bugün

shogun
Urfa'da 8 tane pislik tarafından öldüresiye dövülen bir acil hekimi serbest bırakılmaları üzerine adliyede diplomasını yırtıp mesleği bıraktı.Giden sadece diploma değil hayaller,uykusuz çalışarak geçen yıllar,fedakarlıklar...


1

tıpta motivasyon kaynağım

privileged of medic
Arada sırada yaptığım bir şey var.motivasyon kaynağı da olabilir o an devam etmem için gereken saçma bir ritüel de.hadi şimdi entryimi okuyanlarla hep beraber yapalım mı sayın yazarlar? :) gözümüzü kapatıp içimize bir derin nefes çekiyoruz.nefesimizi alırken;bir tanecik gülümseme konduruyoruz çehremize ve içimizdeki güçlü olana,karşılaştığı engellere rağmen kendini ispatlayan bize ulaşıyoruz.ulaştık mı hah işte onun gücünden borç alıp yine yüzümüzde tebessümle gözümüzü açıyoruz.aaa bir de bakıyoruz ki şükredecek ve güçlü olduğumuz çok konu var.bunlardan 'ders' olanı en halledilebileni belki de diye düşünüyor ve dersimize odaklanıyoruz :) bazılarınızın gülüşünü göremediğim için birazcık hüzünlü olabilirim ama olsun yeter ki iyi olup bir tanecik gülümsemeyi sığdırın yüzünüze.
privileged of medic ders çalışanlara iyi çalışmalar,gecesi kötü geçenlere güzel geceler dilerrr.

kendinizi tek kelimeyle özetleyin

clarice starling
En yakın arkadaşıma demiştim ki "beni tek bir kelimeyle özetler misin?", ismimi söylemişti. Teşekkürler gerçekten ahahahha.
Tek kelimeyle özetlemek istemiyorum, belki daha fazla düşünüp tek bir kelime bulabilirim kendim için ama şimdilik birkaç kelimeyle özetlesem olmaz mı sözlük? Lütfen olsun çünkü.
"zıtlıkların mükemmel olmayan uyumu"yum ben. 4 kelimeyle özetledim. Teşekkürler.

anlamak

erbain
"Dışı tenha insanın, içi mahşer.."
Merhum Ömer Lütfi Meteye ait, mısra gibi görünen lakin sayfalar dolusu yazıya eş değer bu cümle günümüze tercüman olmakta.
İçi dışı bir olmak deyimi vardır bilirsiniz, işte o her zaman öyle olmuyor, olamıyor. İç kendi gibi iken, dış örtü misali gülümseyebiliyor. Gece ağlayan iç, sabah dışı gülümsetebilmek için gözlerini kapatıyor. Dışı gülümsetebilmek için kapatmayacağı günlerin hayalini kurarak..
Ve biliyor; bir gün, bir şafak vakti gözlerini yummasına gerek kalmadan dışla birlikte gülümseyecek.
Biz o şafak vaktini bekleyenlerdeniz.
Yargılıyoruz insan kardeşlerim, yargılamalara müsaade ediyoruz ve bunu çok kolay yapıyoruz.
"Her şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını, insanların anlaşılmayacaklarını düşünerek susabildiğini unutmamalıyız" diyemiyorum çünkü unutmamız için en azından bir defa bunu öğrenmiş olmamız lazım. Sorunumuz bunu çoğumuzun öğrenememiş olmasında.Bunu öğrenebilmek ve karşımıza çıkan insanların bizleri, anlayabilecek kişiler olarak görmesi dileğiyle.
Rabbim anlayışımızı arttırsın. Çünkü bazen bir çift göz, beni anla diye bakıyordur da ıskalıyoruzdur. Sözle söylemesi gerekmez, insanların gözlerinin içine bakın. Sözden değil halden anlayan gerek. Hatta Zarifoğlu'nun deyimiyle "bize sözlerimizden çok, yüreğimizden anlayan gerek."
Ki hoş bazısı sözden bile anlamıyor da:) Yüreğimizi, gönlümüzü bilene, onların da anlayışlarını arttırsın diye dua edelim:)
Yargılıyoruz demiştim. "Ben böyle yapmazdım", "bu olaya karşı dimdik dururdum", "ya öyle şey yapılır mı?" Cümlelerini rahatlıkla kullanabiliyoruz.
Ömer Lütfi Mete ile başladık yine bu durumu açıklayan Yavuz Bülent Bakiler'in deyimiyle
"şaşırdım kaldım işte.." dediğim dizeleriyle bitirmiş olayım.
"Herkesin putu kendine şirin,
Herkes başkasının putuna İbrahim.."
Selam ve dua ile..

