Mutsuzken sözlüğe girdiysem uzun duygusal entryler, şöyle bi eğlenelim diye girdiysem kısa öz ve azıcık da mizah içerenler :) Ve siz yazdıysanız eğer tüm entry'ler sayın limon ;)
Bu yorum > son günlerde aldığım bütün iltifatlar çokk teşekkür ederim sayın moonlight ve sayın lavinia :)) ben de sizin entrylerinizi dört gözle beklediğimi itiraf edeyim ..
Öyle bir insan olduğum doğrudur :)) "biraz daha kilolu olsaydım daha iyi olurdu" düşüncem dışında hiç de şikayetçi değilim. istediğim her şeyi istediğim zaman yemek gibi bir özgürlüğüm var (malum fiyatlar ve ekonomik durumum el verdiğince).
Canınız sağolsun sayın ileleualatyr keşke her şey yazdıklarım kadar güzel olsaymış :') bu aralar yiyip yiyip kilo veren insanlar kategorisinde başı çekiyorum :((
Seni düşünmek güzel şey, Ümitli şey, Dünya'nın en güzel sesinden, En güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey... Fakat artık ümit yetmiyor bana, Ben artık şarkı dinlemek değil, Şarkı söylemek istiyorum...
Yazın bahçeli ve müstakil evimize taşınırız orada neredeyse her akşam yemekten sonra balkona çıkılır, balkonun önünde semaver yakılır ve ışıklar kapatılır. Semaverde yanan odunların çıtırtısı, ağaç yapraklarının hışırtısı ve ay ışığı eşliğinde başlayan sohbet. Semaverdeki ateş sönüp su soğuyuncaya kadar sürer sohbet, sohbetin durumuna göre ara ara tekrar alevlendirilir semaver. Bir de misafirlerle kalabalıklaşmışsa ortam bazen sabahlara kadar oturulur balkonda. Bazen de amaç sohbet olduğu için çay içilmese de yakılır o semaver, ortama samimi bir hava katıyor bence. Sanırım yaz mevsimini çok sevmemin sebeplerinden biri de bu ...
Bugün yorulduğumu fark ettim ama bu öyle fiziksel bir yorgunluk değil sayın yazarlar. Ara ara olurdu ama hiç bu kadar uzun süre farkına varamadığım olmamıştı. Bir haftadır bir türlü uyanamıyor olmam, ruh halimin aniden değişiyor olmasını buna bağlamam sanırım beni yanıltmış. Yaşadığım olayları atlatıyorum sanıyordum ama birikmişler küçük küçük. Bugün beklemediğim bir mesaj bunu fark etmemi sağladı. O mesajı atan ve birazda olsa kafamı toparlamamı sağlayan (sözlüğü kullanıyor mu bilmiyorum ama bu mesajı okuyorsa) tekrar teşekkür etmek istiyorum sanırım biraz konuşamaya ihtiyacım varmış.
Konuşmaya ihtiyacımız var, anlaşılmaya ihtiyacımız var sayın limon. Geçiyor diyip geçiyoruz üstünden ama geçmiyor o küçük küçük şeyler, toplanıp tekrar geliyorlar maalesef :/
Ders çalışanlara gerçekten saygı duyuyorum. ders çalışmaya karar vermek, o masaya oturmak, ders çalışmaya başlayıp bunu devam ettirebiliyor olmak bence saygıyı hak ediyorlar. Ara ara yanlarına gidip tebrik edip çikolata,şeker veresim geliyor :)
Masanın üzerini renk renk kalemler ile doldurup, bir sürü kitapla yoğun bir programı olduğu izlenimi verip, ayrıca çeşit çeşit teknolojik cihazla masayı donattıktan sonra kulaklıkla müzik dinleyerek telefonla uğraşan tip. Keşke masanın üstü yerine beynini doldursa dediğim tiplemedir.
9) Serhat kendini her seferinde sonsuz mutluluğa inandıran bu mavi gözlere bakarak derin düşüncelere dalmışken, baharın hafif ağlamaklı sesi ile an'a döndü tekrar : - ama nasıl olur onca zaman, o kadar emek ve tedavi sürecin henüz bitmişken. nasıl, nasıl olur ? anlayamıyorum.
