Bana akademik başarı arttıkça duyulan akademik kaygının da arttığını düşündüren insan tipi. Ortalaması benden 30 puan yukarıda birisinin yakarışlarını dinlemek de insanda muğlak bir üzüntü, kendini sorgulama hissi bırakıyor tabii.
Dönem beşte herkes aa aldığında cırt diye ortadan ikiye ayriliyor bu tipler😂😂 Hele hele dönem 4 stajlarini iyi dr olmak için güzel geçirip bi de üstüne ba aa çaktığımızda bir delirmeleri var ki evlere şenlik🤩
insanoğluna en faydalı canlı olduğunu düşünmekteyim. özellikle sağlıklı beslenmek isteyen ya da spor yapan insanların başlıca besin kaynağı çünkü hem ulaşılabilir hem lezzetli hem de besin değeri çok yüksek, daha ne olsun. yumurtadan bahsetmiyorum bile; her ne kadar yer yer mide bulandırsa da mutfakların vazgeçilmezidir bence, özellikle kek tarzı ürünlerle haşır neşirseniz. Eğer tavuklar olmasaydı muhtemelen hala ot kemiriyor olurduk!
bu sıralar havada tükenmişlik, depresyon ve umutsuzluk kokusu var; sırf bugün arkadaş çevremin yarısının hayatlarından nefret ettiğini söylediğine tanık oldum. Kendinize dikkat edin sözlük halkı, yaşam enerjinizi tüketmeyin idareli kullanın. Her gecenin bir sabahı vardır mutlaka.
Şimdiye kadar hep yumurtanın kapıya dayanmasını bekleyip kendimi zorunlu bir motivasyon ile kandırıyordum, bunun ne kadar büyük bir kumar olduğunu ise yavaş yavaş farkediyorum. Bir defa daha kazanan tarafta olmak dileğiyle, söz bırakıcam bu sefer
bir şeylere karşı çıkmayı kişiliği haline getirmiş insandır. gerçek bir kişilik ve duruş sahibi olmayan insanlar her şeyin karşısında durarak hayatta bir konumları, savundukları bir dünya görüşü varmış gibi hissederler, çünkü bi şeye muhalefet olmak için genelde karşıt bir fikri benimsiyor olmanız gerekir; kendine ait fikirleri olmayan insanlar da muhalefet olarak gerçekten bir düşünceye sahiplermiş izlenimi yaratırlar (ya da kendilerini öyle kandırırlar). benim gözümde hayattaki en kolay işlerden biridir bu, zira hiç birşeyi savunmanıza gerek olmadan birşeylere karşı çıkarak tatmin edebilirsiniz kendinizi. fakat ne acıdır ki her şeyin karşısında olan insanın hiçbir zaman gerçek bi karakteri, hayat görüşü, konumu olamaz, bugün eleştirdikleri şeyin tam zıttını da yarın eleştirebilirler çünkü.
ego otobüsündeki geniş / bir buçuk kişilik koltuklara 2.kişi olarak sıkışmaya çalışan teyze grubu. hayır teyze iki kişi oraya sığamayız bunun sen de farkındasın bence. öte yandan genelde o geniş koltuklar yaşlı engelli ve hamile vatandaşlara tahsis edilmiş oluyor, rica ettiği takdirde oturan kişi yer verecektir ona sonuçta onun hakkı. tabi teyze hakkını savunmak yerine oturan kişiyle epey samimi bi yolculuk yapmayı tercih ediyor da olabilir, kim bilir...
Gürültüyü seven bir insan değilim fakat sessizliğe tahammül edemiyorum, sanki sessizlik kötü bir şeyin habercisiymiş ve o sessizliği doldurmam gerekiyormuş gibi hissediyorum. Ya ıslık çalıyorum ya bir şarkı mırıldanıyorum ya konuşmayı sürekli devam ettirmeye çalışıyorum vs, o sessizliği bir şekilde yarmam gerekiyormuş gibi geliyor çünkü. Eğer sessizsem ya modum çok düşüktür ya da bulunduğum yerde /etrafımdaki insanların yanında kendimi gerçekten rahat hissediyorumdur. (bkz: sessizlik)
Çalışmadığımı ve elimden hiçbir şey gelmeyeceğini bilmenin verdiği rahatlık ve kabulleniş ile vakit öldürüyorum. Bu çaresizlik temelli huzura bağımlıyım sanırım. Kurtulmak dileğiyle...
