Kim ne derse desin tek başına mükemmel gidiyor. Bu gidişin bir dönüşü olmalıydı. Evet 11 saattir yoldayım. Haziran ayını yollarda geçirdim resmen :))
Kimseye güvenme.
Temmuz, ağustos, sıcak, çift maske, ard arda girilen sözlüler. Nalet bir dönemdi cidden.
Schlimazl'ın rekorlar köşesine hoşgeldiniz :) bu ayın rekoru 26 saat tren yolculuğu :) 4 saati devirdim bile. Her şey güzel gidiyor. Vaktiniz varsa, yalnız kalmak ve uzunca düşünmek istiyorsanız tren yolculuğunu bir düşünün. Arkadaşlarınızla eğlenmek de bir seçenek. Yeni insanlarla tanışmak da mümkün. Benim için Tek dezavantajı biraz yavaş olması. Bir sonraki hedefim kuşetliyle uzun yolculuk yapmak :)
Edit : rekorların kaydedilmesi.
3 saat otobüs +29 saat tren+3 saat otobüs olmak üzere toplam 35 saat yolculuk ile rekorlardayım. Evde denemeyiniz :)
Edit : rekorların kaydedilmesi.
3 saat otobüs +29 saat tren+3 saat otobüs olmak üzere toplam 35 saat yolculuk ile rekorlardayım. Evde denemeyiniz :)
Cahille muhabbeti kesmek.
Bu yıl aldığım en güzel iltifat ortaokul öğretmenimden gelmişti. Yıllar sonra beni gördüğünde, "kendini iyi yetiştirmişsin. Ankara sana yaramış. Buranın insanı gibi konuşmuyorsun." demişti. Bu beni mutlu etti çünkü ben buranın insanını sevmem. İstisnalar elbette vardır. ben burdan kurtulmak için epey çalıştım. Uzaklarda yaşamak bana iyi geliyor.
Bir akraba kişisiyle tartıştım bugün. Sinirden deliye döndüm.Bu kadar dar görüşlü insanlarla kan bağım olduğu için utanıyorum gerçekten. Neymiş efendim doktorlar paracıymış, yurtdışına gidilmezmiş, neden doktorlar hastalara gülmüyormuş gibi sinirimi hoplatan bir ton boş laf. Para için tıp okuyormuşuz. Bunu bana diyen vatandaş fazladan para kazanmak için karısına ek üniversite okutuyor. Ben dinletemedim kendimi, bildiğim kadarıyla doğruları anlatmaya çalıştım ama nafile. Doktorlara o kadar saygı duyuyorum ki karşımda kim olursa olsun doktorları savunurum. Çünkü biliyorum, görüyorum, yaşıyorum.
Annem benim yoluma köstek değil destek olduğu için bu ikilemde hiç kalmadım. Bana hiç şunu bunu ol demediler. Tercih listemi kendim yaptım. Yorulmak da yıpranmak da hayata geç kalmak da benim suçum. Eğer fikirlerimiz farklı olsaydı annemi bir kez üzmeyi tercih ederdim ki ben ben olabileyim. Gönlünü alırdım sonra. Hem zaten anne yüreği dayanmaz.
Uzmanlık konusunda da bir istekleri yok mesela. Ne istersen o diyorlar. Çünkü farkındalar ki hayat benim hayatım. Ben mutluysam onlar da mutlu.
Uzmanlık konusunda da bir istekleri yok mesela. Ne istersen o diyorlar. Çünkü farkındalar ki hayat benim hayatım. Ben mutluysam onlar da mutlu.
Lise yıllığımın sayfalarını karıştırıyordum. Bir cümle bazen sadece bir cümle olmuyor. Verilmiş sözler, dökülen gözyaşları, emekler.. Bana hep Doktorluk, beyaz önlük üzerinden iyi dilekler yazılmış. Az da değil 5 yıl geçmiş üzerinden, duygulandım.
Bir de şey gelecekteki muayenehanemde çay içmek istemişler. Zamanının vizyonsuzları da benim arkadaşlar işte :))
Bir de şey gelecekteki muayenehanemde çay içmek istemişler. Zamanının vizyonsuzları da benim arkadaşlar işte :))
Canım ne bu muson mevsimi falan mı :)
Zaman unutturmaz, uyuşturur.