Bu sözler serhatın yüzüne birer tokat gibi çarpıyordu, çünkü bahar için anlamsız gelen onca şey aslında serhat için o kadar da karmaşık değildi. hastalığın tekrar nuksetmesinin sebebi belliydi, tedaviyi yarıda bırakmıştı ve bunu söylememişti bahara. hem nasıl söyleyebilirdi ki. Uykusuz geçen geceler, kullanılan onca ilaç, onca yaşanandan sonra bahara çıkıp diyememişti tedaviyi bıraktığını. Serhat bir taraftan bunları düşünüyor bir taraftan da baharın pembeleşen yanaklarından iyiden iyiye akan göz yaşlarını siliyordu elleriyle. İki elinin arasında tuttuğu yüzü önce kızarmış burnundan sonra alnından öperek söze başladı :
- biliyorum çok zor günlerimiz oldu ve sen baharım en karanlık zamanımda çıkageldin hayatıma. Hep destek oldun, hep yanımda oldun. İkimiz de çok yorulduk bu süreçte ama artık ...
Sözlerinin devamını getirememişti serhat, ağlamamak için kendini zor tutuyordu zaten. Cümlenin sonu düğümlenmişti boğazına. çünkü önceden böyle bir günün gelebileceğini hayal bile etmek istemiyordu. ama şimdi bu şekilde olmasının her ikisi içinde en iyisi olacağını düşünüyordu. Kısa bir duraksamadan sonra bitirmek istedi sözlerini :
- ama artık senin yorulmanı istemiyorum baharım, hem ben bu hastalığı yenebileceğimden de emin değilim artık. ve her geçen gün kötüleşirken beni o halde görmeni istemiyorum. bu yüzden...
Bahar sözlerin devamını tahmin edebiliyordu ama buna hiç hazır hissetmiyordu kendini. Hemen oturduğu yerden kalkıp .....
O kadar haklısınız ki lavinia, yorumunuzu okuyunca bir an dedim ki neden hiçbirimizin aklına mutlu bir akış gelmedi :) Madem hayat yeterince kötü, düşlerimizde güzelleştirelim biz de. Belki de hayat denen oyunun hilesi budur. Düşleri güzelleştirebilmek...
Aslında ben söylemek istediğim bi şey var gibi girdiğimde bi evlenme teklifi sahnesi hayal etmiştim. Olayı nerelere çektik vallahi hayranım. Yazan tüm yazar arkadaşlarıma teşekkür ederim şok keyifli gidiyor tabii biraz da hüzün girdi araya… :')
Kendisini ilk olarak nerede tanıdığımı hatırlayamadığım ama her zaman çok samimi ve cana yakın hissettiğim usta oyuncudur. kabadayı, gora, mandıra filozofu, düğün dernek vb birçok filmde; geniş aile, seksenler gibi bilindik dizilerde oyunculuk yapmış. aynı zamanda tiyatro alanındaki başarılarıyla bilinen ve usta ünvanının yanında usta tiyatrocu Ferhan Şensoy'dan 2016 yılında tiyatroda önemli bir değere sahip olan kavuğu teslim almıştır. Bütün bunları gerçekleştirirken yaşadığı sağlık sorunları bir türlü yakasını bırakmamış. sanırım bundan olsa gerek kavuğun diğer sahiplerinin aksine kavuğu elinde çok fazla tutmayıp 2020 yılında Şevket Çoruh'a devretmiştir. 2004 yılında kalp yetmezliği teşhisi konulan usta oyuncu yine severek yaptığı işinde oynadığı dizinin baş rol oyuncularından Fehmi Öztürk karakterini canlandırdığı Seksenler dizisinin çekimleri devam ederken evinde geçirdiği kalp krizi sonucu 8 Mart 2021'de aramızdan ayrıldı. Işıklar içinde uyu sürmeli, Faruk abi, Fehmi baba...
günümüz şıpsevdi ve ayran gönüllü insanının ortaya attığı adeta manavda meyve seçercesine kadınların erkekleri ,erkeklerin kadınları değiştirdiği aynı anda birden fazla ilişkiye olanak sağlayan ve bunu olağan bir durum haline getirmeye çalışan kelime.
Yaşamaya vermeli... bir idea, bir olay, bir kişi ya da herhangi bir şey uğruna değil hepsine vermeli. Bizler insanız birden fazla şeyi aynı anda yapabilecek ve birçoğunda başarılı olabilecek beceriye sahibiz.
Çoğu zaman nasıl geçtiğini bile anlamadığım bu ömre birçok güzel şey sığdırabilirim sadece seçmem ve emek vermem yeterli
Bir tebessüm, tatlı bir gülüş, güzel bir söz, zarif bir hareket, ince bir düşünce, anlamlı bir bakış ..... Daha birçok şey bir insana bağımlı yapabilecek şeylerdir. Nahif insanlar iyi ki var.
Ders çalışmak ve verimli bir gün için kesinlikle güne erken başlamak derim ama sabahlamanın yaşattığı o yoğun duygusallık daha ağır basıyor ne yazık ki ..