korkma acımayacak hem 1 yıl daha nedir ki zaten bişey olmaz nasip bu işler kalırsan da hayırlısı hem belki hayat yüzüne güler geçersin neden olmasın (bkz: kendime düşünceler)
Umarim kalmazsiniz Okulu uzatmak dunyanin sonu degil tabii ki ama tip fakultesi ağda gibi,şekerlisinden Durdukça sünüyor,yapisiyor,igrenclesiyor Hemen bitirip kacmak guzel
açıkçası ikinize de hak verdim sn ruhsuz ve sn gri, bakalım 1 yılımı mı kaybedeceğim yoksa aklımı mı ben de merak içerisindeyim 🫠yorumlarınız için teşekkürler
insanın enerjisini sömüren insan tipidir. genelde mizah anlayışından yoksun olurlar ve dünyada bir tek kendileri düşünceliymiş/duyarlıymış gibi davranırlar. muhtemelen zor bir hayatları vardır, her şeyi bu kadar kafaya takmak yorucu olmalı diye düşünüyorum.
herhangi bir böcek türü. ıssız bi adada mahsur kalsaydım ve tek yiyebileceğim şey ağaçta sürünen salyangozlar olsaydı muhtemelen ağacı kemirmeye başlardım
uyurken kendinizi fırında fanlı ayarda pişen bütün bir tavuk gibi hissetmenize neden olan olay. sanki birisi beni boğmaya çalışıyor ama boğazımdan değil de ayaklarımdan sıkıyormuş gibi adeta.
insana ait temel bilişsel fonksiyonları taklit edebilen yazılımlara verilen genel isim şeklinde tanımlanabilir. geleceği görmesi zor fakat insanlık tarihinin en çığır açıcı icadı olması muhtemeldir, insanın hayatını her anlamda değiştirecek - ki değiştirmeye de başladı zaten. bundan 50 sene sonra nasıl bir dünyaya uyanacağımızı epey merak ediyorum doğrusu, dünya bir çeşit distopya kitabına dönüşüyor gitgide
geride bırakılana duyulan özlemdir, kişinin geçmiş bir anıyı ya da dönemi hasretle anımsamasıdır nostalji. birazcık umutsuzdur çünkü nostalji insanın çoktan hatıraya dönüşmüş olan kimi dönemleri tekrardan arzulamasına yol açar. birazcık da yanılsama barındırır içinde, çünkü bazen birşeyleri gerçekten değerli oldukları ve geri gelmelerini istediğimiz için değil, sırf geçmişte kaldıkları için özleriz. dönüp arkamıza bakmak önümüze bakmaktan daha kolaydır; zira eski günlerden aklımızda yalnızca güzel kısımlar kalır, bu da şuanda yaşadığımız problemlerle kıyaslandığında sorunsuz bir döneme bakıyormuşuz hissi yaratır. oysa her dün bir zamanlar bugündü ve hiçbir bugün insanın hayatında sorunsuz, sıkıntısız geçmez. o yüzden kimi zaman nostalji, geride bıraktıklarımızın romantize edilmiş hallerinden ibarettir yalnızca.
bana kalırsa nostalji içinde boğulmadığımız sürece güzel, aksi takdirde insanı anı yaşamaktan alıkoyuyor. her şey gibi o da kararında olmalı, ne geçmişi tamamen silip atmak gerek ne de ona çok fazla takılıp kalmak.
Oyunculuğunu fazlasıyla beğendiğim fakat kişiliğinden pek de haz etmediğim bir oyuncudur kendileri, geçenlerde de bale ve operayla ilgili yaptığı bir açıklamadan ötürü nobel ödülünü kaybettiği düşünülüyor. Her ne kadar kendisine pek bir sempati beslemesem de medyanın ve linç kültürünün (bkz: cancel culture) kurbanı olduğunu düşünmekteyim.
kendine has spesifik bir kokusu var, birisi her sabah özellikle gelip lahana pişiriyormuş ya da yumurta yiyormuş gibi adeta. İnsan sayısından bağımsız, amfiye ait bir koku. Travma oluşturmaya müsait.
Belirli aralıklarla tekrarlanan, her seferinde yemekhanede upuzun kuyruklar oluşmasına yol açan o menü üyesi, bir nevi gazi yemekhanenin doğa olayı. Diğer üniversitelerdeki yemeklere kıyasla vasat görünebilir, öyle de zaten. Bizi düşük bir seviyeye alıştırıp normal olanı olağanüstüymüş gibi algılamamızı sağlıyorlar. Yine de trileçeyi hiçbir şeye değişmem.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır. katkıda bulunmak istemez misin?