Bir şeylerin fiyatı konusunda veri tutmayı çok seviyorum. O yüzden özellikle sebze-meyve reyonlarının, balık stantlarının, fırınların falan fiyat içeren fotoğraflarından bir koleksiyonum var
Esra: kadın doğum veya nöroloji Meltem: prekliniklerden biri Unisex bir isim: acil veya pediatri Vintage isimler (ülker, kibriya, semiha, orhun gibi): pediatri Klasik erkek isimleri (ahmet, mehmet, burak, mert gibi): gc Kazakça veya kırgızca isim: ortopedi Modern ama bilindik isim (burcu, berkay, ece, irem gibi): derma Soyadınızın -oğlu ile bitmesi: branş önemsiz kliniğiniz var Siyasi görüşü olan isimler: gc veya acil Adınız -an ile bitiyorsa (ayhan, osman, oğuzhan gibi): prc veya çc Adınız bir sıfat ise (ender, metin, fazlı, özgür gibi): üroloji
Sevgilimle evimize bir muhabbet kuşu aldık. Bu tarz konularda aşırı takıntılı olduğum için almadan önce 2 hafta boyunca her şeyi çok detaylı araştırdım. Kocaman (üretim kafesi diye geçen) kafeslerden aldık, tünekleri için bahçelide gezip uygun ağaçlardan dal toplayıp sterilize ettik ve zımparaladık, çıngıraklardan oyuncak yaptık, abeslanglardan bir yatak yaptık, haftalık yemesi gereken sebzeleri seçtik, sahiplenmeye gecenin bir vakti keçiörene gittik...
Daha 30-35 günlük bir bebiş kuşumuz. Bırakın uçmayı yan yan bile yürüyemiyor dengesini kuramıyor 🥺 Ama bize aşırı hızlı alıştı, ötüyor kendini sevdiriyor. O yüzden bugün ilk defa kafesten çıkardık (2 gündür bizimle). Ben de fırsat bulmuşken kafesteki yatağına bir güncelleme geçtim ve boncuktan bir salıncak yaptım
Tüm bu sürede kuşumuz sevgilimin ellerinde uyuyordu. Bir saat boyunca hiç hareket etmeden koca 2 metrelik adam elinde 10 gram kuşla uyudu.
Ona ne kadar çok güvendiğimi ve bunda ne kadar haklı olduğumu bir kere daha gördüm.
İlk alarm yetimdir. hep ertelenir, durdurulur susturulur. "Sabah sabah ›:(" der insan. Ama son alarm böyle mi? Karşısında hemen zıpkın gibi ayağa kalkılır. "Oo erkencisiniz" denir, panikle hazırlığa kalkışılır. Son alarm ne derse odur, ona karşı bir mahcubiyet duyulur
(bkz: #37484) yurdum ilaçlama yapmadığı ve raid de bana sponsor olmadığı için hala haftada 2 kere ava çıktığım yaratıktır
4. katta kaldığım için bunlar aşağı katlarda level kasılıp geliyor, final boss gibi bekliyorum. Artık hiç vurmaya da uğraşmıyorum direkt üstüne kolonya sıkıyorum boğularak ölüyorlar
Sadece ellerim ve yüzüm açık uyusam da bu onları durdurmuyor, misafir umduğunu değil bulduğunu yer hesabı. Parmaklarım kreşte bulduğu her şeyi elleyen siğilli çocuklar gibi oldu abi.
Normalde araştırma ve gözlemlerime göre bir gün sokarsa sonraki 3 gün rahatım. Ama bugünkü sivrinin aç gözlülüğünü -dün yüzümü 4 kere ısırmasından- fark ettiğim için tuzak kurdum. Kolumu bacağımı sokak lambasının ışığı altına koydum. Ama bi güzel kokmuştur ona var ya
(bkz: #38344) sorusu için güzel bir çözümdür. Kelime anlamı farkındalıktır ve farklı ideolojilerde farklı şekillerde pratikleri vardır. Şahsen budizmdeki halini pek bilmiyorum, günümüzde daha çok stoacılık felsefesiyle birlikte anılır. Kendi günlük hayatımda yıllardır uyguluyorum. Temel mantığı duygu dünyanı olduğu gibi kabul etmek ve duyguları kovmamak, ertelememek ve onları yaşamaktır. Hayatta olduğu gibi duygularda da sadeliği ön plana çıkarmak amaçlanır. Örneğin bazı duygular doğası gereği diğerlerinden daha uzun sürebilir veya daha acı olabilir. Bunun doğal sonucu olarak kendinize bu kadar uzun sürdüğü ve acı çektiğiniz için öfkelenebilir, hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Bunları tanımlamak "evet, buradayım ve bunu yaşıyorum" demek ve duyguları olabildiğince sade haliyle kabul etmek önemli olan kısmıdır.
