insanoğluna en faydalı canlı olduğunu düşünmekteyim. özellikle sağlıklı beslenmek isteyen ya da spor yapan insanların başlıca besin kaynağı çünkü hem ulaşılabilir hem lezzetli hem de besin değeri çok yüksek, daha ne olsun. yumurtadan bahsetmiyorum bile; her ne kadar yer yer mide bulandırsa da mutfakların vazgeçilmezidir bence, özellikle kek tarzı ürünlerle haşır neşirseniz. Eğer tavuklar olmasaydı muhtemelen hala ot kemiriyor olurduk!
herhangi bir böcek türü. ıssız bi adada mahsur kalsaydım ve tek yiyebileceğim şey ağaçta sürünen salyangozlar olsaydı muhtemelen ağacı kemirmeye başlardım
1 ay boyunca adet görmüş Uzak bir dış merkezde Ein tanısı almış..
Internü olduğum hocaya geliyor. İlk gördüğü doktor benim. Kendini pek de iyi ifade edemiyor,henüz tc kimlik numarasını bile ezbere bilmiyor..
Bir şekilde anamnezi suboptimal seviyeye çekiyorum ve tablo belli ama diyoruz ki hallolur.
Eşi haftada 2 defa şehirlerarası yolculuk yapıp numuneleri diğer laboratuvardan getiriyor. Ameliyat kararı var. Eşi hocaya soruyor: 'Hocam ücretin altından kalkamazsak bize alınır mısınız?'
Hoca diyor ki 'önemli değil.ben her halükarda o ameliyatta bulunurum.'
Ameliyat günü geliyor. Hasta anestezi almadan önce o kadar telaşlı ki ağlayacak nerdeyse Dudaklar kıpır kıpır,belli ki dua ediyor. Hocayı görüyor mutlu oluyor ama hala çok telaşlı,sonra beni görüyor. Yüzünde kocaman bir gülümseme.. Elini tutuyorum ve elimi bırakmıyor. Derin sedasyon haline kadar elimi bırakmadı..
Hastanın dış merkezde 3 tane c/s si olduğu için 2 büyük hoca ameliyata giriyor ve o kadar uzun sürüyor ki..
O vakaya çin'den laparaskop getirmişler. Çin'den gelen ekip diyor ki 'sen en iyi öğrenci misin de bu kadar popüler bir hocaya bu kadar yakınsın?' 'Hayır,her şey random oldu diyorum' İnanmıyorlar..
Ameliyat bitiyor,subtotal histerektomi yapılabilmiş,korkunç bir adezyon var. Bir saat de mesanede kalıyoruz,idrar çıkışını bekliyoruz.. Şükür ki yaralanma yok ve ameliyat bitiyor. Herkes çıkıyor ama hoca çıkmıyor. Gazlı bezi ıslatıp hastayı temizlemeye başlıyor. 'Hastanı hiçbir zaman kirli gönderme.'
Ben de bir gazlı bez alıp hocaya eşlik ediyorum. Vizite iniyoruz ve hoca tüm samimiyet ve şeffaflığıyla 'yapamadığı için' subtotal histerektomiyi tercih ettiğini açıklıyor.
Bitmiyor.
2 gün sonra yukarıya kontrole çağıyoruz. Herhangi bir pyelonefrit açısından hoca her operasyon kontrol muayenesinden böbreklere de usg yaparken hastamızı tutuyorum. Elimi o günki gibi tutuyor ama bana güvendiğini belli etmek için de diğer elimi de tutuyor..
Kontrole her gelişlerinde hem hocaya hem bana manda yoğurdu getirdiler. :)
Geçen cuma da başka bir hasta bana da kars kaşarı getirdi.
Hocam dedi ki 'hastalar seni seviyor.'
11 mayıs hocanın yanında son günüm tıp fakültesindeki usta çırak ilişkisini yaşadığım tek yerdi
Khd isteyen biri olarak hoca internlüğü fakültedeki en büyük şansımdı. Unutamam.
45 yaşına kadar hipermenore yaşamış kadın hasta 45 yaşında evlenene kadar her daim transabdominal usg yaptırmış ve ne kadar idrara sıkışık olursa olsun doktorlar pek de iyi göremiyormuş. (Hastanın aktardığı)
45 yaşında evlenmiş ve bu sefer 'alttan bakarlar' diye kadın doğuma gitmiş.Rutin hpv smear alınmış ve hpv 16 pozitif. (Cin 1 diye tahmin ve umut ediyorum)
Nöbetçi olduğum ikinci günde preop hazırlık için hastanın kanlarını ben aldım ve ayaküstü aldığım anamnez bu.
Her boka karışan kocası 'teropatik küretaj'dan sonra karısının doğurganlık yeteneğinin yitip yitmeyeceğini soruyordu bana. :)
Bütün sabrımla şu an önemli olan rahimağzı kanserine sebep olan virusle enfekte olan eşinin tedavisi olduğunu, teropatik küretajın ise prensibini ve maksadını anlattım.
Nst bağlamaya gidip geldiğimde artık yoktular ve hastanın ismini hatırlamıyorum. Belki de hiç sormadım. Çok yorgundum ve hastanın eşine çok öfkeliydim.. Doktorluğuma yakışmayacak şeyler söylememek adına tepkisizliğimi korurken nezaketimden de ödün vermemek için kendimi tutuyordum..
O günki hissimi uzun süre unutamayacağım kesin.
Bu coğrafyadaki kadınların ve çocukların ahı peşimizi bırakmıyor..
veya vegan tarifler, bahsedeceğim şey ikisi için de geçerli. "et yemediğinizi anlamayacaksınız!!" veya "içinde yumurta olduğuna inanamazsınız!!" gibi tariflere deli oluyorum. çok denedim bunlardan. ekmek içine kimyon koyup köfte de yaptım, haşlanmış yumurtadan puding de.
abi? anlaşılıyor tabii ki kim bu anlamayanlar ya. tutmuyor işte çökelek tulum peynirinin yerini tutmuyor farklı şeyler bunlar allah allaaah. alternatif tarif deseniz amenna, tadı güzel de olabilir ama mesele o değil ki. fırında kereviz tarifi var mesela bi tane, çok da seviyorum. reklamı şu: "patates zannetim!!". yok ebenin
uyurken kendinizi fırında fanlı ayarda pişen bütün bir tavuk gibi hissetmenize neden olan olay. sanki birisi beni boğmaya çalışıyor ama boğazımdan değil de ayaklarımdan sıkıyormuş gibi adeta.
Ayyuk. Anlamını bugün öğrendiğim bu kelimeyi sizlerle de paylaşmak isterim efenim. Ayyuk, keçi yıldızı olarak da bilinen bir yıldızın adıymış. Eskiden göğün en yüksek noktası olarak varsayılırmış. Bu yüzden herkesin duyduğu şeye "ayyuka çıkmak" denirmis. Bu kelimeyi öğrenmemi sağlayan Etimoloji'ye teşekkür etmeyi borç bilirim.
Popomun nereye temas ettiğini asla anlamadığım ancak mütemadiyen bir yerlere degdigini bildigim asansör
Ama bakın popoma temas eden demiyorum,alternatif bir gerçeklik olarak popomun temas ettiği bir yerler diyorum Esas gerçekliği göz ardı edemezsem o asansöre binemem
korkma acımayacak hem 1 yıl daha nedir ki zaten bişey olmaz nasip bu işler kalırsan da hayırlısı hem belki hayat yüzüne güler geçersin neden olmasın (bkz: kendime düşünceler)
Instagram hesabına ne oldu acaba, uzun zamandır sessiz. Eğer admin görüyorsan; kendini özlettin gerçekten. Entrylerin arkasına eklediğin fotoğraflar heyecan yaratıyordu halbuki.
bir şeylere karşı çıkmayı kişiliği haline getirmiş insandır. gerçek bir kişilik ve duruş sahibi olmayan insanlar her şeyin karşısında durarak hayatta bir konumları, savundukları bir dünya görüşü varmış gibi hissederler, çünkü bi şeye muhalefet olmak için genelde karşıt bir fikri benimsiyor olmanız gerekir; kendine ait fikirleri olmayan insanlar da muhalefet olarak gerçekten bir düşünceye sahiplermiş izlenimi yaratırlar (ya da kendilerini öyle kandırırlar). benim gözümde hayattaki en kolay işlerden biridir bu, zira hiç birşeyi savunmanıza gerek olmadan birşeylere karşı çıkarak tatmin edebilirsiniz kendinizi. fakat ne acıdır ki her şeyin karşısında olan insanın hiçbir zaman gerçek bi karakteri, hayat görüşü, konumu olamaz, bugün eleştirdikleri şeyin tam zıttını da yarın eleştirebilirler çünkü.
benimki parol. çabalıyor aslında ama herkesi tatmin edemiyor, kendine has sadık bi kitlesi var. acısını dindirmeye yetmediği insanlar tarafından zaman zaman küçümsense de popüler bir karakter kendisi
Evde kurulan bir pazar kahvaltı masasında, zihninde yeri olduğundan bile haberin olmayan konuların konuşulması; çayın son yudumundan sonra da sohbeti bir Türk kahvesiyle taçlandırmak.