geçen ...

darklife
Üç küçük çocuk gördüm usta. elektrik yok. ay, ışığını tamamen hissettiriyor ve muhteşem senfonisi rüzgarın perdeyle dansına eşlik ediyor, çocuklar pür dikkat...
Etkilenmiş gibiler, birbirlerine sarılmış izliyorlar...

yalnızlık

clarice starling
Benim için bir ihtiyaç. Hem maddi hem manevi bir ihtiyaç. Çekiyor beni kendine, olmazsa olmaz bir şey. Bazen ben sağlıyorum, bazen kendi kendini sağlıyor. İki türlüsü de güzel.
En mutlu ve huzurlu olduğum anları düşünüyorum, neredeyse hepsinde yalnızım. Bazılarında insanlar var etrafımda, arkadaşlarım var, ailem var ama yine de yalnızım. Bir şeylerin güzelliğini daha iyi idrak ediyorum kendimle baş başayken. Keyif duyduğum şeyleri daha iyi içselleştiriyorum.
Bazen maddi olarak sağlayamıyorum ortam şartlarından ötürü. Huzursuz oluyorum öyle zamanlarda. Bir yolunu bulup uzaklaşmam gerekiyor, birkaç dakikalığına da olsa.
Bazen kalabalıkların içinde soyutluyorum kendimi, her zaman bilerek değil, istemsizce oluyor bazı durumlarda. Böyle durumlarda yanımdakiler batıyor bazen dürüst olmak gerekirse. Manevi yalnızlığımı maddi yalnızlıkla taçlandırmak istiyorum ama her zaman mümkün olmuyor bu tabi ki. Rahatsız edici bir durum, geriliyorum ama yapacak bir şey yok, idare ediyoruz diyelim.

sözlük yazarlarının yaz planları

fihtheinfpt
Planların hepsi büte kalıp kalmayacağıma göre değişiyor:") geçme durumumda ben yaz dönemi boyunca geçmiş dönemlerdeki eksiklerimi tamamlamayı düşünüyordum fakat üst dönem bir arkadaşım 3. Sınıfa dair çalışma yapmamın(?) daha iyi olacağını söyledi. Ben de arada kaldım. (Bunu da hazır bahsetmişken siz yazarlarımıza sormuş olayımmm hangisini yapayım sizce?) Onun dışında artık sürücü belgesini falan aradan çıkarmak istiyorum bakalım
4

bugün

erbain
Birinin beni yanlış anladığından ötürü kalbinin kırıldığını öğrendim bugün ve en kötüsü de durumu açıklayan bi iletişim kurma fırsatım yok. Buraya yazıp içimi dökmüş olayım.

sevgi

moonlight
Bazı insanları sebepsiz çok seviyorum, böyle içten gelen bir şey. Uzun süredir sebebini düşünüyordum, öğrendim sebebini. Gönülden gönüle bir yol vardır görülmez diyor ya neşet Ertaş, öyle işte. Birinin anlatmadıklarını da duyuyorsan, konuşmadıklarına da kulak veriyorsan, akmayan gözyaşlarını bir şekilde siliyorsan; böyle sebepsiz seviyorsun. Sonradan anlatılmayanı anlatıyor, konuşmadıklarını konuşuyor ama sen sanki ilk defa duymamışsın onu, biliyorsun çünkü sessizliğine de kulak vermişsin. Öyle işte.

hekim birliği

ruhdoc
Efenim geldim yine bu başlığa uzun bir aradan sonra.