Duygunun etkisi geçtikten sonra geriye dönme yöntemiyle duygunun orijinine gitmek gerekir. Örneğin yere biri çöp attığı için sinirlendiniz ve kendinize sordunuz: "Bu olaya neden sinirlendim?". Cevap da "çünkü bence bu sığırlık." olsun. "Peki benim için sığır ne demek?" dediniz ve "Yaşadığın çevreyi temiz tutmamak sığırlıktır." şeklinde bir yanıt buldunuz. Peki ama neden sinirlendiniz? "Çünkü onlar yüzünden ben temiz bir çevrede yaşayamıyorum dolayısıyla aslında hak ettiğim hayata sahip olamıyorum."
Böylece yere çöp atan birine karşı öfkenizin, aslında hak ettiğiniz hayatı yaşayamamanızdan doğduğunu anlarsınız.
Bu geriye dönme yöntemi bütün duygular ve onların orijini için uygulanabilir. Amaç çözüm bulmak değil duyguyu olduğu haliyle kabul etmek ve onu anlamaktır. Bunu yapmak, duygular üzerinizdeki kontrolünüzü çok arttırır ve küçük bir olayın bütün gününüzü mahvetmesini engeller.
Öncelikle ellerinize sağlık sayın yazar aslında kendimde uygulamaya çalıştığım bir yöntem olsa da bazı aşamalarda çok zorlanıyor ve durumu kestirip atmaya meyilli oluyorum dolayısıyla zaman zaman bir döngüye giriliyor Ama bu konuda tekrar bir farkındalık yaşadım sayenizde tekrar verdiğiniz tavsiye ve hatırlatma için teşekkürler.
C bloğun bütün yükü omuzlarındadır. Bugün doğum iznine çıkan ingilizce hocası gibi bir anda aramızdan ayrılmış ve bizi çaresizce merdivenlere yöneltmiştir (bkz ingilizce dersine giren beden hocası)
Derma ve göğüsün ortak kullandığı toplantı salonundaki sandalyeler... Bir rivayete göre MÖ 2500'de çinliler tarafından işkence aleti olarak icat edilmiştir.
Böyle bi entry daha önce girmiş miydim, bu şakayı çok mu yaptım yoksa bu şakayı yapmayı çok mu düşündüm bilmiyorum ama aşırı tanıdık geliyo. Yoksa bu şakayı biri mi yapmıştı??
İlk çıktığı zamanlardan beri oynuyorum. Çok eğlenceli bir komünitesi vardır. Hatta clash-a-rama diye çok güzel bir çizgi dizi serisi bulunuyor. Birkaç ay önce gelen merge tactics modundaysa küresele girdim giricem öyle böyle oynamıyorum. Bu hayattaki en büyük 3. bağımlılığımdır hatta bu yüzden çevremin e-sporcu olmam için yoğun desteği bulunuyor :d
Dermanın zemin kattaki pollerinin 2 kapılı olduğunu görünce aydınlandım. Aslında içeriye 5 hastanın aynı anda girmeye çalışmasına veya bi şey sorup çıkacaktım kargaşasına inanılmaz iyi bir çözüm. Hastalar isimlerini takip etmek zorunda olduğu için en dıştaki kapıda bekliyor, bi şey sormak isteyenler de kapıyı açıp bi kapıyla daha karşılaşınca dumura uğruyor. Her türlü cesaretleri kırılıyor.
Son zamanlarda her yere güncelleme geçen hastane yönetimini tüm pollere 2 kapı yapmaya davet ediyorum
Maslowun ihtiyaçlar piramidini tamamlamış seçili bir grup insandır. Felsefenin son noktasıdır, hatta felsefeyi geçersin ileriden sola dönersin, tır şoförleri orada eflatuna elementleri öğretmektedirler. Kendileri neden felsefenin bu topraklarda doğduğunun ispatıdır, hepsinin içinde birer filozof yatar.
Geçen yolculuğum boyunca gördüğüm bütün kamyon arkası yazıları not aldım. Beni alıp uzak diyarlara götürdüler. Sizinle de bu aforizmaları paylaşmak istedim
"Bizim düşmanımıza bile faydamız dokunur siz dostunuza bile kazık atarsınız"
"Ben kimseyi kaybetmem, verdiğim değeri hak etmeyeni hayatımdan çıkarırım"
"Dürüstlük pahalı bir mülktür her insan sahip olamaz"
"Yaşaması mümkün olmayan dün gibisin"
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır. katkıda bulunmak istemez misin?