmamışlara feda edenim.Önümdeki aydınlıklara kör olup karanlığa ışık olmak için sarf ettiğim çabaların altında ezilenim. Başkalarına gerek kalmadan kendine en büyük zararı kendi verenim. Gülümsediğimi sanarken ağırlığından yutkunduklarımın tutsağıyım ben. Tüm yolları başka yöne sapmadan,dimdik yürürken kendi içimdeki yollarda kaybolanım. Ben,Kendimin çıkmazıyım.
Olmayabilir. “En” fazla olmayabilir. Ve Bu tek seçenek olabilecek sayısız olasılıktan çok daha fazla acıtır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?