Bu konuyla ilgili bir podcast dinlemiştim. Özetle Şöyle diyordu :
"özgüven değil de öze güven olarak düşünmemiz lazım. Burda ki öz ruh, kalp, hissettiklerimiz, düşündüklerimizdir. O yüzden insan iç sesini dinlerse ve içinden geleni yaparsa işte o zaman özüne güvenen bir birey olur. Biri bir şey yapmayı reddetti diye ona özgüvensiz diyemeyiz. Özgüven performans göstermek değildir. Özgüven cesaret demek değildir. Özgüven içinden geleni yapmak, cesaret ise bunun farkında olmaktır. "
Böyle düşünmek beni biraz daha iyileştirdi. O yüzden hep diyorum ya içinizden geleni yapın. Canın istemiyorsa yapma. Elalem ne der diye yaşama. Zihninin sesini dinleme. O başkalarının dediğini dikkate alır. Önce kendine sor "ben bunu istiyor muyum? " diye. İşte o zaman farkı göreceksin.
"özgüven değil de öze güven olarak düşünmemiz lazım. Burda ki öz ruh, kalp, hissettiklerimiz, düşündüklerimizdir. O yüzden insan iç sesini dinlerse ve içinden geleni yaparsa işte o zaman özüne güvenen bir birey olur. Biri bir şey yapmayı reddetti diye ona özgüvensiz diyemeyiz. Özgüven performans göstermek değildir. Özgüven cesaret demek değildir. Özgüven içinden geleni yapmak, cesaret ise bunun farkında olmaktır. "
Böyle düşünmek beni biraz daha iyileştirdi. O yüzden hep diyorum ya içinizden geleni yapın. Canın istemiyorsa yapma. Elalem ne der diye yaşama. Zihninin sesini dinleme. O başkalarının dediğini dikkate alır. Önce kendine sor "ben bunu istiyor muyum? " diye. İşte o zaman farkı göreceksin.
İntern, in turn, iç rotasyon. Yani düşük ücretli hastane içi rotasyon elemanı. Hoş olmayan yeni tanım :)
anılar köşesinden bir yenisiyle devam ediyoruz. Taze yaşandı. Bugünün sözlüsünü asistan abiyle hoca yaptı. Hocamız malign değildi. Lakin hocayı bizim açımızdan malign kılan tümör konusunu anlatmış olmasıydı. 4 kişiydik ve hiçbirimiz tümör bilmiyoruz. Neyse girdik içeri. Asistan abi sözlüye başladı yavaştan. İlk kişi benim. Pratiği bitirmeye yakın hoca kısa süreli dışarı çıktı. O sırada Abiye yalvarıyoruz. Abi hoca ne sorar, nolur tümör sorma bilmiyoruz dedik. İyi bir abiydi kimse kalmasın diye uğraştığını söylemişti derste. Ona güvendik. Sağ olsun hiçbirimize tümör sormadı. Abi sorularını bitirirken hocaya dönüp "hocam siz de tümör sorun isterseniz" demesin mi....Ben şok. Yaktın bizi abi yaktın :/ hoca da fena. Diyor ki bu tümör kliniğe ağrıyla gelir dimi, evet hocam. Hayır yanlış... Ağrıyla gelmez. Hoca ne söylerse evet hocam, haklısınız falan dedim baştan sona yanlış :)) insaflı bir hocaydı. Eksiksiniz çalışın dedi. Puanları da asistan abi vermişti zaten. Hoca kısa kısa bilmemiz gerekenleri anlatıp sınavı bitirdi. Bu yıl benim için 14. Sözlüye böyle kapandı.
The end.
The end.
Tüm etkinliklerin, konserlerin, şenliklerin hep sınav zamanına denk gelmesi.. Bence çok açık.
Demeee! Göz yaşım pıt…
Yağan yağmur değil gözyaşlarım...
topluluk olarak bu sene düzgünce etkinlik bile yapamadık sayın schlimazl ağlıyoruz bu ne böyle:(
Bende üzgünüm sn elegantmoon :/
Sessizlik,serinlik ve karanlık.
Kalacağını bile bile tüm günü ders çalışarak geçirmektir.