Hali hazırda intörlüğü bitenler ve yeni intörn olacak çokça yazarımız var. Burada sormak istediğim önemli bir soru var. Hekimlik için son dönemeçlere giriyoruz. Peki haklarımızdan haberdar mıyız? Ya da haklarımızdan ne kadar haberdarız? Gelin bazı sorularla kafamızda soru işaretleri koyup bunlar üzerine kafa yoralım. Tabiki sorular sadece aşağıya yazacaklarımla sınırlı değil. İlk etapta aklıma gelenler diyelim 😁

İş tanımlarını bilmeseniz bile en azından bunları düzenleyen yönetmelik ve mevzuatlardan haberdar mısınız? Tutanak nedir? Hangi durumlarda tutanak tutabilirsiniz? Sizin hakkınızda hangi sebeplerle tutanak tutulabilir? Tutanağın bir yaptırımı var mıdır? Tutanağın amacı nedir? Görevlendirmeler hakkında bilgileriniz nelerdir? İl içi, il dışı ve sözde il dışı olup aslen sınır ötesi olan görevlendirmeler hakkında neler biliyorsunuz? Hangi durumlarda il dışı görevlendirme verilemez? Yılda en fazla kaçar ay görevlendirme verilebilir? Hangi görevlendirmeler mobbing içine girebilir? Mobbing nedir? Mobbingin kanıtlanma süreci nasıldır? Sendikaların vasfı nedir? Sendikalı olmanın artı ve eksisi nedir? Neden sendikalı olunmalı? Hekim sendikaları neden kuruldu? "hekim sendikaları" kimlerdir? İş bırakma eylemi ve grev nedir? Kamu personeli iş bırakma eylemi yapabilir mi? İş bırakma eylemleri ve grev temel kökte nerede ayrılıyor? TTB kimdir ve nedir? TTB'nin anayasal güvencesi var mıdır? TTB'ye nasıl üye olunur? TTB'li olmak neden önemlidir? TTB'nin asıl amacı ne olmalıdır? TTB hangi sıklıkla seçime gider? Seçim sistemi nasıldır? TTB de nasıl söz sahibi olunur?

Soruların amacı sadece farkındalığı arttırmaktır. Benimde daha cevaplarına tam hakim olamadığım alanlar var ancak oturup araştırmak lazım :) bazı soruların cevaplarını ise kişisel görüş nezdinde değişebileceğini düşünüyorum. Cevaplar üzerine kafa yoracak herkese şimdiden teşekkürler 😇.

Asıl konumuz hekimlerin birliği olduğu için hekim sendikalarına ve TTB'ye üyeliğin her hekimin, hekimlik mesleğine karşı bir borcu olduğunu düşünüyorum. Seçimlere katılmak ve gerçek manada doğru temsil edilmek için bu ikisinin gerekliliğine sonuna kadar inanıyorum.
5

hatıra olarak saklanan şeyler

fistikgibiri
sağımda solumda o kadar hatıra var ki. şu odanın yarısı hediye, kalan yarısı da kalmamış gitmiş zaten. papatya işlemeli gergef, seksenlerden kalmış sarkaçlı duvar saati duvar sbileklikler, ortakoy cami portresi, kupalar, ablamın çizdiği resim, rafta sallanan kitao ayracı, penceremden dışarıyı gözleyen masmavi guneslik, üzerimdeki gri kapusonlu sivit, sandalyemde uyuklayan kaft çantam, bez çantam.. cekmecemin dibinde yan yatmış yanmamaya mahkum olmuş mum, esantiyon kalemler, portatif masa saati, yerdeki kilim, cekyatin üstündeki çarşaf, yastigimin yüzü.. hepsi bir yerlerden hediye gelmiş ama ben sırtımdaki gri kapşoncuğumla rahmetliden hatıra kalan yastık yüzü geçirilmiş yastığıma sarılıyorum.
bir tek küllüğü ben almışım. kartondan bozma sehpam var bir de.
bu kade lafı dolandirmaya gerek yoktu, en güzel hatıra ses kaydıdır.. "simdii heparinle tetiklenen trombositopeni, hit dediğimiz sey var.."

