Sıkça kullandığım bir cümle. Bence herkes kullanmalı, böylece karşımızdakini bize gösterdiği güzel davranışı başkalarına da göstermesi için teşvik etmiş oluyoruz. Bu olmasa bile karşıdakine olumlu bir duygu yüklemiş oluyoruz. Yani kullanalım, kullandırtalım. Kullanınca bir şey eksilmiyor bizden.
bir süreliğine doğru fakat sonra biz de ölüyoruz. ölen kişiyi tanıyanlar, onla anısı olan herkes ölüyor. onlar ölünce eşya da ölüyor, bir anlamı kalmıyor.
müziğiyle, yaptığı programlarla yediden yetmişe herkese hitap eden sanatçı. düşünün beş yaşında nane limon kabuğu, domates biber patlıcan ile neşelenirken; arkadaşım eşek ile hüzünlere koşabiliyoruz. otuz yaşında anlıyorsun değil mi ile eğlenirken kol düğmeleri, gül pembe, dön desem döner misin gibi sayısız şarkısıyla hüzünlenebiliyoruz. bu yönüyle çok büyük biri. ayrıca bugün vefatının yirmi üçüncü yıldönümü. "iki küçük kol düğmesi bütün bir aşk hikayesi iki düğme iki ayrı kolda bizim gibi ayrı yolda" deyip dört dizeyle söz yazarlığının da ne kadar iyi olduğunu göstermiş. şarkıda söz mü müzik mi sorusuna söz cevabını veresim geliyor kendisinin şarkılarını dinlerken.
Sanırım artık soyadınızı evlenince değiştirmek zorunda değilsiniz fakat kütük öyle değil. Soyadınız aynı kalsa bile Sanki Siz evlenmeden önce hiç yokmuşsunuz gibi komple karşı tarafınkine geçiyorsunuz. Deli saçması. Mantıklı bir açıklaması var mıdır bilmem ama tek bildiğim bundan rahatsızlık duyduğum ve bunu kadına bir saygısızlık olarak gördüğüm.
“Ama o daha çocuk, laftan anlamıyor.” Şeklinde cümlelerle komşulara sabahtan akşama kadar çocuğun gürültüsünü dinletmek, bunu kendinde bir hak olarak görmek.
Bende tümleyeni mevcut his. Kendim hariç kimseye katlanamıyorum şu sıralar. Bu his başka zamanlarda da geliyor ve benden sık sık şu cümleyi duymanızı sağlıyor: “Yemin ederim gidip dağda tek başıma ayılarla yaşayacağım!”
Genel olarak çizi reklamlarını samimi buluyorum. Mesela, reklamdaki karakterler balıkçıya gidiyor, balık ekmek siparişi veriyorlar, bir bakıyorsun adam balığı tutmaya yeni gitmiş sonra ekmek falan yapacak sanırım, atomlarından marul yapacak öyle verecek sana. Ben kendimi böyle bir esnafla gerçekten bir tutuyorum. Aynı trollük zaman zaman bende de var çünkü :')
Yarın şu saatte uyansam, şu kadar çalışsam… Şimdi bir hırsız gelse, apartmana girse, ayakkabıları çalsa…Eyvah! Ya bir dur be çocuğum(üst kattaki) artık, tavanı çökerteceksin!
bunun kullanıldığı vakitlerde e-okul diye bir şey henüz hayatımızda yokken, öğretmenler öğrencilerin notlarını bir deftere yazardı. Bir kere anneminkini alıp karalamıştım ve başını belaya sokmuştum birazcık. Bunları anlatıyorum ki dünya nüfusunu azaltma planımız işe yarasın.