Tüm günü çalışarak geciriyorsak geçelim ya bu emeklerle kalırsak zaten biz değil bizi bırakan sistem utansın. ;/
Haklısın sn biseydicem. Zaten Çoğu zaman bilmediğimiz için değil bildiğimizi gösteremediğimiz için birtakım problemler yaşıyoruz. Her şeyin yolunda gitmesi dileğiyle :/
Bazı insanlar beni çok şaşırtıyor. Yahu öyle bir fiziki görünümden, sesinin kalın tok olmasını beklerken, böyle kibar bir ses nasıl çıkar. Ses yakışıklılığı denen bir şey var bence.
D5ler intern olmadan önce son derslerine girdiler. Ben hariç :) Yarın instagram yaşasın internlük, son sözlü storyleri ile dolacak. Evet yine ben hariç :) farklı olmayı seviyorum diyelim :)
Bir cümleye Geçen ne oldu diye başlıyorsam bu 3 gün önce de olabilir 3 ay önce de hatta belki 3 yıl :) sonuçta hepsi geçmiş değil mi :) birini dinlerken sormakta fayda var. Ne kadar geçen? Çünkü olaylar yaşandığı zamana göre değerlendirilir.
Anılar köşesinden seçmelerle devam ediyoruz :) Sormayın başıma geleni. Bugün öğle arası kareye gittim bir arkadaşımla. Yer olmadığını tahmin ediyorduk etmesine de zaten çok az vaktimiz vardı. Dedim gel şurda bir amcanın bir teyzenin Yanına oturalım ne olacak :) belirtmek isterim ki masa kapmak gibi bir amacım yoktu. Neyse tam o sırada bir masa boşaldı, koş schlimazl koşş. 5dk geçti geçmedi iki kişi geldi, ellerinde çay... Dediler oturabilir miyiz diye. Tabi buyrun zaten biz kalkacaktık :) ve tahmin ettiğiniz üzere masayı kaptırdık. Arkadaşlar bizim taktik elden ele yayılmış sjsjs
İşte böyle schlimazl, Yaşattığını yaşamadan ölmezmiş insan.
The end.
İşte böyle schlimazl, Yaşattığını yaşamadan ölmezmiş insan.
The end.
Ya ne ara ne ara. Bitti ya şaka gibi bir yıl daha bitti. Sevgili dönemdaşlarım hepinize iyi bir internlük yılı diliyorum. Aranızda gitmeden önce illa ki görüşemeyeceğim kişiler olacak. Birkaç hafta fazladan kalacağım buralarda. Vakti olanları dondurma yemeye beklerim.
Sizi bensiz bırakıcam biraz. Merak edilmesin zamanı geldiğinde aradaki açığı fazlasıyla kapatırım :)
Sizi bensiz bırakıcam biraz. Merak edilmesin zamanı geldiğinde aradaki açığı fazlasıyla kapatırım :)
Ülkenin çivisi çıkmış ve biz hala ders çalışıyoruz. Öyle bir gün işte. Sıradan.
Havalar böyle devam ederse planları yıkıp tüm yaz evde oturcam diye korkuyorum. Yazı ve sıcağı neden bu kadar seviyorsunuz ya da nasıl seviyorsunuz bana da anlatın. Nedir bunun formülü?
Tabi ki ev. Çıkın çıkın gidin. Bir yaştan sonra insan katlanamıyor yurda. İlk yıllar eğleniyorduk falan güzeldi. Şu an kafam kaldırmıyor. Bıktım kızların bağırış çağırışından.
Dört buçuk günlük ders çalışma isteği. Evet buçuk. Bir dakika fazlasına bile dayanacak gücüm kalmadı çünkü. Tükendim.
Online olan ve kameranın da açık olduğu derste yok yazılmıştım.
Erken geç demeden Tüm derslere girersin. Gitmediğin tek gün hoca imza alır.
Bir şey fark etmiyor sayın schlimazl, hoca imza listesini teslim etmeyince başka hocalar devamsızlık sayıyor. Saçmalık😑
Ders çalışmamak için elinden geleni yapıyor :)
İnsan beyni negatifi algılayamaz. Bu yüzden ona bir şeyi yapmamasını söyleyemezsiniz. Mesela sakın onu düşünme dediğimde aklınıza direkt o gelecek. Gelmedi mi. Gelmiştir gelmiştir bir kontrol edin :)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?