ingilizce konuşurken yapılmış en büyük salaklık

objector
Ne zaman ki hata yapmaktan korkmadım, insanlar dalga geçer mi, yanlışlarımı görürler mi diye endişe etmedim işte o zaman çok iyi konuşmaya başladım ingilizceyi. Native speaker arkadaşlarım olmuştu, onların yanında patır kütür bir konuşmaya başladım, onlar bile yargılamadılar hatta çok hoşlarına gitti. Onların anadili ingilizce olduğu için başka bir dili öğrenme ihtiyacı hissetmemişler hiç. Düşününce ben daha bilgiliydim onlardan, çünkü ekstra bir dil konuşabiliyordum.

Ayrıca yabancı biri gelip “ ben gitmek eve “ tarzı devrik, çekimsiz bir cümle kursa bile çok iyi türkçe konuşuyor diye takdir ederiz. Biz bu tarz konuşanlardan daha iyi konuşuyoruz aslında. Sadece biraz özgüven ve cesaret…

keşke

clarice starling
"Keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olmasaydım
Ölüm ve acılar çatsaydı beni
Düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak
Sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı."

sözlük yazarlarının yaz planları

deli dumrul
Valla hiç afilli şekilli şey istemiyorum tek bir planım var dönem bitsin öylece boş boş yatıp oturacağım, bir dönem koştur koştur bıkhtım bıkhtım. Yatıp hiçbir şey yapmamayı özledim, hatta ikinci planım da hiçbir şey yapmamazken geri kalan tatilde neler yapacağımı planlamamak. Anlık düşünmeye üşendim

insanlığa bir ricanı bırak

shogun
Lütfen üremeden önce en az on kere falan düşünün.o çocuğa doğru düzgün bir bakım veremeyecek ya da yeteri kadar ilgilenmeyecekseniz üreyip de ne kendinizi ne de o masum çocuğu bir ömür mutsuz etmeyin.Toplumdaki birçok sorunun sebebi bu olabilir bence.

uzun yol

schlimazl
Kim ne derse desin tek başına mükemmel gidiyor. Bu gidişin bir dönüşü olmalıydı. Evet 11 saattir yoldayım. Haziran ayını yollarda geçirdim resmen :))

kaybolmak

shogun
Bir kere dağda kaybolmuştuk.Tırmandığımız rotayı kaybedip dımdızlak kaldık.Toprak yapısı ve sık orman sebebiyle de dikine inmek çok zordu.Afad'ı mı arasak gözü karartıp insek mi diye düşündük en son bu kadar insanı uğraştırmayalım deyip inmiştik.ölüm gibi bişeydi ama kimse ölmedi neyse ki :)

en beğendiğiniz entryniz

privileged of medic
(bkz: #27368) Bu ara en sevdiğim entrym bu.bir İnsanın diğerine benzememesi onu o yapan,tüm duygu,düşünce ve yaşanmışlıklarla işlediği ruhundan kaynaklanır. Eğer siz;olabilecek her şeyi bir köşeye atıp,tüm engelleri yoksayıp,böylesine kirli bir dünyada gerçeğin geleceğine inanıp sahtelerle oyalanmamış;size gelene kadar emin olmak,sizi yaralamamak için uzun bir süre kendilerini içlerine hapsetmiş,sadece sizin yanınızda huzur bulan ruhlarıyla size gelenleri,daha önce vardığınız yargılarınızla genellemeye tabi tutarsanız insanların hepsini aynı kefeye koyarsınız.hem de,her ne kadar inanmak istemeseniz de,onlar sizi herkesten bambaşka olan bir yere koyarken.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol