psikolog

armut
Senelerden eski bir yıldayız. (Biliyorsunuz armut sözlük ortalamasının oldukça üzerinde bir yaşa sahip olan yaş almış birisidir)
Armut, bir psikiyatri staj sınavındayken sınav sorularının bir anda kendisine yönelik bir psikiyatri anamnezine dönüştüğünü fark ediyor. Sorulara cevap verirken de ilk defa böyle bir anamneze komu olmanın hüznüyle ağlamaya başlıyor. Malum hoca kendisine depresyon tanısı koyuyor ve tam olarak o anda ssri başlamak istiyor. Armut kabul etmiyor. Sonrasında yıllardır kimseye anlatmadığı şeylerin açığa çıkmasının verdiği rahatlıkla hocanın odasının dışındaki c blok manzarasını izlerken bir psikiyatri asistanı geliyor, kendisini arkadan dürtüyor. Ve yıllar boyunca daha çok hüzne boğacak olab o cümleyi sarf ediyor söylüyor "şu an içini döktüğün için rahatladığını zannedeceksin. Bu nedenle o ilacı içmeyi reddediyorsun. Fakat bundan sonra anlattığın şeyler daha çok aklına gelecek ve belki de eskisinden daha kötü hissedeceksin"
Nitekim öyle de oluyor. Sözlüye yazmaya başladığım ilk yıllarda kendimden nefret eden , aynaya bakmayı reddeden, hayatımdaki şeyleri, aile problemlerimi; arkadaşlarıma asla anlatmayan birisiydim. Kötü şeylerin paylaşıldıkça azaldığını zannederek her arkadaşıma bütün bu problemli şeylerden bahsettim. Ve en sonunda anladım ki kötü şeyler paylaşıldıkça artarmış. Yıllar sonra bu şeylerin hepsi bana o arkadaşlarımın önüme koyduğu üzüntüler olarak geri döndüler.
Ben de en sonunda kendimi birine anlatmak amacıyla bir psikoloğa gitmeye karar verdim. Biraz da arkadaş zoruyla oldu açıkçası. Gitmeden önce de ne üzerinde deneyimli diye özellikle araştırdım. Çok önceden gitmem gereken psikoloğa maalesef öğrenciliğin getirdiği maddi problemler nedeniyle gidememiştim. Artık gerçekten bana yardımcı olacak fakat anlattıklarımı kullanmayacak birisiyle konuştuğum için rahatlamış hissediyordum. Üstelik stajlarda, intörnlükte psikiyatri seanslarına denk gelmiş birisi olarak, sizi anlıyorum çok üzgün hissetmiş olmalısınız, demekten bile acil oldupunu çoktan fark ettiğim bir psikologla çalışıyordum. Fakat psikolog ile yaşadığımız bir deneyim sonucunda yollarımı ayırma kararı aldım ve 4 sene öncesinde bir asistanın bana sarf ettiği o cümle aklımın en derin yerinden çıktı , paketi yırtıldı, yeni bir hediyeymiş gibi bana sunuldu. Artık psikolog olan , o yıllarda son sınıf öğrencisi olan arkadaşım Ayşegül'ün depresyonun ilaçsız tedavi edilirse nüksettiğini anlattığı o eski bilgiyi hatırladım sonrasında.
Bazı konuşmalar öylesine yapılan günlük idame cümleleri gibidir. Asistan ortamında, arkadaşların yanında akla gelir. Bahsedilir geçilir. Bazı şeylerden geçildi sanılır. Bazı meslekler de para için yapılmamalı

dönem 5

gri
Çok afedersiniz ama ben öyle bi kaşarlandım ki artık sınava girmekten... 15. stajımdayım ve daha 4 tane var :D normalde sınavdan ötürü çok stres olurdum, hani böyle ayı kovalıyormuşcasına gerildiğiniz cinsten. Artık ayıyla beraber koşuyoruz arada bi oturup çay sigara yapıyoruz. Haftaya da gelecek, sonraki hafta da. En yakın arkadaşım <3

