Minimum postürümüzü koruyabilecek kadar dinlenik bir sinir sistemine sahip olduğumuz herhangi müsait bir zaman.
Dinlenik değilken (özellikle uyunmadan nöbet ertesi)
Değil ağırlık kaldırmak,kendi ağırlığımızla pilates yapmak bile zulüm.
Nitekim koruyamadığımız postür sakatlık olarak döner.
Özellikle kadın meslektaşlarımız spordan çıkıp nöbete gelmek gibi hataları sıkça yapmakta ve bu 'overusing' sebebiyle gelişim yerine kas kayıplarıyla karşılaşmaktayız.
(bkz: neden herkes dermatolog oldu)
Tıbbın da aşkların da filmlerdeki gibi olduğunu sanırdım. Şimdi anladım ki tıp çok daha kasvetli aşk ise zaten yok olan bir şeymiş.
son zamanlarda herkes ve her şey hakkında “o kadar da kötü değilmiş” ya da “o kadar da iyi değilmiş” kanısına vardığım için bende net tanımı olmayan iki kavramdır.
4 ay sonra kendi hastalarım olacak.
hayatımda çok nadir gerçekleştirdiğim eylem. kendimi bildim bileli kimseden bir şey istemem. küçükken parka gitmek istediğimde bile anneme babama bunu söylemez tüm gün teklif etmelerini beklerdim. lisede çözemediğim sorulara saatlerce kendim uğraşır yardım almazdım. şimdi de genelde her şeyi tek başıma yapmaya çalışıyorum. sanırım kimsede bir şeyler isteyecek kadar kredim olmadığını düşünüyorum içten içe.
geçen gün anksiyete bozuklukları dersinde özgül fobilere örnek verirken, ne olduğunu anlatırken bile çarpıntımın tuttuğu, başımın döndüğü fobim. hayal meyal hatırlayacak kadar küçükken bile aşırı büyük ve aşırı küçük kareler, daireler başımı döndürür, rahatsız hissettirirdi. hocamızın da dediği gibi bu fobileri öğrenmiyoruz fark ediyoruz, baştan beri zihnimizde varlar, ne tuhaf ve büyüleyici bir yer insan zihni:")
tanım: delik korkusu.
not: özellikle elin üstündeki bal peteği görünümü çok kötü bence. ya da süngerimsi kemik doku. ya da bazı histoloji preparatları
edit: lütfen entrylere görsel eklemeyin:d
tanım: delik korkusu.
not: özellikle elin üstündeki bal peteği görünümü çok kötü bence. ya da süngerimsi kemik doku. ya da bazı histoloji preparatları
edit: lütfen entrylere görsel eklemeyin:d
bu yaşımda her şeyi yoluna koyacağımı. şimdi de bunu 30 yaşım için düşünmeye başladım umarım o zaman gerçekten bir şeyleri yoluna koymuş olurum :')
varlığının o kadar da önemli olmadığını fark etmek.
var olmak ama çoğu zaman yok olmak.
4'e başlamadan yakın bi arkadaşımla karede otururken bana demişti ki "gri bol bol fotoğraf çek, nasıl geçtiğini anlamayacaksın"
Nasıl geçtiğini anladım maalesef. Evet geriye dönüp bakınca "oha ne ara bitti" diyorum ama kesinlikle şu ana kadar 5 değil 10 yıl geçti. Neyse geçmiş olsun, çok mutlu ve heyecanlıyım. 3. sınıftan beri bir şekilde pek çok intern arkadaşım olduğu için başıma geleceklerin de çok farkındayım, evet ona rağmen heyecanlıyım.
Bitti, vallahi lokma döktürtesim var
Nasıl geçtiğini anladım maalesef. Evet geriye dönüp bakınca "oha ne ara bitti" diyorum ama kesinlikle şu ana kadar 5 değil 10 yıl geçti. Neyse geçmiş olsun, çok mutlu ve heyecanlıyım. 3. sınıftan beri bir şekilde pek çok intern arkadaşım olduğu için başıma geleceklerin de çok farkındayım, evet ona rağmen heyecanlıyım.
Bitti, vallahi lokma döktürtesim var
taslaklarımda 30 haziran 2026 için tuttuğum entry: öncelikle imdat
şimdilik hayat güzel, kuşlar, bahar, çiçek, böcek falan. bu aylarda öyle oluyor hele de son stajınız uzmanlıkta istediğiniz bölümse 🥹🫶
şimdilik hayat güzel, kuşlar, bahar, çiçek, böcek falan. bu aylarda öyle oluyor hele de son stajınız uzmanlıkta istediğiniz bölümse 🥹🫶
pure heroine albümünün emin olmamı sağladığı bir şey varsa o da bu kadının 'bilenlerden' biri olduğudur. bu işi biliyor, evreni biliyor, hisleri biliyor, insan doğasını biliyor... hangisi hoşunuza giderse.
az önce bitirdiğim 4 sezonluk sitcom. her sezon yaklaşık 13 bölüm ve her bölüm yaklaşık 20 dk. dizi baştan itibaren konusuyla, olayların içine yedirdiği felsefi tartışmalarıyla, bitişiyle insanın hamurundaki o neşeyle hüzünü hem karıştırıp hem birbirinden ayırabiliyor. (ambivalans)
what we owe to each other'ı en kısa zamanda bulup okuyacağım
what we owe to each other'ı en kısa zamanda bulup okuyacağım
zaman. boşa harcadığım her bir dakikanın vicdan azabını çekiyorum daima.
tıpta açıklaması var mı bilmiyorum ama bi anatomi zillisi bi de otobüste ters koltuğa oturmak insanın beynini ağrıtıyor bence 🤨
Doktorluğun bana verdiği yetkiye dayanarak..
geride bırakılana duyulan özlemdir, kişinin geçmiş bir anıyı ya da dönemi hasretle anımsamasıdır nostalji. birazcık umutsuzdur çünkü nostalji insanın çoktan hatıraya dönüşmüş olan kimi dönemleri tekrardan arzulamasına yol açar. birazcık da yanılsama barındırır içinde, çünkü bazen birşeyleri gerçekten değerli oldukları ve geri gelmelerini istediğimiz için değil, sırf geçmişte kaldıkları için özleriz. dönüp arkamıza bakmak önümüze bakmaktan daha kolaydır; zira eski günlerden aklımızda yalnızca güzel kısımlar kalır, bu da şuanda yaşadığımız problemlerle kıyaslandığında sorunsuz bir döneme bakıyormuşuz hissi yaratır. oysa her dün bir zamanlar bugündü ve hiçbir bugün insanın hayatında sorunsuz, sıkıntısız geçmez. o yüzden kimi zaman nostalji, geride bıraktıklarımızın romantize edilmiş hallerinden ibarettir yalnızca.
bana kalırsa nostalji içinde boğulmadığımız sürece güzel, aksi takdirde insanı anı yaşamaktan alıkoyuyor. her şey gibi o da kararında olmalı, ne geçmişi tamamen silip atmak gerek ne de ona çok fazla takılıp kalmak.
bana kalırsa nostalji içinde boğulmadığımız sürece güzel, aksi takdirde insanı anı yaşamaktan alıkoyuyor. her şey gibi o da kararında olmalı, ne geçmişi tamamen silip atmak gerek ne de ona çok fazla takılıp kalmak.
ego otobüsündeki geniş / bir buçuk kişilik koltuklara 2.kişi olarak sıkışmaya çalışan teyze grubu. hayır teyze iki kişi oraya sığamayız bunun sen de farkındasın bence.
öte yandan genelde o geniş koltuklar yaşlı engelli ve hamile vatandaşlara tahsis edilmiş oluyor, rica ettiği takdirde oturan kişi yer verecektir ona sonuçta onun hakkı. tabi teyze hakkını savunmak yerine oturan kişiyle epey samimi bi yolculuk yapmayı tercih ediyor da olabilir, kim bilir...
öte yandan genelde o geniş koltuklar yaşlı engelli ve hamile vatandaşlara tahsis edilmiş oluyor, rica ettiği takdirde oturan kişi yer verecektir ona sonuçta onun hakkı. tabi teyze hakkını savunmak yerine oturan kişiyle epey samimi bi yolculuk yapmayı tercih ediyor da olabilir, kim bilir...
hayırlısı
şu seneyi de bi atlatalım sonra bakarız
insanoğluna en faydalı canlı olduğunu düşünmekteyim. özellikle sağlıklı beslenmek isteyen ya da spor yapan insanların başlıca besin kaynağı çünkü hem ulaşılabilir hem lezzetli hem de besin değeri çok yüksek, daha ne olsun. yumurtadan bahsetmiyorum bile; her ne kadar yer yer mide bulandırsa da mutfakların vazgeçilmezidir bence, özellikle kek tarzı ürünlerle haşır neşirseniz. Eğer tavuklar olmasaydı muhtemelen hala ot kemiriyor olurduk!
beyinli omlet. çocukken dedem yedirmişti unutamıyorum. dede biz zombi miyiz, napıorsun
herhangi bir böcek türü. ıssız bi adada mahsur kalsaydım ve tek yiyebileceğim şey ağaçta sürünen salyangozlar olsaydı muhtemelen ağacı kemirmeye başlardım
Cümle:
Maliginite ve intraepitelyal lezyon açısından negatif.
Anlamı:kanser yok.
Maliginite ve intraepitelyal lezyon açısından negatif.
Anlamı:kanser yok.
45 yaşında kadın hasta
1 ay boyunca adet görmüş
Uzak bir dış merkezde Ein tanısı almış..
Internü olduğum hocaya geliyor.
İlk gördüğü doktor benim.
Kendini pek de iyi ifade edemiyor,henüz tc kimlik numarasını bile ezbere bilmiyor..
Bir şekilde anamnezi suboptimal seviyeye çekiyorum ve tablo belli ama diyoruz ki hallolur.
Eşi haftada 2 defa şehirlerarası yolculuk yapıp numuneleri diğer laboratuvardan getiriyor.
Ameliyat kararı var.
Eşi hocaya soruyor:
'Hocam ücretin altından kalkamazsak bize alınır mısınız?'
Hoca diyor ki 'önemli değil.ben her halükarda o ameliyatta bulunurum.'
Ameliyat günü geliyor.
Hasta anestezi almadan önce o kadar telaşlı ki ağlayacak nerdeyse
Dudaklar kıpır kıpır,belli ki dua ediyor.
Hocayı görüyor mutlu oluyor ama hala çok telaşlı,sonra beni görüyor.
Yüzünde kocaman bir gülümseme..
Elini tutuyorum ve elimi bırakmıyor.
Derin sedasyon haline kadar elimi bırakmadı..
Hastanın dış merkezde 3 tane c/s si olduğu için 2 büyük hoca ameliyata giriyor ve o kadar uzun sürüyor ki..
O vakaya çin'den laparaskop getirmişler.
Çin'den gelen ekip diyor ki 'sen en iyi öğrenci misin de bu kadar popüler bir hocaya bu kadar yakınsın?'
'Hayır,her şey random oldu diyorum'
İnanmıyorlar..
Ameliyat bitiyor,subtotal histerektomi yapılabilmiş,korkunç bir adezyon var.
Bir saat de mesanede kalıyoruz,idrar çıkışını bekliyoruz..
Şükür ki yaralanma yok ve ameliyat bitiyor.
Herkes çıkıyor ama hoca çıkmıyor.
Gazlı bezi ıslatıp hastayı temizlemeye başlıyor.
'Hastanı hiçbir zaman kirli gönderme.'
Ben de bir gazlı bez alıp hocaya eşlik ediyorum.
Vizite iniyoruz ve hoca tüm samimiyet ve şeffaflığıyla 'yapamadığı için' subtotal histerektomiyi tercih ettiğini açıklıyor.
Bitmiyor.
2 gün sonra yukarıya kontrole çağıyoruz.
Herhangi bir pyelonefrit açısından hoca her operasyon kontrol muayenesinden böbreklere de usg yaparken hastamızı tutuyorum.
Elimi o günki gibi tutuyor ama bana güvendiğini belli etmek için de diğer elimi de tutuyor..
Kontrole her gelişlerinde hem hocaya hem bana manda yoğurdu getirdiler. :)
Geçen cuma da başka bir hasta bana da kars kaşarı getirdi.
Hocam dedi ki 'hastalar seni seviyor.'
11 mayıs hocanın yanında son günüm
tıp fakültesindeki usta çırak ilişkisini yaşadığım tek yerdi
Khd isteyen biri olarak hoca internlüğü fakültedeki en büyük şansımdı.
Unutamam.
1 ay boyunca adet görmüş
Uzak bir dış merkezde Ein tanısı almış..
Internü olduğum hocaya geliyor.
İlk gördüğü doktor benim.
Kendini pek de iyi ifade edemiyor,henüz tc kimlik numarasını bile ezbere bilmiyor..
Bir şekilde anamnezi suboptimal seviyeye çekiyorum ve tablo belli ama diyoruz ki hallolur.
Eşi haftada 2 defa şehirlerarası yolculuk yapıp numuneleri diğer laboratuvardan getiriyor.
Ameliyat kararı var.
Eşi hocaya soruyor:
'Hocam ücretin altından kalkamazsak bize alınır mısınız?'
Hoca diyor ki 'önemli değil.ben her halükarda o ameliyatta bulunurum.'
Ameliyat günü geliyor.
Hasta anestezi almadan önce o kadar telaşlı ki ağlayacak nerdeyse
Dudaklar kıpır kıpır,belli ki dua ediyor.
Hocayı görüyor mutlu oluyor ama hala çok telaşlı,sonra beni görüyor.
Yüzünde kocaman bir gülümseme..
Elini tutuyorum ve elimi bırakmıyor.
Derin sedasyon haline kadar elimi bırakmadı..
Hastanın dış merkezde 3 tane c/s si olduğu için 2 büyük hoca ameliyata giriyor ve o kadar uzun sürüyor ki..
O vakaya çin'den laparaskop getirmişler.
Çin'den gelen ekip diyor ki 'sen en iyi öğrenci misin de bu kadar popüler bir hocaya bu kadar yakınsın?'
'Hayır,her şey random oldu diyorum'
İnanmıyorlar..
Ameliyat bitiyor,subtotal histerektomi yapılabilmiş,korkunç bir adezyon var.
Bir saat de mesanede kalıyoruz,idrar çıkışını bekliyoruz..
Şükür ki yaralanma yok ve ameliyat bitiyor.
Herkes çıkıyor ama hoca çıkmıyor.
Gazlı bezi ıslatıp hastayı temizlemeye başlıyor.
'Hastanı hiçbir zaman kirli gönderme.'
Ben de bir gazlı bez alıp hocaya eşlik ediyorum.
Vizite iniyoruz ve hoca tüm samimiyet ve şeffaflığıyla 'yapamadığı için' subtotal histerektomiyi tercih ettiğini açıklıyor.
Bitmiyor.
2 gün sonra yukarıya kontrole çağıyoruz.
Herhangi bir pyelonefrit açısından hoca her operasyon kontrol muayenesinden böbreklere de usg yaparken hastamızı tutuyorum.
Elimi o günki gibi tutuyor ama bana güvendiğini belli etmek için de diğer elimi de tutuyor..
Kontrole her gelişlerinde hem hocaya hem bana manda yoğurdu getirdiler. :)
Geçen cuma da başka bir hasta bana da kars kaşarı getirdi.
Hocam dedi ki 'hastalar seni seviyor.'
11 mayıs hocanın yanında son günüm
tıp fakültesindeki usta çırak ilişkisini yaşadığım tek yerdi
Khd isteyen biri olarak hoca internlüğü fakültedeki en büyük şansımdı.
Unutamam.
45 yaşına kadar hipermenore yaşamış kadın hasta 45 yaşında evlenene kadar her daim transabdominal usg yaptırmış ve ne kadar idrara sıkışık olursa olsun doktorlar pek de iyi göremiyormuş. (Hastanın aktardığı)
45 yaşında evlenmiş ve bu sefer 'alttan bakarlar' diye kadın doğuma gitmiş.Rutin hpv smear alınmış ve hpv 16 pozitif.
(Cin 1 diye tahmin ve umut ediyorum)
Nöbetçi olduğum ikinci günde preop hazırlık için hastanın kanlarını ben aldım ve ayaküstü aldığım anamnez bu.
Her boka karışan kocası 'teropatik küretaj'dan sonra karısının doğurganlık yeteneğinin yitip yitmeyeceğini soruyordu bana.
:)
Bütün sabrımla şu an önemli olan rahimağzı kanserine sebep olan virusle enfekte olan eşinin tedavisi olduğunu, teropatik küretajın ise prensibini ve maksadını anlattım.
Nst bağlamaya gidip geldiğimde artık yoktular ve hastanın ismini hatırlamıyorum.
Belki de hiç sormadım.
Çok yorgundum ve hastanın eşine çok öfkeliydim..
Doktorluğuma yakışmayacak şeyler söylememek adına tepkisizliğimi korurken nezaketimden de ödün vermemek için kendimi tutuyordum..
O günki hissimi uzun süre unutamayacağım kesin.
Bu coğrafyadaki kadınların ve çocukların ahı peşimizi bırakmıyor..
45 yaşında evlenmiş ve bu sefer 'alttan bakarlar' diye kadın doğuma gitmiş.Rutin hpv smear alınmış ve hpv 16 pozitif.
(Cin 1 diye tahmin ve umut ediyorum)
Nöbetçi olduğum ikinci günde preop hazırlık için hastanın kanlarını ben aldım ve ayaküstü aldığım anamnez bu.
Her boka karışan kocası 'teropatik küretaj'dan sonra karısının doğurganlık yeteneğinin yitip yitmeyeceğini soruyordu bana.
:)
Bütün sabrımla şu an önemli olan rahimağzı kanserine sebep olan virusle enfekte olan eşinin tedavisi olduğunu, teropatik küretajın ise prensibini ve maksadını anlattım.
Nst bağlamaya gidip geldiğimde artık yoktular ve hastanın ismini hatırlamıyorum.
Belki de hiç sormadım.
Çok yorgundum ve hastanın eşine çok öfkeliydim..
Doktorluğuma yakışmayacak şeyler söylememek adına tepkisizliğimi korurken nezaketimden de ödün vermemek için kendimi tutuyordum..
O günki hissimi uzun süre unutamayacağım kesin.
Bu coğrafyadaki kadınların ve çocukların ahı peşimizi bırakmıyor..
2 saat sıra bekleme, kaos, kandırılmışlık hissiyatı, kullandığın ürünlerin stoğunu yakalayabildiysen sevinç, sırada önündeki arkandaki ablalarla muhabbet& paylaşmakta olduğunuz ortak makus kader kaynaklı samimiyet, pes etmeden çıktıysan başarı& kutlama
fil hafızalı olduğumdan her şey ne yazık ki...
hafızama güzelinden bi çamaşır suyu döküp silesim var
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?