gamze

dbb
anlamsızca çok severim, gülümseyince gamzesi belli olan arkadaşlarıma gamze kadın&adam diyerek sataşırım, genelsel tatlı bulurum

havada ... kokusu var

lygt
bu sıralar havada tükenmişlik, depresyon ve umutsuzluk kokusu var; sırf bugün arkadaş çevremin yarısının hayatlarından nefret ettiğini söylediğine tanık oldum. Kendinize dikkat edin sözlük halkı, yaşam enerjinizi tüketmeyin idareli kullanın. Her gecenin bir sabahı vardır mutlaka.

anonimlik

dbb
arkadaşım 🫶🏻🫶🏻 senin için hesap açtım diye mesaj attı az önce 🫶🏻🫶🏻 anonimliğine de başlatmasınlar !!

kırışık

schlimazl
Gecenin kıyısında,düşüncelerin hala berrak olduğu saatlerdeyken size kırışıktan bahsetmek istedim. Kırışık aslında biraz da düşüncelerin karmaşıklaştığı, duyguların yoğunlaştığı,belki gözyaşlarınızın aktığı, anlatsam rahatlarım ama kimseyi de görmek istemiyorum dediklerimiz..
İşte kırışık bunlardan biri ve aynı zamanda hepsi benim için. Telefonumun notlar kısmında biriktirdiğim hislerimin kısa bir dökümü. O an ne hissettiğimi, bağırmak isteyip de sustuklarımı içeren bir anı defteri adeta. İstedim ki hazır kimlikleriniz gizliyken sizin de bir kırışığınız olmasın mı ?
Gelin bir sonraki entryi beraber okuyalım ben de neler hissettiğimi bir kez daha anımsayayım..

( peki anımsamak iyi bir şey mi bu durumda. Amacım duyguları anımsamak değil. Bir kez olsun yazıp rahatlamak. Ve bir kez daha Okuduğunda etkisinin geçtiğini göreceksin zaten. Zamanla iyileştiğinin kendine bir kanıtı sadece.)

komiteye az kala

lygt
Çalışmadığımı ve elimden hiçbir şey gelmeyeceğini bilmenin verdiği rahatlık ve kabulleniş ile vakit öldürüyorum. Bu çaresizlik temelli huzura bağımlıyım sanırım. Kurtulmak dileğiyle...

hayal ürünü

gri
Geçtiğimiz hafta bayram sebebiyle 6 kez şehir değiştirdim. En son aşti'de indiğimde fbi ajanımla denk geldik, bir parliament night blue yakmış beni bekliyordu. "Gözüm yollarda kaldı" dedi, "Neden peşimden gelmedin?" dedim. Sigarasından bir fırt daha çekti, uzaklara üfledi. İnce hastalığa yakalanmış görmeyeli, erimiş gitmişti. Öksürerek "denedim..." dedi, "en son alaşehire geldim peşinden. zamanın durduğu topraklar... 5 tane anı var hatırladıkları, her bayram dönüp dönüp anlatıyorlar. Mesela sen küçükken-" sözünü kestim onun. "Sus!"dedim, "biliyorum dostum, lanet olsun biliyorum! Ressam olmak istiyormuşum küçükken, yeter! Soruma cevap ver, neden bıraktın peşimi? Neden almadın canımı ha!?"

Fbi ajanım sigarasını kolunda söndürdü. Yüzünde tek bir acı ibaresi yoktu. Ayağa kalkıp omzuma elini attı. "Kurban'da s****n kütahya'ya kadar bile gelmem. Sana bol şans. " dedi ve koşarak helikopterine atladı. Gözyaşları içinde sevgilimi gelip beni araması için aradım.

Telefonda konuşurken sesimin yankısını duyuyordum, tebessüm ettim.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol